Dikkat Chat Kutusu Siteden Kaldırılmıştır. Sohbet etmek için burayı tıklayın
camween.com

Sayfada Arama yap

Eylül 2009 arşivi, Eylül ayında sitede yayınlanan yazıların listesi

8/11/2009 · Kategori: Diger

30/9/2009: Bilgisayar komutları, bilgisyar işletim sistemleri, bilgisayar kültürü, bilgisayar programcılığı, bilgisayar tuşlarının görevi, office kullanımı, windows uygulamaları, multimedya ve sistem araçları, explorer kullanımı, klasör açma soruları
29/9/2009: Bilgisayar ile ilgili bilmeniz gereken konularda hazırlanmış test soruları ve cevaplarıö bilgisayarın temelleri konusunda bilgi sahibi olacagınız guzel bir dokuman soru ve cevaplar 2. kısım
29/9/2009: Bilgisayar programcılığı ile ilgili sorular ve cevapları, bilgisayarda programlama ve diğer teknik konularla ilgili temel bilinmesi gereken soruların cevapları, bilgisayar bilginizi geliştirmek için en güzel sorular ve cevapları 1. kısım
28/9/2009: KARAHANLILAR hakkkında bilgi, Anadoludaki türk devletleri tarihi karahanlılar devleti konu anlatımı, Karahanlılarda Yönetim Terimleri , Karahanlı Hakanları listesi, Türk Tarihine Katkıları nelerdir, Kültür ve Uygarlık, Ordu Yapısı
28/9/2009: Gazneliler konu anlatımı, gazneli devletinin kurucusu kimdir, gaznelilerin siyasi tarihi, Alp Tigin Dönemi, Sebük Tigin Dönemi, Gazneli Mahmut Dönemi hakkında bilgi, Gazne Sultanları kimlerdir, Gazneli Kültürü hakkında bilgi
28/9/2009: Anadoluda kurulan ilk Türk devletleri tarih konu anlatımı Ahlatsahlar devleti, Alaşahlar devleti ile ilgili bilgiler, alaşahlar devleti nerede kuruldu, hükümdarları kimlerdi, kurucusu kimdi, ILIM, KÜLTÜR VE MEDENIYET hayatı nasıldı
28/9/2009: Saltuklular devleti hakkında bilgi, tarih konu anlatımı Anadoluda kurulan ilk türk devletleri, Saltuklular ne zaman ve nerede kuruldu, Ebu'l-Kasim Saltuk, Ali b. Ebu'l-Kasim, Ziyaeddin Gazi, Izzeddin Saltuk, Nâsireddin Muhammed, Mama Hatun, Alaed
28/9/2009: Kurtuluş savaşı tarihi konu anlatımı, Milli Mücadele Yıllarındaki Savaşlar, KUVAY-İ MİLLİYE, DÜZENLİ ORDUNUN KURULMASI, DOĞU CEPHESİ, TRAKYA CEPHESİ, GÜNEY CEPHESİ, URFA CEPHESİ, ANTEP CEPHESİ, MARAŞ CEPHESİ, ÇUKUROVA CEPHESİ, I.İNÖNÜ SAVAŞI
28/9/2009: Atatürk'ün Katıldığı Savaşlar hakkında bilgi, Atatürk hangi savaşlara katılmıştır, TARBLUSGARP SAVAŞI, BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞI, MONDROS MÜTAREKESİ, PARİS BARIŞ KONFERANSI, SAN REMO KONFERANSI, SEVR ANTLAŞMASI, BİRİNCİ DÜNYA SAVAŞINDA ÇANAKKALE
26/9/2009: Msn de kullanabileceğiniz veya mesaj olarak yazabileceğiniz özlem mesajları
26/9/2009: Radyoterapinin yan etkileri nelerdir, Radyoterapi ne için yapılır, dikkat edilmesi gerekenler nelerdir, kanda görülen yan etkileri nelerdir, radyoterapinin bölgesel yan etkileri nelerdir
26/9/2009: Bilgisayar güvenliği için bilmeniz gerekenler nelerdir, bilgisayarınıza girilmemesi için nasıl önlemler almanız gerekiyor, internet kullanımında hacklenmemek için dikkat etmeniz gereken noktalar nelerdir
26/9/2009: Hıçkırık nedir, Hıçkırık nasıl oluşur?, hıçkırığın çaresi nedir, tedavisi nasıl yapılır
26/9/2009: İslam dini ile ilgili temel sorular ve cevapları, Abdest Nedir? , Ahiret Ne Demektir? , Ahlak nedir?, Allah'ın Rızası Ne Demektir?, Ayet Nedir?, Din Nedir?, Dua Nedir?, Ebedî ve Ezelî Ne Demektir?, Farz Nedir?, Günah Nedir?, hadis, haram ndr
26/9/2009: Vücudumuzda 24 saatte olan değişiklikler, saat saat vücudumuz nasıl değişir, hangi saatlerde vücutta hangi hormonlar etkili olur
26/9/2009: Galatasaray müzesi tarihi hakkında bilgi, galatasaray müzesi nerededir ve ziyaret saatleri ne zamandır
26/9/2009: Kemoterapinin yan etkileri nelerdir, Kemoterapi günlük hayatımızı nasıl etkiler
26/9/2009: İskenderiye şehri tarihi, İskenderiye Feneri ve eski mısır tarihi hakkında bilgi
26/9/2009: Tarih dersi ilkçağ konu anlatımı, İLK DEMİR ÇAĞI VE GEÇ HİTİT dönemi, Hititler, frigler, Urartu uygarlığı ile ilgili konu anlatımları
26/9/2009: İttihat ve Terakki Cemiyeti hakkında bilgi, tarih konu anlatımı, İttihat ve Terakki'nin İleri Gelenleri kimlerdir
26/9/2009: Vize nasıl alınır, Vizeyi Rahatlıkla Alabilecek Olanlar kimlerdir, Vizeyi Belirli Koşulları Yerine Getirerek Alabilecekler kimlerdir, Vizeyi Kesinlikle Alamayacak Durumda Olanlar, vize için gerekli evraklar nelerdir, Vize Müracaatında tavsiyeler
26/9/2009: Osmanlı imparatorluğunda astronomi tarih konu anlatımı, Osmanlıda astronomi ile uğraşan ünlü alimler hakkında bilgi, Osmanlı astronomi tarihi,Ahmed-i Daî, Hasan b Ali el-Komanatî, Kadı-zade el-Rûmî, Ali Kuşçu hakkında bilgiler
26/9/2009: 9. sınıf matematik konu anlatımı modüler aritmetik konusu ders özeti, lise 1 matematik konu anlatımı
25/9/2009: 10. sınıf edebiyat kitabı cevapları, lise 2 edebiyat cevapları, lise 2 türk dili ve edebiyatı kitabı etkinlikler ve soruların cevapları 10. sayfadan 77. sayfaya kadar tüm cevaplar edebiyat ödevi cevapları
24/9/2009: Almancada Harflerin Okunuşu, Almanca Alfabesi,(das deutsche alphabet), almanca harfler nasıl okunur, almancada harflerin okunma şekilleri nasıldır, almanca harf okunuşu
24/9/2009: 9. sınıf edebiyat kitabı cevapları, lise 1 edebiyat cevapları, sayfa 80-81-82-83-84-85-86-87 CEVAPLAR, 97.,98.,99. 103.,104.,105. sayfadaki metinler, sayfa 113-115-116-117-118-119-120-121-122-123 CEVAPLAR, edebiyat etkinliklerinin cevapları
22/9/2009: Milli Eğitim’in yaptığı başvuruyu değerlendiren Maliye, okul öncesi eğitim için ‘10 bin sözleşmeli öğretmenlik kadrosu’ verdi.
22/9/2009: Müzik Dersinde Öğrenci Başarısı Nasıl Değerlendirilir? Performansı Belirlemeye Yönelik Çalısmalar (PBYÇ), Performans Görevleri, Öğrenci Ürün Dosyası, Saglık Durumu Engeli
21/9/2009: 9. sınıf matematik konuları, 9.sınıf matematık müfredatı özeti, lise 1 matematik müfredat programı, 9.sınıfta işlenen matematik dersi konuları
20/9/2009: Yeni 3G UYUMLU TELEFON LG ARENA satışa sunuldu Mobil iletişimde dünya çapında bir teknoloji ve tasarım lideri olan LG Electronics, yeni, tam donanımlı multimedya telefonu LG ARENA (LG-KM900)’yı Türkiye’de satışa sundu.
20/9/2009: HÜCRE, FOTOSENTEZ, CANLILAR VE VÜCUDUMUZ KONUSU İLE İLGİLİ TEST SORULARI (2) (FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI, SORU BANKASI)
20/9/2009: HÜCRE FOTOSENTEZ CANLILAR VÜCUDUMUZ KONUSU İLE İLGİLİ TEST SORULARI,FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI,Biyoloji Test soruları,kimya test soruları,fizik test soruları
20/9/2009: HÜCRE CANLILAR CİSİM İLE İLGİLİ TEST SORULARI,FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI,Biyoloji Test soruları,kimya test soruları,fizik test soruları
20/9/2009: HÜCRE, BİLEŞİKLER, VİTAMİN VE MİNERALLER İLE İLGİLİ TEST SORULARI,FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI,Biyoloji Test soruları,kimya test soruları,fizik test soruları
20/9/2009: BİTKİLER VE ÜREME İLE İLGİLİ TEST SORULARI,FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI VE CEVAPLARI ,FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ SORU BANKASI
20/9/2009: BASINÇ KONUSU İLE İLGİLİ TEST SORULARI,FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI,FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ SORU BANKASI
20/9/2009: ÖSS KPSS SBS OKS COĞRAFYA TEST SORULARI,YERÜSTÜ VE YERALTI SULARININ ÖZELLİKLERİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI
20/9/2009: YERLEŞME COĞRAFYASI, GÖÇLER İLE İLGİLİ TEST SORULARI (COĞRAFYA TEST SORULARI)
20/9/2009: ÜLKELER COĞRAFYASI İLE İLGİLİ TEST SORULARI (1) (COĞRAFYA TEST SORULARI ve cevap anahtarı lise cografya kpss
20/9/2009: ÖSS KPSS SBS OKS COĞRAFYA TEST SORULARI,TÜRKİYE’NİN BÖLGELERİ İLE İLGİLİ TEST SORULARI
20/9/2009: TÜRKİYE’DE TARIM İLE İLGİLİ TEST SORULARI (2) (COĞRAFYA TEST SORULARI)
20/9/2009: 19/09/2009 Sayısal Loto Çekiliş Sonuçları
20/9/2009: Turkcell, saniyede 21 MB’lik veri hızını destekleyen 3G modemi Turkcell VINN’ın satışa sunulduğunu duyurdu.
19/9/2009: Hosting barındırma hizmeti nedir ? Hosting Türleri Nelerdir? Co-Location Hosting Nedir? Reseller Hosting Nedir? Dedicated Hosting Nedir? Dedicated Hosting Nedir?
19/9/2009: Facebookla ilgili sorulan sorular ve cevapları, facebook ile ilgili merak ettiğiniz soruların cevapları, fecebookta karşınıza çıkan problemlerle ilgili sorular ve çözüm yolları,FaceBook’a girişi nereden yapıyoruz ?, Üyelik Nasıl iptal edilir ?
19/9/2009: Facebook‘a nasıl üye olunur, nasıl fotoğraf upload edilir, nasıl arkadaş eklenir, nasıl uygulama eklenir? Facebooka Nasıl üye olunur ve kimler üye olabilir, facebook sayfamı nasıl kapatabilirim
19/9/2009: Facebook kullanim klavuzu, facebook kullanırken dikkat etmeniz gereken noktalar nelerdir, Facebook ta Gizlilik ile ilgili bilinmesi gerekenler, Facebook'da geçirdiğiniz zamanı kimse bilmesin, Bir profesyonel, bir de kişisel profiliniz olsun
19/9/2009: Facebook ta isyan var Daha önce Hotmail’in başına gelen şimdi Facebook’un başına geldi; kullanıcılar isyan etti.
18/9/2009: 12. sınıf matematik müfredatı, lise 4 matematik dersi konuları listesi, yeni müfredata göre 12. sınıf matematik dersinde işlenen konuların listesi
18/9/2009: Günlük plan nasıl hazırlanır, Plân yapmanın gerekliliği, Plânlı çalışmanın yararları nelerdir, Plân yapmanın ilkeleri nedir, Ünitelendirilmiş yıllık plân nasıl yapılır, günlük plan esasları ve uyulması gereken kurallar nelerdir, Ders plânı
18/9/2009: Okul Öncesi Eğitim Kurumları İçin Günlük Plan Örnekleri, Anaokul öğretmenleri için günlük planlar, Anaokul öğretmenlerinin yapabileceği etkinlik örnekleri, etkinlik ölçme ve değerlendirme, Kazanılması Beklenen Davranışların değerlendirilmesi
18/9/2009: 8., 9., 10., 11. sınıf coğrafya müfredatı, tüm lise coğrafya konuları nelerdir, lise 1,2,3. sınıf coğrafya konuları listesi, lise coğrafya konuları hangileridir, coğrafya konularının listesi
18/9/2009: 8. SINIF TARİH MÜFREDATI, 9. SINIF TARİH MÜFREDATI, 10. SINIF TARİH MÜFREDATI, 10. SINIF TARİH MÜFREDATI lise tarih dersi konuları nelerdir, tarih dersi konuları listesi
18/9/2009: Çocuklar okula nasıl hazırlanmalı? Uyum sürecinde dikkat edilmesi gerekenler nelerdir, Ders çalışmak için en uygun vakit ne zamandır? Nasıl ders çalışılmalı? Çalışma ortamı nasıl olmalı? Rahatlatıcı pratik tavsiyeler
18/9/2009: 2009-2010 Açıköğretim Kayıtları Ne Zaman yapılacak, açıköğretim fakültesi kayıtları hangi internet adresinden takip edilecek
18/9/2009: Yeni atanan öğretmene askerden dönen öğretmenlere yeni eğitim ve öğrenim yılında eğitime hazırlık ödeneği verilecek
18/9/2009: Zümre ve Planlar Nasıl Hazırlanmalı? Yeni öğretim yılı için hazırlanacak zümre ve planlar için Zümre Öğretmenler Kurullarının Toplanması
17/9/2009: AIM, Yahoo, MSN ve Google Talk’u bir arada kullanabileceğiniz bir İnternet adresi, online olarak aim, yahoo, msn ve google talk programlarını bilgisayarınıza program indirmeden internet sayfası üzerinden kullanabilirsiniz
17/9/2009: Download Yahoo! Messenger 9 Beta, Download Yahoo! Messenger 8, yahoo messengeri bilgisayarınıza yükleyin
17/9/2009: İşte çalınan MSN hesabınızı geri almanın yolu ve Microsoft’tan hayatî öneriler, Şifresi çalınan ve değiştirilen msn adresinizi nasıl geri alabilirsiniz
17/9/2009: Windows Live Messenger 9.0 indir, msn en son sürüm indir, download msn 9.0 türkçe yamasıyla birlikte, live messengerde Birçok yerden oturum açma ve mesajlaşma özelliği, Spam Raporlama (Spam Reports) özelliği, msn de Hareketli Görüntü Resimleri
17/9/2009: Download Windows Live Messenger 8.5 Türkçe, Windows Live Messenger türkçe 8.5 indir
17/9/2009: Eski adıyla MSN yeni adıyla Windows Live Messenger 10. yaşını kutluyor. Dünyada kaç milyon msn kullanıcısı var, messenger kullanıcılarının yaş ortalaması kaç ve daha birçok ilgin msn istatisliği
17/9/2009: Çoklu MSN (MultiMSN for Windows Live Messenger) 8.1.0178.00 Download İndir, Windows Live Messenger 8 ve üstü sürümü için tek bilgisayarda çoklu oturum açma programı indir
17/9/2009: Windows Live Messenger araştırması, Msn kullananların profili nedir, Türkiye'de kaç kişi msn kullanıyor, messenger kullanımında türkiye dünyada kaçıncı sırada, Msn kullanıcıları msn yi neden tercih ediyor, Msn de ne kadar zaman geçiriliyor
8/9/2009: Kurtulus savasında cepheler ve anlasmalar, DÜZENLİ ORDUNUN KURULMASI, DOĞU CEPHESİ, GÜNEY CEPHESİ, BATI CEPHESİ, Londra Konferansı, Moskova Antlaşması, II. İnönü Savaşı, Kütahya - Eskişehir Savaşları, Sakarya Meydan Savaşı, büyük taarruz, Mudanya
8/9/2009: İlk turk devletleri hangıleridir, Asya Hun İmparatorluğu, Kavimler Göçü, Kavimler Göçü’nün Sonuçları nelerdir, Göktürk Devleti (552 - 630), Uygur Devleti (745 - 840) konu anlatımları, lise tarih ödevi
8/9/2009: TÜRKLERİN ORTA ASYA'DAN ÇIKIŞI VE GÖÇLER lise tarih ders özeti, GÖÇLERİN SEBEPLERİ nelerdir, TÜRKLERİN YAYILDIKLARI BÖLGELER NERELERDİR, TÜRK BOYLARININ YAŞADIKLARI YERLER NERELERDİR
8/9/2009: Tanzimat Fermanı (Gülhane Hatt-ı Hümayunu) tarih lise konu anlatımı ders özeti, Tanzimat Fermanı nedir, ne zaman imzalanmıştır, konusu nedir, getirdiği yenilikler nelerdir, Islahat Fermanı konu anlatımı
8/9/2009: COĞRAFİ KEŞİFLER ve SONUÇLARI konu anlatımı, lise coğrafya konusu coğrafi keşiflerin önemi konu özetleri
8/9/2009: Coğrafya lise konu anlatımı ipek yolu konusu ders özeti, ipek yolu nedir, ipek yolu neresidir, ipek yolunun tarihsel önemi nedir
7/9/2009: Türkiyenin İklim Özellikleri konu anlatımı, KARADENİZ İKLİMİ özellikleri nelerdir, akdeniz iklimi özellikleri, karasal iklim, basınç, sağanak yağış nedir, kar dolu yağmur ne demektir, Türkiye’de Yağışın Dağılışı nasıldır
7/9/2009: HZ. MUHAMMED'İN HAYATI, Peygamberimizin hayat öyküsü, kısa olarak hazreti muhammed'in hayatı, peygamberimizin girdiği savaşlar ve hayay hikayesi
7/9/2009: A DAN Z YE BÜTÜN ÜNLÜ BİLİM ADAMLARI VE DALLARI, ünlü müslümsn ve türk alimler, yaşadıkları tarihler ve kısaca uğraş verdikleri bilim dalları listesi
7/9/2009: Kahve falı sözlüğü, Kahve falında gördüğünüz hangi nesne ne anlama gelir, kahve falında görülen şekillerin anlamları nelerdir, kahve ffalı bakarken gördükleriniz ne anlama gelir, kahve falında gördüğünüz şeyler ne demektir
7/9/2009: Tarot falı, sorulara cevap verin tarot falınıza göre kişilik özelliklerinizi öğrenin
7/9/2009: Renklerin Psikolojik Anlamı nedir, hangi renk neyi simgeler, renklerin insanların psikolojisine etkisi nedir, hangi renk neyi sembolize eder, renklerin ruh halimize etkileri nelerdir, mavi, yeşil, sarı, beyaz, siyah, sarı, kırmızı renklerin anlamları
7/9/2009: Kağıt Falı Nasıl Bakılır, iskambil kağıtlarıyla fal bakma yöntemi öğrenin, oyun kağıdı ile fal bakma yöntemi, Faldaki Kartların Anlamlarının Ne Olduğunu Öğrenelim, iskambil kağıtları falda ne anlama gelir
7/9/2009: GÖZ RENKLERİNE GÖRE KİŞİLİK ANALİZİ, hangi göz rengine sahip insanın kişilik özellikleri nelerdir, göz rengine göre kişilerin karakterleri nasıldır, göz renklerine göre kişilerin duygusal özellikleri nelerdir
7/9/2009: Burçların olumlu ve olumsuz yönleri, burçların iyi ve kötü huyları nelerdir, hangi burcun hangi yönü iyi, hangi yönü kötü, burçların karekteristik özellikleri nelerdir, koç, boğa, ikizler, yengeç, aslan, başak, terazi, akrep, yay, oğlak, kova, balık,
7/9/2009: 15 soruda burcunuz ve siz, burcunuza uygun musunuz, burcunuz sizin karekterinizi yansıtıyor mu, burç testini çözün ve burcunuzla ne kadar uyumlu olduğunuzu görün, kova, aslan, yengeç, ikizler, koç, terazi, balık, oğlak, yay, başak ve tüm burçlar
7/9/2009: Burçlar ve özellikleri, koç, boğa, ikizler, yengeç, aslan burcu, başak burcu, terazi, akrep, yay, oğlak, balık, tüm burçların temel kişilik özellikleri nelerdir, en önemli meziyetleri, en zayıf noktaları, yetenekleri, sevdiği renk ve sporlar
6/9/2009: FORD OTOMOTİV SATIŞ KAMPANYASI, 500 TL TAKSİTLE SIFIR OTOMOTİV SATIN ALMA ŞANSI, KAMPANYA ŞARTLARI VE ÖDEME ŞEKİLLERİ NELER
6/9/2009: KPSS HAZIRLIK İNGİLİZCE SORULARI VE AÇIKLAMALI CEVAPLARI, KPSS İNGİLİZCE SORULARININ DETAYLI AÇIKLAMALI CEVAPLARI TEST ŞEKLİNDE
6/9/2009: kpss genel kültür soruları test şeklinde
6/9/2009: Kamu personel seçme sınavı hukuk soruları kpss hukuk soruları test şeklinde
6/9/2009: İKTİSAT KPSS SORULARI, KPSS İKTİSAT DERS SORULARI TEST ŞEKLİNDE
6/9/2009: Need for Speed: Shift. Yeni Need for Speed oyunu geliyor
6/9/2009: Anaokulu öğretmenleri atamaları, 17 bin öğretmen ‘usta öğretici’ adıyla atanacak
6/9/2009: Fırtına Vadisi ve Kaçkar Dağları Milli Parkı'nın Sorunları ve Ekoturizm
6/9/2009: SERBEST MUHASEBECİ NASIL OLUNUR, Serbest muhasebeci mali müşavir olabilmek için gereken şartlar nelerdir, Serbest muhasebeci olabilmek için gereken şartlar nelerdir
6/9/2009: Staj defteri örnegi, muhasebe staj defteri doldurulmus ornek Meslek Yüksek Okulu 30 Günlük Staj Dosyası Örneği
6/9/2009: Lise felsefe konu anlatımı Bilim Felsefesi konusu BİLİM NEDİR?, Bilim Tarihi Nedir?, Bilimsel Gelişmenin Niteliği, Bilimin Anlamı Bilimi Niteleyen Özellikler,
6/9/2009: Sİyaset Felsefesİ nedir, siyaset felsefesini alanı, siyasset felsefesinin konuları nelerdir
6/9/2009: Deizm nedir ? Deizm neye dayanır? Deizm ateizmin bir çeşiti midir? Deizm ateizmin bir çeşiti midir? Deizm bir mezhep midir? Deizmin dünyadaki fenalıklara karşı cevabı nedir?
6/9/2009: Felsefe:AMAÇLAR ve HEDEFLER ÜZERİNDE AKIL YÜRÜTME konu anlatımı, Amaç ve İdeal konusu
6/9/2009: Fobi nedir, fobilerin tanımı nedir, Fobilerin tedavisi nasıl yapılır
6/9/2009: Agorafobi nedir, Agorafobi hakkında bilgi, Sosyal fobi nedir, Sosyal fobiler nelerdir
6/9/2009: Psikanaliz nedir, Psikanalizin ana metodu, serbest çağrışım metodu nedir
6/9/2009: Analitik felsefe akımı nedir, Analitik felsefe ile ilgili bilgiler, Analitik felsefe akımı nedir
6/9/2009: ATATÜRK VE SOSYAL BİLİMLER, ATATÜRK'ÜN TÜRK DİLİ İLE İLGİLİ ÇALIŞMALARI, MİLLİ KÜLTÜR, MİLLİ TARİH, GÜZEL SANATLAR VE EKONOMİ İLE İLGİLİ OLARAK ATATÜRK'ÜN YAPTIĞI ÇALIŞMALAR VE BU KONULAR HAKKINDAKİ SÖZLERİ
6/9/2009: Ünlü filozofların sözleri, filozoflar ve yazarlardan güzel sözler, DESCARTES, BERNARD SHAW, ALBERT EINSTEIN, KONFİÇYUS, KARL MARX, Aristoteles, William SHAKESPEARE den güzel sözler
6/9/2009: Lise 1 sağlık bilgisi konu anlatımları ve ders özetleri, 2. ünite konuları SAĞLIKLA İLGİLİ UYULMASI GEREKEN KURALLAR, SAĞLIKLI GİYİNME , SPOR VE BEDEN EĞİTİMİ, AĞIZ VE DİŞ SAĞLIĞI KONUSU, KİŞİSEL TEMİZLİĞİN TANIMI VE ÖNEMİ, HAZIRLIK ÇALIŞMALARI
6/9/2009: 9. sınıf sağlık bilgisi konu anlatımları ve ders özetleri, 1. ünite HASTA HAKLARINA İLİŞKİN AVRUPA STATÜSÜ (ANA SÖZLEŞMESİ), DEĞERLENDİRME SORULARI, SAĞLIK HİZMETLERİ VE YARARLANMA YOLLARI, koruyucu sağlık hizmetleri, SAĞLIĞA ETKİ EDEN ETMENLER
6/9/2009: Çağdaş Eğitim Vakfı (ÇEV) Bursu başvurusu için hangi evraklar gerekiyor?
5/9/2009: Munzur fotoğrafları, tunceli (Dersim) resimleri, Munzur vadisi ve munzur gözelerinden en güzel görüntüler, Munzur milli parkı fotoğrafları, Muhteşem munzur vadisinden en güzel manzarlar, Tunceli ve ovacık fotoğrafları, munzur nehrinin doğuş yeri
3/9/2009: Sınıf Öğretmenleri için 5. sınıf Türkçe dersi çalışma soruları ve cevapları, ilköğretim 5. sınıf anlam bilgisi dersi test soruları ve cevap anahtarı

