Mustafa Ceceli Limon Çiçekleri şarkı sözleri, Mustafa Ceceli - u

Mustafa Ceceli - Limon Çiçekleri şarkı sözleri

 

Uzakta çok uzakta güneyde
Yazları sıcacık ve aşık
Kışları soğuk ve sensiz
Bir şehir ve ben üşüyoruz
Bir uğrasan diyoruz
İklimini getirsen
Bereketini, bolluğunu
Örtsen üzerimize

Havalansa yeni zil çalan eteklerin
Gelip otursa gözlerime gözbebeklerin
Öperken içsem ağzının çiçek balını
Günahını boynuma seni koynuma alsam
Hem zehrim hem şehrim limon çiçeklerim olsan
Ben görmedim böyle alımı çalımı

Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor kimsesizliğimi
Ya Rabbi yetiş ya Rabbi

Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor çaresizliğimi
Ya Rabbi el ver ya Rabbi

Tenhada kuytuda ücrada
Tekinsiz bir mecrada
Dua etsem seni dileyen
börtüm böceğim bitki örtüm
Olacak duam olsan
Amin desem hamd etsem
Toprağına kök salsam senle
Nihayet bulsa ömrüm

Havalansa yeni zil çalan eteklerin
Gelip otursa gözlerime gözbebeklerin
Öperken içsem ağzının çiçek balını
Günahını boynuma seni koynuma alsam
Hem zehrim hem şehrim limon çiçeklerim olsan
Ben görmedim böyle alımı çalımı

Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor kimsesizliğimi
Ya Rabbi yetiş ya Rabbi

Ya Rabbi duy duyur sesimi
Anlamıyor çaresizliğimi
Ya Rabbi el ver ya Rabbi

 

Mustafa Ceceli - Hastalıkta Sağlıkta şarkı sözleri

 

Şu hercai hayata bir kere geldik
Yedik içtik doyduk kalktık hesabı birlikte verdik
Sinsi hayat ihtirası bana hiç uğramadı
Dünya malı zenginin olsun sen benim kadanım

Seni hastalığımda sağlığımda da yanımda görmeliyim
Güneşin doğduğunu da battığını da senle izlemeliyim
Yanabilir saltanatlar olsun yeniden yaparız
Bizde bu sevda sürdükçe ölsek de yanyanayız


Mustafa Ceceli - Karanfil şarkı sözleri

 

Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin
Bu ürkek bu al duruş söyle neden bu vazgeçiş
Ne oldu ümitlerine bu ne keder bu ne iç çekiş

Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül

Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz
Çok değil inan az kaldı az
Bu kadar erken susma biraz bekle
Ağlama, ağlama gül biraz

Ah benim örselenmiş incinmiş karanfilim
Bir sessiz çığlık gibi kırmızı masum narin
Sen ki özgürlük kadar güzelsin, sevgi kadar özgür
O güzel başını uzat göklere, gül güneşlere gül

Kırılma, küsme sen yine bir şiir yaz
Çok değil inan az kaldı az
Bu kadar erken susma biraz bekle
Ağlama, ağlama gül biraz

 

Mustafa Ceceli - unutamam şarkı sözleri

Unutmadım unutamam
Mustafa Ceceli Sarki Sözleri Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende

Pişman mıyım asla
Güzelleştim yasla
Sevmedim mi sevdim evet
Senden sonra ihtirasla

Ama benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar

Benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar

Unutmadım unutamam
Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende

Ama benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar

Benim ciğerim yanar
Ten oyalanır can kanar
İki gözüm iki çeşme
Haberin yok içerime içerime akar

Unutmadım unutamam
Kara sevdam merak etme
Yaşamaksa yaşadım lakin
Canımın çoğu kaldı sende.

 

 

 

<_script />function fbs_click() {u=location.href;t=document.title;window.open('http://www.facebook.com/sharer.php?u='+encodeURIComponent(u)+'&t='+encodeURIComponent(t),'sharer','toolbar=0,status=0,width=626,height=436');return false;}<_script />

categoria Kategori: Sarki Sozleri | commentoYorum (yok) data21/11/2009

Kasım ayı Seçim Anketi sonuçları, kasım ayı genel seçim anketind

AKP CHP MHP DTP SP DP DSP BBP TKP TDH TP DIGER
891 621 502 143 84 26 34 71 52 27 28 99
34,56 24,09 19,47 5,55 3,26 1,01 1,32 2,75 2,02 1,05 1,09 3,84

 

Merhabalar, Bugün seçim olsa oyunuzu hangi partiye verirsiniz kasım 2009 anketi sonuçlandı. 1 kasım 2009 dan 20 kasım 2009 a kadar süren ankette toplam 2578 kişi oy kulandı ve yukarıdaki sonuçlara ulaşıldı. İkinci sıra oy sayısını 3. sıra oy yüzdesini gösteriyor. 29 mart yerel seçimlerinde sitede aynı yöntemle yaptığımız anket seçim sonuçlarıyla aşağı yukarı aynı sonucu vermişti, dolayısıyla sitemizin ziyaretçi profilinin Türkiye ortalamasını yansıttığı ve doğru anket sonuçlarını verdiğini daha önce ispatlamıştık. Bu nedenle bu anketten çıkan sonuçların da gerçeğe oldukça yakın olduğunu düşünüyoruz. Sitemizde yer almasını istediğiniz anket önerileri varsa yorum kısmından bize yazabilir veya mail adresimize gönderebilirsiniz.

categoria commentoYorum (yok) data21/11/2009

Ziya Gökalp Ve Sosyoloji Anlayışı

Ziya Gökalp Ve Sosyoloji Anlayışı


Ziya Gökalp, Türk düşünce tarihinde yeni bir sayfa başlatmıştır. İçtimai pozitivizme dayanarak, Türkiye’de yeni bir ideoloji yaratmada başarılı olmuştur. Osmanlı İmparatorluğu’nun sonunu gören Gökalp, sosyolojiye dayanarak, Türkiye’de milliyet akımını sistematik bir şekilde izah etmiş, ‘Türkçülüğün Esaslarını’ kurmuştur.

Gökalp’ın öğrencilik hayatında üç tesir altında kaldığı söylenebilir:Bunlardan biri klasik mektep tahsili; O’na garbın müsbet ilimlerini öğretiyor. Diğeri, o devirde okuduğu Namık Kemal ve Ziya Paşa gibi şahsiyetler, O’na vatanseverliği telkin ediyor; diğeri de O’na şark filozoflarını tanıtan amcası Hacı Hasib Efendidir. Mektep O’nu sistematik, metotlu ve garp kültürüne vukufu olan bir aydın haline getirmiş. Fakat, bu kültür O’nun ruhunu garp ülkelerinde gezdirmemiş . Namık Kemal O’nun ruhunu tesir ederek, vatanperver ve milliyetperver yapmıştır. Şark eserleri de O’na zengin bir ufuk açarak, O’nu alim ve filozof yapmış, O da üç kültür kaynağını kullanarak, şark felsefeli, vatanperver bir kişi olmuştur.

Sosyoloji, toplum sorunlarını açıklamak ve bu sorunlara bir çözüm getirmek iddiasını taşımaktadır. Osmanlığın İmpatorluğu çeşitli sorunlar içinde bocalamakta ve bu dorunları kendi gücüyle ve kendi içinde çözemeyeceğine inanmaktadır. Tam bu sırada Batı’da sosyoloji toplum sorunlarına açıklama ve çözüm önerileriyle karşımıza çıkınca Osmanlı aydınları arasında yankı uyandırmıştır.

Gökalp, sosyoloji açısından, ülkemizde Comte-Durkheim okulunun temsilcisi olarak tanınır. Gerçekten de Durkheim sosyolojinin ülkemize yerleşmesi ve 1940'lı yıllara kadar Türk sosyolojisinde, neredeyse tek egemen sosyoloji ekolü olması, O’nun aracılığıyla olmuştur.

Tütengil’e göre Gökalp, Türkiye’de sosyolojiyi kurmuş, bir tarih şuuru yaratmış, kültür milliyetçiliği yaparak ırkçılığı reddetmiş, modern aile, kadın hakları ve hukuku, özerk üniversite, Türkçe ezan ve Kur’an konularında çok önemli fikirler öne sürmüştür.

Gökalp, pozitvist sosyolojinin düşün ilkelerini tümüyle ülkemize aktarmıştır. Kültür-uygarlık, evrensel sosyoloji-milli sosyoloji, ilkel toplumlar-uygar toplumlar gibi ikili ayrımlar, Gökalp’in sosyoloji anlayışının temelini oluşturmuş, Türk tarihi, ulusal edebiyat, bilim ve felsefe anlayışı, toplumbilim araştırmaları, bilimsel yöntemlerle toplumsal yapının incelenmesi sorunu, sistemli düşünce, işbölümü ve çalışma organizasyonu gibi konulardaki görüşlerinin temellerini atmış ve çevresine yaymıştır.

Gökalp, toplumbilimin yöntemi olarak, tümüyle ampirik yaklaşımı, deneysel yöntemi, bir başka deyişle, tümevarım şeklinde akıl yürütmeyi öneriyor. O’na göre, tümdengelim, önyargıları da birlikte getireceğinden, bir kavmin incelenmesinde sağlıklı bir yol değildir. Tümevarım yoluyla, soyutlama sürecini de savunmakta ve bilimsel yasalara, araştırmalara dayalı, bilimsel yöntem yoluyla erişeceğimizi savunmaktadır. O’na göre bilim, aceleci davranmaz ve bir sabrın neticesinde ortay çıkar.

Gökalp’in sosyoloji anlayışında sosyoloji, genel medeniyetleri ve kültürleri karşılaştırarak toplumların ve kurumların tabi oldukları kanunları bulmak ve toplumlara istenen yönü vermek açısından çok önemli bir göreve sahiptir. Toplumların tabi oldukları kanunları bilen sosyologlar, bir ulusun gelişmesinde etkin rol oynarlar. O’na göre, dahiler sezerek, sosyologlar da toplumsal kanunları bilerek bir milletin gelişmesinde başat role sahiptirler.

Gökalp, başlangıçta Osmanlının kurtuluşu için çalışmış, bunun başarılamayacağını anlayınca, çözümü Türkçülük ve milliyetçilikte görmüştür. Merkeziyetçi bir yönetim anlayışına sahip olan Gökalp, ülkeyi kurtaracak Batı tipi reformların ancak sivil-asker bürokratlar tarafından gerçekleştirilebileceğine inanmaktadır. Temel hedefi ise Türk toplumunda Doğu uygarlığından Batı uygarlığına taşımaktır.


Gökalp’e göre, sosyolojini konusu içtimaiyet usullerinin tatbiki, milli medeniyetin tarihi ile kavim ve medeniyetlerdir. O’na göre sosyoloji, toplumların işleyiş ve etkileşim kanunlarını ortay koyacak ve böylece gelecekte topluma istenilen yön verilebilecektir. O’na göre topluma yön verecek olanlar ise dahiler ve sosyologlardır. Dahiler sezerek ;sosyologlar da sosyal realitenin kanunlarını bilerek ve uygulayarak, toplumun evrimi konusunda etkili olurlar. İşte bu nedenlerden dolayı O, sosyolojiye yönelir. Çünkü sosyoloji aracılığıyla çökmekte olan bir toplumun sorununa çözüm bulabilecek ve onu Doğu uygarlık alanından Batı uygarlık alanına taşıyabilecektir.

O’na göre, toplumsal sorunlar ancak sosyoloji ile çözülebilir. Sosyoloji, bir toplumu tanımada, ulusal medeniyetin tarihini incelemede ve mevcut sorunları çözmede her derde deva olarak gören Gökalp, bu bağlamda determinist ve pozitivisttir. O, toplumbilimin varlığını toplumsal olaylar arasındaki determinist ilişkiye bağlıyor. Böylece bir bilim dalının varolma gerekçesini nedenselliği de aşan bir biçimde, gerekircilikte arıyor.

Comte-Durkheim ekolünü benimsemekle birlikte, bu ekolün görüşlerini “milli” özelliklere göre yeniden biçimlendiren Gökalp, evrensel olma düşüncesinde olan Batı sosyolojisinin Comte-Durkheim ekolünden “milli bir sosyoloji” yaratma çabasındadır. Çelişki gibi görünen bu durum aslında bir çelişki değildir. Çünkü genel amaç Batı medeniyetine katılmaktır.

Gökalp’in, Spencer ve özellikle Durkheim’i hatırlatan evrim teorisi vardır. Ona göre toplumlar; 1)İlkel (kavim) ve 2)Milletler olmak üzere ikiye ayrılır. Bu ayrımı yaptıktan sonra bir alt gruba iniyor ve burada klandan bahsediyor. Bu alt gruplamalarla yavaş yavaş evrim anlayışı beliriyor. Ona göre klan, insan topluluklarının ilk biçimidir. Klanlar birleşerek kabileleri, kabileler birleşerek aşiretleri, aşiretler de bir araya gelerek konfederasyonları oluşturur. Ya da, toplumlar, cemia, camia, cemiyet şeklinde bir evrim geçirirler. Kavmin cemiyet aşamasına geçmeden önce mutlaka cemia ve camia stajlarını yapmak zorundadır. Toplumlar önce ilkel kavimler şeklinde bulunur, sonra dinsel ulus niteliğini alır ve dinsel uluslar da evrimleşerek yasal uluslara dönüşürler. Toplumların en son aldıkları şekil kültürel ulus biçimidir. Gökalp, buna ‘harsi millet’ demekte ve bir ulusun ‘harsi millet’ olabilmesi için mutlaka din, ahlak, hukuk, güzel sanatlar, dil, iktisat, bilim-teknik gibi konulardan oluşmuş bir gelenekler, ulusal bilinç ve bunların temsilcisi olan büyük adamların var olması gerektiğini belirtir.

Gökalp, klan deyimini semiyye deyimiyle dile getirmekte ve şöyle tanımlamaktadır: “semiyye dini bir karabetle birbirine merbut yüzlerce hatta binlerce fertlerden mürekkep ailevi bir zümredir. Semiyyeyi teşhis eden alamet fertlerin müşterek ceddi itibar olunan muhayyel, yahut hakiki bir mevcudun namıyla tesmiye olunmasıdır. Müşterek ced aynı zamanda semiyyenin rabb-i has’ı itibar olunur. ”(Hançerlioğlu, Orhan, Toplumbilim Sözlüğü).

“Gökalp ilkel kavimleri dörde ayırır:

1) Tehallüf etmemiş semmiyeli kavimler: Avustralya kavimleri.

2) Tehallüf etmiş semmiyeli kavimler: Kuzey Amerika’daki Hintliler (Kızılderililer)

3) Aşiri kavimler: Afrika’daki Dahomey’ler.

4) Tereddiye uğramış iptidai (ilkel) kavimler: Seylan adasındaki Vedda’lar” ( Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).

Gökalp, kavim deyimini toplum anlamında kullanıyor. O, kavmi toplumbilim konusuna almakla budun bilimi ile toplumbilimi birleştirmiş olmaktadır.

Bir toplum ahlaki dayanışma yolu ile sağlanan insanlar grubudur. Dayanışma iki çeşittir. İlki, inançlar ve duygular benzerliğini kapsayan dayanışma biçimidir ki, Gökalp buna mekanik dayanışma diyor. İkincisi, toplumsal işbölümünün ürünü olan organik dayanışmadır. O’na göre, mekanik dayanışma, inançlar ve duygulardaki benzerliğin ; organik dayanışma ise ustalık ve yeteneklerdeki benzerliğin sonucudur. Mekanik dayanışma fertleri bir toplum canlısının hücreleri; diğeri de uzmanlaşmış organları şeklinde açıklar. İlkel toplumlarda sadece mekanik dayanışma hakimdir. Çünkü, toplum işbölümü, cinsiyet ve yaş farklılaşmasından ibarettir. Toplumsal işbölümü ya hiç yoktur veya henüz başlangıç halindedir.

Milletler (uluslar) iki dayanışma (tesanüt-solidarity) türüne sahiptirler. Milletler, organik toplumlar olarak ifade edilirler. Parçalık niteliği taşıyan toplumlarda fertler sadece hücredirler. Oysa organik toplumlarda fertler uzmanlaşmış, görevleri olan organlardır. Parçalı toplumlarda, fert ile toplum arasında sağlanan bir ilişki vardır. O’na göre, organik toplumlarda fert, topluma hem dolaylı hem de dolaysız olarak bağlıdır. Organik toplumda, mekanik bir dayanışma da görülebilir. Bu durum Gökalp’i Durkheim’den ayıran en önemli noktadır.

Durkheim’de olduğu gibi, Gökalp’de de toplumların evrimi mekanik dayanışmadan organik dayanışmaya doğrudur. O, organik dayanışmanın gerçekleştiği toplumları millet olarak kabul ederken yeryüzündeki bütün toplumların bilimsel sınıflandırılmasını da yine bu ölçüye göre değerlendirmektedir.

Gökalp, ilkel toplumları: Klan ( farklılaşmamış cemaatlar)’dan millet ( farklılaşmış toplum)’e olmak üzere sınıflandırırken, kabile veya klanın kaybolması milli duyguların yükselmesini sağlamıştır, fikrindedir.

