Açıkçöğretim maliyet muhasebesi dersi konu anlatımları 3. sınıf
18/1/2009 · Kategori: A_ikogretim
Maliyet Muhasebesi: Üretilen mamul ya da hizmetlerin maliyetini oluşturan maliyet türlerinin, oluş yerleri ve ilgili oldukları mamul ya da hizmet cinsleri bakımından belirlenmesine ve izlenmesine olanak sağlayan hesap ve kayıt sistemine denir.
MALİYET MUHASEBESİNİN AMAÇLARI:
1) Mamul maliyetini saptamak
2) Maliyet kontrolüne yardımcı olmak
3) Planlamaya yardımcı olmak
4) Özel yönetim kararlarına yardımcı olmak
* Gelir Tablosu nedir: İşletmenin belirli bir döneme ait faaliyetleri sonuçlarını brüt satışlardan başlayarak dönem net karı veya zararına kadar gösteren finansal tablodur.
* Bilanço nedir: İşletmenin belirli bir andaki varlıklar ile bu varlıkların sağlandığı kaynakları gösteren finansal tablodur.
* Maliyet nedir: Bir iktisadi kıymeti(varlığı) elde etmek için yapılan harcamalar ya da katlanılan fedakârlıkların toplamıdır.
* Harcama nedir: Herhangi bir amaçla işletme tarafından ödenen nakdin, transfer edilen varlığın, katlanılan borcun veya sunulan hizmetlerin para cinsinden tutarıdır.
Varlık ne demektir: İşletmenin sahip olduğu mal stokları, mamul stokları, demirbaşlar gibi ekonomik değerlerdir. Bir işletmenin varlık kullanım şekilleri 3 grupta toplanır.
1.Hasılat elde etmek amacıyla varlık tüketimi (Gider)
2.Üretim yapmak amacıyla varlık tüketimi (Maliyet Gideri)
3.Amaçsız varlık tüketimi (Zarar)
* Gider nedir: Dönem hâsılatının elde edilmesi amacıyla kullanılmış veya tüketilmiş maliyetlerdir.
* Hasılat neyi ifade eder: Mal veya hizmet satışından ya da ana faaliyet konusu dışında kalan varlıkların faiz, kira gibi işlemlerinden elde edilen tutarlardır.
* Zarar ne anlama gelir: İşletmenin varlıklarındaki karşılıksız tükenmelerdir. Örn; doğal afetler gibi nedenlerde satış değerinin kalmaması
Maliyet, gider ve hâsılat ilişkisi
1) Bir üretim işletmesinde mamul üretmek için katlanılan fedakârlıklar mamul maliyetini oluşturur.
2) Üretilen mamuller satıldığında, maliyetler gidere dönüşür.
3) Satış nedeniyle hasılat elde edilir.
4) Varlıkların amaçsız olarak tüketilmesi zarardır.
MALİYET GİDERİ VE DÖNEM GİDERİ AÇIKLAMASI
Bir iktisadi kıymet üretim amacıyla tüketildiğinde bu iktisadi kıymetin maliyeti, Maliyet Giderine dönüşür.
Bu tutar üretilmiş ürün maliyeti olarak ilgili varlık hesabına kaydedilir. Üretilen mamullerin maliyeti satıldıkları anda dönem giderine dönüşür. Bu nedenle satılan mamullerin maliyeti bir dönem gideridir ve satış hasılatı ile karşılaştırılarak satış veya zarar tespit edilir.
Satılan mamullerin maliyetinin yanı sıra tüketildikleri dönem i çinde gider olarak kaydedilen giderler Dönem Gideridir. Dönem giderleri üretimle direkt ilgisi olmayan ve hasılat amacıyla varlık tüketimini ifade eden Genel Yönetim Giderleri, Pazarlama Satış ve Dağıtım Giderleri gibi giderlerdir.
Bir giderim dönem gideri mi yoksa üretim gideri mi olduğunun belirlenmesi için;
1) Giderin üretimle ilgili olup olmadığına,
2) Gelecek dönemlerde giderlerin kendisinden yararlanılıp yararlanılmayacağına bakılmalıdır.
Üretim ile ilgili her türlü gider, Üretim Maliyetidir.
Üretim ile ilgili olmayan ya da üretimden sonra katlanılan her türlü gider dönem gideridir.
MALİYET MUHASEBESİNİ ETKİLEYEN FAKTÖRLER:
1) İşletmenin büyüklüğü
2) İşletmenin örgüt yapısı
3) Mamullerin Cinsi
4) Yöneticilerin ihtiyaç duyduğu bilgilerin niteliği
MALİYET MUHASEBESİ SİTEMLERİ
1) Kullanılan Maliyetlerin Fiili Olup Olmamasına Göre Ayrım:
* a) Fiili Rakamlara Dayanan Maliyet Muhasebesi Sistemi: Mamulün maliyetini oluşturan maliyet unsurlarının belirlenerek mamullere yüklenilmesi (dağıtılması) üretim tamamlandıktan sonra hesaplanan fiili(gerçek) rakamlara dayanır.
b) İleriye Dönük Rakamlara Dayanan Maliyet Muhasebesi Sistemi:
—Tahmini Maliyetler: Geçmiş dönemlerin sonuçlarına ve gelecekteki olası gelişmelere göre istatistikî hesaplamalarla belirlenen maliyetlerdir.
—Standart Maliyetler: Bilimsel ve teknik esaslara göre belirlenen ve belirli koşullarda gerçekleşmesi beklenen maliyetlerdir. Standart maliyetlerin planlama ve kontrol değerleri tahmini maliyetlere göre daha yüksektir.
2) Maiyetlerin Tümünün Temel Alınıp Alınmamasına Göre Ayrım:
a) Tam Maliyet Sistemi; Direkt ilk madde ve malzeme, direkt işçilik ve genel üretim maliyetlerinden oluşan tüm maliyet unsurlarının içerik ve değişkenlik derecesine bakılmaksızın mamul maliyetine dahil edildiği sistemdir.
b)Kısmi Maliyetleme Sistemi;
—Direkt Maliyetleme Sistemi: Mamul maliyeti hesaplanırken sadece direkt ilk madde ve malzeme ile direkt işçilik maliyetleri dikkate alınır. Bu sistemde tüm genel üretim maliyetleri dönem gideri olarak kabul edilir.
—Değişken Maliyetleme Sistemi: Üretilen mamullerin maliyetlerine direkt ilk madde ve malzeme, direkt işçilik maliyetleri ile genel üretim maliyetlerinin değişken kısımları dahil edilir. Bu sistemde sabit genel üretim maliyetleri dönem gideri olarak kabul edilir.
Kısmı maliyet sistemi, tam maliyet sistemine göre planlama, kontrol ve özel yönetim kararları açısından daha üstün bir sistemdir.
3) Üretim Eylemlerinin Niteliğine Göre Ayırım;
Maliyet muhasebesi sistemleri için temel ayrımdır.
a) Sipariş Maliyet Sistemi: Çeşitli türde ve müşterilerinin özel istekleri ile verdikleri sipariş üzerine üretim yapan işletmeler tarafından kullanılan sistemdir. Bu sistemde maliyetler her bir sipariş için açılan sipariş maliyet kartlarına işlenir.
Örnek: İnşaat, tamirhane, mücevher, mobilya üreten işletmeler
* b) Safha Maliyet Sistemi: Aynı cins mamullerin yığın halinde üretildiği işletmeler tarafından kullanılır. Bu sistemde her bir üretim safhasında oluşan toplam maliyetler üretim miktarına bölünerek ortalama birim maliyet bulunur. Örnek: Cam, un, şeker, boya, kâğıt, çimento, şarap üreten işletmeler safha sistemi kullanır.
************************************************** **********************************
NOTLAR
—Genel muhasebe ve maliyet muhasebe arasındaki en büyük fark; Genel muhasebe işletme dışı, Maliyet muhasebe işletme içi bilgi kullanıcılarının gereksinimine cevap verir.
—Gelecekte yarar sağlanması söz konusu olmayan ve ait olduğu yılın hâsılatından çıkarılan maliyete Gider denir.
ÜNİTE 2 İLK MADDE VE MALZEME MALLİYETLERİ
İlk Madde Ve Malzeme: Üretimde kullanılan ya da tüketilen ilk madde ve malzemelerin parasal değerine denir.
1) DİREKT İLK MADDE VE MALZEME MALİYETİ Üretilen mamulün bünyesine giren ürünün temel yapısını oluşturan, hangi mamul veya mamul grubu için ne kadar kullanıldığı tespit edilebilen ve iktisadi niteliği olan malzemelerdir. Dokuma sanayinde iplik, konfeksiyon da kumaş gibi.
2) ENDİREKT İLK MADDE VE MALZEME MALİYETİ: Üretimde kullanılan ancak direkt ilk madde ve malzeme dışında kalan malzemelerdir. Endirekt; mamul yapısını oluşturmaz, hangi mamul için kullanıldığı doğrudan doğruya saptanmaz direkt ilk madde ve malzeme gibi.
a)Yardımcı Malzemeler: Üretilen mamulün bünyesine giren ancak mamulün öğesini oluşturmayan malzemelerdir. Ör; dikiş ipliği, vida, somun mobilya da tutkal gibi
b)İşletme Malzemesi; Üretim sırasında kullanılmakla birlikte mamulün bünyesine girmeyen ve üretim sırasında tüketilip yok olan malzemeleridir. Ör; Temizlik malzemesi, makine yağları, kırtasiye malzemesi gibi
—Malzeme Alımında Kullanılan Başlıca Belgeler;
1) Stok kartı
2) İlk Madde ve Malzeme Satın Alma İstek Fişi
3) İlk Madde ve Malzeme İstek Fişi
Stok Kartı:Teslim alma raporu ile gereksinim duyulan malzemelerin nitelik ve nicelik uygunluğu kontrol edildikten sonra ambara giren her ilk madde ve malzeme ile ilgili bilgilerin kaydedildiği beleye denir.
İlk Madde ve Malzeme Satın Alma İstek Fişi: Üretim için gereksinim duyulan veya ambarda eksik olan malzemenin satıcıdan teslim alınması amacıyla düzenlenen belgeye denir.
İlk Madde ve Malzeme İstek Fişi: Üretim için gereksinim duyulan malzemelerin ambardan çekilmesi için hazırlanan belgelere denir.
*
İLK GİREN İLK ÇIKAR (FİFO) yöntemi nedir : İşletmelerin ilk olarak satın aldığı malzemeler öncelikle üretime sevk edilir. Böylece son satın alınan malzemeler işletmenin dönem sonu malzeme stoklarını verir.
Özellikleri: FİFO yöntemi, büyük partiler halinde satın alınan, hangi üretim partisi için kullanıldığı tespit edilebilen, yüksek değerli malzemeler için kullanılır. FİFO yöntemi özellikle dayanıksız ürünleri öncelikli üretime sevk ettiği için bu ürünlerin bozulma ve çürüme riski azaltır.
—Fiyatları yükseldiği dönemlerde daha yüksek kar sağlar. Bu nedenle de aşırı vergi ödemesi ve kar dağılımına neden olur.
—Malzeme fiyatlarının düşmesi durumunda, eski ve yüksek fiyatlarla üretime sevk yapılacağından maliyeti yükselterek karı düşürür.
*
SON GİREN İLK ÇIKAR (LİFO) yöntemi ne demektir : En son satın alınan malzemelerin öncelikle üretime sevk edildiği varsayılır.
Özellikleri: LİFO yöntemi büyük partiler halinde alınan, hangi üretim partisi için kullanıldığı tespit edilen yüksek değerli malzemeler için kullanılır.Bu yöntemi seçen işletmeler en az 5 yıl kullanmak zorundadır.
—Fiyatların sürekli yükseldiği dönemlerde, maliyetleri sın alınan malzeme fiyatları ile hesaplayarak karı düşürür ve işletmenin aşırı vergi ödemesini ve aşırı kar dağıtımını engeller.
—Fiyatların sürekli yükseldiği ortamda, bu yöntem bir kaç yıl uygulandığında bilânçoda yer alan ilk madde ve malzeme değeri çok eski ve çok düşük fiyatlarla görülür. Eğer işletme bu stokları üretimde kullanırsa maliyet çok düşük olacağından aşırı kar hesaplanır.
STANDAR MALZEME KARTINDA OLAN BÖLÜMLER
• Ürünün adı
• Hangi amaçla kullanılacağı
• Tanımı, markası, türü
• Paketleme, dağıtım, yoğunluk, paket ölçüsü
ORTALAMA MALİYET HESABI: Ortalama maliyet yöntemi özellikle düşük değerli ve fiyatları sık sık değişen malzemelerin üretime küçük partiler halinde sevk edilmesi durumunda kolaylıkla uygulanır.
Ortalama Maliyet= Toplam Alış Tutarı / Toplam Alınan Miktar
a) Tartılı Ortalama Maliyet Yöntemi: Bu yöntem satın alınan ilk madde ve malzemelerin ortalama birim maliyeti belirli bir dönemin (örneğin bir ay) sonunda belirlenir.
Önemli Not: Tartılı ortalama maliyette Ay içerisinde alınan Tutar toplamı yine ay içerisinde alınan Toplam miktara bölünmesi ile bulunur.
b) Hareketli Ortalama Maliyet Yöntemi: Bu yöntemde, her yeni ilk madde ve malzeme alımında sonra yeni bir ortalama birim maliyet belirlenir. Ortalama birim maliyet bulunması için son kalan tutar, son kalan miktara bölünür.
NOTLAR
—Muhafazakârlık kavramına dayalı stok değerleme yöntemi Piyasa Fiyatı veya Alış Maliyeti den Düşük Olanıyla Değerlemedir.
—Optimal Sipariş Miktarı: Stok bulundurma maliyetleri ile sipariş maliyetleri toplamının en az olduğu malzeme miktarına denir.
MALİYET MUHASEBESİ
Satılan malların maliyeti tükenmiş maliyetlere bir örnektir.
Giderler, bir dönemin gelirlerinden düşülen maliyetlerdir.
Dönem içi hammadde alışları + Dönem başı hammadde stoku – Dönem içinde kullanılan hammadde = Dönem sonu hammadde stoku
Bir üretim işletmesinin belli bir dönemdeki faaliyetleriyle ilgili bilgiler 1000 TL olarak şöyledir:
Dönem başı yarı mamul stoku 120 000
Dönem sonu yarı mamul stoku 180 000
Dönem başı mamul stoku 630 000
Dönem sonu mamul stoku 540 000
Dönem içinde tamamlanan malların maliyeti 980 000
Buna göre dönem içinde satılan malların maliyeti 1 070 000 000 TL dir.
Tamamlanan malların maliyeti + Dönem başı mamul stoku – Dönem sonu mamul stoku
= Satılan malların maliyeti
980+630-540=1 070 000 000
Safha maliyeti sistemi ve sipariş maliyeti sisteminde birim maliyetlerin hesaplanma yöntemlerine göre ayırım esas alınır.
Bir üretim işletmesinin belli bir dönemdeki faaliyetleriyle ilgili bilgileri ( milyon TL olarak ) şöyledir:
Dönem başı yarı mamul stoku 115
Dönem sonu yarı mamul stoku 120
Dönem başı mamul stoku 220
Dönem sonu mamul stoku 190
Satılabilir mamullerin maliyeti 755
Buna göre tamamlanan mamullerin maliyeti 535 milyon TL dir.
Tamamlanan mamullerin maliyeti + Dönem başı mamul stoku = Satılabilir mamullerin toplam maliyeti
T+220=755
T=535
Mamullere doğrudan yüklenebilme olanağı açısından bir fabrikada üretimde kullanılan elektrik enerjisi Endirekt maliyettir.
Giderlerin dönem gelirine yüklenmesindeki zamanlamaya göre ayırım gözönüne alınırsa, fabrika binasının aylık yangın sigortası için yapılan gider Mamul (imalat) maliyeti grubu içinde yer alır.
Stok bulundurma maliyetleriyle, sipariş maliyetleri toplamının en az olduğu nokta Optimal sipariş miktarını ifade eder.
Karar verme amaçları açısından, mevcut makinenin net defter değeri Batmış maliyettir. Alınacak kararlardan etkilenmez.
Mamulle ilişkisi açısından, mutfak dolabı imal etmek için kullanılan sunta Direkt malzemedir.
Bir işletmede üretimde kullanılan A malzemesi ile ilgili bilgiler şöyledir:
Tarih Miktar Birim Birim maliyeti (TL) Tutar (TL)
Stok 1 Eylül 300 40 000 12 000 000
Satın alınan 5 Eylül 1 500 44 000 66 000 000
Satın alınan 12 Eylül 1 000 50 000 50 000 000
Üretime verilen 15 Eylül 2 300
Satın alınan 22 Eylül 2 200 55 000 121 000 000
Üretime verilen 28 Eylül 2 000
Bu bilgilere ve son-giren ilk-çıkar (LIFO) yöntemine göre, Eylül ayında üretimde kullanılan malzemenin maliyeti 212 200 000 TL dir.
1000 tanesi 50 milyon
2300-1000=1300
1300 tanesi 57,2 milyon
2000 tanesi 110 milyon
Toplam 217 200 000 TL.
Yukarıdaki bilgilere ve ilk-giren ilk-çıkar (FIFO) yöntemine göre, Eylül sonundaki malzeme stokunun maliyeti 38 500 000 TL dir. 2200-1500=700
700 x 55000=38 500 000
Tamir-bakım ekibinde çalışanların aylık ücretleri endirekt işçilik maliyetlerine örnektir.
Genel imalat maliyetini oluşturan kalemler:
Üretim departmanı yöneticisinin aylığı-makinelerin amortismanı-endirekt malzeme
Kapasite yetersizliği bulunmayan bir işletme, bir müşterinin sipariş ettiği bir mamul partisinin bitirilmesi için fazla mesai yapmak zorunda kalmıştır. Bu fazla mesai farklarını muhasebeleştirmek için Siparişin direkt işçilik maliyetine eklenir.
Bir üretim işletmesinde genel imalat maliyetleri (GİM) üretime direkt işçilik maliyetleri esas alınarak yüklenecektir.
Bütçelenmiş GİM 1 500 milyon TL
Bütçelenmiş direkt işçilik 750 milyon TL
Bu dönem direkt işçilik maliyeti 86 milyon TL
Buna göre, bu dönem maliyetleri yüklenecek genel imalat maliyeti (GİM) 172 000 000 TL dir. (1500/750)*86=172 milyon
Bir üretim departmanına ilişkin 4 aylık tamir bakım maliyetleri şöyledir:
Aylar Makine Saatleri Tamir-Bakım Maliyeti(TL)
1 6 600 779 000 000
2 6 500 772 500 000
3 7 500 837 500 000
4 9 200 948 000 000
Düşük-yüksek noktalar yöntemi uygulayacaktır.(Faaliyet hacmi dikkate alınacaktır.)
Bu bilgilere göre makine saati (MS) başına düşen değişken tamir-bakım maliyeti 65000 TL/MS dir. 948-772,5=17 550
9200-6500=2700
17 550/2700= 65000 TL/MS
Yukarıdaki bilgilere göre aylık sabit tamir ve bakım maliyeti 350 000 000 TL dir.
948 000 000 –(9200 * 65000)=948-598=350 milyon
772 500 000 – (6500*65000)=350 milyon
Tekdüzen Hesap Planının 7/A seçeneğine göre, üretim için kullanılan elektriğin maliyeti, Genel Üretim Giderleri Hesabı fonksiyonel maliyet hesabının yardımcı hesaplarına kaydedilir.
Tekdüzen Hesap Planında 7/A seçeneğindeki maliyet hesapları, Fonksiyonellik esas alınarak büyük defterde düzenlenmiştir.
Maliyet yerleri sınıflaması açısından bir tekstil fabrikasında dokuma departmanı Esas üretim maliyet yeridir.
Bir üretim işletmesinde Döküm ve Montaj olmak üzere iki üretim departmanı mevcuttur. Dökümü yapılan parçalar Montaj Departmanına aktarılmakta ve üretim Montaj Departmanında tamamlanmaktadır. Montaj Departmanı yöneticisinin maaşı maliyet yerleri açısından değerlendirildiğinde bu departman açısından direkt maliyettir.
Esas maliyet yerleri P Q
Yardımcı hizmet Maliyet yeri A %50 %20
Yardımcı hizmet maliyet yeri B % 40 % 60
Toplam maliyetler A
210 000 000
Toplam maliyetler B 300 000 000
Ayrıca yardımcı hizmet maliyet yeri A’nın giderlerinden, yardımcı hizmet maliyet yeri B %30 oranında yararlanmaktadır.Bu bilgilere ve direkt dağıtım yöntemine göre A’dan R’nin alacağı pay 60 000 000 TLdir. 210*20/70=60 milyon
Yukarıdaki bilgilere ve kademeli dağıtım yöntemine göre B’den P’nin alacağı pay 145 200 000 TL dir. 210*30/100 + 300=363 milyon
363 *40/100=145 200 000
Birim maliyetlerinin hesaplanmasında kullanılan yöntemlerin (maliyet sistemlerinin) üretimin teknik özelliğine ve akışına göre yapılacak bir sınıflamasında Safha maliyeti sistemi (veya sipariş maliyeti) yer alır.
www.acikogretim.in
2006 Pazarlama Yönetimi Final açıköğretim soruları ve cevapları
18/1/2009 · Kategori: A_ikogretim
________________________________________
Pazarlama Yönetimi
1) Bir malı başka şehirlere göndererek kazanılan fayda nedir?
c) yer faydası
2)Aşagıdakilerden hangisi en çok kullanılan örnekleme yöntemidir?
c) kontenjan örneklemesi
3)Tüketici öncelikle belirli bir ürünle ilgili yüksek düzeyde bir tercihe sahip değildir, ancak ürünü alıp kullandıktan sonra bir tutum içine girmesi aşağıdakilerden hangisiyle ifade edilir?
c)düşük ilişki hiyerarşi
4)kişinin hayranlık duyduğu kişi ve grupların tüketim davranışlarını kopye etmesi sonucu oluşan bir güçtür?
c)referans gücü
5)işletmelerin dışında kalan dernek, sendika siyasi parti hangi pazara girer?
c)kurumlar pazarı
6)Aşağıdakilerden hangisi endüstriyel pazarın özelliklerinden biri değildir?
c)çok sayıda bireysel alıcıdan oluşması
7)Aşağıdakilerden hangisi tüketiciler tarafından özlemi çekilen ancak çoğu kez ortaya konamayan istek ve arzuların toplandığı bir talep türüdür?
c)gizli talep
Aşağıdakilerden hangisi işletmenin ürettiği mal dizisinin sayısını gösterir? c)ürün karmasının eni
9)Bir cep telefonunu internete bağlama, gprs, wap işlevlerinin kazandırılması hangisini ifade eder?
c)yeni işlevler eklenmiş ürün
10)Bir pazarda bellir bir ürünün bir tek üreticisi yada satıcısı varsa o pazara ne denir?
c)tekel pazarında fiyatlandırma
11)pazarlama kanalındaki en son bağlantıyı kim yapar?
c)perakendeci
12)Aşağıdakilerden hangisi pazarlamanın akışları içinde yer almaz?
c)üretim pazarı
13)Genellikle bir şehirde ya da bölgede tek bir toptancıya distribütorlük verme şeklinde yapılan dağıtım hangisidir?
c)sınırlı dağıtım
14)Aşağıdakilerden hangisi üretici ya da hizmet işletmesinin, ürünlerinin, hizmetlerinin yada ünvanının anlaşma koşulları çerçevesinde satış hakkının verilmesi olarak tanımlanabilir?
c)franchising
15)iletişim süreci kaynağının alıcıya semboller, sözcükler, resimler seçip bunları mesajı temsil etmek üzere göndermesine ne denir?
c)kodlama
16)Satış mühendisi de denilen ve genellikle teknik eğitime sahip bir satışcının müşterisinin problemini çözmesine yardımcı olması durumuna ne denir?
c)teknik satış
17)Aşağıdakilerden hangisi hedef pazarın dikkatini ve ilgisini çekebilecek şekilde mesajın fiili bir reklama dönüştürülmesini ifade eder?
c)mesajın söylenme biçimi
18Aşağıdakilerden hangisi veritabanı iş sürecinden biri değildir?
c) cevabı tam hatırlamıyorum ben analiz yaptım
19)Aşağıdakilerden hangisi ilişkisel pazarın özelliklerindendir?
c)müşteri bağlılığı yüksektir
20)Yüksek fiyatla rakiplerin pazara girişinden önce pazardan yüksek kazanç elde etme temeline dayanan fiyatlama stratefisine ne ad verilir?
c)pazarın kaymağını alma
kaynak http://www.acikogretim.in
Açıköğretim Pazarlama yönetimi 3. sınıf ders notları ve konu anl
18/1/2009 · Kategori: A_ikogretim
Pazarlamanın özellikleri nelerdir: Değişimi kolaylaştırması. İnsan ihtiyaçlarının doyurulmasına yönelik olması. Değişken çevre koşullarında yapılması. İnsanlar ve örgütler tarafından yapılması.
ihtiyaç nedir İnsanların bazı temel doygunluklarından yoksun olduklarını hissetmelerine ihtiyaç denir.
pazarlama nedir tanımı Kişilerin ve örgütlerin amaçlarına uygun biçimde değişimi sağlamak üzere malların, hizmetlerin ve düşüncelerin yaratılmasını, fiyatlandırılmasını, dağıtımını ve satış çabalarını planlama ve uygulama sürecine pazarlama denir.