2009 Ekim Ayı sitede yayınlanan tüm yazılar, ekim 2009 arşivi

8/11/2009 · Kategori: Diger

31/10/2009: Domuz gribinin belirtileri nelerdir, domuz gribi nasıl bulaşır, domuz gribinin 4 temel belirtisi nedir, Domuz gribi nasıl tedavi edilir, domuz gribi tedavisinde hangi ilaçlar kullanılıyor
31/10/2009: Domuz gribine yakalanan kişi ne yapmalı, nasıl tedavi olmalı, hastaneye ne zaman gitmeli, domuz gribinin belirtileri nelerdir, hangi belirtiler görüldüğünde hastaneye gitmeliyiz
31/10/2009: Domuz gribinden nasıl korunabiliriz ?, Domuz gribine karşı ne gibi önlemler alabiliriz, h1n1 den korunmak için hangi vitaminleri almalıyız, Vitaminler domuz gribinden korur mu?, Domuz gribi nasıl bulaşır, ellerimizi günde kaç kez yıkamalıyız
31/10/2009: Bağışıklık Sistemi nedir, bağışıklık sistemi ile beslenme arasındaki ilişki, bağışıklık sistemi nasıl çalışır, beslenmemizde dikkat etmemiz gereken noktalar, vitaminler ve çeşitleri, hastalıklara ve virüslere karşı korunmak için beslenmenin önemi
31/10/2009: 9. sınıf tarih soruları ve açıklamalı cevapları Fenikeliler Hakkında Bilgi Kısaca Bilgi veriniz, Anadolu Uygarlığı Denince Hangi Devletlerden Bahsedebiliriz, Kadeş Savaşı ve Antlaşmasını Kısaca Anlatınız, Urartuların Başkenti Neresidir
31/10/2009: Spor ve futbol dünyasından son haberler, Rusya'da tüm gözler Gökdeniz'de, Üstünel: Arda'ya kimse el kaldıramaz... , Fenerbahçe Alex'siz çalıştı, Efes Pilsen Partizan engelini aştı, Galatasaraylı Keita'nın cezası düşebilir, Rijkaard, El
31/10/2009: Teknoloji haberleri en güncel teknoloji haberleri Google, navigasyon sektörünü sarstı!, Firefox 3.5.4 yayında!, Google'ın derdi anlaşılmamak, Facebook Vefat Eden Üyelerini de Düşündü, Google'dan "sosyal arama" devrimi, “HD” derinden ya
31/10/2009: Altin portakal ödülleri listesi, yıllara göre antalya film festivalinde ödül alanlar listesi, En İyi Film listesi, En İyi Yönetmen listesi, En İyi Kadın Oyuncu listesi, En İyi Erkek Oyuncu listesi festivalde tüm ödüllerin listesi
28/10/2009: Actual sports news, Ingiltereden ingilizce güncel spor ve futbol haberleri Hull deny Brown sacking, Evans - Owen's still got it, Portsmouth hit by transfer ban over unpaid debts, Player on sister assault charge, Mike Ashley's great Newcastle Unit
28/10/2009: Tüm gazetelerden Güncel ekonomi ve iş haberleri 28 ekim 2009 Kamu-Sen'in Key Tepkisi (0), Düşük faiz dış kaynağa bağlı (28.10.2009), Akbank'ın 9 aylık kârı 2 milyar TL'yi geçti, Kuyumcukent evlenenlerin merkezi olacak, Yeşil İnşaat 2'nci T
28/10/2009: Magazin ve eğlence haberleri, güncel haberler, Mynet HaberAcun'un Bruce Willis kurnazlığı!, Michael Jackson Türkiye'yi çok sevmiş, DTP'den Turgut'a seks cevabı, Kurtlar Vadisi Pusu Cevat yaşayacak mı?, 'Hepsi Gerçekten Sevişiyor' v
28/10/2009: Güncel teknoloji ve bilim haberleri, 28 ekim 2009 Artık güncel teknoloji haberlerini sitemizden hergün takip edebilirsiniz, Yahoo! GeoCities'i nihayet kapattı, NASA Ay'e roket gönderdi, Sapphire HD 5750 Vapor-X Objektiflere Yakalandı ve daha fazla
28/10/2009: Güncel spor ve futbol haberleri, Galatasaray, Bucaspor, Porsmouth'a transfer yasağı, Trabzon'da Gökhan Ünal şoku, Ziraat Türkiye Kupası, Di Stefano Real'i uyardı, Santos yok, Elano var!, Derbi raporları Federasyon'da; gereken yapılacak
28/10/2009: İngilizce haberler, ingilizce güncel haberler, ingilizce haber sitelerinden günlük haberler 28 ekim 2009 gününün habrerleri, News from UK, All actual news from newspapers daily news 28 October 2009, google news sitesinden hazırlanmıştır
28/10/2009: Dünyadan haberler, dünyadaki son gelişmeler ve önemli haberler 28 Ekim çarşamba gününün önemli haberleri, google news ten alınmıştır
28/10/2009: Günlük Haberler 28 ekim 2009 Çarşamba Google Newsten alınmıştır, 28 ekim 2009 gününün haber gündemi, haberlerden başlıkları, haber sitelerinden seçmeler, önemli politika ve Türkiye haberleri
28/10/2009: Etimek Tatlısı Nasıl Yapılır, Etimek Tatlısının Tarifi, Etimek Tatlısının yapımında kullanılan malzemelerin listesi, etimek tatlısının hazırlanışı
28/10/2009: Dil Peynirli Künefe Tatlısı tarifi, dil peynirli künefe tatlısı nasıl yapılır, künefe yapımında hangi malzemeler kullanılır, künefe tatlısının hazırlanışı nasıldır
28/10/2009: Cevizli Kadayıf Dolması Tatlısının Tarifi Yapımı, cevizli kadayıf tatlısı yapımında kullanılan malzemeler nelerdir, cevizli kadayıf dolmasının hazırlanışı, tatlı tarifleri ve yapımı
28/10/2009: PASTACI KREMASI TARİFİ, En çok kullanılan krema TARİFİ, TATLI TARİFLERİ
28/10/2009: Truva Efsanesi, Savaş ve Tahta At, truva şehri nerededir, Truva Adı nereden gelir, Truva Şehrinin Kısa Tarihçesi,
28/10/2009: Barbaros Hayrettin Paşa hayatı,kimdir, ne zaman doğdu, nerede doğdu, asıl adı nedir, katıldığı deniz savaşları hangileridir, ne zaman öldü
28/10/2009: Manicilik nedir (Manihæism, Manihaism) manicilik ne zaman kurulmuştur, kurucusu kimdir, mani dininin temel felsefesi ve inanç sistemi nedir, Mani'nin Yaşamı, Mani öğretisi, felsefesi, Örgüt ve Ritüel
28/10/2009: Paskalya bayramının anlamı nedir, neden kutlanır, paskalya bayramı kutlama tarihi ne zamandır, paskalya nasıl kutlanır
28/10/2009: Eşitlikçi ve özgürlükçü bir dinsel ve toplumsal akımın temsilcileri Paflikyanlar, paflikyan inancı nedir, nerede ortaya çıkmıştır
28/10/2009: Gılgamış Destanı, tarhiçesi, gılgamış destanı hikayesi, gılgamış destanının konusu nedir, hikaye nerede geçmiştir, başlıca kahramanları kimlerdir
28/10/2009: Nuhun gemisi hakkında bilgi, nuh peygamber, nuh kavmi, nuhun gemisinin inşası, nuh tufanının izleri
28/10/2009: Osmanlıda kapıkulu ocakları, kapıkulu ocağı nedir, ne zaman kuruldu, kapıkulu ocaklarının görevleri nedir, kapukulu ocakları ne zaman ve nasıl kapatıldı
28/10/2009: Hinduzim nedir, hinduzim dii hakkında bilgiler, hind dinleri inanç sistemi nasıldır
27/10/2009: 9. sınıf sağlık bilgisi konu anlatımı ve ders özetleri, 1. ünite HASTA HAKLARINA İLİŞKİN AVRUPA STATÜSÜ (ANA SÖZLEŞMESİ), DEĞERLENDİRME SORULARI, SAĞLIK HİZMETLERİ VE YARARLANMA YOLLARI, koruyucu sağlık hizmetleri, SAĞLIĞA ETKİ EDEN ETMENLER
27/10/2009: Sağlık bilgisi dersi konuları, sağlık bilgisi dersindeki konular nelerdir, Sağlık bilgisi dersinde hangi konular işlenmektedir
27/10/2009: 9. sınıf sağlık bilgisi 4. ünite değerlendirme soruları etkinlik soruları
27/10/2009: 9. sınıf sağlık bilgisi dersi 1. dönem 1. yazılı soruları, lise 1 sağlık bilgisi dersi yazılı sınavı soruları, 1. dönem 1.yazılısı
27/10/2009: Sağlık bilgisi dersi 1. dönem çalışma soruları, Lise sağlık bilgisi dersi konularına ait sorular
26/10/2009: İzmir'in ingilizce tanıtımı, Information about izmir, Turkish city, Izmir is the pearl of the Aegean, information about AGORA, ALSANCAK, ANGLICAN CHURCH, ASANSOR, BALCOVA, Street of Bars, CLOCK TOWER, CESME, HOUSE OF THE VIRGIN MARY,IZMIR FAIR
26/10/2009: Indormation About Antalya city, Turkey, THE TURQUOISE RIVIERA, The principal holiday resort of the Mediterranean is the lovely region of Antalya, PLACES OF INTEREST IN THE CITY, MUSEUMS, HISTORICAL SITES AND MONUMENTS, PARKS AND NATURAL BEAUTY
26/10/2009: biografi of Sezen Aksu who Turkish pop music singer song-writer and producer, popular both with a mass audience in Turkey, and with world music fans internationally İngilizce anlatımlı olarak Sezen Aksu'nun hayatı,
26/10/2009: Information about Eminönü is a district of Istanbul in Turkey, İstanbul Eminönü İngilizce Tanıtımı, Eminönü hakkında ingilizce bilgi, Golden Horn, Sultanahmet, Bosphorus open into the Marmara Sea, Galata Bridge, Topkapı Palace, Aya Sofia
25/10/2009: 2010 öss ne zaman yapılacak, 2010 öss de ödenecek ücret, 2010 öss, ygs, lys başvuru ve sınav tarihleri ne zaman, 2010 kpss sınav ve başvuru tarihleri ne zaman, ortaöğretim, önlisans ve lisans kpss sınavı ne zaman yapılacak
25/10/2009: Bir dönemin vazgeçilmez mobil anlık mesajlaşma yazılımı Agile Messenger şu sıralar Android saflarında boy gösteriyor.
25/10/2009: KALP, KALBİN ÖZELLİKLERİ, KALBİN ÇALIŞMASI, KALP DAMARLARI, KAN DOLAŞIMI, KALP HASTALIKLARI (FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ KONU ANLATIM)
25/10/2009: KALP HASTALIKLARI VE ÖZELLİKLERİ (FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ KONU ANLATIM), Enfarktüs nedir, Kalp Yetmezliği nedir, Plazma, Kan Hücreleri, Alyuvarların görevi nedir, Akyuvarlar (Lökositler), Akyuvarların Görevleri nelerdir, Kan Pulcukları (Trombosit
18/10/2009: ilginç bilgiler, 1 Nisan şakasının kökeni nedir?, İnsanlar niçin içki kadehlerini tokuştururlar?, Çinliler yiyeceklerini niçin çubukla yerler?, Dünyanın en çok söylenen şarkısı hangisidir?, Yapıştırıcılar nasıl yapıştırıyor? vb.. sorular ve cevap
18/10/2009: Türkler uzaya çıksalardı, komik diyaloglar
18/10/2009: Gerçekten yaşanmış komik olaylar ve hikayeleri, neşenizi arttıracak gerçek eğlenceli hikayeler
18/10/2009: Ünlülerin gafları, Ünlü politikacı sanatçı şarkıcı manken ve sunucuların büyük gafları ve garip sözleri, Serdar Ortaç, Tarkan, Petek Dinçöz, Nükhet Duru,Ebru Gündeş, Didem Taslan, Seda Sayan,İbrahim Tatlıses, Yıldız Tilbe den gaflar
18/10/2009: Ayasofyanın sırları, Ayasofya nasıl inşa edildi, Ayasofyanın tarihi, Ayasofya ismi nasıl verildi, Ayasofya hangi tarihte yapıldı, kaç kapısı var, Ayasofyada osmanlının eklediği bölümler nelerdir, Ayasofyadaki kuyuların gizemi nedir
18/10/2009: İstanbul Hakkında genel bilgiler, istanbul tarihi ile ilgili kısa bilgiler, istanbuldaki cami ve saraylar, önemli semtler, istanbul boğazı hakkında bilgi, haliç, beyoğlu ve taksim, Sultanahmet, Ortaköy, Sarıyer, Üsküdar, Kadıköy, Fenerbahçe, Şile
18/10/2009: Ankara Hakkında genel bilgiler, Ankara Adı nereden geliyor, Ankarada tarihteki uygarlıklar nelerdir, Ankaranın ilçeleri hakkıda bilgi, ankaranın ilçelerinin nüfüs ve diğer bilgileri
18/10/2009: Adanadaki müzeler hakkında bilgi ADANA ETNOGRAFYA MÜZESİ , ADANA ARKEOLOJİ MÜZESİ hakkında bilgi ve sergilenen eserler nelerdir, ADANA ATATÜRK MÜZESİ
18/10/2009: Adana tarihi hakkında bilgi, Adana tarihinde ilkçağ, ortaçağ, yeniçağ, yakınçağ, Adana İsminin Kaynağı milli mücadele tarihi
17/10/2009: EKLEMLER, EKLEMLERİN ÖZELLİKLERİ, EKLEM ÇEŞİTLERİ (FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ KONU ANLATIM) DUYU ORGANLARI, DUYU ORGANLARININ ÖZELLİKLERİ, DUYU ORGANLARININ GÖREVLERİ, ÇEŞİTLERİ
17/10/2009: FEN VE TEKNOLOJİ DERSİ KONU ANLATIMI Element, Bileşik Ve Karışımların Karşılaştırılması, Element nedir özellikleri nelerdir, Bileşik nedir, Karışım nedir,
17/10/2009: Lise Edebiyat kitabı çalışma kağıdı, tüm konu anlatımları ÖĞRETİCİ METİNLER, DENEME , FIKRA, VARSAĞI NEDİR, DESTAN NEDİR, SEMAi,GÜZELLEME, KOÇAKLAMA, DİVAN, DİVAN EDEBİYATI NAZIM BİÇİMLERİ, GAZEL NEDİR, TERKİB-İ BENT, önemli şairler kimlerdir
11/10/2009: 2009– 2010 EĞİTİM VE ÖĞRETİM YILI İLKÖĞRETİM OKULU TÜRKÇE DERSİ I. DÖNEM ZÜMRE ÖĞRETMENLERİ TOPLANTI TUTANAĞIDIR
8/10/2009: Pavlov deneyi nedir, koşullanma nedir, Ivan P. PAVLOV ve Klasik Koşullanma
8/10/2009: “edebiyat bilimi” konusunda felsefenin ne gibi katkıları olabilir, felsefenin yeri ve felsefeden beklenen ne olabilir ? bir araştırmanın bilim olabilmesi için ne gibi ölçütler taşıması gerekir, böyle ölçütler bulabilir miyiz?
8/10/2009: Lise dil ve anlatım dersi konuları sunum nedir, tartışma nedir, münazara nedir, BiLGi ŞÖLENi ( SEMPOZYUM), AÇIK OTURUM, PANEL nedir, FORUM nedir, 1.ÜNİTEDEKİ KONULARLA ALAKALI ÖZET BİLGİLER,
8/10/2009: Tiyatro oyunu metni, liseler için piyes Albert Einstein, Piyes metni, liseler için tiyatro oyunu metinleri, piyes diyalogları
8/10/2009: Lise edebiyat dersi konuları, roman nedir, hikaye nedir, masal nedir, nedir, fıkra nedir, makale nedir, eleştiri nedir, gezi yazısı nedir, roman türleri nelerdir, yazın türleri nelerdir, Anı nedir, biyografi, mektup tanımı, sohbet türü nedir, günlük
6/10/2009: Lise fizik ödev konusu element,bileşik ve karışımların özellikleri nelerdir, Bileşiklerin Adlandırılması, AmetalAmetal Bileşiklerin Adlandırılması, ELEKTRON DAĞILIMI, ATOMLAR ARASI BAĞLAR, ÇÖZELTİLER, DOYMUŞ ÇÖZELTİ, ÇÖZÜNME HIZI
6/10/2009: Kızılderi Atasözleri, Kızılderililerin yaşam felsefesi, Yaşam nedir, Bir Kızılderili Şefinin Konuşması
6/10/2009: Amazonlar hakkında bilgi, Anadolunun kadın savaşçıları Amazonlar, Tek göğüslerini kesen Amazonlar, Anadoluyu savunan kadınlar, Mızrağın yaraladığı Amazon
6/10/2009: Eğik Atış nedir, Eğik atış hareketi, Yatay Atış nedir fizik konu anlatımı ve fizik lise dersi özetleri, özet anlatımlar
6/10/2009: Lise fizik konuları, Fizik formülleri, optik ve dalgalar konusu, bragg kanunu nedir, Kırılma Açısı nedir, Gelme Açısı nedir, Kritik Açı nedir, Snell Yasası nedir,
6/10/2009: Gölge ve Yarı Gölge Konusu, Fizik konu özetleri, tam gölge nedir, yarı gölge nedir
6/10/2009: Işık nedir, Işığın Yansıması, Işığın Kırılması, Lise fizik dersi konu anlatımı, fizik konu özetleri
6/10/2009: Astronomi terimleri sözlüğü, Astronomi ile ilgili tanımlar, Astronomi ve uzay terimleri sözlüğü, astronomi nedir, astronominin tanımı nedir ? Astronomi terimleri ile ilgili bilgi
1/10/2009: 12. sınıf dil ve anlatım kitabı cevapları, sayfa 3-4-5-6-7-8-9-10-11 etkinlikler ve cevapları, Dil Anlatım Lise 4 “MASAL” konusu Sayfa 25 29 30 31 32 33 34 35 36 CEVAPLARI, Sedef Bacı İNCELEME sorularının Cevapları, Dil Anlatım 12. Sınıf Hika

11. sınıf türk edebiyatı dersi 1. dönem yazılı cevapları, lise 3 yazılısı 1. dönem edebiyat dersi

8/11/2009 · Kategori: Türkçe-Edebiyat-Ödev

TÜRK EDEBİYATI DERSİ 11. SINIFLAR 1. DÖNEM 1. YAZILI YOKLAMA SORULARIDIR.

“ - Kızım, ben de zulümden kaçarak bana sığınmış bir çocuğu kimseye vermem, deyince Mustafa Efendi söze atılarak :
        - Eviniz hırsız yatağı mı, diye sordu. İhtiyar kadın sustu. İhtiyarlara saygı, kadınlara hürmet, çocukları koruma, insanlığın ve medeniyetin vicdanına yüklediği mukaddes bir vazife olduğunu bilmeyen bu murdar vahşi         - Esirim değil mi? Öldürürüm de yine sana satmam, der demez ihtiyar ayağa kalktı.
        - Lanet olsun size, dedi.”

1.       Sergüzeşt adlı romandan alınan yukarıdaki metni ve romanın okuduğunuz diğer bölümlerini düşünerek, romanın temasını belirtiniz. Romanda geçen olayları kısaca özetleyiniz.

2.       Roman kahramanlarının tip mi karakter mi olduklarını yazınız. Yazarın olay kahramanlarına yaklaşımı nasıldır? Açıklayınız.

3.       Tanzimat dönemi romanının özelliklerini yazınız.

4.       Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D” , yanlış ise “Y” yazınız.

(    )* Tanzimat Fermanı 1839’da ilan edilmesine karşılık edebiyatta Tanzimat 1856’da başlar.

(     )* Felatun Bey’le Rakım Efendi romanında Felatun Bey, kendini iyi yetiştirmiş, kültürlü, dürüst bir kişiliktir.

(     )* Ceride-i Havadis yarı resmi bir gazetedir.

(    )* Osmanlı toplumunda modernleşme halkın isteğiyle gerçekleşmiştir.

(    )* Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal’in eserlerinde genellikle “sanat için sanat” anlayışı hâkimdir.