Gökalp göre toplumlar ulus olmak bakımından üç türe ayrılabilir:

Gökalp birinci ulus grubuna ‘imami milletler’ diyor. Bu grup uluslar Gökalp’a göre varlığını ve birliğini bir özle Tanrı imgesinden ya da ortak bir kamu dininde bulur. Bu toplumda dine dayalı bir kamu hukuku oluşmuştur. Gökalp’in birinci ulus grubuna koyduğu ‘imami milletler’ daha çok bize, doğunun eski çağlardaki hükümetleri ile Avrupa’nın ortaçağ hükümetlerini dile getirir niteliktedir. Gökalp’in belirttiği bu grup uluslarda din temeldir. Her şeye din açıklık getirir.


Gökalp’in belirlediği ikinci ulus tipi ‘Teşri (yasamasal) Milletler’dir. Bu ulus tipi imami milletlerden farklıdır. Artık özel mülkiyet ve bireysel özgürlükler her tarafa yayılmakta; hükümet dine değil, ulusal egemenliğe dayalıdır. Gökalp, bu tür uluslara ‘Karye esasına müstenid milletler’ denebileceğini söylüyor ve bunlara örnek olarak Fransa ve İtalya’yı gösteriyor. Yasamasal (teşri) uluslarda kentler belediye meclisleri aracılığıyla kendilerini yönetirler, kent uygarlığı ve özel mülkiyet köylere kadar yayılır. Gökalp’ın karve (commune) adını verdiği bu kentlerde dinsel kamuoyunun dışında siyasal bir kamuoyu da oluşmuştur.

Gökalp’a göre üçüncü ulus tipi ‘harsi (kültür, ekin) millet’tir. Ona göre bir toplumun kurumlarının daha önce birlikte yaşadığı başka toplumların kurumlarıyla ortak özellikler taşır. O’na göre yukarıda saydığımız bütün ulus tipleri, ortak özellikleri olan ulus tipleridir ve bu tiplerin birer ulusal ve bağımsız uygarlığı yoktur. Harsi milletlerin kurumları ortak özellik taşır, bunlar uygarlık toplumlarıdır. Gökalp’in deyimiyle ‘müesseseleri arasında iştirak bulunan bu gibi kavimlerin mecmuuna medeniyet zümresi denir’. Sonuç olarak şöyledir: ‘millet, imami cemiyetlerde kendini imamda, teşrii cemiyetlerde kendini kuvve-i teşriiyede mütecelli görüyordu. Harsi cemiyetlerde ise kendini harsının mümessilleri tarafından temsil edilmiş görür. Çünkü hars milli vicdanın muhtelif müesseseler suretinde tezahür etmiş müteayyin şeklinden ibarettir’. (Hançerlioğlu, Orhan, Toplumbilim Sözlüğü).

Ona göre, bir toplum diğer toplumlara kendi değerlerini (dil, din vs. ) benimsettiği, onları asimle ettiği zaman kendi ulusal uygarlığını, yani ‘hars’a adım atmış olur.

Gökalp ‘Harsi Millet’ deyimi ile, bir ideal toplum ve yapı oluşturma çabasındadır. Bu yapıda ‘heyet esasına müstenid milletler’ dediği bir kurumdan bahsediyor. Bu kurum toplumun kültürünü belirleyecektir. Burada bir faşistlik var gibi (kendi ırk ve kültürünü oluşturma). Ve ona göre diğer ulus tipleri, iptidai ulustan ‘harsi millet’ dediği ulusa doğru bir evrim geçirmiştir. Bunu da şu cümlelerinden anlıyoruz: ‘Mamafih bir kavim aşağıdaki nevilerden yukarıdaki nevilere geçerken eski müesseselerini tamamıyla kaybetmez. Her nevin esaslı bir teşkilatı hususi bir vazife deruhte ederek canlı bir surette baki kalır. Bu surette harsi bir millete, iptidai kavimlerin karabet teşkilatı ‘aile’ suretinde, imami milletin dini teşkilatı, ‘ümmet’ suretinde, teşrii milletin teşekkülü kavmin tekamül merhaleleri olan aile, ümmet, devlet teşkilatlarına ‘hars’ teşkilatının inzimam etmesi ile başlar’. (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri ) .

Gökalp’a göre dördüncü grubu ‘istiklalini kaybetmiş milletler’ oluşturur. O bunlara ‘milletlerin dördüncü nevi millet haline geldikten sonra istiklalini kaybeden kavimlerdir’ diyor ve Lehlileri buna örnek veriyor.

Gökalp’a göre insan toplumlarının son aşaması ‘harsi millet’tir. Fakat henüz hiçbir toplum bu aşamaya ulaşamamıştır. Ancak ileri batı ülkeleri, ‘teşrii milletten’ ‘harsi millet’e geçiş aşamasındadır. Ona göre bir ulusun kültürel ulus olması için mutlaka din, ahlak, hukuk, güzel sanatlar, dil, iktisat, bilim-teknik konularında oluşmuş gelenekler, ulusal bilinç ve bunların temsilcisi olan büyük adamların varlığı gereklidir. Gökalp, yasama organı gibi bir organ önermektedir. Bu organ ulusun, başkentinde, her ‘hars’ alanında oluşturulacak uzmanlık kurullarının temsilcilerinden oluşacak yüksek bir organdır. O böylece kültürel ulus aşamasında toplumsal bilinci temsil edecek bir ‘uzman temsilciler kurulu’ önermektedir.

Bütün bu sosyolojik tanımlama ve açıklamaların tek bir nedeni vardır: Evrimci ve determinist bir anlayıştan yararlanarak, Türk toplumunun Doğu uygarlığından Batı uygarlığına, imparatorluktan ulusal devlet aşamasına geçmesini haklı gösterecek kanıtlar bulmak ; bu dönüşüme bilimsellik kazandırmak. Bu bağlamda, Gökalp, toplumların kavim, devlet ve imparatorluktan milli devlete doğru evrimleştiğini göstererek, millet aşamasının, toplumsal evrimde son halka olduğunu belirtmektedir. Dolayısıyla, Türk toplumunun Doğu uygarlığından Batı uygarlığına, imparatorluktan ulusal devlet aşamasına geçmesi bilimsel bir gelişmedir.

Gökalp, Batı tipi ulusal, çağdaş bir milli devletten yanadır. O, yeni Türkiye’yi harekete geçirecek hamlenin inkılap ruhu olduğunu belirtir. Yeni Türkiye’nin hedefleri, kültür alanında Türkçülük, siyaset alanında halkçılıktır. Siyasi halkçılık, demokrasinin Türkçe karşılığıdır ve halkçılık-demokrasi en çağdaş, en mükemmel özellikleri olan hükümet tarzıdır.

Halkçılığın, yani demokrasinin yürümesi için her şeyden önce insanların birbirine eşit olabilmesi koşulunu getiren Gökalp, beyaz ırkın diğer ırklara ve erkeklerin kadınlara karşı üstünlüğünü savunan ırkçı görüşleri de şiddetle eleştirir. Çünkü, bütün toplumsal olaylar genetikle geçmezler ; tüm insanlar toplum dışı olarak dünyaya gelirler ve toplumsal karakterleri, içinde yaşadıkları toplumdan, o toplum normları çerçevesinde alırlar.

Günümüzde Gökalp’i ırkçı diye suçlayanlar vardır. Gökalp’in ırkçı olmadığını şuradan da anlayabiliriz: O, tüm milletleri dost olarak görmekte ve iş birliğine girmelerini arzulamaktadır. Bu görüşleri ile daha sonraki bazı milliyetçilerden ayrılan Gökalp, milletler arasındaki ilmi, iktisadi, medeni dayanışma ve mübadelelerin bulunduğunu; milletlerin birbirine tabiaten düşman değil dost olduklarını belirterek, milletleri birbirine düşman yapanların tutucu papazlarla emperyalist ve kapitalistler olduğunu yazmasıdır. Bunlar ortadan çekilirse milletler birbirlerini kardeş gibi seveceklerdir. Eşitsizlikleri suni-yapay olarak değerlendiren Gökalp, insanlar arasındaki ilişkileri eşitlikçi bir tabana yerleştirmek istemektedir. Gökalp’a göre halkçılığın en önemli görevi bu yapay eşitsizlikleri ortadan kaldırmaktır. Hiç kimse dünyaya esir veya serf olarak gelmemiştir. Yapay eşitsizlikleri ortadan kaldıracak olan halkçılık, tabii eşitsizlikleri de eğitimle azaltabilir.

Gökalp’in millet tanımında ırk ve ırkçılığa yer yoktur. Buna göre millet öncelikle; a)Coğrafi bir zümre değildir. b)Millet, ırk ve kavim demek değildir. Çünkü, milletler tarihsel süreçte karışmışlar ve saf ırk, saf kavim diye bir şey kalmamıştır. Saf ırk ve kavim aramak saçmadır. c)Millet, bir imparatorluk içinde yaşayanların toplamı değildir. d)Millet, bir adamın keyfine ve çıkarlarına tabii olarak mensup saydığı herhangi bir cemiyet değildir. Millet, coğrafi, ırkı, siyasi, iradi kuvvetlere üstünlük gösteren; terbiyede, kültürde, yani duygularda iştiraktır. Millet dilce ortak olan, yani terbiye almış fertlerden meydana gelmiş bulunan kültürel bir zümredir. Gökalp’in devlet ve millet üzerine ürettiği görüşler imparatorluktan cumhuriyete, çok uluslu yapıdan tek uluslu yapıya geçişin habercisidir.

Gökalp’in Türk toplumbilimine en büyük katkılarından biri; “uygarlık”- “kültür” ayrımını ve tartışmasını getirmiş olmasıdır. O, medeniyet (uygarlık) ve Hars (kültür)kavramları arasındaki ayrımı şöyle belirtiyor: “Bir medeniyet, müteaddit milletlerin müşterek malıdır. Çünkü her medeniyeti sahipleri olan müteaddit milletler, müşterek bir hayat yaşayarak vücuda getirmişlerdir. Bu sebeple, her medeniyet, mutlaka beynelmileldir. Fakat bir medeniyetin, her millete aldığı hususi şekilleri vardır ki, bunlara ‘hars’ adı verilir. ” (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).

“Gökalp, medeniyet ile hars’ın farklarını on maddede toplar:

1) Medeniyet beynelmilel olduğu halde, hars millidir.

2) Medeniyet bir milletten başka bir millete geçebilir, fakat hars geçemez.

3) Bir millet, medeniyetini değiştirebilir; fakat hars’ını değiştiremez.

4) Medeniyet, usul ve akıl vasıtalarıyla yapılır; Hars, ilham ve hads vasıtalarıyla yapılır.

5) Medeniyet, iktisadi, dini, hukuki, ahlaki ilh. Fikirlerin mecmuudur.

6) Hars, dini, ahlaki, bedii duyguların mecmuudur.

7) Türkler’de, bir cemiyetin içtimai bünyesi birden bire yükselebilir. Bir kavmin içtimai bünyesi, az zamanda, Aşiret bünyesinden il bünyesine, küçük il’den orta il’e, orta il’den büyük il’e, büyük il’den de en büyük il’e kadar çıkabilir.

8) Bir kavmin siyasi bünyesin de, Tudunluk’tan Yabguluk’a, Yabguluk’tan Hakanlık’a, Hakanlık’tan İlhanlık’a yükselebilir.

9) Medeniyetini değiştiren bir millette, hars da değişirdi.

10) İktisadi silsile-i meratibi de birer, birer geçerdi. ” (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).

Gökalp’in bu açıklamalarından, onun evrimci yanını belirgin bir biçimde görmekteyiz. O, toplumların toplumsal yapılarını ‘aşiret’ten ‘büyük il’ e dek, belli bir hiyerarşi içinde sıralıyor. Aynı sıralamayı siyasal bakımdan da ‘Tudunluk’ tan ‘ilhanlık’a dek yapıyor.

Kültür ve uygarlık kuramının, Gökalp tarafından Türk tarihine uygulanış biçimi gerçekte basittir. Türk tarihinde bir Osmanlı dönemi yaşanmıştır. Ancak bu dönemi önemsememiz de gerekmemektedir. Osmanlı katıldığımız çeşitli uygarlıklardan birisidir. Osmanlı, geçmiş dönemin en önde gelen uygarlığıdır. İleri olması nedeniyle Türkler bu uygarlığa katılmışlardır. Fakat bu dönem artık geride kalmıştır. Bu nedenle Osmanlı uygarlığına katıldıkları gibi aynı nedenle ayrılacaklardır. Uygarlık uluslararasıdır. Uygarlık ürünleri bir toplumdan diğer topluma geçebildikleri gibi, toplumlar da herhangi bir sakınca ve sorunla karşılaşmadan bir uygarlık alanından diğer uygarlık alanına geçebileceklerdir. Böylece Osmanlı sorununa bir karşılık bulunduğu gibi batılılaşma girişimlerimize de kuramsal bir temel getirecektir.

Tönnies’e göre kültür, gelenek, din ve sanatı; medeniyet ise hukuk ve bilimi yansıtır. Bunun gibi nasıl toplumlar cemaatların gelişmesinden doğmuşlarsa, kültür de medeniyeti yaratmıştır. Bu görüş Gökalp’in kültür ve medeniyet anlayışını yansıtır.

Gökalp’de ulusların karşılaştırmalı tarihi bize gösteriyor ki, ilkin uygarlık kaynağını hars (kültür) da buluyor. Bu bakımdan, her toplumun (kavim) ilkin yalnız kültürü vardı. Kültürün yükselmesiyle de medeniyet doğar. Çünkü, medeniyet, toplumlar arasındaki ortaklaşa kurumların tümüdür. bir başka deyimle medeniyet kültürün sonucudur. Modern antropolojiye göre, kültür medeniyeti kapsar.

Bir toplum, Gökalp’e göre kültür alanında ilerledikçe medeniyeti de yükselir. Medeniyetin hızla yükselmesi kültürü bozar. Her kavmin yalnız kültürü vardır. Bir kavim, kültürce yükseldikçe siyasetçe de yükselerek kuvvetli bir devlet vücuda getirir. Diğer taraftan da kültürün yükselmesinden medeniyet de doğmaya başlar. Medeniyet, ilkin milli kültürden doğduğu halde, diğer ülkelerin medeniyetinden de bir çok kurumlar alır. Fakat bir toplumun medeniyetinde fazla bir gelişimin hızla ortaya çıkışı zararlıdır.

Gökalp’e göre kültürü kuvvetli, fakat medeniyeti zayıf bir milletle; kültürü bozulmuş, fakat medeniyeti yüksek olan diğer bir millet siyasi mücadeleye girince, kültürü kuvvetli olan millet daima galip gelmiştir. Örneğin; eski Mısırlılar, medeniyette yükselince kültürleri bozulmaya başladı. O zaman yeni doğan Fars devleti ise medeniyette henüz geri olmakla beraber, kuvvetli ve kültüre de sahipti. Bundan dolayı, Farslılar, Mısırlıları mağlup ettiler. Birkaç yüzyıl sonra, İran‘da da medeniyet yükseldi . Bunun sonucu olarak da kültür zayıflamaya başladı. Bu defa da başlangıçta henüz kültürleri bozulmamış olan Yunanlılara mağlup oldular.

Gökalp’de kültür, bağımsızlığını sürdürmesi için medeniyeti temsil etmekle yükümlüdür. Eğer bir kültür, çevresindeki medeniyeti temsile çalışmazsa, çevredeki medeniyet o kültürü bozar, yok eder. Bu suretle O’nun kültürel sikloit (devirsel) teorisi iki noktada özetlenebilir:

1) İlkin, medeniyet kaynağını kültürde buluyor. Yani toplumlarda kültür başlamadan medeniyet doğmamaktadır.

2) Medeniyet yükselince kültür de bozuluyor. Bozuk kültürlü milletler de medeniyetsiz toplumlara yenilmektedirler.

Gökalp’e göre kültür, medeniyete üstün gelir. Çünkü medeniyetsiz kültüre sahip olan millet sağlamdır. Buna karşılık, kültürsüz medeniyete sahip bulunan bir millet de hastadır. O halde, bir milletin sağlam olabilmesi için hem kültürünün hem de medeniyetinin dengeleştirilmesi gerekir.

Heyd’e göre ; Gökalp’in kültüre yaratıcılık yeteneği, sadelik ve güzellik gibi beğenilmeye layık ve cezbedici nitelikleri atfetmesini ve medeniyete bunun karşıtı sıfatları kullanması onun, kalp ile akıl arasındaki iç mücadelesinin bilimsel olmayan yansımasıdır.

Gökalp, uygarlıkla kültürü aynı şey sayan kimi toplumbilimcilere karşı bu ikisini birbirinden ayırmaktadır. O’na göre, uygarlık uluslararası ve özdeksel, kültür ise ulusal ve tinsel bir güçtür.

Birçok düşünür uygarlığın, toplumların çöküşünün sebebi olduğu fikrini benimsemişlerdir. Toplumlar, güzel sanatlar, zevk ve duygularında inceldikleri zaman, duygusal hayatları kaba olan toplumlar tarafından yenilgiye uğratıldıkları bilinen gerçeklerdir.

