Mustafa Ceceli Limon Çiçekleri şarkı sözleri, Mustafa Ceceli - u
Mustafa Ceceli - Limon Çiçekleri şarkı sözleri
Uzakta çok uzakta güneyde
Yazları sıcacık ve aşık
Kışları soğuk ve sensiz
Bir şehir ve ben üşüyoruz
Bir uğrasan diyoruz
İklimini getirsen
Bereketini, bolluğunu
Örtsen üzerimize
Havalansa yeni zil çalan eteklerin
Gelip otursa gözlerime gözbebeklerin
Öperken içsem ağzının çiçek balını
Günahını boynuma seni koynuma alsam
Hem zehrim hem şehrim limon çiçeklerim olsan
Ben görmedim böyle alımı çalımı
Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor kimsesizliğimi
Ya Rabbi yetiş ya Rabbi
Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor çaresizliğimi
Ya Rabbi el ver ya Rabbi
Tenhada kuytuda ücrada
Tekinsiz bir mecrada
Dua etsem seni dileyen
börtüm böceğim bitki örtüm
Olacak duam olsan
Amin desem hamd etsem
Toprağına kök salsam senle
Nihayet bulsa ömrüm
Havalansa yeni zil çalan eteklerin
Gelip otursa gözlerime gözbebeklerin
Öperken içsem ağzının çiçek balını
Günahını boynuma seni koynuma alsam
Hem zehrim hem şehrim limon çiçeklerim olsan
Ben görmedim böyle alımı çalımı
Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor kimsesizliğimi
Ya Rabbi yetiş ya Rabbi
Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor çaresizliğimi
Ya Rabbi el ver ya Rabbi
Mustafa Ceceli - Hastalıkta Sağlıkta şarkı sözleri
Şu hercai hayata bir kere geldik
Yedik içtik doyduk kalktık hesabı birlikte verdik
Sinsi hayat ihtirası bana hiç uğramadı
Dünya malı zenginin olsun sen benim kadanım
Seni hastalığımda sağlığımda da yanımda görmeliyim
Güneşin doğduğunu da battığını da senle izlemeliyim
Yanabilir saltanatlar olsun yeniden yaparız
Bizde bu sevda sürdükçe ölsek de yanyanayız
Mustafa Ceceli - Karanfil şarkı sözleri
Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş
Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül
Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz
Çok değil inan az kaldı az
Bu kadar erken susma biraz bekle
Ağlama, ağlama gül biraz
Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül
Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz
Çok değil inan az kaldı az
Bu kadar erken susma biraz bekle
Ağlama, ağlama gül biraz
Mustafa Ceceli - unutamam şarkı sözleri
Unutmadım unutamam
Mustafa Ceceli Sarki Sözleri Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende
Pişman mıyım asla
Güzelleştim yasla
Sevmedim mi sevdim evet
Senden sonra ihtirasla
Ama benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar
Benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar
Unutmadım unutamam
Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende
Ama benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar
Benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar
Unutmadım unutamam
Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende.
<_script />function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}<_script />
Kasım ayı Seçim Anketi sonuçları, kasım ayı genel seçim anketind
| AKP | CHP | MHP | DTP | SP | DP | DSP | BBP | TKP | TDH | TP | DIGER |
| 891 | 621 | 502 | 143 | 84 | 26 | 34 | 71 | 52 | 27 | 28 | 99 |
| 34,56 | 24,09 | 19,47 | 5,55 | 3,26 | 1,01 | 1,32 | 2,75 | 2,02 | 1,05 | 1,09 | 3,84 |
Merhabalar, Bugün seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz kasım 2009 anketi sonuçlandı. 1 kasım 2009 dan 20 kasım 2009 a kadar süren ankette toplam 2578 kişi oy kulandı ve yukarıdaki sonuçlara ulaşıldı. İkinci sıra oy sayısını 3. sıra oy yüzdesini gösteriyor. 29 mart yerel seçimlerinde sitede aynı yöntemle yaptığımız anket seçim sonuçlarıyla aşağı yukarı aynı sonucu vermişti, dolayısıyla sitemizin ziyaretçi profilinin Türkiye ortalamasını yansıttığı ve doğru anket sonuçlarını verdiğini daha önce ispatlamıştık. Bu nedenle bu anketten çıkan sonuçların da gerçeğe oldukça yakın olduğunu düşünüyoruz. Sitemizde yer almasını istediğiniz anket önerileri varsa yorum kısmından bize yazabilir veya mail adresimize gönderebilirsiniz.
Ziya Gökalp Ve Sosyoloji Anlayışı
Ziya Gökalp Ve Sosyoloji Anlayışı
Gökalp’ın öğrencilik hayatında üç tesir altında kaldığı söylenebilir:Bunlardan biri klasik mektep tahsili; O’na garbın müsbet ilimlerini öğretiyor. Diğeri, o devirde okuduğu Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi şahsiyetler, O’na vatanseverliği telkin ediyor; diğeri de O’na şark filozoflarını tanıtan amcası Hacı Hasib Efendidir. Mektep O’nu sistematik, metotlu ve garp kültürüne vukufu olan bir aydın haline getirmiş. Fakat, bu kültür O’nun ruhunu garp ülkelerinde gezdirmemiş . Namık Kemal O’nun ruhunu tesir ederek, vatanperver ve milliyetperver yapmıştır. Şark eserleri de O’na zengin bir ufuk açarak, O’nu alim ve filozof yapmış, O da üç kültür kaynağını kullanarak, şark felsefeli, vatanperver bir kişi olmuştur.
Sosyoloji, toplum sorunlarını açıklamak ve bu sorunlara bir çözüm getirmek iddiasını taşımaktadır. Osmanlığın İmpatorluğu çeşitli sorunlar içinde bocalamakta ve bu dorunları kendi gücüyle ve kendi içinde çözemeyeceğine inanmaktadır. Tam bu sırada Batı’da sosyoloji toplum sorunlarına açıklama ve çözüm önerileriyle karşımıza çıkınca Osmanlı aydınları arasında yankı uyandırmıştır.
Gökalp, sosyoloji açısından, ülkemizde Comte-Durkheim okulunun temsilcisi olarak tanınır. Gerçekten de Durkheim sosyolojinin ülkemize yerleşmesi ve 1940'lı yıllara kadar Türk sosyolojisinde, neredeyse tek egemen sosyoloji ekolü olması, O’nun aracılığıyla olmuştur.
Tütengil’e göre Gökalp, Türkiye’de sosyolojiyi kurmuş, bir tarih şuuru yaratmış, kültür milliyetçiliği yaparak ırkçılığı reddetmiş, modern aile, kadın hakları ve hukuku, özerk üniversite, Türkçe ezan ve Kur’an konularında çok önemli fikirler öne sürmüştür.
Gökalp, pozitvist sosyolojinin düşün ilkelerini tümüyle ülkemize aktarmıştır. Kültür-uygarlık, evrensel sosyoloji-milli sosyoloji, ilkel toplumlar-uygar toplumlar gibi ikili ayrımlar, Gökalp’in sosyoloji anlayışının temelini oluşturmuş, Türk tarihi, ulusal edebiyat, bilim ve felsefe anlayışı, toplumbilim araştırmaları, bilimsel yöntemlerle toplumsal yapının incelenmesi sorunu, sistemli düşünce, işbölümü ve çalışma organizasyonu gibi konulardaki görüşlerinin temellerini atmış ve çevresine yaymıştır.
Gökalp, toplumbilimin yöntemi olarak, tümüyle ampirik yaklaşımı, deneysel yöntemi, bir başka deyişle, tümevarım şeklinde akıl yürütmeyi öneriyor. O’na göre, tümdengelim, önyargıları da birlikte getireceğinden, bir kavmin incelenmesinde sağlıklı bir yol değildir. Tümevarım yoluyla, soyutlama sürecini de savunmakta ve bilimsel yasalara, araştırmalara dayalı, bilimsel yöntem yoluyla erişeceğimizi savunmaktadır. O’na göre bilim, aceleci davranmaz ve bir sabrın neticesinde ortay çıkar.
Gökalp’in sosyoloji anlayışında sosyoloji, genel medeniyetleri ve kültürleri karşılaştırarak toplumların ve kurumların tabi oldukları kanunları bulmak ve toplumlara istenen yönü vermek açısından çok önemli bir göreve sahiptir. Toplumların tabi oldukları kanunları bilen sosyologlar, bir ulusun gelişmesinde etkin rol oynarlar. O’na göre, dahiler sezerek, sosyologlar da toplumsal kanunları bilerek bir milletin gelişmesinde başat role sahiptirler.
Gökalp, başlangıçta Osmanlının kurtuluşu için çalışmış, bunun başarılamayacağını anlayınca, çözümü Türkçülük ve milliyetçilikte görmüştür. Merkeziyetçi bir yönetim anlayışına sahip olan Gökalp, ülkeyi kurtaracak Batı tipi reformların ancak sivil-asker bürokratlar tarafından gerçekleştirilebileceğine inanmaktadır. Temel hedefi ise Türk toplumunda Doğu uygarlığından Batı uygarlığına taşımaktır.
Gökalp’e göre, sosyolojini konusu içtimaiyet usullerinin tatbiki, milli medeniyetin tarihi ile kavim ve medeniyetlerdir. O’na göre sosyoloji, toplumların işleyiş ve etkileşim kanunlarını ortay koyacak ve böylece gelecekte topluma istenilen yön verilebilecektir. O’na göre topluma yön verecek olanlar ise dahiler ve sosyologlardır. Dahiler sezerek ;sosyologlar da sosyal realitenin kanunlarını bilerek ve uygulayarak, toplumun evrimi konusunda etkili olurlar. İşte bu nedenlerden dolayı O, sosyolojiye yönelir. Çünkü sosyoloji aracılığıyla çökmekte olan bir toplumun sorununa çözüm bulabilecek ve onu Doğu uygarlık alanından Batı uygarlık alanına taşıyabilecektir.
O’na göre, toplumsal sorunlar ancak sosyoloji ile çözülebilir. Sosyoloji, bir toplumu tanımada, ulusal medeniyetin tarihini incelemede ve mevcut sorunları çözmede her derde deva olarak gören Gökalp, bu bağlamda determinist ve pozitivisttir. O, toplumbilimin varlığını toplumsal olaylar arasındaki determinist ilişkiye bağlıyor. Böylece bir bilim dalının varolma gerekçesini nedenselliği de aşan bir biçimde, gerekircilikte arıyor.
Comte-Durkheim ekolünü benimsemekle birlikte, bu ekolün görüşlerini “milli” özelliklere göre yeniden biçimlendiren Gökalp, evrensel olma düşüncesinde olan Batı sosyolojisinin Comte-Durkheim ekolünden “milli bir sosyoloji” yaratma çabasındadır. Çelişki gibi görünen bu durum aslında bir çelişki değildir. Çünkü genel amaç Batı medeniyetine katılmaktır.
Gökalp’in, Spencer ve özellikle Durkheim’i hatırlatan evrim teorisi vardır. Ona göre toplumlar; 1)İlkel (kavim) ve 2)Milletler olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ayrımı yaptıktan sonra bir alt gruba iniyor ve burada klandan bahsediyor. Bu alt gruplamalarla yavaş yavaş evrim anlayışı beliriyor. Ona göre klan, insan topluluklarının ilk biçimidir. Klanlar birleşerek kabileleri, kabileler birleşerek aşiretleri, aşiretler de bir araya gelerek konfederasyonları oluşturur. Ya da, toplumlar, cemia, camia, cemiyet şeklinde bir evrim geçirirler. Kavmin cemiyet aşamasına geçmeden önce mutlaka cemia ve camia stajlarını yapmak zorundadır. Toplumlar önce ilkel kavimler şeklinde bulunur, sonra dinsel ulus niteliğini alır ve dinsel uluslar da evrimleşerek yasal uluslara dönüşürler. Toplumların en son aldıkları şekil kültürel ulus biçimidir. Gökalp, buna ‘harsi millet’ demekte ve bir ulusun ‘harsi millet’ olabilmesi için mutlaka din, ahlak, hukuk, güzel sanatlar, dil, iktisat, bilim-teknik gibi konulardan oluşmuş bir gelenekler, ulusal bilinç ve bunların temsilcisi olan büyük adamların var olması gerektiğini belirtir.
Gökalp, klan deyimini semiyye deyimiyle dile getirmekte ve şöyle tanımlamaktadır: “semiyye dini bir karabetle birbirine merbut yüzlerce hatta binlerce fertlerden mürekkep ailevi bir zümredir. Semiyyeyi teşhis eden alamet fertlerin müşterek ceddi itibar olunan muhayyel, yahut hakiki bir mevcudun namıyla tesmiye olunmasıdır. Müşterek ced aynı zamanda semiyyenin rabb-i has’ı itibar olunur. ”(Hançerlioğlu, Orhan, Toplumbilim Sözlüğü).
“Gökalp ilkel kavimleri dörde ayırır:
1) Tehallüf etmemiş semmiyeli kavimler: Avustralya kavimleri.
2) Tehallüf etmiş semmiyeli kavimler: Kuzey Amerika’daki Hintliler (Kızılderililer)
3) Aşiri kavimler: Afrika’daki Dahomey’ler.
4) Tereddiye uğramış iptidai (ilkel) kavimler: Seylan adasındaki Vedda’lar” ( Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).
Gökalp, kavim deyimini toplum anlamında kullanıyor. O, kavmi toplumbilim konusuna almakla budun bilimi ile toplumbilimi birleştirmiş olmaktadır.
Bir toplum ahlaki dayanışma yolu ile sağlanan insanlar grubudur. Dayanışma iki çeşittir. İlki, inançlar ve duygular benzerliğini kapsayan dayanışma biçimidir ki, Gökalp buna mekanik dayanışma diyor. İkincisi, toplumsal işbölümünün ürünü olan organik dayanışmadır. O’na göre, mekanik dayanışma, inançlar ve duygulardaki benzerliğin ; organik dayanışma ise ustalık ve yeteneklerdeki benzerliğin sonucudur. Mekanik dayanışma fertleri bir toplum canlısının hücreleri; diğeri de uzmanlaşmış organları şeklinde açıklar. İlkel toplumlarda sadece mekanik dayanışma hakimdir. Çünkü, toplum işbölümü, cinsiyet ve yaş farklılaşmasından ibarettir. Toplumsal işbölümü ya hiç yoktur veya henüz başlangıç halindedir.
Milletler (uluslar) iki dayanışma (tesanüt-solidarity) türüne sahiptirler. Milletler, organik toplumlar olarak ifade edilirler. Parçalık niteliği taşıyan toplumlarda fertler sadece hücredirler. Oysa organik toplumlarda fertler uzmanlaşmış, görevleri olan organlardır. Parçalı toplumlarda, fert ile toplum arasında sağlanan bir ilişki vardır. O’na göre, organik toplumlarda fert, topluma hem dolaylı hem de dolaysız olarak bağlıdır. Organik toplumda, mekanik bir dayanışma da görülebilir. Bu durum Gökalp’i Durkheim’den ayıran en önemli noktadır.
Durkheim’de olduğu gibi, Gökalp’de de toplumların evrimi mekanik dayanışmadan organik dayanışmaya doğrudur. O, organik dayanışmanın gerçekleştiği toplumları millet olarak kabul ederken yeryüzündeki bütün toplumların bilimsel sınıflandırılmasını da yine bu ölçüye göre değerlendirmektedir.
Gökalp, ilkel toplumları: Klan ( farklılaşmamış cemaatlar)’dan millet ( farklılaşmış toplum)’e olmak üzere sınıflandırırken, kabile veya klanın kaybolması milli duyguların yükselmesini sağlamıştır, fikrindedir.