5.       Aşağıdaki metni en kısa ve öz biçimde yeniden yazınız.

“Mademki bir sosyal toplulukta yaşayan halk, bunca kanuni vazifelerle yükümlüdür, elbette sözlü ve yazılı olarak kendi vatanının menfaatine dair fikir ileri sürmeyi kazanılmış haklarından sayar.”    (Tercümân-ı Ahval Mukaddimesi)

6.       Aşağıdaki beyitleri ayrı ayrı açıklayınız. (20 P)

             Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm         Ne mümkün zulm ile bî-dâd ile imhâ-yı hürriyet

             Dolaştım mülk-i İslâmı bütün vîrâneler gördüm              Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

                                                ( Ziya Paşa)                                                                                      (Namık Kemal)

7.        

                                  

 

 

 

 

 

                                                                       Çıkarım

 

                                    …………………………………………………………

……………………………………………………………………………………………………………………………            ………………………………………………………………………………………

                                               ……………………………………………………………………………………..

 

Çalıkuşu

Vatan Yahut Silistre

Oliver Twist

“Feride” isminin yaygınlaşması

Piyesi izleyenlerin gösteri düzenlemesi

İngiltere’de çocuk haklarıyla ilgili tartışma ve çalışmalar yapılması

Edebi Eser

Etkisi

                                                             

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

8.       Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları doldurunuz.

·         Sergüzeşt romanında ……………   ………………..  akımlarının etkisi görülmektedir.

·         Felatun Bey’le Rakım Efendi romanında kullanılan  …………..   bakış açısı yazarın olayları istediği gibi yönlendirmesine imkan vermiştir.

·         Tanzimat Edebiyatıyla birlikte edebiyatımıza Batıdan gelen ………………….. …………….    …………….gibi yeni kavramlar girmiştir.

·         Tanzimat Edebiyatı öğretici metinlerinde ikilik, yani    ……………..    ………………… çatışması varlığını hissettirir.

·         Tanzimatla birlikte edebiyatımızda ………………………………………………………………gibi edebî türler görülmeye başlar.

9.       Bir edebî eser yazıldığı dönemin nelerinden etkilenir?

 

 

 

 

 

 

 

1.       Sergüzeşt adlı romandan alınan yukarıdaki metni ve romanın okuduğunuz diğer bölümlerini düşünerek, romanın temasını belirtiniz. Romanda geçen olayları kısaca özetleyiniz.

Romanın teması esarettir. Bir küçük kız Kafkaslardan kaçırılıp esirciler tarafından bir aileye satılır. Bu evde çok zor günler geçirir. Evden kaçar ama tekrar o eve teslim edilir. Daha sonra o evden tekrar esirciye satılır. Bu sırada çeşitli eğitimlerden geçer. Başka bir konağa satılır. Burada biraz rahat eder. Zamanla konağın genç delikanlısı ile aralarında bir aşk başlar. Anne bunu anlayınca kızı satar. Delikanlı yatağa düşer, kız da Mısır’a bir zengine satılır. Oradan onu kaçırmak ve yardım etmek isteyen haremağası kaza ile ölür, kız da kendini Nil Nehrine atar.

2.       Roman kahramanlarının tip mi karakter mi olduklarını yazınız. Yazarın olay kahramanlarına yaklaşımı nasıldır? Açıklayınız.

Roman kahramanları birer tiptir. Yani iyiler ve kötüler vardır. Kız, delikanlı ve yaşlı kadın gibiler iyilerin simgesi; evin hanımı gibiler ise kötülerin simgesidir. Yazar, iyilerin tarafını tutar. Romantizmin etkisi.

 

3.       Tanzimat dönemi romanının özelliklerini yazınız.

Romantizm akımının etkisiyle iyiler hep iyi kötüler hep kötüdür. Yazar iyilerin tarafını tutar. Sonunda iyiler ödüllendirilir, kötüler cezalandırılır. Gereksiz tasvirler yapılır. Tesadüflere yer verilir. Yazar kişiliğini gizlemez. Dil süslüdür. Konularını günlük yaşamdan ve tarihten alır. Amaç halkı eğitmektir.

 

4.       Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D” , yanlış ise “Y” yazınız.

(Y ) * Tanzimat Fermanı 1839’da ilan edilmesine karşılık edebiyatta Tanzimat 1856’da başlar.

( Y ) * Felatun Bey’le Rakım Efendi romanında Felatun Bey, kendini iyi yetiştirmiş, kültürlü, dürüst bir kişiliktir.

( D ) * Ceride-i Havadis yarı resmi bir gazetedir.

( Y ) * Osmanlı toplumunda modernleşme halkın isteğiyle gerçekleşmiştir.

( Y ) * Şinasi, Ziya Paşa ve Namık Kemal’in eserlerinde genellikle “sanat için sanat” anlayışı hâkimdir.

 

5.       Aşağıdaki metni en kısa ve öz biçimde yeniden yazınız.

“Mademki bir sosyal toplulukta yaşayan halk, bunca kanuni vazifelerle yükümlüdür, elbette sözlü ve yazılı olarak kendi vatanının menfaatine dair fikir ileri sürmeyi kazanılmış haklarından sayar.”    (Tercümân-ı Ahval Mukaddimesi)

Bir toplumda ödev varsa, bireylerin de hakları vardır.

 

6.       Aşağıdaki beyitleri ayrı ayrı açıklayınız. (20 P)

 

             Diyar-ı küfrü gezdim beldeler kâşâneler gördüm         Ne mümkün zulm ile bî-dâd ile imhâ-yı hürriyet

             Dolaştım mülk-i İslâmı bütün vîrâneler gördüm              Çalış idrâki kaldır muktedirsen âdemiyetten

                                                ( Ziya Paşa)                                                                                      (Namık Kemal)

Batı ülkelerini gezen Ziya Paşa oralarda gelişmiş ülkeler olması nedeniyle hep güzel yapılar, yerler görmüş. Ama İslam ülkelerini gezdiği zaman ise hep viranelik, yıkıntı görmüş. Sanatçı Batı karşısında Doğunun geri kalmışlığını vurguluyor ve duyduğu üzüntüyü dile getiriyor.

 

 

7.       Bu tablodan şu sonucu çıkarabiliriz: bir edebî eser yazıldığı dönemde toplumda derin etkiler bırakabilir.

 

8.       Aşağıdaki cümlelerde yer alan boşlukları doldurunuz.

·         Sergüzeşt romanında ROMANTİZM VEREALİZM akımlarının etkisi görülmektedir.

·         Felatun Bey’le Rakım Efendi romanında kullanılan İLÂHÎ bakış açısı yazarın olayları istediği gibi yönlendirmesine imkan vermiştir.

·         Tanzimat Edebiyatıyla birlikte edebiyatımıza Batıdan gelen HAK, ADALET, HÜRRİYET VE EŞİTLİK gibi yeni kavramlar girmiştir.

·         Tanzimat Edebiyatı öğretici metinlerinde ikilik, yani DOĞU-BATI çatışması varlığını hissettirir.

·         Tanzimatla birlikte edebiyatımızda ROMAN, HİKÂYE, TİYATRO gibi edebî türler görülmeye başlar.

 

9.       Bir edebî eser yazıldığı dönemin nelerinden etkilenir?

Bir edebî eser yazıldığı dönemin siyasi, dinî, sosyal, ekonomik askerî ve sivil yaşamından etkilenir.

 

 

 

10. sınıf dil ve anlatım 1. dönem 1. yazılı sınavı soruları, lise 2 dil ve anlatım dersi yazılı soruları, 1. dönem dil ve anlatım yazılı soruları

8/11/2009 · Kategori: Türkçe-Edebiyat-Ödev

DİL VE ANLATIM DERSİ I. DÖNEM I.YAZILI YOKLAMASI

 


 

Ey Türk gençliği ! Birinci vazifen, Türk istiklâlini, Türk Cumhuriyeti'ni, ilelebet muhafaza ve müdafaa etmektir

S-1 Yukarıdaki metinde geçen iletişim ögelerini  göstererek bağlam ve dönüt  durumu hakkında bilgi veriniz.

 

S-2 Aşağıda  verilen eylemlerin  hangisi ile yapılan öğrenme daha kalıcı olup hatırlanmaktadır?

a) Okuma               b) Söyleme            c)  Görüp İşitme

 d) Görme              e) İşitme

 

S-3   Bir yazılı yoklamada sınav kağıdını daha iyi sunmak ve yüksek not  almak için  nelere dikkat etmelisiniz? Yazınız

 

S-4  Aşağıdakilerden hangisi  sunum anıda yapılan çalışmalardan biri  değildir?
 
a) Belge ve slayt kullanmıştır
b) Ses tonunu  konuya uygun  olarak ayarlamak
c) Ciddi  ve ağır başlı bir görüntü sergilemek
d ) Slaytlar ile yapılan açıklamalar eş zamanlıdır
e)  Sorulan sorulara  açık ve net cevap  vermek

 

S-5  Bir Tartışmada  Başkan Değerlendirme Formunda neleri dikkate almalıdır?

 

S- 6   Aşağıdaki  cümlelerin hangisinde  bir “ olasılık, olabilirlik”  söz konusudur?

 a)  Kar yağıyor, kış geldi artık

 b)  Onunla konuşmalısınız; olayı o görmüş        

 c)  Ben onu iyi tanırım; çok dürüst biridir.

 d)  Siz de biliyorsunuz; o yeni geldi.

 e) Geç kaldık sanırım hoca kağıtları toplamıştır

 

S-7 “Başarı”   konusunda sebep   sonuç  ilişkisi içinde  öneri ve uyarı  cümleleri ile kurulu  bir paragraf oluşturunuz.

 

Âsım'ın nesli... diyordum ya... nesilmiş gerçek:
İşte çiğnetmedi nâmusunu, çiğnetmeyecek.
Şûhedâ gövdesi, bir baksana, dağlar, taşlar...
O, rükû olmasa, dünyâda eğilmez başlar...

  S-8 Yukarıdaki şair için aşağıdakilerden hangisi söylenemez

  a)  Karamsar     b)   Yalnız      c)  Sabırsız

 d) İnançlı           e)  Umutsuz

 

S-9 Fırça- Boyacı ” arasındaki benzer ilişki hangi seçenekte vardır?

a) Mala  – Usta       b)  Nota -müzik     c) Çivi- Nalbur

d )  Elektrik- Bilgisayar          e) Arpa- Çiftçi

 

S-10 İyi bir dinleyici program esnasında ne yapmalıdır?

 

S-11  İyi bir Konuşmacı  fiziki ve psikolojik olarak neler yapmalıdır?

S-12 Aşağıdakilerden hangisi bir tartışma türü değildir?

 a)  Sempozyum             b)  Açık Oturum          c)  Tenkit

 d) Münazara                 e) Panel

      

S-12 Aşağıdaki yazı türlerinden hangisinde gözleme yer verilmez ?

a)  Seyahat Yazısı   b)  Roman c)  Masal  d) Öykü   e) Deneme

 

S-13 Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D” , yanlış ise “Y” yazınız

*Üslup, amaca ve alıcıya göre değişmez. (     )

* Başlık, temayı sınırlandıran ve somutlaştıran bir göstergedir.(  )

* Anlatım yapılırken kişisel deneyimlerden de yararlanılır.(    )

* Gözlem tekniği düşünce yazılarında daha çok kullanılır. (    )

* Formlarda  dinleyicilerin  soru  sormasına  da  izin  verilir (  )

 
S-14 “Merhamet ”   kavramını zaman , kişi ve mekana göre Sınırlandınız
 
Not :  1.,5.,10.11.13.14. sorular 10’ar puan,2.,3.,4.,6.,7.,8. 9. 12.sorular 5’er puan

10. sınıf türk edebiyatı 1. dönem 1. yazılı soruları ve cevap anahtarı, lise 2 edebiyat yazılı soruları ve cevapları

8/11/2009 · Kategori: Türkçe-Edebiyat-Ödev

I.DÖNEM 10.SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ I.YAZILISI
ADI SOYADI:

1. “Bir Edebiyat tarihçisi yaz tatilinde gittiği bir yerde; o yörenin sanatçısına ait bir türkü dinliyor. Daha da inceleyince söz konusu sanatçının eserlerde bulunmayan türkülerine rastlıyor. Bu türküleri derleyerek bir eser yayınlıyor.” Yukarıdaki metinden hareketle Edebiyat Tarihi’nin kapsamını inceleyiniz.

2. “Din” Edebiyatın dönemlere ayrılmasında nasıl etkilidir? Açıklayınız.


3. “Batı Medeniyeti” Türk edebiyatını etkilerken hangi türlerde kendini  nasıl hissettirmiştir?

4.  Aşağıdaki tabloda millet – destan eşleşmesi yapılmıştır. Buradan hareketle destan – millet kavramını yorumlayınız.
NİBELUNGEN                                                          ALMAN                                                                  
İGOR RUS
ŞEHNAME İRAN
 
5.Türk Destanlarında geçen mitolojik öğelerin kaynakları nedir? Açıklayınız.

6. Oğuz Kağan düzenlediği şölenden sonra “ Dünya devletim olsun, halkımız da çok olsun!” der. Bu cümle bu destanın hangi idealini yansıtır? Yorumlayınız.

7. İzlediğiniz Truva filmindeki “Aşil” ile “Oğuz Kağan” ı karşılaştırınız.

8. Yapay Destan ile Doğal Destan’ı karşılaştırınız.

9. Aşağıdaki boşlukları uygun sözcüklerle doldurunuz.
 Sözlü edebiyat …………………….. dönemde oluşmaya başlamıştır.
 Geleneksel olarak yayılan veya toplumun  hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, evrenin doğuşu ile ilgili hayalî alegorik anlatımı olan halk hikâyesine……………………….. denir.
 Ölen birinin ardından duyulan acıyı dile getiren şiirlere İslamiyet’ten önceki dönemde ……………, Halk Edebiyatında……………… , ……………………….......................... ise mersiye denir.
 Şu Destanı ………………….. Türklerine aittir.


10. Aşağıdaki yargıları (D) ve (Y) olarak değerlendirin. 
a. Göktürk alfabesi milli bir özellik gösterir. (…..)
b. Koşma ve gazele benzeyen lirik şiirlere sözlü edebiyat döneminde kopuz adı verilir.(….)
c. Türklerin çıkardığı ilk özel gazete Takvim-i Vakaye’dir.(….)
d.  Destan döneminde olağanüstü olaylar sıkça görülür.(….)
e. Hayat Ağacı miti Uygur destanlarında görülür.(…..)

BAŞARILAR HER SORU 10 PUANDIR. SÜRE 35 DAKİKADIR

1. “Bir Edebiyat tarihçisi yaz tatilinde gittiği bir yerde; o yörenin sanatçısına ait bir türkü dinliyor. Daha da inceleyince söz konusu sanatçının eserlerde bulunmayan türkülerine rastlıyor. Bu türküleri derleyerek bir eser yayınlıyor.” Yukarıdaki metinden hareketle Edebiyat Tarihi’nin kapsamını inceleyiniz.

Edebiyat tarihçisi edebiyat tarihinin; eser-yazar ilişkisini göz önünde bulundurarak yeni bir eser meydana getirmiştir.

 

 


2. “Din” Edebiyatın dönemlere ayrılmasında nasıl etkilidir? Açıklayınız.
Din edebiyatın dönemlere ayrılmasında önemli bir yer tutar. Türkler İslam dinine girince edebi hayatta önemli değişiklikler olmuştur. Bu değişiklikler de edebiyat incelemelerinde dönemlere ayrılmada önemli bir unsur olmuştur.

 

 

 

3. “Batı Medeniyeti” Türk edebiyatını etkilerken hangi türlerde kendini nasıl hissettirmiştir?

Tanzimat’tan sonra Batı Edebiyatı’ndan “Roman, hikâye, makale, fıkra, anı” gibi türler edebiyatımıza girmiştir. Bu türler düşünce hayatının ilerlemesinde önemli rol oynamıştır.

 

4.  Aşağıdaki tabloda millet – destan eşleşmesi yapılmıştır. Buradan hareketle destan – millet kavramını yorumlayınız.
NİBELUNGEN                                                          ALMAN                                                                  
 İGOR RUS
ŞEHNAME İRAN
 
                                                    Tarihi bir seyri olan köklü milletlerin doğal destanları vardır.

       5.Türk Destanlarında geçen mitolojik öğelerin kaynakları nedir? Açıklayınız.

Türk Destanlarındaki mitolojik öğelerin kaynağı yaşadıkları coğrafyadır. Dağlar, ırmaklar, ormanlar gibi.

 


6. Oğuz Kağan düzenlediği şölenden sonra “ Dünya devletim olsun, halkımız da çok olsun!” der. Bu cümle bu destanın hangi idealini yansıtır? Yorumlayınız.

Bu cümle Türklerin dünyaya hakim olma zihniyetini yansıtır.

 


7. İzlediğiniz Truva filmindeki “Aşil” ile “Oğuz Kağan” ı karşılaştırınız.


Aşil de Oğuz da kahramandır. Ama Oğuz’un olağanüstü bir yaşamı vardır.
Aşil kendisi için savaşır, Oğuz milleti için savaşır.
Aşil savaşta ölür, Oğuz eceliyle ölür.


8. Yapay Destan ile Doğal Destan’ı karşılaştırınız.


Yapay Destanın yazarı bellidir, Doğal destan anonimdir.
Yapay Destan bir olay üzerine yazılır. Doğal destan ise bir süreç gerektirir.


9. Aşağıdaki boşlukları uygun sözcüklerle doldurunuz.
 Sözlü edebiyat  mitolojik dönemde oluşmaya başlamıştır.
 Geleneksel olarak yayılan veya toplumun  hayal gücü etkisiyle biçim değiştiren, evrenin doğuşu ile ilgili hayalî alegorik anlatımı olan halk hikâyesine mit denir.
 Ölen birinin ardından duyulan acıyı dile getiren şiirlere İslamiyet’ten önceki dönemde  sagu, Halk Edebiyatında ağıt, Klasik edebiyatta ise mersiye denir.
 Şu Destanı, Saka Türklerine aittir.


10. Aşağıdaki yargıları (D) ve (Y) olarak değerlendirin. 
a. Göktürk alfabesi milli bir özellik gösterir. (D)
b. Koşma ve gazele benzeyen lirik şiirlere sözlü edebiyat döneminde kopuz adı verilir.(Y)
c. Türklerin çıkardığı ilk özel gazete Takvim-i Vakaye’dir.(Y)
d.  Destan döneminde olağanüstü olaylar sıkça görülür.(D)
e. Hayat Ağacı miti Uygur destanlarında görülür.(D)

9. sınıf dil ve anlatım yazılı soruları ve cevapları, lise 1 dil ve anlatım dersi 1. dönem 1. yazılı sınavı soruları ve cevapları

8/11/2009 · Kategori: Türkçe-Edebiyat-Ödev

A) Aşağıdaki  noktalı yerlere uygun kelimeleri yazınız. (25 puan)

1) Bir moda dergisinde yer alan elbise ve takı fotoğrafları dildışı göstergelerden………………………..

2) ………………..anlam alışverişidir.

3) Karahanlı dönemi eserleri şunlardır?....................................................................................................................

4) Destansı hikayelerden oluşan “Dede Korkut Kitabı” ……………………………………..ile yazılmıştır.

5) 15. yy. sonlarından 20.yy. başlarına kadar Anadolu, Kırım, Irak, Suriye, Adalar, Rumeli ve Kuzey Afrika’da kullanılan Türk yazı diline……………………………………………..adı verilir.

 

B) Aşağıdaki testleri cevaplayın? (10 puan)

1) Aşağıdaki cümlelerin hangisinde ayrı yazılması gereken "de" bitişik yazılmıştır?
A) Bursa'da birçok akrabam var.
B) Duvarda ki resmi kim yaptı?
C) Emeklilik ikramiyesiyle evden sonra arabada almışlar.
D) Her gece periler uyur odamda.
E) Karanlık avluda döner bir çıkrık

 

2)   Gelmiş geçmişle gelecek iç içe

Bu darağacı keser dalı ömrü uzasın diye

Bu bir kültür hazinesidir

Çilesiz çabasız elbet gelmez dile

Bu dörtlükte, aşağıdaki ses olaylarından hangisi yoktur?

A) Ünlü düşmesi         B) Ünsüz yumuşaması

C) Ünlü daralması      D) Kaynaştırma       E) Ulama

 

 

C)Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız. (10 puan)

1) (     ) İletişim türlerinden birisi arabayla iletişimdir.

2) (     ) Ateş ve öksürük hastalığın göstergesidir.

3) (     )Çekimli fiiller cümlede yüklem göreviyle kullanılır.” Cümlesi  dil ötesi işleviyle kullanılmıştır.

4) (     )Fransızca Latince’den doğan dillerden birisi değildir.

5) (     ) Boğumlama kusurlarından birisi tutukluktur.

 

D)Aşağıdaki kavramları ilgili olanlarla eşleştiriniz. (10 puan)

 

Ööörencilerimiz           yazı dili

Kitap                            konuşma dili

Sooora                        argo

Özbekçe                      ağız

Konya dili                     şive

 

E)Aşağıdaki soruları cevaplandırınız?  (45 puan)

1) “Postacının bize ulaştırdığı bir mektup örneği” üzerinde iletişimin ögelerini gösteriniz.

2) Kökeni bakımından diller kaç gruba ayrılır? Türkçe hangi dil grubuna girmektedir?

3) Bir telefon görüşmesinde muhatabına “Sana sesleniyorum, orada mısın? Bak beni dinle?” gibi iletiler gönderiyor ve “Dostum, hey kardeş!” gibi hitap cümleleri kullanıyorsa dili daha çok hangi işlevde kullanır?

 

4) “yiyecek, kaybettim,aklımdan,yaktı,sıcacık” kelimelerinde görülen ses olaylarını açıklayınız.

 

5) Şivenin tanımını yaparak, iki tane örnek veriniz.

6) Aşağıdaki kelimelerin büyük ve küçük sesli uyumuna uyup uymadıklarını gösteriniz.

                               BÜU                         K Ü U    

yürüyordu              uymaz                     uymaz                                   

göstermelik

ayakkabı

gelincik

anlattıklarımın

geliyor

 

7)Tabloda verilen kelimelerde yazım yanlışı yapılmıştır. Kelimelerin doğru şeklini ve yanlış yazılış sebebini tabloya yazınız.

Yanlış yazılmış kelimeler

Kelimelerin doğru yazımı

Yanlış yazılış sebebi

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 BAŞARILAR DİLERİM.

 

         YILMAZ KISA

EDEBİYAT ÖĞRETMENİ

MAHMUTLAR ŞÜKRÜ KAPTANOĞLU LİSESİ 2006–2007 EĞİTİM-ÖĞRETİM YILI

DİL VE ANLATIM DERSİ 9/A SINIFI I.DÖNEM I. YAZILI CEVAP ANAHTARIDIR.

 

 

A) Aşağıdaki  noktalı yerlere uygun kelimeleri yazınız. (25 puan)

1) Bir moda dergisinde yer alan elbise ve takı fotoğrafları dildışı göstergelerden görsel gösterge (ikon)dur.

2) İLETİŞİM anlam alışverişidir.

3) Karahanlı dönemi eserleri:KUTADGU BİLİG, DİVANI LÜGATİ’T-TÜRK, ATABETÜ’L-HAKAYIK, DİVAN-I HİKMET.

4) Destansı hikayelerden oluşan “Dede Korkut Kitabı”  ESKİ ANADOLU TÜRKÇESİ ile yazılmıştır.