Gökalp’de medeniyetin doğuşu kültürün sebebi, kültürün çöküşü de medeniyetin sonucu olmasına rağmen, bu toplumlar için bir fatalizm (kadercilik) değildir. Çünkü, bir noktada kültür ile medeniyetin uzlaştırılması toplumu bu alın yazısı çöküşten kurtarması mümkündür. Kültürün büyümesi bir toplumdaki (millet) değer duygularının eğitim yolu ile gerçekleşmesine bağlıdır. Çocuk, dünyaya gözünü açtığı andan itibaren sosyalizasyon süreciyle, içinde yaşadığı toplumun kültürünü kazanır.

Gökalp’de ulusal bilinç çok önemlidir. Durkheim’deki toplumsal bilinç ve toplumsal vicdan kavramları, O’da, ulusal bilinç niteliğine bürünmüştür. O’na göre ulusal bilinç kavramı, insan toplumlarının evriminde önemli bir aşamayı belirler. Kurtuluş Savaşı’nda düşmanların içimize girememesi O’na göre, bizde ulusal bilincin gerçekleştiğidir. Diğer taraftan, örneğin; Arabistan’da ulusal bilinç gelişmemiş ve onları cemia (toplum) toplumu olarak görmektedir. Çünkü İngiliz ve Fransızlar aralarında Arabistan’ı paylaşmışlardı.

Gökalp, bütün sistemini, ulusal bilincin yaratılmasına adamış, bunun için de “mefkure” dediği “ideal” ya da “ülkü” kavramının geliştirilmesi için çalışmıştır. O’na göre, “mefkure” bireyleri, bir toplum bilinci içinde birleştiren bir güçtür. Mefkure, insanı çıkarcılıktan kurtaran, özveriye yönelten bir etkendir. Bu noktada Gökalp, mefkureyi Türk tarihinin kökeninde aramaktadır. O’na göre, toplumsal değerler, insanlara ve eşyalara, ancak belli ideolojiler (inanç sistemleri) yoluyla verilebilir. O, toplumsal yaşamın bazı alanlarında, doğrudan doğruya teknoloji ithalatının gerekliliğini savunurken, bazı alanlarda da ulusal kültürün geliştirilmesinden yana olur.

Turancılıktan yola çıkan Gökalp’in Durkheim’in toplumsal bilinç kavramını ulusal bilince dönüştürme süreci, ulusun kurtuluşunu burada görmesinden ve toplumsal bilincin önemini kavrayarak uygulanabilir bir çizgiye gelmesinden kaynaklanmaktadır. Bu bağlamda Gökalp’in temel ideolojisi Turacılık değil, ulusalcılıktır. Ancak bu ulusalcılığa sahip çıkacak ve bunun bilincine varan kitlesel destekleyiciler bulamadığından bu bilinci seçkinci bir anlayış çerçevesinde aydınlardan beklemiştir.

Gökalp, bir ülkede “harsi millet”in kuruluşu için gereken ilerlemelerin ancak ekonomik öğeye bağlı olduğunu söyler. “İktisadi hayatın yükselmesi, yalnız mütehassısların yükselmesi için lazım değildir. Diğer içtimai faaliyetlerin yaşaması da her birinin zengin bir bütçeye malik olmasına bağlıdır. Bir memlekette iktisadi hayat yüksek değilse ne ilim, ne sanat ne felsefe, hatta ne ahlak ve din yüksek tecellilerini göstermez” (Kongar, Emre, Türk Toplum Bilimcileri).

O’na göre, Türkleri bir camia haline getirecek ve Türk kültürünün oluşması gelmektedir. Milli iktisadı meydana getirmek için öncelikle gerçek gözlemler yaparak mülk ve milletin teknik üretim tarzını, hukuki yöntemlerini ve bunlar arasındaki ahengi araştırmak, onları bir sistem haline getirmek ve ondan diğer sistemlerle karşılaştırmalar yaparak sonuçlar çıkarmaktan ibarettir.

Milli iktisadın kurulması için öncelikle bir milli iktisat bakanlığı oluşturulmalıdır. Gümrük tarifeleri ile demiryolları tarifesinin düzenlenmesi ve liman işlerin idaresi de adı geçen bakanlığa verilmelidir. Devletin iktisadi görevi yalnız bir bakanlıkta toplanmalıdır ki, memleketimizdeki iktisadi faaliyetlerde birlik ve dayanışma meydana gelebilsin. Milli iktisat konusunda, Alman milli iktisat sistemini ve Fransız solidarizminden beslenen Gökalp. Ekonomik kalkınma ve büyük sanayinin kurulması, anlayışı bakımından devletçidir. O, ulusal bir devlet kapitalizminin siyasal çerçevesini çizerken, sömürgeciliğe karşı olduğunu da belirtmektedir. Ulusal burjuvazinin yaratılmasının hedefleyen Gökalp, devletin ekonomiye hem işletmeci ve hem de sermayedar olarak katılmasını isteyerek, karma ekonomi modelinden yana olduğunu belirtmektedir.

Gökalp’e göre halk kültüre, aydın (güzide, seçkin, elit) medeniyete sahiptir. Bunlar ;yüksek öğrenim, ilim ve eğitim görmüş olmakla halktan ayrılırlar. Çünkü, yetiştikleri okullar milli değildir. Bundan dolayı aydının halka ve sorunlara yabancılaşması problemi ortaya çıkıyor . Gökalp’in bu yabancılaşma sürecini çözümlemesi için ileri sürdüğü görüş kültür-medeniyet dengeleştirilmesine dayanmaktadır. Böylece halk ile aydın arasında ayrılma yerine, birleşme ve mozaikleşme ortaya çıkacaktır.

Elektronik İletişim, Internet Nedir?, TCP/IP Nedir?, TCP/IP Numa


 Elektronik İletişim

Türkiye son yıllarda yaptığı uluslararası TCP/IP Internet' ine bağlanmıştır. Internet ile bilimin hemen hemen her dalında ülkemizde yapılan araştırma ve geliştirme çalışmalarına birinci derecede katkıda bulunabilecek bir bilgi denizine erişmiş bulunuyoruz.

Okuyucuyu Internet ile erişebilecek bilginin önemine ikna etmek üzere bir iki örnek vermeyi uygun bulduk. Birincisi Internet ile erişilmesi mümkün olan teknik raporlardır. Bu teknik raporlar büyük çoğunlukla dergilere ya da konferanslara kabul edilmiş yayınlanmayı bekleyen makaleler ve tebliğlerdir. Bilindiği gibi ülkemizde yurtdışında yayınlanan bu tip yayınları kütüphanelerimizde bulmak her zaman mümkün olmamakta ve bir yayının dergide basılması 2-3 yıl süre alabilmektedir. Dolayısıyla bu yayınlara internet kanalıyla erişmek çok büyük bir avantaj yaratmaktadır.

Diğer bir konu da elde edilebilen, public domain yazılımlarıdır. Bu yazılımlar da araştırma ve geliştirme çalışmaları için büyük olanaklar doğurmaktadır.

Internet Nedir?

Günümüzde veri iletişimi bilişim dünyasının en önemli parçalarından biri haline gelmiştir. Dünya üzerinde değişik amaçlara hizmet eden irili ufaklı çok sayıda ağ gelişmiştir. Her ağ kendi amacına uygun ve genellikle diğerleri ile uyumsuz bir teknoloji kullanmaktadır. Herkesin birbiri ile haberleşebileceği evrensel bir ağın, kullanıcıları aynı tip yazılım ve donanım kullanmaya zorlayarak oluşturulamayacağı açıktır. Internetworking ya da internetting denen teknoloji bu sorunun çözümü olarak ortaya atılmış ve başarı ile uygulanmıştır.

TCP/IP Nedir?

TCP/IP bir yazılım ya da donanım ürününün adı değil, bir standart iletişim protokolları topluluğun adıdır. Internet' i oluşturan protokoller hakkında ayrıntı bilgi için Internet standartlarının kendilerine, RFC bulunabilir.

TCP/IP Numaraları

TCP/IP ağlarında ağa bağlı her üyenin bir numarası vardır. Bu numara dört byte uzunluğundadır ve noktalarla ayrılmış dört desimal sayı olarak ifade edilir. Bir Internet numarası iki parçadan oluşur, ağ numarası ve üye numarası. Toplam dört byte olan Internet numaralarının hangi kısmının ağ numarası, hangi kısmının üye numarası olduğunu belirtmek Internet numaraları alt-ağ büyüklüğüne göre beş sınıfa ayrılmıştır.

Elektronik Posta

TCP/IP "internetwork" una bağlı bilgisayarlar sistemleri arasında SMTP kullanarak elektronik mektup alışverişi yapabilirler. Elektronik mektup göndermek ve gelen mektupları okumak için en basit yol genelde bütün sistemlerde standart olarak sağlanan mail komutunu kullanmaktır. Bu komut hakkında gerekli bilgi kullanılan sistemin kitaplarından ya da çevrimiçi yardım sistemlerinden sağlanabilir. Ses , görüntü gibi çoklu ortam unsurları içeren elektronik mektupların alışverişlerine izin vermektedirler.

Usenet nedir

Usenet elektronik mektup ile sağlanan bir kişiden bir kişiye haberleşmenin çok kişiden çok kişiye olanı olarak açıklanabilir. Usenet pek çok kullanıcısı için Internet' in kendisidir. Pek çok kişinin Internet ile Usenet' i karşılaştırmaları bu yüzdendir. Usenet yapı taşı olarak haber grupları üzerine kurulmuştur. Bir haber grubuna ağın değişik yerlerinden gönderilen elektronik mektuplar bu grup ile ilgilenen kurumlara dağıtılır. Kurumlar değişik gruplara ait mesajları bir yerde toplayarak kullanıcılarının ulaşımına açarlar. Usenet mesajları bir merkezden diğerine yol alarak bütün Internet' e yayılırlar.

Telnet nedir

Telnet TCP/IP internetwork' lerinde ağ üzerinde bulunan başka bir bilgisayara "login" olmak için kullanılan bir protokolu kullanılan yazılımın adıdır. Telnet yetkili kişilerinin ağ üzerinde kendilerine ayrılmış bilgisayar kaynaklarını sağladığı gibi tüm ağ kullanıcılarına verilen bazı servislere erişim için de kullanılır. Örneğin pek çok kurum misafir kullanıcıların kendi kütüphane sistemlerine telnet ile ulaşabilmelerine izin verilmiştir. Böyle durumlarda normalde kullanıcıdan istenen şifre ya hiç sorulmaz ya da sabit ve bilinen bir şifre kullanılır.

Gopher nedir

Gopher elektronik haber gruplarının ve veri tabanlarının özelliklerini birleştirerek kullanıcıya Internet üzerindeki bilgilere daha kolay ulaşım olanağı veren bir yazılımdır.

7.1.1. Dünyadan Bu Güne Veri İletişimi

Bilgi işlem verilerin iletimi için oluşturulan ağlar, bilgi çağının en büyük başarılarından biridir. Başta bankacılık olmak üzere, havayolu rezervasyon büroları, haber alma teşkilatları ve basın gibi kuruluşların gereksinmeleri bu başarıyı yarattı. Bu gelişme, iletişim teknolojisinin yöntem çeşitliliğine yol açtı Bu çeşitlilik ise bazen birbirini tamamlayıcı etki yaptı; bazen de bir yöntem, diğerinin sonu oldu.

Bilgi iletişim tarihi, büyük sistemler ile başladı. O zamanlarda bilgisayar ile kullanıcılar arasındaki iletişimi, yerel terminaller sağlıyordu. Daha sonra büyük sistemlerin alternatifi mini bilgisayarlar geliştirildi; ama yöntem aynı: Yerel terminaller. Nihayet kişisel bilgisayarlar, bilinen yerlerini aldılar.

Teknoloji geliştikçe bilgisayarlar küçüldü. Ancak gereksinimler, amaçlar büyüdü, tek bir mekana sığmaz oldu. Uzak bilgi depolarına erişim gereği ortaya çıktı. Aynı zamanda yerel işlem gücünün yetersiz olduğu durumlarda, uzaktaki büyük sistemlerin işlem gücüne gereksinim vardır.

Sayısal sinyallerin iletişimi için bir ağ oluşturmak, bunu tüm ülkeye hatta dünyaya yaymak zor olacağından, halen ses (telefon) iletişiminde kullanılan altyapıdan yararlanmak, çözüm olarak düşünüldü. Bunun gerçekleştirilmesi için de, sayısal bilgiyi sese (analoğ sinyale) dönüştürecek bir cihaz -modem- geliştirildi. Aynı hat üzerinden birçok terminalin verisini iletmek için ise çoklayıcılar (multiplexer) devreye sokuldu.

Tüm bu gelişmeler hiyerarşik yapıdaki iletişimin devamı oldu. Çok daha hızlı erişim teknikleri, yedeklemeli, alternatif yollu veri yolları gerekiyordu.




7.2. Yerel İletişim

Yerel İletişim Ağları

Her ne kadar bir organizasyon içerisinde yer alan bilgi işlem kaynakları, teknolojisinin gelişimi ile beraber artsa da mikro işlemci ve bununla ilgili bütünleşik devre teknolojisindeki gelişmeler, daha önce anlatılan sistemlere ek olarak, değişik bilgi işlem tabanlı cihazların aynı bina ya da bina grupları içerisinde yer almasına çok olağan hale getirdi.

Her bir sistemin kendine ait işlem gücü olsa da çoğu zaman bu sistemlerin birbiri ile iletişim gereksinimleri oluşmaktır. Bu gereksinimler özel bir görevi olan güçlü bir bilgisayarın ya da pahalı bir başka kaynağın paylaşılması, elektronik postalama olarak karşımıza çıkabilmektedir. Bu arada bilgi işlem cihazlarının birbirine bağlanarak oluşturdukları sistemi Yerel İletişim Ağı (LAN) diye adlandırmaktayız Bir LAN' a bağlı iş istasyonu ülkenin ya da dünyanın başka bir noktasındaki başka bir LAN' a bağlı bir bilgisayar ile görüşebilmektedir. Dünyada organizasyonların yeni teknolojileri kendi bünyeleri adapte etmeleri çok hızlı gerçekleşmektedir. Örneğin veri iletişim iletişim sanayinde faaliyet gösteren bazı şirketlerin cirolarının yarıdan fazlasını son bir yıl içerisinde çıkarılan ürünlerden yapıldığı göz önüne alınırsa, uygulamaların ve sistemlerin bu teknolojilere ne kadar büyük bir gereksinim oluşturduğu anlaşılmaktadır.

Günümüzde teknoloji her geçen gün gelişmektedir. Her şeye daha kolay ulaşılabiliniyor. Kendimden örnek vermek gerekirse, gazete almıyorum bunun yerine günlük olarak internete girip istediğim gazeteden bütün haberleri takip edebiliyorum. İletişim artık çok kolaylaştı herkesin dediği gibi "bir tıkla" her şey haloluyor. Bir örnek daha vermek gerekirse bankaları verebilirim. İler ki zamanlar da bankaya gitmek bile çok zor gözükecek gözümüzde, çünkü iletişim dediğim gibi gün geçtikçe hızlanıyor ve zorluklar ortadan kalkıyor. Bence bu durum insanoğlu için sevindirici bir olay.

Internet bence iletişim adına yapılan en iyi gelişme, çünkü insanlar bu ınternet aracılığı ile birbirlerine çok kolay bir şekilde ulaşabiliyorlar. Hatta chat denilen sohbet ortamı ile hiç birbirini tanımayan insanlar tanışıyor. Aynı zamanda bu ınternet iletişim aracı bazıları için bütün işlerini yönettiği, denetlediği bir ortamdır. Internetteki siteler sayesinde insanlar tanıtmak istedikleri ürünü büyük kitlelere çok rahat ve kolay bir şekilde ulaştırabiliyor. Bu iletişim adına dediğim gibi çok büyük bir gelişme.

categoria Kategori: Diger | commentoYorum (yok) data19/11/2009

KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ ETKİLERİ, Kitle İletişim Etkisi Üzeri

KİTLE İLETİŞİM ARAÇLARININ ETKİLERİ

Kitle iletişimi toplumsal araştırmalarda üzerinde ısrarla durulan ve belki de en az açıklığın sağlandığı konu değişik araçların etkileridir. Birçok ülkede kitle iletişim araçları izlenirken sarf edilen zaman ve bu araçların üretim ve dağıtımı için ayrılan kaynakların miktarı düşünüldüğünde, böyle bir sorgulamanın nedeni yeterince anlaşılabilir. Bir yanıt oluşturmak için çok şey yazılmış ve epeyce araştırma yapılmışsa da konunun hem kitle iletişim araçlarının genel önemi, hem de özelde kitle iletişiminin belirli düzeylerinin olası etkileri açısından yine de tartışmalı olduğu kabul edilmelidir. Bu konuda bitmeyen zorluklardan birisi araçların etkilerini araştıranlarla kitle, kitle iletişim araçları üreticileri ve alanda kamu politikalarını oluşturanlar arasındaki iletişim eksikliğinden kaynaklandığından tartışma kaçınılmaz olarak kullanılan terimlere bazı açıklıklar getirilmesiyle başlamıştır.

Kitle iletişim araçları içerikleri ve örgütlenmiş biçimleriyle çok çeşitlilikler gösterir ve toplum üzerinde etkili olabilecek geniş bir alandaki faaliyetleri kapsarlar.