Satışla ilgili pazarlama eylemleri nelerdir : Satış görevlilerini seçmek, işe almak, eğitmek, ödüllendirmek.Reklamların etkisini ölçmek. Reklam verilecek araçları seçmek ve reklamları yayınlatmak. Reklam mesajları ve görüntüleri geliştirmek.
Birden çok pazara girilecekse ve pazarların özellikleri birbirinden farklıysa, her pazar için ayrı pazarlama karması oluşturmak daha doğru olur.
Pazarla ilgili pazarlama eylemleri: Pazarı bölümlemek ve hedef pazarı seçmek. Tüketicilerin davranışlarını incelemek. Pazar fırsatlarını değerlendirmek. Pazarlama denemeleri yapmak.
İşletmeleri pazar yönlü olmaya iten nedenler hangileridir : Pazarlama maliyetlerinin yükselmesi. Tüketicilerin satın alma alışkanlıklarının değişmesi. Yeni pazarlara girmenin zorunlu olması. Rekabetin şiddetlenmesi.
Topluma, üretime, mala, satışa, pazara yönelik pazarlama yönetimleri, pazarlama eylemlerinin yönetilmesinde benimsenen pazarlama yönetimi kavramlarıdır.
Pazarlamada değişimi sağlamak için pazarlama eylemlerinin planlanması, planın uygulanması ve kontrol edilmesi işine pazarlama yönetimi denir.
İşletme dışı çevre koşulları: Halk, Rakipler, Aracılar, Girdileri arz edenler.
Son yıllarda pazarlamada sistem yaklaşımı büyük önem kazanmıştır.
Araştırma ve geliştirme, denetlenebilir çevre koşullarından biridir.
Kişisel ihtiyaçları için mal yada hizmet satın alan kişilerden ve ailelerden oluşan pazara tüketiciler pazarı denir.
İşletmenin gireceği pazarı belirleme sürecinde ilk aşama pazar analizidir.
Pazarlamacının incelemesi gereken pazar özellikleri: Pazarın yasal yapısı, büyüklüğü, ekonomik yapısı, demografik yapısı.
Tüketicilerin satın alma davranışlarını etkileyen kişisel etkenler: gelir,meslek,yaş,aile.
Uluslararası pazarları farklı kılan etkenler: Tüketicilerin satın alma davranışlarının farklı olması. Fiziksel çevre koşullarının farklı olması. Ülkelerin ekonomik yapılarının farklı olması. Yasal düzenlemelerin farklı olması.
Satın alma davranışlarına göre gruplandırılmış aracılar: sürekli bağlılar, fırsatçılar, yaratıcılar, malın fiziksel yapısını önemseyenler.
İşletmelerin satış tahmininde kullandıkları yöntemler: Korelasyon analizi, Pazar testi, Satış görevlileriyle anket, Alıcılarla anket.
Pazar bölümlemenin sağladığı yararlar: Pazar bölümünün ihtiyaçlarının daha iyi saptanması. Pazarlamanın daha bilinçli ve etkili hale gelmesi, Yeni Pazar fırsatlarının ele geçirilmesi. Pzara uygun ve etkili pazarlama karmalarının geliştirilmesi.
Pazar bölümleme ilkeleri: Her pazar bölümünde alıcıların ortak ihtiyaçları belirlenmelidir. Pazar bölümlerinde yasal ve sosyal engeller olmamalıdır. Her bölümün ölçülebilir özellikleri olmalıdır. Pazar bölümlerine belirli dağıtım kanallarıyla ulaşılabilmelidir.
Evde kullanmak için satın alınan buzdolabı tüketim malına örnektir.
Malların yaygın biçimde dağıtımını sağlama, kolayda malların pazarlanma ilkelerinden biridir.
Aranmayan mallar için daha etkili ve yoğun reklam ve kişisel satış çabalarının yapılması gerekir.
Modanın kökeninde sosyolojik ve psikolojik davranışlar yatar.
Malın yaşam süreci aşamaları: Tanıtma, Gelişme, Olgunluk, Gerileme
Yeni malın yaşam sürecinde tanıtma aşaması satışlar başabaş noktasına ulaştığında biter.
Bir markanın gözle görülebilen fakat sözle ifade edilemeyen parçasına marka simgesi denir.
Bir malın kimliğini belirleyen ve rakiplerin mallarından ayırt edilmesini sağlayan isim, simge, şekil ya da bunların bileşimine marka denir.
Montaj, mala bağlı hizmetlerden biridir.
Dağıtım kanalında yapılan eylemler: değişim, fiyatlama, satış çabası, bilgi toplama.
Bir işletmenin ürettiği mamulü parakendecilere satmak üzere satış şubesi açması dikey bütünleşmeye örnektir.
Belirli bir yörede bir malı satmak için bir ya da birkaç pazarlama kurumuna sözleşmeyle yetki vermeye sınırlı dağıtım denir.
Üretici ile toptancıların, parakendecilerin ve tüketicilerin karşılıklı ilişki kurdukları sisteme dağıtım kanalı denir.
Talebi yönetme ve fiziksel dağıtım pazarlamanın iki ana bölümüdür.
Stok denetiminin amaçları: Siparişleri zamanında karşılamak. Stoklardaki dalgalanmaları en aza indirmek. Stok yatırımını en aza indirmek. Stokların çeşidini ve ölçüsünü denetlemek.
Genel çevre koşulları: Toplumsal ve kültürel, politik ve yasal, ekonomik, demografik,teknolojik
Örgütsel pazarlar: üreticiler, aracılar, kurumlar, devlet
Örgütsel pazarların satın alma kararlarında göz önünde bulundurdukları ölçütler: karşılıklı ilişkiler, satıcının ünü, malın fiziksel ve teknik özellikleri, malın fiyatı
Mala bağlı hizmetler: malın evde yada işyerinde teslim edilmesi. Malın yerleştirilmesi. Mala ilişkin garanti ve teknik bilgilerin verilmesi. Malın bakım ve onarımının yapılması
Dağıtım kanalındaki akışlar: para akışı, fiziksel akış, sahiplik akışı, bilgi akışı.
Sahiplik ve eylem açısından toptancılık türleri: tüccar toptancı aracılar, yardımcı toptancı aracılar, tarım ürünlerini toplayanlar, imalatçının satış işletmesi.
Pazarı ele geçirme fiyat politikasını zorunlu kılan koşullar: büyük ölçekli üretimin zorunlu olması, talep esnekliğinin çok kısa süreli olması, tüketicilerin yeni malı benimseyeceklerinin açıkça belli olması, malın hemen taklit edilmesi
Rekabete dayalı fiyatlamada mal pazarda geçerli olan yöntemle fiyatlanır.
Satış çabası karması oluşturulurken göz önünde tutulması gereken faktörler: malın yaşam süreci aşaması, pazarın yapısı, eldeki parasal olanaklar, malın özellikleri
Satış çabaları: fiyat indirimi, satışçılara prim verme, kişisel satış, tezgahta satış.
Mesaj araştırması,reklam araştırması türlerinden biridir.
Reklam çabalarının örgütlenmesindeki yaklaşımlar: reklam işlevine belli bir işlevsel bölümün görevleri arasında yer verilmesi. Tüm reklam işlerinin işletme dışında bir reklam ajansına göçerilmesi. Ayrı bir reklam bölümünün oluşturulması. İşletme içinde oluşturulan reklam bölümünün bir reklam ajansıyla birlikte reklam işlerini yürütmesi
Satışçıları eğitme ve geliştirme türleri: işe yönlendirme eğitimi, pazara yönlendirme eğitimi, bilgi ve yetenek eğitimi, yöneticiliğe yönlendirme eğitimi
Örgütlenecek pazarlama işlevleri hangileridir Reklam, fiyatlama, mal geliştirme, kredi
Pazarlama planının aşamaları nelerdir: durum analizi, pazarlama stratejisinin saptanması, bütçelerin yapılması, hedeflerin belirlenmesi
Postalama yoluyla satış, üretim mallarının pazarlanmasında etkili bir satış çabasıdır.
Merkezi pazarlar,tarım ürünlerinin dağıtım kanallarından biridir.
Hizmet türleri: beğenmeli hizmetler, özelliği olan hizmetler, kolayda hizmetler, tüketici hizmetleri
Hizmetlerin pazarlanmasında temel satış çabası kişisel satıştır.
Sosyal pazarlama, düşünce pazarlaması ile eş anlamlıdır.
Uluslararası pazarlara girme yöntemleri: ihracat, ortaklaşa girişimler, yatırım, çok uluslu işletme.
Dağıtım maliyeti analizinin sağladığı yararlar: Karlı olmayan uygulamaların ortaya çıkması, ambalaj masraflarının düşmesi, çalışma sermayesini bağlayan ölü kalemleri ortadan kaldırması, depolama taşıma ve teslim masraflarını pazar koşullarına göre değerlendirmesi
Pazarlama raporunda bulunması gerekli olanlar: Problemin tanımı, araştırma yöntemi, elde edilen sonuçlar, ekler
Pazarlamanın temel özellikleri: İnsan ihtiyaçlarının ve isteklerinin doyurulmasına yönelik olması. Pazarlama eylemlerinin değişken çevre koşullarında yapılması. Değişimi kolaylaştırması. Pazarlama eylemlerinin insanlar ve örgütler tarafından yapılması.
Pazarlama karması geliştirme ilkeleri: Bir elemanla ilgili kararın diğer elemanlarıda etkileyeceğinin bilinmesi. En iyi karmayı oluşturuncaya kadar çeşitli karmalar geliştirilmesi. Rakiplerin karmasından farklı ve tüketiciler için yaralı bir karma oluşturulması. Karmanın sürekli gözden geçirilmesi ve gerekli değişikliklerin yapılması
Pazarlama yönetiminin gelişmesindeki aşamalar: 1-Üretime yönelik. 2-Mala yönelik 3-Satişa yönelik 4-Pazara yönelik 5-Topluma yönelik
Satın alma kararı verme sürecinin aşamaları:İhtiyacın ortaya çıkması, Seçeneklerin değerlenmesi, alım kararı, alım sonrası davranışlar
Bir işletmenin birkaç pazar bölümüne girerek her pazar bölümü için ayrı bir pazarlama karması geliştirdiği pazarlama uygulaması çok bölümlü pazarlamadır.
İşletmenin geçmiş dönemlerindeki satışlarına ve satışlarındaki eğilimlere dayanılarak satış tahmini yapılmasına zaman serileri analizi denir.
Mal karmasını etkileyen faktörler: Talepteki değişmeler, Rekabet, Pazarlama gerekleri, finansal etkenler
Dağıtım kanalında birbirini izleyen aşamalarda yer alan ve malın sahipliğini üstlenen farklı türdeki işletmelerin sayısına dağıtım kanalının boyu denir.
Dağıtım kanalının seçiminde ekonomik ölçüt kullanıldığında yapılan çalışmalar: maliyet ve karlılık karşılaştırması, başabaş analizi, maliyet analizi, yatırımın geri dönüş analizi
Fiyatın önemini belirleyen özellikler: İşletmenin pazarlama eylemlerinin yürütülmesinde rol oynaması. Tüketicilerin malı algılamalarında önemli bir ölçüt olması. Ekonomik sistemin temel düzenleyicisi olması. Kaynakların dağılımını etkilemesi.
Tüketicilerin özellikleri, fiyatlama politikası boyutlarından biridir.
Kişisel satışın üstün yönleri: Alıcıların, satış görevlisinin çabası karşısında satın alma zorunluluğu duyması. Satış görevlisinin gerekli bilgileri kolaylıkla toplayabilmesi. Kişiler arasında canlı, ivedi ve doğrudan ilişki kurulması. Olumlu bir satış ortamının yaratılması.
Belirli bir amaca ulaşmak için, bir konu yada düşünce çevresinde oluşturulan planlanmış ve düzenleştirilmiş bir dizi satış çabasına kampanya denir.
Bir mala ya da hizmete ilişkin bir iletiyi, sözlü ya da görüntülü olarak pazar birimlerine sunmak için yapılan eylemlere reklam denir.
Görevin kapsamı açısından satış görevleri: malı teslim etmek, sipariş toplamak, alıcılara teknik danışmanlık yapmak, taşınır mallar için talep yaratmak.
Pazarlama örgütlemesi biçimleri: Ayrı pazarlama bölümü. Çağdaş pazarlama işletmesi. Çağdaş pazarlama bölümü. Satış bölümü.
İşletmenin çeşitli ya da değişik markalı malları pazarlaması durumunda, zorunlu olan örgütleme türü "Mala yönelik örgütleme" dir.
Pazarlama planı yapmanın yararları: İşletmedeki eylemlerin daha iyi düzenleştirilmesini sağlaması. İşletme hedeflerinin ve politikalarının daha açık biçimde saptanmasına yardımcı olması. Yöneticileri sistemli düşünmeye yöneltmesi. Yöneticilerin sorumluluk duygularını güçlendirmesi.
Pazarlama kontrolünün çeşitleri: Yıllık plan kontrolü. Pazar payı analizleri. Satışlara göre pazarlama masrafları analizleri. Mikro satış analizi.
Üretim malları pazarının genel özellikleri: Bir malın talebinin başka malların talep edilmesine yol açması. Coğrafi toplanma. Alıcıların uzman olması. Standart kalitenin zorunlu olması.
Satın alanların sayısının AZ olması.
Üretim mallarının pazarlanmasında "Kısa dağıtım" dağıtım kanalı türü daha çok kullanılır.
Pazarlanmasında homojen bir pazar yapısı olmayan ve çok çeşitli pazarlama kanalları kullanılan ürün "Tarım ürünleri"'dir.
Doğrudan dağıtım kanalı, hizmetlerin pazarlanmasında kullanılan dağıtım kanallarından biridir.
Uluslararası pazarlara girmede ortaklaşa girişim türleri: Ortaklık. Üretim anlaşması. Lisans verme. Yönetim anlaşması.
Pazarlama araştırmasının çeşitleri: Güdüsel araştırma. Tüketici araştırması. Reklam araştırması. Mal araştırması.
Pazarlama araştırması genyönteminin aşamaları: Problemin tanımlanması. Örneğin seçilmesi. Verilerin toplanması ve analizi. Araştırma raporunun yazılması.
Gözlem, birinci elden veri toplama yöntemlerinden biridir
Açıköğretim Finansal Yönetim 3. sınıf konu anlatımı ve ders notl
13/1/2009 · Kategori: A_ikogretim
Finansal yönetim: İşlemenin ihtiyacı olan fonların sağlanarak uygun varlıklara yatırılmasıdır.
Sermaye bütçelemesi: Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırılmasıyla ilgili kararlar sürecidir.
Finans: Kişi yada kurumların faydalanabileceği para,fon ya da sermaye anlamına gelir.
Finansal yönetimin 3 tane genel amacı vardır.
1-Karı en yükseğe çıkarmak
2-Pay başına gelirleri en yükseğe çıkarmak
3-İşletmenin piyasa ( Pazar ) payını en yükseğe çıkarmak
Finansal yönetimin fonksiyonlarını 3 başlık altında toplamak mümkündür.Bunlar
1-Yatırım kararları
2-Finansman kararları
3-Dividant kararları
1-Yatırım Kararları
Finans yöneticisinin vereceği kararlardan hemen hemen en önemlisi yatırım kararlarıdır.İşletmeler sahip oldukları kıt kaynaklarını,çeşitli seçenekler arasında en uygun olanı seçerek kullanmak durumundadır.İşletmeler faaliyet özelliklerine bağlı olarak çok sayıda kısa ve uzun vadeli reel ve finansal varlıklara yatırım yapmak durumundadırlar.Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırımı ( Sermaye Bütçelemesi) bu kararın en önemli rolü olup,gelecekte sağlanacak faydalar için seryameyenin uzun süreli yatırılmasını gerekli kılmaktadır.Yatırılan sermayenin sağlayacağı faydalar,gelecekle ilgili ve kesinlikle bilinmediğinden risk içerirler.Uzun süreli yatırımlarla ilgili risk,süre uzun olduğu için daha da artmaktadır.Dolayısı ile yatırımlardan beklenen getiri ile bu yatırımın taşıdığı risklerin birlikte ele alınması zorunludur.
Reel yatırımlara örnek olarak,makinalar,binalar,araç-gereçler gösterilebilir.
Reel olmayan yatırımlara ise teknik uzmanlık,patent,marka örnek gösterilebilir.
2-Finansman kararları
İşletmelerin faaliye geçebilmesi,faaliyetlerini devam ettirebilmesi için,çok sayıda varlıklara ihtiyaçları vardır.Dolayısı ile finans yöneticisinden,işletmeye gerekli olan varlıklara yönelik olarak fon ihtiyacını belirlemesi ve bu ihtiyacın en iyi şekilde nasıl finanse edileceğini ortaya koyması,gerekli fonların nereden,nasıl ve ne zaman karşılanacağına ilişkin kararları alması beklenir.
İşletmeler borçlanarak ya da öz sermaye kanalıyla kaynak sağlayabilirler.İki kaynak arasında temel farklılık; borçlanma durumunda işletmelerin,zarar bile etseler faiz ve anapara ödeme yükümlülüğü altında olmalarıdır.Genelde borçla finansmanın en önemli avantajı faizin gider olarak vergiden düşülebilmesidir.
Hisse senedi yoluyla finansmanda ise,faiz ve anapara ödemei gibi zorunlu bir ödeme söz konusu değildir.Faaliyetlerden kar elde edildiği halde,genel kurul kararıyla karın dağıtılmaması mümkündür.Ayrıca hisse senetlerinde vade olmadığı için anapara ödemesi gibi bir durumun olmaması nedeniyle hisse senedi yoluyla finansmanın riski borçla finansmana göre daha düşük olmaktadır.
Finansal yönetim; gerekli sermayenin ne kadarının borçla,ne kadarının öz sermaye ile finanse edileceği yanında,borçlanmanın ne kadarının kısa vadeli,ne kadarının uzun vadeli olacağına da karar vermelidir.Kısa ve ve uzun vadeli finansmanın bankalardan ya da finansman bonosu,tahvil gibi finansal varlıklarla tasarruf sahiplerinden sağlanabilir.İşletmenin niteliğine,ekonominin koşullarına bağlı olarak çeşitli finansman seçeneklerinin maliyeti ve riski farklılık gösterebilir.
Finansal yönetime düşen görev,çeşitli seçenekleri risk ve maliyet açısından karşılaştırarak işletmeye en uygun gelecek bir bileşimi oluşturabilmesidir.
Önemli:İster kısa vadeli,ister uzun vadeli yatırımlar olsun kararlar daima yatırımın riski ile getirisi karşılaştırılarak verilmelidir.Daha riskli yatırımlardan daha fazla getiri beklenmelidir.
3-Dividant kararları
Finansal yönetimin üçüncü önemli karar alanı da dividant ya da kar payı dağıtımı ile ilgilidir.Dividant kararları,faaliyetlerden sağşanan karların ne kadarının işletmede ne kadarının ortaklara dağıtılacağı ile ilgilidir.Yine kar dağıtım politikası belirlenirken,kar dağıtılması sonucunda işletmenin azalan fonu yerine sağlanacak ilave fonların maliyetinin ne olacağı gibi durumların analiz edilmesi gerekir.Kar dağıtımında halka açık olan ve halka açık olmayan anonim şirketlerde sermaye piyasası kanuna göre bazı farklılıklar söz konusudur.
Gerek finansmanla ilgili karalar,gerekse yatırımla ilgili kararlar,ancak işletmenin içsel ve dışsal kaynaklardan sağlayacağı çok sayıda analiziyle alınabilir.Dolayısı ile finans yöneticisinin,finansal öngörülerde bulunma,finansal piyasalardaki artan kısa ve uzun dönemli fonların etkilerini değerlendirme,yatırım alternatiflerinin işletmenin değeri üzerindeki potansiyel etkilerini araştırma,dividant politikalarını ve sermaye yapısını oluşturma,fiyatlama politikasını değerlendirererek bunun işletmenin satışları ve karları üzerindeki etkilerini saptama,potansiyel birleşme ve satın almaları analiz etme ve zaman zaman da uluslar arası iş fırsatlarını değerlendirme gibi her geçen gün artan,çok sayıda fonsiyonu vardır.Finans yöneticinsin;işletmenin halka açılmasında,işletmenin tamamının ya da bir bölümünün satılmasında,mali açıdan yeniden organizasyonunda,konkordata önerilerinin kabulü ya da konkordata teklif edilmesinde,işletmenin tasfiye edilmesinde ve benzeri periyodik olmayan durumlarda da sorumluk alanı gelişmektedir.Görüldüğü gibi finans yöneticilerinin etkin kararlar verebilmek için çok değişik alanlarda temel bilgilerinin olması gerekir.Bu nedenle finans fonksiyonu,küçük işletmeler dışında belirli büyüklüğe ulaşmış pek çok işletmede belirli alanlarda uzmanlaşmış çok sayıda kişilerce yerine getirilmelidir.
Yukarıda belirtilen yüm bu finansal kararlar işletmenin piyasa değerini etkileyecektir.İşletmenin,piyasa değerini maximum yapmak amaçlanıyor ise,karar verilirken kararın işletmenin piyasa değerine olan etkisi düşünülmelidir.
Karın ne kadar dağıtılması gerektiği konusunda karar verilirken,karın işletmede kullanılmsıyla sağlanacak karlılıkla,ortaklara dağıtılması durumunda ortakların tatmini karşılaştırılır.
Finans yöneticisi: İşletmelerde yatırım ve finansman kararlarından sorumlu olan kişidir.
Finans Yöneticisi ( Haznedar ) Muhasebe Müdürü ( Kontrolör )
Finans yöneticinin ve Muhasebecinin Tipik Sorumlulukları * Banka ilişkileri
* Nakit yönetimi
* Finansman
* Kredi Yönetimi
* Dividant kararları
* Sigorta
* Emeklilik fonlarının Yönetimi * Mali tabloların hazırlanması
* İç Denetim
* Muhasebe
* Bordro işlemleri
* Kayıtların korunması
* Bütçelerin Hazırlanması
Ülkemizde işletmelerin büyük bölümünün küçük aile şirketi özelliği göstermesi nedeniyle haznedar ya da fon yöneticisi yerine,finansman müdürü,kontrolör yerinede muhasebe müdürü terimleri kullanılmakta ve bu iki fınksiyo aynı kişinin sorumluluğunda yerine getirilmektedir.Bu fonksiyonların aynı kişilerin sorumluğunda gerçekleştirilmesi durumuunda bu kişilerin bağlı olacağı tepe finans yöneticisi olmaktadır.Tepe Finans yöneticisi genellikle genel müdürü yardımcısı düzeyindedir.
Sabir varlıklara yatırım kararı ya da sermaye bütçelemsi faaliyetlerinden fon yöneticisi,muhasebe müdürü ya da tepe finans yöneticisi sorumludur.Ancak önemli yatırım projeleri,üretim,pazarlama ar-ge gibi alanlarda çok yakından ilişkilidir.Bu durumda bu alanlarda çalışanların da sermaye bütçelemesi faaliyetlerine katılmaları gerekmektedir.
Kar dağıtımı gibi kararlarda, yasa ve geleneklere göre yönetim kurulu ya da genel kurul kararı gerekmektedir.Yönetim kurulları,küçük ya da orta ölçekli yatırım harcamalarıyla ilgili kararları yöneticilere bırakabilmektte,ancak büyük ölçekte yatırım harcamalarında böyle bir durum söz konusu olmamaktadır.
Finansal Yöneticinin Görevleri
Finansal yönetici genel olarak fonların bulunması ve bunların harcanması yani yatırımı ile ilgilenmektedir.Kısaca para ile ilgili tüm işler finansal yönetimin faaliyetleri arasındadır.