5) 15. yy. sonlarından 20.yy. başlarına kadar Anadolu, Kırım, Irak, Suriye, Adalar, Rumeli ve Kuzey Afrika’da kullanılan Türk yazı diline OSMANLI TÜRKÇESİ adı verilir.

 

 

B) Aşağıdaki testleri cevaplayın? (10 puan)

1) Doğru cevap D şıkkıdır.

2) Doğru cevap C şıkkıdır.

 

 

C)Aşağıdaki cümlelerin karşısına yargılar doğru ise “D”, yanlış ise “Y” yazınız. (10 puan)

1) ( Y ) İletişim türlerinden birisi arabayla iletişimdir.

2) ( D )Ateş ve öksürük hastalığın göstergesidir.

3) ( D ) Çekimli fiiller cümlede yüklem göreviyle kullanılır.” cümlesi dil ötesi işleviyle kullanılmıştır.

4) ( Y ) Fransızca Latince’den doğan dillerden birisi değildir.

5) ( D )Boğumlama kusurlarından birisi tutukluktur.

 

D)Aşağıdaki kavramları ilgili olanlarla eşleştiriniz. (10 puan)

 

Ööörencilerimiz           konuşma dili

Kitap                             yazı dili

Sooora                         konuşma dili

Özbekçe                   şive

Konya dili                 ağıc

 

E)Aşağıdaki soruları cevaplandırınız?  (45 puan)

1) “Postacının bize ulaştırdığı bir mektup örneği” üzerinde iletişimin ögelerini gösteriniz.

    

     Gönderici               ileti →                    alıcı →              kanal

                                                                                      

 Mektubu yazan             Mektup                            Biz                   Posta        

 

 

2) Kökeni bakımından diller kaç gruba ayrılır? Türkçe hangi dil grubuna girmektedir? (10 puan)

Kökeni bakımından Hint-Avrupa, Sami-Hami, Çin-Tibet,Bantu, Ural-Altay dil ailesi gruplarına ayrılır. Türkçe Ural-Altay dil ailesinin Altay koluna girer.

 

3) Kanalı Kontrol işlevinde.

4)  yiyecek (y-e-yecek) →    ünlü daralması

     kaybettim (kay-ı-p ettim) →   hece düşmesi, sessez yumuşaması, ünsüz benzeşmesi

     aklımdan (ak-ı-lımdan) →    hece düşmesi

     yaktı (yakt(d) ı) →    ünsüz benzeşmesi

     sıcacık (sıcak(k) cık) →    ünsüz düşmesi

5) Şive: Bir dilin bilinen tarihi gelişimi içinde ses ve biçim ayrılıkları göstermiş koluna ‘şive’ denir.

Örnek: Azeri Türkçesi, ,Kazak Türkçesi  .

 

6)                             BÜU                             K Ü U    

yürüyordu                  uymaz                       uymaz                                             

göstermelik              uyar                           uymaz                             

ayakkabı                  uyar                            uyar                             

gelincik                    uyar                            uyar                             

anlattıklarımın         uyar                            uyar                             

geliyor                     uymaz                         uymaz                             

 

7)Tabloda verilen kelimelerde yazım yanlışı yapılmıştır. Kelimelerin doğru şeklini ve yanlış yazılış sebebini tabloya yazınız.

Yanlış yazılmış kelimeler

Kelimelerin doğru yazımı

Yanlış yazılış sebebi

biliyoruzki

biliyoruz ki

Bağlaç olan ki ayrı yazılır.

yirmibir

yirmi bir

Sayılar daima ayrı yazılır.

üst teğmen

üstteğmen

Üst sözüyle yapılan birleşik kelimeler bitişik yazılır.

hasta hane

hastahane

Yorum (0) Yorum yaz!

9. SINIF TÜRK EDEBİYATI DERSİ 1. DÖNEM 1.YAZILI YOKLAMA SORULARI, lise 1 edebiyat yazılı soruları

8/11/2009 · Kategori: Türkçe-Edebiyat-Ödev

9. SINIFLAR TÜRK EDEBİYATI DERSİ 1. DÖNEM 1.YAZILI YOKLAMA SORULARIDIR

1- “Fonetik sanat”, “plastik sanat” ve “ dramatik sanatlar” ne demektir?  Birer örnekle açıklayınız 
2- Dil olmasaydı hayatımız nasıl olurdu? Düşüncelerinizi yazınız. 
3- Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükleri yazınız.
• Edebiyat ……………… ……………..  .  ………… ………… ……………… gibi bilim dallarından yararlanır.
• Edebî metnin konusu , en geniş anlamıyla doğa ile ilişki halindeki duyan, düşünen, tasarlayan ve yaşayan  ………………….dır.
• Resmin malzemesi fırça, boya, tuval; edebiyatın malzemesi ise ….……dir.
• Metinler ………………………      ve    ……………….       diye ikiye ayrılır .
• Farklı duygu, düşünce ve hayallerin, yeni olay ve durumların zihinde oluşturduğu görüntü ve tasarımların mecazlar ve söz sanatlarıyla ifade edilmesine ……………denir.

4- Mermerden mutfak tezgâhı yapan usta ile mermeri heykele dönüştüren heykeltıraşın yaptıkları arasında ne fark vardır? Açıklayınız.

5-  “ KÖŞE” şiirindeki imgeleri, gösteriniz. Şair niye imgelere başvurmuş olabilir, görüşlerinizi yazınız.
 
Sen geldin benim deli köşemde durdun
Bulutlar geldi üstünde durdu
Merhametin ta kendisiydi gözlerin
Merhamet saçlarını ıslatan sessiz bir yağmurdu
Bulutlar geldi altında durduk

Konuştun güneşi hatırlıyordum
Gariptin yepyeni bir sesin vardı
Bu ses öyle benim öyle yabancı
Bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı
Dişlerin öpülen çocuk yüzleri
Güneşe açılan küçük aynalar
Sert içkiler keskin kokular dişlerin
İçinden geçilen küçük aynalar

Ve güldün rengârenk yağmurlar yağdı
İnsanı ağlatan yağmurlar yağdı
Yaralı bir ceylan gözleri kadar sıcak
Yaralı bir ceylan kalbi gibi içli bir sesin vardı
 Sezai KARAKOÇ
 

6- Yukarıdaki şiirde “sen” denilen kişi kim olabilir? Ne gibi özellikleri vardır? AÇIKLAYINIZ

7- “ Süzme çeşmün gelmesün müjgân müjgân üstüne       Çeşm:Göz,  Müjgân:Kirpik
   Urma zahm-ı sineme peykân peykân üstüne                Zahm-ı sine: Yaralı göğüs Peykan: Ok
Yukarıdaki beyiti açıklayınız.

8- Aşağıdaki dörtlüğü biçim açısından inceleyiniz. ( Ölçüsü, durakları, uyak düzeni, uyak ve redifleri)
Ağlama sevdiğim gene gelirim  
Güzeller içinde seni bulurum
İflah olmaz bu dert ile ölürüm
Güzeller serdarı giysin karalar

9- Aşağıdaki cümleler doğru ise “D” , yanlış ise “ Y” yazınız. (10)
• (    )Sanat metinlerinin anlamı yoktur, anlamları vardır.
• (   ) Sanat eserleri bilimsel eserler gibi bilgilendirici ve nesnel olmalıdır.
• (  )Sanat eseri biricik ve özgündür.
• (  )Bir sözcüğün veya bir ifadenin ait olduğu metnin yapısı ve bütünlüğü içerisinde, değer ve anlam kazanmasına “bağlam” denir. 
• (   ) Dizelerde ünlü harflerle yapılan ahenge aliterasyon denir.
Not: Süre bir ders saatidir. 8. Soru 20, diğer sorular 10 puandır. İstediğiniz sorudan başlayabilirsiniz

 

 

 

 

 


1. Fonetik sanatlar işitsel sanatlar demektir. Örneğin müzik ve edebiyat kulağa hitap eder, sese dayalıdır. Plastik sanatlar ise görsel sanatlar demektir. Resim ve mimari gibi. Gözümüze hitap eder.            Dramatik sanatlar ise canlandırma söz konusudur. Bir çok sanat dalından yararlanabilir. Tiyatro, sinema gibi..

2. Dil olmasaydı insanlar arası iletişim olmazdı. Böylece topluluk olarak kalınır millet olunamazdı. Sanat, uygarlık gibi kültürel gelişmeler kuşaktan kuşağa aktarılamadığından gelişemezdi. Dolayısıyla kültür olmazdı. Dil hem iletişimi sağlayan bir araç, hem de uygarlık düzeyini belirleyen önemli bir etkendir.


3. Aşağıdaki cümlelerde boş bırakılan yerlere uygun sözcükleri yazınız.(10)
• Edebiyat TARİH, PSİKOLOJİ, SOSYOLOJİ gibi bilim dallarından yararlanır.
• Edebî metnin konusu , en geniş anlamıyla doğa ile ilişki halindeki duyan, düşünen, tasarlayan ve yaşayan  İNSANdır.
• Resmin malzemesi fırça, boya, tuval; edebiyatın malzemesi ise DİL dir.
• Metinler, ÖĞRETİCİ METİNLER     ve    EDEBİ METİNLER        diye ikiye ayrılır .
• Farklı duygu, düşünce ve hayallerin, yeni olay ve durumların zihinde oluşturduğu görüntü ve tasarımların mecazlar ve söz sanatlarıyla ifade edilmesine İMGE denir.


4. Sanat ve zanaat farkı vardır. Mermerden mutfak tezgâhı yapan usta bunu para kazanmak için defalarca yapar. Sanatçı ise o heykeli sanat için bir kez yapar. Sanat eseri biricik ve tektir.


5. Deli köşe, merhametin ta kendisi gözler, merhamet saçlarını ıslatan yağmur, yepyeni ses, bu ses saçlarımı ıslatan sessiz bir kardı, dişlerin öpülen çocuk yüzlerin, güneşe açılan küçük aynalar, sert içkiler keskin kokular dişlerin, rengarenk yağmurlar, insanı ağlatan yağmurlar, yaralı ceylan kalbi gibi içli sesin… bunlar şiirdeki imgelerdir.
Bu imgeleri şair duygularını daha iyi anlatabilmek için kullanmıştır, çünkü insan duyguları sınırsız, dildeki sözcükler ise sınırlıdır.


6. Şairin deli dolu günlerinde gelen birisidir. Sevgilisi olabilir. Sakinlik ve merhametli oluşu ilk göze çarpan özellikleridir; sesi ve aynalar gibi dişleri diğer özellikleridir.

 

7. Gözlerini süzerek bana naz yapma, çünkü naz ile bakarken kirpiklerin üst üste gelince bu bakışların yaralı sineme ok üstüne ok gibi saplanıyor ve yaralarım daha da çoğalıyor.

8. 
A - Ağlama sevdiğim gene gelirim geL- irim    “ irim” :redif
A - Güzeller içinde seni bulurum             buL-urum “L” Yarım uyak
A - İflah olmaz bu dert ile ölürüm             öL- ürüm
B  -Güzeller serdarı giysin karalar             6+5=11 HECE ÖLÇÜSÜ
   UYAK DÜZENİ:DÜZ UYAK

9. ( D   )Sanat metinlerinin anlamı yoktur, anlamları vardır.
(  Y ) Sanat eserleri bilimsel eserler gibi bilgilendirici ve nesnel olmalıdır.
(  D)Sanat eseri biricik ve özgündür.
( D )Bir sözcüğün veya bir ifadenin ait olduğu metnin yapısı ve bütünlüğü içerisinde, değer ve anlam kazanmasına “bağlam” denir. 
(Y   )Dizelerde ünlü harflerle yapılan ahenge aliterasyon denir.

 

11. sınıf fizik konu anlatımı, Roketlerin Yapısı, Tarihçesi ve Çalışma Prensipleri, roketlerin temeli, Momentumun Korunumu formülü, çözümlü sorular, roketlerle ilgili fizik formülleri, Belirli İtici Kuvvet, Sabit İvmeli Roket, Roket Verimliliği

7/11/2009 · Kategori: Diger

Roketlerin Yapısı, Tarihçesi ve Çalışma Prensipleri

1.ÖZET
Bu çalışmada, roketlerin tarihçesi, roketlerin hareket denklemleri, roketlerin yakıtları ve motorları, roket tipleri ve özellikleri, ses roketi ve son olarak roketlerle ilgili çeşitli haberler yer almaktadır. Roketler 13. yüzyıldan itibaren günümüze kadar büyük ilerlemeler kaydetmiş ve gelişmiştir. Bu sayede uzayı keşfetmek mümkün olmaktadır. Roketlerin hareketini anlayabilmek için Fiziği iyi bilmek gerekir. Fizikteki itme-momentum-hareket-enerjinin korunumu yasaları bize bu hareketi kolay bir şekilde anlama imkânı sağlar. Bu çalışmada Birleşik Devletler ile Rus roketleri ele alınmıştır. Birleşik Devletler ve Avrupa roketleri ile Rus roketlerinin uzunluk, çap, ağırlık ve itme gibi özellikleri çizelgeler halinde gösterilmiştir. Ses roketleri araştırmacılara oldukça yardımcı olur. Birçok ses roketi uzay, mühendislik, …vb. bilimlerde teknolojik yenilik için test zemini sağlar. Son olarak şu söylenebilir ki çeşitli ülkeler roket konusunda her geçen gün ilerlemeler kaydetmekte ve bunun sonucunda da bilimde yeni ufuklar açmaktadırlar.

2. GİRİŞ
Bir roket verilen bir yönde, yüksek hızda küçük bir kısmını fırlatan, kendi kendine yeten bir araçtır ve pratik bir hızla kalan kütleyi ivmelendirebilen bir itme reaksiyonu üretir. Diğer dünyalara yolculuk fikri günümüzden çok öncedir. Çok eskilerde, ikinci yüzyılda Yunan bilim adamı Samosata’lı Lucian bir hikâye kaleme aldı. Hikâyede bir grup denizci Cebelitarık Boğazı’ndan geçerken büyük bir deniz hortumuna yakalandı ve Ay’a fırlatıldı. Johannes Kepler bir bilim-kurgu yazdı. Kepler’in kahramanı kötü ruhlar tarafından Ay’a gönderildi. 1865 yılında Jules Verne klasik hikâyesini yayınladı. Bu hikâyede yolcular bir mermi içine yerleştirildi ve güçlü bir silahla namludan Ay’a doğru ateşlendi. Uzay uçuşu hakkındaki ilk doğru bilimsel fikirler Rusyalı Konstantin Eduardouich Tsiolkovskii tarafından 1902 yılında bir dergide yayınlandı. Tsiolkovskii, sıradan uçma makinelerinin havasız uzayda çalışmayacağını fakat roketlerin çalışabileceğini biliyordu. Çünkü Isaac Newton’un tepki kanuna göre bu fikre sahipti. Her etki, eşit ve zıt bir tepkiye yol açıyordu. Örnek olarak, İngiltere’de gece Guy Fawkes’den fırlatılan sıradan ateşlemeli bir roketin gönderildiği düşünülsün. Roket, içi barut dolu ****kli bir tüp içerir. Fitil yakılıp hemen çekildiğinde toz yanmaya başlar; sıcak gaz üretilir, egzoz çıkar, böylece tüpe zıt yönde bir etki uygulanır. Gaz aktıkça roket uçmaya devam eder. Uzayın keşfedilmesinde roketin evrimi büyük rol oynar. Uzayın keşfi diğer yollardan (rasathaneler ve radyo uyduları) yapılmışsa da günümüz için roketler uzayın, “bu yeni okyanusun” krallığını sürdürmektedir. Roketler, Kozmik okyanusta sınırların yıkılmasını sağlamıştır. Böylece yalnızca uzayın yabancı denizlerinin haritası elde edilmez. Aynı zamanda uzayda varoluş duygusu da geliştirilir.

3. TARİHÇE
Roketler konusunda ilk bilgi T***n- King kuşatmasının gerçekleştiği 13. yüzyıla aittir. Uzay uçuşu hakkındaki ilk doğru bilimsel fikirler ise Rusyalı Konstantin Eduardouich Tsiolkovskii tarafından ortaya atılmıştır. Tsiolkovskii, roketlerde katı yakıtların zayıf ve güvensiz olduğunu belirtmiştir ve sıvı yakıtlı roket motorunu planlamıştır. Tsiolkovskii pratik yapan bir bilim adamı değildi ve ilk sıvı yakıtlı roket 1926’ ya kadar ateşlenemedi. Amerikalı bir mühendis olan Robert Hutching Goddard, Tsiolkovskii’ nin çalışmaları hakkında bilgisi olmadan yeterli özellikte bir roket yapmıştır. Bu, onlarca metre uçabilen, saatte 100 km’ nin altında bir zirve hızı olan (96,540 km /saat) bir roketti ve günümüz roketlerinin de atasıydı. Bundan birkaç yıl sonra içinde **rnher Von Braun’ un da bulunduğu bir Alman çalışma grubu, Berlin’in dışında bir roket uçurma alanı kurarak ilk deneylere başlamıştır. Nazi Hükümeti daha sonra bu olaya el koymuş ve roket ile ilgili çalışanları Peenemünde’ ye transfer etmiştir. Burası Baltık’ ta bir adaydı ve burada askeri silah üretimi yapılmakta idi. Yapılan çalışmalar sonucunda ilk “V2” roketi elde edildi. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında (1944-1945), “V2” roketleri İngiltere’yi bombalamak amacıyla kullanılmıştır. Daha sonra Von Braun ve Peenemünde’ de bulunan birçok bilim adamı Amerika’ya gitmiş ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk yapay uydusu olan “Explorer 1” in 1958 yılında fırlatılmasında görev almıştır. Bundan sonra Rusya da “Uzay Çağı” na giriş yaptı ve 4 Ekim 1957’de ilk insan yapımı uydu olan “Sputnik 1” i uzaya gönderdi. Bu, küçük bir radyo alıcısı taşıyordu ve yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul edildi. Roketler konusunda gözle görülür gelişmeler 1957 yılından sonra meydana gelmiştir. Yapay uydular ve uzay istasyonları Dünya’nın yörüngesine oturtulmuştur. İnsanlar Ay’ a ulaşmıştır. İnsansız uzay araçları Pluto’dan itibaren bütün gezegenlere gönderilmiştir. Mars ve Venüs gezegenlerinin yüzeyleri incelenmiştir. 16. yüzyılda Johann Schmidlap, küçük roketleri büyük roketlerin üzerine ekleyerek ilk çok katlı roketleri oluşturmuştur. Büyük roketin yakıtı tükendiğinde roket aşağıya düşer ve ikinci roket ateşlenir. Schmidlap tarafından kullanılan roketler aşamalı roketler olarak adlandırılır. Günümüzde bu yöntem ile inşa edilmiş roketler sayesinde, uzaya ulaşmanın dışında Ay’a ve diğer gezegenlere ulaşmakta mümkün olmaktadır.

4. ROKETLERİN TEMELİ

4.1. Kütle
Kütle, roketin performansını etkileyen önemli bir faktördür. Roket uçuşunun temel prensibi olarak, bir roketin yerden ayrılabilmesi için, motorunun roketin toplam kütlesinden daha fazla itme gücü üretmesi gerekir. İdeal bir roket kütlesi için toplam kütlenin %91’i yakıt, %3’ü tanklar, motorlar, yüzgeçler vb. ve %6’sı diğer gezegen veya Ay’a seyahat için uydular, astronotlar veya uzay araçları olabilir. Bir roket tasarımının verimliliği kütle kesri (MF) ile ifade edilir ve roket yakıtının kütlesinin, roketin toplam kütlesine bölümü olarak aşağıdaki şekilde verilir;

Yukarıda verilen ifade kullanılarak ideal bir roket için bu değerin 0,91 olması gerekir. Kütle kesri formülünden %1,0’lik bir değerin mükemmel bir oran olduğu düşünülebilir, fakat yakıt miktarı karşısında önemsiz olarak görülür. MF ne kadar artarsa roketin taşıyabileceği yük azalır. 0,91’lik bir MF, yük taşıma kapasitesi ve menzil arasında iyi bir dengedir. Uzay taşıtları yaklaşık olarak 0,82 MF oranına sahiptirler. Uzaya uzay gemisi taşıyabilecek büyük roketler ciddi ağırlık problemlerine sahiptirler. Uzayda uygun yörünge hızına ulaşmak için büyük miktarda yakıta ihtiyaç duyulur. Bu yüzden yakıt tanklarının, motorların ve ilgili donanımların büyüklüğü artar. Bir noktaya kadar büyük roketler küçük roketlerden daha fazla yük taşıyabilir. Fakat roket çok büyük olduğunda ağırlığı artar ve kütle kesri, olması mümkün olmayan bir rakama düşer. 16. yüzyılda havai fişek yapımcısı Johann Schmidlap, küçük roketleri büyük roketlerin üzerine ekleyerek ağırlık problemine bir çözüm getirmiştir.

4.2. Momentumun Korunumu
Roket hareketinin temel ifadesi tek bir parçadan, parçalar sistemine doğru Newton’un birinci kanununun geniş bir yazılımı ile ifade edilir. Diş kuvvetlerin varlığında momentum korunur.

O=mV+meVe (4.2.1)

mV = -me Ve (4.2.2)

Burada;
m= Roket kütlesi
V= Roket yakıtının yanması sonucunda kütle merkezine göre roketin kazandığı hız

me= Roket yakıtının kütlesi
Ve= Roketin egzozundan çıkan artık yakıtın kütle merkezine göre hızı

(4.2.2) eşitliği Newton’un üçüncü kanunu olan etki ve tepki kanunudur.

m ve me’nin her ikisi skaler büyüklük olduğu için V ve Ve zıt yönlü ve aynı doğrultu boyunca olmalıdır.
Böylece;
V=iv
Ve=-ive ( 4.2.3)

ve (4.2.2) eşitliği şöyle yazılabilir:
mv=meve (4.2.4)

(4.2.4) eşitliğindeki terimler skaler büyüklük olarak ifade edilir.

4.3. Rokette İtme
Genel olarak bir rokette yakıt, toplam roket kütlesinin yaklaşık bir oranını oluşturur. Kimyasal bir rokette ise roket kütlesinin tamamı yakıttır. Belirli bir t zamanında roket V hızı ile bir referans noktasına göre hareket etsin. Bu durumda momentumu:
Pt=mV (4.3.1)

Fakat dm = -dme (4.3.4) olur.
Sonuçta,

Örnek Problem: 103kg’ lik bir roket hareket sahasına düşey olarak yerleştiriliyor. Yakıt 2kg/sn hızında azalıyor. Roketin yükselmeye başladığı andaki Ve’ nin kritik değerini bulunuz.

Çözüm:
Kritik Ve’ de itme yerçekiminin dış kuvvetine eşittir ve taşıtın üzerindeki net ivme sıfırdır. Sonuç olarak (4.3.7) eşitliği kullanılarak;

4.4. Belirli İtici Kuvvet
Rokete göre ve hızında, bir δt aralığında roketten çıkarılan δme kütlesindeki artış tarafından üretilen itme ele alınsın

.

Roket bu aralıkta bir itici kuvvet alacaktır.

İtici kuvvet çıkarılan kütleye bölünürse;
elde edilir.

Bu ifade bir roketin yakıt performansının direk bir ölçümüdür. Belirli itici kuvvet terimi, çıkarılan roket yakıtının ağırlığı başına düşen itici kuvvet için alınır.