Birey, grup, kurum ister bütün toplum ya da kültür düzeyinde olsun, etkilerin hangi düzeyde oluştuğu konusunda açıklığa sahip olmak zorunluluğudur. Bunların her biri veya hepsi herhangi bir yolla kitle iletişiminden etkilenebilir. Kitle iletişim araçlarının sadece bireysel siyasi görüşleri değil, yürütülüş ve başlıca etkinliklerinin düzenlenme biçimlerini de etkilenmesinin olası olduğu siyaset alanı iyi bir örnek oluşturmaktadır.

İletişimin geniş, heterojen ve bilinmeyen izleyiciye doğru yöneltilen şeklidir. Genişliğin ölçüsü iletişimcinin / göndericinin izleyicilerle yüz yüze bir şekilde ilişki kurma olanaksızlığıdır. Heterojen olması kesinlikle saptanmış belli bir grup, elit gibi kamuya açık olmayanın ötesinde olmasıdır. Bilinmeyenin anlamı göndericiye izleyicilerin genellikle yabancı, bilinmeyen kişiler olmasıdır.

Kitle iletişime hızlı, kamusal ve geçici olarak tanımlanabilir: Kamusaldır, çünkü ileti halkın izlemesine açıktır. Hızlıdır, çünkü ileti izleyicilere kısa sürede ya da aynı zamanda yetişmesi için hazırlanmıştır. Geçicidir, çünkü genellikle o an, alındığı an, tüketilmesi amaçlanmıştır, devamlı kayıtlara geçmesi için değil. Bunun istisnası film, radyo ve video kütüphaneleridir.

Kitle iletişim araçları geniş izleyici topluluklarının ilgisini çekmesi, düşüncelerinin değiştirilmesi ve davranışlarında değişiklik gösterebilir. Kitle iletişim araçları toplumdaki bireyler arası düşünce tarzındaki farklılıkları ortaya çıkartır ve bu sadece bireyler arası değil örgüt, grup ve kurumlar arasında da olur.

Kitle İletişim Etkisi Üzerine Araştırmaların Tarihi

Kitle iletişimi araştırmalarının "doğal bir tarihi" vardır. Araçların etkilerinin incelenmesi kamuyu çok yakından ilgilendirmektedir. Bir yanda suç, şiddet, kültürel ve ahlaki durum, iletişim araçlarının eğitici ya da beyin yıkayıcı gücü gibi kaygı kaynağı başlıca konular vardır. Bunların her biri , zaman içinde artan ya da azalan önemlerde etkilere uğramışlardır. Diğer yandan da kullanılan iletişim aracının ya da onun kullanım biçiminin değişmesine neden olan teknoloji ve sosyal davranıştaki değişme olguları bulunmaktadır. Popüler gazeteler, çizgi dergiler, sinema, radyo ve televizyon kamunun ilgisini üzerlerinde toplayış sırasıyla birbiri ardına araştırma konuları olmuşlardır. Kitle iletişim araçları sanayinin gereksinmeleri, özellikle reklamcılığın etkililiği konusuyla ilgilenmeleri de önemli bir rol oynamıştır. Kitle iletişim araçlarının modern toplumlara katkısının anlaşılabilmesinde temel olabilecek birçok konuda boşluklar bulunduğunu kabul etmemiz gerekir.

Bununla beraber bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. İletişim araçlarının etkisinin araştırmakla olduğu elli yılı aşkın süreyi üç ana aşamada inceleyebiliriz.19 uncu yüzyılın sonunda 1930' lara kadar süren birinci aşamada iletişim araçları Avrupa ve Kuzey Amerika' da görüş ve inançları biçimlendiren, yaşam alışkanlıklarını değiştirebilen, davranışların yönlendirilmesinde etkin olan, bazı dirençlerle karşılaşması halinde dahi siyasi sistemleri belirleyen önemli bir güç olarak değerlendirilmekteydi. Böyle görüşler, bilimsel araştırmalara değil, popüler basının, sinemanın, radyonun ilgi görerek izleyizi topluluklarının toplumun geniş kesimlerine doğru hızla yaygınlaşmasının ampirik gözlemlenişine dayandırılmaktaydı. Ayrıca iletişim araçlarının bu denli güçlü olduğu varsayımı reklamcılar, Birinci Dünya Savaşında hükümet propaganda görevlileri, gazete sahipleri ve totaliter devletler yöneticileri arasında destek bulmuş ve bu koşullarda hemen herkesçe en doğru düşünce olarak benimsenmiştir. Kitle iletişim araçlarının -araştırmaların çoğunun yapıldığı dönemde mevcut başlıca araçlar radyo, film ve baskıdır- bireysel kanaatleri, tutumları ya da davranışları değiştirmede doğrudan katkıların pek olmayacağı gibi, suç işlenmesinin saldırganlığın veya beğenilmeyen diğer sosyal olguların da doğrudan nedeni olmadıkları ortaya çıkmıştır. Araştırmalar elbette değişik iletişim araçlarının hiç etkileri olmadığını göstermemiştir; ancak başka toplumsal olguların öncelikli geldiğini belirlemiş ve iletişim araçlarının gücünü varolan toplumsal ilişkilerin yapısı ile kültür ve inanç sistemi çerçevesinde yerini bulduğunu ortaya çıkarmışlardır.

Kitle iletişim araçları hemen hemen her şeyden etkilenmiştir. Ortaya çıkan yayınlar ile kitle iletişim araçları genişletilmiştir. Zamanla toplumdaki davranışlar değişmiş ve kitle iletişim araçlarını gelişmiştir.

Kitle İletişim Araçlarının Süreç ve Modelleri

Etkilerin nasıl ve niçin beklenildiği gibi olduğu ya da olmadığının kavranması yolunda bazı ilerlemeler kaydedilmiştir. Kitle iletişiminin etkilerini araştırılırken sorulara yanıt bulmada güçlük çekilmesinin nedenlerinden birisi, etkilerin ortaya çıkışıyla ilgili mekanizmalar konusundaki bilirsizliktir.

İletişim araçlarının iletilerinin izleyici topluluğu üyelerinin kişilik özelliklerine göre belirli uyarılma nitelikleri olduğu kabul edilerek, izleyici topluluklarının gösterdikleri çeşitliliğin değerlendirmeye alınması amaçlanmaktadır. Bu, kısacası karmaşık uyarılara karşı farklı kişilerinin tepkilerinin de farklı olacağını da anlatmaktadır. İletişim araçları davranış biçimlerini dolaylı olarak etkilemektedirler. Bu kitle iletişim araçlarının etki gücüne gösterilen ilginin canlı kalmasına yardımcı olan temel süreçlerden birisini ortaya çıkaran önemli bir belirlemedir. Çünkü , inşa edilmiş bir dünya ve toplumsal yaşam imgesi ile sosyal gerçekliğin tanımlarını sağlayarak kitle iletişim araçların bilinç üzerinde doğrudan etkide bulundukları düşüncesini içermektedir. Gerçekten de izleyici toplulukları üyeleri, kendileri ve sosyal dünyaları hakkındaki bilgileri iletişim araçlarıyla toplumun kendilerine sunuç biçimlerinden öğrenirler. Yaşamdan uygun davranma için gerekli bilgileri iletişim araçları sağlarlar ve bu bilgiler zaman içinde uzun bir toplumsallaşmış süreciyle birikirler. İletişim araçlarının bireyler üzerinde etkileri sadece dolaylı değildir. Birey bu etkilere çok önceleri, geçmişte de uğramış olabilir. Böyle bir sürecin incelenmesinin zorluklarını dile getirmeye bile gerek yoktur. Ancak böylece hiç olmazsa dikkatimiz iletişim araçlarının içeriğine, zaman içinde tutarlı olup olmadıklarına bakılması gereğine ve değişik iletişim aracı kaynaklarına yönelmiş olmaktadır.

Kitle iletişim araçları bireylerin siyasal sistem üzerine bilgilerini de bu sisteme bağlılıklarına etkileyebilirler. Bu etkileme iletişim aracının yapısının değişmesine bağlı olarak zaman içinde gerçekleşebileceği belirli insan ya da konuları iletişim araçlarında yer buluşuyla da olabilir.

Kitle iletişim araçlarını bireyler, kurumlar ile toplum ve kültür için önemli sonuçları olduğunu ortaya koymaktadır. Çok kesin nedensel bağları göstermemiz ya da gelecekle ilgili güvenilir öngörülerde bulunamayışımız varlığımız bu sonucu ortadan kaldırmaz. Kitle iletişim araçlarının gücü konusu işe, daha farklı bir şeydir. Bu, özünde, kitle iletişim araçlarını, yöneten, onlara sahip olan ya da denetleyenlerin ya da bir iletide bulunmak için onları kanal olarak kullananların başkalarına yönelik amaçlarını ne kadar etkin olarak yerine getirdiklerini ya da getirebildiklerini sormaktadır. Böyle bir görüşün dayanağı, tartışmalarla açığa çıkarılmıştır. Kitle iletişim araçları üzerinde denetim, çeşitli olanaklar sağlar. Birincisi , kitle iletişim araçları belirli sorunlara, çözümlere ya da insanlara çekip yönlendirerek güç sahibi olanları kayırıp buna bağlı olarak da rakip birey ya da gruplara yönelmesini önlerler. İkinci olarak kitle iletişim araçları statü sağlar, meşruiyeti güçlendirir. Üçüncü olarak, kitle iletişim araçları belli koşullarla inandırma ve seferber etmenin bir kanalı olabilir. Dördüncüsü , kitle iletişim araçları belirli toplulukların oluşmasına ve varlıklarını sürdürmesine yardımcı olabilir. Beşincisi , iletişim araçları psişik ödül ve doyumları sunulmasında araç olabilir. Rahatlatır , eğlendirir ve gururları okşayabilir. Genellikle kitle iletişim araçları toplumda bir iletişim aracı olarak aldıklarını geri vermektedirler. Aynı zamanda hızlı, esnek, planlanmaları ve kontrolleri kolaydır.

Etkinin Kanıtları

Kitle iletişim araçlarını etkilerini inceleyen araştırmaları anlamlı bir biçimde tartışabilmek için bileşik bir sorunu daha önce değinilen düzey, etki ve süreç türü, araştırma yöntem ve stratejisi gibi çeşitli ayrımları yansıtan bir dizi başlık altından ele almak yararlı olacaktır. Ayırt edici özellikleri olan ve ayrı değerlendirilmeleri gereken bir dizi iletişim araçları durumları ve süreçleridir. En önemli iletişim araçları durumları şunlardır: 1) Kampanya, 2) Toplumsal gerçekliğin tanımlanması ve toplumsal normlar, 3) Ani tepki ya da reaksiyon, 4) Kurumsal değişme, 5) Kültür ve toplumda değişmeler.

Kampanya


İletişim araçlarının etkileri veya etkililiği üzerine yazılanların çoğu ya kampanyalar konusunda yapılan araştırmalardan çıkartılmıştır. Ya da varsayımsal kampanya durumlarına ilişkin kestirimleri kapsamaktadır. Gerçekte , kampanya iletişim araçlarının ne en yaygın rastlanıldığı koşulları gösterir ne de izleyici topluluklarının en olağan olarak karşılaştığı bir durumdur. Kampanya değişen derecelerde aşağıdaki özellikleri gösterir: Belirli amaçları vardır ve bunları gerçekleştirmek için planlanmıştır; belirli ve genellikle kısa olan bir zaman süresi vardır; yoğundur ve geniş bir alanı kapsamayı amaçlar; ilke olarak etkililiği değerlendirmeye açıktır; dayanakları genellikle yetkileridir; hedef kitlesi içinde popüler olması gerekmez ve onlara "satılmak" zorundadır; çoğu kez paylaşılan değerlerden oluşan bir çerçeveye oturtulmuştur. Kampanya genellikle kendileri tartışmalı olamayan amaçları gerçekleştirmeye çalışır; oy verme, bağışta bulunma, satın alma, eğitim, sağlık, güvenlik gibi. Bu biçim iletişim içeriğinin çok değişik çeşitliliğini, günlük örneklerini ve ayırt edici özelliklerini kolayca görebiliriz. İzleyici topluluğuna ilişkin etkenler içinde en açık birinci koşul bir kitleye ulaşılma zorunluluğudur. İkincisi ise, ulaşılan kitlenin büyüklüğü tek başına ulaşılmak istenilenlerin kapsanmasının güvencesi olmadığından, izleyici topluluğundan uygun olanları mutlaka ulaşılmasıdır. Önceden bilgilendirirmiş ve iyi yönlendirirmiş bir kitleye ulaşan bir "bilgilendirme ve yönlendirme" tarafından anlatılmaktadır. Üçüncü koşul izleyici topluluğunun en azından ters duygularla dolu ya da dirençli olmamasıdır. Bu sınırlama en çok siyasal kampanyada görülür. Dördüncüsü , izleyici topluluğu içinde kişisel iletişim ve ilişkili kişiler arasından statünün yapısı, kitle iletişim araçlarıyla yürütülen kampanya ve onun amaçlarından yana ise başarı çok daha büyük olur.

Toplumsal Gerçekliğin Tanımı ve Toplumsal Normların Oluşumu

Burada esas olarak çok kez rastlantısal, planlanmamış ve alıcı için bilinçsiz, gönderici bakımından ise neredeyse her zaman belirli bir amaca dayanmayan, iletişim araçları yoluyla öğrenme sürecini ele almaktayız. Bu nedenle "etkililik" kavramının kullanımı, toplumsal gelişmede iletişim araçlarını planlanmış ve bilerek bir rol üstlendiği toplumlar dışında genellikle yerinde olmayacaktır. Sosyalist iletişim araçlarının bazı yönleri ya da gelişmekte olan ülkelerde kullanılmakta olan iletişim araçları için bu kavram uygun olabilir. Olup bitenin başlıca iki yönü vardır. Bir yön iletişim araçları ile sunulan toplumsal dünyanın tutarlı görüntü ve izleyici topluluklarının gerçekliği sunulan bu biçimini "olguları" , normların, değerlerin, beklentilerin gerçekliği olarak benimsemesi, bir diğer yön de bireyin davranışlarının ve ben kavramının biçimlenmesin yeri olan iletişim araçları ile kişinin kendisi arasında sürekli ve selektif bir iletişim olmasıdır.

İletişim araçlarının şiddet olayları üzerine etkileri tartışıldığında çok kez tam tersi bir sonuç çıkarılmaktadır. Genel kamuoyunun toplumda yasa tanımazlığın artışında hala önemli ölçüde iletişim araçlarını sorumlu tuttuğu anlaşılmaktadır. Bu görüş büyük olasılıkla çok nadiren "kazanan taraf" olarak gösterilse de cürümce şiddetin iletişim araçlarında çok sık yer bulunmasından kaynaklanır. Etkilerin güç ve yönü ne olursa olsun kitle iletişim araçlarının şiddet, suç ve toplumsal olarak kınanan davranış tasarımlarının en inandırıcı kaynağı olduğu ve kişisel ve ortak izlenimlerinin biçimlenmesi için malzeme sağladı görüşünün yaygın görüş olduğu sonucuna varmak haklı gibi görünmektedir.

Ani Tepki ve Tepkinin Etkileri

Kitle iletişim araçlarının edinilen bilginin aniden yaygın ve ortak panik halinde tepkilere yol açabileceği çokça tartışılmış ancak pek seyrek olarak gösterilebilinmiştir. Wells' in Dünyalar Savaşı' nın 1938 yılında radyo piyesi olarak yayınlanışı sırasında Marslıların dünyayı işgal etmekte oldukları haber bültenine benzetilerek aktarılması -büyük ölçüde Cantril' in (1940) olaydan sonra yaptığı araştırmaya dayanılarak- bu konuda en çok anılan örnektir. Bazı benzerlikler gösteren bir başka olay da İsveç' te 1973 yılında Rosengren tarafından incelenmiştir. Elde edilen sonuçlar ileri sürülen tez konusunu bütünüyle kuşkulu hale getirmektedir. Görüldüğü kadarıyla her iki olayda da çok fazla bir davranışsal tepki olmamış ancak olanlar sonradan başka iletişim araçları tarafından abartılmışlardır

categoria Kategori: Diger | commentoYorum (yok) data19/11/2009

Psikoloji dersi konu özetleri, PS,İKOLOJİNİN KONUSU, PSİKOLOJİNİ

1. PSİKOLOJİNİN KONUSU

Psikoloji insan davranışlarını inceleyen bilim dalıdır. İnsan merak eden, öğrenme ihtiyacında olan bir varlıktır. Hem kendini hem de kendi dışındaki dünyayı anlamak ister. Elde ettiği bilgiler de onun çevresine uyumunu kolaylaştırır. İnsan yalnızca çevresini, dış dünyayı değil, kendisi ile ilgili olayları da merak eder. İnsan nedir? sorusuna cevap arar. Bu sorunun cevabını aslında bildiğini zanneder. Oysa insan hakkında bilgimiz düşündüğümüzden de azdır. İnsan, felsefenin, dinlerin, antropoloji, etnoloji, biyoloji, sosyoloji gibi çeşitli alanların konusu olmuştur. İnsanı inceleyen alanlardan biri de psikolojidir. Psikoloji, insanın neden, niçin ve nasıl davrandığını araştırır.

PSİKOLOJİNİN TANIMI

Psikoloji psyche (Nefes, ruh, zihin) ve logos (düzenli söz, bilgi) kelimesinin birleşmesinden meydana gelmiştir. Kelime anlamı ruh bilgisidir ancak değişik tanımlar verilmesine rağmen o, en genel anlamında organizmanın davranışlarını inceleyen pozitif bir bilimdir.