Gökalp göre toplumlar ulus olmak bakımından üç türe ayrılabilir:
Gökalp birinci ulus grubuna ‘imami milletler’ diyor. Bu grup uluslar Gökalp’a göre varlığını ve birliğini bir özle Tanrı imgesinden ya da ortak bir kamu dininde bulur. Bu toplumda dine dayalı bir kamu hukuku oluşmuştur. Gökalp’in birinci ulus grubuna koyduğu ‘imami milletler’ daha çok bize, doğunun eski çağlardaki hükümetleri ile Avrupa’nın ortaçağ hükümetlerini dile getirir niteliktedir. Gökalp’in belirttiği bu grup uluslarda din temeldir. Her şeye din açıklık getirir.
Gökalp’in belirlediği ikinci ulus tipi ‘Teşri (yasamasal) Milletler’dir. Bu ulus tipi imami milletlerden farklıdır. Artık özel mülkiyet ve bireysel özgürlükler her tarafa yayılmakta; hükümet dine değil, ulusal egemenliğe dayalıdır. Gökalp, bu tür uluslara ‘Karye esasına müstenid milletler’ denebileceğini söylüyor ve bunlara örnek olarak Fransa ve İtalya’yı gösteriyor. Yasamasal (teşri) uluslarda kentler belediye meclisleri aracılığıyla kendilerini yönetirler, kent uygarlığı ve özel mülkiyet köylere kadar yayılır. Gökalp’ın karve (commune) adını verdiği bu kentlerde dinsel kamuoyunun dışında siyasal bir kamuoyu da oluşmuştur.
Gökalp’a göre üçüncü ulus tipi ‘harsi (kültür, ekin) millet’tir. Ona göre bir toplumun kurumlarının daha önce birlikte yaşadığı başka toplumların kurumlarıyla ortak özellikler taşır. O’na göre yukarıda saydığımız bütün ulus tipleri, ortak özellikleri olan ulus tipleridir ve bu tiplerin birer ulusal ve bağımsız uygarlığı yoktur. Harsi milletlerin kurumları ortak özellik taşır, bunlar uygarlık toplumlarıdır. Gökalp’in deyimiyle ‘müesseseleri arasında iştirak bulunan bu gibi kavimlerin mecmuuna medeniyet zümresi denir’. Sonuç olarak şöyledir: ‘millet, imami cemiyetlerde kendini imamda, teşrii cemiyetlerde kendini kuvve-i teşriiyede mütecelli görüyordu. Harsi cemiyetlerde ise kendini harsının mümessilleri tarafından temsil edilmiş görür. Çünkü hars milli vicdanın muhtelif müesseseler suretinde tezahür etmiş müteayyin şeklinden ibarettir’. (Hançerlioğlu, Orhan, Toplumbilim Sözlüğü).
Ona göre, bir toplum diğer toplumlara kendi değerlerini (dil, din vs. ) benimsettiği, onları asimle ettiği zaman kendi ulusal uygarlığını, yani ‘hars’a adım atmış olur.
Gökalp ‘Harsi Millet’ deyimi ile, bir ideal toplum ve yapı oluşturma çabasındadır. Bu yapıda ‘heyet esasına müstenid milletler’ dediği bir kurumdan bahsediyor. Bu kurum toplumun kültürünü belirleyecektir. Burada bir faşistlik var gibi (kendi ırk ve kültürünü oluşturma). Ve ona göre diğer ulus tipleri, iptidai ulustan ‘harsi millet’ dediği ulusa doğru bir evrim geçirmiştir. Bunu da şu cümlelerinden anlıyoruz: ‘Mamafih bir kavim aşağıdaki nevilerden yukarıdaki nevilere geçerken eski müesseselerini tamamıyla kaybetmez. Her nevin esaslı bir teşkilatı hususi bir vazife deruhte ederek canlı bir surette baki kalır. Bu surette harsi bir millete, iptidai kavimlerin karabet teşkilatı ‘aile’ suretinde, imami milletin dini teşkilatı, ‘ümmet’ suretinde, teşrii milletin teşekkülü kavmin tekamül merhaleleri olan aile, ümmet, devlet teşkilatlarına ‘hars’ teşkilatının inzimam etmesi ile başlar’. (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri ) .
Gökalp’a göre dördüncü grubu ‘istiklalini kaybetmiş milletler’ oluşturur. O bunlara ‘milletlerin dördüncü nevi millet haline geldikten sonra istiklalini kaybeden kavimlerdir’ diyor ve Lehlileri buna örnek veriyor.
Gökalp’a göre insan toplumlarının son aşaması ‘harsi millet’tir. Fakat henüz hiçbir toplum bu aşamaya ulaşamamıştır. Ancak ileri batı ülkeleri, ‘teşrii milletten’ ‘harsi millet’e geçiş aşamasındadır. Ona göre bir ulusun kültürel ulus olması için mutlaka din, ahlak, hukuk, güzel sanatlar, dil, iktisat, bilim-teknik konularında oluşmuş gelenekler, ulusal bilinç ve bunların temsilcisi olan büyük adamların varlığı gereklidir. Gökalp, yasama organı gibi bir organ önermektedir. Bu organ ulusun, başkentinde, her ‘hars’ alanında oluşturulacak uzmanlık kurullarının temsilcilerinden oluşacak yüksek bir organdır. O böylece kültürel ulus aşamasında toplumsal bilinci temsil edecek bir ‘uzman temsilciler kurulu’ önermektedir.
Bütün bu sosyolojik tanımlama ve açıklamaların tek bir nedeni vardır: Evrimci ve determinist bir anlayıştan yararlanarak, Türk toplumunun Doğu uygarlığından Batı uygarlığına, imparatorluktan ulusal devlet aşamasına geçmesini haklı gösterecek kanıtlar bulmak ; bu dönüşüme bilimsellik kazandırmak. Bu bağlamda, Gökalp, toplumların kavim, devlet ve imparatorluktan milli devlete doğru evrimleştiğini göstererek, millet aşamasının, toplumsal evrimde son halka olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla, Türk toplumunun Doğu uygarlığından Batı uygarlığına, imparatorluktan ulusal devlet aşamasına geçmesi bilimsel bir gelişmedir.
Gökalp, Batı tipi ulusal, çağdaş bir milli devletten yanadır. O, yeni Türkiye’yi harekete geçirecek hamlenin inkılap ruhu olduğunu belirtir. Yeni Türkiye’nin hedefleri, kültür alanında Türkçülük, siyaset alanında halkçılıktır. Siyasi halkçılık, demokrasinin Türkçe karşılığıdır ve halkçılık-demokrasi en çağdaş, en mükemmel özellikleri olan hükümet tarzıdır.
Halkçılığın, yani demokrasinin yürümesi için her şeyden önce insanların birbirine eşit olabilmesi koşulunu getiren Gökalp, beyaz ırkın diğer ırklara ve erkeklerin kadınlara karşı üstünlüğünü savunan ırkçı görüşleri de şiddetle eleştirir. Çünkü, bütün toplumsal olaylar genetikle geçmezler ; tüm insanlar toplum dışı olarak dünyaya gelirler ve toplumsal karakterleri, içinde yaşadıkları toplumdan, o toplum normları çerçevesinde alırlar.
Günümüzde Gökalp’i ırkçı diye suçlayanlar vardır. Gökalp’in ırkçı olmadığını şuradan da anlayabiliriz: O, tüm milletleri dost olarak görmekte ve iş birliğine girmelerini arzulamaktadır. Bu görüşleri ile daha sonraki bazı milliyetçilerden ayrılan Gökalp, milletler arasındaki ilmi, iktisadi, medeni dayanışma ve mübadelelerin bulunduğunu; milletlerin birbirine tabiaten düşman değil dost olduklarını belirterek, milletleri birbirine düşman yapanların tutucu papazlarla emperyalist ve kapitalistler olduğunu yazmasıdır. Bunlar ortadan çekilirse milletler birbirlerini kardeş gibi seveceklerdir. Eşitsizlikleri suni-yapay olarak değerlendiren Gökalp, insanlar arasındaki ilişkileri eşitlikçi bir tabana yerleştirmek istemektedir. Gökalp’a göre halkçılığın en önemli görevi bu yapay eşitsizlikleri ortadan kaldırmaktır. Hiç kimse dünyaya esir veya serf olarak gelmemiştir. Yapay eşitsizlikleri ortadan kaldıracak olan halkçılık, tabii eşitsizlikleri de eğitimle azaltabilir.
Gökalp’in millet tanımında ırk ve ırkçılığa yer yoktur. Buna göre millet öncelikle; a)Coğrafi bir zümre değildir. b)Millet, ırk ve kavim demek değildir. Çünkü, milletler tarihsel süreçte karışmışlar ve saf ırk, saf kavim diye bir şey kalmamıştır. Saf ırk ve kavim aramak saçmadır. c)Millet, bir imparatorluk içinde yaşayanların toplamı değildir. d)Millet, bir adamın keyfine ve çıkarlarına tabii olarak mensup saydığı herhangi bir cemiyet değildir. Millet, coğrafi, ırkı, siyasi, iradi kuvvetlere üstünlük gösteren; terbiyede, kültürde, yani duygularda iştiraktır. Millet dilce ortak olan, yani terbiye almış fertlerden meydana gelmiş bulunan kültürel bir zümredir. Gökalp’in devlet ve millet üzerine ürettiği görüşler imparatorluktan cumhuriyete, çok uluslu yapıdan tek uluslu yapıya geçişin habercisidir.
Gökalp’in Türk toplumbilimine en büyük katkılarından biri; “uygarlık”- “kültür” ayrımını ve tartışmasını getirmiş olmasıdır. O, medeniyet (uygarlık) ve Hars (kültür)kavramları arasındaki ayrımı şöyle belirtiyor: “Bir medeniyet, müteaddit milletlerin müşterek malıdır. Çünkü her medeniyeti sahipleri olan müteaddit milletler, müşterek bir hayat yaşayarak vücuda getirmişlerdir. Bu sebeple, her medeniyet, mutlaka beynelmileldir. Fakat bir medeniyetin, her millete aldığı hususi şekilleri vardır ki, bunlara ‘hars’ adı verilir. ” (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).
“Gökalp, medeniyet ile hars’ın farklarını on maddede toplar:
1) Medeniyet beynelmilel olduğu halde, hars millidir.
2) Medeniyet bir milletten başka bir millete geçebilir, fakat hars geçemez.
3) Bir millet, medeniyetini değiştirebilir; fakat hars’ını değiştiremez.
4) Medeniyet, usul ve akıl vasıtalarıyla yapılır; Hars, ilham ve hads vasıtalarıyla yapılır.
5) Medeniyet, iktisadi, dini, hukuki, ahlaki ilh. Fikirlerin mecmuudur.
6) Hars, dini, ahlaki, bedii duyguların mecmuudur.
7) Türkler’de, bir cemiyetin içtimai bünyesi birden bire yükselebilir. Bir kavmin içtimai bünyesi, az zamanda, Aşiret bünyesinden il bünyesine, küçük il’den orta il’e, orta il’den büyük il’e, büyük il’den de en büyük il’e kadar çıkabilir.
8) Bir kavmin siyasi bünyesin de, Tudunluk’tan Yabguluk’a, Yabguluk’tan Hakanlık’a, Hakanlık’tan İlhanlık’a yükselebilir.
9) Medeniyetini değiştiren bir millette, hars da değişirdi.
10) İktisadi silsile-i meratibi de birer, birer geçerdi. ” (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).
Gökalp’in bu açıklamalarından, onun evrimci yanını belirgin bir biçimde görmekteyiz. O, toplumların toplumsal yapılarını ‘aşiret’ten ‘büyük il’ e dek, belli bir hiyerarşi içinde sıralıyor. Aynı sıralamayı siyasal bakımdan da ‘Tudunluk’ tan ‘ilhanlık’a dek yapıyor.
Kültür ve uygarlık kuramının, Gökalp tarafından Türk tarihine uygulanış biçimi gerçekte basittir. Türk tarihinde bir Osmanlı dönemi yaşanmıştır. Ancak bu dönemi önemsememiz de gerekmemektedir. Osmanlı katıldığımız çeşitli uygarlıklardan birisidir. Osmanlı, geçmiş dönemin en önde gelen uygarlığıdır. İleri olması nedeniyle Türkler bu uygarlığa katılmışlardır. Fakat bu dönem artık geride kalmıştır. Bu nedenle Osmanlı uygarlığına katıldıkları gibi aynı nedenle ayrılacaklardır. Uygarlık uluslararasıdır. Uygarlık ürünleri bir toplumdan diğer topluma geçebildikleri gibi, toplumlar da herhangi bir sakınca ve sorunla karşılaşmadan bir uygarlık alanından diğer uygarlık alanına geçebileceklerdir. Böylece Osmanlı sorununa bir karşılık bulunduğu gibi batılılaşma girişimlerimize de kuramsal bir temel getirecektir.
Tönnies’e göre kültür, gelenek, din ve sanatı; medeniyet ise hukuk ve bilimi yansıtır. Bunun gibi nasıl toplumlar cemaatların gelişmesinden doğmuşlarsa, kültür de medeniyeti yaratmıştır. Bu görüş Gökalp’in kültür ve medeniyet anlayışını yansıtır.
Gökalp’de ulusların karşılaştırmalı tarihi bize gösteriyor ki, ilkin uygarlık kaynağını hars (kültür) da buluyor. Bu bakımdan, her toplumun (kavim) ilkin yalnız kültürü vardı. Kültürün yükselmesiyle de medeniyet doğar. Çünkü, medeniyet, toplumlar arasındaki ortaklaşa kurumların tümüdür. bir başka deyimle medeniyet kültürün sonucudur. Modern antropolojiye göre, kültür medeniyeti kapsar.
Bir toplum, Gökalp’e göre kültür alanında ilerledikçe medeniyeti de yükselir. Medeniyetin hızla yükselmesi kültürü bozar. Her kavmin yalnız kültürü vardır. Bir kavim, kültürce yükseldikçe siyasetçe de yükselerek kuvvetli bir devlet vücuda getirir. Diğer taraftan da kültürün yükselmesinden medeniyet de doğmaya başlar. Medeniyet, ilkin milli kültürden doğduğu halde, diğer ülkelerin medeniyetinden de bir çok kurumlar alır. Fakat bir toplumun medeniyetinde fazla bir gelişimin hızla ortaya çıkışı zararlıdır.
Gökalp’e göre kültürü kuvvetli, fakat medeniyeti zayıf bir milletle; kültürü bozulmuş, fakat medeniyeti yüksek olan diğer bir millet siyasi mücadeleye girince, kültürü kuvvetli olan millet daima galip gelmiştir. Örneğin; eski Mısırlılar, medeniyette yükselince kültürleri bozulmaya başladı. O zaman yeni doğan Fars devleti ise medeniyette henüz geri olmakla beraber, kuvvetli ve kültüre de sahipti. Bundan dolayı, Farslılar, Mısırlıları mağlup ettiler. Birkaç yüzyıl sonra, İran‘da da medeniyet yükseldi . Bunun sonucu olarak da kültür zayıflamaya başladı. Bu defa da başlangıçta henüz kültürleri bozulmamış olan Yunanlılara mağlup oldular.
Gökalp’de kültür, bağımsızlığını sürdürmesi için medeniyeti temsil etmekle yükümlüdür. Eğer bir kültür, çevresindeki medeniyeti temsile çalışmazsa, çevredeki medeniyet o kültürü bozar, yok eder. Bu suretle O’nun kültürel sikloit (devirsel) teorisi iki noktada özetlenebilir:
1) İlkin, medeniyet kaynağını kültürde buluyor. Yani toplumlarda kültür başlamadan medeniyet doğmamaktadır.
2) Medeniyet yükselince kültür de bozuluyor. Bozuk kültürlü milletler de medeniyetsiz toplumlara yenilmektedirler.
Gökalp’e göre kültür, medeniyete üstün gelir. Çünkü medeniyetsiz kültüre sahip olan millet sağlamdır. Buna karşılık, kültürsüz medeniyete sahip bulunan bir millet de hastadır. O halde, bir milletin sağlam olabilmesi için hem kültürünün hem de medeniyetinin dengeleştirilmesi gerekir.