(4.4.4) eşitliği, birim zamanda üretilen itmenin çıkarılan ağırlığa oranıdır. İtme ve ağırlık özdeş birimlerde ise Isp, Newton/Newton/sn, yani saniye biriminde olur. Dolayısıyla zaman birimine sahiptir. Sonuç olarak şöyle söylenebilir: Bir yakıtın Isp değerinin 500sn olması, üretilen itmenin 1 saniye içinde çıkarılan gazın ağırlığının 500 katı olması demektir. Bu büyük itmeyi üretmek için ve büyük olmalıdır.

ve=Ispge=(500sn)9,8 (10-3) km/sn2= 4,9 km/sn

Roketin tüm performansı ya itmenin ağırlığa oranı ile Fitme/mege ya da toplam itici kuvvetin ilk ağırlığa oranı ile;

ölçülür.
4.5 Roket Eşitliği

(4.3.7) eşitliği aşağıdaki gibi yazılabilir:

Burada (4.3.4) eşitliği de kullanılabilir. Dış kuvvetin sadece yer çekimi olduğu kabul edilsin. Böylece, F=mg (4.5.2) olur ve moment için aerodinamik sürüklenme göz ardı edilir. Daha sonra aşağıdaki eşitlik bulunur:

Sabit bir yerçekimi alanına karşın düşey fırlatmada (4.2.3) eşitliği kullanıldığında şu ifade yazılabilir: g=-ig (4.5.4) Buradan;

Roket eşitliği;

elde edilir. Yerçekimini ve aerodinamik sürüklenmeyi içeren bütün dış kuvvetlerin olmaması halinde yanma hızı

ile verilir.
Örnek Problem: Düşey olarak fırlatılan bir roket, saniyede ilk roket kütlesinin 0,005’ine eşit oranda bir kütle çıkarıyor. Eğer ve=5 km/sn ise 10 sn sonra roketin hızını ve yüksekliğini bulunuz. Aerodinamik sürüklenmeyi göz ardı ediniz.

Çözüm:

4.6. Sabit İvmeli Roket
Hayvansal organizmaların üzerinde meydana gelen bozucu etkiler, roket ivmelerine doğal bir sınır oluşturur. İvme mümkün olduğu kadar sabit olmalıdır. Fakat itmeyi sabit tutmaktansa, ilk düşük seviyeden roket kütlesinin boşaltıldığı kritik yüksek seviyeye kadar değişen ivmeye de izin verilmelidir. Roketin dünyadan düşey olarak fırlatıldığı düşünülürse aşağıdaki eşitlik elde edilir:

veya

İntegral alınırsa;

veya

Aerodinamik Sürüklenme

(4.5.5) eşitliğine ihtiyaç duyan atmosferik sürüklenme kuvveti şöyle ifade edilir:

Burada vbo, yanma zamanı olan t süresinde, düşey bir fırlatma da hesaplanan, aerodinamik sürüklenmedeki asıl yanma hızıdır. Düşeyden farklı bir fırlatma yönü için, gSinβ ifadesi (4.5.5) denklemindeki g’de yerine konur. Burada β yataydan yörünge yapan açıdır. (4.7.1) denklemini yaklaşık olarak çözmek için bazı bilgilere ihtiyaç vardır. İlk olarak taşıtın konumu ve zamanın bir fonksiyonu olarak hızı hakkında birinci derecede bilgi elde edebilmek amacıyla vakum yörüngesi hesaplanır. Buradan değerler farklı zamanlarda FDiçin yerleştirilir.

(FD: Sürüklenme kuvveti, Sp: Yakıt tankının taban alanı, CD: Yakıtın yoğunluğu)

Yakıtta kısa yanma süreleri için, sürüklenme faktörünün vbo’ın üzerindeki etkisi fazla değildir. Buna rağmen yanmadan sonra yörünge ve hız, sürüklenme kaybından aşırı derecede etkilenecektir.

4.8 Roket Verimliliği
Bir roketin verimliliği, roketin üzerine yapılan iş olarak tanımlanır. Bu da uygulanan itme sonucu oluşan işin toplam yayılan enerjiye oranıdır. E, yakıtın belirli enerji içeriği olsun. Daha sonra bir αE miktarı roket motoru vasıtasıyla kinetik enerjiye dönüşür:

itmenin büyüklüğü aşağıdaki ifadeye eşittir:

Bir δr mesafesi için itme tarafından roketin üzerine yapılan iş:

olur. Eğer roket uygulanan itme yönünde hareketli ise yapılan iş maksimumdur. Yayılan toplam enerji;

ifadesine eşittir. (4.8.3) ve (4.8.4) denklemleri birbirine oranlanır ve δme ihmal edilirse roket verimliliği için bir eşitlik elde edilir:

Burada önemli olan üretilen itmedir, üretimin verimliliği değildir.
Rokete verilen enerjinin, birim yakıt kütlesine oranı;

şeklinde gösterilir.

4.9 Bir Roket Jetinin Güç Dağılımı

Jetin içindeki kütle artışı dikkate alındığında kinetik enerji;

Bir δt zamanında kütle çıkarılırsa jetteki güç:

olarak bulunur. Eğer Fitme cinsinden yazılmak istenirse;

denklemi yazılabilir.

4.10 Yakıt Kütlesinin Seçimi
Kimyasal bir roket için mümkün olan en hafif yakıt araştırılır. İyonik roket için ise sadece ağır parçacıklar ele alınır. Bunlar cıva iyonları veya ağır organik moleküllerdir. Farklı yaklaşımların sebebini anlamak zor değildir. Kimyasal roket motorundaki asıl problem, yakıtın her gramı için mümkün olduğu kadar fazla itme kazanmasıdır. m ve m’ kütlelerine sahip iki molekül tipi bir roket bölmesinin içinde enerjiye dönüşsün. Bu iki molekül tipinin ortalama enerjilerinin eşit olduğu dikkate alındığında:

elde edilir. Burada, m’=km (4.10.2) dir ve k çok büyük bir sayıdır.(4.10.1) eşitliğinden aşağıdaki ifade bulunur: v’=v/k1/2(4.10.3) Ağır molekülün momentumu: m’v'=(km) (v/k1/2)= k1/2mv (4.10.4) olur. Yani hafif molekülün momentumunun k1/2’sidir. Bununla birlikte yakıtın birim kütlesi başına kazanılan itme, k/k1/2=k1/2faktörü ile hafif molekülleri tercih eder. İyonik rokette önceden de belirtildiği gibi ağır parçacıklar ele alınır. Burada ağır moleküller düşük hızlara ivmelendirilir. (4.9.3) denklemi kullanılarak;

 

yazılır. Bundan yararlanarak itmede bir kazanç sağlanmaksızın yakıt kütlesi daha hızlı tüketilir.

4.11 Radyoaktif Geri Tepme İtici Kuvveti

Radyoaktivitenin bulunduğu yıllarda ve özellikle 1940’larda çok miktarda radyoaktif madde üretiliyordu. Dolayısıyla yüzeyi radyoaktif madde ile kaplanan bir roketin ileri itilme olasılığı hakkında çeşitli düşünceler ortaya atıldı. Rokette yüzeye doğru hareketli parçacıklar içeri doğru soğurulduğunda, zıt olarak hareketli parçacıklar momentum taşır. Aktivite bitene kadar sürekli bir itme rokete verilir.

4.12 Kademeli Roketler
Yıllarca önce en iyi kimyasal yakıtın plastik tanklarda depolanacağı, en hafif ağırlıktaki motora sahip bir roketin içine yerleştirileceği ve en uygun şartlar altında ateşleneceği düşünülüyordu. Henüz bir roketin Dünyadan kurtulması için gerekli hız sağlanamamıştı. Daha sonra bu probleme bir çözüm bulunmuştur.

24 Şubat 1949 yılında kademe prensibi gösterildi. Bu tarihte bir “Wac Corporal” roketi bir “V2” roketi ile desteklendi. Bu roket 6,5 dakikada 242 millik (yaklaşık 387km) bir yüksekliğe ulaşmıştır. Kademe prensibi aşağıdaki şekil yardımı ile açıklanabilir.

Şekil 4.12.1 Üç kademeli roket. Bir m0kademesinin yüklü kütlesi, mλ yük, ms yapı (ölü ağırlık) ve mp yakıt kütlelerini içerir. Şekilden de görüleceği gibi üç roketin her biri önceki kademesinde yüklü olsun. Üçüncü roketin son kademedeki hızı :

olur. Eğer her bir kademe için harcanan hız aynı ise ;

elde edilir. Sonuç olarak bir etkili kütle oranı tanımlanır;

Yük λ, yapı (ölü ağırlık) s ve yakıt p olduğuna göre;

Burada şunlar yazılmalıdır;

Böylece etkili kütle oranı aşağıdaki gibi olur:

Burada ε yararlı bir roket terimi olan yapı faktörüdür. İhmal edilebilir küçüklükteki yapı faktörü için: (ε 0):

eşitliği bulunur. Burada tank veya diğer ölü ağırlıkların olmadığı varsayılır.

4.13 Radyasyon Basıncı Tarafından Meydana Gelen İtici Kuvvet
Garwin ve arkadaşları, güneş ışığının radyasyon basıncının uzay aracını ilerletmek için kullanılabilmesi konusunu ortaya atmışlardır. Bir radyant akısına bağlı basınç ile soğurulmuş bir yüzey bulunabilir:

prad= (φ / c) soğurulma (4.13.1)
Eğer radyasyon tamamen soğurulursa bu eşitlik yazılır. Burada φ radyant akısıdır (Birim zamanda birim alanda taşınan enerjide). c ise ışık hızıdır. Eğer yüzey toplam olarak yansıtıyorsa geri tepme fotonları, basıncın iki katına çıkmasına neden olur. prad= ( 2φ / c) yansıtma (4.13.2) Örnek problem:

Bir alümine plastik yelken (10-4gm/cm2degerinde) Dünya’nın yörüngesi yakınında Güneş’e bakıyor. Yerçekimi etkileri yok sayılırsa ivmesi ne olur? Çözüm: Radyasyon basıncı:

İvme:

olarak bulunur. Bir yelken bir taşıtı dıştaki bir yörüngeden içteki bir gezegenin yörüngesine doğru ilerletebilir.
Şekil 4.13.1 (a) Dünyadan sonraki gezegene ve (b) Dünyadan önceki gezegene yolculuk için bir yelkenin yerleştirilmesi.

Şekil 4.13.2 Yansıtıcı bir yüzeyin geri tepmesi. Düşen ve yansıyan ışınlardan meydana gelen sonuç kuvveti

2Fincosγ değerindedir ve yüzeyle normal yapacak şekildedir. Eğer yansıma mükemmel kabul edilirse; Fin = Fre (4.13.3)

ve sonuç kuvvetinin değeri:

elde edilir. Yansıyan yüzeyin üzerindeki kuvvet:

Bu ifade radyasyon basıncının terimi olarak yazılırsa; Fs=pradScos2γ (4.13.6) olur. Burada S yüzey alanıdır. Dünya’nın yörüngesindeki r yarıçaplı radyasyon basıncı eğer p0ise, Güneş’ten herhangi bir r mesafesinde bir yelkenin üzerindeki kuvvet aşağıdaki gibidir:

Bu kuvvet radyal ve açısal bileşkelere ayrılır:

Eğer ise, açısal bileşke veya sürüklenme kuvvetinin oldukça üstün olduğu görülür. Açısal bileşke, yelkeni 90 derece döndürerek hareket yönünde bir itme gibi davranır ve radyal bileşenin yardımı sayesinde yelkenin dış gezegene doğru helis yapmasına neden olur.

5. ROKET YAKITLARI ve MOTORLARI

5.1. Katı Yakıtlar ve Sıvı Yakıtlar
Günümüzde çoğu roket katı veya sıvı yakıt ile çalışır. Yakıtın yanması için bir oksitleyici yani oksijen olmalıdır. Jet uçaklar çevredeki havadan motorları içerisine oksijen çekerler. Roketler jet uçakların sahip olduğu lükse sahip değildir. Onlar oksijeni, hiç havanın olmadığı uzaya kendileri ile birlikte taşımalıdır. Dokunulduğunda kuru olan roket katı yakıtları, kimyasal içeriğinde yakıt ve oksitleyiciyi birleşmiş olarak içerir. Genellikle yakıt, hidrojen bileşikleri, karbon ve oksijen bileşiklerinden oluşan oksitleyici karışımdır.

Bir katı yakıtlı roket en basit motor şekline sahiptir. Bu, bir ağızlık, bir kasa, kaplama, yakıt ve bir tutuşturucu içerir. Motor kasası, içi kaplama ile astarlanmış nispeten ince bir metaldir. Yakıt, kaplamanın iç tarafında bulunmaktadır.

Bazı katı yakıtlı roket motorları, içinden yakıtın geçtiği bir iç boşluğa sahiptir. Yakıtın yanma işlemi bir noktadan başlar ve kademeli olarak devam eder. Bütün durumlarda yalnızca yakıtın yüzeyi yanar. Bununla birlikte daha büyük itme sağlamak için iç boşluk kullanılır. Bu, yakıtın mevcut yanma yüzeyini arttırır. Yakıt büyük bir hızla yanar. Yüksek hızda kütle ağızlık bölümünden dışarı gönderilir.

Katı yakıtları tutuşturmak için birçok tutuşturucu çeşidi kullanılır. Günümüzde emniyetli ve güvenilir tutuşturma şekillerinden biri elektrik kullanmaktır. Elektrik akımı uzak bir mesafeden tel içerisinden geçer ve roket içerisindeki özel bir teli ıstır. Tel yakıtla temas ettiğinde yakıtın sıcaklığını yanmanın gerçekleşeceği noktaya kadar yükseltir. Diğer tutuşturucular sıcak tel tertibatlarından daha gelişmiştir. Bazıları önce tutuşan daha sonra yakıtı tutuşturan bir kimyasal yapı ile kaplıdır. Katı yakıtlı bir motorda ağızlık, roketin altından genleşen sıcak gazın çıkmasına izin veren bir açıklıktır. Ağızlığın dar kısmı boğazdır. Ağızlığın amacı, roketi terk eden gazların hızını arttırmaktır ve boğaz bunu maksimuma çıkarır. Roketin içerisinde olduğu gibi, sıcak gazlardan ağızlık kısmını korumak için kaplama yani yalıtım gerekir. Yalıtımın küçük parçaları çok sıcaktır ve ağızlıktan dışarı çıkar. Küçük parçalar dışarıya çıkarken sıcaklık da birlikte dışarı taşınır.

Roket motorlarının temel çeşitlerinden birisi de sıvı yakıtların kullanıldığı motorlardır. Sıvı yakıtlar motor içerisine pompalanabilir veya basınçla beslenebilir. Bu, çok daha karmaşık bir motordur. Sıvı yakıtlar ayrı depolama tanklarına sahiptir. Bunlardan biri yakıt ve diğeri ise oksitleyici içindir.

Bir sıvı yakıtlı roketin yakıtı genellikle gaz yağı veya sıvı hidrojendir. Oksitleyici ise genellikle sıvı oksijendir. Bunlar yanma odası olarak adlandırılan bir boşluk içerisinde birleştirilir. Yanma odası, yakıtların yandığı, yüksek sıcaklık ve basıncın oluştuğu bir bölümdür. Odanın çatısı üzerindeki küçük enjektörler aynı anda yakıtları püskürtür ve karıştırır. Çünkü oda yüksek basınç altında çalışır ve yakıtların basınçla itilmesi gerekir.

Her roket için, özellikle sıvı yakıtlı roketler için, ağırlık önemli bir faktördür. Genel olarak roket, ne kadar ağırsa yerden havalanmak için o kadar itmeye ihtiyaç duyar. Pompalar ve yakıt hatları nedeniyle sıvı yakıtlı motorlar katı yakıtlı motorlardan daha ağırdır.

Sıvı yakıtlı motorların ağırlığını azaltmanın iyi bir yolu, ağızlık çıkışının çıkış hunisini hafif ağırlıklı metallerden yapmaktır. Bununla birlikte huni içerisinden geçen son derece sıcak ve hızlı hareket eden gazlar ince metali eritir. Bu yüzden bir soğutma sistemi gerekir. Sıvı yakıtlı motorlarda, küçük sıcaklıktaki sıvı hidrojeni kullanan yüksek verimli ve karmaşık bir soğutma sistemi yer alır. Hidrojen –253 °C sıcaklığa soğutulduğunda sıvı hale gelir. Burada çıkış hunisinin duvarlarında bulunan küçük tüpler göze çarpar. Tüplerdeki hidrojen meydana gelen fazla ısıyı emer ve duvarların erimesini önler.

5.2. Motor İtme Kontrolü
Bir motorun itmesinin kontrol edilmesi oldukça önemlidir. Çok kısa veya çok uzun zaman aralığında itme, bir uydunun yanlış yörüngeye oturmasına neden olur. Bu durum uydunun, yararlı olmayacak kadar uzağa gitmesine veya Dünya’ya geri dönmesine yol açar. Roketin idare sistemindeki bir bilgisayar, motorun uygun şekilde çalışmasını ya da durmasını ve itmenin gerektiği zamanı belirler. Sıvı yakıtlı motorlar bu işlemi, yanma odasına yakıt akışını başlatma veya durdurma esasına dayanarak gerçekleştirir. Gelişmiş uçuşlarda ( örneğin Ay’a gitmek gibi ) motorlar çeşitli zamanlarda çalışır ve durur. Bazı sıvı yakıtlı motorlar yanma odasına giren yakıt miktarını ayarlayarak motor itme oranını düzenler. Katı yakıtlı roketler sıvı yakıtlı roketler kadar kolay kontrol edilemez. Burada yanmaya başladıktan sonra yakıt, bitinceye kadar yanar. Yanmayı durdurmak veya yavaşlatmak çok zordur. Bazı katı yakıtlı motorlar, oda basıncını boşaltan ve itmeyi sonlandırabilen sistemlere sahiptir.

5.3. Kararlılık ve Kontrol Sistemleri
Verimli bir roket motoru yapmak başarılı bir roketin sadece bir bölümünü oluşturur. Roket, uçuşu sırasında kararlı olmalıdır. Kararlı bir roket değişmeyen bir yönde düzgün şekilde uçar. Kararsız roketler ise istikrarsız bir yönde uçar ve bazı zamanlar sarsılır. Kararlı bir roket, bir kontrol sistemi biçimini gerektirir. Kontroller aktif ve pasif olmak üzere ikiye ayrılır. Burada önemli olan bir roketi neyin kararlı veya kararsız yaptığını anlamaktır. Bütün problem boyut, kütle ya da şekle bakmaksızın ağırlık merkezi (KM) olarak adlandırılan bir noktaya sahip olmaktır. Ağırlık merkezi, bir maddenin ağırlığına tam olarak karşılık gelen, kusursuz biçimde dengelenmiş yerdir. Ağırlık merkezi etrafında kararsız roketin dönmesi nedeniyle roket uçuşunda ağırlık merkezi önemlidir.

Roketin uçarken dönmesi üç eksen etrafında gerçekleşir. Bu eksenler; yuvarlanma, fırlatma ve sapma olarak adlandırılır. Bu üç eksenin kesiştiği nokta ağırlık merkezini verir. Roketin uç kısımlarında, fırlatma ve sapma eksenleri oldukça önemlidir. Çünkü bu iki doğrultudaki herhangi bir oynama roketi rotasından çıkarır. Yuvarlanma ekseni ise diğer eksenlere göre daha az önemlidir. Yuvarlanma eksenindeki oynamanın uçuş yoluna bir etkisi yoktur. Roketin geneli için uçuşta yuvarlanma hareketi roketin dengelenmesine yardım eder. Fırlatma ve sapma eksenlerindeki dengesiz hareketler roketin olması gereken yörüngesinden ayrılmasına neden olur. Dengesiz hareketlenmeyi en aza indirmek veya engellemek için bir kontrol sistemine ihtiyaç duyulur. Roketin içinde ağırlık merkezinden başka onun uçuşunu etkileyen önemli bir merkez daha vardır. Bu, basınç merkezidir. Basınç merkezi hava hareket eden roketten geçtiğinde oluşur. Roketin dış yüzeyine sürtünen hava akımı roketin üç ekseninden biri etrafında hareketlenmenin başlamasına yol açar. Roketlerdeki kontrol aktif veya pasiftir. Roketin dış yüzeyinde bulunan pasif kontrol sistemleri roketin dengede kalmasını sağlar. Uçuşta dengenin sağlanması için aktif kontroller hareket ettirilir.

5.4. Katı Yakıtlı Roketler
Katı bir yakıt, oksitleyici madde ve yanan maddeden meydana gelir. Bu yakıt katı fazdadır ve modelli bir şekle sahiptir. Yakıtın yüzey alanının yanması itme ile ilişkilidir. Artan bir yüzey alanı itmeyi arttırır. Fakat artan yüzey alanı yüksek hızda yanma ile yakıtın yanma zamanını azaltır. Roket yakıtındaki tanecik için belirli itme hesaba katılmalıdır. Eğer bir yakıt yüksek belirli itme ile yüksek yüzey alanındaki taneciğe sahip bir rokette yakıt olarak kullanılırsa büyük miktarda itme tutuşmayı sağlar. Baruttan daha güçlü yakıtlara dönüşüm, modern katı yakıtlı roketlerin gelişmesine yol açtı. Kimya bilim dalının ilerlemesiyle bilim adamları daha güçlü yakıtları araştırdılar. Bazı yaygın katı oksitleyiciler: Amonyum Perklorit (NH4-CIO4) ve Potasyum Nitrat (KNO3) vb. Bunlar baruttaki oksitleme bileşikleridir. Kompozit, bir yakıt oksitleyicinin ve yakıtın karıştırılmış mekanik bir bileşiğidir. Oksitleyiciler kompozit yakıt yapmak için sıklıkla sentetik kauçuklarla karıştırılır. Bu sentetik kauçuklar; polisitron, polisülfat ve poliüretandir.

Katı yakıtlı roketler basit roketlerdir. Bu roketler bazı dezavantajlara sahiptir. Katı yakıt tutuşturulduğunda yakıtın tamamı durmaksızın bitinceye kadar yanar. Oldukça düşük belirli itme, itmenin büyük değerleri için katı yakıtlı roketlerin kullanımı sınırlar.