Tanımda geçen kavramları kısaca açılayalım:

Organizma: Geniş anlamıyla her türlü canlıdır. Psikolojinin organizma teriminden anladığı hayvan ve insandır. Psikolojinin asıl amacı insanı incelemektir. Bazı nedenlerle (deney aracı olarak, insan davranışlarıyla karşılaştırmak amacıyla) hayvanlar da psikolojinin konusu olmuştur.
Davranış: Organizmanın doğrudan veya dolaylı olarak gözlenebilen tüm etkinlikleridir. Yürümek, koşmak, ağlamak gülmek, yemek, içmek, bisiklete binmek, saz çalmak, konuşmak gibi eylemler birer davranıştır. Bu davranışlar doğrudan doğruya gözlenebilir. Rüya görmek, öğrenmek, hayal kurmak, düşünmek, duygulanmak gibi bazı davranışlar da dolaylı olarak gözlenebilir; rüyanın anlatılması, düşüncenin konuşmayla açıklanması gibi.
İşte ?bu davranıştır? dediğimiz; insanların yapıp etmeleri, davranışın gözlenebilir yanıdır. Davranışın ortaya çıkması için insanın zihninden birşeylerin (düşünme, problem çözme, duygulanma anlama algılama vb.) geçmesi gerekir. İşte bu işlemlere zihinsel oluşumlar adı verilir.
Bilim: Belirli bir alanda bilimsel yöntemlerle yapılan çalışmalar sonucu elde edilen organize bilgiler kümesi düzenli bilgiler elde etmek sürecidir. Tanımda belirtildiği gibi bilim sadece olmuş bitmiş bilgiler yığını değil, aynı zamanda devam eden çalışmaları da içerir.
Belirli alanda elde edilen her bilgi bilim değildir. Bilgilerin bilim olabilmeleri için bazı koşullara uygun olması gerekir.
* Her bilimin kendine has konusu vardır.
* Her bilim bilimsel yöntemlerle araştırmasını gerçekleştirir.
* Bilim objektiftir. Elde edilen bilgiler başka araştırmacılar tarafından test edildiğinde de aynı sonuçlara varılır.
* Bilim genellemelere varmayı amaçlar. Bu genellemeler bilimsel yasa veye bilimsel teori olarak ifade edilirler.
Fizik, kimya, biyoloji, psikoloji, sosyoloji gibi olguları deneysel yöntemlerle açıklayan bilimlere pozitif bilim denir.

2. PSİKOLOJİNİN AMAÇLARI

* Her bilim dalının bir amacı vardır. Örneğin fiziğin amacı farklı olayları en genel yollarla matematik ifadelerle açıklayan doğa yasalarını yada temel ilkelerini ortaya çıkarmaktır. Psikolojinin de amacı organizmanın özellikle insanın davranışlarını inceleyerek genel yasalara varmaktır.
* Her bilim dalının belirli çalışma alanı vardır. Psikolojinin çalışma alanı insan davranışlarıdır. İnsan davranışlarının ne olduğunu, nasıl olduğunu, niçin olduğunu araştırmak, araştırma sonuçlarından hipotez, yasa, teorilere varmak psikolojinin görevidir.
* İnsan bir canlı olarak çevresine uyum sağlamak ister. Psikoloji de elde ettiği yasaları yine insana uygulayarak onun davranışlarını açıklayabilir, önceden kestirebilir, kontrol edebilir. Böylece, insana çevresine uyum sağlamasında yardımcı olabilir.
* Günümüzde psikolojinin bulgularından, çok değişik alanlarda yaralanılır. Eğitim, tıp, endüstri, ekonomi gibi olaylarda psikolojik bilgiler, insanların daha başarılı olmasını sağlamaktadır. Büyüme, gelişme, yetenekler, ilgi, zeka, heyacan, bellek, düşünme, öğrenme konularında elde edilen psikolojik bilgilerin eğitim alanında kullanılması ile bu alanda başarı yükselmiş, daha sağlıklı, daha modern bir eğitim anlayışı gelişmiştir.

3. PSİKOLOJİDE EKOLLER VE YAKLAŞIMLAR

1879?da Alman psikolog WILHEIM WUNDT tarafından Leipzig?de kurulan psikoloji laboratuvarı ile psikoloji, deneysel bilim dalı olma ünvanını kazanmıştır. İlk psikoloji deneyleri burada yapılmıştır. Psişik olaylar fizik olayları gibi incelenmeye çalışılmıştır. Daha sonra Avrupa`nın değişik yerlerinde ve Amerika` da da bir çok psikoloji laboratuvarı açılmıştır.
Psikoloji felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim haline geldikten sonra -kısmen de olsa- bazı filozofların düşünce biçimlerinin etkisinde kalmıştır. Sistem ve ekol halinde gelişen psikoloji akımları ortaya çıkmıştır. Ekoller genellikle tek yanlı görüşlerdir. İncelemek istedikleri konuyu temel ögeler açısından ele alırlar. Determinist anlayıştadırlar. Psikolojinin belli başlı ekolleri Strukturalizm (yapısalcılık zihin yapısı ile ilgili), Fonksiyonalizm (İşlevselcilik -zihin göreviyle ilgili psikoloji), Behaviorizm (davranış psikolojisi), Psikanalitik Psikoloji,Gestalt psikolojisidir.
20. yy. psikolojisi zihinsel süreçleri açıklamak için iç gözlem yöntemini kullanan yapısalcılıkla başladı, daha sonra psikanalitik psikoloji gelişti. Yapısalcılığa karşı olan davranışçılık ve Gestalt psikolojisi gibi akımlar ortaya çıktı. Daha önceki okulların tek yanlı determinist (belirleyici) görüşlerine tepki olarak da hümanistik (insancıl) psikoloji doğdu. 2. Dünya Savaşı sırasında ise ekoller önemini kaybederek, görüşler yavaş yavaş birbirine yaklaştı. Teorisyenler ve araştırmacıların aynı miktarda katkıda bulunduğu çoğulcu anlayış, ekollerin tek yanlı anlayışı yerine geçti. Psikolojinin günümüzdeki durumunu daha iyi anlamamız için ekol ve yaklaşımcıları kısaca gözden geçirelim:



STRUKTURALİZİM (YAPISALCILIK ):

1879 da Wilhelm Wundt?un psikoloji laboratuvarını kurması ile deneysel psikolojinin temelleri atılmıştır. Wundt ilk çalışmalarında duyum ve imgeleri araştırdı. O ve izleyenler karmaşık zihinsel yaşantıların yapısını incelemeye çalışmıştır. Bu nedenle bu ekole yapısalcılık denir. Örnek aldıkları bilim dalı kimyadır. Kimyada, nasıl birleşik maddelerin yalın elementlerden oluştuğu çözümleme ile anlaşılıyorsa karmaşık bilinç olaylarının yapısal açıdan çözümlenmesi ile de psişik olayların daha iyi anlaşılıp açıklanabileceğini ileri sürmüşlerdir. Onlara göre psikolojinin amacı, bilincin karmaşık yapısını çözümlemek zihnin en yalın öğelerini araştırmak ve bunlar arasındaki ilişkileri bulup yasalar halinde formüle etmektir. Artık duyumlar, algılar, anılar laboratuvarda incelenmeye başlanmıştır.
Yapısalcıların araştırmalarında kullandıkarı yöntem iç gözlem ve deneydir. Temsilcileri Wundt ve Titcher?dir.

FONKSİYONALİZİM (iŞLEVSELCİLİK):

William James, James B. Angell ve John Dewey gibi Amerikan filozoflarının ve eğitimcilerinin oluşturduğu ekoldür. Fonksiyonalistler, yapısalcıların görüşlerine karşı çıktılar; onlara göre bilincin ne olduğundan çok, ne için olduğunu bilmek önemlidir. Yani bilincin amacı ve işlevini bilmek asıl amaç olmalıdır. Bunlara göre insan davranışlarını anlamak için sadece bilinç olaylarını çözümlemek yoluyla incelemek yeterli değildir. Bilinç incelenmelidir ama bunun yanında insanın çevresine uyumunda yardımcı olacak, öğrenme gibi duyum davranışları da incelenmelidir. İşlevselcilik davranışı, çevreye uyum süreci olarak tanımlamıştır. Bu ekolün amacı algılama, düşünme, duygulanma gibi içsel eylemlerin, hayatta karşılaşılan çeşitli problemlerin çözümlenmesine nasıl yardım ettiğini açıklamaktır. İşlevselciler eyleme ve yararcılığa dönüktür.
Fonksiyoncular, yöntem olarak içgözlem ve gözlemi kullanmışlardır. Davranışları özel olarak da öğrenmeyi açıklamaya çalışmışlardır.

BEHAVİORİSİM (DAVRANIŞÇILIK):

Birinci Dünya Savaşı sıralarında behaviorist denilen bir grup Amerikan psikoloğu, yapısalcılığa ve işlevselciliğe karşı çıkmışlardır. Bilincin iç gözlem yöntemi ile incelenmesine kuşku ile bakmışlardır. Bilinç hallerinin değil, ama davranışların, gözlenebilir durumların incelenmesi gereklidir. Psikolojinin bilim haline gelebilmesi için gözlenebilir, ölçülebilir fenomenlerin doğa bilimlerinde kullanılan objektif ve bilimsel yöntemlerle incelenmesi gerekir. Gerek yapısalcıların, gerekse işlevselcilerin kullandıkları iç gözlem yönteminin kullanılması bilime aykırıdır.
Davranışçıların önde gelen temsilcileri Watson, Pavlov ve Dashil?dir. Bunlar bilinç kavramını bir yana bırakıp davranışları incelemişlerdir. Davranışçılara uyaran (stimulus) -tepki (response) psikologları da denir. Davranışçılara göre objektif tekniklerle gözlenebilen sadece çevresel uyarıcılara, insanların bu uyaranlara karşılık gösterdikleri tepkilerdir. Davranışçılar gözlem ve deney yöntemini kullanırlar. Davranışçılar, organizma ve çevre ilişkilerinin insan ve hayvanlarda birbirinin aynı olduğu kanısındadırlar. Bu nedenle hayvanlar üzerinde psikolojik araştırmalar yapmışlardır. Örneğin Pavlov koşullu öğrenme deneylerini köpekler üzerinde yapmıştır.

PSİKODİNAMİK YAKLAŞIM (PSİKOANALİTİK PSİKOLOJİ):

19. yy sonunda S. Freud öncülüğü ile bir grup hekim akıl ve ruh hastalıklarını psikolojik açıdan incelemeye çalışmışlardır. Zira bu hastalıklardan bir çoğunun fiziksel veya organik kaynakları bulunamıyordu. Hastalıkların kaynaklarının bulunmasında önce hipnoza başvurulmuştur, daha sonraları da psikanaliz yöntemi geliştirilmiştir. Freud akıl hastalıklarının psikolojik nedenlerini incelerken ?Bilinçaltı? nı keşfetmiştir. Freud ve arkadaşları psikoz ve nevrozların coğunun, kişinin çocukluktan itibaren tatmin edilmemiş olan arzu ve ihtiyaçlarının baskı altına alınmasından, bilinç dışına itilmesinden meydana geldiğini öne sürmüşlerdir. Kliniklerde yaptıkları deneylerde bunu kanıtlamaya çalışmışlardır Freud?a göre içsel yaşantılar bilinçlilik bakımından birbirinden farklı üç düzeyde bulunurlar. Bunlardan tam bilinç düzeyinde kişi, anılar, düşünceler, duygular gibi içsel yaşantıların farkındadır. Bilinç tam olarak aydınlıktır. İkinci düzey bilinç öncesidir, burası bilince yakın olan anıların, arzuların bir deposu gibidir. Kişi bunların farkında değildir, ama istediği anda bilinç alanına çıkabilir. Üçüncü düzey ise bilinçaltıdır. Burada kişinin istediği zaman bilinç alanına çıkaramadığı varlıklarından bile haberdar olmadığı duyguları, düşünceleri, anıları, dürtüleri bulunur. Bilinçaltında bulunan bu düşünceler yok olmazlar. Kişiyi rahatsız eder, davranışlarını şu yada bu şekilde etkilerler. Bilinçaltı düşünceleri rüya ve hayallerde ortaya çıkar.
Freud?a göre anormal davranışlar, aslında insanların ruhsal çatışmalarından kurtulabilmek için başvurdukları çabalardır. Bu nedenle bu davranışlar asla anlaşılmayacak olan davranışlar değildir. Normal davranışlarla aralarında yanlızca bir derece fark vardır.
Freud ayrıca kişilik konusunda da yeni bir görüş getirmiştir. İnsanın id-ego-süper ego denilen üç yanını ve bunların etkileşimini incelemiştir.
Özet olarak şunu söyleyebiliriz: Psikanalitik psikologlar (Freud, Adler ve Jung) akıl hastalıklarını ve bilinçaltını klinik yöntemlere ve gözleme başvurarak incelemişlerdir. Psikolojinin bulgularını hekimlik alanında kullanmışlardır.

GESTALTÇI YAKLAŞIM (BÜTÜNLÜK PSİKOLOJİSİ):

Max Wertheimer, Kurt Kofka, Kurt Lewin gibi Alman psikologlarından oluşan psikoloji ekolüdür. Algı ve bellek konusunda inceleme yapmışlardır. İç gözlem, gözlem ve deney yöntemlerinden yararlanmışlardır. Görüşleri özellikle eğitim alanında kullanılmıştır.
Gestalt psikolojisinin temsilcileri davranışların bir bütün olduğunu, bunun parçalara ayrılamayacağını savunmuşlardır.
Gestalt psikolojisine göre parçaların bir bütünlük içinde anlam kazanması önemlidir. Örneğin bir tablo, tuval, boya ve renklerin toplamından çok daha farklı bir şeydir. Tek tek anlamı olmayan parçalar bütünlük halinde anlam kazanır.




HÜMANİST (iNSANCI ) YAKLAŞIM:

Çağdaş bir psikoloji akımıdır. Kurucuları Gestaltçılardan etkilenmiştir. Varoluşçu felsefe akımının görüşlerini benimsemişlerdir. Bu yaklaşımın öncü ve temsilcileri Rogers, Maslow, Sartre, Charolette Bühler, Frankl, Binswagner?dir. Davranışçı ve psikanalitik yaklaşımlara karşı görüşleri vardır. Özellikle insanı ele alışları açısından öteki ekollerden ayrılırlar. Bu yaklaşıma göre insan kendine göre bir değerdir, belli bir toplum düzeninin yada iş örgütüdür, aracı haline getirilmemelidir. İnsan kendisinden, davranışlarından, oluşturacağı kimliğinden kendisi sorumludur. Hayatı kendisi için yaşamaya değer, anlamlı bir hale getirmek kişinin kendisine düşer. Ölümlü olan insanın hiçbir yaşantısı tekrar etmeyecektir. Geçmiş yada gelecek değil, içinde yaşanılan an önemlidir.
İnsan için bilim amaç değil, ancak araç olabilir. İnsanı tanırken dogmatik görüşlerden kaçınmak gerekir. İnsan davranışlarını denetim altına almak yerine, daha çok özgürlüğe yer verilmelidir. İnsanı anlamak için onun iç yapısını bilmek gerekir. Bunun için içgözleme baş vurmak zorunludur. İnsan cansız bir nesne olmadığından, dıştan bakılarak davranışları yordanamaz. Bu akım insanı inceleme yöntemini getirmiştir. Psikolojiyi bir bakıma yeniden felsefeye yaklaştırmıştır.
Psikolojinin amaçlarından biri insan davranışlarını kontrol etmektir. Oysa Hümanistik yaklaşımda olanlar, psikolojik kontrolün insanlığın zararına kullanılabileceği inancındadırlar. Örneğin, iyi insan yetiştirmek doğru amaç gibi gelebilir. Ancak bu konuda çok çeşitli görüşler ortaya atılabilir.

BİLİŞSEL (COGNİTİVE) YAKLAŞIM:

Bilim ve biliş (cognition) olguları hep insanın ilgisini çekmiş, değişik yaklaşımların konusu olmuştur.
Bilgi edinme ve bilinçli duruma gelme sürecinin öğrenme, davranış üzerindeki etkileri psikolojinin konusunu oluşturur.
Çağdaş biliş anlayışında iki yaklaşım göze çarpar. Bunlardan biri Bilgi işlemi yaklaşımdır. Bunda düşünceyi ve usavurma (akıl yürütme) süreçlerini açıklamak amaçtır. Bu yaklaşım insan zihnini çeşitli programlara göre bilgi edinmek, bilgiyi işlemek, depolamak ve kullanmak üzere tasarlanmış gelişkin bir bilgisayar sistemi olarak ele alır.
Diğer yaklaşım Jean Piaget?nin çalışmalarına dayanan yaklaşımdır. Gelişme psikolojisi alanındaki çalışmaları ile tanınan Piaget, çocuğun yetişkinliğe değin bir dizi zihinsel gelişim evrelerinden geçtiğini savunmuştur. Piaget, çocukta dört gelişim evresi saptamıştır. Piaget?nin gelişme ile ilgili görüşleri eğitim anlayışında değişiklikler getirmiştir.
Belli kavramların özümlenebilmesi için zihinsel gelişmede belli aşamaların tamamlanmış olmasının gereği anlaşılmıştır. Öğretmenin görevi çocuğa yanlızca bilgi aktarmak değil, ona dünyayı keşvetmesinde rehberlik etmektir.
ABD?li psikolog ve eğitimci Jerame S. Bruner, küçük çocuklarda algı, öğrenme, bellek gibi biliş biçimleri konularındaki çalışmaları ile eğitim anlayışında etkili olmuştur. Çalışmaları, ders proğramlarının yeniden düzenlenmesini sağlamıştır. Bruner?e göre; bütün çocuklarda doğal bir merak ve değişik konulara ilgi vardır. Hangi gelişim amacında olursa olsun her çocuğa uygun biçimde verilmesi koşuluyla her konuyu öğretmek mümkündür.