Heyd’e göre ; Gökalp’in kültüre yaratıcılık yeteneği, sadelik ve güzellik gibi beğenilmeye layık ve cezbedici nitelikleri atfetmesini ve medeniyete bunun karşıtı sıfatları kullanması onun, kalp ile akıl arasındaki iç mücadelesinin bilimsel olmayan yansımasıdır.
Gökalp, uygarlıkla kültürü aynı şey sayan kimi toplumbilimcilere karşı bu ikisini birbirinden ayırmaktadır. O’na göre, uygarlık uluslararası ve özdeksel, kültür ise ulusal ve tinsel bir güçtür.
Birçok düşünür uygarlığın, toplumların çöküşünün sebebi olduğu fikrini benimsemişlerdir. Toplumlar, güzel sanatlar, zevk ve duygularında inceldikleri zaman, duygusal hayatları kaba olan toplumlar tarafından yenilgiye uğratıldıkları bilinen gerçeklerdir.
Gökalp’de medeniyetin doğuşu kültürün sebebi, kültürün çöküşü de medeniyetin sonucu olmasına rağmen, bu toplumlar için bir fatalizm (kadercilik) değildir. Çünkü, bir noktada kültür ile medeniyetin uzlaştırılması toplumu bu alın yazısı çöküşten kurtarması mümkündür. Kültürün büyümesi bir toplumdaki (millet) değer duygularının eğitim yolu ile gerçekleşmesine bağlıdır. Çocuk, dünyaya gözünü açtığı andan itibaren sosyalizasyon süreciyle, içinde yaşadığı toplumun kültürünü kazanır.
Gökalp’de ulusal bilinç çok önemlidir. Durkheim’deki toplumsal bilinç ve toplumsal vicdan kavramları, O’da, ulusal bilinç niteliğine bürünmüştür. O’na göre ulusal bilinç kavramı, insan toplumlarının evriminde önemli bir aşamayı belirler. Kurtuluş Savaşı’nda düşmanların içimize girememesi O’na göre, bizde ulusal bilincin gerçekleştiğidir. Diğer taraftan, örneğin; Arabistan’da ulusal bilinç gelişmemiş ve onları cemia (toplum) toplumu olarak görmektedir. Çünkü İngiliz ve Fransızlar aralarında Arabistan’ı paylaşmışlardı.
Gökalp, bütün sistemini, ulusal bilincin yaratılmasına adamış, bunun için de “mefkure” dediği “ideal” ya da “ülkü” kavramının geliştirilmesi için çalışmıştır. O’na göre, “mefkure” bireyleri, bir toplum bilinci içinde birleştiren bir güçtür. Mefkure, insanı çıkarcılıktan kurtaran, özveriye yönelten bir etkendir. Bu noktada Gökalp, mefkureyi Türk tarihinin kökeninde aramaktadır. O’na göre, toplumsal değerler, insanlara ve eşyalara, ancak belli ideolojiler (inanç sistemleri) yoluyla verilebilir. O, toplumsal yaşamın bazı alanlarında, doğrudan doğruya teknoloji ithalatının gerekliliğini savunurken, bazı alanlarda da ulusal kültürün geliştirilmesinden yana olur.
Turancılıktan yola çıkan Gökalp’in Durkheim’in toplumsal bilinç kavramını ulusal bilince dönüştürme süreci, ulusun kurtuluşunu burada görmesinden ve toplumsal bilincin önemini kavrayarak uygulanabilir bir çizgiye gelmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda Gökalp’in temel ideolojisi Turacılık değil, ulusalcılıktır. Ancak bu ulusalcılığa sahip çıkacak ve bunun bilincine varan kitlesel destekleyiciler bulamadığından bu bilinci seçkinci bir anlayış çerçevesinde aydınlardan beklemiştir.
Gökalp, bir ülkede “harsi millet”in kuruluşu için gereken ilerlemelerin ancak ekonomik öğeye bağlı olduğunu söyler. “İktisadi hayatın yükselmesi, yalnız mütehassısların yükselmesi için lazım değildir. Diğer içtimai faaliyetlerin yaşaması da her birinin zengin bir bütçeye malik olmasına bağlıdır. Bir memlekette iktisadi hayat yüksek değilse ne ilim, ne sanat ne felsefe, hatta ne ahlak ve din yüksek tecellilerini göstermez” (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).
O’na göre, Türkleri bir camia haline getirecek ve Türk kültürünün oluşması gelmektedir. Milli iktisadı meydana getirmek için öncelikle gerçek gözlemler yaparak mülk ve milletin teknik üretim tarzını, hukuki yöntemlerini ve bunlar arasındaki ahengi araştırmak, onları bir sistem haline getirmek ve ondan diğer sistemlerle karşılaştırmalar yaparak sonuçlar çıkarmaktan ibarettir.
Milli iktisadın kurulması için öncelikle bir milli iktisat bakanlığı oluşturulmalıdır. Gümrük tarifeleri ile demiryolları tarifesinin düzenlenmesi ve liman işlerin idaresi de adı geçen bakanlığa verilmelidir. Devletin iktisadi görevi yalnız bir bakanlıkta toplanmalıdır ki, memleketimizdeki iktisadi faaliyetlerde birlik ve dayanışma meydana gelebilsin. Milli iktisat konusunda, Alman milli iktisat sistemini ve Fransız solidarizminden beslenen Gökalp. Ekonomik kalkınma ve büyük sanayinin kurulması, anlayışı bakımından devletçidir. O, ulusal bir devlet kapitalizminin siyasal çerçevesini çizerken, sömürgeciliğe karşı olduğunu da belirtmektedir. Ulusal burjuvazinin yaratılmasının hedefleyen Gökalp, devletin ekonomiye hem işletmeci ve hem de sermayedar olarak katılmasını isteyerek, karma ekonomi modelinden yana olduğunu belirtmektedir.
Gökalp’e göre halk kültüre, aydın (güzide, seçkin, elit) medeniyete sahiptir. Bunlar ;yüksek öğrenim, ilim ve eğitim görmüş olmakla halktan ayrılırlar. Çünkü, yetiştikleri okullar milli değildir. Bundan dolayı aydının halka ve sorunlara yabancılaşması problemi ortaya çıkıyor . Gökalp’in bu yabancılaşma sürecini çözümlemesi için ileri sürdüğü görüş kültür-medeniyet dengeleştirilmesine dayanmaktadır. Böylece halk ile aydın arasında ayrılma yerine, birleşme ve mozaikleşme ortaya çıkacaktır.
Elektronik İletişim, Internet Nedir?, TCP/IP Nedir?, TCP/IP Numa
Elektronik İletişim
Türkiye son yıllarda yaptığı uluslararası TCP/IP Internet' ine bağlanmıştır. Internet ile bilimin hemen hemen her dalında ülkemizde yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarına birinci derecede katkıda bulunabilecek bir bilgi denizine erişmiş bulunuyoruz.
Okuyucuyu Internet ile erişebilecek bilginin önemine ikna etmek üzere bir iki örnek vermeyi uygun bulduk. Birincisi Internet ile erişilmesi mümkün olan teknik raporlardır. Bu teknik raporlar büyük çoğunlukla dergilere ya da konferanslara kabul edilmiş yayınlanmayı bekleyen makaleler ve tebliğlerdir. Bilindiği gibi ülkemizde yurtdışında yayınlanan bu tip yayınları kütüphanelerimizde bulmak her zaman mümkün olmamakta ve bir yayının dergide basılması 2-3 yıl süre alabilmektedir. Dolayısıyla bu yayınlara internet kanalıyla erişmek çok büyük bir avantaj yaratmaktadır.
Diğer bir konu da elde edilebilen, public domain yazılımlarıdır. Bu yazılımlar da araştırma ve geliştirme çalışmaları için büyük olanaklar doğurmaktadır.
Internet Nedir?
Günümüzde veri iletişimi bilişim dünyasının en önemli parçalarından biri haline gelmiştir. Dünya üzerinde değişik amaçlara hizmet eden irili ufaklı çok sayıda ağ gelişmiştir. Her ağ kendi amacına uygun ve genellikle diğerleri ile uyumsuz bir teknoloji kullanmaktadır. Herkesin birbiri ile haberleşebileceği evrensel bir ağın, kullanıcıları aynı tip yazılım ve donanım kullanmaya zorlayarak oluşturulamayacağı açıktır. Internetworking ya da internetting denen teknoloji bu sorunun çözümü olarak ortaya atılmış ve başarı ile uygulanmıştır.
TCP/IP Nedir?
TCP/IP bir yazılım ya da donanım ürününün adı değil, bir standart iletişim protokolları topluluğun adıdır. Internet' i oluşturan protokoller hakkında ayrıntı bilgi için Internet standartlarının kendilerine, RFC bulunabilir.
TCP/IP Numaraları
TCP/IP ağlarında ağa bağlı her üyenin bir numarası vardır. Bu numara dört byte uzunluğundadır ve noktalarla ayrılmış dört desimal sayı olarak ifade edilir. Bir Internet numarası iki parçadan oluşur, ağ numarası ve üye numarası. Toplam dört byte olan Internet numaralarının hangi kısmının ağ numarası, hangi kısmının üye numarası olduğunu belirtmek Internet numaraları alt-ağ büyüklüğüne göre beş sınıfa ayrılmıştır.
Elektronik Posta
TCP/IP "internetwork" una bağlı bilgisayarlar sistemleri arasında SMTP kullanarak elektronik mektup alışverişi yapabilirler. Elektronik mektup göndermek ve gelen mektupları okumak için en basit yol genelde bütün sistemlerde standart olarak sağlanan mail komutunu kullanmaktır. Bu komut hakkında gerekli bilgi kullanılan sistemin kitaplarından ya da çevrimiçi yardım sistemlerinden sağlanabilir. Ses , görüntü gibi çoklu ortam unsurları içeren elektronik mektupların alışverişlerine izin vermektedirler.
Usenet nedir
Usenet elektronik mektup ile sağlanan bir kişiden bir kişiye haberleşmenin çok kişiden çok kişiye olanı olarak açıklanabilir. Usenet pek çok kullanıcısı için Internet' in kendisidir. Pek çok kişinin Internet ile Usenet' i karşılaştırmaları bu yüzdendir. Usenet yapı taşı olarak haber grupları üzerine kurulmuştur. Bir haber grubuna ağın değişik yerlerinden gönderilen elektronik mektuplar bu grup ile ilgilenen kurumlara dağıtılır. Kurumlar değişik gruplara ait mesajları bir yerde toplayarak kullanıcılarının ulaşımına açarlar. Usenet mesajları bir merkezden diğerine yol alarak bütün Internet' e yayılırlar.
Telnet nedir
Telnet TCP/IP internetwork' lerinde ağ üzerinde bulunan başka bir bilgisayara "login" olmak için kullanılan bir protokolu kullanılan yazılımın adıdır. Telnet yetkili kişilerinin ağ üzerinde kendilerine ayrılmış bilgisayar kaynaklarını sağladığı gibi tüm ağ kullanıcılarına verilen bazı servislere erişim için de kullanılır. Örneğin pek çok kurum misafir kullanıcıların kendi kütüphane sistemlerine telnet ile ulaşabilmelerine izin verilmiştir. Böyle durumlarda normalde kullanıcıdan istenen şifre ya hiç sorulmaz ya da sabit ve bilinen bir şifre kullanılır.
Gopher nedir
Gopher elektronik haber gruplarının ve veri tabanlarının özelliklerini birleştirerek kullanıcıya Internet üzerindeki bilgilere daha kolay ulaşım olanağı veren bir yazılımdır.
7.1.1. Dünyadan Bu Güne Veri İletişimi
Bilgi işlem verilerin iletimi için oluşturulan ağlar, bilgi çağının en büyük başarılarından biridir. Başta bankacılık olmak üzere, havayolu rezervasyon büroları, haber alma teşkilatları ve basın gibi kuruluşların gereksinmeleri bu başarıyı yarattı. Bu gelişme, iletişim teknolojisinin yöntem çeşitliliğine yol açtı Bu çeşitlilik ise bazen birbirini tamamlayıcı etki yaptı; bazen de bir yöntem, diğerinin sonu oldu.
Bilgi iletişim tarihi, büyük sistemler ile başladı. O zamanlarda bilgisayar ile kullanıcılar arasındaki iletişimi, yerel terminaller sağlıyordu. Daha sonra büyük sistemlerin alternatifi mini bilgisayarlar geliştirildi; ama yöntem aynı: Yerel terminaller. Nihayet kişisel bilgisayarlar, bilinen yerlerini aldılar.
Teknoloji geliştikçe bilgisayarlar küçüldü. Ancak gereksinimler, amaçlar büyüdü, tek bir mekana sığmaz oldu. Uzak bilgi depolarına erişim gereği ortaya çıktı. Aynı zamanda yerel işlem gücünün yetersiz olduğu durumlarda, uzaktaki büyük sistemlerin işlem gücüne gereksinim vardır.
Sayısal sinyallerin iletişimi için bir ağ oluşturmak, bunu tüm ülkeye hatta dünyaya yaymak zor olacağından, halen ses (telefon) iletişiminde kullanılan altyapıdan yararlanmak, çözüm olarak düşünüldü. Bunun gerçekleştirilmesi için de, sayısal bilgiyi sese (analoğ sinyale) dönüştürecek bir cihaz -modem- geliştirildi. Aynı hat üzerinden birçok terminalin verisini iletmek için ise çoklayıcılar (multiplexer) devreye sokuldu.
Tüm bu gelişmeler hiyerarşik yapıdaki iletişimin devamı oldu. Çok daha hızlı erişim teknikleri, yedeklemeli, alternatif yollu veri yolları gerekiyordu.
7.2. Yerel İletişim
Yerel İletişim Ağları
Her ne kadar bir organizasyon içerisinde yer alan bilgi işlem kaynakları, teknolojisinin gelişimi ile beraber artsa da mikro işlemci ve bununla ilgili bütünleşik devre teknolojisindeki gelişmeler, daha önce anlatılan sistemlere ek olarak, değişik bilgi işlem tabanlı cihazların aynı bina ya da bina grupları içerisinde yer almasına çok olağan hale getirdi.
Her bir sistemin kendine ait işlem gücü olsa da çoğu zaman bu sistemlerin birbiri ile iletişim gereksinimleri oluşmaktır. Bu gereksinimler özel bir görevi olan güçlü bir bilgisayarın ya da pahalı bir başka kaynağın paylaşılması, elektronik postalama olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu arada bilgi işlem cihazlarının birbirine bağlanarak oluşturdukları sistemi Yerel İletişim Ağı (LAN) diye adlandırmaktayız Bir LAN' a bağlı iş istasyonu ülkenin ya da dünyanın başka bir noktasındaki başka bir LAN' a bağlı bir bilgisayar ile görüşebilmektedir. Dünyada organizasyonların yeni teknolojileri kendi bünyeleri adapte etmeleri çok hızlı gerçekleşmektedir. Örneğin veri iletişim iletişim sanayinde faaliyet gösteren bazı şirketlerin cirolarının yarıdan fazlasını son bir yıl içerisinde çıkarılan ürünlerden yapıldığı göz önüne alınırsa, uygulamaların ve sistemlerin bu teknolojilere ne kadar büyük bir gereksinim oluşturduğu anlaşılmaktadır.
Günümüzde teknoloji her geçen gün gelişmektedir. Her şeye daha kolay ulaşılabiliniyor. Kendimden örnek vermek gerekirse, gazete almıyorum bunun yerine günlük olarak internete girip istediğim gazeteden bütün haberleri takip edebiliyorum. İletişim artık çok kolaylaştı herkesin dediği gibi "bir tıkla" her şey haloluyor. Bir örnek daha vermek gerekirse bankaları verebilirim. İler ki zamanlar da bankaya gitmek bile çok zor gözükecek gözümüzde, çünkü iletişim dediğim gibi gün geçtikçe hızlanıyor ve zorluklar ortadan kalkıyor. Bence bu durum insanoğlu için sevindirici bir olay.