5.5. Sıvı Yakıt Roketleri Nasıl Çalışır?
Sıvı yakıtlı roketlerden ilk olarak 1896 yılında Tsiolkovski tarafından yapılan gezegenler arası uzay araştırmasında söz edilmiştir. Bu bilim adamının fikri 27 yıl sonra gerçekleşmiştir. Robert H. Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlatmıştır. Sıvı yakıtlı roketler Rus ve Amerikan uzay araçlarında, Energiya SL-17 ve Satürn V roketlerinde kullanılmıştır. Bu roketlerin yüksek itme kapasiteleri insanları göklere yönlendirmiş ve roket gelişimini hızlandırmıştır. Sıvı yakıtlı roketler bir yakıt ve bir oksitleyiciden oluşur. Yakıt ve oksitleyiciyi muhafaza eden iki metal tank vardır. Fırlatma esnasında sırasıyla iki vana, depolanan sıvının borulara akmasına izin veren konuma getirilir. Eğer vanalar yanma odasına sıvı yakıtın kendi ağırlığınca akmasına izin verecek şekilde basitçe açılmış ise bir kararsız akış hızı meydana gelir ve bu da zayıf bir itmeye neden olur (Dengesiz itme hızına sebep verir). Bu problemin iki çözümü vardır: (1) Basınçlı gaz besleme, (2) Bir turbo pompa ile besleme. Bunlardan basit olanı basınçlı gaz besleme sistemine yüksek basınçlı bir gaz tankı eklemektir. Buradaki gaz reaktif olmayan (inert) ve hafif bir gazdır (Örneğin Helyum gibi). Yüksek basınç altında gaz bir vana ile depolanır ve dengelenir. Gaz tankının içerisinde basınç dengesi oluşturacak şekilde gaz akar. Bu işlemde borular ve yakıt tankları önemlidir. Her ne kadar gaz tankı denge basıncına karşı koyabilirse de borular ve yakıt tankları bir yanma arızasına neden olabilir. Bu basıncı yenecek yakıt tankları kullanılabilir. Fakat bu tankların kütlesi aşırı derecede fazladır. Sonuç olarak vana, yakıt tankları ile birlikte sabit basıncı muhafaza edebilecek bir akışı kontrol eder. Yakıt yüzeyinin üzerine uygulanan sabit kuvvet (basınç), yanma odasının içine doğru itilen sabit bir akışla sağlanır. Gaz depo tankından çıkan bu akış, yakıtın yakıt tankından çıkmasına neden olur. Yakıt akışının yüksek bir oranda olması için sistemin başlangıçtaki basıncını arttırmak gerekir. Sıkça tercih edilen ikinci bir çözüm turbo pompadır.

Turbo pompa fonksiyon olarak düzenli bir pompa ile aynıdır ve gaz basınçlı sistemde gazı yanma bölümünün içine doğru ivmelendirir. Burada pompayı çalıştıracak bir enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerji büyük yakıt tanklarına depolanmıştır. Depolanmış kimyasal enerjiyi pompa enerjisine dönüştürmek için küçük bir roket motoru eklenir. Bu küçük motor tipik olarak asıl yakıtla ayni yakıtları kullanır, fakat boyutları küçük olduğundan dolayı küçük bir itme üretimi sağlar. Bu motordaki itme bir türbine yollanır. Bulunan bir pervane türbinin hızlı şekilde dönmesini sağlar. Turbo pompayı çalıştırmak amacıyla gerekli olan mekanik enerjiyi elde etmek için, bu işlem kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye dönüştürür. Yanma odasına gönderilen yakıtlar olayı karmaşık bir hale getirir.

Oksitleyici ve yakıt karıştırılıp yanma odasında tutuşturulduğunda itme meydana gelir. Bu büyük itme roketi yukarı doğru iter. Yakıt akış hızı ve yanma odasının duvar dayanımı hesaba katılarak yanma sisteminde oluşturulan yoğun basınç belirlenmelidir. Yakıt akış hızı çok küçük olursa yakıt yanma odasına girmez. Bir gaz basınçlı veya turbo pompalı uygun sistem kullanılarak bu problemden kurtulmak mümkün olur. Karşılaşılan diğer bir problem ise oksitleyici ve yakıtın yanmasının oluşturduğu yoğun sıcaklıktır. Yakıtın yanma odası ve ağızlık etrafında sirkülasyon yapılmasıyla bu problem çözülür. Yakıtlar son derecede soğuktur ve bunlar yanma odasının sıcak yüzeyi etrafında akarken motor sıcaklığının bir kısmını soğurup yavaşça buharlaşır. Bu buharlaşma üç etkiye neden olur:
(1) Belirtildiği gibi buharlaşma soğutması,
(2) Buharlaşan yakıt hacminin artmasıyla toplam basıncın artması,
(3) Katalitik etki (Daha fazla reaksiyonel gazların oluşması daha verimli yakma sağlar. Bu da roketin tüm performansını arttırır). Sıvı oksijen en yaygın kullanılan oksitleyicidir. Sıvı yakıtlı roketlerde kullanılan diğer oksitleyici kapsamı; Hidrojen Peroksit (%95 H2O2), Nitrik Asit (HNO3) ve sıvı Florür’dür. Modern sıvı yakıtlı roketlerde sıvı Florür çok nadir olarak kullanılır. STP (Standart sıcaklık; 25 °C ve standart basınç; 1 Atm veya 760 torr)’de oksijen ve florür gazdır. Bu fazda yanma oluşabilir.

Ancak oksijen ve florür gazının oksitleyici tankta depolanan miktarı gerekli itmeyi sağlamaz. Bundan dolayı bu gazları sıvı faza çevirmek için sıcaklıkları belirgin bir şekilde düşürülür ve böylece oksitleyici olarak kullanılır. Sıkça kullanılan sıvı yakıtların kapsamı: sıvı hidrojen, sıvı amonyak (NH3), hidrazin (N2H4) ve kerosin (hidrokarbon) dir. %76 oranında oksijen içeren nitrik asit başka bir oksitleyicidir. STP’ de nitrik asit sıvı fazdadır. Ancak nitrik asitin muhafazası tehlikelidir. Çünkü onun su ile karışması güçlü bir asit oluşturur ve bir yakıtla yanması sonucunda zararlı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple nitrik asitin kullanımı sınırlandırılmıştır.

5.6. Kullanılan Bazı Motorlar
ilk Amerikan Ay araştırması çalışmaları Cape Canaveral üssünde yoğun bir şekilde başlamıştır. Sonradan Altair olarak adlandırılan X-248 fiberglas tabanlı katı motor, Thor Able fırlatma taşıtı tarafından taşınmıştır. Altair katı motorların ilkidir ve ortaya çıkan benzerlerinin en başarılısıdır. Thor Able taşıtı, uyduları sınıflandırarak yörüngeye oturtmak için fırlatılmıştır. Kullanılan diğer bir motor Thiokol’un Star 37 motorudur. İlk Star 37, 1960 yılında Ay araştırmalarında yumuşak iniş sağlamak için motor hız kesici ile geliştirilmiştir. Hemen sonrasında askeri hava uydularını fırlatmak amacıyla kullanılan Thor Burner-2 roketinin üzerinde üst aşama olarak kullanılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’ne ait askeri radar uyduları katı motorları, daha yüksek yörüngelere nükleer reaktörlerini kaydırmak için kullanmıştır. İngiltere belli sayıda katı motor geliştirmiştir ve bir uydu fırlatmıştır. Bu fırlatmada Black Arrow roketi kullanılmıştır. Bu roket Waxwing isminde bir katı motora sahiptir. 1960’ların sonunda ve 1970’lerin başında sıvı motorlar ilk Zenit-2 casus uydularını yörüngeye yerleştirmek amacıyla kullanılmıştır. BE-3 motoru da eski yıllara ait ilginç motorlardan bir tanesidir.

Çizelge-5.1. Sıvı yakıtlı Motorlar

6. BAZI ROKET TİPLERİ ve ÖZELLİKLERİ

Bu bölümde bazı roket tipleri gösterilecek ve çeşitli ülkelere ait roketlerin özellikleri çizelge halinde verilecektir.

6.1. Birleşik Devletler Roketleri

6.2. Rus Roketleri

7.ÖZEL BIR ROKET: SES ROKETI
Çevre araştırmalarının yüksek harcamalı olması nedeniyle dikkate değer keşifler yapmak için düşük fiyatlı yöntemler gerekir. Araştırmacılar çeşitli metotlar kullanırlar. Bu araştırmacılar ses roketlerinden yararlanarak birçok önemli veri elde ederler ve böylece bilimde ilerleme kaydedilir. Birçok ses roketi uzay, atmosfer, yeryüzü ve mühendislik bilimlerinde teknolojik yenilik ve değişiklikler için test zemini sağlar. Ses roketi programı doktora tezlerine yol açan çok sayıda proje üretmiştir.

8. ROKETLERDEN HABERLER
Tokyo,12 Temmuz 2000; Japonya’ya ait H2A roketi test sırasında başarısız oldu. Fakat Ulusal Uzay Gelişim Firması yakın bir zamanda roketin fırlatılmasının doğru bir şekilde yapılacağını belirtti.

Tokyo, 24 Ağustos 2000; Tanegashima Uzay Merkezi’nde H2A ana roketinin gelecekteki yeni üretimi için LE7A motorunun 150 saniyelik tutuşma testi başarıyla sürdürüldü.

Paris, 16 Agustos 2000; 3 aylık bir gecikmeden sonra Avrupa yapımı iki telekomünikasyon uydusu Ariane 4 roketi ile birlikte yörüngelerine fırlatıldı.

Evry, 18 Agustos 2000; İki telekomünikasyon uydusunu taşıyan Ariane 4 roketi Fransa’dan kalktı. Brasilsat-B4 ve Nilesat-102’yi taşıyan roket uygun bir şekilde havalandı. Fırlatmadan 25 dakika sonra iki uyduyu yörüngeye bıraktı. Brasilsat-B4 uydusu 12-13 yıl için Brezilya’da televizyon ve telekomünikasyon servislerini sağlayacaktır. Nilesat-102 ise Kuzey Afrika ve İran Körfezi’ndeki ülkelere dijital televizyon programları dağıtacaktır.

Moskova, 29 Ağustos 2000; Rusya’ya ait askeri bir iletişim uydusunu taşıyan roket Kazakistan’daki Baikanur istasyonundan fırlatıldı.

9. SONUÇ
Eski zamanlardan beri uzay insanların ilgisini çekmiştir. Uzayın bir sonunun olup olmadığı, nerelere kadar uzandığı bilim adamlarını ilgilendiren bir konu olmakta devam etmiştir. Roketlerin gelişmesi insanlara uzayın kapılarını aralayınca bu konudaki çalışmalar büyük bir hız kazanmıştır. Roketlerin ileride insanları götüreceği yer belli değildir. Bu, bilimde gerçekleşen keşiflere dayanarak roketlerin gelişmesine bağlıdır.
Roketler sayesinde insanoğlu sınırları aşarak önemli adımlar atmıştır. Buraya kadar her yönüyle incelenen roketler yenidünyaların kapısını aralar ve bilinmeyen pek çok soruya yanıt bulma imkânı sağlar.

Kaynak: Zamanda yolculuk

 

10. sınıf fizik konu anlatımı, Doğrusal ve Bağıl Hareket, Yörünge nedir, konum nedir, konu ile ilgili çözümlü örnekler, eğim, hız, ivme nedir, Düzgün Doğrusal Hareket, Hız – Zaman Grafiği, BAĞIL HAREKET lise 2 fizik konuları

7/11/2009 · Kategori: Diger

Doğrusal ve Bağıl Hareket

Hareket Maddelerin zamanla yer değiştirmesine hareket denir. Fakat cisimlerin nereye göre yer değiştirdiği ve nereye göre hareket ettiği belirtilmelidir. Örneğin at üstünde giden bir yolcu ata göre yer değiştirmiyor fakat yerde duran sabit bir noktaya göre yer değiştiriyordur.

Yörünge nedir
Bir cismin hareketi sırasında izlediği yolun şekline yörünge denir. İzlenen yolun şekli doğrusal ise bu harekete doğrusal hareket denir. Daire ise dairesel hareket denir.

Konum nedir
Bir cismin seçilen bir başlangıç noktasına olan vektörel uzaklığına konum denir. Bir araç nasıl hareket ederse etsin en son durduğu noktadaki konumu o noktanın seçilen başlangıç noktasına olan vektörel uzaklığıdır. Bir araç dönüp dolaşıp ilk bulunduğu noktaya gelirse konumu sıfır olur.
Yer Değiştirme
Bir cismin iki konumu arasındaki vektörel uzaklıktır. Başka bir ifadeyle son konum (x2) ile ilk konum
(x1) arasındaki vektörel farktır ve son konumdan ilk konumun vektörel olarak çıkarılmasıyla bulunur. Bu işlem Dx = x2 – x1 şeklinde gösterilir.P noktasında duran bir aracın konumu + 1500 metredir. K de duranın konumu ise – 1000 metredir.
N noktasından L noktasına gelen bir araç
Dx = x2 – x1
Dx = – 500 – (+ 1000) = – 1500 m
(–) yönde 1500 metre yer değiştirmiştir.
Eğer ilk konum başlangıç noktası olursa konum ile yer değiştirme eşit olur.
Yatay bir yolda K noktasından harekete geçen araç L M N yolunu izleyerek N de duruyor. Bu araç KN noktaları arasında toplam 70 m yol almasına rağmen 50 m yer değiştirmiştir.Şekil incelenirse KN arasındaki vektörel uzaklık pisagor bağıntısından 50 m olur.
Eğim nedir
Hareket konusunun iyi anlaşılması için eğim kavramının iyi bilinmesi gerekir. Bir doğrunun yatayla yaptığı açının tanjantı o doğrunun eğimine eşittir.
Ayrıca eğim dikliğin bir ölçüsüdür. Diklik artıyorsa eğim artıyor diklik azalıyorsa eğim azalıyor diklik sabit ise eğim de sabittir.
Şekildeki gibi yatay doğruların eğimi sıfırdır.
Düşey doğruların eğimi tanımsızdır. Çünkü tana değerine göre bir sayının sıfıra oranı tanımsızdır.

Bir parabolün eğiminden bahsedilemez. Ancak parabole teğetler çizilerek teğetin eğimine bakılır. Şekildeki parabolün eğimi artıyordur.
Birim çemberdeki sinüs ve cosinüs değerlerin işaretinden faydalanılarak eğimin işareti bulunabilir.
Düşey eksene göre sağa yatık doğruların eğimi pozitif (+) sola yatık doğruların eğimi ise negatif (–) dir.
Hız nedir

Bir cismin birim zamandaki yer değiştirme miktarına hız denir. Hız v sembolü ile gösterilir ve vektörel bir büyüklüktür. Hız
şeklinde tanımlanır.
Hız birimi SI (MKS) birim sisteminde m/s dir. km/saat de hız birimi olarak kullanılabilir.
Hız vektörel büyüklük olduğundan hızın işareti hareketin yönünü gösterir. Hız (+) işaretli ise araç (+) seçilen yönde (–) işaretli ise (–) seçilen yönde gidiyordur.
[SIZE="4"]Ortalama Hız[/SIZE]

Doğrusal yörüngede hareket eden bir cismin toplam yer değiştirmesinin bu yer değiştirme süresine oranı ortalama hıza eşittir. Ortalama hız
şeklinde tanımlanır.
Ani Hız

Hareket eden bir cismin herhangi bir andaki hızına ani hız ya da anlık hız denir.
Konum-zaman grafiğindeki herhangi bir anda yörüngeye çizilen teğetin eğimine eşittir.
İvme nedir
Bir cismin birim zamandaki hız değişimine ivme denir. a sembolü ile gösterilir ve vektörel bir büyüklüktür. Cismin t1 anındaki hızı v1 t2 anındaki hızı v2 ise ivme;
şeklinde ifade edilir. Birimi m/s2 dir.
Hız değişimi yoksa yani cismin hızı zamanla değişmiyorsa ivme sıfırdır. İvmenin olması için mutlaka hızın değişmesi gerekir. Ayrıca ivme sabit ise hız her saniye ivme kadar artıyor ya da azalıyordur. İvme sıfır ise araç ya duruyordur ya da sabit hızla gidiyordur.
Doğrusal Hareket Çeşitleri

1. Düzgün Doğrusal Hareket
Doğrusal yolda hareket eden bir cisim eşit zaman aralıklarında eşit yer değiştirmelere sahipse bu harekete düzgün doğrusal hareket sahip olduğu hıza da sabit hız denir. Bu hareket tipinde hız sabittir. Dolayısıyla ivme sıfırdır.
Yukarıdaki grafikler pozitif yönde hareket eden araca ait grafiklerdir. v sabit hızı ile düzgün doğrusal hareket yapan cismin aldığı yol
X= v.t
bağıntısı ile bulunur.

2. Düzgün Değişen Doğrusal Hareket
Doğrusal bir yolda hareket eden aracın hızı düzgün değişiyorsa bu harekete düzgün değişen doğrusal hareket denir. Bu harekette ivme sabit olduğundan sabit ivmeli harekette denilir. İvmenin sabit olması aracın hızının her saniye ivme kadar artması ya da azalması demektir.
a. Düzgün Hızlanan Doğrusal Hareket
Bu hareket tipinde aracın hızı her saniye ivme kadar artıyordur. Pozitif yönde düzgün hızlanan araca ait grafikler aşağıdaki gibidir.
2. Düzgün Değişen Doğrusal Hareket
Doğrusal bir yolda hareket eden aracın hızı düzgün değişiyorsa bu harekete düzgün değişen doğrusal hareket denir. Bu harekette ivme sabit olduğundan sabit ivmeli harekette denilir. İvmenin sabit olması aracın hızının her saniye ivme kadar artması ya da azalması demektir.
a. Düzgün Hızlanan Doğrusal Hareket
Bu hareket tipinde aracın hızı her saniye ivme kadar artıyordur. Pozitif yönde düzgün hızlanan araca ait grafikler aşağıdaki gibidir.
Konum – Zaman Grafiği

 

* Konum–zaman grafiğinde eğim hızı verir. Eğimin değişimi nasılsa hızın değişimi de o şekilde olur. Ayrıca eğimin işareti hızın işaretini belirtir.

* Eğimin ve hızın işareti hareketin yönünü belirtir. Hızın işareti pozitif (+) ise araç (+) yönde negatif ise araç (–) yönde hareket ediyordur.

Hız – Zaman Grafiği

* Hız–zaman grafiğinin eğimi ivmeyi verir. Eğimin değişimi ve işareti ivmenin değişimini ve işaretini verir.
I. aralıkta eğim sabit ve işareti (+) olduğundan ivme sabit ve işareti (+) dır. Benzer yorumu diğer aralıklar için de söyleyebiliriz.
*
Grafik parçaları ile zaman ekseni arasında kalan alan yer değiştirmeyi verir.

* Zaman ekseni üzerinde kalan (+) alan pozitif yöndeki yer değiştirmeyi altında kalan (–) alan ise negatif yöndeki yer değiştirmeyi verir. Toplam yer değiştirme alanların cebirsel toplamından bulunur.
* Hızın işaret değiştirdiği yerde araç yön değiştiriyordur.

İvme – Zaman Grafiğiİvme-zaman grafiklerinin altında kalan alan hız değişimini verir. Toplam hız değişimi alanların cebirsel toplamından bulunur. Cismin ilk hızı v0 toplam hız değişimi Dv ise son hız vS = v0 + Dv eşitliğinden bulunur.

BAĞIL HAREKET fizik konusu anlatımı

Bir cisim sabit bir noktaya göre zamanla yer değiştiriyorsa bu cisim hareket ediyor demektir. Cismin hareketi sabit bir yere göre değilde başka hareketli bir cisme göre sorulursa durum değişir. Örneğin yan yana giden iki çocuk birbirlerine göre hareket etmezken yerde duran sabit bir noktaya göre hareket ediyorlardır. Otobüs içinde koltukta oturan bir yolcu otobüse göre hareket etmiyor fakat yere göre ya da başka hareketli bir cisme göre hareket ediyordur.
Buna göre iki cismin birbirlerine göre hareketine bağıl hareket hızlarına da bağıl hız denir.
Bağıl hızV bağıl = V cisim – V gözlemci bağıntısı ile bulunur.
vcisim : Cismin yere göre hızıdır.
vgözlemci : Gözlemcinin yere göre hızıdır.
Bir aracın yerdeki sabit noktaya göre hızına yere göre hız denir. Hız vektörel bir büyüklük olduğundan işlemler vektör kurallarına göre yapılacaktır. Yukarıdaki bağıntıya göre cismin hızı aynen alınıp gözlemcinin hızı ters çevrilerek vektörel olarak toplanır. Bileşke vektörün büyüklüğü bağıl hızın büyüklüğünü yönü ise bağıl hızın yönünü belirtir.
Tek Doğrultuda Bağıl Hız
Araçlar aynı doğrultuda hareket ediyorsa
a. Aynı yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızlarının büyüklüğü iki aracın hızlarının farkına eşittir. Yön olarak aracın birine göre (+) ise diğerine göre (–) dir. Yani araçlardan biri diğerini pozitif kabul edilen yönde gittiğini görüyorsa diğeride onun negatif yönde gittiğini görür.
b. Zıt yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızı hızlarının topl***** eşittir. Bundan dolayı karşılıklı gelen araçlar birbirinin yanından geçerken çok hızlı geçiyormuş gibi görünürler.
İki Boyutta Bağıl Hız
Doğuya doğru gitmekte olan K aracının sürücüsü kuzeye doğru giden L aracının gerçek hareket yönünü ve hızını göremez. K nin L yi gördüğü hız bağıl hızdır. Bağıl hız
ise vb = vcisim – vgözlemci
bağıntısından bulunur.

Örneğin her iki araç v hızı ile gidiyorsa K nin L ye göre hızı denildiğinde L gözlemci olur. Gözlenen K cisminin hızı aynen alınır gözlemcinin hızı ters çevrilerek vektörel olarak toplanır. Hızların şiddetleri eşit ve aralarındaki açı 90° olduğundan bağıl hız çıkar.
L nin K ye göre hızı ise
vb = vL – vK den L nin hızı aynen alınır K nin hızı ters çevrilerek toplanır. Hız vektörleri arasındaki açı 90° olduğundan bağıl hız olur.
Her iki araca göre bağıl hızlar eşit büyüklükte fakat zıt yönlüdür

11. sınıf dil ve anlatım dersi konularının anlatımı, Lise 3 dil ve anlatım dersi tüm konuların anlatımı ETİNLERİN SINIFLANDIRILMASI, ÖGRETICI METİNLER, SÖZLÜ ANLATIM, Röportaj, mülakat, görüşme, söylev nedir, mektup, günlük, anı, hatıra, biyografi

5/11/2009 · Kategori: Türkçe-Edebiyat-Ödev

İÇİNDEKİLER
UNITE I
METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI

Metinlerin Sınıflandırılması

UNİTE II

ÖGRETICI METİNLER
1.Mektup
2.Günlük (Günce)
3.Anı (Hatıra)
4.Biyografi (Hayat Hikâyesi), Otobiyografi
5.Gezi Yazısı (Seyahatname)
6.Sohbet (Söyleşi)
7.Haber Yazıları
8.Fıkra
9.Deneme
10.Makale
11.Eleştiri (Tenkit)

ÜNITE III
SÖZLÜ ANLATIM
Röportaj
Mülakat (Görüşme)
Söylev (Hitabet, Nutuk)

ÜNITE I
METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI
BU BÖLÜMÜN AMAÇLARI
Bu ünitenin sonunda;
Metinleri sınıflandıracak,
Ögretici metinlerin özelliklerini belirleyecek,
Sanat metinlerinin özelliklerini kavrayacak,
Ögretici metinler ile sanat metinleri arasındaki farkları ögreneceksiniz.
NASIL ÇALISMALIYIZ?
Bilmediğiniz sözcük ve kavramların anlamlarını sözlüğe bakmadan önce metinden tahmin ediniz. Daha sonra sözcüklerin açıklamasını okuyun.
Örnek metni veya metin parçasını dikkatlice okuyup anlatılmak istenen duygu ve düşünceleri kavramaya çalisiniz.
Konu içinde size yöneltilen soruları yanıtlayınız.
Uyarıları dikkatle okuyun, gerekiyorsa yazınız.
Yazar, eser adını ve önemli kavramları yazarak çalisiniz.
İncelediğiniz metin türü ile ilgili başka yazıları da okuyarak ögrendiginiz bilgileri değerlendiriniz.
Daha geniş bilgi için ansiklopediden, edebiyat tarihinden ve İnternet'ten yararlanınız.