Ayrıca;
Çağdaş finans yöneticisinin Görevleri:
* İşletmenin fon kaynaklarının bileşimine karar verme
* İşletmenin büyüklüğü ve gelecekteki büyüme hızını tespit etme
* Üretim miktarının,maliyetlerin ve satış fiyatının belirlenmesi
Günümüzde Finansal Yönetimin Amaçları:
*İşletmenin yatırım yapacağı varlıkların seçimi
* Varlıklar yatırılacak fon miktarının belirlenmesi
* Yatırılacak fonların nasıl ve hangi kaynaklardan sağlanacağının kararlaştırılması
* Finansal analiz,planlama ve denetim yapma
* Yatırım kar ve risk analizleri yapma
* Yeni yatırım alanlarının araştırılması
Finansal yöneticinin görevlerini oluşturmaktadır.Örneğin; Pazar alanlarının araştırılması,dağıtım kanallarının belirlenmesi gibi pazarlama biriminiilgilendiren konular ile,üretim planlaması,mal dağıtım politikası gibi işlevler ve muhasebe birimini ilgilendiren Finansal Tabloların hazırlanması Finansal yöneticinin denetiminde değildir.
Finans fonksiyonunu etkileyen etmenler:
Aşağıda bulunan etmenler,işletmenin fonlarını bulma,bu fonları kullanma ve koruma işlevini daha önemli hale getirmektedir.
* İşletmenin büyümesi (büyüme ile birlikte ihtiyaç duyulan fonların bulunması ve yönetimi daha da önem kazanmıştır.)
* Pazarın gelişmesi (Pazarların gelişimi rekabeti arttırmıştır)
*Rekabetin artması ( Rekabetin artması firmaların kar marjlarını daraltmıştır)
*Enflasyonun artması ( İşletmelerin çalışma sermayelerinin yetersiz jakmasına yol açmıştır.Enflasyon dönemlerinde ayıca ; gerçek olmayan aşırı karlar oluşur,yatırımın politikaları ölçüsüzleşir,yabancı kaynağa talep artarve uzun dönemli kaynak arzı daralır.
*Bazı sektörlerin öneminin artması ( Önemi artan sektörlerde finasns fonksiyonu daha önem kazanmıştır)
* Taşıma ve haberleşmenin hızlanması (Firmaları ek bir giderle karşı karşıya bırakmıştır)
* Genel Ekonomi politikasındaki değişmeler (Bu politika özellikle faiz oranlarının yükselmesine neden olmuştur.
İşletmenin amaçları
* Mal ve hizmet üreterek toplum refahını arttırmak
* İşletmede istihdamı sürekli kılmak
* İşletmenin sürekliliğini sağlamak
* Üretimi ve satışları arttırmak
* İşletmenin Pazar payını arttırmak
* İşletmenin büyümesini sağlamak
* İşletmenin karını maximum yapmak
* İşletmenin değerini maximum yapmak
Yukarıda sayılan amaçlardan ilk üçü sosyal amaçlar olarak nitelendirilirken,diğerleri son iki amaca hizmet ederler.Sosyal amaçlar daha çok vakıf,dernek,KİT gibi kurumlar için öncelikli amaç olabilmektedir.Özel işletmeler için ekonomik amaçlar öncelikli olup,sosyal amaçlar ikinci derecede gözetilen amaçlar olmaktadır.
Karı En Yükseğe çıkarma Amacı ( Kar maksimizasyonu ) Kar maksimizasyonu amacının en önemli iki eksikliği Zaman ve Risk faktörlerini dikkate almamasıdır.
Günümüzde klasik “ kar maksimizasyonu yerine,çağdaş ve bu amacın eksikliklerini tamamlayan “ işletme değerini maksimum yapma,hissedarların servetini ya da varlıklarını maksimum yapma” şeklinde ifade edilen amaç,nihai amaç olarak benimsenmektedir.
İşletmenin Piyasa değerini Maksimum yapma Amacı ( Değer maksimizasyonu )
İşletmenin cari piyasa değerini maksimize etme ya da hissedarların varlıklarını maksimize etme,işletmenin gelecekte beklenen gelirlerinin şimdiki değerinin maksimum edilmesi anlamındadır.
Piyasa fiyatı : Hisse senetlerinin piyasadaki arz ve talebe bağlı olarak belirlenen fiyatıdır.
Finansal Yönetim ve İlişkide Bulunduğu Disiplinler
Muhasebe: Finans yöneticisi karar vermede sık sık muhasebe verilerinden faydalanır.Genellikle muhasebeciler,geleceği öngörmede ve geçmişi değerlendirmede yönetime yardımcı olacak verileri ve finansal raporları hazırlamaktan sorumludurlar.
Finans yöneticinin başlıca ilgi alanı işletmenin nakit akışlarıdır.Nakit akışları finanslama ve yatırım kararlarının uygunolup olmadığını ortaya koyan en önemli faktördür.Nakit akışlaının saptanmasında ise muhasebe verilerinden faydalanmak gerekmetir.
Küçük ya da orta boy işletmelerde muhasebe ve finansman görevleri aynı kişiye ya da bir gruba verilebilmektedir.Bu durumda yukarıda ayrılmış görevleri açık olarak görmek zordur.
İktisat: İktisatta finansal yönetimle ilgili iki alan mikro ekonomi ve makrı ekonomidir.Mikro ekonomi işletmelerin,bireylerin ve ailelerinin iktisadi kararlarıyla ilgilenir.Makro ekonomi ise ekonomiyi bir bütün olarak ele alır.
Tipik olarak bir işletme, ekonominin genel durumuyla çok yakından ilgili olup,yatırım için para ve sermaye piyasasına bağlıdır.Dolayısı ile fnans yöneticisi,kredinin elde edilebilirliliği ve fonların maliyetine,parasal politikaların nasıl etkileyebileceğini anlamak ve bilmek durumundadır.Aynı zamanda finans yöneticisi,mali politikalarda ve mali politikaların ekonomiye etkileri konusunda da uzmanlaşmış olmalıdır.
Finans yöneticisi mikro ekonomiden,özellikle uzun vadeli yatırım kararları almada,nakit,stok ve alacakların yönetiminde faydalanır.
Pazarlama,üretim ve Kantitatif Yöntemler: Finansal yönetim ile ona ikinci derecede fonksiyon gören disiplinler pazarlama,üretim ve kantitatif yöntemlerdir.Bu disiplinler,finans yöneticisinin günlük kararlarıyla dolaylı olarak ilgilidir.Örneğin,finans yöneticisinin pazarlamada yapılacak yeni ürün geliştirmelerinin ve yeni pazarlama yöntemlerinin,işletmenin öngörülen nakit akışlarına ve sermaye harcamalarına ekkilerini düşünmesi gerekir.Benzer şekilde,üretim sürecindeki değişikliklerin gerektireceği sermaye harcamalarını değerlendirmek durumundadır.Nihayet karmaşık yönetim problemleri analiz etmede,kantitatif yöntemlerden gittikçe artan bir biçimde faydalanılmaktadır.
Finansal Yönetim ve İşletmelerin Hukuki Yapıları
İşletmeler kuruluş aşamasında istedikleri yasal türü seçebilirler.Ancak hukuki şeklin seçiminde bazı yasal sınırlamalara da uyulması gerekmektedir.Söz konusu sınırlamaların bir kısmı işletmenin yer aldığı işkolu ve faaliyetlerin niteliği ile ilgilidir.Örneğin,ülkemizde bankaların,sigorta şirketlerinin,sermaye piyasası aracı kuruluşlarının anonim şirket şeklinde kurulması gibi bir sınırlama söz konusudur.
Karın dağıtımı,vergi tahakkuku,alacaklılara karşı sorumluluk,faaliyet sonuçlarının açıklanması,son sağlama miktarı ve şekli gibi konularda alınacak kararlar işletmelerin hukuki yapısı ile doğrudan ilgilidir.
Bireysel İşletmeler ( Ferdi Teşebbüsler )
Bireysel işletmeler tüzel kişiliği bulunmayan ve üçüncü kişilere karşı ortakların tüm varlığı ile sorumlu olduğu bir girişim türüdür.Bireysel işletmelerin kuruluşu için yazılı bir sözleşmeye gerek duyulmadığı gibi,belirli sermaye tabanı da aranmamaktadır.Bireysel işletmelerde kişiler tüm mal varlıklarıyla sınırsız şekilde sorumlu olduğundan kredi bulunması daha kolay olabilmektedir.Bununla birlikte alınan kredi geri ödenmez ise,alacaklı tüm kişisel varlık üzerinde hak sahibi olacaktır.Ancak bu tür işletmelerde tüm kararlar tek bir kişi tarafından alındığından,hatalı karar alma olasılığı artmaktadır.
Ortaklıklar:
Ortaklıklar şahıs ve sermaye ortaklıkları olarak iki grupta toplanabilir.xxx ortaklıklar,kollektif ortaklıklar,komandit ortaklıklar şahıs, Limided ve anonim ortaklıklar sermaye ortaklıklarıdır.
xxx Ortaklıklar:
xxx ortaklıklar,iki yada daha fazla kişinin herhangi bir şekil şartına tabi olmaksızın yalnızca sözlü bir anlaşma ile geçici ya da sürekli olarak kurdukları ortaklık( şirket ) türüdür.Bu tür ortaklıkların en önemli avantajı düşük maliyetlerle ve kolayca kurulabilmesidir.
xxx ortaklıkların dezavantajları bireysel işletmelerin dezavantajlarına benzer.Bireysel işletmeler gibi,ortakların da sınırsız sorumlulukları vardır.İşletmenn finsansal krize girmesi durumunda her ortak kendi payı ile değil,işletmenin tüm borçlarından sınırsız olarak sorumludur.
Kollektif Ortaklıklar ( Kollektif Şirketler )
Kişilerin belirli şekil şartıyla ve belli unvan altında oluşturdukları bir ortaklık türüdür.Tüzel kişiliği de olan bu ortaklık türünde ortaklar,şirketin borçlarından dolayı tüm varlıklarıyla müteselsilen sorumludurlar.Alacaklılar,ortaklığın borçlarından dolayı ortaklardan dilediğine karşı,yasal yollara başvurabilirler.Dolayısıyla bu tür ortaklıklar genellikle birbirlerini iyi tanıyan kişiler tarafından kurulduklarından,bu tür ortaklıklıklara şahıs ortaklıkları denir.
Şirketin ömrü,ortaklar arasındaki anlaşmaya bağlıdır.Bu ortaklık türünde de fon sağlama olanağı,ortaların elde edebilecekleri olanakların toplamı kadardır.Ticaret kanunu’na tabi olan kollektif ortaklıklarda ortaklar tacir sıfatını kazanırlar.
xxx Komandit Ortaklıklar:
Ticari bir şirkette ortaklardan bir kısmı aynen şahıs şirketlerinde olduğu gibi sınırsız ve müteselsilen sorumluluk yüklenirken,bir kısmı da yanlızca koydukları sermaye kadar sorumluluk ( sınırlı sorumluluk ),yüklenmeleri durumunda xxx komandit ortaklık türü ortaya çıkmaktadır.Bu şirket türünde sorumluluğu sınırsız olanlar şirketin yönetimini elinde bulundurduklarından kollektif şirkete benzer ve önemli avantaj ve dezavantajlarına sahipolabilir.Ancak bu tür şirketlerde toplanabilecek fon miktarı,sınırlı sorumlu ortak sayısı arttırılarak,kollektif ortallığa göre daha kolay arttırılabilir.
Sermayesi paylara bölünmüş Komandit ortaklıklar:
Sermayesi paylara bölünmüş komandit ortaklık xxx komandit ortaklığa benzer Tek farkı sınırlı sorumlu ortaklar olarak bir ya da birkaç kişinin daha yer almasıdır.xxx komandit şirketlerde sınırlı sorumlu ortakların payları yanlızca sözleşmede yer alır ve sermayeye karşılık olarak herhangi bir pay senedi vermez.
Bu tür ortaklık türü de yukarıda belirtilen ortakların sakıncalarını taşımaktadır.Sınırlı sorumluluğun,ortak bulmada araş olarak kullanılması fazla bir yarar sağlayamamaktadır.Çünkü ortaklık gerçekte sınırsız sorumlu ortakların aralarındaki anlaşmaya bağlıdır.
Limidet ortaklıklar ( Şirketler )
İki veya daha fazla gerçek ve tüzel kişi tarafından bir ticaret ünavanı altında kurulan,orakların sorumluluğu,koydukları veya koymayı tahhüt ettikleri sermaye ile sınırlı ve esas sermayesi belirli olan ticari ortaklık tipine limited ortaklık denir.Limited ortaklıklar en az 2,en çok 50 ortak arasında kurulabilir.Ortaklara sermaye payları için pay senedi ( hisse senedi ) verilmez.Ortağın koyduğu sermaye devir ve miras hariç bir bütündür.Sermaye arttırmak ya da ortakların sorumluluklarını genişletebilmek için,ortakların oybirliği gereklidir.Limited ortaklıklar hisse senetleri gibi tahcilde ihraç edemezler.
Limited ortaklıklarda,ortaklar yanlızca koydukları sermaye ile sorumlu olduklarından,tüm varlıklarını riske atmak istemeyenlere önemli bir ortaklık türü olarak görülmektedir.
Anonim Ortaklıklar ( Anonim Şirketler )
Limited ortakılarda olduğu gibi anonim ortaklıklarda da ortaklığın sermayesi paylara bölünmüştür.bu paylar ( hisseler ) kıymetli evrak hükmündeki hisse senetleriyle temsil edilirler.Sermayenin paylara bölünmesi ve hisse senetleriyle temsil edilmesi bunların örgütlenmiş ya da örgütlenmemil piyasalarda kolayca el değiştirmesine olanak sağlamaktadır.Anonim şirletlerin iktisadi önemi,bu özelliklerinden kaynaklanmaktadır.Şirketler açısından küçük sermaye paylarının bir araya gelmesiyle büyük sermayelerin sağlanması,yatırımcılar açısından da riskin küçük ve yalnızca yatırılan sermaye payı ile sınırlı olması,bu şirket türünün seçiminde en büyük etken olmaktadır.
Anonim şirketler ani yada tedrici olarak kurulabilirler.Sınırlı sayıda ortakla kurulan anonim şirketler ani şekilde kurulurken,halka açık olarak kurulmak istenen anonim şirketler tedrici olarak kurulurlar.Tedrici kuruluşun çok sayıda formaliteleri vardır.Günümüzde halka açık olarak kurulan anonim ortaklıklar, TTK ya göre değil,SPK(sermaye piyasası kanunu) na göre kurulduklarından kuruluş formaliteleri az da olsa basitleştirilmiştir.
Organize piyasalar: Resmi bir piyasa yerinin olduğu,devletin gözetimi ve denetimi altında olan piyasalardır.Ülkemizde TTK ya göre anonim ortaklık”bir ünvana sahip,ana sermayesi paylra bölünmüş olan ve borçlarından dolayı yalnız mal varlığı ile sorumlu olan ortaklık” olarak tanımlanmaktadır.Ortaklık ticaret bakanlığının izni ile kurulup,ticaret sicilinde tescil ve ilan edilerek tüzel kişilik kazanırlar.
Halka açık ortaklıklar :,
Anonim ortaklıklar halka kapalı ya da halk açık olabilir.Az ortaklı anonim ortaklıklara aile şirketleri yada kapalı şirketler denilir.Bir şirketin halka kapalı ya da açık olarak tanımlanmasında yalnızca ortak sayısı değil diğer özellijlerin de ele alınması gerekir.
Ortak sayısı yanında pay sahipliğinin devredilip devredilmeği,kuruluş şeklinin halkın da katılımını sağlayacak biçimde olup olmadığı,hisse senetlerinin borsaya kota edilip edilmediği, yönetimin bir ya da birkaç ana pay sahibi tarafından yapılıp yapılmadığı gibi özellijlerinde dikkate alınması gerekir.
Ülkemizde SK ya göre hisse senetleri kanundaki prosedür dahilinde halka arz edilen şirketlerle,ortak sayısı 250 ‘yi aştığı belirlenen şirketler halka açık şirket olarak kabul edilir.Halka açık Şirketler SPK ya göre tabi olmakta ve SPK nun denetimine girmektedir.
Hisse senedinin nonimal değeri,tescil edilen ve bilançoda sabir bir kalem olarak gösterilen sermayenin hisse sayısına bölünmesiyle bulunur.
Kayıtlı sermaye sistemi: Esas itibari ile sermaye arttırımı sistemi olup,sermayenin daha az formaliteyle arttırılabileceği bir limittir.Sadece halka açık Şirketler geçebilir.
Kayıtlı sermaye arttırımı tavanı tamamen SPK nın taktirine bırakılmıştır.Kayıtlı sermaye sistemine geçecek şirketlerin belirli bir başlangıç sermayelerinin olması gerekir.
* Enflasyon fonların aşınmasına neden olarak çalışma sermayesinin yetersiz kalmasına neden olur.
* Planları ve bütçeleri uygulama rakamları ile karşılaştırarak,varsa sapmaları ortaya çıkarma ve düzeltici önlemleri lma sürecine,FİNANSAL DENETİM adı verilir.
* Finansal yöneticilerin önceden hangi varlıklarla fon oluşturulacağı ve fonların hangi kaynaklardan sağlanacağı konusundaki karar verdikleri sürece FİNANSAL PLANLAMA adı verilir.
* İşletmeye ait paranın toplanma ve harcanmasını üzerine alan görevliye HAZNEDAR adı verilir.
* Kar planlaması,sermaye bütçelemesi ve finansmanda yararlanılacak maliyet standartları için planları hazırlamak ve yürütmekten KONROLÖR sorumludur.
* Hisse senedi ihraç etmek,finansmanla ilgili kararlardan biridir.
* Sabit varlıklara yatırım sermaye bütçelemesi kapsamındadır.
* Kar pay,hisse senedinin getirisidir.
* İşletmelerin birincil amacı İŞLETME DE?ERİNİN MAKSİMİZE EDİLMESİDİR.Yani işletmenin değerinin arttırılması amacıdır.
* İşletmelerin finansmanında uzun vadeli kaynaklara ağırlık verilmesinin sonucu,RİSK DÜŞMESİ dir.
* Halka açık anonim şirket kayıtlı sermaye sistemine geçebilir.Ancak Halka kapalı Anonim şirket,Limited ŞTİ, ve kollektif şirketler kayıtlı sermaye sistemine geçemezler.
* Halka açık şirketlerde tahvil çıkarma sınırı,Ödenmiş sermaye ve yedek akçeler toplamıdır.
*Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırılması ile ilgili kararlar sürecine SERMAYE BÜTÇELEMESİ denir.
*Yatırım kararları verilirken yatırımın RİSK ve GETİRİSİ ne bakılır.
*Kısa vadeli yabancı kaynaklar uzun vadeli yabancı kaynaklara göre daha RİSKLİ dir.Yani,işletme finansmanda uzun vadeli yabancı kaynak kullanırsa RİSK DÜŞER.
* Uzun vadeli yatırım kararları,kısa vadeli yatırım kararlarına göre daha RİSKLİ dir.Bunun sebebi,uzun süreli varlıklara büyük tutarlarda harcama yapılması,bu tür yatırım kararlarından kolay vazgeçilmemesi,kolay revize edilememesi,vadenin uzun olması ve belirsizliğin artmasıdır.Bu nedenerle sermaye bütçelemesi yapılır.
* Dividant kararları,kar dağıtma veya dağıtmama kararlarıdır.
* Finans Yöneticisi ( Haznedar ) Fonu bulur ve harcar,yani işletmenin yatırım ve finansman kararlarından sorumludur; muhasebeci ( Kontrolör ) bu fonksiyonların etkin kullanılıp kullanılmadığını kontrol eder.Görevleri de bu çerçevede tanımlanır.Örneğin iç denetim muhasebecinin görevi iken,nakit yönetim finans yöneticisinin görevidir.
* Mal ve hizmet üreterek toplum refahını arttırmak,işletmede istihdamı sürekli kılmak,işletmenin sürekliliğini sağlamak işletmenin SOSYAL AMAÇLARI arasında yer alır.
* İlk defa fonların kullanımı,yani bilanço aktifleri ile uğraşılması,aynı zamanda kantitatif yöntemlere ağırlık verilmesi,sermaye bütçelemesi problemlerinde iskonto edilmiş nakit akışları tekniğinin uygulanması 1940-1950 li yıllarda söz konusu olmuştur.
* Halka açık A.Ş lerde tahvil çıkarma yetkisi Yönetim Kuruluna verilmiştir.
* Eğer işletmenin piyasada hisse senedi satılıyorsa işletmenin değerini hisse senedi piyasa değeri belirler.
* Makine alımı, bankaya para yatırılması,vadeli satış yapılması,hisse senedi ve hammadde alışlarına göre daha risklidir.Çünkü,makine alımı uzun süreli yatırım kararlarından biridir.Uzun süreli yatırım kararları kısa süreli yatırım kararlarına göre belirsizlik nedeniyle daha risklidir.
* Kısa vadeli banka kredileri, tahcil ihracı,uzun vadeli banka kredileri,hisse senedi alışı ve otofinansmana göre daha risklidir.Çünkü Kısa vadeli finansman kaynakları,uzun süreli finansman kaynaklarından faiz,enflasyon,vade riski,toplu ödeme etkenlerinden dolayı daha risklidir.Oto Finansman karların dağıtılmayarak işletmede alıkonulmasıdır ve özkaynakta finansman türüdür..
* Kar maksimizasyonunn birincil,normatif amaç olarak benimsenmesinin en önemli EKSİK YANI,Risk ve zaman Faktörünün dikkate alınmaması olarak kabul edilir.Çünkü kar maksizmisazyonu amacı,geleceğin belirsizliğini yani zaman faktörünü ve buna bağlı olarak riski dikkate almamaktadır.Aslında karın mutlak karmı,fiktif karmı olduğunun açıklanamaması,karlılık ölçüsünün belirsiz olması,hissedarların çıkarlarına ters düşmesi ve kar maksimizasyonunda toplam karın mı,kar marjınınmı dikkate alınacağının belirlenememesi de eksik yanlarını ifade eder.Ama bu iki unsur yani Risk ve Zaman faktörünü dikkate almaması en önemli eksik yanı olarak tanımlanır.
* Piyasa değeri maksimizasyonu,işletmelerin en normatif amacı olarak tanımlanır.Çünkü piyasa değeri maksimizasyonhem hissedarların çıkarlarını hem işletmenin tüzel kişilik olarak çıkarlarını,hem de kamu yararını korur.Aynı zamanda zaman ve risk faktörünü dikkate alması en birincil amaç olarak tanımlanmasını sağlar.
* İç denetim muhase müdürünün ( Konrölör ) görevlerinden birisidir.Çünkü muhasebe müdürü,yani kontrolörün görevi fonların etkin biçimde kullanılıp kullanılmadığının kontrolünü yapmaktır.İç denetim bu temel görev içinde tanımlanır.Nakit yönetimi,kredi yönetimi,Finansman ve Emeklilik fonlarının yönetimi,Finans yöneticisinin yani haznedarın görevleri olarak ifade edilir.
* Kişi yada kurumların yararlanacağı para,fon ya da sermayeye FİNANS adı verilir.En çok karıştırılan yanıt Finansmandır.Dikkat etmeliyizki Finans ihtiyacın kendisi,Finansman ise sağlanmasını ifade eder.
* İşletme için gerekli olan fonların sağlanmasına FİNANSMAN adı verilir.
* Sermayenin dolaşım hızının artması,İşletmenin büyük ölçekte faaliyette bulunmaları,Faiz ve döviz dalgalanmalarının artması ve piyasalarda rekabetin artması Finansal yönetimde 1980’li yıllardan sonra meydana gelen gelişmelerdendir.Ancak Kar marjlarının artması bu dönemde meydana gelen bir gelişme değildir.Çünkü 1980’li yıllardan sona işletmelerin çok çeşitli ürünler üretmesi,AR-GE faaliyetlerinin artması,işletmeler arası birleşmenin artması gibi sebeplerle rekabet fazlalaşmış ama tam tersi kar marjları azalmıştır.Rekabet artarsa kar marjları daralır.
* İşletmelerin gelecekte beklenen şimdiki değerinin maksimize edilmesine PİYASA DE?ERİ MAKSİMİZASYONU adı verilir.Değer maksimizasyonu,gelecekte beklenen nakit çıkışlarının şimdiki değerinin minimize,gelirlerin ise maksimize edilmesinin bir sonucudur.