Internet bence iletişim adına yapılan en iyi gelişme, çünkü insanlar bu ınternet aracılığı ile birbirlerine çok kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar. Hatta chat denilen sohbet ortamı ile hiç birbirini tanımayan insanlar tanışıyor. Aynı zamanda bu ınternet iletişim aracı bazıları için bütün işlerini yönettiği, denetlediği bir ortamdır. Internetteki siteler sayesinde insanlar tanıtmak istedikleri ürünü büyük kitlelere çok rahat ve kolay bir şekilde ulaştırabiliyor. Bu iletişim adına dediğim gibi çok büyük bir gelişme.
KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ ETKİLERİ, Kitle İletişim Etkisi Üzeri
KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ ETKİLERİ
Kitle iletişimi toplumsal araştırmalarda üzerinde ısrarla durulan ve belki de en az açıklığın sağlandığı konu değişik araçların etkileridir. Birçok ülkede kitle iletişim araçları izlenirken sarf edilen zaman ve bu araçların üretim ve dağıtımı için ayrılan kaynakların miktarı düşünüldüğünde, böyle bir sorgulamanın nedeni yeterince anlaşılabilir. Bir yanıt oluşturmak için çok şey yazılmış ve epeyce araştırma yapılmışsa da konunun hem kitle iletişim araçlarının genel önemi, hem de özelde kitle iletişiminin belirli düzeylerinin olası etkileri açısından yine de tartışmalı olduğu kabul edilmelidir. Bu konuda bitmeyen zorluklardan birisi araçların etkilerini araştıranlarla kitle, kitle iletişim araçları üreticileri ve alanda kamu politikalarını oluşturanlar arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklandığından tartışma kaçınılmaz olarak kullanılan terimlere bazı açıklıklar getirilmesiyle başlamıştır.
Kitle iletişim araçları içerikleri ve örgütlenmiş biçimleriyle çok çeşitlilikler gösterir ve toplum üzerinde etkili olabilecek geniş bir alandaki faaliyetleri kapsarlar.
Birey, grup, kurum ister bütün toplum ya da kültür düzeyinde olsun, etkilerin hangi düzeyde oluştuğu konusunda açıklığa sahip olmak zorunluluğudur. Bunların her biri veya hepsi herhangi bir yolla kitle iletişiminden etkilenebilir. Kitle iletişim araçlarının sadece bireysel siyasi görüşleri değil, yürütülüş ve başlıca etkinliklerinin düzenlenme biçimlerini de etkilenmesinin olası olduğu siyaset alanı iyi bir örnek oluşturmaktadır.
İletişimin geniş, heterojen ve bilinmeyen izleyiciye doğru yöneltilen şeklidir. Genişliğin ölçüsü iletişimcinin / göndericinin izleyicilerle yüz yüze bir şekilde ilişki kurma olanaksızlığıdır. Heterojen olması kesinlikle saptanmış belli bir grup, elit gibi kamuya açık olmayanın ötesinde olmasıdır. Bilinmeyenin anlamı göndericiye izleyicilerin genellikle yabancı, bilinmeyen kişiler olmasıdır.
Kitle iletişime hızlı, kamusal ve geçici olarak tanımlanabilir: Kamusaldır, çünkü ileti halkın izlemesine açıktır. Hızlıdır, çünkü ileti izleyicilere kısa sürede ya da aynı zamanda yetişmesi için hazırlanmıştır. Geçicidir, çünkü genellikle o an, alındığı an, tüketilmesi amaçlanmıştır, devamlı kayıtlara geçmesi için değil. Bunun istisnası film, radyo ve video kütüphaneleridir.
Kitle iletişim araçları geniş izleyici topluluklarının ilgisini çekmesi, düşüncelerinin değiştirilmesi ve davranışlarında değişiklik gösterebilir. Kitle iletişim araçları toplumdaki bireyler arası düşünce tarzındaki farklılıkları ortaya çıkartır ve bu sadece bireyler arası değil örgüt, grup ve kurumlar arasında da olur.
Kitle İletişim Etkisi Üzerine Araştırmaların Tarihi
Kitle iletişimi araştırmalarının "doğal bir tarihi" vardır. Araçların etkilerinin incelenmesi kamuyu çok yakından ilgilendirmektedir. Bir yanda suç, şiddet, kültürel ve ahlaki durum, iletişim araçlarının eğitici ya da beyin yıkayıcı gücü gibi kaygı kaynağı başlıca konular vardır. Bunların her biri , zaman içinde artan ya da azalan önemlerde etkilere uğramışlardır. Diğer yandan da kullanılan iletişim aracının ya da onun kullanım biçiminin değişmesine neden olan teknoloji ve sosyal davranıştaki değişme olguları bulunmaktadır. Popüler gazeteler, çizgi dergiler, sinema, radyo ve televizyon kamunun ilgisini üzerlerinde toplayış sırasıyla birbiri ardına araştırma konuları olmuşlardır. Kitle iletişim araçları sanayinin gereksinmeleri, özellikle reklamcılığın etkililiği konusuyla ilgilenmeleri de önemli bir rol oynamıştır. Kitle iletişim araçlarının modern toplumlara katkısının anlaşılabilmesinde temel olabilecek birçok konuda boşluklar bulunduğunu kabul etmemiz gerekir.
Bununla beraber bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. İletişim araçlarının etkisinin araştırmakla olduğu elli yılı aşkın süreyi üç ana aşamada inceleyebiliriz.19 uncu yüzyılın sonunda 1930' lara kadar süren birinci aşamada iletişim araçları Avrupa ve Kuzey Amerika' da görüş ve inançları biçimlendiren, yaşam alışkanlıklarını değiştirebilen, davranışların yönlendirilmesinde etkin olan, bazı dirençlerle karşılaşması halinde dahi siyasi sistemleri belirleyen önemli bir güç olarak değerlendirilmekteydi. Böyle görüşler, bilimsel araştırmalara değil, popüler basının, sinemanın, radyonun ilgi görerek izleyizi topluluklarının toplumun geniş kesimlerine doğru hızla yaygınlaşmasının ampirik gözlemlenişine dayandırılmaktaydı. Ayrıca iletişim araçlarının bu denli güçlü olduğu varsayımı reklamcılar, Birinci Dünya Savaşında hükümet propaganda görevlileri, gazete sahipleri ve totaliter devletler yöneticileri arasında destek bulmuş ve bu koşullarda hemen herkesçe en doğru düşünce olarak benimsenmiştir. Kitle iletişim araçlarının -araştırmaların çoğunun yapıldığı dönemde mevcut başlıca araçlar radyo, film ve baskıdır- bireysel kanaatleri, tutumları ya da davranışları değiştirmede doğrudan katkıların pek olmayacağı gibi, suç işlenmesinin saldırganlığın veya beğenilmeyen diğer sosyal olguların da doğrudan nedeni olmadıkları ortaya çıkmıştır. Araştırmalar elbette değişik iletişim araçlarının hiç etkileri olmadığını göstermemiştir; ancak başka toplumsal olguların öncelikli geldiğini belirlemiş ve iletişim araçlarının gücünü varolan toplumsal ilişkilerin yapısı ile kültür ve inanç sistemi çerçevesinde yerini bulduğunu ortaya çıkarmışlardır.
Kitle iletişim araçları hemen hemen her şeyden etkilenmiştir. Ortaya çıkan yayınlar ile kitle iletişim araçları genişletilmiştir. Zamanla toplumdaki davranışlar değişmiş ve kitle iletişim araçlarını gelişmiştir.
Kitle İletişim Araçlarının Süreç ve Modelleri
Etkilerin nasıl ve niçin beklenildiği gibi olduğu ya da olmadığının kavranması yolunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Kitle iletişiminin etkilerini araştırılırken sorulara yanıt bulmada güçlük çekilmesinin nedenlerinden birisi, etkilerin ortaya çıkışıyla ilgili mekanizmalar konusundaki bilirsizliktir.
İletişim araçlarının iletilerinin izleyici topluluğu üyelerinin kişilik özelliklerine göre belirli uyarılma nitelikleri olduğu kabul edilerek, izleyici topluluklarının gösterdikleri çeşitliliğin değerlendirmeye alınması amaçlanmaktadır. Bu, kısacası karmaşık uyarılara karşı farklı kişilerinin tepkilerinin de farklı olacağını da anlatmaktadır. İletişim araçları davranış biçimlerini dolaylı olarak etkilemektedirler. Bu kitle iletişim araçlarının etki gücüne gösterilen ilginin canlı kalmasına yardımcı olan temel süreçlerden birisini ortaya çıkaran önemli bir belirlemedir. Çünkü , inşa edilmiş bir dünya ve toplumsal yaşam imgesi ile sosyal gerçekliğin tanımlarını sağlayarak kitle iletişim araçların bilinç üzerinde doğrudan etkide bulundukları düşüncesini içermektedir. Gerçekten de izleyici toplulukları üyeleri, kendileri ve sosyal dünyaları hakkındaki bilgileri iletişim araçlarıyla toplumun kendilerine sunuç biçimlerinden öğrenirler. Yaşamdan uygun davranma için gerekli bilgileri iletişim araçları sağlarlar ve bu bilgiler zaman içinde uzun bir toplumsallaşmış süreciyle birikirler. İletişim araçlarının bireyler üzerinde etkileri sadece dolaylı değildir. Birey bu etkilere çok önceleri, geçmişte de uğramış olabilir. Böyle bir sürecin incelenmesinin zorluklarını dile getirmeye bile gerek yoktur. Ancak böylece hiç olmazsa dikkatimiz iletişim araçlarının içeriğine, zaman içinde tutarlı olup olmadıklarına bakılması gereğine ve değişik iletişim aracı kaynaklarına yönelmiş olmaktadır.
Kitle iletişim araçları bireylerin siyasal sistem üzerine bilgilerini de bu sisteme bağlılıklarına etkileyebilirler. Bu etkileme iletişim aracının yapısının değişmesine bağlı olarak zaman içinde gerçekleşebileceği belirli insan ya da konuları iletişim araçlarında yer buluşuyla da olabilir.
Kitle iletişim araçlarını bireyler, kurumlar ile toplum ve kültür için önemli sonuçları olduğunu ortaya koymaktadır. Çok kesin nedensel bağları göstermemiz ya da gelecekle ilgili güvenilir öngörülerde bulunamayışımız varlığımız bu sonucu ortadan kaldırmaz. Kitle iletişim araçlarının gücü konusu işe, daha farklı bir şeydir. Bu, özünde, kitle iletişim araçlarını, yöneten, onlara sahip olan ya da denetleyenlerin ya da bir iletide bulunmak için onları kanal olarak kullananların başkalarına yönelik amaçlarını ne kadar etkin olarak yerine getirdiklerini ya da getirebildiklerini sormaktadır. Böyle bir görüşün dayanağı, tartışmalarla açığa çıkarılmıştır. Kitle iletişim araçları üzerinde denetim, çeşitli olanaklar sağlar. Birincisi , kitle iletişim araçları belirli sorunlara, çözümlere ya da insanlara çekip yönlendirerek güç sahibi olanları kayırıp buna bağlı olarak da rakip birey ya da gruplara yönelmesini önlerler. İkinci olarak kitle iletişim araçları statü sağlar, meşruiyeti güçlendirir. Üçüncü olarak, kitle iletişim araçları belli koşullarla inandırma ve seferber etmenin bir kanalı olabilir. Dördüncüsü , kitle iletişim araçları belirli toplulukların oluşmasına ve varlıklarını sürdürmesine yardımcı olabilir. Beşincisi , iletişim araçları psişik ödül ve doyumları sunulmasında araç olabilir. Rahatlatır , eğlendirir ve gururları okşayabilir. Genellikle kitle iletişim araçları toplumda bir iletişim aracı olarak aldıklarını geri vermektedirler. Aynı zamanda hızlı, esnek, planlanmaları ve kontrolleri kolaydır.
Etkinin Kanıtları
Kitle iletişim araçlarını etkilerini inceleyen araştırmaları anlamlı bir biçimde tartışabilmek için bileşik bir sorunu daha önce değinilen düzey, etki ve süreç türü, araştırma yöntem ve stratejisi gibi çeşitli ayrımları yansıtan bir dizi başlık altından ele almak yararlı olacaktır. Ayırt edici özellikleri olan ve ayrı değerlendirilmeleri gereken bir dizi iletişim araçları durumları ve süreçleridir. En önemli iletişim araçları durumları şunlardır: 1) Kampanya, 2) Toplumsal gerçekliğin tanımlanması ve toplumsal normlar, 3) Ani tepki ya da reaksiyon, 4) Kurumsal değişme, 5) Kültür ve toplumda değişmeler.
Kampanya
İletişim araçlarının etkileri veya etkililiği üzerine yazılanların çoğu ya kampanyalar konusunda yapılan araştırmalardan çıkartılmıştır. Ya da varsayımsal kampanya durumlarına ilişkin kestirimleri kapsamaktadır. Gerçekte , kampanya iletişim araçlarının ne en yaygın rastlanıldığı koşulları gösterir ne de izleyici topluluklarının en olağan olarak karşılaştığı bir durumdur. Kampanya değişen derecelerde aşağıdaki özellikleri gösterir: Belirli amaçları vardır ve bunları gerçekleştirmek için planlanmıştır; belirli ve genellikle kısa olan bir zaman süresi vardır; yoğundur ve geniş bir alanı kapsamayı amaçlar; ilke olarak etkililiği değerlendirmeye açıktır; dayanakları genellikle yetkileridir; hedef kitlesi içinde popüler olması gerekmez ve onlara "satılmak" zorundadır; çoğu kez paylaşılan değerlerden oluşan bir çerçeveye oturtulmuştur. Kampanya genellikle kendileri tartışmalı olamayan amaçları gerçekleştirmeye çalışır; oy verme, bağışta bulunma, satın alma, eğitim, sağlık, güvenlik gibi. Bu biçim iletişim içeriğinin çok değişik çeşitliliğini, günlük örneklerini ve ayırt edici özelliklerini kolayca görebiliriz. İzleyici topluluğuna ilişkin etkenler içinde en açık birinci koşul bir kitleye ulaşılma zorunluluğudur. İkincisi ise, ulaşılan kitlenin büyüklüğü tek başına ulaşılmak istenilenlerin kapsanmasının güvencesi olmadığından, izleyici topluluğundan uygun olanları mutlaka ulaşılmasıdır. Önceden bilgilendirirmiş ve iyi yönlendirirmiş bir kitleye ulaşan bir "bilgilendirme ve yönlendirme" tarafından anlatılmaktadır. Üçüncü koşul izleyici topluluğunun en azından ters duygularla dolu ya da dirençli olmamasıdır. Bu sınırlama en çok siyasal kampanyada görülür. Dördüncüsü , izleyici topluluğu içinde kişisel iletişim ve ilişkili kişiler arasından statünün yapısı, kitle iletişim araçlarıyla yürütülen kampanya ve onun amaçlarından yana ise başarı çok daha büyük olur.
Toplumsal Gerçekliğin Tanımı ve Toplumsal Normların Oluşumu
Burada esas olarak çok kez rastlantısal, planlanmamış ve alıcı için bilinçsiz, gönderici bakımından ise neredeyse her zaman belirli bir amaca dayanmayan, iletişim araçları yoluyla öğrenme sürecini ele almaktayız. Bu nedenle "etkililik" kavramının kullanımı, toplumsal gelişmede iletişim araçlarını planlanmış ve bilerek bir rol üstlendiği toplumlar dışında genellikle yerinde olmayacaktır. Sosyalist iletişim araçlarının bazı yönleri ya da gelişmekte olan ülkelerde kullanılmakta olan iletişim araçları için bu kavram uygun olabilir. Olup bitenin başlıca iki yönü vardır. Bir yön iletişim araçları ile sunulan toplumsal dünyanın tutarlı görüntü ve izleyici topluluklarının gerçekliği sunulan bu biçimini "olguları" , normların, değerlerin, beklentilerin gerçekliği olarak benimsemesi, bir diğer yön de bireyin davranışlarının ve ben kavramının biçimlenmesin yeri olan iletişim araçları ile kişinin kendisi arasında sürekli ve selektif bir iletişim olmasıdır.