BİYOLOJİK YAKLAŞIM:

Buna psikobiyolojik yaklaşımda denilebilir. ABD?li psikiyatr Adolf Meyer`in öncülüğünü yaptığı Psikiyatri Okulu`nun yaklaşımıdır. Meyer, insanı bütünselliği olan biyolojik bir birim olarak kabul eder. İnsan davranışını anlayabilmek için psikoloji ve sosyolojiden yararlanmak gerekir. Meyer?e göre zihinsel bozukluklar organik ve kalıtsal etkenlerin karmaşıklaştırdığı gerçekçi olmayan beklentiler ve yanlış alışkanlıkların sonucunda ortaya çıkar.

4. ÇAĞDAŞ PSİKOLOJİDE UZMANLIK ALANLARI

Çağdaş psikolojide uzmanlık alanlarını ?Deneysel Alanlar? ve ?Uygulamalı Alanlar? olarak sınıflandırabiliriz. Deneysel alanlar daha çok akademik araştırmalar içerir. Uygulamalı alanlar da akademik çalışmalarla elde edilen bilgiler pratik hayata uygulanır. Bu uygulamalardan çeşitli psikoloji alanları doğmuştur.

a) Deneysel Alanlar:

Deneysel alanlarda psikolojinin amacı daha çok teoriktir. Bilmek için araştırmak, bilimsel amaç esastır. Buna Akademik Psikoloji de denilmektedir. Bunlar:
Genel Psikoloji: Psikoloji ile ilgili prensipler ve davranışın temellerini araştıran, psikolojinin temel kavramlarına anlam kazandıran psikoloji dalıdır.
Genetik Psikoloji: Davranışların ortaya çıkmasından itibaren gelişmesini, gelişme dönemlerini araştıran psikolojidir.
Deneysel Psikoloji: Laboratuvar deneylerinin yapıldığı, hipotezlerin gerçekleşmesi ile ilgili deneysel araştırmaların sürdürüldüğü ve davranışların açıklandığı psikoloji dalıdır.
Sosyal Psikoloji:Bireyin toplumla ilişkilerini ve toplumun bireyi etkilemesi ile ilgili olaylar üzerinde araştırmalarını sürdüren psikolojidir.
Çocukluk, Gençlik, Yetişkinlik Psikolojisi: Çocukluk psikolojisi, bebeklikten ergenlik dönemine kadar olan davranışlarda, gençlik psikolojisi 12-20 yaşları arasındaki davranışlarda, yetişkinlik psikolojisi 20 yaştan itibaren meydana gelen davranış değişmelerini ve gelişmelerini araştıran psikoloji alanıdır.
Fizyolojik Psikoloji: İnsanın anatomik yapısı, sinir sistemi, salgı bezleri v.b fizyolojik olayların davranışlarla ilişkisini araştıran psikoloji dalıdır.
Karşılaştırmalı Psikoloji: Farklı cinslerde görülen davranışların karşılaştırılmasını ve farklılıklarını inceleyen psikoloji dalıdır.
Ayrıca insan davranışlarını inceleyen ?insan psikolojisi?, hayvan davranışlarını inceleyen ?hayvan psikolojisi? başlıca uzmanlık alanları olarak sıralanabilir.

b) Uygulamalı Alanlar:

Uygulamalı psikoloji ise deneysel alanlarda elde edilen bulguların günlük yaşamda karşılaşılan sorunların tanısını, belirlenmesini kolaylaştırmak amacıyla kullandığı alanlardır. Başlıcaları Eğitim psikolojisi, Kimlik psikolojisi, Endüstriyel psikolojisi v.b dir.
Eğitim Psikolojisi: Psikolojinin algılama, öğrenme, düşünme, motivasyon, heyacan, zeka ve kişilik çevre-insan etkileşimini araştıran, alanlarındaki bulguların eğitime uygulanması ile gelişmiş bir alandır. Eğitim ve öğretim alanındaki birçok problemin çözümünde bu teorik (kurumsal) bilgilerden yararlandırılmıştır. Gerek öğrenci, gerek öğretmen, gerek öğretim teknikleri ile ilgili yenilikler ve gelişmeler, bu çalışmaların sonucudur. Ayrıca okul hayatının fizik koşullarını düzenlemesi, daha uygun ortamlarda eğitim ve öğretim yapılmasının gereği bu araştırmaların ışığında belirlenmiştir.
Klinik Psikolojisi: İnsanların zeka, kişilik, ruh hastalıkları gibi çeşitli konulardaki problemlerinin teşhis edilmeleri ile ilgili olarak geliştirilen çeşitli teknikler üzerinde çalışılan uygulamalı psikoloji dalıdır. Kliniklerde çeşitli ruh hastalıkları teşhis edilir. Psikologlar, özellikle klinik psikolojide psikiyatristlerin yardımcısı olarak çalışırlar. İhtiyaç duyulduğunda testlerin uygulanması, değerlendirilmesi psikoloğun görevidir.
Endüstri Psikolojisi: Psikolojinin verilerinden yararlanarak endüstriyel işe göre elaman seçme, üretilen araç ve gereçleri insan yapısına uygun olarak düzenleme, çalışanların psikolojik problemlerini çözme amacıyla araştırma yapan bir daldır. Günümüzde işyerlerinin insan sağlığına uygun düzenlenmesi işin en az enerji harcanarak en uygun biçimde yapılması, kişinin fiziyolojik yapısına ve yeteneklerine uygun bir işte çalışması gibi konular endüstri psikolojisini ilgilendirir.
Üretilen malların pazarlanmasında satıcı- alıcı etkileşimi malların tanıtılması amacıyla yapılan reklamlar psikolojik verilere dayanmaktadır. Kişinin hiç ihtiyacı olmadığı halde satın aldığı eşyalar göz önüne getirildiğinde reklamın üzerimizdeki etkisi açıkca görülür.
Hukuk Psikolojisi: Hukukta psikolojinin teorik bilgilerinden yararlanan psikoloji dalıdır. Sanık ve tanığın psikolojik durumları, sorgulanması, yargılanması ve yasalar karşısında insanların tutum ve tavırlarını araştıran alanlardan biridir. Sanık ve tanığın tanımlanması, suçlu insana karşı gösterilen tavır değişmeleri, cezaevi şartlarında yapılan düzenlemeler, bu çalışmaların bir sonucudur.

5. PSİKOLOJİDE ARAŞTIRMA YÖNTEMLERİ

Bilimlerin amacı, olaylar hakkında kanıtlanabilir bilgiler elde etmektir. Bu amaca erişmek için izledikleri sistemli yola, her türlü araştırma tekniğine yöntem denir. Değişik bilim dallarında birçok yöntem kullanılır. Psikoloji de diğer bilimlerin kullandığı yöntemlerin çoğunu kendi konusuna göre kullanır. Bunların başlıcaları betimleyici ve tanımlayıcı yöntemler, korelasyonel yöntemler, deneysel yöntemlerdir.
a) Betimleyici ve Tanımlayıcı Yöntemler: Betimleme ve tanımlama amacıyla tarama yöntemi, doğal gözlem, görüşme ve vaka incelemesi yöntemlerinden yararlanılır.

1. Tarama Yöntemi: Belirli sorunlarla ilgili olarak geniş kitlelerin görüşlerinin alınmasıdır.
Test: İnsanların zekalarını, ilgilerini, yeteneklerini, tutumlarını, kişiliğini v.b. ölçmek amacıyla kullanılır.
Anket: Bilgi verecek kişinin doğrudan kendisinin okuyarak cevaplandıracağı sorulardan oluşmuş soru kayıtları kullanarak yazılı cevaplar aracılığı ile gözlemde bulunma işidir.

2. Doğal Gözlem : Olayların doğal durumda izlenmesidir.

3. Görüşme :Görüşme, karşılıklı konuşmadır.Bu konuşma bir kişiyle olabileceği gibi bir gurup insanla da olabilir.

4. Vaka: Bazı durumlarda insan davranışını tanımlamak pek kolay olmaz. Olayın derinliğine inmek gerekir. İnsanın geçmiş yaşantıları ve çevresi davranışlarına önemli etkiler yapar. İnsan davranışını tanımak için bu geçmiş yaşantıların, önemli olayların ve ilişki kurduğu insanların ona nasıl bir etkide bulunduğunu öğrenmek gerekir. Bunun için psikolog incelediği kimsenin ailesi, arkadaşları ve diğer ilgililerle konuşur. Elde ettiği bilgileri nesnel olarak kaydeder. Davranışların nedenlerini ortaya çıkarırkan bu bilgilerden yararlanır.

b) Korelasyonel Yöntemler :
Korelasyonel: Birlikte değişme gösteren olaylar arasında çeşitli anlamlılık düzeylerinde belirlenen ve nedensellik bağları kurmanın başlangıç noktası olan ilişki.

c) Deneysel Yöntemler:
Doğal gözlem, varsayım (Hipotez) ve deneyleme aşamasından geçer.

1. Doğal Gözlem: Olayların akışına gözlemcinin karışmadığı gözlem biçimidir.

2. Varsayım: Olaylar ve olgular arasında neden- sonuç ilişkisi kuran ve gözlem yolu ile test edilecek olan öngörü.
3. Gözlem: Olayın başndan sonuna kadar izlenerek görülenlerin kaydedilmesidir.
Deneysel yöntemde, bu aşamada kastedilen, doğal olmayan gözlemdir.
Güdümlü Gözlem: Olayların yeri, zamanı ve koşullarının gözlemci tarafından hazırlandığı gözlem biçimidir. Nelerin, nasıl gözlenebileceği, nasıl kaydedileceği önceden kararlaştırılır. Aktif gözlem ya da deneyleme de denilebilir.
Deney: Bir değişkenin etkilerini gözlemek üzere koşulları hazırlanmış gözlem yada deneyleme sürecinin ürünüdür. Diğer bilimlerde olduğu gibi deney yöntemi, psikolojide de araştırmaların temelidir.

6. PSİKOLOJİNİN DİĞER BİLİMLERLE İLİŞKİSİ

Psikolojinin felsefeden ayrılıp bağımsız bir bilim olması, onun diğer bilimlerle ilişkisinin olmadığı anlamına gelmez. Her bilim dalının diğerleri ile ilişkisi vardır. Ancak birbirlerine yakın olan bilim dallarının ilişkisi diğerlerinden daha yoğundur. Örneğin insanı konu olarak ele alan antropoloji, etnoloji, sosyoloji, psikoloji daha yakın ilişki içindedir.
Psikoloji- Antropoloji: Antropoloji, insanı inceleyen bilim dalıdır. İnsanın gelişim sürecini, ırkları inceler. Elde ettiği sonuçlar günümüz psikolojisine ışık tutar.
Psikoloji- Etnoloji: Etnoloji, insan toplumlarının günümüzde yada tarih öncesi dönemlerde yaşayan ilkel toplulukların kültürlerini inceler. İnsanın, kişiliği, algıları, kanıları üzerinde içinde yaşadığı kültürün etkisi oldukca çoktur. Bu nedenle Etnoloji çalışmaları psikolojiye yardımcı olur.
Psikoloji- Sosyoloji: Sosyoloji toplum bilimidir. Toplumun yapısını, toplumsal sistemleri inceler. Toplum tek tek kişilerden oluştuğuna göre sosyoloji ile psikoloji oldukça yakından ilişkili bilim dalıdır. Her iki bilim dalının ortak ürünü olarak sosyal psikoloji dalı doğmuştur. Ancak bununla birlikte sosyoloji ve psikolojiyi tek bir bilim dalı olarak görmek yanlıştır. Çünkü iki bilim dalının oldukca farklı yanları ve çalışma alanları vardır. Örneğin, sosyoloji yanlızca insan toplumlarını incelemesine karşın psikoloji bazı nedenlerle hayvanları da inceler.

categoria Kategori: Diger | commentoYorum (yok) data19/11/2009

10.sınıf dil ve anlatım dersi 2.ünite ölçme ve değerlendirme, An


ÖLÇME VE DEĞERLENDİRME
1.

• Anlatımda kaynaklara başvurulmuş olması anlatımı en çok inandırıcılık yönüyle etkiler.
• Bir betimlemenin en önemli kaynağı gözlem tekniğidir.

2.
• Anlatım yapılırken kişisel deneyimlerden de yararlanılır. (D)
• Gözlem tekniği düşünce yazılarında daha çok kullanılır. (Y)
3. C) Masal

4. D) Toplanan bilgileri aynen yazmak

5. Gazete, dergi, internet, ansiklopedi ve kitap günümüzde bilgi toplama kaynaklarıdır.

6. Metinlerde, genelden özele gidilebileceği gibi özelden genele de gidilebilir ancak tutarlı bir sıra ve derecelendirmenin bulunması gerekir. Ana düşünce etrafında birleşen yardımcı düşünce, bilgi, deneyim ve örnekler sebep-sonuç ilişkisine göre düzenlenmelidir.
Metin, .öyküleme ise öykünün anlatılmasına nereden, niçin ve nasıl başlanması gerektiği; olayın hangi noktalarının anlatılacağı, hangi kısımlarının farklı ifadelerle tekrar edileceği, hangi kısımlarının okuyucunun veya dinleyicinin anlayışına bırakılacağının belirlenmesi gerekir.
Her yazı; kendi düzeni, teması ve ifade biçimiyle kendi içinde anlamı olan organik bir birliktir.

categoria Kategori: Turk_e-Edebiyat-Odev | commentoYorum (yok) data19/11/2009

Avrupa'daki Alevi kuruluşları Onur Öymen'e sert tepki gö

Avrupa'daki Alevi kuruluşları, Dersim katliamını normal gösteren CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen'e ateş püskürerek, Öymen'in aslında partisinin görüşlerini dile getirdiğini bildirdi.

"CHP'yi demokratikleşmenin önünde engel olarak görüyoruz" diyen kurumların yöneticileri, CHP'nin Sosyalist Enternasyonal'dan ihracı için çalışacaklarını açıkladı.

Avrupalı Aleviler, Dersim katliamını savunan CHP Genel Başkan Yardımcısı Onur Öymen ve onun arkasında duruyor görüntüsü veren CHP lideri Deniz Baykal'a ateş püskürdü. Avrupa'daki en büyük Alevi organizasyonu olan Almanya Alevi Birlikleri Federasyonu (AABF), Avrupa Dersim Dernekleri Federasyonu (FDG) ve Avrupa Koçgirliler Birliği (AKB), Köln'de bulunan AABF Genel Merkezi'nde ortak bir basın toplantısı düzenleyerek Onur Öymen ve CHP'si sert şekilde eleştirdi.

AABF İkinci Başkanı Ali Ertan Toprak, Genel Sekreter Hüseyin Mat, FDG Genel Başkanı Yaşar Kaya ve AKB Başkanı Kudrettin Çimen'in katıldığı basın toplantısında önce ortak basın bildirisi okundu. Genel Sekreter Hüseyin Mat'ın okuduğu basın bildirisinde, gelen tepkiler üzerine Onur Öymen'in "yarım ağızla" bir özür dilediği, bu özrün samimiyetsiz bir özür olduğunun ikinci konuşmasında ortaya çıktığı vurgulandı.

CHP'nin de sert şekilde eleştirildiği açıklamada şu ifadelere yer verildi: "CHP yönetimi yıllarca Alevileri yalnızca oy deposu olarak görmüş ve onların haklı taleplerini karşılamak için hiç bir girişimde bulunmamıştır. Onur Öymen, Koçgiri katliamını yapan Sakallı Nurettin Paşa, Dersim katliamını yapan Sakallı'nın damadı Abdullah Alpdoğan geleneğinin günümüzdeki temsilcisidir. Dersim katliamını öven Onur Öymen milletvekilliğinden derhal istifa etmelidir. Öymen yalnızca Dersim halkına ve Alevilere değil, insanlığa karşı suç işlemiştir. Dünyanın hiç bir ülkesinde katliamları açıktan savunan bir kişi milletvekili olarak görev yapamaz. CHP, Dersim halkından ve tüm Alevi/Kızılbaşlardan hem 1938'deki katliam, hem de Öymen'in açıklamaları için özür dilemelidir. Biz Avrupa kurumları olarak CHP ve Onur Öymen'in açıklamaları hakkında başta Avrupa Birliği (AB), Sosyalist Enternasyonal ve ülke parlamentoları nezdinde girişimlerde bulunacağız."