 

METİNLERİN SINIFLANDIRILMASI
Metinler gerçeklikle ilişkileri, anlatım biçimleri, işlevleri ve yazılış amaçlarına göre öncelikle sanat metinleri ve ögretici metinler olarak iki gruba ayrılır.

I.SANAT METİNLERİ
Sanat metinleri, gerçeklerin sanatçının hayal, duygu ve düşünce dünyasında yeniden yorumlanması ve şekillenmesiyle meydana gelir.
Sanat metinlerine edebî metinler de denir.
Bu metinlerde estetik ön plandadır.
Sezdirmek ve hissettirmek esastır.
Her okunduğunda yeniden yorumlanmaya açıktır.
Edebiyat biliminin içerisinde yer alır.

 

 


Sanat metinleri kendi içerisinde:
A. Şiir (coşku ve heyecanı dile getiren metinler)
B. Olay çevresinde oluşan edebî metinler olarak iki gruba ayrılır.
A. Şiir (coşku ve heyecanı dile getiren metinler): Duyguları, izlenimleri,
coşkuları dilsel bir anlatım içinde ve özellikle dizeler hâlindeki ritimlerle, uyumlarla ve
imgelerle açıklayan metinlerdir.
B. Olay Çevresinde Oluşan Edebî Metinler:
-Kurmacanın (hayal ürünü) imkânlarından yararlanır.
-Yoruma dayanır.
-Bir olay örgüsü vardır.
-Olay örgüsü hayalî olarak düzenlenir.
-Kişi, zaman, mekân gibi ögeler yer alır.
-İnsana özgü soyut durumlar somutlaştırılır.
Olay çevresinde oluşan edebî metinler:
1. Anlatmaya bağlı edebî metinler
2. Göstermeye bağlı edebî metinler olarak iki gruba ayrılır.
Anlatmaya bağlı edebî metinler ve göstermeye bağlı edebî metinler arasındaki en büyük fark; birisinin anlatmaya ve okumaya diğerinin ise göstermeye ve seyretmeye bağlı olmasıdır.
1. Anlatmaya Bağlı Edebî Metinler
a. Destan
b. Masal
c. Halk hikâyesi
d. Mesnevi
e. Manzum hikâye
f. Hikâye
g. Roman
2. Göstermeye Bağlı Edebî Metinler;
a. Geleneksel Türk tiyatrosu
(Orta oyunu, Karagöz, köy tiyatrosu)
b. Modern Türk tiyatrosu
(komedi, dram, trajedi) olarak gruplara ayrılır.

 

 

 

 


II. ÖGRETICI METİNLER
Ögretici metinlerde amaç gerçeğin yeniden yorumlanması değil olduğu gibi anlatılmasıdır. Önemli olan okuyucuya bilgi vermek ya da bilgiyi paylaşmaktır. Bu nedenle ögre tici metinlerde ifadeler açık ve nettir. Her okunduğunda farklı yorumlanmaz.
Ögretici metinler;
Tarihî metinler (tarihî konuları anlatan ve belgelere dayanan metinler)
Felsefî metinler ( felsefî konuları anlatan metinler)
Bilimsel metinler (bilimsel gelişmeleri anlatan metinler)
Gazete çevresinde gelişen metinler (makale, deneme, sohbet, fıkra, eleştiri, haber yazısı, röportaj vb.)
Kişisel hayatı konu alan metinler (anı, mektup, günlük, gezi yazısı, biyografi, oto biyografi vb.) olarak gruplandırılır.
Bu ögretici metinler içerisinde edebiyatın ilgilendiği edebî metin türleri "gazete çevresinde gelişen metinler" ve "kişisel hayatı konu alan metinler" içerisinde yer almaktadır.
II.ÜNITE
ÖGRETICI METİNLER
Mektup
Günlük (Günce)
Anı (Hatıra)
Biyografi (Hayat Hikâyesi), Otobiyografi
Gezi Yazısı (Seyahatname)
Sohbet (Söyleşi)
Haber Yazıları
Fıkra
Deneme
Makale
Eleştiri (Tenkit)
BU BÖLÜMÜN AMAÇLARI
Bu üniteyi bitirdiğinizde;
Mektup türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Günlüğün (günce) özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Anı (hatıra) türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Biyografi (hayat hikâyesi), otobiyografi türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Gezi yazısının (seyahatname) özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Sohbet (söyleşi) türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Haber yazılarının özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Fıkra türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Deneme türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Makale türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacak,
Eleştiri (tenkit) türünün özelliklerini belirleyecek ve bu türde metin oluşturacaksınız
NASIL ÇALISMALIYIZ?
Bilmediğiniz sözcük ve kavramların anlamlarını sözlüğe bakmadan önce metinden tahmin ediniz. Daha sonra sözcüklerin açıklamasını okuyunuz.
Örnek metni veya metin parçasını dikkatlice okuyup anlatılmak istenen duygu ve düşünceleri kavramaya çalisiniz.
Konu içinde size yöneltilen soruları yanıtlayınız.
Uyarıları dikkatle okuyunuz, gerekiyorsa yazınız.
Yazar adını, eser adını ve önemli kavramları yazarak çalisiniz.
İncelediğiniz metin türü ile ilgili başka yazıları da okuyarak ögrendiginiz bilgileri değerlendiriniz.
Daha geniş bilgi için ansiklopediden, edebiyat tarihinden ve İnternet'ten yararlanınız.
1. MEKTUP
1. Tanımı
Bir haberi, dileği veya duyguyu bir başkasına iletmek için yazılmış yazıya mektup denir.
Mektup en eski haberleşme araçlarından biridir. Günümüzde uygarlığın gelişmesi ile haberleşme araçları oldukça çesitlenmistir: gazete, dergi, televizyon, bilgisayar, belgegeçer, İnternet...
Mektup, yazının bulunduğu tarihe kadar çikabilen en eski edebiyat türlerinden biridir. Eldeki en eski örnekler, Mısır firavunlarının (M Ö 14-15. yüzyıllar) ve Hititlerin mektuplarıdır.
2. Özellikleri
Bir edebiyat türü olarak mektup günümüzde, iletişimdeki hızlı teknik gelişmelere karşin kişinin iç dünyasını yansıtması ve düşüncelerin paylaşimı nedeniyle yerini korumaktadır. Mektup türü dört ana gruba ayrılır:
Özel mektuplar
Edebî mektuplar
İş mektupları
Resmî mektuplar
1-Özel Mektuplar
Birbirlerini tanıyan kişilerin duygu ve düşüncelerini paylaşmak için birbirlerine gönderdikleri mektuplardır. Mektuplaşan kişiler arasındaki samimiyet, özel mektupların değerini artırır. Özel mektuplar her konuda yazılabilir, o nedenle konuları çok çesitlidir. Ancak konularda güncellik ağır basar.
Anlatımında içtenlik ve rahatlık vardır. Hitaplarda da içten ifadelere yer verilir. Bahsedilen konuya göre, mektup yazan kişinin üslubu değişir. Sanatçıların, devlet adamlarının, düşünürlerin özel mektupları yayınlandığında bizler için önemli belgeler olabilir.
Özel mektupları, konularına göre alt başlıklar hâlinde adlandırmak da mümkündür:
Aile mektupları veya sağlık mektupları (eşe, dosta, yakın akrabaya yazılanlar),
Tebrik mektupları (herhangi bir başarı, nikâh, nişan, düğün, bayram, yılbaşi gibi sebeplerle yazılanlar),
Teşekkür mektupları (iyilik veya yardım görme gibi sebeplerle yazılanlar),
Davet mektupları (davetiyeler, nişan, düğün, gezi vs. sebeplerle yazılanlar),
Taziye mektupları,
Özür mektupları vs.
Bu türdeki mektupların gizliliği vardır ve bu gizlilik kanunla korunmuştur.
2-Edebî Mektuplar
Edebiyatçıların birbirlerine ya da dostlarına yazdıkları sanatsal değer taşiyan mektuplardır.
Edebî mektuplar, dil ve anlatım açısından sanat değeri taşir. Örnek bir dil ve anlatım kullanılır.
Edebî mektuplar belge niteliği taşidıklarından önemlidirler. Bu tarz mektuplardan yazıldıkları döneme ait sanat, edebiyat ve fikir olayları hakkında bilgi edinmek de mümkündür.
Tanınmış yazarlar birbirlerine yazdıkları mektuplarla fikir ve sanat olaylarını ve eserleri tartışırlar.
3-İş Mektupları
Endüstri, iş ve ticaret alanlarında ya da iş yerleriyle kişiler arasında yazılan mektuplardır. Bu mektuplarda içtenlik aranmaz. İstenilen, açıkça ve anlaşilır bir dille belirtilir. Açıklayıcı anlatım türü tercih edilir.
1. Mektup kâğıdı temiz ve çizgisiz olmalıdır.
2. Mektupların mürekkepli kalemle ya da bilgisayarla yazılmasına özen gösterilmelidir.
3. Mektup kâğıdının sağ üst kısmına yazıldığı yer ve tarih konulmalıdır.
4. Mektup, yazıldığı kişiye uygun bir seslenişle başlamalı ve seslenişten sonra virgül
işareti konulmalıdır.
Mektupta karalamalar yapılmamalı ve yazım kurallarına uyulmalıdır.
Selam ve saygı sözleri sonuç bölümünde yer almalı, selâm, saygı ve teşekkürlerde aşirılığa kaçılmamalıdır.
7. Mektup bitince sağ alt köşesi imzalanmalıdır.
8. Anlatılacak konu kesin ve açık bir dille ifade dilmeli; cümleler kısa olmalıdır.
9. Sözcüklerin kısaltmaları kullanılmamalı; yanlış anlama gelecek sözlere yer verilmemelidir.
4-Resmî Mektuplar
Devlet dairelerinin kendi aralarında veya kişilerle devlet daireleri arasında yazılan mektuplardır. Bu tür mektuplarda, konunun uzunluğuna göre tam veya yarım sayfa boyutunda çizgisiz, beyaz kâğıtlar kullanılır. Konu dışında ayrıntılara ve özel isteklere yer verilmez. Konu en açık ve yalın biçimde ele alınır.
Resmî mektuplar, biçim yönüyle iş mektuplarına benzer. Resmî mektuplar; başlık, metin ve son kısım diye üç bölüme ayrılır.
Başlıkta gönderen makam, dosya numarası, tarih, konu, adres ve ilgiler bulunur.
Metin kısmında, doğrudan doğruya işle ilgili konudan söz edilir.
Son kısımda ise üst makam yetkilisi alt makamdakine yazıyorsa yazıyı "rica ederim", alt makamdaki üst makamdakine yazıyorsa "bilgilerinize saygıyla sunarım" veya "arz ederim" şeklinde ifadeler yazar.
Hiçbir saygı kelimesi kullanılmaz. Sağ tarafa imza atılır. İmzanın altına yazıyı imzalayanın adı ve soyadı yazılır (soyadı büyük harflerle). Bunun altına makam adı, küçük harflerle yazılır, gerekirse kısaltma kullanılabilir.

 

MEKTUP PLANI


Sesleniş, Tarih

(Giriş)……………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
(Gelişme) ……………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..

 

(Sonuç)…………………………………………………………………………………………
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..
…………………………………………………………………………………………………..


Adres
İmza
Adı Soyadı

 


Girişte, mektubun yazılma nedeni açıklanır.
Gelişmede, duygu ve düşünceler anlatılır.
Sonuçta, iyi dilekler belirtilir.

 

 

Dilekçe
Dilekçe, bir isteği bildirmek, bir şikâyeti duyurmak veya herhangi bir konuda bilgi vermek amacıyla resmî veya özel kurumlara/kuruluşlara yazılan resmî yazıdır.

Dilekçe, herkesin zaman zaman yazmak zorunda kalabileceği bir mektup türüdür.
Dilekçe yazarken aşağıdaki hususlara dikkat edilmelidir:
Dilekçe metni genellikle kısa olur. Ancak bazı özel durumlarda kâğıdın ön yüzü yeterli olmazsa kâğıdın arka yüzüne yazılmaz ikinci bir kâğıt kullanılır.
Konular kısa ve öz olarak belirtilir. Gereksiz ayrıntılara yer verilmez.
Dilekçe bilgisayarla, daktiloyla veya mavi ya da siyah mürekkepli dolma kalemle yazılır. Tükenmez kalemle veya kurşun kalemle dilekçe yazılmaz.
Dilekçe metni, sayfaya güzel bir kompozisyonla yerleştirilir (Yukarıda kâğıdın dörtte biri kadar, sol tarafta en az 3 cm ve sağ tarafta 1 cm boşluk bırakılmalıdır.).
Anlatımın yalın ve duru olmasına özen gösterilir.
Dilekçe, hangi kuruma veriliyorsa bu makamın adı başa yazılır. Kurum adının sağ altına kurumun bulunduğu şehir adı yazılır.
Dilekçeye sorunla ilgilenecek kuruma veya makama hitapla başlanır. Hitaplar kurumun idari yapısına uygun olmalı ve eksiksiz yazılmalıdır: Ankara Valiliğine, Açıköğretim Lisesi Müdürlüğüne, Eğitim Teknolojileri Genel Müdürlüğüne gibi.
Daha sonra konunun belirlendiği metin bölümüne geçilir. Bu bir şikâyet dilekçesiyse, şikâyet sağlam kanıtlara dayandırılır. Eğer iş isteme dilekçesiyse, ögrenim durumu, yaş, kısa bir öz geçmiş, kurumca aranan seçkin nitelikler açık seçik belirtilir.
Dilekçe bitiminde sağ alt köşeye adı ve soyadı yazılır, imzalanır. Tarih, isim ve imzanın bir satır üstünde yer alır.
Sol alt köşeye adres yazılıdır.
Dilekçe imzalandıktan sonra sol tarafa açık adres bildirilir. Dilekçeyle birlikte varsa verilen ekler, adresi yazdıktan sonra ekler başlığı altında numara verilerek sıralanır. Evrakın kaybolmaması için (varsa) ekler mutlaka belirtilir.
Bir dilekçede sadece bir kişinin imzası bulunur ve imzasız dilekçeler geçersiz sayılır.

 

 

 

 


Örnek Dilekçe
T.C.
MİLLİ EĞİTİM BAKANLIĞI
EĞİTİM TEKNOLOJİLERİ GENEL MÜDÜRLÜĞÜ
AÇIK ÖGRETIM LİSESİ MÜDÜRLÜĞÜNE


28-29 Ocak 2006 tarihinde yapılan 2005-2006 eğitim ögretim yılı birinci dönem sınavları sonunda Açık Ögretim Lisesinden mezun oldum.
Diplomam düzenlenene kadar, mezun olduğumu gösterir mezuniyet belgesinin tarafıma gönderilmesini arz ederim.


Adres:
Ihlamur Çiçegi Apartmanı 10 Mart 2006
S Blok, 12/4 Kanarya Sokak İmza
Batıkent / Ankara İbrahim Erdem SAYDIM

Ekler
Nüfus cüzdanı fotokopisi (1 adet),
Ögrenci kimlik kartı fotokopisi (1 adet).

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 


Dil Bilgisi
Ses Düşmesi
Kimi sözcüklerin çekimlenisinde veya türeyişinde bir sesin düştüğü görülür.
Örnekler:
çevirilmek - çevrilmek
savurulmak - savrulmak
göğüs - göğsü
boyun - boynu
seyir etmek - seyretmek
kayıp olmak - kaybolmak
emir etmek - emretmek

Kimi birleşik sözcüklerin oluşumunda bir hece veya ses düşmesi meydana gelir.
kahve altı - kahvaltı
sütlü aş - sütlaç
2.GÜNLÜK (GÜNCE)
1. Tanımı
Bir kişinin duygu, düşünce ve gözlemlerini günü gününe yazdığı yazılardır.
2. Özellikleri
Yazıldığı günün tarihini taşir.
Yazılanlar inandırıcı olur.
Anlatılanlar içtenlikle ifade edilir.
Kişisel ve özeldir.
Günlüklerde yaşanan ve görülenlerle, yazıda anlatılanlar arasında zaman farkı söz konusu değildir.
Günlükler okuyucu düşünülerek değil, yazan kişinin yazmak istedikleriyle meydana gelir.
Dil Bilgisi
Ses Türemesi
Kimi sözcüklerde, sözcük yapım eki alırken, pekiştirilirken veya birleşik sözcük oluşturulurken bir ya da birden çok sesin türemesidir

Sesli Türemesine Örnekler:
Fikr-fikir Zikr-zikir Hükm- hüküm
Sessiz Türemesine Örnekler:

Af-affetme red-reddetmek


3. ANI (HATIRA)
1. Tanımı
Bir yazarın içinde yaşadığı ya da tanık olduğu olayları anlattığı yazı türüne anı (hatıra) denir.
Anılar genellikle hangi olaylardan yola çikilarak yazılır?
Anılar genellikle onları yazan kişinin de rol aldığı gerçek olaylara dayalı yazılardır. Bu yüzden anlatımı birinci kişinin ağzından yapılır.
2. Özellikleri
Yaşanmış olayları konu alır anı yazıları. Tarihsel gerçeklerin ögrenilmesine katkı yapan anılar, tarihçilere yol gösterir.
Anı yazıları ögretici ve bilgi vericidir.
Anı yazarı, anlattıklarını kanıtlama, belgelerle ifade etmek zorunda değildir.
Anı yazarı, gördüklerini ve duyduklarını aradan uzun yıllar geçtikten sonra yazdığı için bellek yanılmalarını önlemek amacıyla mektuplardan, o dönemle ilgili yazılardan ve görgü tanıklarından yararlanabilir.
Niçin tanınmış kişilerin yazdığı anılar önemli sayılır?
Tanınmış sanat, düşünce, bilim, spor ve siyaset adamlarının anıları onların yaşamlarını ve dönemlerini aydınlatması yönünden oldukça önemli belgelerdir. Anılar siyasi, edebî, askerî ve sosyal içerik taşiyabilir.
Anının kesiştiği başka yazı türleri de vardır. Bunlar günlük, otobiyografi, gezi yazısı gibi yazılardır.
Günlük ile anı arasındaki fark nedir?
Günlük günü gününe yazılır. Anı ise geçmişe yöneliktir, olaylar yaşandıktan sonra kaleme alınır. Günlüklerde öznellik ağır basar.
Dil Bilgisi
Ses Benzeşmesi (Sert Sessizlerin Benzeşmesi)
Dilimizdeki; c,d,g ünsüzleriyle başlayan eklerin sert ünsüzlerle (f,s,t,k,ç,ş,p,h) biten sözcüklere eklendiklerinde; ç,t,k ünsüzlerine dönüşmesidir.
Yanlış - Doğru
sınıf-da - sınıf-ta
tarih-den - tarih-ten
çiçek-ci - çiçek-çi
kes-gin - kes-kin
kaç-dı - kaç-tı
dolap-dan - dolaptan
Birleşik sözcüklerde bu kuralın aranmaması gerekir.
Örnekler: Akdeniz-üçgen-akciğer
4. BİYOGRAFİ (HAYAT HİKÂYESİ), OTOBİYOGRAFİ
1. Tanımı
Sanatta, edebiyatta, bilimde, politikada veya başka alanlarda tanınmış kişilerin yaşamlarını anlatan yazı türüne biyografi (hayat hikâyesi) denir.
Biyografi daha çok kimler hakkında kaleme alınır?
Biyografi, yaşamlarıyla okurların ilgisini çekebilecek kişiler hakkında kaleme alınır daha çok.
Biyografi yazan, anlatacağı kişiyi bütün yönleriyle tanıtmalıdır.
Biyografinin tarihe, edebiyata ve eleştiriye büyük katkıları vardır.
Otobiyografi ile monografi arasında fark var mıdır?
Bir kimsenin yaşam öyküsünü kendisinin yazmasıyla oluşan eserlere otobiyografi denir.
Bilimsel bir konuyu veya bir kimsenin yaşamını, kişiliğini, eserlerini ayrıntılı olarak inceleyen eserlere monografi denir.
2. Özellikleri
Biyografi yazma, çok ayrıntılı bir ön çalismayi gerektirir. Hayat hikâyesi yazılacak kişinin mektuplarından, günlüklerinden, anılarından, yakınlarındaki insanların izlenimlerinden yararlanılır.
Biyografi yazıları, öyküleyici anlatımla yazılır.
Biyografisi yazılan kişinin;
Doğum tarihi ve yeri,
Çocuklugu,
Ögrenimi,
Ailesi ve yetişmesi,
Meslek yaşamı,
Yetişmesinde etkili olan kişi ve olaylar,
Kişiliği ve karakteri,
Çevresinde bıraktığı izlenimler,
Hizmetleri,
Eserleri,
Kendinden sonraki kişilere etkileri vb. üzerinde ayrıntılı durulması gerekir.
Biyografi yazılırken aşağıdaki kaynaklardan yararlanılır:
Biyografisi yazılacak kişinin eserleri, röportajları, söyleşileri vb.
Hakkındaki yazılar, hatıralar, kitaplar vb.
Ansiklopediler, İnternet'in ilgili siteleri, diğer biyografiler
Kişinin yaşayan yakınları, arkadaşları ve meslektaşları
Belgeler ve fotoğraflar vb.
Dünyada biyografinin ilk büyük yazarı, eski Yunan edebiyatçısı Plutarkhos (Pulutarkos)'tur.
Edebiyatımızda biyografilere eskiden tercüme-i hâl denirdi. Klâsik (Divan) edebiyattaki şairlerin yaşamlarını anlatan tezkireler de biyografi örnekleri arasında sayılır.