İletişim araçlarının şiddet olayları üzerine etkileri tartışıldığında çok kez tam tersi bir sonuç çıkarılmaktadır. Genel kamuoyunun toplumda yasa tanımazlığın artışında hala önemli ölçüde iletişim araçlarını sorumlu tuttuğu anlaşılmaktadır. Bu görüş büyük olasılıkla çok nadiren "kazanan taraf" olarak gösterilse de cürümce şiddetin iletişim araçlarında çok sık yer bulunmasından kaynaklanır. Etkilerin güç ve yönü ne olursa olsun kitle iletişim araçlarının şiddet, suç ve toplumsal olarak kınanan davranış tasarımlarının en inandırıcı kaynağı olduğu ve kişisel ve ortak izlenimlerinin biçimlenmesi için malzeme sağladı görüşünün yaygın görüş olduğu sonucuna varmak haklı gibi görünmektedir.
Ani Tepki ve Tepkinin Etkileri
Kitle iletişim araçlarının edinilen bilginin aniden yaygın ve ortak panik halinde tepkilere yol açabileceği çokça tartışılmış ancak pek seyrek olarak gösterilebilinmiştir. Wells' in Dünyalar Savaşı' nın 1938 yılında radyo piyesi olarak yayınlanışı sırasında Marslıların dünyayı işgal etmekte oldukları haber bültenine benzetilerek aktarılması -büyük ölçüde Cantril' in (1940) olaydan sonra yaptığı araştırmaya dayanılarak- bu konuda en çok anılan örnektir. Bazı benzerlikler gösteren bir başka olay da İsveç' te 1973 yılında Rosengren tarafından incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar ileri sürülen tez konusunu bütünüyle kuşkulu hale getirmektedir. Görüldüğü kadarıyla her iki olayda da çok fazla bir davranışsal tepki olmamış ancak olanlar sonradan başka iletişim araçları tarafından abartılmışlardır
Psikoloji dersi konu özetleri, PS,İKOLOJİNİN KONUSU, PSİKOLOJİNİ
1. PSİKOLOJİNİN KONUSU
Psikoloji insan davranışlarını inceleyen bilim dalıdır. İnsan merak eden, öğrenme ihtiyacında olan bir varlıktır. Hem kendini hem de kendi dışındaki dünyayı anlamak ister. Elde ettiği bilgiler de onun çevresine uyumunu kolaylaştırır. İnsan yalnızca çevresini, dış dünyayı değil, kendisi ile ilgili olayları da merak eder. İnsan nedir? sorusuna cevap arar. Bu sorunun cevabını aslında bildiğini zanneder. Oysa insan hakkında bilgimiz düşündüğümüzden de azdır. İnsan, felsefenin, dinlerin, antropoloji, etnoloji, biyoloji, sosyoloji gibi çeşitli alanların konusu olmuştur. İnsanı inceleyen alanlardan biri de psikolojidir. Psikoloji, insanın neden, niçin ve nasıl davrandığını araştırır.
PSİKOLOJİNİN TANIMI
Psikoloji psyche (Nefes, ruh, zihin) ve logos (düzenli söz, bilgi) kelimesinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Kelime anlamı ruh bilgisidir ancak değişik tanımlar verilmesine rağmen o, en genel anlamında organizmanın davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir.
Tanımda geçen kavramları kısaca açılayalım:
Organizma: Geniş anlamıyla her türlü canlıdır. Psikolojinin organizma teriminden anladığı hayvan ve insandır. Psikolojinin asıl amacı insanı incelemektir. Bazı nedenlerle (deney aracı olarak, insan davranışlarıyla karşılaştırmak amacıyla) hayvanlar da psikolojinin konusu olmuştur.
Davranış: Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Yürümek, koşmak, ağlamak gülmek, yemek, içmek, bisiklete binmek, saz çalmak, konuşmak gibi eylemler birer davranıştır. Bu davranışlar doğrudan doğruya gözlenebilir. Rüya görmek, öğrenmek, hayal kurmak, düşünmek, duygulanmak gibi bazı davranışlar da dolaylı olarak gözlenebilir; rüyanın anlatılması, düşüncenin konuşmayla açıklanması gibi.
İşte ?bu davranıştır? dediğimiz; insanların yapıp etmeleri, davranışın gözlenebilir yanıdır. Davranışın ortaya çıkması için insanın zihninden birşeylerin (düşünme, problem çözme, duygulanma anlama algılama vb.) geçmesi gerekir. İşte bu işlemlere zihinsel oluşumlar adı verilir.
Bilim: Belirli bir alanda bilimsel yöntemlerle yapılan çalışmalar sonucu elde edilen organize bilgiler kümesi düzenli bilgiler elde etmek sürecidir. Tanımda belirtildiği gibi bilim sadece olmuş bitmiş bilgiler yığını değil, aynı zamanda devam eden çalışmaları da içerir.
Belirli alanda elde edilen her bilgi bilim değildir. Bilgilerin bilim olabilmeleri için bazı koşullara uygun olması gerekir.
* Her bilimin kendine has konusu vardır.
* Her bilim bilimsel yöntemlerle araştırmasını gerçekleştirir.
* Bilim objektiftir. Elde edilen bilgiler başka araştırmacılar tarafından test edildiğinde de aynı sonuçlara varılır.
* Bilim genellemelere varmayı amaçlar. Bu genellemeler bilimsel yasa veye bilimsel teori olarak ifade edilirler.
Fizik, kimya, biyoloji, psikoloji, sosyoloji gibi olguları deneysel yöntemlerle açıklayan bilimlere pozitif bilim denir.
2. PSİKOLOJİNİN AMAÇLARI
* Her bilim dalının bir amacı vardır. Örneğin fiziğin amacı farklı olayları en genel yollarla matematik ifadelerle açıklayan doğa yasalarını yada temel ilkelerini ortaya çıkarmaktır. Psikolojinin de amacı organizmanın özellikle insanın davranışlarını inceleyerek genel yasalara varmaktır.
* Her bilim dalının belirli çalışma alanı vardır. Psikolojinin çalışma alanı insan davranışlarıdır. İnsan davranışlarının ne olduğunu, nasıl olduğunu, niçin olduğunu araştırmak, araştırma sonuçlarından hipotez, yasa, teorilere varmak psikolojinin görevidir.
* İnsan bir canlı olarak çevresine uyum sağlamak ister. Psikoloji de elde ettiği yasaları yine insana uygulayarak onun davranışlarını açıklayabilir, önceden kestirebilir, kontrol edebilir. Böylece, insana çevresine uyum sağlamasında yardımcı olabilir.
* Günümüzde psikolojinin bulgularından, çok değişik alanlarda yaralanılır. Eğitim, tıp, endüstri, ekonomi gibi olaylarda psikolojik bilgiler, insanların daha başarılı olmasını sağlamaktadır. Büyüme, gelişme, yetenekler, ilgi, zeka, heyacan, bellek, düşünme, öğrenme konularında elde edilen psikolojik bilgilerin eğitim alanında kullanılması ile bu alanda başarı yükselmiş, daha sağlıklı, daha modern bir eğitim anlayışı gelişmiştir.
3. PSİKOLOJİDE EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR
1879?da Alman psikolog WILHEIM WUNDT tarafından Leipzig?de kurulan psikoloji laboratuvarı ile psikoloji, deneysel bilim dalı olma ünvanını kazanmıştır. İlk psikoloji deneyleri burada yapılmıştır. Psişik olaylar fizik olayları gibi incelenmeye çalışılmıştır. Daha sonra Avrupa`nın değişik yerlerinde ve Amerika` da da bir çok psikoloji laboratuvarı açılmıştır.
Psikoloji felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim haline geldikten sonra -kısmen de olsa- bazı filozofların düşünce biçimlerinin etkisinde kalmıştır. Sistem ve ekol halinde gelişen psikoloji akımları ortaya çıkmıştır. Ekoller genellikle tek yanlı görüşlerdir. İncelemek istedikleri konuyu temel ögeler açısından ele alırlar. Determinist anlayıştadırlar. Psikolojinin belli başlı ekolleri Strukturalizm (yapısalcılık zihin yapısı ile ilgili), Fonksiyonalizm (İşlevselcilik -zihin göreviyle ilgili psikoloji), Behaviorizm (davranış psikolojisi), Psikanalitik Psikoloji,Gestalt psikolojisidir.
20. yy. psikolojisi zihinsel süreçleri açıklamak için iç gözlem yöntemini kullanan yapısalcılıkla başladı, daha sonra psikanalitik psikoloji gelişti. Yapısalcılığa karşı olan davranışçılık ve Gestalt psikolojisi gibi akımlar ortaya çıktı. Daha önceki okulların tek yanlı determinist (belirleyici) görüşlerine tepki olarak da hümanistik (insancıl) psikoloji doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında ise ekoller önemini kaybederek, görüşler yavaş yavaş birbirine yaklaştı. Teorisyenler ve araştırmacıların aynı miktarda katkıda bulunduğu çoğulcu anlayış, ekollerin tek yanlı anlayışı yerine geçti. Psikolojinin günümüzdeki durumunu daha iyi anlamamız için ekol ve yaklaşımcıları kısaca gözden geçirelim:
STRUKTURALİZİM (YAPISALCILIK ):
1879 da Wilhelm Wundt?un psikoloji laboratuvarını kurması ile deneysel psikolojinin temelleri atılmıştır. Wundt ilk çalışmalarında duyum ve imgeleri araştırdı. O ve izleyenler karmaşık zihinsel yaşantıların yapısını incelemeye çalışmıştır. Bu nedenle bu ekole yapısalcılık denir. Örnek aldıkları bilim dalı kimyadır. Kimyada, nasıl birleşik maddelerin yalın elementlerden oluştuğu çözümleme ile anlaşılıyorsa karmaşık bilinç olaylarının yapısal açıdan çözümlenmesi ile de psişik olayların daha iyi anlaşılıp açıklanabileceğini ileri sürmüşlerdir. Onlara göre psikolojinin amacı, bilincin karmaşık yapısını çözümlemek zihnin en yalın öğelerini araştırmak ve bunlar arasındaki ilişkileri bulup yasalar halinde formüle etmektir. Artık duyumlar, algılar, anılar laboratuvarda incelenmeye başlanmıştır.
Yapısalcıların araştırmalarında kullandıkarı yöntem iç gözlem ve deneydir. Temsilcileri Wundt ve Titcher?dir.
FONKSİYONALİZİM (iŞLEVSELCİLİK):
William James, James B. Angell ve John Dewey gibi Amerikan filozoflarının ve eğitimcilerinin oluşturduğu ekoldür. Fonksiyonalistler, yapısalcıların görüşlerine karşı çıktılar; onlara göre bilincin ne olduğundan çok, ne için olduğunu bilmek önemlidir. Yani bilincin amacı ve işlevini bilmek asıl amaç olmalıdır. Bunlara göre insan davranışlarını anlamak için sadece bilinç olaylarını çözümlemek yoluyla incelemek yeterli değildir. Bilinç incelenmelidir ama bunun yanında insanın çevresine uyumunda yardımcı olacak, öğrenme gibi duyum davranışları da incelenmelidir. İşlevselcilik davranışı, çevreye uyum süreci olarak tanımlamıştır. Bu ekolün amacı algılama, düşünme, duygulanma gibi içsel eylemlerin, hayatta karşılaşılan çeşitli problemlerin çözümlenmesine nasıl yardım ettiğini açıklamaktır. İşlevselciler eyleme ve yararcılığa dönüktür.
Fonksiyoncular, yöntem olarak içgözlem ve gözlemi kullanmışlardır. Davranışları özel olarak da öğrenmeyi açıklamaya çalışmışlardır.
BEHAVİORİSİM (DAVRANIŞÇILIK):
Birinci Dünya Savaşı sıralarında behaviorist denilen bir grup Amerikan psikoloğu, yapısalcılığa ve işlevselciliğe karşı çıkmışlardır. Bilincin iç gözlem yöntemi ile incelenmesine kuşku ile bakmışlardır. Bilinç hallerinin değil, ama davranışların, gözlenebilir durumların incelenmesi gereklidir. Psikolojinin bilim haline gelebilmesi için gözlenebilir, ölçülebilir fenomenlerin doğa bilimlerinde kullanılan objektif ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerekir. Gerek yapısalcıların, gerekse işlevselcilerin kullandıkları iç gözlem yönteminin kullanılması bilime aykırıdır.
Davranışçıların önde gelen temsilcileri Watson, Pavlov ve Dashil?dir. Bunlar bilinç kavramını bir yana bırakıp davranışları incelemişlerdir. Davranışçılara uyaran (stimulus) -tepki (response) psikologları da denir. Davranışçılara göre objektif tekniklerle gözlenebilen sadece çevresel uyarıcılara, insanların bu uyaranlara karşılık gösterdikleri tepkilerdir. Davranışçılar gözlem ve deney yöntemini kullanırlar. Davranışçılar, organizma ve çevre ilişkilerinin insan ve hayvanlarda birbirinin aynı olduğu kanısındadırlar. Bu nedenle hayvanlar üzerinde psikolojik araştırmalar yapmışlardır. Örneğin Pavlov koşullu öğrenme deneylerini köpekler üzerinde yapmıştır.
PSİKODİNAMİK YAKLAŞIM (PSİKOANALİTİK PSİKOLOJİ):
19. yy sonunda S. Freud öncülüğü ile bir grup hekim akıl ve ruh hastalıklarını psikolojik açıdan incelemeye çalışmışlardır. Zira bu hastalıklardan bir çoğunun fiziksel veya organik kaynakları bulunamıyordu. Hastalıkların kaynaklarının bulunmasında önce hipnoza başvurulmuştur, daha sonraları da psikanaliz yöntemi geliştirilmiştir. Freud akıl hastalıklarının psikolojik nedenlerini incelerken ?Bilinçaltı? nı keşfetmiştir. Freud ve arkadaşları psikoz ve nevrozların coğunun, kişinin çocukluktan itibaren tatmin edilmemiş olan arzu ve ihtiyaçlarının baskı altına alınmasından, bilinç dışına itilmesinden meydana geldiğini öne sürmüşlerdir. Kliniklerde yaptıkları deneylerde bunu kanıtlamaya çalışmışlardır Freud?a göre içsel yaşantılar bilinçlilik bakımından birbirinden farklı üç düzeyde bulunurlar. Bunlardan tam bilinç düzeyinde kişi, anılar, düşünceler, duygular gibi içsel yaşantıların farkındadır. Bilinç tam olarak aydınlıktır. İkinci düzey bilinç öncesidir, burası bilince yakın olan anıların, arzuların bir deposu gibidir. Kişi bunların farkında değildir, ama istediği anda bilinç alanına çıkabilir. Üçüncü düzey ise bilinçaltıdır. Burada kişinin istediği zaman bilinç alanına çıkaramadığı varlıklarından bile haberdar olmadığı duyguları, düşünceleri, anıları, dürtüleri bulunur. Bilinçaltında bulunan bu düşünceler yok olmazlar. Kişiyi rahatsız eder, davranışlarını şu yada bu şekilde etkilerler. Bilinçaltı düşünceleri rüya ve hayallerde ortaya çıkar.
Freud?a göre anormal davranışlar, aslında insanların ruhsal çatışmalarından kurtulabilmek için başvurdukları çabalardır. Bu nedenle bu davranışlar asla anlaşılmayacak olan davranışlar değildir. Normal davranışlarla aralarında yanlızca bir derece fark vardır.