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'a da çağrıda bulunulan açıklamada, şöyle devam edildi: "Başbakan Erdoğan 'Dersim katliamını savunanlar insanlıktan nasibini almamıştır' dedi. Sözlerinde samimi ise 72 yıl önce idam edilen Dersim Seyitleri'nin mezarlarının yerini açıklamalı, döneme dair arşivler açılmalıdır. 1938'de evlatlık veya Çocuk Esirgeme Kurumları'na teslim edilen Dersimli yetim çocukların tam listesini açıklamalıdır."

"ÖYMEN, CHP'NİN ASIL YÜZÜNÜN ORTAYA ÇIKMASINI SAĞLADI

Daha sonra gazetecilerin sorularını cevaplayan Avrupalı Alevi örgütleri yöneticilerinden AABF İkinci Başkanı Ali Ertan Toprak, "Bu ifadeler yanlışlıkla söylenmiş ifadeler değildir. Onur Öymen kendi başına bu konuşmayı yapmamış, CHP adına açıklamalar yapmıştır. Öymen CHP'nin makyajını silerek asıl yüzünün ortaya çıkmasını sağlamış, bu yapılan CHP'nin gerçek zihniyetini ortaya çıkarmıştır. Biz CHP'yi demokratikleşmenin önünde bir engel olarak görüyoruz." dedi.

CHP'nin solculukla ilgisinin olmadığını belirten Toprak, "CHP'nin Sosyalist Enternasyonal'dan atılmasını talep edeceğiz. Bunun için görüşmelere başladık. Almanya'da SPD ile iletişime geçeceğiz. Bundan sonraki hiç bir etkinliğe CHP temsilcilerini davet etmeyeceğiz. Onur Öymen istifa etmezse Alevi ve Kürt kökenli milletvekilleri CHP'den istifa etmeli. Aleviler yıllardır tek yanlı bir aşk ve umutla CHP'ye oy verdi. Ancak CHP'nin hiç bir zaman demokratik ve sol bir parti olmadığı umarım şimdi Alevilerin kafasına dank eder." diye konuştu.

Öymen'in Atatürk'ün arkasına sığındığını söyleyen Toprak, "Atatürk sonuçta bir insandı. Onun her yaptığı doğrudur anlayışı çağdışı bir anlayıştır. CHP çağdışı bir anlaşın temsilcisidir." dedi.

"ERGENEKON DAVASI YETERSİZDİR"

Türkiye'deki tüm demokratik açılımlara destek olacaklarını belirten Toprak, "Ancak hükümet samimi ise, Alevilerin somut istekleri var. Onları meclise getirmeli ve konu orada tartışılmalı." dedi.

Ali Ertan Toprak, bütün demokratik kesimlerin Ergenekon davasına destek verdiğini söyleyerek, "Ancak bize göre dar bir çerçevede, hükümet sadece kendine karşı tehlike gördüğü kesimleri yargılıyor. Dava, Çiller, Ağar dönemini de içine almalı. Ergenekon davası tek başına yetersizdir." ifadelerini kullandı.

CHP'deki Alevi milletvekillerine de görevler düştüğünü bildiren Genel Sekreter Mat ise, "Dersim milletvekilleri kendi ataları Seyit Rıza gibi mi tavır alacaklar yoksa yeniden seçimle kaygısıyla mı hareket edecekler bunu göreceğiz. Alevi seçmeni bu milletvekillerinin tavrına göre gelecek dönemde onlara oy verecektir." dedi.

Avrupa Koçgirliler Birliği Başkanı Kudrettin Çimen de CHP'ye sert tepki göstererek, "Dersim katliamını yapanlar Sivas, Maraş ve Gazi katliamını da yapmıştır. Başbakan arşivleri açmalıdır." çağrısını yaptı.

(CİHAN)

categoria Kategori: Diger | commentoYorum (yok) data18/11/2009

Tuncelinin Adı değişiyor, Dersim adına kavuşuyor

DTP milletvekillerinin sunacakları önerge ile Dersim adının iade edileceği haberi Tuncelililer arasında heyecan yarattı.Tüm Tuncelililer atılacak bu adımı sonuna kadar destekliyor.

 

DTP Tunceli İl Başkan Vekili Özgür Söylemez, öyle bir grişim daha önce de var olduğunu ancak Dersim adının o dönemde gündemde olmadığından dikkate alınmadığını belirterek, "Biz parti olarak,Tunceli'nin adının Dersim olarak değiştirilmesinden yanayız. Biz bunu geçmişten beri dillendiriyoruz. Çünkü Tunceli adı Dersim katliamı ile birlikte bize zorla verilen bir isimdir. Bu ülke kendi geçmişiyle yüzleşmeli. Bu ülke tarihiyle toptan yüzleşmeli. Tunceli denince belleklerimiz katliamı hatırlıyor. O açıdan ismin kesinlikle değişmesi gerekiyor.Yerine Dersim ismini almak istiyoruz.Bu girişimi destekliyoruz."dedi. 

Tunceli Sanayi Ve Ticaret Odası Başkanı Yusuf Cengiz ise, "Hükümetin açıkladığı programlar içerisinde bir tanesi de daha önce bölgede ismi değiştirilmiş il ve köy adlarının iadesi söz konusuydu. Hükümet bu konuda bir açılım yapmıştı. Biz de Dersim isminin iadesini istiyoruz. Verilen önergeyi destekliyoruz."dedi. 

Eski Belediye Başkanlarından Süleyman Kırmızılaş ise, "İyi etmişler,önerge veren milletvekilleri. Çünkü öteden beri bu bölgenin adı Dersimdir .Biz bu ismi ayrıca köylerimizin de adlarının geri verilmesini istiyoruz. Milletvekillerimizi de destekliyoruz."diye konuştu.
Emek Partisi Tunceli İl Başkanı Hüseyin Tunç, öncelikle Parlamentoya verilecek olan önergeyi Dersimliler olarak olumlu ve doğru bulduklarını kaydederek, " Evet Dersim adı iade edilmelidir. Türkiye tarihinde ilk olarak bir il için,25 Aralık 1935'te çıkarılan Tunceli Kanunu ile illin ismi Tunceli olarak değiştirilmiş. Tunceli adı bize o tarihten şimdiye kadar o dönemde yaşananları ifade etti, yaşanan olumsuzlukların devam ettiğini anımsatıyor. Bu açıdan bu olay sadece isim iadesi olmayacak, aynı zamanda tarihi bir adım atılması anlamına gelecek. Dersim isminin iade edilmesini istiyoruz."dedi. 

Ev kadını olan Amberin Bakıray ise ,bu adımı desteklediğini,Dersim isminin tarihten geldiğini, sonradan verilen ve kabul edilmeyen Tunceli'nin ise halk arasında kabul görmediğini belirterek, "Bu döneme Onur Öymen'in çıkışıyla değil. Eskiden beri burada böyle bir talep var. Başbakan'ın da bu olaya katliam demesini çok önemsiyoruz.Hükümetin bu adımı olumlu bir adımdır. Dersim adının aynı zamanda bir kültür adı da olduğunu ve bu olayda dersim kültürünün ve dilinin de kabul edilmesi lazımdır. Eskiden dedelerimizin kimliğinde Dersim yazıldığını söyleyen Hasan Demir ,atılacak adımı sonuna kadar destekliyoruz."dedi.


categoria Kategori: Diger | commentoYorum (yok) data18/11/2009

Google de en çok aranan kelimeler listesi, dünyada google de en

Hiç merak ettiniz mi arama motorlarında en çok hangi kelimeler aranmakta? Eğer sitenize daha fazla ziyaretçi çekmek istiyorsanız iyi bir SEO olmanız gerekiyor. Yani arama motoru profesörü :) olmanız gerekiyor.  Iwebtool sitesi bunun için bir araştırma yapmış . Dünyada en  fazla aranan kelimeler.  Eğer  daha fazla ziyaretçiniz olsun diyorsanız aşağıdaki listeye bir göz atmanızda fayda var. Çünkü listede dünyanın en fazla aranan kelimeleri arama sırasına ve adetine göre sıralanmış.

 