* Sermaye Bütçeleşmesinin yatırım kararları içinde kısa süreli yatırım kararlarına göre daha önemli olmasının nedeni Uzun vadeli yatırım karalarının riskinin yüksek olmasıdır.Çünkü,sermaya bütçelemesi uzun süreli varlıklara yapılacak yatırımlar ile ilgili kararlar sürecidir.Vade uzadıkça,yatırım kararlarında risk ve Belirsizlik artar.Bu da daha fazla önem gösterilmesi gerekek yatırım kararı olarak ifade edilmesini sağlar.
* İşletme eğer riskinn düşmesini istiyorsa,yatırım kararlarının finansmaınında TAHVİL İHRAÇ ETME yolunu seçmelidir.Çünkü,İşletmeye ortak alma ve Otofinansmana gitmek İşletme riskini ortalama kılar ve özkaynakla finansman yollarıdır.Kısa vadeli banka kredisi kullanmak ve finansman bonosu (kısa vadeli borçlanma senedi ) İhraç etmek kısa vadeli finansman yollarıdır ve işletme risklerini arttırır.Tahvil ise ( Uzun vadeli borçlanma senedi ) uzun vadeli finansman yoludur ve riski düşürür.
* İşletme için gerekli olan fonları belirlenmesi,bu fonların nereden,nasıl ve ne zaman karşılanacağının kararlaştırılmasına FİNANSMAN KARARLARI adı verilir.
* Sabit aktif,stok,alacak,nakit gibi aktiflerin dağılımında optimizasyonun ön plana çıktığı,matematiksel modellerin uygulanmaya başlandığı dönem 1960 ‘lı yıllardır.
* Sermaye piyasası kanunu hükümlerine göre,Halka Açık Anonim şirketlerin ortak sayısı 150 den fazla olmak zorundadır.
* Riske göre düzeltilmiş modellerin uygulanmaya başlandığı dönem 1970’li yıllardır.
* İşletme için gerekli olan fonların sağlanması ve bunların uygun varlıklara yatırılması işlemine FİNANSAL YÖNETİM adı verilir.
* Finans yöneticilerinin geleceği öngörmede ve geçmişi değerlendirmede yardımcı olacak verileri ve finansal raporların hazırlanmasında gerekli olan bilgileri sağladığı disiplin,MUHASEBE dir.
* Finans yöneticisinin uzun vadeli yatırım kararlarını almada,nakit stok ve alacakların yönetiminde faydalanacağı disiplin MİKRO İKTİSAT tır.
* İşletmenin reel varlıklara yatırım yapmasıyla ilgili faaliyerlerin bütününe SERMAYE BÜTÇELEMESİ adı verilir.
* Tahvil ihraç etmek,finansman kararlarından biridir.
* Muhasebe,finansal yönetimin birinci derecede ilişkili olduğu disiplinlerden biridir.
* Sözleşmenin yazılı ve sözlü olabileceği,tüzel kişiliğe sahip olmayan şirket türü ADİ ŞİRKET tir.
* İşletmeler finansmanda uzun vadeli yabancı kaynaklara daha fazla yer verirse,RİSK DÜŞER.
- Kısa vadeli finansman kararları uzun vadeli finansman kararlarına göre daha risklidir.
- Uzun vadeli yatırım kararları,kısa vadeli yatırım kararlarına göre daha risklidir.
- Kısa vadeli yatırım kararları işletmenin riskini azaltır.
- Uzun vadeli finansman kararları işletmenin riskini azaltır.
- Otofinansman ve hisse senedi ihracı özkaynakla finansman şeklidir.
-Kar dağıtım politikası,Alacaklılara karşı sorumluluk,vergi tahakkuku,fon sağlama işletmelerin hukuki yapısı ile ilgilir.Ancak Dönem karının hesaplanması hukuki yapısı içinde yer almaz.
*Anonim şirketler,tahvil çıkarma hakkına sahiptir.Ancak xxx,limited,S.P.B şirket ve bireysel işletmeler tahvil çıkarma hakkına sahip değildir.
* Satış politikası,stok miktarı,günlük faaliyetler ve kasa ve bankadaki nakit durumu finans yöneticisinin görev alanına girer ancak personelin çalışma saatleri finans yöneticisinin görev alanına girmez.
*Bütşenin hazırlanması,muhasebe müdürünün yani kontrolörün görevidir.
* Faaliyetlerin sonucu oluşsan karın ne kadarının işletmede bırakılıp,ne kadarının ortaklara dağıtılacağının belirlemek için alınan kararlara DİVİDANT kararları adı verilir.
ÜNİTE:1
Finans:Kişi ya da kurumların yararlanacağı para,fon ya da sermayedir.
Finansman:İşletmenin ihtiyacı olan fonların sağlanmasıdır.
Finansal Yönetim:İşletmenin ihtiyacı olan fonların,sermayenin belirlenerek bunun sağlanması ve sağlanan fonların uygun varlıklara yatırılarak yönetilmesidir.
Finansal Yönetim:Gerekli sermayenin ne kadarının borçla ne kadarının öz sermaye ile finanse edileceği yanında,borçlanmanın ne kadarının kısa vadeli,ne kadarının uzun vadeli olacağına da karar vermelidir.Kısa ve uzun vadeli finansmanın bankalardan ya da finansman bonosu ,tahvil gibi finansal varlıklarla tasarruf sahiplerinden sağlanabilir.İşletmenin niteliğine,ekonominin koşullarına bağlı olarak çeşitli finansman seçeneklerinin maliyeti ve riski farklılık gösterebilir.Finansman yönetime düşen görev,çeşitli seçenekleri risk ve maliyet açısından karşılaştırarak işletmeye en uygun gelecek bir bileşimi oluşturabilmesidir.
Finansal Yönetim Fonksiyonları:
1) Yatırım Kararları 2)Finansman Kararlar 3)Dividant Kararlar
Finansman Kararları:Borçlanma ve özsermaye yoluyla finansman;Borçlanma halinde işletmeler zarar da etseler anapara ve faiz ödemek zorundadırlar.Özsermaye ile finansmanda ise ödeme zorunluluğu yoktur.Hisse senetlerinde vade yoktur.Bu nedenle anapara ödemesi de yoktur.Borçla finansmanın avantajı (tahvil,bono,banka kredisi) faizin gider olarak vergiden düşülebilmesidir.Hisse senetlerine ödenen kar payı ise gider olarak vergiden düşülemez.
-Hisse senediyle finansmanın riski borçla finansmana göre daha düşüktür.
Dividant Kararlar
ividant karaları,faaliyetlerden sağlanan karların ne kadarının işletmede ne kadarının ortaklara dağıtılacağıyla ilgilidir.Karın ne kadarının dağıtılması gerektiği konusunda karar verilirken,karın işletmede kullanılmasıyla sağlanacak karlılıkla,ortaklara dağıtılması durumumda ortakların tatmini karşılaştırılır. Finans Yöneticisi ve Sorumlulukları: İşletmelerde yatırım ve finansman kararlarından sorumlu olan kişidir. Sorumlulukları;
- Banka İlişkileri
– Nakit Yönetimi
– Finansman
—Kredi Yönetimi
– Dividant Ödemler
– Sigorta
– Emeklilik Fonlarının Yönetimi önemli
Muhasebe Müdürünün (Kontrolün) Sorumlulukları:
-Mali Tabloların Hazırlanması
–İç Denetim
–Muhasebe
–Bordro İşlemleri
–Kayıtların Korunması
–Bütçelerin Hazırlanması
–Vergiler önemli
( Finans yöneticisinin temel görevi fonların sağlanması ve yönetimi iken, muhasebecinin temel görevi fonların etkin bir şekilde kullanıp kullanılmadığının kontrol etmektir.)
ORTAKLIKLAR
1) Şahıs Ortaklıklar
— xxx Ortaklıklar(şirketler):2 yada daha fazla kişinin herhangi bir şekil şartına bağlı olmaksızın, yalnızca sözlü bir anlaşma ile geçici ya da sürekli olarak kurdukları şirketlerdir.
—Kolektif Şirketler: Belli bir şekil şartları ve belli bir unvan altında oluşturulan ortaklık türüdür. Ortaklar tacir sıfatını alırlar. Ortaklar şirket borçlarından dolayı tüm varlıklarıyla müteselsilen sorumludur.
—xxx Komandit Ortaklar: Ortaklardan bir kısmının şahıs şirketlerinde olduğu gibi sınırsız ve müteselsilen sorumluluk üstlendiği bir kısmının ise koydukları sermayeyle sınırlı sorumluluk üstlendiği ortaklık türüdür.
-Sermayesi Paylara bölünmüş Komandit Ortaklıklar:xxx komandit ortaklığa benzer.Tek farkı sınırlı sorumlu ortaklar bir ya da birkaç kişinin yer almasıdır.Sınırlı ortakların payları yalnızca sözleşmede yer alır.Sermayeye karşılık pay verilmez.
2) Sermaye Ortaklıkları
—Limitet Şirketler: Sermaye payı için hisse senedi verilmez. Sermaye artırımı için oy birliği gerekir. Hisse sendi ve tahvil ihraç edemezler.
—Anonim Şirketler: Payları bölünen sermaye kıymetli evrak niteliğindeki hisse senediyle temsil edilir. Sermaye kolayca el değiştirilebilir. Sınırlı sayıda ortakla kurulan Anonim Ortaklıklar ani şekilde kurulurken, halka açık olarak kurulmak istenenler tedrici şekilde kurulurlar. TTK’ye göre hisse senedi ve tahvil çıkarma yetkisi sadece Anonim şirketlerindir. Anonim şirketlerde sabit sermaye esası uygulanmaktadır. Esas sözleşmede değişiklik olmadıkça; esas sermaye, nominal değer ve hisse sayısı değişmez.
NOTLAR
— İşletmenin sağlanması gereken fonların sağlanmasına Finansman denir.
-Finans yöneticileri uzun dönemli yatırım kararları alırken ve bu yatırımlara ilişkin bütçeyi hazırlarken
Mikro Ekonomiden yaralanır.
—Finans yöneticisi günümüzde; Yatırım kararları, Finansal kararlar, Dividant kararlar, Sermaye bütçelemesi gibi yetkileri vardır. Geçmişte Finans yöneticisi; muhasebe kayıtların tutulması, Finansal raporların yapılması gibi görevleri vardı.
—Sermayenin uzun süreli varlıklara yatırılmasıyla ilgili kararlar sürecine Sermaye bütçelemesi adı verilir.
—Sermayenin bütçelemesinin yatırım kararları içerisinde kısa süreli yatırım kararlarından daha önemli olmasının sebebi Uzun süreli yatırımlarla ilgili riskin daha fazla olmasıdır. Uzun süreli yatırımlarda vade nedeniyle belirsizlik ve risk daha fazladır.
—Finansman kararları; a) Borçlanma ile finansman b)Öz sermayeyle finansman c)Kısa süreli finansman d)uzun süreli finansman oluşturur.
—Değer Maksimizasyonu: Gelecekte beklenen gelirlerin şimdiki değerlerinin maksimum edilmesine işletmenin değerini maksimize etme ya da hissedarların varlıklarını maksimize etme denir.
—Kar maksimizasyonu amacının en önemli eksikliği; Zaman ve risk faktörünü dikkate almamasıdır.
—1980 li yıllardan sonra finans fonksiyonu üzerinde etkili olan gelişmeler;
a)Sermaye dolaşım hızının artması
b)Ar-ge faaliyetlerinin öneminin artması
c)Rekabet artması
d)Faiz ve döviz kurlarındaki dalgalanmaların artması
—İşletmeler finansmanda uzun vadeli kaynaklara ağırlık verirlerse Risk Düşer. Kısa vadeli finansman kararları işletme için daha risklidir. Finansmanda vade uzadıkça risk(ödeyememe riski ) azalır.
—Ülkemiz de kayıtlı sermaye sisteminden; Halka açık A.Ş ‘ler yararlanabilirler. Ülkemizde SPK’na göre halka açık A.Ş. ’lerde tahvil çıkarma yetkisi ana sözleşme ile Yönetim kuruluna verilmiştir.
-Dividant Hisse Senedi finansal aracın getirisidir.
—İşletmelerin günümüzde birincil, normatif amacı İşletme değerinin maksimize edilmesidir.
—Muhasebe; Finansal yöneticilerin geleceği öngörmede ve geçmişi değerlendirmede kendisine yardımcı olacak verileri sağladığı disiplindir.
—Kayıtlı Sermaye Sistemi: Esas itibariyle bir sermaye artırımı sistemi olup sermayenin daha az formaliteyle artırılabileceği bir limittir. Kayıtlı sermaye sistemine geçen anonim şirketlerin sermaye artırımlarında belirlenen limite kadar, genel kurul kararı gerekmektedir. Sermaye artırımında kurul kaydı daha kolay ve çabuk olmaktadır. Sadece halka açık şirketlere tanınan bir haktır. Halka açık anonim şirketlerde kayıtlı sermaye tavanını SPK belirler. (Serbest Piyasa Kurulu) önemli
—1940’lı ve 1950’li yıllarda kantitatif yöntemlere yer verilmiştir. Bilânçonun aktif tarafına olan ilgi ve iskonto edilmiş nakit akışları tekniğinin kullanımı da ilk defa bu dönemde gerçekleşmiştir.
—Finansmanın tarihsel gelişimi içersinde işletme değerini ve hissedarların servetini maksimum kılmada riskle düzeltilmiş modellerin geliştirilmesi 1970’li yıllar da ortaya çıkmıştır.
¬¬
— Küçük ve orta boy işletmelerde muhasebe ve finansman görevleri aynı kişi gruba verilmektedir.
ÜNİTE:2
FAİZ TÜRLERİ
—Basit Faiz: Ödenecek ya da alınacak faizin anapara üzerinden hesaplandığı faize denir. Bir yıldan kısa vadeli işlemlerde kullanılır. Basit faizde her devre faiz bankadan çekilebilir.
—Bileşik Faiz: Her devre kazanılan faizin anaparaya ilave edilerek her devre değişen sermayeler üzerinden hesaplanan faize denir. Uzun vadeli finansal işlemlerde bileşik faiz kullanılır. Faiz üzerinden hesaplandığı faizdir. Basit ve bileşik faiz arasındaki farklılık faiz oranları yükseldikçe, süre uzadıkça artar.
—Efektif Faiz: Yıldan daha kısa süreli hesap açtırıldığında bileşik faiz kullanılarak hesaplanan faize denir.
—Negatif Faiz: Piyasa faiz oranının, enflasyon oranının altında kalması durumunda oluşur.
—Faiz Oranını Etkileyen Etmenler:
1)Enflasyon Riski
2)Likitide Riski
3)Ödenmeme Riski
4)Vade Riski
—Anüite: Belirli bir zaman süreci içinde, eşit aralıklarla verilen ya da alınan eşit ödemeler dizisidir. Anüitelerde, ödemeler ödeme aralıkları ve vade boyunca faiz değişmez. Kira, tahvil faizleri, eşit taksitlerle geri ödenecek krediler anüitelere örnektir.
—Devamlı Anüiteler: Vadenin olmadığı eşit ödemelerin sonsuza kadar devam ettiği duruma devamlı anüiteler denir.
—Nominal Faiz: İşleme konu olan ya da finansal varlığın üzerinde yazılı olan faiz oranıdır. Nominal faizler enflasyonun altında ise negatif faiz söz konusudur. Nominal faiz oranı enflasyon oranına eşitse paranın zaman değeri sıfır olur.
—Reel getiri(faiz):Enflasyondan arındırılmış getiri oranıdır.
—İskontolama: Gelecek değerden hareketle bugünkü değeri hesaplamaya denir.
—Enflasyon: Zaman içinde mal ve hizmet fiyatlarının ortalama düzeyinin yükselmesidir.
NOTLAR
—Piyasadaki faizlerin enflasyon oranının altında olması Yatırımların finansmanın daha çok borca ağırlık verilmesine yol açar.
—Gelecekle ilgili bilgiler doğrultusunda fiyat, faiz ya da döviz kurundaki değişmelerden bir gelir elde etmek amacıyla yapılan işleme Spekülasyon denir.
—İşletmenin faiz değişmelerinden ve menkul kıymet değer artışlarından yaralanmak için elinde nakit bulundurması Spekülasyon amacına yöneliktir.
— Gelecekte ki nakış akışlarının bugünkü değerini hesaplamada kullanılan faiz oranına İskonto Oranı denir.
-Eşit taksitlerle ödeme Anüitedir.
ÜNİTE 4 BAŞABAŞ VE KALDIRAÇ ANALİZLERİ
ÇOK önemli
Başabaş Noktası: Değişik üretim düzeylerindeki beklenen gelirler giderler ve karlar arasındaki ilişkiyi ortaya koyan analiz tekniğidir.
Başabaş noktası=Toplam gelirlerin toplam giderlere eşit olduğu noktadır.
Yararları:
1) Kar hedefine ulaşmada gerekli iş hacmini belirler.
2) Birim maliyetleri ve en az satış fiyatını belirler.
3) Giderlerin ve satış fiyatındaki değişmelerin kara geçiş noktasına ve toplam kara etkisini gösterir.
4) En karlı mamul türünün seçilmesine yardımcı olur.
5) Asgari üretim kapasitesini belirler.
6) Faaliyetlerin kontrolü, izlenen politikalar ve yönetimin değerlendirilmesinde kullanılır.
Doğrusal Başabaş Analizinin Varsayımları:
1) Giderler sabit ve değişken gider olarak ikiye ayrılır.
2) Sabit varlıklar çeşitli üretim düzeylerinde aynıdır.
3) Birim satış fiyatı değişmez.
4) Genel fiyat düzeyi istikrarlıdır.
5) Birim değişken giderler bütün üretim düzeylerinde aynıdır.
6) İşletme politikaları sabittir.
7) Her üretilen mal ve hizmet satılır.
Üretim faktörlerinin verimliliği aynı kalır. 9) Tek çeşit mal ve hizmet üretilmektedir.
10) Geleceğin belirsizliği dikkate alınmaz, kısa dönemli analizlerde kullanılabilecek bir tekniktir.
Sabit Giderler: Belirli bir dönem içinde üretim hacmine bağlı olarak değişiklik göstermezler. Üretimden bağımsız olarak yapılan giderlerdir. Bunlar:
1)Faiz Giderleri
2)Amortismanlar
3)Sigorta ve Vergiler
4)Yönetici Giderleri
Değişken Giderler: Bir dönem içinde iş hacmine bağlı olarak değişiklik gösteren giderlerdir. Üretim ve satış düzeyi arttıkça artan, azalan giderlerdir. Bunlar:
1) Hammadde
2) Direk işçilik
3) İşletme malzemesi
4) Yardımcı madde
Faaliyet (Çalışma) Kaldıracı: Giderlerin hangi oranda değişken hangi oranda sabit gider olduğunu açıklayan kavram Faaliyet Kaldıracıdır. Kısa süreli analiz tekniğidir. Faaliyet kaldıracı, sabit giderler ile değişir giderler arasında ilişki kurarak sabit giderlerin nereye kadar kabul edileceğini araştıran bir analiz tekniğidir.
Finansal Kaldıraç: Hisse başına kardaki artışların yüzdesine bölünmesiyle bulunur. Sermaye yapısının, hisse başına kara etkisini ölçmede kullanılır. Toplam yabancı kaynakların özkaynaklar veya toplam kaynaklar üzerindeki etkisini ölçen analiz tekniğidir. Ayrıca borçlanmanın karlılığa da etkisini ölçen analiz tekniğidir.
Faaliyet Kaldıracı Derecesi: Giderlerin hangi oranda değişken, hangi oranda sabit gider olduğu saptanır. Yani faaliyet kaldıracı sabit giderlerle değişken giderler arasında ilişki kurarak sabit giderlerin nereye kadar kabul edileceğini gösteren analizdir. Hisse başına kardaki yüzde değişikliğin faaliyet karındaki (FVÖK)değişikliğe bölünmesi ile bulunur
Birleşik Kaldıraç Derecesi: Faaliyet kaldıracı derecesi ile finansal kaldıracın çarpımıdır.
Birleşik Kaldıraç: Satışlardaki değişikliğin hisse başına kardaki değişikliğe oranına denir.
kaynak http://www.acikogretim.in
Açıköğretim 2006 VİZE İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU SORU VE CEVAP
13/1/2009 · Kategori: A_ikogretim
İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU SORU VE CEVAPLARI
1. 100 den fazla işçinin çalıştığı bir işyerinde izin kurulu en az kaç kişiden oluşur?
Cevap: 2 kişi
2. Sendikalara tutulması gereken defterlerin her olağan genel kurulu izleyen kaç gün içinde notere onaylatılması zorunludur?
Cevap: 15 gün
3. Aşağıdaki ücret sistemlerinden hangisi karma olarak uygulanmak zorundadır:
Cevap: Primli ücret (Ya da kardan pay alma)
4. Sendikaların sendikalarla birleşmesinin hukuki sonucu nedir?
Cevap: Birleşen sendik atüzel kişiliğini kaybeder.
5. İş Kanunu'na göre bir işçi 3 ay boyunca işte çalışıyor. İşçi, kendi kusuru dışında hastalandığı için işe gelemiyor. Bu durumda işveren, işçinin iş sözleşmesini ne zaman feshedebilir?
Cevap: 6 HAFTA
6. Kısa çalışma talebinin uygunluğunun tespiti aşağıdakilerden hangisi tarafından yapılır?
Cevap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
7. Özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenin para cezası tutarı ne kadardır?
Cevap: 750 milyon YTL
8. Gebe kadın işçi doğumdan önce kaç hafta izinlidir?
Cevap: 8 hafta
9. Umumi Hıfsızsıhha Kanununa göre otel, lokanta, kahve, gazino vb yerlerde kimler çalışamaz?
Cevap: 18 yaşından küçük çocuk ve genç işçiler
10. Sendika ile diğer bir sendikanın birleşmnesine karar vermeye aşağıdakilerden hangisi yetkilidir?
Cevap: Sendika Genel Kurulu
11. Aşağıdakilerden hangisi sendika kurucularında aranan niteliklerden biri değildir?
Cevap: Dayanışma aidatı ödemek
12. Aşağıdakilerden hangisinin işçi sendikasına üye olma hakkıyoktur?
Cevap: VEKALET SÖZLEŞMESİNE DAYANARAK ÇALIŞANLAR
13. Aşağıdakilerden hangisinin işçi sendikasına üye olma hakkı yoktur?
Cevap: Eşit Davranma Borcu
14. Hafta ay ve yıl gibi bir zaman dilimi içinde taraflar işçinin ne kadar süreyle çalışacağını kararlaştırmamışlarsa haftalık çalışma süresi kaç saattir?
Cevap: 20 saattir.
15. Cumhuriyet döneminde 1921 yılında ilk defa yürürlüğe giren düzenleme ile Ereğli ve Zonguldak kömür madenlerinde çalışan işçilerin günlük çalışma süresi kaç satir?
Cevap: 8 saattir.
16. İşçilerin çalışma yaşamında bir takım hukuki hükümlerle korunması gerektiğini belirten ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Cevpa: İşçinin korunması ilkesi
17. Haftalık çalışma süresinin 42 saat oldğu bir işyerinde işveren artan talebi karşılamak için fazla çalışma yaptırmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cevap: Genel sebeplerle fazla çalışma fazla süreli çalışma
18. Bir işçi, bir işyerinde 3 yıldır çalışmakta olup ahlak ve adaba aykırı davranışlarından8 dolayı iş sözler derhal feshedilmiştir. Bu işçi diğer bir işyerinde ise 5 yıldır çalışmaktadır. Buna göre kıdem tazminatı kaç yıl üzerinden hesaplanacaktır?
Cevap: 5 yıl
19. Aşağıdakilerden hangisi İş Hukukunun uluslar arası kaynakları içinde yer almaz
Cevap: Toplumsal Anlaşmalar (Kontratlar)
20. Aşağıdakilerden hangisi işçinin hukuki yönden işverene olan bağımlılığın ifade eder?
Cevap: İşverenin gözetimi ve yönetimi altında işgörmesi
21. Aşağıdakilerden hangisi işçi sayılabilmek için kanunun birlikte aradığı koşullardır?
Cevap: İş sözleşmesine dayanarak çalışmak ve gerçek kişi olmak
22. 15 işç inin çalıştığı bir işyerinde, 2 yıldır çalışmakta olan işçinin iş sözleşmesi, işçinin işvereninin sigorta primlerini ödemediği için SSK ya şikayet etmesinin ardından sona erdirilmiştir?
Cevap: Kötü niyetli bilrdirimli fesih
23. İş Kanunu kapsamına giren bir işyerini kapatan işveren, bu durumu en geç 1 ay içinde hangi makama bildirmekle yükümlüdür?