Freud ayrıca kişilik konusunda da yeni bir görüş getirmiştir. İnsanın id-ego-süper ego denilen üç yanını ve bunların etkileşimini incelemiştir.
Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Psikanalitik psikologlar (Freud, Adler ve Jung) akıl hastalıklarını ve bilinçaltını klinik yöntemlere ve gözleme başvurarak incelemişlerdir. Psikolojinin bulgularını hekimlik alanında kullanmışlardır.
GESTALTÇI YAKLAŞIM (BÜTÜNLÜK PSİKOLOJİSİ):
Max Wertheimer, Kurt Kofka, Kurt Lewin gibi Alman psikologlarından oluşan psikoloji ekolüdür. Algı ve bellek konusunda inceleme yapmışlardır. İç gözlem, gözlem ve deney yöntemlerinden yararlanmışlardır. Görüşleri özellikle eğitim alanında kullanılmıştır.
Gestalt psikolojisinin temsilcileri davranışların bir bütün olduğunu, bunun parçalara ayrılamayacağını savunmuşlardır.
Gestalt psikolojisine göre parçaların bir bütünlük içinde anlam kazanması önemlidir. Örneğin bir tablo, tuval, boya ve renklerin toplamından çok daha farklı bir şeydir. Tek tek anlamı olmayan parçalar bütünlük halinde anlam kazanır.
HÜMANİST (iNSANCI ) YAKLAŞIM:
Çağdaş bir psikoloji akımıdır. Kurucuları Gestaltçılardan etkilenmiştir. Varoluşçu felsefe akımının görüşlerini benimsemişlerdir. Bu yaklaşımın öncü ve temsilcileri Rogers, Maslow, Sartre, Charolette Bühler, Frankl, Binswagner?dir. Davranışçı ve psikanalitik yaklaşımlara karşı görüşleri vardır. Özellikle insanı ele alışları açısından öteki ekollerden ayrılırlar. Bu yaklaşıma göre insan kendine göre bir değerdir, belli bir toplum düzeninin yada iş örgütüdür, aracı haline getirilmemelidir. İnsan kendisinden, davranışlarından, oluşturacağı kimliğinden kendisi sorumludur. Hayatı kendisi için yaşamaya değer, anlamlı bir hale getirmek kişinin kendisine düşer. Ölümlü olan insanın hiçbir yaşantısı tekrar etmeyecektir. Geçmiş yada gelecek değil, içinde yaşanılan an önemlidir.
İnsan için bilim amaç değil, ancak araç olabilir. İnsanı tanırken dogmatik görüşlerden kaçınmak gerekir. İnsan davranışlarını denetim altına almak yerine, daha çok özgürlüğe yer verilmelidir. İnsanı anlamak için onun iç yapısını bilmek gerekir. Bunun için içgözleme baş vurmak zorunludur. İnsan cansız bir nesne olmadığından, dıştan bakılarak davranışları yordanamaz. Bu akım insanı inceleme yöntemini getirmiştir. Psikolojiyi bir bakıma yeniden felsefeye yaklaştırmıştır.
Psikolojinin amaçlarından biri insan davranışlarını kontrol etmektir. Oysa Hümanistik yaklaşımda olanlar, psikolojik kontrolün insanlığın zararına kullanılabileceği inancındadırlar. Örneğin, iyi insan yetiştirmek doğru amaç gibi gelebilir. Ancak bu konuda çok çeşitli görüşler ortaya atılabilir.
BİLİŞSEL (COGNİTİVE) YAKLAŞIM:
Bilim ve biliş (cognition) olguları hep insanın ilgisini çekmiş, değişik yaklaşımların konusu olmuştur.
Bilgi edinme ve bilinçli duruma gelme sürecinin öğrenme, davranış üzerindeki etkileri psikolojinin konusunu oluşturur.
Çağdaş biliş anlayışında iki yaklaşım göze çarpar. Bunlardan biri Bilgi işlemi yaklaşımdır. Bunda düşünceyi ve usavurma (akıl yürütme) süreçlerini açıklamak amaçtır. Bu yaklaşım insan zihnini çeşitli programlara göre bilgi edinmek, bilgiyi işlemek, depolamak ve kullanmak üzere tasarlanmış gelişkin bir bilgisayar sistemi olarak ele alır.
Diğer yaklaşım Jean Piaget?nin çalışmalarına dayanan yaklaşımdır. Gelişme psikolojisi alanındaki çalışmaları ile tanınan Piaget, çocuğun yetişkinliğe değin bir dizi zihinsel gelişim evrelerinden geçtiğini savunmuştur. Piaget, çocukta dört gelişim evresi saptamıştır. Piaget?nin gelişme ile ilgili görüşleri eğitim anlayışında değişiklikler getirmiştir.
Belli kavramların özümlenebilmesi için zihinsel gelişmede belli aşamaların tamamlanmış olmasının gereği anlaşılmıştır. Öğretmenin görevi çocuğa yanlızca bilgi aktarmak değil, ona dünyayı keşvetmesinde rehberlik etmektir.
ABD?li psikolog ve eğitimci Jerame S. Bruner, küçük çocuklarda algı, öğrenme, bellek gibi biliş biçimleri konularındaki çalışmaları ile eğitim anlayışında etkili olmuştur. Çalışmaları, ders proğramlarının yeniden düzenlenmesini sağlamıştır. Bruner?e göre; bütün çocuklarda doğal bir merak ve değişik konulara ilgi vardır. Hangi gelişim amacında olursa olsun her çocuğa uygun biçimde verilmesi koşuluyla her konuyu öğretmek mümkündür.
BİYOLOJİK YAKLAŞIM:
Buna psikobiyolojik yaklaşımda denilebilir. ABD?li psikiyatr Adolf Meyer`in öncülüğünü yaptığı Psikiyatri Okulu`nun yaklaşımıdır. Meyer, insanı bütünselliği olan biyolojik bir birim olarak kabul eder. İnsan davranışını anlayabilmek için psikoloji ve sosyolojiden yararlanmak gerekir. Meyer?e göre zihinsel bozukluklar organik ve kalıtsal etkenlerin karmaşıklaştırdığı gerçekçi olmayan beklentiler ve yanlış alışkanlıkların sonucunda ortaya çıkar.
4. ÇAĞDAŞ PSİKOLOJİDE UZMANLIK ALANLARI
Çağdaş psikolojide uzmanlık alanlarını ?Deneysel Alanlar? ve ?Uygulamalı Alanlar? olarak sınıflandırabiliriz. Deneysel alanlar daha çok akademik araştırmalar içerir. Uygulamalı alanlar da akademik çalışmalarla elde edilen bilgiler pratik hayata uygulanır. Bu uygulamalardan çeşitli psikoloji alanları doğmuştur.
a) Deneysel Alanlar:
Deneysel alanlarda psikolojinin amacı daha çok teoriktir. Bilmek için araştırmak, bilimsel amaç esastır. Buna Akademik Psikoloji de denilmektedir. Bunlar:
Genel Psikoloji: Psikoloji ile ilgili prensipler ve davranışın temellerini araştıran, psikolojinin temel kavramlarına anlam kazandıran psikoloji dalıdır.
Genetik Psikoloji: Davranışların ortaya çıkmasından itibaren gelişmesini, gelişme dönemlerini araştıran psikolojidir.
Deneysel Psikoloji: Laboratuvar deneylerinin yapıldığı, hipotezlerin gerçekleşmesi ile ilgili deneysel araştırmaların sürdürüldüğü ve davranışların açıklandığı psikoloji dalıdır.
Sosyal Psikoloji:Bireyin toplumla ilişkilerini ve toplumun bireyi etkilemesi ile ilgili olaylar üzerinde araştırmalarını sürdüren psikolojidir.
Çocukluk, Gençlik, Yetişkinlik Psikolojisi: Çocukluk psikolojisi, bebeklikten ergenlik dönemine kadar olan davranışlarda, gençlik psikolojisi 12-20 yaşları arasındaki davranışlarda, yetişkinlik psikolojisi 20 yaştan itibaren meydana gelen davranış değişmelerini ve gelişmelerini araştıran psikoloji alanıdır.
Fizyolojik Psikoloji: İnsanın anatomik yapısı, sinir sistemi, salgı bezleri v.b fizyolojik olayların davranışlarla ilişkisini araştıran psikoloji dalıdır.
Karşılaştırmalı Psikoloji: Farklı cinslerde görülen davranışların karşılaştırılmasını ve farklılıklarını inceleyen psikoloji dalıdır.
Ayrıca insan davranışlarını inceleyen ?insan psikolojisi?, hayvan davranışlarını inceleyen ?hayvan psikolojisi? başlıca uzmanlık alanları olarak sıralanabilir.
b) Uygulamalı Alanlar:
Uygulamalı psikoloji ise deneysel alanlarda elde edilen bulguların günlük yaşamda karşılaşılan sorunların tanısını, belirlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kullandığı alanlardır. Başlıcaları Eğitim psikolojisi, Kimlik psikolojisi, Endüstriyel psikolojisi v.b dir.
Eğitim Psikolojisi: Psikolojinin algılama, öğrenme, düşünme, motivasyon, heyacan, zeka ve kişilik çevre-insan etkileşimini araştıran, alanlarındaki bulguların eğitime uygulanması ile gelişmiş bir alandır. Eğitim ve öğretim alanındaki birçok problemin çözümünde bu teorik (kurumsal) bilgilerden yararlandırılmıştır. Gerek öğrenci, gerek öğretmen, gerek öğretim teknikleri ile ilgili yenilikler ve gelişmeler, bu çalışmaların sonucudur. Ayrıca okul hayatının fizik koşullarını düzenlemesi, daha uygun ortamlarda eğitim ve öğretim yapılmasının gereği bu araştırmaların ışığında belirlenmiştir.
Klinik Psikolojisi: İnsanların zeka, kişilik, ruh hastalıkları gibi çeşitli konulardaki problemlerinin teşhis edilmeleri ile ilgili olarak geliştirilen çeşitli teknikler üzerinde çalışılan uygulamalı psikoloji dalıdır. Kliniklerde çeşitli ruh hastalıkları teşhis edilir. Psikologlar, özellikle klinik psikolojide psikiyatristlerin yardımcısı olarak çalışırlar. İhtiyaç duyulduğunda testlerin uygulanması, değerlendirilmesi psikoloğun görevidir.
Endüstri Psikolojisi: Psikolojinin verilerinden yararlanarak endüstriyel işe göre elaman seçme, üretilen araç ve gereçleri insan yapısına uygun olarak düzenleme, çalışanların psikolojik problemlerini çözme amacıyla araştırma yapan bir daldır. Günümüzde işyerlerinin insan sağlığına uygun düzenlenmesi işin en az enerji harcanarak en uygun biçimde yapılması, kişinin fiziyolojik yapısına ve yeteneklerine uygun bir işte çalışması gibi konular endüstri psikolojisini ilgilendirir.
Üretilen malların pazarlanmasında satıcı- alıcı etkileşimi malların tanıtılması amacıyla yapılan reklamlar psikolojik verilere dayanmaktadır. Kişinin hiç ihtiyacı olmadığı halde satın aldığı eşyalar göz önüne getirildiğinde reklamın üzerimizdeki etkisi açıkca görülür.
Hukuk Psikolojisi: Hukukta psikolojinin teorik bilgilerinden yararlanan psikoloji dalıdır. Sanık ve tanığın psikolojik durumları, sorgulanması, yargılanması ve yasalar karşısında insanların tutum ve tavırlarını araştıran alanlardan biridir. Sanık ve tanığın tanımlanması, suçlu insana karşı gösterilen tavır değişmeleri, cezaevi şartlarında yapılan düzenlemeler, bu çalışmaların bir sonucudur.
5. PSİKOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ
Bilimlerin amacı, olaylar hakkında kanıtlanabilir bilgiler elde etmektir. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli yola, her türlü araştırma tekniğine yöntem denir. Değişik bilim dallarında birçok yöntem kullanılır. Psikoloji de diğer bilimlerin kullandığı yöntemlerin çoğunu kendi konusuna göre kullanır. Bunların başlıcaları betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler, korelasyonel yöntemler, deneysel yöntemlerdir.
a) Betimleyici ve Tanımlayıcı Yöntemler: Betimleme ve tanımlama amacıyla tarama yöntemi, doğal gözlem, görüşme ve vaka incelemesi yöntemlerinden yararlanılır.
1. Tarama Yöntemi: Belirli sorunlarla ilgili olarak geniş kitlelerin görüşlerinin alınmasıdır.
Test: İnsanların zekalarını, ilgilerini, yeteneklerini, tutumlarını, kişiliğini v.b. ölçmek amacıyla kullanılır.
Anket: Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak cevaplandıracağı sorulardan oluşmuş soru kayıtları kullanarak yazılı cevaplar aracılığı ile gözlemde bulunma işidir.
2. Doğal Gözlem : Olayların doğal durumda izlenmesidir.
3. Görüşme :Görüşme, karşılıklı konuşmadır.Bu konuşma bir kişiyle olabileceği gibi bir gurup insanla da olabilir.
4. Vaka: Bazı durumlarda insan davranışını tanımlamak pek kolay olmaz. Olayın derinliğine inmek gerekir. İnsanın geçmiş yaşantıları ve çevresi davranışlarına önemli etkiler yapar. İnsan davranışını tanımak için bu geçmiş yaşantıların, önemli olayların ve ilişki kurduğu insanların ona nasıl bir etkide bulunduğunu öğrenmek gerekir. Bunun için psikolog incelediği kimsenin ailesi, arkadaşları ve diğer ilgililerle konuşur. Elde ettiği bilgileri nesnel olarak kaydeder. Davranışların nedenlerini ortaya çıkarırkan bu bilgilerden yararlanır.
b) Korelasyonel Yöntemler :
Korelasyonel: Birlikte değişme gösteren olaylar arasında çeşitli anlamlılık düzeylerinde belirlenen ve nedensellik bağları kurmanın başlangıç noktası olan ilişki.
c) Deneysel Yöntemler:
Doğal gözlem, varsayım (Hipotez) ve deneyleme aşamasından geçer.
1. Doğal Gözlem: Olayların akışına gözlemcinin karışmadığı gözlem biçimidir.
2. Varsayım: Olaylar ve olgular arasında neden- sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yolu ile test edilecek olan öngörü.
3. Gözlem: Olayın başndan sonuna kadar izlenerek görülenlerin kaydedilmesidir.
Deneysel yöntemde, bu aşamada kastedilen, doğal olmayan gözlemdir.
Güdümlü Gözlem: Olayların yeri, zamanı ve koşullarının gözlemci tarafından hazırlandığı gözlem biçimidir. Nelerin, nasıl gözlenebileceği, nasıl kaydedileceği önceden kararlaştırılır. Aktif gözlem ya da deneyleme de denilebilir.
Deney: Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış gözlem yada deneyleme sürecinin ürünüdür. Diğer bilimlerde olduğu gibi deney yöntemi, psikolojide de araştırmaların temelidir.
6. PSİKOLOJİNİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ
Psikolojinin felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim olması, onun diğer bilimlerle ilişkisinin olmadığı anlamına gelmez. Her bilim dalının diğerleri ile ilişkisi vardır. Ancak birbirlerine yakın olan bilim dallarının ilişkisi diğerlerinden daha yoğundur. Örneğin insanı konu olarak ele alan antropoloji, etnoloji, sosyoloji, psikoloji daha yakın ilişki içindedir.
Psikoloji- Antropoloji: Antropoloji, insanı inceleyen bilim dalıdır. İnsanın gelişim sürecini, ırkları inceler. Elde ettiği sonuçlar günümüz psikolojisine ışık tutar.