 #  Keyword / Phrase   Searches per Day   Searches per Month 
 1  myspace  848,287  25,448,616
 2  google  699,474  20,984,222
 3  myspace.com  611,783  18,353,495
 4  ebay  352,218  10,566,531
 5  various artist  283,934  8,518,027
 6  artist various  283,934  8,518,027
 7  restaurant  273,652  8,209,545
 8  mapquest  226,487  6,794,600
 9  google.com  218,722  6,561,651
 10  sex  206,265  6,187,940
 11  1  184,159  5,524,759
 12  yahoo.com  167,039  5,011,183
 13  music  158,191  4,745,719
 14  yahoo  153,841  4,615,221
 15  food  150,719  4,521,569
 16  cell phone  139,390  4,181,697
 17  cellular phone  139,390  4,181,697
 18  travel  137,783  4,133,489
 19  britney spear  137,069  4,112,059
 20  britney spears  137,069  4,112,059
 21  porn  128,097  3,842,907
 22  hotel  124,828  3,744,826
 23  search  116,250  3,487,509
 24  car insurance  104,950  3,148,492
 25  music download  104,405  3,132,139
 26  download music  104,405  3,132,139
 27  estate real  101,901  3,057,037
 28  real estate  101,901  3,057,037
 29  car  99,389  2,981,659
 30  tube  99,223  2,976,689
 31  people search  98,586  2,957,572
 32  movie  97,576  2,927,268
 33  ebay.com  94,994  2,849,826
 34  boob  94,335  2,830,042
 35  craigslist  93,647  2,809,406
 36  photo  93,336  2,800,087
 37  dvd  93,327  2,799,815
 38  band  89,733  2,691,986
 39  game  89,356  2,680,667
 40  original soundtrack  89,120  2,673,592
 41  sexy  87,805  2,634,153
 42  nude  87,713  2,631,394
 43  flower  85,538  2,566,148
 44  news  84,902  2,547,047
 45  movie theater  79,678  2,390,325
 46  chat  78,427  2,352,804
 47  bank america  76,732  2,301,971
 48  bank of america  76,732  2,301,971
 49  pizza  76,251  2,287,542
 50  weather  75,648  2,269,449
 51  anti protection virus  72,940  2,188,211
 52  anti virus protection  72,940  2,188,211
 53  car purchase  71,714  2,151,413
 54  auto purchase  71,714  2,151,413
 55  meet people  69,891  2,096,720
 56  girl  69,734  2,092,026
 57  upskirt  69,133  2,073,999
 58  lindsay lohan  68,091  2,042,734
 59  ford  67,484  2,024,532
 60  ringtone  67,419  2,022,565
 61  apartment  67,292  2,018,745
 62  candygram mail  67,240  2,017,208
 63  dvd rental  65,201  1,956,029
 64  dictionary  64,352  1,930,554
 65  myspace layout  62,574  1,877,217
 66  layout myspace  62,574  1,877,217
 67  free porn  62,487  1,874,613
 68  apartment rent  62,154  1,864,630
 69  apartment for rent  62,154  1,864,630
 70  brain.com4e fun  62,109  1,863,271
 71  tit  61,542  1,846,251
 72  wikipedia  60,684  1,820,507
 73  best buy  60,667  1,820,002
 74  home depot  60,294  1,808,820
 75  hotmail  59,360  1,780,799
 76  aishwarya rai  59,331  1,779,917
 77  page white  58,518  1,755,548
 78  white pages  58,518  1,755,548
 79  89.com  58,324  1,749,711
 80  digital camera  57,941  1,738,225
 81  camera digital  57,941  1,738,225
 82  buy car  57,814  1,734,429
 83  buy a car  57,814  1,734,429
 84  mortgage  56,770  1,703,104
 85  paris hilton  56,363  1,690,878
 86  bar  55,851  1,675,519
 87  youtube  55,534  1,666,032
 88  domain name register  54,833  1,645,004
 89  map  54,383  1,631,479
 90  laptop  53,890  1,616,696
 91  email yahoo  53,677  1,610,308
 92  yahoo mail  53,677  1,610,308
 93  career training  53,490  1,604,686
 94  msn  53,309  1,599,270
 95  computer  53,067  1,592,008
 96  mobile t  52,732  1,581,945
 97  tmobile  52,732  1,581,945
 98  wwe  52,181  1,565,432
 99  msn.com  51,776  1,553,294
 100  solution voip  51,765  1,552,950
 101  voip solution  51,765  1,552,950
 102  business  50,035  1,501,048
 103  dating site  49,906  1,497,182
 104  nissan  49,624  1,488,733
 105  bikini  48,422  1,452,667
 106  college online  48,194  1,445,829
 107  online college  48,194  1,445,829
 108  hospital  47,876  1,436,281
 109  adult  47,718  1,431,535
 110  xxx  46,904  1,407,120
 111  brand  46,029  1,380,879
 112  page yellow  45,890  1,376,687
 113  yellow pages  45,890  1,376,687
 114  explorer internet  45,773  1,373,177
 115  internet explorer  45,773  1,373,177
 116  limewire  45,122  1,353,662
 117  milf  44,176  1,325,267
 118  horoscope  44,081  1,322,442
 119  runescape  44,052  1,321,569
 120  facebook  43,897  1,316,897
 121  ass  43,878  1,316,328
 122  new car  43,726  1,311,773
 123  car new  43,726  1,311,773
 124  jewish matchmaking  43,118  1,293,530
 125  amazon  42,430  1,272,897
 126  circuit city  42,424  1,272,708
 127  club night  42,060  1,261,811
 128  night club  42,060  1,261,811
 129  camera phone  41,907  1,257,212
 130  church  41,650  1,249,512
 131  theater  41,650  1,249,507
 132  dating  41,582  1,247,472
 133  chevrolet  41,301  1,239,038
 134  fast food  41,122  1,233,655
 135  toyota  40,337  1,210,110
 136  anti software virus  40,164  1,204,906
 137  anti virus software  40,164  1,204,906
 138  woman  40,149  1,204,480
 139  filter spam  39,751  1,192,541
 140  spam filter  39,751  1,192,541
 141  classic hand pizza tossed  39,519  1,185,558
 142  beauty salon  39,160  1,174,800
 143  pussy  39,053  1,171,581
 144  2  38,672  1,160,167
 145  espn  38,553  1,156,588
 146  image  38,545  1,156,355
 147  discount shopping  37,822  1,134,661
 148  download free music  37,560  1,126,808
 149  free music downloads  37,560  1,126,808
 150  bath bed beyond  37,362  1,120,862
 151  bed bath and beyond  37,362  1,120,862
 152  pantie  36,999  1,109,964
 153  hose pantie  36,752  1,102,552
 154  pantie hose  36,752  1,102,552
 155  job  36,021  1,080,629
 156  jobs  36,021  1,080,629
 157  car rental  36,003  1,080,103
 158  irs  35,799  1,073,955
 159  wii  35,756  1,072,673
 160  lesbian  35,545  1,066,346
 161  event  35,426  1,062,768
 162  all event  35,426  1,062,768
 163  dodge  35,391  1,061,736
 164  tattoo  35,297  1,058,919
 165  health  35,117  1,053,522
 166  dog  34,548  1,036,441
 167  cheap ticket  34,480  1,034,411
 168  ipod  34,393  1,031,801
 169  car insurance quote  34,359  1,030,755
 170  auto insurance quote  34,359  1,030,755
 171  engine marketing search  34,197  1,025,908
 172  search engine marketing  34,197  1,025,908
 173  video  33,976  1,019,283
 174  notebook computer  33,964  1,018,915
 175  computer notebook  33,964  1,018,915
 176  education  33,846  1,015,382
 177  lingerie  33,697  1,010,924
 178  auto part  33,400  1,001,985
 179  car part  33,400  1,001,985
 180  honda  33,258  997,731
 181  diet  32,891  986,732
 182  fergie  32,763  982,885
 183  doctor  32,637  979,101
 184  breast  32,613  978,385
 185  friendster  32,609  978,258
 186  photobucket  32,416  972,472
 187  spicy food  32,410  972,311
 188  food spicy  32,410  972,311
 189  apartment finder  32,281  968,424
 190  apply card credit  32,275  968,245
 191  apply for a credit card  32,275  968,245
 192  tire  32,079  962,375
 193  cellular phone plan  32,035  961,060
 194  cell phone plan  32,035  961,060
 195  hosting web  31,755  952,660
 196  web hosting  31,755  952,660
 197  pogo  31,644  949,333
 198  fargo well  31,536  946,086
 199  stock  31,261  937,816
 200  dentist  30,894  926,834
 201  bebo  30,796  923,867
 202  beach  30,479  914,362
 203  beyonce knowles  30,122  903,670
 204  lawyer  30,118  903,539
 205  cartoon network  30,090  902,713
 206  hoodia  30,033  901,004
 207  airline ticket  29,595  887,847
 208  naked  29,474  884,224
 209  shoes  29,413  882,388
 210  apartment search  29,165  874,947
 211  sears  29,113  873,389
 212  lyric  28,836  865,079
 213  aol mail  28,780  863,393
 214  bmw  28,726  861,772
 215  adult finder friend  28,618  858,551
 216  adult friend finder  28,618  858,551
 217  driving direction  28,608  858,228
 218  direction driving  28,608  858,228
 219  facebook.com  28,388  851,642
 220  web md  28,309  849,275
 221  playboy  28,265  847,958
 222  newspaper  28,163  844,882
 223  cingular  27,977  839,308
 224  book  27,658  829,732
 225  airfare cheap  27,531  825,931
 226  cheap airfare  27,531  825,931
 227  xnxx  27,525  825,755
 228  hotel motel  27,315  819,440
 229  sexy woman  27,244  817,313
 230  email fax  27,197  815,895
 231  jc penney  27,112  813,368
 232  printer  27,003  810,076
 233  grocery store  26,969  809,076
 234  travelocity  26,954  808,625
 235  quote  26,736  802,065
 236  victorias secret  26,729  801,857
 237  entertainment  26,664  799,933
 238  calendar  26,618  798,531
 239  hentai  26,598  797,939
 240  credit card  26,597  797,914
 241  card credit  26,597  797,914
 242  shakira  26,430  792,902
 243  home  26,288  788,650
 244  christina aguilera  26,283  788,502
 245  jewelry  26,254  787,615
 246  airline  26,112  783,364
 247  salon  26,111  783,338
 248  my space  25,889  776,678
 249  big tit  25,642  769,252
 250  massage  25,629  768,870
 251  mail  25,397  761,900
 252  baby name  25,049  751,463
 253  holiday photo card  25,047  751,405
 254  card holiday photo  25,047  751,405
 255  notebook  25,004  750,129
 256  television  24,990  749,714
 257  justin timberlake  24,965  748,961
 258  furniture store  24,905  747,159
 259  shopping  24,658  739,729
 260  scrabble  24,630  738,905
 261  bank  24,597  737,912
 262  banks  24,597  737,912
 263  free game  24,596  737,893
 264  clinic doctor  24,534  736,024
 265  doctor clinic  24,534  736,024
 266  beatles  24,478  734,349
 267  gay  24,343  730,297
 268  wallpaper  24,332  729,958
 269  3  24,147  724,408
 270  pizza restaurant  24,099  722,976
 271  sports  23,731  711,939
 272  carry out and take out  23,704  711,131
 273  carry take  23,704  711,131
 274  mp3  23,685  710,559
 275  hi5  23,670  710,090
 276  home sale  23,641  709,222
 277  home for sale  23,641  709,222
 278  high school  23,368  701,038
 279  school  23,338  700,130
 280  agent estate real  23,322  699,653
 281  real estate agent  23,322  699,653
 282  bondage  23,317  699,511
 283  nfl  23,279  698,359
 284  american restaurant  23,239  697,159
 285  direct tv  23,222  696,658
 286  directv  23,222  696,658
 287  people  23,210  696,291
 288  furniture  23,202  696,074
 289  car used  23,142  694,272
 290  used car  23,142  694,272
 291  attorney  23,102  693,045
 292  client overavantstandard  23,033  690,989
 293  car new purchase  22,887  686,605
 294  new car purchase  22,887  686,605
 295  gmc  22,862  685,861
 296  new york  22,834  685,011
 297  art  22,810  684,300
 298  super bowl  22,557  676,695
 299  bowl super  22,557  676,695
 300  day spa  22,451  673,539
 301  digital photo printing  22,348  670,433
 302  config login  22,300  669,006
 303  pregnant  22,281  668,429
 304  government  22,254  667,614
 305  american idol  22,241  667,226
 306  stocking  22,202  666,062
 307  digital online photo  22,100  663,007
 308  game online  21,989  659,671
 309  online game  21,989  659,671
 310  anti program virus  21,722  651,674
 311  anti virus program  21,722  651,674
 312  4  21,718  651,552
 313  blue book kelly  21,672  650,160
 314  kelly blue book  21,672  650,160
 315  flight  21,598  647,934
 316  free game online  21,596  647,890
 317  free online game  21,596  647,890
 318  weight loss  21,587  647,612
 319  loss weight  21,587  647,612
 320  lyric song  21,580  647,404
 321  song lyric  21,580  647,404
 322  iphone  21,567  647,012
 323  access internet provider  21,493  644,776
 324  internet access provider  21,493  644,776
 325  wellsfargo.com  21,411  642,327
 326  career  21,288  638,638
 327  love  21,178  635,332
 328  game yahoo  21,033  630,986
 329  yahoo game  21,033  630,986
 330  american airline  21,007  630,207
 331  airline american  21,007  630,207
 332  career change  21,004  630,129
 333  camel toe  20,941  628,234
 334  harry potter  20,895  626,844
 335  netflix  20,890  626,697
 336  golf  20,839  625,160
 337  blunt james  20,819  624,566
 338  money  20,714  621,419
 339  airfare  20,702  621,049
 340  mortgage refinancing  20,656  619,672
 341  mortgage refinance  20,656  619,672
 342  gift  20,654  619,614
 343  post office  20,598  617,929
 344  mp3 player  20,593  617,796
 345  mp3 players  20,593  617,796
 346  0 1 2 3 41610.primetester.saschdc03.dns.corp.microsoft.com 5 7 build2 site  20,589  617,662
 347  teen  20,544  616,311
 348  chinese restaurant  20,517  615,520
 349  ecard  20,495  614,838
 350  shemale  20,381  611,431
 351  world sex  20,345  610,353
 352  sex world  20,345  610,353
 353  craigs list  20,281  608,430
 354  camera  20,169  605,073
 355  earth google  20,160  604,809
 356  google earth  20,160  604,809
 357  free sex  20,143  604,291
 358  tax turbo  20,089  602,665
 359  turbo tax  20,089  602,665
 360  savings account  20,057  601,705
 361  chicago  20,056  601,680
 362  chat rooms  20,010  600,304
 363  chat room  20,010  600,304
 364  internet utility  20,006  600,177
 365  electronics  19,960  598,807
 366  weather channel  19,889  596,674
 367  florist  19,813  594,393
 368  jessica simpson  19,786  593,568
 369  penis  19,775  593,237
 370  recipe  19,671  590,124
 371  doctype html public  19,659  589,755
 372  door girl next  19,582  587,454
 373  girl next door  19,582  587,454
 374  auto  19,439  583,182
 375  nelly furtado  19,424  582,734
 376  free ringtone  19,344  580,312
 377  big boob  19,337  580,106
 378  insurance  19,336  580,074
 379  r toy us  19,307  579,205
 380  toy r us  19,307  579,205
 381  car donation  19,227  576,795
 382  kid  19,207  576,199
 383  motorcycle  19,206  576,181
 384  cat  19,181  575,429
 385  horse  19,152  574,563
 386  weight watcher  19,105  573,151
 387  watcher weight  19,105  573,151
 388  null  19,085  572,546
 389  antique  19,032  570,950
 390  baby r us  19,024  570,716
 391  health club  19,015  570,449
 392  club health  19,015  570,449
 393  club penguin  19,014  570,412
 394  penguin club  19,014  570,412
 395  department store  19,013  570,385
 396  tv  18,889  566,675
 397  satellite tv  18,823  564,693
 398  chicken  18,783  563,500
 399  las vegas  18,781  563,431
 400  account best savings  18,713  561,375
 401  best savings account  18,713  561,375
 402  jeep  18,605  558,136
 403  crime scene cleanup  18,548  556,428
 404  block h r  18,531  555,938
 405  h r block  18,531  555,938
 406  webkinz  18,438  553,136
 407  physician  18,376  551,285
 408  girl gone wild  18,366  550,970
 409  background myspace  18,339  550,159
 410  myspace background  18,339  550,159
 411  verizon wireless  18,280  548,388
 412  food network  18,242  547,267
 413  pet  18,234  547,031
 414  ebay motor  18,221  546,624
 415  dress prom  18,154  544,609
 416  prom dress  18,154  544,609
 417  music video  18,153  544,584
 418  auto loan  18,142  544,251
 419  car loan  18,142  544,251
 420  miniclip  18,130  543,898
 421  anal  18,121  543,637
 422  wedding  18,002  540,068
 423  man  17,886  536,569
 424  builder home  17,807  534,223
 425  home builder  17,807  534,223
 426  casino  17,783  533,488
 427  tool  17,712  531,363
 428  jet blue  17,690  530,691
 429  office depot  17,673  530,194
 430  cat doll pussy  17,528  525,837
 431  pussy cat doll  17,528  525,837
 432  clinic  17,526  525,775
 433  clothing  17,405  522,153
 434  butt  17,404  522,123
 435  japanese restaurant  17,311  519,318
 436  model  17,286  518,584
 437  mexican restaurant  17,232  516,954
 438  bowling  17,226  516,767
 439  cancer mesothelioma  17,207  516,217
 440  mesothelioma cancer  17,207  516,217
 441  swinger  17,147  514,419
 442  swingers  17,147  514,419
 443  10  17,145  514,338
 444  care child  17,142  514,247
 445  child care  17,142  514,247
 446  baby  17,135  514,039
 447  game video  17,103  513,089
 448  video game  17,103  513,089
 449  club sams  17,042  511,263
 450  sams club  17,042  511,263
 451  chris brown  16,929  507,876
 452  puppy  16,926  507,772
 453  form tax  16,884  506,532
 454  tax form  16,884  506,532
 455  king luther martin  16,785  503,538
 456  martin luther king jr  16,785  503,538
 457  good sporting  16,663  499,875
 458  sporting goods  16,663  499,875
 459  89  16,647  499,421
 460  power ball  16,641  499,237
 461  bakery  16,517  495,519
 462  capital one  16,517  495,514
 463  single  16,495  494,842
 464  naruto  16,437  493,096
 465  auto trader  16,431  492,932
 466  cruise  16,391  491,736
 467  party  16,319  489,576
 468  domain name  16,246  487,374
 469  japan  16,200  485,985
 470  barnes noble  16,176  485,284
 471  barbie  16,129  483,884
 472  nintendo wii  16,084  482,520
 473  leg  16,077  482,299
 474  hair style  16,018  480,548
 475  texas  15,998  479,950
 476  buffet chinese restaurant  15,979  479,355
 477  chinese buffet restaurant  15,979  479,355
 478  discount hotel  15,960  478,793
 479  investment  15,952  478,572
 480  yoga  15,948  478,438
 481  messenger yahoo  15,929  477,862
 482  yahoo messenger  15,929  477,862
 483  html  15,914  477,425
 484  china  15,891  476,724
 485  hand job  15,870  476,086
 486  pamela anderson  15,866  475,971
 487  pregnancy  15,822  474,674
 488  hun page yellow  15,762  472,874
 489  hun yellow  15,762  472,874
 490  vagina  15,726  471,786
 491  pda  15,705  471,162
 492  software  15,646  469,371
 493  equity home loan  15,600  467,985
 494  home equity loan  15,600  467,985
 495  bar pub  15,593  467,783
 496  seafood  15,564  466,922
 497  bbw  15,534  466,025
 498  pharmacy  15,496  464,882
 499  black planet  15,485  464,550
 500  ikea  15,415  462,452

categoria Kategori: Diger | commentoYorum (yok) data18/11/2009

Son Yazılarım

    <%RecentEntry%>

Yabanci Dil
Web Stats

Sitede hangi konular bulunmaktadir ve genel içerigi nedir ? Ingilizce Ögrenmek ve ingilizcesini gelistirmek isteyenlere ingilizce ve Türkçe Konu anlatimli ingilizce Dil bilgisi ,Dersler ve Gramer Yapilari Hakkinda Bilgiler, Temel Konular ile ilgili Örnek cümleler ve anlamlari, Ögrenim metotlari, Cümle yapilari, Yardimci Fiiller, ingilizce Zamanlar, Edatlar, Sýfat ve Zarflar, En çok kullanýlan ingilizce kelimeler, Fiil listeleri, Soru Kelimeleri, Örnek ve Alistirmalar, Çesitli Konularda Temel Kelime Listeleri ve ingilizce karsiliklari, ingilizce sarký sözleri ve videolari, ingilizce siir ve Hikayeler, Ödev hazirlamak isteyen ilkögretim ve lise ögrencilerine ilkögretim ve lise dersleri, konu anlatimlari, özetler, ders içerikleri ve ders notlari, çesitli testler ve etkinlik cevaplari, Açikögretim ders konulari Anadolu liseleri ve Üniversite taban Puanlari, Lise kayit islemleri, Egitim ve ögrenimle ilgili bilgiler, sinav sonuçlari tüm ögrencilere yararli bilgiler basit ve kolay anlasilir biçimde tamamen ücretsiz olarak sunulmaktadir. Free English Lesson, English Grammar and vocabulary, English Tenses and Example Sentences, English Stories, English Music and Lyrics

  • Eylül 2009 arsivi, Eylül ayinda sitede yayinlanan yazilarin listesi
  • 2009 Ekim Ayi sitede yayinlanan tüm yazilar, ekim 2009 arsivi
  • 11. sinif türk edebiyati dersi 1. dönem yazili cevaplari, lise 3 yazilisi 1. dönem edebiyat dersi
  • 10. sinif dil ve anlatim 1. dönem 1. yazili sinavi sorulari, lise 2 dil ve anlatim dersi yazili sorulari, 1. dönem dil ve anlatim yazili sorulari
  • 10. sinif türk edebiyati 1. dönem 1. yazili sorulari ve cevap anahtari, lise 2 edebiyat yazili sorulari ve cevaplari
  • 9. sinif dil ve anlatim yazili sorulari ve cevaplari, lise 1 dil ve anlatim dersi 1. dönem 1. yazili sinavi sorulari ve cevaplari
  • 9. SINIF TÜRK EDEBIYATI DERSI 1. DÖNEM 1.YAZILI YOKLAMA SORULARI, lise 1 edebiyat yazili sorulari
  • 11. sinif fizik konu anlatimi, Roketlerin Yapisi, Tarihçesi ve Çalisma Prensipleri, roketlerin temeli, Momentumun Korunumu formülü, çözümlü sorular, roketlerle ilgili fizik formülleri, Belirli Itici Kuvvet, Sabit Ivmeli Roket, Roket Verimliligi
  • 10. sinif fizik konu anlatimi, Dogrusal ve Bagil Hareket, Yörünge nedir, konum nedir, konu ile ilgili çözümlü örnekler, egim, hiz, ivme nedir, Düzgün Dogrusal Hareket, Hiz – Zaman Grafigi, BAGIL HAREKET lise 2 fizik konulari
  • 11. sinif dil ve anlatim dersi konularinin anlatimi, Lise 3 dil ve anlatim dersi tüm konularin anlatimi ETINLERIN SINIFLANDIRILMASI, ÖGRETICI METINLER, SÖZLÜ ANLATIM, Röportaj, mülakat, görüsme, söylev nedir, mektup, günlük, ani, hatira, biyografi
  • 10. sinif dil ve anlatim kitabinin tüm konulari, özet konu anlatimlari, 1. 2. ve 3. üniteler, sunum, tartisma nedir, panel nedir, DIGER TARTISMA ÇESITLERI, münazara nedir, BILGI SÖLENI ( SEMPOZYUM), AÇIK OTURUM, forum, Ünitelerin özetleri
  • 12. sinif dil ve anlatim kitabi hikaye konusu, inceleme, tüm etkinliklerin cevaplari, lise 4 dil ve anlatim hikaye konusu tüm etkinliklerin cevaplari
  • 10. sinif dil ve anlatim kitabi, ANLATIMDA ANLATICININ TAVRI konusu anlatimi, hazirlik çalismalari, etkinlikleri, ÇAY: KUTSAL RITÜELLERIN, SOGUMUS ELLERIN IÇECEGI, KEYIF EHLI metni, konuyla ilgili tüm metinler, ANLAMA - YORUMLAMA, GARIP BIR HIKÂYE,
  • 11.Sinif Dil ve Anlatim kitabi -Gezi(Seyahatname)-Etkinlikler-Ölçme ve Degerlendirme cevaplari,hazirlik cevaplari, etkinlik cevaplari, gezi yazilari, Cevdet Kudret Örneklerle Edebiyat Bilgileri, Erzurum Sehri Ile Ilgili Gezi Yazilari
  • 10. sinif dil ve anlatim kitabi sayfa 35,36 Anlatimda Tema ve Konu Inceleme konusu cevaplari
  • Türk Halk Müzigi hakkinda bilgi, tanimi, Halk Müziginin Özellikleri, Türkülerin Özelikleri, Derleme Çalismalari, Baglama
  • Keman nedir? Müzik aletleri hakkinda bilgi, Keman hakkinda bilgi, Keman na sil yapilir, Kemanin ölçüleri ve notalari nedir, kemanin tarihi, Türk Musukisi'nde Kemanin Yeri, Ünlü türk kemancilar, keman terimleri nelerdir, Kemanin Özellikleri
  • Yeni blogcu hakkinda ilk izlenimlerim, getirilen kolayliklar ve yenilikler, eksik kalan yönler
  • Domuz gribinin gizli tarihi , domuz gribi ilk olarak ne zaman ortaya çikti, dünya da hangi tarihlerde büyük grip salginlari yasandi, hangi salgina hangi virüs türü yol açti, hangi salginda kaç kisi öldü, daha önce yasanan grip salginlari
  • Domuz gribi H1N1 tipi influenza (grip) virusu hakkinda bilgi, domuz gribinden ölüm orani nedir

  • YASAL UYARI : Bu sitede yer alan tüm yazilarin içerigi farkli sitelerden alinmistir. yazilarin içerigi ile ilgili "http://englishpage.blogcu.com" herhangi bir sorumluluk üstlenmemektedir. Siteden yazilari kaynak belirterek alabilirsiniz. (kaynak http://englishpage.blogcu.com/ sitesinden alinmistir) seklinde.