Cevap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının işlerinin bulunduğu Bölge Müdürlüğüne
24. Aşağıdaki iş sözleşmelerinden hangisi geçersizlik yaptırımıyla hükümsüz hale gelir?
Cevap: Kanuna aykırı olarak yapılmış bir sözleşme
İŞ VE SOSYAL GÜVENLİK HUKUKU SORU VE CEVAPLARI
1. 100 den fazla işçinin çalıştığı bir işyerinde izin kurulu en az kaç kişiden oluşur?
Cevap: 2 kişi
2. Sendikalara tutulması gereken defterlerin her olağan genel kurulu izleyen kaç gün içinde notere onaylatılması zorunludur?
Cevap: 15 gün
3. Aşağıdaki ücret sistemlerinden hangisi karma olarak uygulanmak zorundadır:
Cevap: Primli ücret (Ya da kardan pay alma)
4. Sendikaların sendikalarla birleşmesinin hukuki sonucu nedir?
Cevap: Birleşen sendik atüzel kişiliğini kaybeder.
5. İş Kanunu'na göre bir işçi 3 ay boyunca işte çalışıyor. İşçi, kendi kusuru dışında hastalandığı için işe gelemiyor. Bu durumda işveren, işçinin iş sözleşmesini ne zaman feshedebilir?
Cevap: 6 HAFTA
6. Kısa çalışma talebinin uygunluğunun tespiti aşağıdakilerden hangisi tarafından yapılır?
Cevap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı
7. Özürlü ve eski hükümlü çalıştırmayan işverenin para cezası tutarı ne kadardır?
Cevap: 750 milyon YTL
8. Gebe kadın işçi doğumdan önce kaç hafta izinlidir?
Cevap: 8 hafta
9. Umumi Hıfsızsıhha Kanununa göre otel, lokanta, kahve, gazino vb yerlerde kimler çalışamaz?
Cevap: 18 yaşından küçük çocuk ve genç işçiler
10. Sendika ile diğer bir sendikanın birleşmnesine karar vermeye aşağıdakilerden hangisi yetkilidir?
Cevap: Sendika Genel Kurulu
11. Aşağıdakilerden hangisi sendika kurucularında aranan niteliklerden biri değildir?
Cevap: Dayanışma aidatı ödemek
12. Aşağıdakilerden hangisinin işçi sendikasına üye olma hakkıyoktur?
Cevap: VEKALET SÖZLEŞMESİNE DAYANARAK ÇALIŞANLAR
13. Aşağıdakilerden hangisinin işçi sendikasına üye olma hakkı yoktur?
Cevap: Eşit Davranma Borcu
14. Hafta ay ve yıl gibi bir zaman dilimi içinde taraflar işçinin ne kadar süreyle çalışacağını kararlaştırmamışlarsa haftalık çalışma süresi kaç saattir?
Cevap: 20 saattir.
15. Cumhuriyet döneminde 1921 yılında ilk defa yürürlüğe giren düzenleme ile Ereğli ve Zonguldak kömür madenlerinde çalışan işçilerin günlük çalışma süresi kaç satir?
Cevap: 8 saattir.
16. İşçilerin çalışma yaşamında bir takım hukuki hükümlerle korunması gerektiğini belirten ilke aşağıdakilerden hangisidir?
Cevpa: İşçinin korunması ilkesi
17. Haftalık çalışma süresinin 42 saat oldğu bir işyerinde işveren artan talebi karşılamak için fazla çalışma yaptırmıştır. Buna göre aşağıdakilerden hangisi doğrudur?
Cevap: Genel sebeplerle fazla çalışma fazla süreli çalışma
18. Bir işçi, bir işyerinde 3 yıldır çalışmakta olup ahlak ve adaba aykırı davranışlarından8 dolayı iş sözler derhal feshedilmiştir. Bu işçi diğer bir işyerinde ise 5 yıldır çalışmaktadır. Buna göre kıdem tazminatı kaç yıl üzerinden hesaplanacaktır?
Cevap: 5 yıl
19. Aşağıdakilerden hangisi İş Hukukunun uluslar arası kaynakları içinde yer almaz
Cevap: Toplumsal Anlaşmalar (Kontratlar)
20. Aşağıdakilerden hangisi işçinin hukuki yönden işverene olan bağımlılığın ifade eder?
Cevap: İşverenin gözetimi ve yönetimi altında işgörmesi
21. Aşağıdakilerden hangisi işçi sayılabilmek için kanunun birlikte aradığı koşullardır?
Cevap: İş sözleşmesine dayanarak çalışmak ve gerçek kişi olmak
22. 15 işç inin çalıştığı bir işyerinde, 2 yıldır çalışmakta olan işçinin iş sözleşmesi, işçinin işvereninin sigorta primlerini ödemediği için SSK ya şikayet etmesinin ardından sona erdirilmiştir?
Cevap: Kötü niyetli bilrdirimli fesih
23. İş Kanunu kapsamına giren bir işyerini kapatan işveren, bu durumu en geç 1 ay içinde hangi makama bildirmekle yükümlüdür?
Cevap: Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının işlerinin bulunduğu Bölge Müdürlüğüne
24. Aşağıdaki iş sözleşmelerinden hangisi geçersizlik yaptırımıyla hükümsüz hale gelir?
Cevap: Kanuna aykırı olarak yapılmış bir sözleşme
Açıköğretim İş Ve Sosyal Güvenlik Hukuku 3. sınıf Dersi anlatımı
13/1/2009 · Kategori: A_ikogretim
İş hukuku, tüm iş ilişkilerini düzenleyen bir hukuk dalı değildir.Örneğin kamu yönetiminde devlete bağlı olarak çalışan memurların iş ilişkileri iş hukukunun değil, idare hukukunun kurallarıyla düzenlenir.İş Hukuku önceleri özel bir hukuk dalı olarak kabul edilmiştir.Ancak günümüzde "Karma, bağımsız ve kendine özgü" bir hukuk dalı olarak kabul edilmektedir.
İşçi 3 açıdan işverene bağımlıdır. Bunlar; Teknik, Ekonomik ve Hukuki bağımlılıktır. İşçinin işverene işin yapılması ile yürütüm biçimi ve koşulları yönünden bağlı olması Teknik, işgörmesi karşılığında işverenden düzenli ve sürekli bir gelir elde etmesi Ekonomik, denetim ve yaptırım yetkileriyle de donatılmış bulunan işverenin gözetimi ve yönetimi,otoritesi altında işgörmesi ise Hukuki bağımlılığı ifade eder.
Sanayi Devrimi; İngiltere'de yaşandı. Üretim süreci ilk kez yeterli, sürekli ve düzenli bir güç kaynağına kavuşmuştur.Böylece insan ve hayvan gücünün yerini buhar ve elektrik gücüyle çalışan makineler almıştır.
Ülkemizde İş Hukukunun doğup, gelişmesine yol açacak koşullar Cumhuriyet dönemine dek oluşmamıştır.Osmanlı İmp.'nda ilk sanayileşme hareketleri Tanzimat Ve Meşrutiyet döneminde başlamıştır.Bu dönemde teamülü hukuk kurallarının yerini ilk yazılı hukuk kuralları almaya başlamıştır.
• 1877 yılında ise, ülkemizin ilk medeni kanunu olan, işçi ile işveren arasındaki ilişkileri düzenleyen , “Mecelle” yürürlülüğe girmiştir.
• Yetişkin işçilerin yanısıra, kadın,genç ve çocuk işçileri çalışma yaşı, süreleri, işin nitelik ve koşulları yönünden koruyan Umumi Hıfzısıhha Kanunu yürürlülüğe girmiştir.
İş Hukukunun Temel İlkeleri
-İşçinin Korunması İlkesi
-İşçi Yararına Yorum İlkesi : Eğer yargı sürecinde mevzuatın yeterince açık olmayan bir hükmünün yorumlanması gerekiyorsa, bu hüküm işçinin yararı gözetilerek, işçi lehine karara bağlanır. (Mevzuatta açık ve seçik bir hükmün bulunmaması koşuluna bağlıdır)
ÜNİTE 2
İş Hukukunun Yazılı Kaynakları : Kanunlar, tüzükler, yönetmelikler, genelge, bakanlar kurulu kararları, resmi tebliğ ve genel emirler..
Yazısız Kaynaklar : Gelenekler, örf ve adetler.
Yardımcı Kaynaklar : Kazai içtihatlar ___ mahkeme kararları
Bilimsel içtihatlar __ ilmi görüşler
İş Hukukunun Kendine Özgü Kaynakları :
1)Bireysel İş Sözleşmesi
2)Toplu İş Sözleşmesi : İşçi ve İşveren sendikaları arasındaki iki taraflı bir sözleşme türüdür.
3)İşyeri İç Yönetmelikleri : İşveren tarafından hazırlanır.Toplu iş söz.nin eki,uzantısı niteliğindedir.
Ayrıca "Çalışma Koşulu Haline Gelen İşyeri Uygulamaları" da iş hukukunun kendine özgü kaynakları olarak kabul edilmektedir.Örneğin ;her yılbaşında çalışanlara ikramiye verilmesi..
KANUNLAR 2'YE AYRILIR:
1.GENEL KANUNLAR : - Türkiye Cumhuriyeti Anayasası - Maden Kanunu- Borçlar Kanunu -Umumi Hıfzısıhha Kanunu - Türk Medeni Kanunu -Belediyeler Kanunu
2.ÖZEL KANUNLAR : - 4857 Sayılı İş Kanunu: Bireysel iş ilişkileri bu kanunun hükümleri ile düzenlenir.
- 854 Sayılı Deniz İş Kanunu
- 5953 Sayılı Basın Mesleğinde Çalışanlar ile Çalıştıranlar Arasındaki Münasebetlerin Tanzimi Kanunu
4857 SAYILI İŞ KANUNUNUN UYGULAMA ALANI: İşler, İş İlişkileri, Kişiler ve İşyeri yönünden ayrı ayrı ele alınır.
Hangi İşlere Ve İş İlişkilerine Uygulanmaz?
1-Deniz Ve Hava Taşıma İşleri :Gemi kaptanı , uçağın hostesleri veya pilotları İK.'nın uygulama alanı dışındadır.
Ancak "Kıyılarda veya liman ve iskelelerde gemilerden karaya veya karadan gemilere yapılan yükleme boşaltma işleri, havacılığın bütün yer tesislerinde yürütülen işler" İK.'nın uygulama alanına girecektir.
2-Halı,kilim,dokuma gibi bir el sanatı işi, ev çatısı altında değil de kiralanan bir mekanda sürdürülüyorsa yada o iş de aile üyeleri ve akrabalar dışında sözgelimi bir komşu çalıştırılıyorsa İ.K.'ya tabi olacaktır.
3-Ev hizmetlerinde çalışan hizmetçi, kahya, vb. kişiler tarafından sürdürülen işler İ.K 'ya tabi değildir.
4-Çırak olarak çalıştırılan kişiler ile onları çalıştıranlar arasındaki hukuki ilişki , çıraklık mukavelesi olarak adlandırılan bir sözleşme ile kurulur.
5-İ.K. hükümleri profesyonel sporculara uygulanmaz.
6-Rehabilite edenler.
İşveren Vekili : Kendisine verilen yetki sınırları içinde işvereni temsilen onun adına işletmeyi yönetir.Ancak, Kanun işveren vekilinin, işveren adına işçilere yönelik aldığı tüm karar ve sürdürdüğü uygulamalardan doğrudan işvereni sorumlu tutar. Bir işletmede işveren, birden çok kişiye bu alanda yetki verebilir,kanuna aykırı değildir.
Alt İşveren : Müteahhit veya taşaron olarak ifade edilirler.İşletmelerde inşaat, temizlik, özel güvenlik, boya-badana vb. işleri çoğu kez alt işverenlerle yapılır.Kanun alt işvereni, kendi işçilerine karşı asıl işveren ile birlikte sorumlu tutmuştur. İşçileri korumak amacıyla öngörülmüş bulunan, ortak ve zincirleme (müteselsil) nitelikteki bu sorumluluk önem taşır.
İşyeri : İşin fiilen yapıldığı yerdir.
Eklentiler : Dinlenme, çocuk emzirme, yemek, uyku,muayene gibi eklentiler işyerinden sayılmaktadir.
Araçlar : İşyerinde işin yürütülmesi için gerekli olan, sabit veya hareketli her türlü araçlar işyerinden sayılır.
-Bir bankanın İst.daki merkezi yönetim birimi ile çeşitli illerdeki şubeleri tek işyeri olarak kabul edilemez.Banka şubeleri, müstakil işyerleridir.
-Şehirlerarası yolcu taşıma hizmeti gören bir işletmenin yolcu taşıyan otobüsü, işyeri niteliği taşır.
ÜNİTE 3
İş sözleşmesinin 3 önemli unsuru vardır.Bunlar;İş,Ücret ve Bağımlılık unsurlarıdır.
İş Sözleşmesinin Başlıca Türleri:
a)Sürekli ve Süreksiz İş Sözleşmeleri:"Niteliği bakımından en çok 30 gün süren işlere süreksiz iş, daha uzun süren işlere ise sürekli iş" denir.
b)Belirli Ve Belirsiz Süreli İş Söz. :Sürenin ne zaman sona ereceği anlaşılabiliyorsa belirli süreli, süre konmamışsa ve durumdan da anlaşılamıyorsa belirsiz süreli iş sözleşmesi yapılmıştır.
c)Tam ve Kısmi Süreli İş Sözleşmeleri:İşçinin normal haftalık çalışma süresi (45 saat) üzerinden yapılan sözleşmelere tam süreli, daha kısa belirlenmesi halinde ise kısmi süreli iş sözleşmesi denir.
d)Çağrı Üzerine Çalışmaya Dayalı İş Sözleşmeleri:Kısmi süreli bir iş sözleşmesidir.Yazılı olarak yapılmalıdır.Çağrı üzerine çalışma ilk olarak 4857 sayılı İş Kanunu ile Türk hukukuna girmiştir.İşçinin ne kadar süreyle çalışacağını taraflar belirlemedikleri takdirde, haftalık çalışma süresi 20 saattir.
e)Deneme Süreli İş Sözleşmeleri
eneme süresi en çok 2 aydır.Taraflar anlaşırsa toplu iş söz.yle deneme süresi en çok 4 aya kadar uzatılabilir.deneme süresi kararlaştırılmış iş sözleşmelerine deneme süreli iş sözleşmesi denir. f)Takım Söz.İle Oluşturulan İş Söz:Birden çok işçinin meydana getirdiği bir takımı temsilen bu işçilerden birinin takım kılavuzu sıfatıyla işverenle yaptığı sözleşmeye takım söz. denir.Yazılı olarak yapılması gerekir.Sözleşmede her işçinin kimliği ve alacağı ücret ayrı ayrı gösterilir.
Çıraklık sözleşmesi ve 1 yıl veya daha uzun süreli iş sözleşmelerinin de yazılı olarak yapılması zorunludur.
Ancak,belirli süresi bir yıldan az olan iş söz. ile , belirsiz süreli iş söz. herhangi bir şekil şartına bağlanmamıştır.
GEÇİCİ İŞ İLİŞKİSİ:İşverenin işçisini bir başka işverene devrettiği bir iş ilişkisidir.Geçici iş ilişkisi 6 ayı geçmemek üzere yazılı olarak yapılır, gerektiğinde en fazla iki defa yenilenebilir.
İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA ZORUNLULUĞU
- Yeni İşe Alma Zorunluluğu :İşverenler 50 veya daha fazla işçi çalıştırdıkları işyerlerinde her yılın Ocak ayı başından itibaren yürürülülüğe girecek şekilde Bakanlar Kurulu'nca belirlenecek oranlarda özürlü ve eski hükümlü,terör mağduru çalıştırmakla yükümlüdürler. Bu işçilerin toplam oranı %6'dır.
Kamu işyerlerinde; özürlüler için %4 , eski hükümlüler için %2,
Özel sektör ; özürlüler için %3 , eski hükümlüler için %1, terör mağdurları için %1. ( Kalan %1'lik oranı işveren kendi tercihine göre kullanır)
-Tekrar İşe Alma Zorunluluğu :
1)İşveren toplu işçi çıkarma durumunda kalabilir.İşveren toplu işçi çıkarmanın kesinleşmesinden itibaren 6 ay içinde aynı nitelikte iş için işçi almak istediği takdirde, toplu işçi çıkarma kapsamında işten çıkarılanlara işe alınmada öncelik verir.
2)Sakatlanarak yani malulen işyerinden ayrılan bir işçinin sakatlık durumu ortadan kalkarsa, eski işine tekrar alınması gerekir.İşyerinde bu iş için boş ve uygun kadro bulunması ve bu işçinin işe tekrar alınmasını istemesi gerekir.
3)Sendikal görev nedeniyle işten ayrılan işçi yöneticilik görevinin sona ermesinden itibaren 3 ay içinde eski işyerine başvurması gerekir.
4)(Muvazzaf)Mecburi askerlik görevi dışında silah altına alınmak için işyerlerinden ayrılanların iş sözleşmeleri hemen sona ermez, bir süre askıda kalır.En az 1 yıl kıdemi olan işçinin iş söz.i 2 ay süreyle askıda kalır. ancak bu süre sonunda fesih gerçekleşir.Kanuni görevin sona ermesinden başlayarak, 2 ay içinde işçinin başvurması halinde,işveren bu işçiyi öncelikle işe almak zorundadır.
5)Hastalanan gazetecilerin iş sözleşmeleri 6 ay süreyle feshedilemez.Gazeteci ancak vazife göremeyecek duruma düşmüşse işten çıkartılabilir.İşten çıkarılan gazeteci fesihten itibaren bir yıl içerisinde iyileşebilir ve yeniden işe girmek için başvuruda bulunursa boş yer olması halinde tekrar işe alınır.
İŞ SÖZLEŞMESİ YAPMA YASAĞI
- Küçük İşçilere İlişkin Yasaklar: 14 yaşını doldurmuş,ilköğretimini tamamlamış olan çocuklar okullarına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilirler. 16-18 yaş arasındaki çocuklar ağır işlerde çalıştırılamaz.
- Kadın İşçilere İlişkin Yasaklar :Kadın işçilerin doğumdan önce 8 , doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 haftalık süre çalıştırılmamaları esastır.Doktorun onayı ile doğumdan önceki 3 haftaya kadar işyerinde çalışabilir.Bu durumda kadın işçinin çalıştığı süreler, doğum süresi sürelere eklenir.
- Yabancı İşçilere İlişkin Yasaklar :Bazı meslekleri Türklerden başkalarının yapması yasaktır.Ayrıca yabancılar Türkiye!de çalışmaya başlamadan önce izin almak zorundadırlar.
İş Sözleşmesinin Hükümsüzlüğü:İş sözleşmesinin yapılmasında tarafların gerekli ehliyete sahip olmaları gerekir.bunlar tam olarak gerçekleşmezse işi söz. geçersiz sayılabiir veya iptal edilebiilr.
-İş Sözleşmesinin Geçersizliği :Tarafların ehliyeti ile ilgili noksanlıklar ve şekil noksanları,hukuka ve ahlaka aykırılık durumları iş sözleşmesinin geçersizliği sonucunu doğurur.böyle bir durumda iş söz. daha başlangıçta ölü doğmuş kabul edilir ve hukuken geçerli olamaz. (mutlak butlan) Bazen geçersizliğe yol açan noksanlık ve aykırılık iş söz.nin tamamına değil de yalnızca bir kısmına ilişkin olabilir. bu durumda sadece sözleşmenin bu kısmı geçersiz sayıır. (kısmi butlan)
-İş Sözleşmesinin İptal Edilebilmesi:İş sözleşmesinin yapıldığı sırada işçi veya işverenin iradeleri hata,hile,ikrah ve gabin nedeniyle sakatlanmışsa bu iş söz. iptal edilebilir.İş söz. başlangıçta hukuken geçerli olarak meydana gelmiştir.ancak iş söz.i devam etmekteyken taraflar sözleşmeyi isterlerse iptal edebilirler. ( nispi butlan)
Geçersiz bir iş söz. ile iptal edilebilir bir iş söz. arasında önemli farklar vardır;
1)Geçersiz bir iş söz.i işçi ile işveren istese bile geçerli bir iş söz.i olamaz.. (kadın işçiye yasaklanmış bir iş için yapılmış iş söz.i gibi..)
Halbuki hata,hile,ikrah ve gabin tesiri altında meydana gelen ve bu nedenle iptal edilebilir bir iş söz.sini, işçi ve işveren isterlerse geçerli bir iş söz.i haline getirebilirler.örn;rapor alınması gerekirken yanılgı sonucu raporsuz çalıştıtırlan bir işçi bu nedeni ileri sürerek iş söz.nin iptalini isteyebilir.Buna karşılık işçi ve işveren durumu telafi etmek için anlaşırlar ve eksik olan rapor tamamlanırsa iş söz.i iptal edilebilir olmaktan çıkar ve hukuken geçerli hale gelir.
2)Geçersiz iş söz.nde zaman aşımı sözkonusu değildir.Yani Geçersizlik her zaman ileri sürülebilir.İptal edilebilr iş söz.nde ise, zaman aşımı olayın meydana gelmesinden itibaren 1 yıl, olayın öğrenilmesinden itibaren 6 iş günüdür.
İŞ SÖZLEŞMESİNDE TARAFLARIN BORÇLARI
İşçinin Borçları :
- Çalışma Borcu
- Bizzat Çalışma Borcu
- Özenle Çalışma Borcu
- İşverene Bağımlı Şekilde Çalışma Borcu:İşi yaparken kendi bildiği,istediği gibi değil, işverenin istediği şekilde yapma zorunluluğudur.
- Sadakat Borcu :İşçinin işverenin menfaatlerini koruması , mesleki sırlarını koruması.
- Disiplin Borcu :İşçinin işyerinin kurallarına uyma zorunluluğudur.
İşverenin Borçları:
-Ücret Ödeme Borcu :Ücretin Türk parası ile ve en geç ayda bir ödenmesi gerekir.Ücreti işveren veya işveren vekili ödeyebileceği gibi 3.şahıslar da ödeyebilir.Lokantalarda servis karşılığı müşterilerin ödediği paralar buna örnektir.
-İş Sağlığı Ve İş Güvenliği Tedbirlerini Alma Borcu : İşverenler, işyerinde meydana gelen iş kazasını ve tespit edilecek meslek hastalığını en geç 2 işgünü içinde yazı ile, ilgili Bölge Müdürlüğü'ne bildireceklerdir.
-İşe Uygun İşçi Çalıştırma Borcu :İşverenler yaş,cinsiyet,kıdem,eğitim,mesleki ve fiziksel ve ruhsal sağlık gibi faktörleri dikkate almalıdırlar.
-İş Nedeniyle Zarar Gören İşçiye Ait Alet,Taşıt Ve Hayvanları Tazmin Borcu :Bazı istisnai hallerde işçi kendi aletleriyle çalışabilir. İşveren işçinin iş nedeniyle bozulan zarar gören aletlerinin yada sakatlanan hayvanlarını tazmin etmek zorundadır.
-Eşit Davranma Borcu
-İşçinin Buluşlarından Ötürü Ödeme Yapma Borcu :Ekonomik değeri olan, işveren öneml, avantajlar sağlayan bir buluş gerçekleştiren işçilere, işveren bir ödeme yapmakla yükümlüdür.
ÜNİTE 4
ÜCRETİN UNSURLARI NELERDİR
- Bir İş Karşılığında Ödenmesi:Ücret iş karşılığında ödenir.Bir iş karşılığı olmaksızın ücret ödenmesini gerektiren durumlara hafta tatili, ulusal bayram ve genel tatiller,yıllık ücretli izni örnek olarak verebiliriz.
-İşveren yada Üçüncü Kişiler Tarafından Ödenmesi: 3.kişilerden kastedilen; işçiyle aralarında iş söz. ilişkisi olmayan, hizmetin sunulduğu kişilerdir.Ücretin 3.kişiler tarafından ödenmesine en tipik örnek, yüzde usulü ile ücretin ödenmesidir.
-Para Olarak Ödenmesi:Asıl ücret, işin karşılığını ifade eden ücrettir.Dar anlamda ücret,asıl,kök,temel,çıplak, baz ücreti ifade etmektedir.
ÜCRET SİSTEMLERİ
Zamana Göre Ücret:En eski ve en yaygın ücret sistemidir.30 gün kabul edilen bir aylık çalışma süresi için işçiye bir ücret belirlenmektedir.
Akort Ücret :Yapılan işin sonucuna göre hesaplanan,üretilen mal miktarına bağlı olarak işçiye ödenen ücret sistemidir.İşçinin aldığı ücrert, gerçekten çalışmasını karşılığı olan ücrettir.