Psikoloji- Etnoloji: Etnoloji, insan toplumlarının günümüzde yada tarih öncesi dönemlerde yaşayan ilkel toplulukların kültürlerini inceler. İnsanın, kişiliği, algıları, kanıları üzerinde içinde yaşadığı kültürün etkisi oldukca çoktur. Bu nedenle Etnoloji çalışmaları psikolojiye yardımcı olur.
Psikoloji- Sosyoloji: Sosyoloji toplum bilimidir. Toplumun yapısını, toplumsal sistemleri inceler. Toplum tek tek kişilerden oluştuğuna göre sosyoloji ile psikoloji oldukça yakından ilişkili bilim dalıdır. Her iki bilim dalının ortak ürünü olarak sosyal psikoloji dalı doğmuştur. Ancak bununla birlikte sosyoloji ve psikolojiyi tek bir bilim dalı olarak görmek yanlıştır. Çünkü iki bilim dalının oldukca farklı yanları ve çalışma alanları vardır. Örneğin, sosyoloji yanlızca insan toplumlarını incelemesine karşın psikoloji bazı nedenlerle hayvanları da inceler.
10.sınıf dil ve anlatım dersi 2.ünite ölçme ve değerlendirme, An
ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1.
• Anlatımda kaynaklara başvurulmuş olması anlatımı en çok inandırıcılık yönüyle etkiler.
• Bir betimlemenin en önemli kaynağı gözlem tekniğidir.
2.
• Anlatım yapılırken kişisel deneyimlerden de yararlanılır. (D)
• Gözlem tekniği düşünce yazılarında daha çok kullanılır. (Y)
3. C) Masal
4. D) Toplanan bilgileri aynen yazmak
5. Gazete, dergi, internet, ansiklopedi ve kitap günümüzde bilgi toplama kaynaklarıdır.
6. Metinlerde, genelden özele gidilebileceği gibi özelden genele de gidilebilir ancak tutarlı bir sıra ve derecelendirmenin bulunması gerekir. Ana düşünce etrafında birleşen yardımcı düşünce, bilgi, deneyim ve örnekler sebep-sonuç ilişkisine göre düzenlenmelidir.
Metin, .öyküleme ise öykünün anlatılmasına nereden, niçin ve nasıl başlanması gerektiği; olayın hangi noktalarının anlatılacağı, hangi kısımlarının farklı ifadelerle tekrar edileceği, hangi kısımlarının okuyucunun veya dinleyicinin anlayışına bırakılacağının belirlenmesi gerekir.
Her yazı; kendi düzeni, teması ve ifade biçimiyle kendi içinde anlamı olan organik bir birliktir.
Avrupa'daki Alevi kuruluşları Onur Öymen'e sert tepki gö
Avrupa'daki Alevi kuruluşları, Dersim katliamını normal gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'e ateş püskürerek, Öymen'in aslında partisinin görüşlerini dile getirdiğini bildirdi.
"CHP'yi demokratikleşmenin önünde engel olarak görüyoruz" diyen kurumların yöneticileri, CHP'nin Sosyalist Enternasyonal'dan ihracı için çalışacaklarını açıkladı.
Avrupalı Aleviler, Dersim katliamını savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ve onun arkasında duruyor görüntüsü veren CHP lideri Deniz Baykal'a ateş püskürdü. Avrupa'daki en büyük Alevi organizasyonu olan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) ve Avrupa Koçgirliler Birliği (AKB), Köln'de bulunan AABF Genel Merkezi'nde ortak bir basın toplantısı düzenleyerek Onur Öymen ve CHP'si sert şekilde eleştirdi.
AABF İkinci Başkanı Ali Ertan Toprak, Genel Sekreter Hüseyin Mat, FDG Genel Başkanı Yaşar Kaya ve AKB Başkanı Kudrettin Çimen'in katıldığı basın toplantısında önce ortak basın bildirisi okundu. Genel Sekreter Hüseyin Mat'ın okuduğu basın bildirisinde, gelen tepkiler üzerine Onur Öymen'in "yarım ağızla" bir özür dilediği, bu özrün samimiyetsiz bir özür olduğunun ikinci konuşmasında ortaya çıktığı vurgulandı.
CHP'nin de sert şekilde eleştirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: "CHP yönetimi yıllarca Alevileri yalnızca oy deposu olarak görmüş ve onların haklı taleplerini karşılamak için hiç bir girişimde bulunmamıştır. Onur Öymen, Koçgiri katliamını yapan Sakallı Nurettin Paşa, Dersim katliamını yapan Sakallı'nın damadı Abdullah Alpdoğan geleneğinin günümüzdeki temsilcisidir. Dersim katliamını öven Onur Öymen milletvekilliğinden derhal istifa etmelidir. Öymen yalnızca Dersim halkına ve Alevilere değil, insanlığa karşı suç işlemiştir. Dünyanın hiç bir ülkesinde katliamları açıktan savunan bir kişi milletvekili olarak görev yapamaz. CHP, Dersim halkından ve tüm Alevi/Kızılbaşlardan hem 1938'deki katliam, hem de Öymen'in açıklamaları için özür dilemelidir. Biz Avrupa kurumları olarak CHP ve Onur Öymen'in açıklamaları hakkında başta Avrupa Birliği (AB), Sosyalist Enternasyonal ve ülke parlamentoları nezdinde girişimlerde bulunacağız."
Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da çağrıda bulunulan açıklamada, şöyle devam edildi: "Başbakan Erdoğan 'Dersim katliamını savunanlar insanlıktan nasibini almamıştır' dedi. Sözlerinde samimi ise 72 yıl önce idam edilen Dersim Seyitleri'nin mezarlarının yerini açıklamalı, döneme dair arşivler açılmalıdır. 1938'de evlatlık veya Çocuk Esirgeme Kurumları'na teslim edilen Dersimli yetim çocukların tam listesini açıklamalıdır."
"ÖYMEN, CHP'NİN ASIL YÜZÜNÜN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLADI
Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Avrupalı Alevi örgütleri yöneticilerinden AABF İkinci Başkanı Ali Ertan Toprak, "Bu ifadeler yanlışlıkla söylenmiş ifadeler değildir. Onur Öymen kendi başına bu konuşmayı yapmamış, CHP adına açıklamalar yapmıştır. Öymen CHP'nin makyajını silerek asıl yüzünün ortaya çıkmasını sağlamış, bu yapılan CHP'nin gerçek zihniyetini ortaya çıkarmıştır. Biz CHP'yi demokratikleşmenin önünde bir engel olarak görüyoruz." dedi.
CHP'nin solculukla ilgisinin olmadığını belirten Toprak, "CHP'nin Sosyalist Enternasyonal'dan atılmasını talep edeceğiz. Bunun için görüşmelere başladık. Almanya'da SPD ile iletişime geçeceğiz. Bundan sonraki hiç bir etkinliğe CHP temsilcilerini davet etmeyeceğiz. Onur Öymen istifa etmezse Alevi ve Kürt kökenli milletvekilleri CHP'den istifa etmeli. Aleviler yıllardır tek yanlı bir aşk ve umutla CHP'ye oy verdi. Ancak CHP'nin hiç bir zaman demokratik ve sol bir parti olmadığı umarım şimdi Alevilerin kafasına dank eder." diye konuştu.
Öymen'in Atatürk'ün arkasına sığındığını söyleyen Toprak, "Atatürk sonuçta bir insandı. Onun her yaptığı doğrudur anlayışı çağdışı bir anlayıştır. CHP çağdışı bir anlaşın temsilcisidir." dedi.
"ERGENEKON DAVASI YETERSİZDİR"
Türkiye'deki tüm demokratik açılımlara destek olacaklarını belirten Toprak, "Ancak hükümet samimi ise, Alevilerin somut istekleri var. Onları meclise getirmeli ve konu orada tartışılmalı." dedi.
Ali Ertan Toprak, bütün demokratik kesimlerin Ergenekon davasına destek verdiğini söyleyerek, "Ancak bize göre dar bir çerçevede, hükümet sadece kendine karşı tehlike gördüğü kesimleri yargılıyor. Dava, Çiller, Ağar dönemini de içine almalı. Ergenekon davası tek başına yetersizdir." ifadelerini kullandı.
CHP'deki Alevi milletvekillerine de görevler düştüğünü bildiren Genel Sekreter Mat ise, "Dersim milletvekilleri kendi ataları Seyit Rıza gibi mi tavır alacaklar yoksa yeniden seçimle kaygısıyla mı hareket edecekler bunu göreceğiz. Alevi seçmeni bu milletvekillerinin tavrına göre gelecek dönemde onlara oy verecektir." dedi.
Avrupa Koçgirliler Birliği Başkanı Kudrettin Çimen de CHP'ye sert tepki göstererek, "Dersim katliamını yapanlar Sivas, Maraş ve Gazi katliamını da yapmıştır. Başbakan arşivleri açmalıdır." çağrısını yaptı.
(CİHAN)
Tuncelinin Adı değişiyor, Dersim adına kavuşuyor
DTP milletvekillerinin sunacakları önerge ile Dersim adının iade edileceği haberi Tuncelililer arasında heyecan yarattı.Tüm Tuncelililer atılacak bu adımı sonuna kadar destekliyor.
DTP Tunceli İl Başkan Vekili Özgür Söylemez, öyle bir grişim daha önce de var olduğunu ancak Dersim adının o dönemde gündemde olmadığından dikkate alınmadığını belirterek, "Biz parti olarak,Tunceli'nin adının Dersim olarak değiştirilmesinden yanayız. Biz bunu geçmişten beri dillendiriyoruz. Çünkü Tunceli adı Dersim katliamı ile birlikte bize zorla verilen bir isimdir. Bu ülke kendi geçmişiyle yüzleşmeli. Bu ülke tarihiyle toptan yüzleşmeli. Tunceli denince belleklerimiz katliamı hatırlıyor. O açıdan ismin kesinlikle değişmesi gerekiyor.Yerine Dersim ismini almak istiyoruz.Bu girişimi destekliyoruz."dedi.
Tunceli Sanayi Ve Ticaret Odası Başkanı Yusuf Cengiz ise, "Hükümetin açıkladığı programlar içerisinde bir tanesi de daha önce bölgede ismi değiştirilmiş il ve köy adlarının iadesi söz konusuydu. Hükümet bu konuda bir açılım yapmıştı. Biz de Dersim isminin iadesini istiyoruz. Verilen önergeyi destekliyoruz."dedi.
Eski Belediye Başkanlarından Süleyman Kırmızılaş ise, "İyi etmişler,önerge veren milletvekilleri. Çünkü öteden beri bu bölgenin adı Dersimdir .Biz bu ismi ayrıca köylerimizin de adlarının geri verilmesini istiyoruz. Milletvekillerimizi de destekliyoruz."diye konuştu.
Emek Partisi Tunceli İl Başkanı Hüseyin Tunç, öncelikle Parlamentoya verilecek olan önergeyi Dersimliler olarak olumlu ve doğru bulduklarını kaydederek, " Evet Dersim adı iade edilmelidir. Türkiye tarihinde ilk olarak bir il için,25 Aralık 1935'te çıkarılan Tunceli Kanunu ile illin ismi Tunceli olarak değiştirilmiş. Tunceli adı bize o tarihten şimdiye kadar o dönemde yaşananları ifade etti, yaşanan olumsuzlukların devam ettiğini anımsatıyor. Bu açıdan bu olay sadece isim iadesi olmayacak, aynı zamanda tarihi bir adım atılması anlamına gelecek. Dersim isminin iade edilmesini istiyoruz."dedi.
Ev kadını olan Amberin Bakıray ise ,bu adımı desteklediğini,Dersim isminin tarihten geldiğini, sonradan verilen ve kabul edilmeyen Tunceli'nin ise halk arasında kabul görmediğini belirterek, "Bu döneme Onur Öymen'in çıkışıyla değil. Eskiden beri burada böyle bir talep var. Başbakan'ın da bu olaya katliam demesini çok önemsiyoruz.Hükümetin bu adımı olumlu bir adımdır. Dersim adının aynı zamanda bir kültür adı da olduğunu ve bu olayda dersim kültürünün ve dilinin de kabul edilmesi lazımdır. Eskiden dedelerimizin kimliğinde Dersim yazıldığını söyleyen Hasan Demir ,atılacak adımı sonuna kadar destekliyoruz."dedi.
Google de en çok aranan kelimeler listesi, dünyada google de en
Hiç merak ettiniz mi arama motorlarında en çok hangi kelimeler aranmakta? Eğer sitenize daha fazla ziyaretçi çekmek istiyorsanız iyi bir SEO olmanız gerekiyor. Yani arama motoru profesörü
olmanız gerekiyor. Iwebtool sitesi bunun için bir araştırma yapmış . Dünyada en fazla aranan kelimeler. Eğer daha fazla ziyaretçiniz olsun diyorsanız aşağıdaki listeye bir göz atmanızda fayda var. Çünkü listede dünyanın en fazla aranan kelimeleri arama sırasına ve adetine göre sıralanmış.