Dil Bilgisi
Ünsüz Yumuşaması (Sert Sessizlerin Yumuşaması)
Bir sözcük "p, ç, t, k" harflerinden biri ile bitiyorsa ünlü ile başlayan bir ek aldığında bu harflerin yumuşayarak "b, c, d, g" harflerine dönüştüğünü hatırlayınız.
Örnekler:
Ocak- ocağı
Yurt- yurdum
Sevinç- sevinci
dolap- dolab
sokak- sokağı

p, ç, t, k harfleriyle biten her sözcük, ünlü ile başlayan bir ek aldığında b, c, d, g harflerine dönüşmez.
Örnekler:
Suç-suçu
dost-dostu
sat- satılmak
yak- yakıcı
geç-geçer
5. GEZİ YAZISI (SEYAHATNAME)
1. Tanımı
Bir kişinin gezip gördüğü yerlerden edindiği izlenimleri, bilgileri aktardığı yazılara gezi yazısı denir.
Eskiden geziye çikmayi uğraş edinmiş kimselere gezgin (seyyah), gezi yazılarına da seyahatname adı verilirdi.
Gezi yazılarında amaç; yurt içinde ya da yurt dışında gezilip görülen yerlere ilişkin bilgi vermek, o yerlerin güzelliklerini, görülmeye değer yanlarını, insanların yaşayış biçimlerini tanıtmaktır. Gezi yazılarını okuyan kimseler anlatılan yerler hakkında bilgi sahibi olur.
Gezi yazıları; tarih, coğrafya, toplum bilimi, hukuk, folklor için de bilgi kaynağıdır. Ünlü gezginlerin seyahatnameleri, insanlar ve ülkeler hakkında önemli bilgiler verirler.
2. Özellikleri
Gezi yazıları, insanoğlunun yaşadığı yerlerin dışındaki yerleri görme merakından doğmuştur.
Gezi yazılarında anlatılanlar hayal ürünü değil, gerçektir. Gezilip görülen yerler gerçekte olduğu gibi anlatılır.
Yabancı terimler ve kavramlar açıklanarak akıcı, anlaşilır bir dil kullanılmalıdır. Okuyucunun kolay bilgi edinmesi için karşilaştırmalar yapılır.
Gezi yazısında, okuyucu için sıradan olanların ilgi çekici olanlara yer verilmelidir. Gezi yazısı kaleme alacak olan kişinin halkın yaşayışını, gelenek ve göreneklerini, doğa güzelliklerini, anlatabilmesi için çok iyi gözlem yapması gerekir.
Yazarın seçiciliği önemlidir.
Görülen yerin kültür, tabiat zenginlikleri, tarihî özellikleri ve yaşama biçimi hakkında okuyucuya bilgi verilir.Gezi yazılarında tanımlama, betimleme ve açıklamadan yararlanılır.
Dil Bilgisi
Ses Daralması
"a,e" ile biten bir fiilin (eylem) sonuna -yor eki geldiğinde "a,e" harfleri daralıp "ı, i, u, ü" harflerine dönüşür. Bu olaya ses daralması denildiğini hatırlayınız.
Örnekler:


Yanlış
Doğru

gelme-yor
gelmiyor

seve-yor
seviyor

yazma-yor
yazmıyor

gülme-yor
gülmüyor

bulma-yor
bulmuyor

söyle-yor
söylüyor


6. SOHBET (SÖYLEŞI)
1. Tanımı
Konuşup, görüşme anlamına gelir. Makale planıyla, bir söyleşi havası içinde
yazarın kişisel görüş ve düşüncelerini anlattığı yazılara sohbet (söyleşi) denir.
2. Özellikleri
Bir kimse ile konuşur gibi yazılır.
Anlatım, samimî konuşma şeklinde olur.
Günlük sanat olaylarını ve genel konuları ele alır.
Yazarın nükteleri ve içtenliği anlatılanları çekici hâle getirir.
Dil Bilgisi
Ek Olan "-ki" ve Bağlaç Olan "ki"nin Yazımı
Ek olan "-ki"nin sözcüğe birleşik yazılıp ünlü uyumları kurallarına uymadığını; bağlaç olan "ki"nin sözcük olduğu için ayrı yazıldığını hatırlayınız.
Örnekler:
İçindeki kıvılcımın farkına vardı.
Sokaktaki adamda kendini gördü.
Benim basketbol topum bahçede, seninki nerede?
Bana bunları söylemek istedi ki kendini tutamadı. O kadar ki anlatmakla bitiremez. Senin söylediklerini o fark edemez ki.
"dünkü, bugünkü" sözcüklerinin dışında -ki eki ünlü uyumlarına uymaz.
"sokaktaki" sözcüğünde olduğu gibi.
"hâlbuki, sanki, mademki" gibi birkaç örnekte "ki" bağlacı sözcüğe birleşik yazılır.
Ek Olan "-de" ve Bağlaç Olan "de"nin Yazımı
Ek olan "-de"nin sözcüğe birleşik yazıldığını; bağlaç olan "de"nin sözcük olduğu için ayrı yazıldığını hatırlayınız.
Örnekler:
Kalbimde yas var dese de yüzü hep gülüyor, kimseyi inandıramıyordu.
Yağmurda ıslandık.
Ayakta durmak ona zor geldi.
Sizin de bizim gibi düşündüğünüzü sanıyordum. Söylediği sözlere de şaşirdı, yaptığı hareketlere de. Gidip de dönmemek var, gelip de görmemek var.
"-de" bağlacı ünsüz benzeşmesi kuralına uyar "-te, -ta" şeklinde kullanılır.
"Ayakta" sözcüğünde olduğu gibi. Bağlaç olan "de" için böyle bir durum söz konusu değildir. Her zaman "de, da" olarak kullanılır.
Soru Edatı "mi"nin Yazımı
Soru edatı olan "mi" kendisinden önce gelen sözcükten ayrı yazılır. Çünkü cümlede bağımsız bir sözcük olarak değerlendirilir. Kendisinden sonra gelen eklerle de birleşik yazılır.
Örnekler:
Konuşsaydı onu anlar mıydım?
Böyle mi esecekti son günümde bu rüzgâr?
Söyledikleri yalan mı?
7. HABER YAZILARI
1. Tanımı
Toplumda veya tabiatta meydana gelen çesitli olay, durum ve görünümle ilgili bilgi ve duyurulara haber denir. Bu haberlerin halka duyurulması amacıyla hazırlanan yazılara da haber yazıları denir.
Haber kaynakları üçe ayrılır:
Resmî haberler : En etkili kişilerden ögrenilir.
Özel haberler : Halk arasındaki olayların halk tarafından muhabirlere bildirilmesiyle elde edilir.
Ajans haberleri : Dünya olaylarını toplayıp her yana bildiren kurumların verdikleri haberlerdir.
Haber yazıları konularına göre;
Siyasal haber yazıları,
Sanatla ilgili haberler yazıları,
Ekonomiyle ilgili haber yazıları,
Bilimsel ve teknik haber yazıları,
Sosyal haber yazıları,
Spor haber yazıları olmak üzere gruplandırılabilir.
2. Özellikleri
Haber yazılarının günlük ve önemli olması gerekir.
Haberler doğru olmalıdır.
Kolay anlaşilır; akıcı, açık ve duru olmalıdır.
Haber yazıları toplumun büyük bir kısmını ilgilendirmelidir.
Yazan kişi anlattıkları karşisında tarafsız kalmalı, yorumdan kaçınmalıdır.
Yanlış anlaşilmalara yer verecek cümlelerden kaçınılmalıdır.
Anlatılanlar ilgi çekici olmalıdır.

5N 1K (ne, niçin, nasıl, nerede, ne zaman, kim) ifadesi haber yazıları oluşturmada önemlidir. Haber yazıları, 5N lK'da yer alan sorulara verilen cevaplarla genişler.
Dil Bilgisi
Noktalama İşaretleri
Nokta (.)
a. Cümle sonunda yer alır.
Teslime'nin İbrahim Erdem'i sevdiğini biliyorum.
b. Kısaltmalarda kullanılır.
vb. , T.C. , Prof. Dr.
TBMM, TDK, MEB, AB, TÜBİTAK gibi kısaltmalarda nokta işareti kullanılmaz.
c. Sayılarda sırayı belirtir.
I. Dünya Savaşi, IV. Murat, 10. ögrenci
d. Tarih yazımında kullanılır.
10.03.2005
Virgül (,)
a. Eş görevli sözcük, sözcük grupları ve cümleleri birbirinden ayırmak için kullanılır.
Matematik, fen, fizik, biyoloji gibi sayısal derslere ilgi duydu.
b. Cümle içindeki ara sözleri ve ara cümleleri ayırmak için kullanılır.
Beklenmedik bir anda, bunu bilmeliydik, çikip geldi.
c. Hitap sözcüğünden sonra kullanılır.
Sevgili dostum, yine kalbini kırdım değil mi?
d. "evet, hayır, yok" gibi sözcüklerden sonra kullanılır.
Evet, bu sözleri duymak beni gerçekten mutlu etti.
e. Cümlede özellikle vurgulanması gereken sözcükten sonra kullanılır.
Cem, Semih'e bu sözleri söylemiş olamaz.

Noktalı Virgül (
a. Bağlı cümleleri ayırmak için kullanılır.
Kitaplar kısa sürede okunur; raflara yerleştirilir.
b. Virgülle sıralanmış grupları ayırmak için kullanılır.
Yaban, Çalikusu, Ateşten Gömlek roman; Yüz Akı, Diyet hikâye; Hemşirem İçin şiirdir.
c. "ama, fakat" gibi iki cümleyi birbirine bağlayan edatlardan önce kullanılır.
Bugün Ankara'ya yağmur yağmış; ama biz görmedik.
İki Nokta (
a. Örneklerden önce kullanılır.
Kişi zamirleri şunlardır: ben, sen, o, biz, siz, onlar.
b. Açıklaması yapılacak cümlenin sonunda kullanılır.
Mutluluklarını gölgeleyen bir şey vardı: Ayrılık.
c. Konuşma metinlerinde konuşan kişilerden sonra kullanılır.
Babam:
Hoş geldiniz. Mustafa:
Teşekkür ederim.
Örnekler ve açıklamalar dışında iki nokta işaretinden sonra büyük harfle başlanır.

Üç Nokta (...)
a. Bitmemiş, yarım kalmış cümlenin sonunda kullanılır.
Ümit Can'ın da söyleyecek sözleri vardı ki...
b. Söylenmek istenmeyen söz yerine kullanılır.
Sonunda G... ile görüşüp bir yarışma düzenlenmesine karar verildi.
c. Alıntılarda atlanan yerleri göstermek için kullanılır.
“…
kitaplarını masanın üzerine bırakıp pencerenin yanında duran sandalyeyi getirdi. Yavaşça oturup kimseye selam vermedi."
Soru İşareti (?)
a. Soru anlamı taşiyan cümlelerden sonra kullanılır.
Bu sorunun cevabını biliyor musunuz?
b. Cümle içerisinde bilinmeyin bir ifade, yer, tarih vb. için kullanılır.
Muhsin Efendi, 1412 - ? yılları arasında Horasan'da yaşadı.

Ünlem İşareti (!)
a. Heyecan ifade eden (sevinç, korku, hayret, acı vb.) sözcük ve cümlelerden sonra
kullanılır.
"İmdat!" diye bir ses işitti.
b. İfadeye alay anlamı katmak için kullanılır.
Bu yıl çok ders çalisacak (!) Derslerinin hepsinden yüksek notlar alacakmış (!)
c. Hitaplarda kullanılır.
Ey Türk Gençliği!
Tırnak İşareti (" ")
a. Başkasına ait aktarılan sözler tırnak işareti içerisinde gösterilir.
"Sen dinlenmeden iyileşemezsin." dedi.
b. Cümlede vurgulanmak istenen söz veya söz grupları tırnak işareti içerisinde gösterilir.
Bu sorunu çözmek için "Açık Ögretim Lisesi Müdürlüğüne" bir dilekçe yazınız.
Kesme İşareti (,)
a. Özel isimlere gelen çekim eklerinden önce kullanılır.
Aydın'ın mezuniyet törenine gidemedik.
b. Kısaltmalara getirilen ekleri ayırmak için kullanılır.
AB'ye uyum süreci uzun zaman alacak.
c. Sayılardan sonra gelen ekleri ayırmak için kullanılır.
Okula 12'nci ögrenci olarak kaydoldum.
Özel isimlerden sonra gelen yapım eklerinden önce kesme işareti kullanılmaz.
İstanbullu örneginde olduğu gibi.
Konuşma Çizgisi (-)
Konuşma cümlelerinden önce kullanılır. Küçük kız elini uzattı:
Haydi tut.
Neden?
Barışmak için.
Birleştirme Çizgisi (-)
Cümle içerisindeki ara söz veya cümleleri ayırmak için kullanılır.
Görenler hayret ederdi. Arabasına kimse eski diyemezdi. Bu araba - dede yadigârı -onunla bütünleşmişti.

8. FIKRA
1. Tanımı
a. Gazetelerde; güncel, önemli, özelligi olan konuları belgelendirme gereği duymadan dşisel bir görüş olarak açıklayan kısa yazılardır.
b. Bir tür küçük hikâyedir. Olaya dayalı bir anlatımı vardır. Hayattan alınan gülünç olaylar ile soyut konular işlenir. Olaylar bizi güldürürken eğitir. İnsanlar arasındaki çatismalar konu edilir.
.2. Özellikleri
Her konuda fıkra yazılabilir.
Güncel, siyasal, toplumsal sorunlarla ilgili yazılardır. Siyasal ve toplumsal olaylar anlatılırken belgelere, kanıtlara, aşirı ayrıntıya yer verilmez.
Geniş kitleyi ilgilendiren günlük olaylardan seçilmiş farklı konular ele alınır.
Düşünce ağırlıklıdır.
İddialı ve ispatlayıcı yönü çok yoktur.
Fıkra yazarı, geniş kitlelere seslendiği için dili kolay anlaşilır, açık ve durudur.

Dil Bilgisi
Anlam Kayması
Sözcüğün eski anlamını kaybederek yeni bir anlam kazanmasına anlam kayması denildiğini hatırlayınız.
Örnek:
"ucuz" sözcüğü eskiden "değersiz, kolay" anlamına gelen bir sözcükken zamanla anlam kaymasına uğramış ve bugünkü anlamını kazanmıştır.

Anlam Genişlemesi
Bir sözcüğün ifade ettiği anlamın dışına çikarak kapsamının genişlemesine anlam genişlemesi denildiğini hatırlayınız.
Örnek:
"ödül" sözcüğü dar anlamda yalnızca güreşte başarılı olanlara verileni karşilarken zamanla bütün başarılı durumlar için verileni karşilamak için kullanılan bir sözcük olmuştur.
Anlam Daralması
Bir sözcüğün pek çok anlamı varken bu anlamlardan bazılarını zamanla kaybetmesine anlam daralması denildiğini hatırlayınız.
Örnek:
"oğul" sözcüğü eskiden çocuklar için kullanılan bir söz iken zamanla yalnızca erkek çocuklari için kullanılan bir sözcük hâline gelmiştir. Artık kız çocuklar için " o ğul" sözcüğü kullanılmamaktadır. Sözcük bu anlamını kaybetmiş ve anlam daralmasına uğramıştır.

 

9. DENEME
1. Tanımı
Bir yazarın özgürce seçtiği herhangi bir konu üzerinde kesin yargılara varmadan, kişisel görüş ve düşüncelerini serbestçe anlattığı yazılara deneme denir.
Kendisinden önce benzeri yazılar yazılmış olmakla birlikte 16. yüzyılda deneme kavramını ilk kez kullanan Fransız yazarı Montaigne (Monteyn)'dir. Denemeler adını verdiği yazıları, bir edebiyat türünün adı olmakla kalmamış, benzerlerinin de yazılmasına yol açmıştır.
Denemenin Amacı;
Okuyucuyu düşünmeye yöneltmek,
Hayatın gerçeklerini ortaya koymak,
Kültür alanındaki değişme ve gelişmeleri fark ettirmek,
Birey-toplum ilişkisini dile getirmek vb.
Konularına ve Yazılış Amaçlarına Göre Denemeler;
Klasik deneme,
Edebî deneme,
Felsefî deneme,
Eleştirel deneme olmak üzere gruplandırılır.

2. Özellikleri
Denemede konu özgürce seçilir.
İnsanı ve toplumu ilgilendiren her şey (yaşama, ölüm, aşk, sanat, felsefe, din, ahlâk, töre, bilim, siyaset vb.) denemenin konusu olabilir.
Deneme yazarı kendisiyle konuşur gibi yazar.
Dili doğru ve güzel kullanır.
Düşünce ufku geniş ve kendine özgü bilgi birikimine sahiptir.
Kendi duygularının dışında başkalarının düşüncelerine de saygı duyar.
Denemeci ele aldığı konuyu içtenlikle anlatır.
Denemeci, bayağı bir anlatıma inmeden terim ve felsefi kavramların ağırlığından uzak bir üslubu tercih eder.
Denemeci, denemenin sonunda kesin bir yargıya, bir sonuca varmak amacında değildir.
Deneme, herhangi bir konuda düşündürücü, ögretici, inandırıcı ve ufuk açıcıdır.
Deneme rahat okunan bir düşünce yazısıdır.
Denemecinin öne sürülen her düşünce ya da savı doğrulama, kanıtlama gibi bir kaygısı yoktur. Deneme, makale ve eleştiriden bu yönüyle ayrılır.
Deneme yazarı birçok kaynaktan beslenir: Felsefî, sosyolojik, tarihî tema ve olayların yanında bilimsel veriler ve ünlü kişilerin özdeyisleri olabilir. Yine de denemeci seçtiği konuyu farklı bir yaklaşimla işler.
Deneme türünün en eski örneklerini "deneme" terimi daha kullanılmadan önce Eski Yunan ve Latin edebiyatlarında görmekteyiz: Bunlar; Epiktetos'un (Epiktetos) S ohbetler, Eflâtun'un (Eflâtun) Kimi Diyaloglar, Cicero'nun (Çiçero) Kimi Eserleri'dir.


Deneme türünün tarihsel gelişimi nasıl olmuştur?
Deneme türü özellikle Aydınlanma Çaginda (Rönesans) önemli bir gelişme göstermiş, daha sonra özellikle Romantizm akımından (19. yüzyıl) bu yana yaygınlaşarak çagdas edebiyatın en önemli türlerinden biri hâline gelmiştir.

Fransız edebiyatında bu türün kurucusu olan Montaigne, İngiliz edebiyatında Bacon (Beykın) önemli deneme yazarlarıdır.

Deneme türüne özellikle Cumhuriyet Döneminde yakın ilgi gösterilmiştir.
.
Dil Bilgisi
Eş Anlamlı Sözcükler
Yazılışları farklı anlamları aynı olan sözcüklere eş anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.
Üzüntü- keder- dert
Beyaz- ak
Eş anlamlı sözcükler her zaman birbirlerinin yerine kullanılmaz.
Örnekler:
"başina dert açmak" deyiminde "baş" sözcüğünün yerine eş anlamlısı olan "kafa" sözcüğünü kullanarak "kafasına dert açmak" şeklinde olamaz.
"kara günler" yerine "siyah günler" denilemez. Eş Sesli Sözcükler
Yazılışları aynı anlamları farklı olan sözcüklere eş sesli sözcükler denildiğini hatırlayınız.
Örnekler:
Bir salkım üzüm için Minnet etmem asmaya Ben o yârdan vazgeçmem Götürseler asmaya
(asma: üzüm çubugu; asma: asılma eylemi) Karşit (Zıt) Anlamlı Sözcükler

Anlam bakımından birbirine karşit olan sözcüklere zıt anlamlı sözcükler denildiğini hatırlayınız.
Örnekler:
Az-çok ince-kalın uzun-kısa aydınlık-karanlık sessizlik-gürültü

10. MAKALE
1. Tanımı
Bir konuda bilgi verirken veya bir gerçeği savunurken, türlü kanıtlardan faydalanan, bunları bilimsel biçimde inceleyen gazete ve dergi yazılarına makale denir.
Gazetenin ilk sayfasının ilk sütununda çikan makaleye başmakale; yazarına da başyazar adı verilir.

Başmakalede, gazetenin tutumuna uygun fikirlerle günlük genel olaylar yer alır.
2. Özellikleri
Makalenin amacı, toplumu ilgilendiren bir düşünceyi geniş halk kitlelerine yaymaktır.
Makaleler, bilgi vermeye ve fikirleri açıklayıp kanıtlamaya çalisan yazılardır.
Temel ögesi düşüncedir.
Bir fikri açıklayıp kanıtlayarak zihinlere aşilamak için yazılır.

Makaleler her konuda yazılabilir (edebiyat ve sanat, sosyal, siyasal, askerlik, din ve ahlâk, tıp ve sağlık, spor, kültür, tarih vb.).
Makale türü, edebiyatımıza Tanzimat Döneminde gazete ile birlikte Batı'dan giren bir türdür. Düşünce yazıları içinde en ağırbaşlı ve en zor olan tür makaledir. Makalenin amacı bilgi vermektir ama bu bilgi ansiklopedik bilgilerden çok farklıdır. Ansiklopedik bilgide, tanıtma, açıklama, sıralama ve kendiliğinden kesinleşmiş olma özellikleri vardır. Oysa makalede kişilik sezinleten bir anlatım, bir yorum ve inandırma eğilimi, bir amaç vardır.
Bilim ve kültür alanında yazılan makaleler, sınırlı bir kültür kesimine ulaşmayı amaçladığından bu makalelerde daha bilimsel bir dil kullanılır.
Gazete ve dergilerdeki makalelerse, geniş halk kitlelerine ulaşmayı amaçladığından yazar, dilini daha açık, daha popüler ve daha anlaşilır bir düzeyde tutar, özel terimler kullanmaktan kaçınır.
Makale yazarı;
Kendi alanında geniş ve köklü bilgiye sahip olmalı,
Sorunlara tarafsız bir gözle bakmalı,
Dili iyi kullanmalı,
Genel kültürü geniş olmalıdır.


Deneme ile makale arasında ne fark vardır?
Denemelerde kişisel düşünce yer alır. Söylenenlerin kanıtlanmasına ihtiyaç duyulmaz. Denemelerde ele alınan konular, kesin sonuçlara bağlanmaz. Makalelerde ise bilgi vermek, bir fikri açıklamak ön plandadır. Düşünce yönü ağır basar; kanıtlamaya ve açıklamaya dayanır. Kesin bir sonuca ulaşmak hedeflenir.

 

 


Dil Bilgisi
Sözcük Grupları
Deyimler
Genellikle gerçek anlamlarını kaybederek yeni anlam oluşturan kalıplaşmış söz öbeklerine deyim denildiğini hatırlayınız.


Aklına düşmek Bağrına taş basmak Ayakları yerden kesilmek İğne atsan yere düşmemek Kaçmaktan kovalamaya vakti olmamak

İkilemeler
Anlatımı daha güçlü ifade edebilmek için bir sözcüğün ya aynısını, ya yakın anlamlısını, ya karşit anlamlısını tekrar kullanarak oluşturulan söz öbegine ikileme denildiğini hatırlayınız.
Örnekler:
Beyaz beyaz tomurcuk Yalan yanlış konuşmalar İyi kötü günler

Biri anlamlı biri anlamsız iki sözcüğün de ikileme oluşturabileceğini unutmayınız.
Örnekler:
Yırtık pırtık elbise Çarpik çurpuk bacak

Tamlamalar
İsim tamlamaları ve sıfat tamlamaları da sözcük grupları içerisinde yer almaktadır.
Gülün rengi solmuş. (Belirtili isim tamlaması)
Evin içini çocuk sesleri doldurdu. (Belirtisiz isim tamlaması)
Köye asfalt yol yapıldı. (Takısız isim tamlaması)
Bilgisayarın klavyesinin tuşlarını temizledim. (Zincirleme isim tamlaması)
Keskin sirke küpüne zarar. (Sıfat tamlaması)
Edat Grubu
Edatlarla (için, ile, gibi, beri, üzere vb.) kurulan sözcük gruplarını örneklerle hatırlayınız.
Bu kitap, çocuklara göre değil. Onun kadar dürüst bir insan görmedim. Sabahtan beri ders çalisiyor. Bu mektup senin için yazıldı.
Ünlem Grubu
Ünlemlerle (ay, ey, eyvah, oh vb.) oluşan sözcük gruplarıdır. Örnekler:
Vay be! Bu sözleri o mu söyledi? Ey güzel İstanbul!

Unvan Grubu
Akrabalık sözcükleri ve bir kişinin unvanını bildiren sözcüklerle kurulan söz öbekleridir.
Sorunuza Hasan Bey cevap verecek.
Pakize Teyze, Didim'e tatile gitti.
Erzurumlu Emrah'ın bir şiiri okundu.
Çolak Salih neden çolak olduğunu anlatmak istemedi.
Unvan olan sözcük, bir kişinin mesleği, nereli olduğu, rütbesi veya kişiliği ile ilgili bir sözcük olabilir.

 

« Önceki :: Sonraki »