Yüzde Usulü Ücret:Otel,lokanta,eğlence yerleri gibi hizmet sektöründe faaliyet gösteren işyerlerinde uygulanan ücret sistemidir.
Götürü Ücret :Yapılması gereken bir iş ve işin karşılığında belirlenmiş bir ücret sözkonusudur.
Primli Ücret :Prim, işçinin bireysel olarak veya bir grup içinde üstün çaba göstererek başarılı bir şekilde yapmış olduğu işi ödüllendirmek için yapılan ek ücrettir.
Komisyon Ücret :İşçinin yaptığı işin miktarına bağlı maktu veya yüzde olarak ödenen ücret sistemidir.
Kardan Pay Alma :İşçiyi işverene bağlamak, işçinin verimini artırmak,işçiye aidiyet duygusu hissettirmek için uygulanan ücret sistemidir.
Ücretin Ödenme Zamanı: (1 hafta - 1 ay) İşçi ücretlerinin en geç 1 ay içinde ödenmesi gerekir.ancak ödeme süresinin bir haftaya kadar indirilebileceği düzenlenmiştir.ödeme gününün tatile denk gelmesi halinde, tatil gününü takip eden ilk iş gününde ödemenin yapılması gereklidir.
Asgari Ücretin Belirlenmesi: Asgari ücret, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca Asgari Ücret Tespit Komisyonu aracılığı ile en geç 2 yılda bir belirlenir.
Asgari Ücret Tespit Komisyonu , en az 10 üyesinin katılmasıyla toplanır.
Ücrete İlişkin Zamanaşımı Ve Faiz:İşçi ücretleri için zamanaşımı 5 yıldır. Her ücret alacağı , her ay için, ayrı ayrı 5 yıllık zamanaşımına tabidir.
ÜCRETİN KORUNMASI
-Ücretin Haczedilememesi,Devir ve Temlik Edilememesi:İşçilerin aylık ücretlerinin dörtte birinden fazlası haczedilemez veya başkasına devir ve temlik olamaz.Ancak, nafaka borcu sebebiyle işçi ücretinin dörte birinden fazlası haczedilebilir.
-Ücretin İmtiyazlı Alacak Olması:Bir işverenin 3.kişiye karşı olan borçlarından dolayı işyerindeki mallar,kıymetler üzerinde yapılacak haciz ve icra takibi, bu işyerinde çalışan işçilerin icra kararının alındığı tarihten önceki 3 aylık dönem içindeki alacaklarını karşılayacak kısım ayrıldıktan sonra, kalan kısmı üzerinde hüküm ifade edecektir.
-İşçilerin Kanuni İpotek Hakkı:Yapı işlerinde çalışan işçilerin ücretlerinin korunmasına ilişkin bir düzenlemedir.ücretleri ödenmeyen inşaat işçileri çalıştıkları inşaat üzerinde ücretleri ödeninceye kadar ipotek haklarını koruyabilirler.
-Ücretten İndirim Yapılamaması
-Çalışmadığı Halde İşçiye Ücret Ödenmesi: 3'e ayrılır.
İşverenin İşi Kabulden Kaçınması(İşverenin Temerrüdü):İşçinin işi yapmaya hazır olmasına rağmen işverenin işçinin hizmetini kabulden kaçınması halidir.İşverenin işi kabulden kaçınması halinde, işçi çalışma borcunu yerine getirmeksizin ücretini isteyebilir.İşveren haklı bir sebepten temerrüde düşmüş ise,bu durumda işçi ücret isteyemez.Örn;yangın,sel,doğal afet işverenin temerrüde düşmesinin haklı sebepleridir.
İşçinin İşi Yapmasının İmkansız Hale Gelmesi:İşçinin hastalık,kaza,hamilelik,askerlik gibi durumlardan ötürü işi yapmasının imkansız hale gelmesi sözkonusu olabilir.İşçinin hastalanması halinde aylık ücret alanların ücretleri tam olarak ödenir.Hamile kadın işçiye izinli olduğu sürede ücret ödenmez.Kısmi veya genel seferberlik sebebiyle silah altına alınan gazetecinin 3 ay boyunca ücretini alacağı da düzenlenmiştir.
Zorlayıcı Sebepler: İşçiyi işyerinde bir haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı bir sebebin ortaya çıkması halinde çalıştırılamayan işçiye bekleme süresi içinde bir haftaya kadar her gün için yarım ücret ödeyecektir.
ÜCRET KESİNTİSİ : İşçi ücretlerinden yapılacak kesintiler, bir ayda 2 gündelikten fazla olamaz.
ÜNİTE 5
Haftalık ve günlük çalışma süresi: En çok 45 saattir.Kanundaki bu hüküm "nisbi emredici norm" * niteliğindedir.Günlük çalışma süresi 7,5 saat-9 saat arasında değişen bir süre olarak karşımıza çıkar.
*Nisbi emredici norm: İşçi aleyhine değiştirilemeyen, fakat işçinin lehine olacak şekilde her zaman değiştirilmesi mümkün olan kanun hükümleridir.
Denkleştirme Modeli (Süresi): İşçi , haftanın belirli günlerinde yoğun çalışmasının karşılığında, diğer günlerini dinlenerek veya normal çalışma süresinden az çalışarak geçirebilmesi mümkün olmaktadır. Denkleştirme süresi, 2 ay için uygulanacak olmakla beraber toplu iş söz. ile 4 aya kadar uzatılabilecektir.
Dönemsel Çalışma Süreleri:Bazı işlerin gereğince çalışma süresinin haftalık çalışma günlerine bölünmesi mümükün değildir.Karayolları,demiryolları,deniz,göl,akarsu larda hareket halindeki taşıtlarda yapılan işlerde...
Telafi Çalışması:Günlük en çok çalışma süresini yani 11 saati aşmamak koşulu ile, günde 3 saatten fazla olamaz ve tatil günlerinde telafi çalışması yaptırılamaz.
Kısa Çalışma Süresi:Genel ekonomik kriz veya zorlayıcı sebeplerle işyerindeki haftalık sürelerini geçici olarak en az 3 te 1 oranında azaltan veya işyerinde faaliyeti tamamen durduran veya kısmen durduran işveren, durumu gerekçeleri ile birlikte, hemen, Türkiye İş Kurumuna varsa toplu iş söz. tarafı sendikaya bir yazı ile bildirmelidir.İşyerinde en az 4 hafta işin durması veya kısa çalışma hallerinde işçilere çalıştırılmadıkları süre için işsizlik sigortasından kısa çalışma ödeneği ödenecektir.
ÇALIŞMA SÜRESİNDEN SAYILAN DURUMLAR
a)Çalışma Yerlerine Ulaşma Ve Buralardan Çıkışlarda Geçen Süre: Madenlerde,taş ocaklarında yahut yeraltında ve su altında çalışılacak işlerde işçilerin kuyulara, dehlizlere inmeleri,girmeleri ve çıkmaları için gereken süreler çalışma süresinden sayılır.
b)Başka Bir Yerde Çalıştırılmak Üzere Gönderilen İşçinin Yolda Geçirdiği Süreler: İşçilerin, işveren tarafından işyerlerinden başka bir yerde çalıştırılmak üzere gönderilmeleri halinde geçen süreler çalışma süresinden sayılır.
c)İşçinin İşe Hazır Beklediği Süreler: İşçinin, çıkacak işi bekleyerek boşa geçirdiği süreler günlük çalışma süresinden sayılır.
d)İşçinin Asıl İşini Yapmaksızın Geçirdiği Süreler: İşçinin, işverenle ilgili herhangi bir yerde meşgul edilmesi suretiyle asıl işini yapmaksızın geçirdiği süreler işçinin günlük çalışma süresinden sayılır. ( işçinin, zaman zaman işverenin özel işleriyle görevlendirilmesi gibi..)
e)Kadın İşçilerin Emzirme Süresi: Günde toplam 1,5 saat süt izni verilir ve kadın işçinin günlük çalışma süresinden sayılır.
ARA DİNLENMESİ
4 Saat ve daha kısa süreli işlerde ; 15 dakika
4 Satten fazla 7,5 saate kadar (7,5 saat dahil) ; yarım saat
7,5 saatten fazla süreli işlerde; 1 saattir..
GECE ÇALIŞMASI: Gece en geç saat 20.00'de başlayarak en erken sabah saat 06.00'ya kadar geçen , en fazla 11 saat süren dönemdir. İşçilerin gece çalışmaları 7,5 saati geçemez. Gece çalıştırılan işçiler , en geç 2 yılda bir defa, işveren tarafından periyodik sağlık kontrolünden geçirilmelidir.
Postaların Düzenlenmesi: Gece ve gündüz çalışan, postaları değiştirilecek işçinin kesintisiz olarak en az 11 saat dinlenmesi gereklidir.
FAZLA ÇALIŞMA
Fazla çalışmayı haftalık 45 saati aşan çalışma olarak ifade edebiliriz.
FAZLA ÇALIŞMA SEBEPLERİ: - Genel Sebeplerle Fazla Çalışma: Ülkenin genel yararları veya üretimin artırılması, işverenin artan bir talebi karşılamak için yaptırdığı çalışmalar genel sebeplerle fazla çalışmadır. Her bir saat fazla çalışma için verilecek ücret, normal çalışma ücretinin %50 yükseltilmesiyle ödenir.
-Zorunlu Sebeplerle Fazla Çalışma: Bir arıza sırasında,zorlayıcı sebepler ortaya çaıktığında işçilerin hepsi yada bir kısmına fazla çalışma yaptırılabilir. Bu çalışmada süre sınırlaması yoktur. Arıza giderilinceye kadar, işyerinde normal çalışma düzeni sağlanıncaya kadar çalışma yapılacaktır.
-Olağanüstü Sebeplerle Fazla Çalışma: İşçi ve işverenin iradesi dışında, Bakanlar Kurulu'nun kararı ile gerçekleşmektedir. Süre sınırlaması yoktur.
Not: 18 yaşını doldurmamış işçilere ve kısmi süreli iş sözleşmesi ile çalışan işçilere fazla sürelerle çalışma yaptırılamaz.
HAFTA TATİLİ ÜCRETİNE HAK KAZANMA: -İş Kanunu Kapsamı İçinde Olmak
-Haftanın Tatilden Önceki İş Günlerinde Çalışmış Olmak
Ulusal Bayram Ve Genel Tatiller:Türkiye'de Ulusal Bayram, 29 Ekim'dir..Resmi ve özel işyerlerinin 29 Ekimde kapatılması zorunludur.Diğer tatil günlerinde sadece resmi daire ve kuruluşlar tatil edilirler.İşçi, ulusal bayram ve genel tatillerde çalışması halinde günlük ücretine + bir günlük ücret daha ilave olarak ödenmektedir.
Yıllık Ücretli İzne Hak Kazanma: Deneme süresi de içinde olmak üzere, ilk çalışmaya başladığı günden itibaren en az 1 yıl çalışmış olmak gereklidir.Kısmi süreli yada çağrı üzerine iş söz. ile çalışanlar yıllık ücretli izin hakkından tam süreli çalışanlar gibi yararlanır.
Ancak; süreksiz işlerde çalışanlara, işleri 1 yıldann az süren mevsim ve kampanya işlerinde çalışanlara yıllık ücretli izne ilişkin hükümler uygulanmaz.
Yıllık Ücretli İzin Süresi
- 1 yıldan 5 yıla kadar (5 yıl dahil) ; 14 gün
- 5 yıldan fazla 15 yıldan az olanlara ; 20 gün
- 15 yıl dahil ve daha fazla olanlara ; 26 gün 'den az olamayacaktır.
*** 18 ve daha küçük yaştaki işçilerle, 50 ve daha yukarı yaştaki işçilere verilecek izin süresi 20 günden az olamayacaktır. İzin süreleri bir parçası on günden az olmamak üzere en çok 3'e bölünebilir. İşçi izninde il dışına çıkacaksa, işveren 4 güne kadar ücretsiz yol izni vermek zorundadır.
Yıllık Ücretli İznin Kullanılması: İşçi yıllık ücretli iznini, kullanmak istediği zamandan en az 1 ay önce işveren yazılı olarak bildirecektir. İşveren , yıllık ücretli iznini kullanan işçiye izin dönemine ait ücretini, işçinin izne başlamasından önce, peşin olarak ödemek veya avans olarak vermek zorundadır. Yıllık ücretli izin ücretinde çıplak ücret esas alınacaktır.
ÜNİTE 6
15 yaşını doldurmamış olanlar çocuk işçi,
15 yaşını doldurmuş olanlar ile 18 yaşını doldurmamış olanlar arasında bulunanlar genç işçi, kabul edilir..
ÇOCUK VE GENÇ İŞÇİLERE İLİŞKİN DÜZENLEMELER
Çalıştırma Yasakları:Bar,kabare,kahve,gazino,hamam gibi işyerlerinde 18 yaşından küçükler çalıştırılamaz.Yasaklama kararı belediyelere bırakılmıştır.
-Yer ve Su Altında Çalıştırma Yasağı
-Sanayiye Ait İşlerde Çalıştırma Yasağı:18 yaşını doldurmamış gençlerin ve çocukların sanayiye ait işlerde gece çalıştırılmaları yasaktır.Ancak, sanayiye ait işlerde gündüz döneminde çalıştırılabilirler.
-Ağır ve Tehlikeli İşlerde Çalıştırma Yasağı: 16 yaşını doldurmamış çocuklar ve gençler, ağır ve tehlikeli işlerde çalışamaz.
Örnek:17 yaşındaki bir dansçı, özel bir tiyatroda, gece gösteriminde yer alabilir mi?
Cevap:Çocuk ve genç işçiler için getirilmiş olan gece çalışma yasağı sanayiye ait işlere yöneliktir.Sanayiye ait bir iş olmadığı için, 17 yaşındaki bir dansçı, özel bir tiyatroda, gece dönemlerinde bir oyunda yer alabilir.
-Sağlık Raporu Alma Zorunluluğu: Çocuk ve genç işçilerin, 18 yaşını dolduruncaya dek, her 6 ayda bir kez doktor muayenesinden geçmesi gereklidir. Raporlar işveren tarafından işyerinde saklanır.
-Yıllık Ücretli İzin Süresi Yönünden Koruma: 18 ve daha küçük yaştaki işçilere verilecek yıllık ücretli izin süresi 20 günden az olamaz.
1-) ÇOCUK İŞÇİLERE İLİŞKİN DÜZENLEMELER
En Az Çalıştırma Yaşı:15 yaşını doldurmamış çocukların çalıştırılması yasaktır ancak, 14 yaşını doldurmuş ve ilköğretimi tamamlamış olan çocukların gelişimlerine ve eğitimlerini sürdürenlerin okullarına devamına engel olmayacak hafif işlerde çalıştırılabilir. Okula devam eden çocukların eğitim dönemlerindeki çalışma sürelerinin eğitim saatleri dışında olmak üzere, günde en çok 2 saat ve haftada 10 saat olabileceği hükmü getirilmiştir. Temel eğitimini tamamlamış ve okula gitmeyen çocukların çalışma süreleri ise, günde 7, haftada 35 saatten çok olamaz.
2-)GENÇ İŞÇİLERE İLİŞKİN DÜZENLEMELER
15 yaşını tamamlamış, ancak 18 yaşını tamamlamamış işçiler, genç işçilerdir. 15 yaşını tamamlamış olanların çalışma süreleri, günde 8 ve haftada 40 saate kadar çoğaltılabilir.
İŞ İLİŞKİSİNİN KADINLAR YÖNÜNDEN DÜZENLENMESİ
Kadınlar iş yaşamına ilk kez işçi statüsü ile girmişlerdir.
Ücret Yönünden Korunma: Kanun'da kadın ve erkek işçiler arasındaki ücret eşitliği ilkesi aynı işin görülmesi yada işin eşit değerde olmasına bağlıdır.
İşin Düzenlenmesi Yönünden Korunma:3 ayrı alanda korunması öngörülür;
-Yer ve sualtında çalıştırılma yasağı
-Gece postalarında çalıştırılma yasağı: Kadın işçiler gece postasında 7,5 saatten fazla çalıştırılamaz.
-Ağır ve tehlikeli işlerde çalıştırılma yasağı
Not: Yukarıdaki 3 başlıkta çalışma değil, çalıştırılma yasağından söz edildiği görülür. Kanun bu alanda işvereni sorumlu tutmuştur.
İş Sözleşmesinin Feshi: Kadın işçi, evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde , iş sözleşmesini kendi arzusu ile sona erdirmek istediğinde kıdem tazminatı almaya hak kazanır. Kadın işçilerin evlilik dolayısıyla iş söz.ni fesh etmeleri, kıdem tazminatını alabilmelerini sağlayan bir fesih halidir. Kanun'da erkeklerin muvazzaf askerlik hizmeti dolayısıyla iş söz.ni fesh etmeleri, kıdem tazminatına hak kazandıran bir fesih halidir.
ANALIK DURUMLARI OLAN KADIN İŞÇİLERE İLİŞKİN ÖZEL DÜZENLEMELER:
1-Gebe Kadın İşçilerin Korunması:Gebe işçinin sağlık muayenesine gittiği günler, çalışılmış gibi sayılır.Gebe işçiler doğumdan önce 8, doğumdan sonra 8 hafta olmak üzere toplam 16 hafta çalıştırılamaz. Eğer, sağlık durumu uygun ise ve gebe işçi isterse, doğumdan önceki 3 haftaya kadar işyerinde çalıştırılabilir.Ancak , gebe işçinin çalıştığı süreler, doğum sonrasında çalıştırılmayacağı süreye eklenir.
2-Emzikli Kadın İşçilerin Korunması:Emzikli işçiye çalıştırılamayacağı 16 haftalık sürenin tamamlanmasından sonra, 6 ay'a kadar ücretsiz izin verilebilir. Kadın işçilere bir yaşından küçük çocuklarını emzirmeleri için günde toplam 1,5 saat süt izni verilir. Süt izinleri, çocuk 1 yaşını tamamladıktan sonra verilmez.
ÖZÜRLÜ,ESKİ HÜKÜMLÜ,TERÖR MA?DURU İŞÇİLERİN KORUNMASI
Kanunda işverenlerin hangi oranda özürlü, eski hük.,terör mağduru işçi istihdan edeceği her yılın Ocak ayı başından itibaren yürürlüğe girecek şekilde ,"Bakanlar Kurulu" tarafından belirlenir. İşçilerin toplam oranı %6' dır.Çalıştırılacak özürlü, eski hük.,terör mağduru sayısı saptanırken işyerinde çalışan tüm işçi sayısı esas alınır. İşverenin aynı il sınırları içinde birden çok işyeri bulunuyorsa, çalıştırmakla yükümlü olduğu özürlü, eski hük.,terör mağduru sayısı, tüm işyerlerinde çalıştırdığı toplam işçi sayısına göre hesaplanır. İşverenler, çalıştırmakla yükümlü oldukları işçileri "Türkiye İş Kurumu" aracılığıyla sağlarlar.
ÜNİTE 7
İŞ İLİŞKİSİNİN SON BULMASI VE SONUÇLARI
GENEL SEBEPLERLE SONA ERME : İş sözleşmesinin Borçlar Kanunu'nda gösterilen ve iş hukukuna özgü olmayan bazı sebeplerle sona ermesine genel sebeplerle sona erme adı verilmektedir.
1-) İş Sözleşmesinin Hükümsüzlüğü: İş sözleşmesinin yapılması sırasındaki eksiklikler veya sakatlıklar genel sebeplere bağlı olarak sözleşmenin geçersiz sayılması veya iptal edilmesi sonucunu ortaya çıkarmaktadır. Mutlak butlan, kısmi butlan, nispi butlan ( iptal edilebilirlik ) / ( bk: ünite 3 )
2-) Ölüm : İşçinin ölümüyle birlikte iş sözleşmesi sona erer. Diğer borçlarda olduğu gibi işçinin ölümüyle birlikte mirasçılara geçmektedir.İşverenin ölmesi halinde ise ; işverenin iş sözleşmesinden doğan borçları kişisel bir edim içermediğinden kural olarak iş söz.i sona ermez ve sözleşmeden doğan haklar ve borçlar mirasçılara geçer.
3-) Tarafların Anlaşması :Taraflar iş söz.ni her zaman sona erdirebilirler. İş söz.ni sona erdiren anlaşma açık olabileceği gibi , zımni (üstü örtülü) de olabilir. Mesela; 5 yıl süreli bir iş söz.ni taraflar anlaşarak 3.yılın sonunda sona erdirebilirler.
4-) Belirli Sürenin Bitimi : Belirli Süreli İş Söz.i sürenin dolması ile kendiliğinden sona erer.burada karşılıaşılabilecek bir durum; sürenin sona ermiş olmasına rağmen işçinin çalışmaya, işverenin de onu çalıştırmaya devam etmesidir.Bu durumda iş söz.i sükut (susma) ile yenilenmiş olur.Sona eren iş söz.i 1 yıl yada daha uzun süreli iş söz.i ise, en çok 1 yıl için uzar. 1 yıldan kısa süreli bir iş söz.i ise; iş söz.nin süresi kadar uzayacaktır. (örn;6 aylık söz. ise, 6 ay uzar) Sükut ile iş söz.nin sürekli yenilenmesi halinde ortaya çıkan sözleşmeye zincirleme iş sözleşmesi denir.
A) SÜRELİ FESİH ( BİLDİRİMLİ FESİH ) : Sadece, belirsiz süreli iş söz.i süreli fesih ile sona erdirilebilir. İşçilerin, işyerindeki çalışma süreleri ile orantılı olarak iş söz.i feshedildikten sonra belli bir süre daha çalışmalarını öngören sona erme şeklidir. İş söz.nin feshinden önce durumun karşı tarafa bildirlmesi gereklidir. Fesih bildirimi, tek taraflı bir bildirimdir, karşı tarafın kabul etmesine gerek yoktur. Bildirimin yazılı olarak ve imza karşılığında yapılması gereklidir.
Süreli Fesih Sebebi : 30 veya daha fazla işçi çalıştıran işyerlerinde (1.koşul) en az altı ay kıdemi olan işçinin (2.koşul) belirsiz süreli iş söz.i , işveren tarafından işçinin yeterliliği veya davranışları yada işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan geçerli bir sebebe dayanarak feshedilmesi gereklidir.
-İşçinin yeterliliği ve davranışları,işçinin kişiliği ile ilgili olan sebepleri oluştururken; işletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler de işyeri ile ilgili olmaktadır.İşçinin yetersizliğinden ve davranışlarından kaynaklanan sebepler ancak işyerinde olumsuzluklara yol açıyorsa geçerli fesih sebepleri olacaktır.
-İşletmenin, işyerinin veya işin gereklerinden kaynaklanan sebepler, işyeri dışından veya içinden kaynaklanan sebepler olarak iki yönde değerlendirilebilir. işyeri dışından kaynaklanan sebeplere ; enerji sıkıntısı, ekonomik kriz, İşyeri içi sebeplere ise; işyerinin daraltılması, yeni teknolojinin uygulanması, işyerinini bazı bölümlerinin iptal edilmesi örnek olarak verilebilir.
İşveren ; teknolojik, ekonomik,yapısal işyeri veya işin gerekleri sonucu toplu işçi çıkarmak istediğinde, bunu en az 30 gün önce bir yazı ile, işyeri sendika temsilcilerine, ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumu'na bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.
İ.K.'ya göre işyerinde çalışan işçi sayısı;
20 - 100 işçi arasında ise ; en az 10 işçinin,
101 - 300 işçi arasında ise ; en az %10 oranında,
301 ve daha fazla ise ; en az 30 işçinin işine son verilmesi toplu işçi çıkarma olarak kabul edilecektir.
İşyerinin bütünüyle kapatılarak kesin ve devamlı surette faaliyete son verilmesi halinde, işveren sadece durumu en az 30 gün önceden ilgili bölge müdürlüğüne ve Türkiye İş Kurumu'na bildirmek ve işyerinde ilan etmekle yükümlüdür.
Bildirim Süresi:
- İşi 6 aydan az sürmüş olan işçinin, bildirimin diğer tarafa yapılmasından başlayarak 2 hafta sonra,
- İşi 6 aydan - 1,5 yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin karşı tarafa yapılmasından başlayarak 4 hafta sonra,
- İşi 1,5 yıldan - 3 yıla kadar sürmüş olan işçi için, bildirimin karşı tarafa yapılmasından başlayarak 6 hafta sonra,
- İşi 3 yıldan fazla sürmüş olan işçi için, bildirimin yapılmasından başlayarak 8 hafta sonra feshedilmiş sayılır.