# Keyword / Phrase Searches per Day Searches per Month
1 myspace 848,287 25,448,616
2 google 699,474 20,984,222
3 myspace.com 611,783 18,353,495
4 ebay 352,218 10,566,531
5 various artist 283,934 8,518,027
6 artist various 283,934 8,518,027
7 restaurant 273,652 8,209,545
8 mapquest 226,487 6,794,600
9 google.com 218,722 6,561,651
10 sex 206,265 6,187,940
11 1 184,159 5,524,759
12 yahoo.com 167,039 5,011,183
13 music 158,191 4,745,719
14 yahoo 153,841 4,615,221
15 food 150,719 4,521,569
16 cell phone 139,390 4,181,697
17 cellular phone 139,390 4,181,697
18 travel 137,783 4,133,489
19 britney spear 137,069 4,112,059
20 britney spears 137,069 4,112,059
21 porn 128,097 3,842,907
22 hotel 124,828 3,744,826
23 search 116,250 3,487,509
24 car insurance 104,950 3,148,492
25 music download 104,405 3,132,139
26 download music 104,405 3,132,139
27 estate real 101,901 3,057,037
28 real estate 101,901 3,057,037
29 car 99,389 2,981,659
30 tube 99,223 2,976,689
31 people search 98,586 2,957,572
32 movie 97,576 2,927,268
33 ebay.com 94,994 2,849,826
34 boob 94,335 2,830,042
35 craigslist 93,647 2,809,406
36 photo 93,336 2,800,087
37 dvd 93,327 2,799,815
38 band 89,733 2,691,986
39 game 89,356 2,680,667
40 original soundtrack 89,120 2,673,592
41 sexy 87,805 2,634,153
42 nude 87,713 2,631,394
43 flower 85,538 2,566,148
44 news 84,902 2,547,047
45 movie theater 79,678 2,390,325
46 chat 78,427 2,352,804
47 bank america 76,732 2,301,971
48 bank of america 76,732 2,301,971
49 pizza 76,251 2,287,542
50 weather 75,648 2,269,449
51 anti protection virus 72,940 2,188,211
52 anti virus protection 72,940 2,188,211
53 car purchase 71,714 2,151,413
54 auto purchase 71,714 2,151,413
55 meet people 69,891 2,096,720
56 girl 69,734 2,092,026
57 upskirt 69,133 2,073,999
58 lindsay lohan 68,091 2,042,734
59 ford 67,484 2,024,532
60 ringtone 67,419 2,022,565
61 apartment 67,292 2,018,745
62 candygram mail 67,240 2,017,208
63 dvd rental 65,201 1,956,029
64 dictionary 64,352 1,930,554
65 myspace layout 62,574 1,877,217
66 layout myspace 62,574 1,877,217
67 free porn 62,487 1,874,613
68 apartment rent 62,154 1,864,630
69 apartment for rent 62,154 1,864,630
70 brain.com4e fun 62,109 1,863,271
71 tit 61,542 1,846,251
72 wikipedia 60,684 1,820,507
73 best buy 60,667 1,820,002
74 home depot 60,294 1,808,820
75 hotmail 59,360 1,780,799
76 aishwarya rai 59,331 1,779,917
77 page white 58,518 1,755,548
78 white pages 58,518 1,755,548
79 89.com 58,324 1,749,711
80 digital camera 57,941 1,738,225
81 camera digital 57,941 1,738,225
82 buy car 57,814 1,734,429
83 buy a car 57,814 1,734,429
84 mortgage 56,770 1,703,104
85 paris hilton 56,363 1,690,878
86 bar 55,851 1,675,519
87 youtube 55,534 1,666,032
88 domain name register 54,833 1,645,004
89 map 54,383 1,631,479
90 laptop 53,890 1,616,696
91 email yahoo 53,677 1,610,308
92 yahoo mail 53,677 1,610,308
93 career training 53,490 1,604,686
94 msn 53,309 1,599,270
95 computer 53,067 1,592,008
96 mobile t 52,732 1,581,945
97 tmobile 52,732 1,581,945
98 wwe 52,181 1,565,432
99 msn.com 51,776 1,553,294
100 solution voip 51,765 1,552,950
101 voip solution 51,765 1,552,950
102 business 50,035 1,501,048
103 dating site 49,906 1,497,182
104 nissan 49,624 1,488,733
105 bikini 48,422 1,452,667
106 college online 48,194 1,445,829
107 online college 48,194 1,445,829
108 hospital 47,876 1,436,281
109 adult 47,718 1,431,535
110 xxx 46,904 1,407,120
111 brand 46,029 1,380,879
112 page yellow 45,890 1,376,687
113 yellow pages 45,890 1,376,687
114 explorer internet 45,773 1,373,177
115 internet explorer 45,773 1,373,177
116 limewire 45,122 1,353,662
117 milf 44,176 1,325,267
118 horoscope 44,081 1,322,442
119 runescape 44,052 1,321,569
120 facebook 43,897 1,316,897
121 ass 43,878 1,316,328
122 new car 43,726 1,311,773
123 car new 43,726 1,311,773
124 jewish matchmaking 43,118 1,293,530
125 amazon 42,430 1,272,897
126 circuit city 42,424 1,272,708
127 club night 42,060 1,261,811
128 night club 42,060 1,261,811
129 camera phone 41,907 1,257,212
130 church 41,650 1,249,512
131 theater 41,650 1,249,507
132 dating 41,582 1,247,472
133 chevrolet 41,301 1,239,038
134 fast food 41,122 1,233,655
135 toyota 40,337 1,210,110
136 anti software virus 40,164 1,204,906
137 anti virus software 40,164 1,204,906
138 woman 40,149 1,204,480
139 filter spam 39,751 1,192,541
140 spam filter 39,751 1,192,541
141 classic hand pizza tossed 39,519 1,185,558
142 beauty salon 39,160 1,174,800
143 pussy 39,053 1,171,581
144 2 38,672 1,160,167
145 espn 38,553 1,156,588
146 image 38,545 1,156,355
147 discount shopping 37,822 1,134,661
148 download free music 37,560 1,126,808
149 free music downloads 37,560 1,126,808
150 bath bed beyond 37,362 1,120,862
151 bed bath and beyond 37,362 1,120,862
152 pantie 36,999 1,109,964
153 hose pantie 36,752 1,102,552
154 pantie hose 36,752 1,102,552
155 job 36,021 1,080,629
156 jobs 36,021 1,080,629
157 car rental 36,003 1,080,103
158 irs 35,799 1,073,955
159 wii 35,756 1,072,673
160 lesbian 35,545 1,066,346
161 event 35,426 1,062,768
162 all event 35,426 1,062,768
163 dodge 35,391 1,061,736
164 tattoo 35,297 1,058,919
165 health 35,117 1,053,522
166 dog 34,548 1,036,441
167 cheap ticket 34,480 1,034,411
168 ipod 34,393 1,031,801
169 car insurance quote 34,359 1,030,755
170 auto insurance quote 34,359 1,030,755
171 engine marketing search 34,197 1,025,908
172 search engine marketing 34,197 1,025,908
173 video 33,976 1,019,283
174 notebook computer 33,964 1,018,915
175 computer notebook 33,964 1,018,915
176 education 33,846 1,015,382
177 lingerie 33,697 1,010,924
178 auto part 33,400 1,001,985
179 car part 33,400 1,001,985
180 honda 33,258 997,731
181 diet 32,891 986,732
182 fergie 32,763 982,885
183 doctor 32,637 979,101
184 breast 32,613 978,385
185 friendster 32,609 978,258
186 photobucket 32,416 972,472
187 spicy food 32,410 972,311
188 food spicy 32,410 972,311
189 apartment finder 32,281 968,424
190 apply card credit 32,275 968,245
191 apply for a credit card 32,275 968,245
192 tire 32,079 962,375
193 cellular phone plan 32,035 961,060
194 cell phone plan 32,035 961,060
195 hosting web 31,755 952,660
196 web hosting 31,755 952,660
197 pogo 31,644 949,333
198 fargo well 31,536 946,086
199 stock 31,261 937,816
200 dentist 30,894 926,834
201 bebo 30,796 923,867
202 beach 30,479 914,362
203 beyonce knowles 30,122 903,670
204 lawyer 30,118 903,539
205 cartoon network 30,090 902,713
206 hoodia 30,033 901,004
207 airline ticket 29,595 887,847
208 naked 29,474 884,224
209 shoes 29,413 882,388
210 apartment search 29,165 874,947
211 sears 29,113 873,389
212 lyric 28,836 865,079
213 aol mail 28,780 863,393
214 bmw 28,726 861,772
215 adult finder friend 28,618 858,551
216 adult friend finder 28,618 858,551
217 driving direction 28,608 858,228
218 direction driving 28,608 858,228
219 facebook.com 28,388 851,642
220 web md 28,309 849,275
221 playboy 28,265 847,958
222 newspaper 28,163 844,882
223 cingular 27,977 839,308
224 book 27,658 829,732
225 airfare cheap 27,531 825,931
226 cheap airfare 27,531 825,931
227 xnxx 27,525 825,755
228 hotel motel 27,315 819,440
229 sexy woman 27,244 817,313
230 email fax 27,197 815,895
231 jc penney 27,112 813,368
232 printer 27,003 810,076
233 grocery store 26,969 809,076
234 travelocity 26,954 808,625
235 quote 26,736 802,065
236 victorias secret 26,729 801,857
237 entertainment 26,664 799,933
238 calendar 26,618 798,531
239 hentai 26,598 797,939
240 credit card 26,597 797,914
241 card credit 26,597 797,914
242 shakira 26,430 792,902
243 home 26,288 788,650
244 christina aguilera 26,283 788,502
245 jewelry 26,254 787,615
246 airline 26,112 783,364
247 salon 26,111 783,338
248 my space 25,889 776,678
249 big tit 25,642 769,252
250 massage 25,629 768,870
251 mail 25,397 761,900
252 baby name 25,049 751,463
253 holiday photo card 25,047 751,405
254 card holiday photo 25,047 751,405
255 notebook 25,004 750,129
256 television 24,990 749,714
257 justin timberlake 24,965 748,961
258 furniture store 24,905 747,159
259 shopping 24,658 739,729
260 scrabble 24,630 738,905
261 bank 24,597 737,912
262 banks 24,597 737,912
263 free game 24,596 737,893
264 clinic doctor 24,534 736,024
265 doctor clinic 24,534 736,024
266 beatles 24,478 734,349
267 gay 24,343 730,297
268 wallpaper 24,332 729,958
269 3 24,147 724,408
270 pizza restaurant 24,099 722,976
271 sports 23,731 711,939
272 carry out and take out 23,704 711,131
273 carry take 23,704 711,131
274 mp3 23,685 710,559
275 hi5 23,670 710,090
276 home sale 23,641 709,222
277 home for sale 23,641 709,222
278 high school 23,368 701,038
279 school 23,338 700,130
280 agent estate real 23,322 699,653
281 real estate agent 23,322 699,653
282 bondage 23,317 699,511
283 nfl 23,279 698,359
284 american restaurant 23,239 697,159
285 direct tv 23,222 696,658
286 directv 23,222 696,658
287 people 23,210 696,291
288 furniture 23,202 696,074
289 car used 23,142 694,272
290 used car 23,142 694,272
291 attorney 23,102 693,045
292 client overavantstandard 23,033 690,989
293 car new purchase 22,887 686,605
294 new car purchase 22,887 686,605
295 gmc 22,862 685,861
296 new york 22,834 685,011
297 art 22,810 684,300
298 super bowl 22,557 676,695
299 bowl super 22,557 676,695
300 day spa 22,451 673,539
301 digital photo printing 22,348 670,433
302 config login 22,300 669,006
303 pregnant 22,281 668,429
304 government 22,254 667,614
305 american idol 22,241 667,226
306 stocking 22,202 666,062
307 digital online photo 22,100 663,007
308 game online 21,989 659,671
309 online game 21,989 659,671
310 anti program virus 21,722 651,674
311 anti virus program 21,722 651,674
312 4 21,718 651,552
313 blue book kelly 21,672 650,160
314 kelly blue book 21,672 650,160
315 flight 21,598 647,934
316 free game online 21,596 647,890
317 free online game 21,596 647,890
318 weight loss 21,587 647,612
319 loss weight 21,587 647,612
320 lyric song 21,580 647,404
321 song lyric 21,580 647,404
322 iphone 21,567 647,012
323 access internet provider 21,493 644,776
324 internet access provider 21,493 644,776
325 wellsfargo.com 21,411 642,327
326 career 21,288 638,638
327 love 21,178 635,332
328 game yahoo 21,033 630,986
329 yahoo game 21,033 630,986
330 american airline 21,007 630,207
331 airline american 21,007 630,207
332 career change 21,004 630,129
333 camel toe 20,941 628,234
334 harry potter 20,895 626,844
335 netflix 20,890 626,697
336 golf 20,839 625,160
337 blunt james 20,819 624,566
338 money 20,714 621,419
339 airfare 20,702 621,049
340 mortgage refinancing 20,656 619,672
341 mortgage refinance 20,656 619,672
342 gift 20,654 619,614
343 post office 20,598 617,929
344 mp3 player 20,593 617,796
345 mp3 players 20,593 617,796
346 0 1 2 3 41610.primetester.saschdc03.dns.corp.microsoft.com 5 7 build2 site 20,589 617,662
347 teen 20,544 616,311
348 chinese restaurant 20,517 615,520
349 ecard 20,495 614,838
350 shemale 20,381 611,431
351 world sex 20,345 610,353
352 sex world 20,345 610,353
353 craigs list 20,281 608,430
354 camera 20,169 605,073
355 earth google 20,160 604,809
356 google earth 20,160 604,809
357 free sex 20,143 604,291
358 tax turbo 20,089 602,665
359 turbo tax 20,089 602,665
360 savings account 20,057 601,705
361 chicago 20,056 601,680
362 chat rooms 20,010 600,304
363 chat room 20,010 600,304
364 internet utility 20,006 600,177
365 electronics 19,960 598,807
366 weather channel 19,889 596,674
367 florist 19,813 594,393
368 jessica simpson 19,786 593,568
369 penis 19,775 593,237
370 recipe 19,671 590,124
371 doctype html public 19,659 589,755
372 door girl next 19,582 587,454
373 girl next door 19,582 587,454
374 auto 19,439 583,182
375 nelly furtado 19,424 582,734
376 free ringtone 19,344 580,312
377 big boob 19,337 580,106
378 insurance 19,336 580,074
379 r toy us 19,307 579,205
380 toy r us 19,307 579,205
381 car donation 19,227 576,795
382 kid 19,207 576,199
383 motorcycle 19,206 576,181
384 cat 19,181 575,429
385 horse 19,152 574,563
386 weight watcher 19,105 573,151
387 watcher weight 19,105 573,151
388 null 19,085 572,546
389 antique 19,032 570,950
390 baby r us 19,024 570,716
391 health club 19,015 570,449
392 club health 19,015 570,449
393 club penguin 19,014 570,412
394 penguin club 19,014 570,412
395 department store 19,013 570,385
396 tv 18,889 566,675
397 satellite tv 18,823 564,693
398 chicken 18,783 563,500
399 las vegas 18,781 563,431
400 account best savings 18,713 561,375
401 best savings account 18,713 561,375
402 jeep 18,605 558,136
403 crime scene cleanup 18,548 556,428
404 block h r 18,531 555,938
405 h r block 18,531 555,938
406 webkinz 18,438 553,136
407 physician 18,376 551,285
408 girl gone wild 18,366 550,970
409 background myspace 18,339 550,159
410 myspace background 18,339 550,159
411 verizon wireless 18,280 548,388
412 food network 18,242 547,267
413 pet 18,234 547,031
414 ebay motor 18,221 546,624
415 dress prom 18,154 544,609
416 prom dress 18,154 544,609
417 music video 18,153 544,584
418 auto loan 18,142 544,251
419 car loan 18,142 544,251
420 miniclip 18,130 543,898
421 anal 18,121 543,637
422 wedding 18,002 540,068
423 man 17,886 536,569
424 builder home 17,807 534,223
425 home builder 17,807 534,223
426 casino 17,783 533,488
427 tool 17,712 531,363
428 jet blue 17,690 530,691
429 office depot 17,673 530,194
430 cat doll pussy 17,528 525,837
431 pussy cat doll 17,528 525,837
432 clinic 17,526 525,775
433 clothing 17,405 522,153
434 butt 17,404 522,123
435 japanese restaurant 17,311 519,318
436 model 17,286 518,584
437 mexican restaurant 17,232 516,954
438 bowling 17,226 516,767
439 cancer mesothelioma 17,207 516,217
440 mesothelioma cancer 17,207 516,217
441 swinger 17,147 514,419
442 swingers 17,147 514,419
443 10 17,145 514,338
444 care child 17,142 514,247
445 child care 17,142 514,247
446 baby 17,135 514,039
447 game video 17,103 513,089
448 video game 17,103 513,089
449 club sams 17,042 511,263
450 sams club 17,042 511,263
451 chris brown 16,929 507,876
452 puppy 16,926 507,772
453 form tax 16,884 506,532
454 tax form 16,884 506,532
455 king luther martin 16,785 503,538
456 martin luther king jr 16,785 503,538
457 good sporting 16,663 499,875
458 sporting goods 16,663 499,875
459 89 16,647 499,421
460 power ball 16,641 499,237
461 bakery 16,517 495,519
462 capital one 16,517 495,514
463 single 16,495 494,842
464 naruto 16,437 493,096
465 auto trader 16,431 492,932
466 cruise 16,391 491,736
467 party 16,319 489,576
468 domain name 16,246 487,374
469 japan 16,200 485,985
470 barnes noble 16,176 485,284
471 barbie 16,129 483,884
472 nintendo wii 16,084 482,520
473 leg 16,077 482,299
474 hair style 16,018 480,548
475 texas 15,998 479,950
476 buffet chinese restaurant 15,979 479,355
477 chinese buffet restaurant 15,979 479,355
478 discount hotel 15,960 478,793
479 investment 15,952 478,572
480 yoga 15,948 478,438
481 messenger yahoo 15,929 477,862
482 yahoo messenger 15,929 477,862
483 html 15,914 477,425
484 china 15,891 476,724
485 hand job 15,870 476,086
486 pamela anderson 15,866 475,971
487 pregnancy 15,822 474,674
488 hun page yellow 15,762 472,874
489 hun yellow 15,762 472,874
490 vagina 15,726 471,786
491 pda 15,705 471,162
492 software 15,646 469,371
493 equity home loan 15,600 467,985
494 home equity loan 15,600 467,985
495 bar pub 15,593 467,783
496 seafood 15,564 466,922
497 bbw 15,534 466,025
498 pharmacy 15,496 464,882
499 black planet 15,485 464,550
500 ikea 15,415 462,452
Son Yazılarım
- <%RecentEntry%>
Web Stats

Kategori: 
21/11/2009