Bildirim Süreleri İçinde Tarafların Durumu: İşverenin bildirim süreleri içinde işinden ayrılan yada işinden çıkartılan işçiye yeni bir iş bulması için günde en az 2 saat iş arama izni vermek zorundadır.
Fesih Bildirimine İtiraz, Geçersiz Feshin Sonuçları : İş söz.i feshedilen işçi fesih bildiriminde sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı iddiası ile fesih bildiriminin tebliğ tarihinden itibaren 1 ay içinde İş Mahkemesinde dava açabilir. Feshin geçerli bir sebebe dayandığını işveren ispatlamak zorundadır. İşveren tarafından geçerli bir sebep gösterilmediği veya gösterilen sebebin geçerli olmadığı mahkemece veya özel hakem tarafından tespit edilerek feshin geçersizliğine karar verildiğinde, işveren, işçiyi 1 ay içinde işe başlatmak zorundadır. İşçinin mahkeme kararının kesinleşmesine kadar çalıştırılmadığı süre içinde en çok 4 aya kadar doğmuş bulunan ücret ve diğer hakları da kendisine ödenir.
İşçi, kesinleşen mahkeme veya özel hakem kararının tebliğinden itibaren 10 iş günü içinde işe başlamak için işverene başvuruda bulunmak zorundadır.İşçi bu süre içinde başvurmazsa, işveren tarafından yapılmış olan fesih, geçerli bir fesih haline gelir ve işveren sadece feshin hukuki sonuçları ile sorumlu olur.
Usulsüz Ve Kötüniyet Oluşturan Süreli Fesih
-Usulsüz Süreli Fesih : Bildirim şartlarına uyulmaksızın yapılan fesih, usulsüz süreli fesihtir.İş söz.ni fesheden işçinin veya işverenin bildirim süelerine uymaması halinde karşı tarafa bildirim süreleri tutarındaki ücreti ihbar tazminatı olarak ödeyecektir.
-Kötüniyet Süreli Fesih : İşçinin işveren hakkında şikayette bulunması veya işveren aleyhinde dava açması yada şahitlik yaptığı için iş söz.nin sona erdirilmesi gibi haller iş söz.nin kötüniyetli feshi olarak düşünülebilir.
B) DERHAL FESİH ( BİLDİRİMSİZ FESİH ) :Süreli fesih sadece süresi belirsiz olan iş söz.nde yapılabilirken, derhal fesih, hem süresi belirli olan hemde süresi belirsiz olan iş söz.nde yapılabilmektedir.
*** İşçi Yönünden Derhal Fesih Sebepleri ***
- Sağlık Sebepleri :
a) Bir işin yapılması, işin niteliğinden doğan bir sebeple işçinin sağlığı ve yaşayışı için tehlikeli olursa, işçi iş söz.ni derhal fesih ile sonlandırabilir.
b) İşçinin sürekli olarak yakından ve doğrudan görüştüğü işveren yada başka bir işçinin bulaşıcı bir hastalığa yakalanması halinde işçi derhal fesih hakkını kullanabilir.
- Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller Ve Benzerleri:
İşverenin, işçinin işi kabul etmesindeki esaslı noktalardan biri hakkında yanlış bilgi vermesi,İşverenin tacizde bulunması, işçinin diğer bir işçi veya 3.şahıs tarafından cinsel tacize uğraması ve bu durumu işverene bildirmesine rağmen gerekli önlemlerin alınmaması halinde,işçinin veya ailesinin hakkında namusuna dokunacak sözler söylemesi, işveren tarafından işçinin ücreti ödenmezse, işçi iş söz.ni derhal fesih ile sonlandırabilir.
-Zorlayıcı Sebepler : İşçinin çalıştığı işyerinde bir haftadan fazla bir süre ile işin durmasını gerektirecek zorlayıcı sebepler ortaya çıktığında işçi iş söz.ni derhal fesih ile sonlandırabilir.Zorlayıcı sebep; önceden tahmin edilemeyen dolayısıyla önlem alınamayan olaylardır.Deprem, su baskını gibi.. Zorlayıcı sebeple çalışamayan işçiye, işveren çalışamadığı sürenin ancak 1 haftası için yarım gündelik ücret öder.
**İşveren Yönünden Derhal Fesih Sebepleri**
- Sağlık Sebepleri : İşçinin kendi kastından ve düzensiz hayatından kaynaklanan sebeplerden doğacak devamsızlığın ardı ardına 3 işgünü veya 1 ayda 5 iş gününden fazla olması halinde, işveren işçinin iş söz.ni derhal fesih ile sonlandırabilir.
- Ahlak ve İyiniyet Kurallarına Uymayan Haller Ve Benzerleri:
İş söz.i yapıldığı sırada iş için gerekli vasıflar ve şartlar kendisinde bulunmadığı halde bunların kendisinde bulunduğunu ileri sürerek işçinin işvereni yanıltması halinde, işverenin veya ailesinin hakkında namusuna dokunacak sözler söylemesi,işçinin işverenin güvenini kötüye kullanması,hırsızlık yapması, işçinin işyerinde 7 günden fazla hapisle cezalandırılan bir suç işlemesi halinde, işçinin yapmakla yükümlü bulunduğu görevleri yapmaması,işçinin kendi isteği ile işin güvenliğini tehlikeye düşürmesi,makina veya başka eşyalara 30 günlük ücreti ile ödenmeyeek hasara uğratması, işçinin işverenden izin almaksızın veya haklı bir sebebe dayanmaksızın ardı ardına 2 işgünü veya 1 ayda 3 işgünü işine devam etmemesi halinde işveren işçinin söz.ni derhal fesih ile sona erdirebilir.
-Zorlayıcı Sebepler : İşçiyi işyerinde 1 haftadan fazla süre ile çalışmaktan alıkoyan zorlayıcı sebebin ortaya çıkması halinde, işveren işçinin söz.ni derhal fesih ile sona erdirebilir.Su basması, şiddetli kar sebebiyle işe gelememek işiç açısından zorlayıcı sebeptir.
Derhal Fesih Hakkını Kullanma Süresi : Ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerlerine dayanarak söz.yi fesih yetkisi için taraflar iki taraftan birinin bu çeşit davranışlarda bulunduğunu öbür tarafın öğrendiği günden başlayarak, 6 işgünü geçtikten ve fiilin olmasından itibaren 1 yıl geçtikten sonra kullanamayacaklardır. Burada, zamanaşımı süresi değil, hak düşürücü süre sözkonusudur.
İŞ SÖZLEŞMESİNİN SON BULMASININ SONUÇLARI
Ortaya çıkan sonuçlar; kıdem tazminatı ve çalışma belgesinin verilmesi' dir.
Kıdem Tazminatı : Bu uygulama Türk İş Hukuku'na ilk defa 1936 tarihli, 3008 sayılı İ.K. ile girmiştir.
Kıdem Tazminatının Koşulları: 3'e ayrılır.
-İş Kanunlarının Kapsamında Olmak : Süreksiz işlerde çalışanlar kıdem tazminatından yararlanamazlar.
-İş Sözleşmesinin Belirli Koşullarda Son Ermesi : İşçinin iş söz.i m.25/II 'de sıralanmış olan ahlak ve iyiniyet kurallarına uymayan haller ve benzerlerine dayanarak işveren tarafından feshedilmesi halinde işçi kıdem tazminatına hak kazanamayacaktır. İş söz.nin muvazzaf askerlik hizmeti sebebiyle sona ermesi, kadın işçinin evlendiği tarihten itibaren 1 yıl içinde iş söz.ni sona erdirmesi hallerinde kıdem tazminatına hak kazanırlar. İşçinin ölmesi, kıdem tazminatına hak kazandıran bir sona erme şeklidir.İşçinin ölüm sebebi önemli değildir. ( İntihar etmiş olsa bile önemli değildir ) Önemli olan ölüm olayının gerçekleşmiş olmasıdır.Bu durumda kıdem tazminatı kanuni mirasçılarına ödenecektir.Ancak ödemenin yapılabilmesi için mirasçıların birlikte istekte bulunmaları gereklidir. Belirli süreli iş söz.nin sürenin bitimi ile son bulması işçiye kıdem tazminatına hak kazandıran bir sona erme şekli değildir.
-Belirli Bir Süre Çalışmış Olmak : İşçinin kıdem tazminatına hak kazanması için ,işyerinde en az 1 yıl çalışmış olması gereklidir.Bu bir yıllık sürenin hesabında fiili çalışma süresi değil, takvim yılı dikkate alınmalıdır.İşyerinin devredilmesi, işverenin ölmesi sonucu işyerinin mirasçılara geçmesi,devletin el koyması gibi sebepler işçinin kıdemini etkilemez.
Kıdem Tazminatının Hesaplanması : Her yıllık çalışma için 30 günlük ücret tutarında kıdem tazminatı ödenir.Kıdem tazminatı, işçinin son ücretinin brüt tutarı üzerinden hesaplanmaktadır.
ÇALIŞMA SÜRESİ ( yıl olarak ) * GÜNLÜK ÜCRET * 30
Kıdem Tazminatının Tavanı : Ödenecek kıdem tazminatı miktarı Kanunda belirtilen tavanı aşmamalıdır. İş söz.i sona eren işçinin kıdem tazminatını talep hakkı 10 yıllık zaman aşımı süresine tabidir.
Çalışma Belgesinin Verilmesi : İşveren, işinden ayrılan işçiye işinin çeşidinin ne olduğunu ve süresini gösteren bir belge vermek zorundadır. Çalışma belgesi dışında, bonservis yada referans belgesi olarak adlandırılan belgeler de verilebilir. Çalışma ilişkisi sona ererken, işveren işçiden "ibra" belgesi almaktadır. Bu belge ile işçi, işyerinden herhangi bir alacağının kalmadığını belirtmektedir. İşçi bir alacağı kaldığına inanıyorsa, bu belgeye ihtirazi kayıt koyarak imzalamalıdır.
ÜNİTE 8
SENDİKALARIN KURULMASI VE YÖNETİLMESİ
Kuruluş Türleri ve Kurulma Koşulları :İşçi ve işverenlerin yalnızca sendika ve konfederasyon halinde örgütlenmelerine izin verilmiştir.Federasyon, birlik başka bir kuruluşun olanak yoktur.
Sendika : İşçilerin ve işverenlerin çalışma ilişkilerinde, ortak, ekonumik ve sosyal hak ve menfaatlerini korumak, gelişitirmek için meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip kuruluşlardır.
İşçi Sendikası : İşçi sendikaları;
• İşkolu esasına göre,
• Bir işkolunda işyerlerinde çalışan işçiler tarafından ve
• Türkiye çapında faaliyette bulunmak üzere kurulabilir..
Bir işyerinin girdiği işkolunun saptanması, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nca yapılır ve Bakanlık tespit ile ilgili kararını Resmi Gazetede yayımlar.
İşveren Sendikası : İşveren sendikaları ancak ;
• İşkolu esasına göre,
• Bir işkolunda işyerlerinde çalışan işverenler tarafından ve
Türkiye çapında faaliyette bulunmak üzere kurulabilir.
Kamu Görevlileri Sendikaları : Kamu görevlilerinin de sendika kurma hakkı vardır ancak grev hakkı tanınmamıştır.
Konfederasyon : "Değişik işkollarında (1.koşul ) en az 5 sendikanın bir araya gelmesi ( 2.koşul ) suretiyle meydana getirdikleri tüzel kişiliğe sahip üst kuruluşlardır" Ayrıca işçi ve işverenlerin kurabileceği tek sendikal üst kuruluştur.
Kuruluş İşlemleri : Sendika ve konfederasyonların kurulması yalnızca, hazırlanan tüzüğün, kanunda gösterilen diğer belgelerle birlikte sendika ve konfederasyonun merkezinin bulunduğu ilin valiliğine makbuz karşılığında bir dilekçe ile verilmesi koşuluna bağlıdır. Tüzük ve diğer belgelerin ilgili valiliğe verilmesi ile birlikte sendika yada konfederasyon tüzel kişilik kazanır. Bundan sonra kurucuların, tüzüğü ve ilk genel kurul toplantısına kadar sendika ve konfederasyonu sevk ve idare ile görevli kişilerin ad ve soyadlarını,mesleklerini, ikametgahlarını Ankara,İstanbul ve İzmir'de yayınlanan ve ülke çapında dağıtılan günlük bir gazetede 15 gün içinde ilan etmeleri gerekir.
SENDİKALARIN YÖNETİLMESİ
Sendikaların Organları : Sendikaların organları ; Zorunlu organlar ve İsteğe Bağlı ( İhtiyari ) Organlar'dır.
- Sendikaların, sendika şubelerinin ve konfederasyonların zorunlu organları ; "Genel Kurul, Yönetim Kurulu, Denetleme Kurulu ve Disiplin Kurulu'dur".
- İsteğe bağlı organlar ; Başkanlar Kurulu, Onur Kurulu, Temsilciler Kurulu, Araştırma Kurulu, Eğitim Kurulu'dur.
1-) GENEL KURUL : Sendikaların, sendika şubelerinin ve konfederasyonların en üst zorunlu organıdır.
2-) YÖNETİM KURULU : Sendika ve sendika şubelerinin yönetim kurulu ; en az 3 , en çok 9 üyeden, konfederasyonların yönetim kurulları ise ; en az 5, en çok 29 üyeden oluşur.
3-) DENETLEME KURULU : Sendikaların zorunlu organlarından Denetleme Kurulu, genel kurulca seçilecek 3 denetçiden oluşur.
4-) DİSİPLİN KURULU : Sendikaların zorunlu organlarından Disiplin Kurulu en az 3 , en çok 5 üyeden oluşur. Disiplin kurulu, üyelikten çıkarma dışındadkki ve ancak tüzükte gösterilen disiplin cezalarını verebilir. Üyenin sendika ve konfederasyondan çıkarılma kararı ise genel kurulca verilebilmektedir.
SENDİKALARDA YÖNETİCİLİK VE TEMSİLCİLİK
Sendika Yöneticiliği : Yönetim ve denetleme kurulu üyeleri yönetici sıfatını taşırlar. Konfederasyon, sendika ve sendika şubelerinin başkanları ve yöneticileri göreve seçildikten sonra 3 ay içinde kendilerinin, eşlerinin, çocukların mal varlığı bildirimini notere vermek zorundadırlar.
İşyeri Sendika Temsilciliği : İşyeri sendika temsilcisi atama yetkisi, toplu iş sözleşmesi yapmak üzere yetkisi kesinleşen sendikaya aittir.Yetkili sendika, işyerindeki işçi sayısına bağlı olarak sendika temsilcisi atayabilir. İşyeri sendika temsilcisi olarak atanacak kişilerin, sendikanın işyerinde çalışan üyeleri olmaları gerekir.
İşçi sayısı 50'ye kadar ise ; 1 temsilci
İşçi sayısı 51-100 arasında ise ; 2 temsilci
İşçi sayısı 101-500 arasında ise ; 3 temsilci
İşçi sayısı 501-1000 arasında ise ; 4 temsilci
İşçi sayısı 1001-2000 arasında ise ; 6 temsilci
İşçi sayısı 2000'den fazla ise ; 8 temsilci
İşyeri sendika temsilciliği görevini sona erdiren ilk sebep, işyeri sendika temsilcisi atamaya yetkili sendikanın yetkisini kaybetmesidir. Diğer sebepler ; temsilcinin sendika üyeliğinin sona ermesi, sendikanın işyeri sendika temsilcisini görevden alması yada temsilcinin kendi isteğiyle görevden ayrılması ve temsilcinin başka bir işyerine geçmesi halidir.
Sendikaların Tutacakları Defterler :Üye kayıt, karar, gelen ve giden evrak, zimmet, gelir ve gider, demirbaş, bilanço, aidat, envanter ve kesin hesap, genel kurul karar, denetleme kurulu karar, disiplin kurulu karar, yevmiye ve defteri kebir defterleri'dir...
Bu defterlerin her olağan genel kurulu izleyen 15 gün içinde notere onaylatılması zorunludur. Sendika ve konfederasyonlar defter ve belgeleri ilgili bulundukları yılı izleyen takvim yılından başlayarak, 10 yıl süreyle saklamak zorundadırlar.
Sendika ve konfederasyonların tutması gerekli fişler ise ; "üye kayıt fişi" ve "üye çıkış bildirimi.
KAYNAK http://www.acikogretim.in/ sitesinden alınmıştır. Emekleri için teşekkürler. Düzenli ve güzel site tüm arkadaşlara tavsiye ediyorum.
Türk vergi sistemi açıköğretim dersi soru ve cevapları
11/11/2008 · Kategori: A_ikogretim
A) Net artış teorisi
B) Kaynak teorisi
C) Bölüşüm teorisi
D) Ayrım teorisi
E) Tüketim teorisi
2-) İkametgâhı Türkiye’de olmayan veya bir takvim yılında Türkiye’de altı aydan az kalan yabancı uyrukluların Gelir Vergisi Kanunu açısından niteliği aşağıdakilerden hangisidir?
A) Vergi sorumlusu
B) Daimi temsilci
C) Dar mükellef
D) Tam mükellef
E) İradi temsilci
3-) Vergi alacağının doğması için aşağıdakilerden hangisi gereklidir?
A) Verginin tarh edilmesi
B) Verginin tahakkuk ettirilmesi
C) Verginin tahsil aşamasına gelmesi
D) Vergiyi doğuran olayın meydana gelmesi
E) Tarih ve tebliğ edilen verginin mükellef tarafından yargı organlarına götürülmesi
4-) Aşağıdakilerden hangisinin geliri ticari kazanç sayılmaz?
A) Müteahhitler
B) Emlak komisyoncuları
C) Coberler
D) Taşeronlar
E) Gümrük komisyoncuları
5-) Zirai faaliyetle uğraşan kollektif şirketin ortaklarının geliri aşağıdakilerden hangisine göre kazanç sayılır?
A) Zirai kazanç
B) Ticari kazanç
C) Serbest meslek kazancı
D) Menkul sermaye iradı
E) Gayrimenkul sermaye iradı
6-) Aşağıdakilerden hangisi zirai kazanç sayılmaz?
A) Arıcılık
B) Yarıcılık
C) Seracılık
D) Çiçekçilik
E) Balıkçılık
7-) Gayrimenkul sermaye iradında hangi tür kira gelirlerine götürü gider esası uygulanmaz?
A) Mesken kira gelirine
B) Arsa kira gelirine
C) İşyeri kira gelirine
D) Hakların kira gelirine
E) Arazinin kira gelirine
8-) Yönetim ve denetim kurulu başkan ve üyelerine ödenen huzur hakkı aşağıdakilerden hangisine göre gelir sayılır?
A) Ticari kazanç
B) Serbest meslek kazancı
C) Ücret
D) Gayrimenkul sermaye iradı
E) Diğer kazanç ve irat
9-) Muhtasar beyanname ne zaman verilir?
A) Ertesi ayın 20’si akşamına kadar.
B) Ertesi ayın 23’ü akşamına kadar
C) Ertesi ayın 25’i akşamına kadar
D) Ertesi ayın sonuna kadar
E) O yılın sonuna kadar
10-) Verginin, kanunda gösterilen matrah ve oranları üzerinden miktarının hesaplanması için yapılan idari işleme ne denir?
A) Tahakkuk
B) Tebliğ
C) Tarh
D) Tahsil
E) Terkin
11-) Aşağıdakilerden hangisinin geliri kurumlar vergisine tabi değildir?
A) Anonim şirket
B) Limited şirket
C) Adi komandit şirket
D) Eshamlı komandit şirket
E) İş ortaklığı
12-) Kurum kazancının tespitinde GVK’da belirtilen hangi kazanca ilişkin hükümler uygulanır?
A) Ticari kazanç
B) Zirai kazanç
C) Serbest meslek kazancı
D) Menkul sermaye iradı
E) Diğer kazanç ve irat
13-) Limited şirketler en az ve en çok kaç ortak tarafından kurulur?
A) 2 – 25
B) 2 – 30
C) 2 – 40
D) 2 – 50
E) 5 – 50
14-) Risturn istisnasından aşağıdakilerden hangisi yararlanır?
A) Kooperatifler
B) Anonim Şirketler
C) Limited Şirketler
D) İş Ortaklıkları
E) Eshamlı Komandit Şirketler
15-) Aşağıdakilerden hangisi, kurum kazancının tespitinde gider olarak indirilir?
A) İhtiyat akçeleri
B) Gecikme zamları
C) Vergiden muaf kazanca ait giderler
D) Sözleşme gereğince ödenen tazminatlar
E) Örtülü kazançlar
16-) Aşağıdakilerden hangisi ilk tesis ve örgütlenme gideri olarak kurum kazancından indirilir?
A) Bina alımı
B) Bilgisayar alımı
C) Makine alımı
D) Arsa alımı
E) Piyasa araştırma gideri
17-) Tasfiye durumunda aşağıdakilerden hangisi servet değeri kavramına dönüşür?
A) Gerçek aktif
B) Aktif toplamı
C) Öz sermaye
D) Amortismanlar
E) Mevcutlar
18-) İflasta tasfiyenin başlangıç tarihi aşağıdakilerden hangisidir?
A) İflasın ticaret siciline tescil tarihi
B) Genel kurulun iflası onayladığı tarih
C) İflasın mahalli gazetede yayınlandığı tarih
D) Yönetim kurulunun iflas kararı aldığı tarih
E) Ticaret mahkemesinin iflas kararı aldığı tarih
19-) Dar mükellef kurumların hangi gelirlerinde kaynakta vergi kesintisi yapılmaz?
A) Ticari kazanç
B) Serbest meslek kazancı
C) Ücret
D) Gayrimenkul sermaye iradı
E) Menkul sermaye iradı
20-) Hesap dönemi takvim yılı olan kurumlar beyannamelerini ne zaman verirler?
A) Ertesi yılın Ocak ayında
B) Ertesi yılın Mart ayında
C) Ertesi yılın Nisan ayında
D) Ertesi yılın Mayıs ayında
E) Ertesi yılın Haziran ayında
21-) Aşağıdakilerden hangisi harcamalar üzerinden alınan vergilerden biri değildir?
A) İstihlak vergisi
B) Toplu muamele vergisi
C) Yaygın muamele vergisi
D) Katma değer vergisi
E) Servet vergisi
22-) Aşağıdakilerden hangisi KDV matrahına dahil edilmez?
A) Vade farkı
B) Servis bedeli
C) Ambalaj masrafı
D) İskonto
E) Sigorta gideri
23-) Ölüm Türkiye’de meydana gelmiş ve mirasçıları yurt dışında ise veraset ve intikal vergisi beyannamesi kaç ay içinde verilmelidir?
A) 4
B) 6
C) 8
D) 10
E) 12
24-) Ölüm dolayısı ile mirasçılara intikal eden miras paylarının vergilendirildiği subjektif nitelikteki servet vergisine ne ad verilir?
A) İntikal Vergisi
B) Tereke Vergisi
C) Miras Payı Vergisi
D) Ölüm Vergisi
E) Veraset Vergisi
25-) Veraset ve intikal vergisinde, veraset yoluyla intikallerde vergi hangi vergi dairesince tarh olunur?
A) Ölüm olayının vaki olduğu yerdeki vergi dairesi
B) Ölen kişinin ikametgâhının bulunduğu yerdeki vergi dairesi
C) Defterdarlığın belirleyeceği bir vergi dairesi
D) Ölenin nüfusa kayıtlı olduğu yerdeki vergi dairesi
E) Varislerin ikametgâhlarının bulunduğu yerdeki vergi dairesi
26-) Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin mükellefleri, satın aldıkları taşıtları nereye kayıt ve tescil ettiremezler?
A) Trafik şubelerine
B) Belediye siciline
C) Liman siciline
D) Sivil havacılık genel müdürlüğüne
E) İl özel idare siciline
27-) Motorlu Taşıtlar Vergisi’nin iki eşit taksitte ödendiği aylar hangisidir?
A) Ocak – Haziran
B) Ocak – Temmuz
C) Şubat – Haziran
D) Şubat – Temmuz
E) Mayıs – Kasım
28-) Devlet ormanları dışında kendi arazisini orman haline getiren kişiler kaç yıl süre ile geçici muafiyetten yararlanırlar?
A) 10
B) 15
C) 20
D) 30
E) 50
29-) Büyükşehir belediye sınırları içinde bulunan arsanın emlak vergi oranı binde kaçtır?
A) 10
B) 4
C) 6
D) 2
E) 1
30-) Bir araziye paylı mülkiyet halinde sahip olanlar arazi vergisinden ne şekilde sorumludurlar?
A) Hisseleri oranında
B) Her biri verginin tamamından zincirleme
C) Eşit miktarda
D) Yarı yarıya
E) Vergi sorumluluğu yoktur.
1-) B
2-) C
3-) D
4-) E
5-) B
6-) B
7-) D
8-) C
9-) A
10-) C
11-) C
12-) A
13-) D
14-) A
15-) D
16-) E
17-) C
18-) E
19-) A
20-) C
21-) E
22-) D
23-) B
24-) C
25-) B
26-) E
27-) B
28-) E
29-) C
30-) A
Açıköğretim türk vergi sistemi konu anlatımı Ünite 1-6 3. sınıf
11/11/2008 · Kategori: A_ikogretim
Gelir Vergisinde Mükellefiyet
Gelir Vergisinin konusu, gerçek kişilerin bir takvim yılında elde ettikleri kazanç ve iratların safi tutarıdır. G.V.K. kazanç ve iratları ticari kazanç, zirai kazanç, serbest meslek kazancı, ücret, menkul sermaye iradı, gayrimenkul sermaye iradı ve diğer her türlü kazanç ve iratlar olarak yedi başlık altında toplanmaktadır. G.V.K.nun anılan yedi kazanç ve irat türünde genel olarak net artış teorisini benimsediği görülür. Gelirin beş özelliği vardır. Buna göre gelir kişiseldir, yıllıktır, gerçektir, safidir ve harcama ve tasarrufların toplamıdır. Gelir vergisi mükellefleri, vergi konusu açıklanırken belirtildiği gibi, gerçek kişilerdir. Vergi mükellefiyeti tam ve dar mükellefiyet olarak iki bölümde incelenebilir. Vergiyi doğuran olay devlet açısından vergi alacağının doğuşunu belirlemesi bakımından çok önemli bir kavramdır. Vergi alacağı, vergi kanunlarının vergiyi bağladıkları olayın meydana gelmesi veya hukuki bir durumun tamamlanması ile ortaya çıkar. Bu nedenle G.V.K.'nda vergiyi doğuran olay gelir türlerinin bazılarında gelirin tahsili işlemin, bazılarında ise gelirin tahakkuku işlemine bağlanmıştır
ÜNİTE(2)
ticari kazanç
(Ticari Kazanç Kavramı ve Ticari Kazancın Tesbiti)
Ticari kazanç G.V.K.'nda her türlü ticari ve sınai faaliyetten doğan kazanç olarak tanımlanmıştır. Ticari kazancın öğesi olan ticari ve sınai faaliyetin sınırlarının tesbitinde genel olarak zirai ve serbest meslek kazancı türünden olmayan ve sermaye ile teşebbüs faktörlerinin karışımı bir organizasyonun sürekli olarak yapılması önem kazanmaktadır. Bunun yanında G.V.K.'nda özel olarak bazı kazanç türleri de ticari kazanç olarak kabul edilmiştir. Ticari kazancın gerçek usulde tesbiti bilanço veya işletme hesabı esasına göre yapılır. Bilanço esasına göre ticari kazanç işletmedeki öz sermayenin hesap dönemi sonu ve başındaki değerleri arasındaki müspet farktır. Vergileme döneminde işletme sahiplerince işletmeye eklenen değerler bu farktan indirilir. İşletmeden çekilen değerler ise bu farka eklenir. İşletme hesabı esasına göre ticari kazanç ise hasılat ile giderler arasındaki müspet fark olarak belirlenir. Birden fazla yıl süren inşaat ve onarma işlerinde ticari kazancın tesbitinde gelirin yıllık olması ilkesinden vazgeçilmiştir.
(Ticari Kazancın Tesbiti)
Ticari kazançlar gerçek usulde vergilendirildiğinde ve gerçek vergilendirmelerde safi tutarlar üzerinden yapıldığı için, yapılan giderlerin hasılattan indirilmesi gerekmektedir. Ancak yapılan tüm giderler hasılattan indirilemez. Bu nedenle G.V.K. nunda indirilebilecek ve indirilemeyecek giderler sıralanmıştır. İndirilebilecek giderler ticari kazancın devamı için yapılan giderler, işçilerin yiyecek, barınma giderleri, sigorta veya emeklilik primleri gibi giderlerdir. G.V.K.'nun 41'inci maddesinde ise indirilemeyecek giderler sıralanmıştır. Vergiden muaf kişilerle gerçek usulde vergilendirilen kişiler arasında ticari kazanç elde edenler basit usulde vergilendirilir.Basit usulde vergilendirilebilmek için mükelleflerin kanunda belirtilen hem genel hem de özel şartları birlikte yerine getirmeleri zorunludur. Aksi halde basit usulden yararlanamazlar. Basit usulde mükelleflerin kazançları hasılat ile giderleri arasındaki farktan oluşur.Bu mükellefler defter tutmak zorunda değildir. Ticari kazancın yarı götürü usulde tespiti dar mükellefiyete tabi ulaştırma ve ihracat işlerine münhasırdır.
Ticari Kazançlarda Muaflık ve İstisnalar
Belirli özellikleri taşıyan ticaret ve sanat erbabı gelir vergisinin dışında tutulmuştur. Buna esnaf muaflığı denilmektedir. Bununla birlikte ticari üzerinden yapılır. Ücretler gerekli indirimler yapılarak kesin olarak vergilendirilir. Vergi kesintisi yapanlar bir ay içinde yaptıkları ödeme veya tahakkuk ettirdikleri kâr ve iratlardan kestikleri vergileri takibeden ayın yirminci günü sonuna kadar ilgili vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Bazı durumlarda bu beyanname aylık yerine üçer aylık dönemlerde verilebilir. Genel bütçeye dahil idare müesseseler yaptıkları vergi kesintisi için beyanname vermezler. Münferit beyanname yıllık beyanname vermek zorunda olmayan dar mükellefler için söz konusudur. Tam mükellefler münferit beyanname vermezler. Hangi gelirlerin münferit beyanname ile bildirileceği gelir vergisi yasasında açıklanmıştır.
(Beyannamelere İlişkin Örnekler)
Gelir Vergisi genelde beyan esasına dayanır. Bazı kazanç, irat ve ücretler bu gelirleri ödeyenler tarafından vergi kesintisine tabi tutularak ödenir. Kesilen bu vergiler mükellefin ileride ödeyeceği vergiden mahsup edilir. Ancak bazı durumlarda kaynakta vergi kesme usulü kesin vergilendirme niteliğine bürünmektedir. Hangi ödemelerden kimlerin ne oranda kesinti yapacağı kanunda geniş olarak açıklanmıştır. Vergi kesintisi ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar üzerinden yapılır. Ücretler gerekli indirimler yapılarak kesin olarak vergilendirilir. Vergi kesintisi yapanlar bir ay içinde yaptıkları ödeme veya tahakkuk ettirdikleri kâr ve iratlardan kestikleri vergileri takibeden ayın yirminci günü sonuna kadar ilgili vergi dairesine muhtasar beyanname ile bildirmek zorundadırlar. Bazı durumlarda bu beyanname aylık yerine üçer aylık dönemlerde verilebilir. Genel bütçeye dahil idare müesseseler yaptıkları vergi kesintisi için beyanname vermezler. Münferit beyanname yıllık beyanname vermek zorunda olmayan dar mükellefler için söz konusudur. Tam mükellefler münferit beyanname vermezler. Hangi gelirlerin münferit beyanname ile bildirileceği gelir vergisi yasasında açıklanmıştır.
, zirai veya mesleki kazancı dolayısıyla gerçek usulde gelir vergisine tabi olanlar ile belirlenen işleri gelir ve kurumlar vergisi mükelleflerine süreklilik ve bağlılık gösterecek şekilde yapanlar esnaf muaflığından yararlanamazlar. Yatırım indirimi ekonomik kalkınmayı hızlandırmak için kalkınma planlarına uygun olarak yapılacak özel sektör yatırımlarını özendiren bir vergi istisnasıdır. Yatırım indiriminden tam ve dar mükellefler, xxx şirketler, kolektif şirketler, xxx komandit şirketler, anonim, limitet ve sermayesi paylara bölünmüş komandit şirketler ve kooperatifler yararlanabilir. Yatırım indirim oranı %40'tır. Değeri 5 milyar lirayı aşan demirbaşlar, araç ve gereçler yatırım indiriminden yararlanır. İhracat istisnası ile dar mükellefiyete tabi olanların ihracattan elde ettikleri ticari kazanç bazı şartlarla gelir vergisi dışında tutulmaktadır.
ÜNİTE(3)zirai kazanç ve serbest meslek kazancıZirai Kazanç
Zirai faaliyetten doğan kazanç zirai kazançtır. Bu genel açıklamalardan sonra Gelir Vergisi Kanununda hangi faaliyetlerin zirai faaliyet olarak kabul edileceği sayılmıştır. Ancak kanun zirai faaliyetlerin içinde yapıldığı işletmeleri zirai işletme; bu işletmeleri işleten gerçek kişileri çiftçi; zirai faaliyet sonucunda üretilen maddeleri ürün olarak tanımlamaktadır.Zirai kazançlar gerçek usul ve bunun dışında kalanlar olmak üzere iki usulde tespit edilebilir. Gerçek usul de, ticari kazançta olduğu gibi, bilanço esası ve işletme hesabı olmak üzere iki başlık altında incelenebilir. Gerçek usulde elde edilen hasılattan kanunen indirilmesi kabul edilen giderler düşülür.
Serbest Meslek Kazancı
Sermayeden çok şahsi çalışma ile ilmi veya mesleki bilgi veya ihtisasa dayanan ve ticari mahiyette olmayan işlerin bir işverene bağlı olmaksızın şahsi sorumluluk altında serbest meslek erbabı tarafından kendi nam ve hesabına yapılması serbest meslek faaliyeti olarak tanımlanmakta ve bu faaliyetten sağlanan gelir de serbest meslek kazancı olarak kabul edilmektedir. Serbest meslek faaliyetini herhangi birine bağlı olmadan devamlı meslek haline getirenlere ise serbest meslek erbabı denmektedir. Serbest meslek kazancı, gerçek usulde tespit edilmektedir. Serbest meslek kazançlarında elde etme, diğer kazanç türlerinden farklı olarak, tahsil esasına bağlanmıştır. Serbest meslek kazancının gerçek usulde tespitinde safi kazanç, gayrisafi kazançtan faaliyetle ilgili giderlerin düşülmesinden sonra kalan kazançtır. Serbest meslek kazancı olan telif kazançları gelir vergisinden istisna edilmiştir. Ancak telif kazançları üzerinden G.V.K.'nun 94. Md.'ne göre tevkifat yapılacaktır ve serbest meslek kazancıyla ilgili diğer muaflık ve istisnalar ise "sergi ve panayır istisnası" dır.
ÜNİTE(4)Gayri menkul sermaye iradı ve menkul sermaye iradı
Gayrimenkul Sermaye İradı
Gayrimenkul sermaye iradı Gelir vergisi kanununda gayrimenkullerle bir kısım menkuller, haklar ve gayrimenkullerin mütemmimi niteliğindeki menkul malların sahipleri veya kullanıcıları tarafından kiraya verilmesinden elde edilen iradlar olarak tanımlanmıştır. Gayrimenkul sermaye iradı götürü ve gerçek usulde olmak üzere iki şekilde vergilendirilmektedir. Gerçek usule göre gayrisafi hasılattan gerçek giderler düşülerek safi irat bulunmaktadır. Gayrisafi hasılat ise vergilendirilen ve vergilendirilen dönemlerden önceki dönemlerle ilgili olup vergilendirilen dönemde tahsil edilen gayrimenkul kiralarının toplamından meydana gelir. Götürü usulde ise gayrisafi hasılatın %25'i götürü gider olarak indirilerek safi irad hesaplanır. Kanun ayrıca mal ve hakların kiralarının emsalinin kira bedelinden aşağı olamayacağını hükme bağlamıştır. Yalnız bazı durumlarda emsal kira bedelinin uygulanmayacağı açıklanmıştır. Binaların mesken olarak kiraya verilmesinden bir takvim yılında elde edilen kiranın 950.000.000 liralık kısmını kanun vergiden istisna tutmuştur. Yalnız ticari, zirai veya mesleki kazancını yıllık beyanname ile bildirmek zorunda olanlar bu istisnadan faydalanmamaktadır.
Menkul Sermaye İradları
Sahibinin ticari, zirai veya mesleki faaliyeti dışında, nakdi sermaye veya para ile temsil edilen değerlerden meydana gelen sermaye dolayısıyla elde ettiği kâr payı faiz, kira ve benzeri iratlar kanunda menkul sermaye iradı olarak tanımlanmıştır. Kaynağına bakılmaksızın menkul sermaye iradı olarak kabul edilen iradlar ise kanunda ayrıca sayılmıştır. Vergiye tabi menkul sermaye iradından menkul kıymetlerin depolama, sigorta giderleri, tahsil giderleri ve menkul kıymetler için ödenen her türlü vergi, resim ve harçlar indirilir. Menkul sermaye iradları hukuki ve ekonomik tasarruf imkânının doğduğu
anda elde edilmiş sayılmaktadır
ÜNİTE(5)Ücret,diğer kazanç ve iratlar
Ücret, emek faktörünün karşılığı olan bir gelir türüdür. Ücretin unsurları ise, belli bir işyerine bağlı olma, işverene bağlı olma ve bir hizmet karşılığı ödemenin yapılmasıdır. Ödeme, nakden yapılabileceği gibi aynen veya para ile ölçülebilen menfaatler şeklinde de olabilir. G.V.K. ücretleri önce genel olarak belirlemiş, daha sonra da ücret sayılan gelirleri ayrı ayrı açıklamıştır. Ücret, genel olarak gerçek usule göre tesbit olunur. Gerçek usule göre vergilendirilecek ücretin tesbiti, gayrisafi ücretten kanunun indirilmesine izin verdiği bazı indirimlerin yapılması ile mümkün olur. Bazı hizmet erbabının ücretlerinin tesbit edilmesindeki güçlükten doğmuştur. Bu usule göre vergilendirilecek olanlar G.V.K.'da ayrı ayrı sayılmıştır. Buna göre tesbit edilen matrah üzerinden vergi ödenir. Ayrıca kanun koyucu sosyal, ekonomik, teşvik ve vergi tekniği gibi nedenlerle ücretlerde bazı muafiyet ve istisna hükümleri de getirmiştir.
Diğer Kazanç ve İratlar Değer artış Kazancı ve Arazı kazançlar başlığı altında vergilendirilir. Ferdi bir işletmenin sahibinin ölümü sonucu faaliyetin kanuni mirasçılar tarafından sürdürülmesi, Kazancı bilanço esasına göre tesbit edilen ferdi bir işletmenin sermaye şirketine devri, kolektif veya xxx komandit şirketin nevi değiştirmeleri her iki sistemde de vergi dışı kalacak, veraset yoluyla veya ivazsız olarak meydana gelen intikaller ve kanundaki şartlara uymak koşuluyla menkul kıymetler yatırım fonlarının katılma belgelerinin elden çıkarılması diğer vergilendirilmeyecek kazançlarla birlikte vergilendirilmeyecek diğer kazanç ve iratlar arasında yer alacaktır. Genelde diğer kazanç ve iratlarda safi kazanç elden çıkarma karşılığında alınan değerlerle maliyet bedeli arasındaki farktır. Elden çıkarma mal ve hakların satılması, bir ivaz karşılığında devir ve temliki, trampa edilmesi, takası, kamulaştırılması, devletleştirilmesi, ticaret şirketine sermaye olarak konulması, mal ve haklar üzerindeki tasarruf hakkının devredilmesi anlamına gelmektedir.
ÜNİTE(6)Gelirin beyanı ve beyanname türleri(Yıllık Beyanname)
Gelir Vergisi mükellefleri bir takvim yılında G.V.K.'nun 2. maddesinde sayılan kaynaklardan elde ettikleri kazanç ve iratları yıllık beyannamede toplamak zorundadırlar. Tacirler, çiftçiler ve serbest meslek erbabı, faaliyetlerinden kazanç elde etmeseler de yıllık beyanname vermekle yükümlüdürler. Ancak, ticari, zirai ve mesleki faaliyetler dışındaki kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlar için kanunda belirtilen belirli şartlarla
gelirin toplanması ve yıllık beyanname verilmesi zorunluluğu ortadan kalkmaktadır. Bir kısım kaynaklardan elde edilen zararlar diğer kaynaklardan elde edilen kazanç ve iratlardan mahsup edilebilir. Bir yıla ait zarar ancak takibenden beş yıl içerisinde kârlardan mahsup edilebilir. Mükellefler yıllık beyanname ile bildirecekleri gelirlerinden şahsi sigorta primlerini, Gelir Vergisi Kanununun 31. maddesindeki indirimleri ve belirli oranda G.V.K.'nda belirtilen kurumlara yapılan bağış ve yardımları düşebilirler. Gelir vergisi ve şahsi vergiler ile vergi ve para cezaları gelirden düşülmez. Mükellefin ödeyeceği verginin hesaplanması ile ilgili açıklamalar Ünite 14'te yapılacaktır. Basit usulde vergilendirilen mükellefler takvim yılına ait gelir vergisi beyannamesini takibeden yılın Şubat ayı içerisinde yetkili vergi dairesine verirler. Gelirleri gerçek usulde tespit edilen ticaret, serbest meslek erbabı ve çiftçiler gelirlerini takibeden yılın Mart ayı içinde yetkili vergi dairesine verirler.
(Muhtasar ve Münferit Beyanname)
Gelir Vergisi genelde beyan esasına dayanır. Bazı kazanç, irat ve ücretler bu gelirleri ödeyenler tarafından vergi kesintisine tabi tutularak ödenir. Kesilen bu vergiler mükellefin ileride ödeyeceği vergiden mahsup edilir. Ancak bazı durumlarda kaynakta vergi kesme usulü kesin vergilendirme niteliğine bürünmektedir. Hangi ödemelerden kimlerin ne oranda kesinti yapacağı kanunda geniş olarak açıklanmıştır. Vergi kesintisi ücretler dışında kalan ödemelerde gayrisafi tutarlar
Açıköğretim 3. sınıf Türk vergi sistemi dersi önemli notları
11/11/2008 · Kategori: A_ikogretim
2. sürekli olmayan işler sonucunda elde edilen gelir- net artış teorisi
3. dar mükellef mülki tam mükellef şahsilik geçerli
4.tahakkuk-ticarı kazanç , zirai kazanç, menkul sermaye iradı
5.tahsil- serbest meslek kazancı,ücretler g.m.sermaye iradı, diğer kazançlar
6. sermaye ve teşebbüs faktörü- ticari, zirai. serbest meslek kazancı elde edilir
7 .şahıs şirket ortakları- kollektif şirket ortakları. adi komandit şirket ortakları
8.sermaye şirketi ortakları- anonim şirket ortakları, limidet şirket ortakları, sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket ortakları
9.adi şirket ortakları var. tüzel kişiliği yok. adi şirket ortakları ticari kazanç kabul edilir gelir vergisine tabi tutulur. zirai faaliyete kazancı ona göre vergilendirilir.
10.kollektif şirket ortakları- gelir vergisi mükellefidir. kazancı ticari kazançtır şirketleri gelir ve kurumlar vergisi ödemez
11.adi komandit şirketlerde komandite ortağın geliri ticari kazanç, komandite ortağın geliri menkul sermaye iradı. gelirleri ticari kazanç gelir ve kurumlar vergisi ödemezler
12.anonim şirketlerde kurumlar vergisi mükellefi ortakların payları menkul sermaye iradı
13.sermayesi paylara bölünmüş komandit şirket-komandite ortagın üzerinden kurumlar vergisi ödenir. komanditer ortağın payı menkul sermaye iradı, komandite ortagın payı ticari kazanç.
14.zirai faaliyetle ugraşsabile geliri ticari kazanç olan adi komandit şirk. komandite ortağı
15.kollektif şirket ortaklarının kazancı ne olursa olsun ticari kazanç sayılır
16. gerçek aktiften borç çıkarılınca –özsermaye bulunur 30--(5+1+2) =22
17. vergi bilançosu hazırlanırken sermaye dikkate alınmaz
18. adi komandit şirketin komanditer ortağı ve adi şirket ortakları basit usulde vergilendirilir
19. kara %12, hava %5, deniz % 15 oranları
20. ticari sınai ve zirai faaliyetler sonucu yatırım indiriminden faydalanılır
21. basit usulde ticari kazancı mükellef tespit eder
22. bilanço usulünün dışındaki yatırım indiri. yararlanmaz örn/ 2sınf tücar
23. ticari kazanc=dsö-dbö
24. vergiye tabi kazanç=(dsös – dbös)+(çekilen)-(eklenen)+(yapılac.eklemeler)
25. mevcut mal değerinin tespiti – envanteri ifade eder
26. ticari kazançta-ihracat istis,yatırım indir,esnaf muaf göz önünd. tutulur
27. yarıcının geliri – gayrimenkul sermaye iradıdır
28. zirai kazanç usuller arasın.geçiş ertesi yılın başından başlar
29. biletle girilen yerde dar mükel.saf kazancı belediye resimlerini düştükten sonra kalan tutarın yarısı safi kazançtır
30. işyerini ev olarak kullanan kişi kira giderinin tamamın indirir.ısıtma aydınlatma giderlerininde yarısını
31. vergi matrahı= kazanç- giderler
32. vergi tevkifatı hayvansal%2 zirai “%4(0,04) borsaya kayıtlı yarısı stopaj
33. serbest meslak erbabı yatırım indiriminden yararlanamaz
34. telif hakınd %17 oranında vergilendirilir
35. emsal kira bedeli %5
36. gayr.serm.iradı götürü gider usulü %75 i safi kazanç olarak yazılır
37. safi demiyorsa %25 i uygulanır.
38. tarhiyat türleri-beyan,basit usul,ikamelen,resse,idarece
39. gerçek usule tabi zirai,ticari,serbestmes,mart ve temmuzda 2 eşit tak.ödenir.
40. asgari ücrete bağlı olanlar- şubat ağustos 2taksit
41. geliri gayrimenkul ser.iradı olanlar mart temmuz 2 eşit taksit
42. basit usule tabi olanlar şubat – haziran 2 eşit taksit
43. taksit süresi geçmiş vergi 1 ay içinde ödenir
44. vergi levhası her yılın mayıs ayı sonuna kadar tastikleri zorunlu
45. talih oyunları beyanname ertesi ayın 20sine kadar verilir ödenir
46. münferit beyyaname 15 gün içinde vergiler ödenir.
47. şirket genel kurulları hesap dön.takip eden 3 ay içinde
48. bağış ve yardımda indirilecek oran%5 olağan üstü bölge %10
49. devir bayannamesi,birleşme devir,birleşme tarihinden 15 gün içinde
50. tasfiyede,infisahta ticaret siciline kayıt tarihi başlanğıç tarihidir
51. tasfiye bayannamesi ertesi yılın nisan ayı 15i akşamı
52. birleşmede tasfiye hükümleri uygulanır
53. kurumlar vergisi sabit oranlı %33 tür
54. kurumlar vergisi nisan ayında ödeinr
55. özel hesap dönemi olanlar kapanan dönemin 4.ayın 15 akşamına kadar
56. özel beyyaname gelirin iktisap edilmesinden itibaren 15 gün içinde
57. muhtasar beyanname ertesi ayın 20si akşamına kadar verilir
58. ölüm türkiyede mirascı yurt dışında bayanname 6 ay içinde
59. ölüm almanya da mirasçıları almanyada beyanname 4 ay
60. ölüm türkiyede mirasçılar türkiyede beyanname 4 ay
61. ölüm fransada mirasçı almanyada beyanname 8 ay
62. gaiplik de veraset vergisi beyannamesi 1 ay içind verilir
63. veraset vergsi toplam 6 taksit,3yılda 2 eşit taksitle ödenir
64. veraset vergisi mayıs ve kasım aylarında ödenir
65. türkiyede miras payı vergisi uygulanır
66. sağ kalan eş alt soyla birlikte ¼ oranında miras alır
67. verasette değerleme günü malların hukuken edinildiği gün
68. motorlu taşıtlar vergisi ocak ve temmuz aylarında ödenir
69. 1.tarife araçlar motor ve silindir hacmine göre
70. 2.tarife araçlar yaş ve ağırlıklarına göre
71. 3.tarife araçlar yaş ve motor beygir güçlerine göre
72. 4.tarife araçlar yaş ve azami kalkış ağırlıklarına göre
73. tescil ilk 6ayın başında başlar 5.3.2005te trafiğe çıkan araç 1.01.2005 6 aylık vergi öder
74. geçici muafiyet 5 yıl süreli ¼ oranındadır
75. kendi arazisini orman yapan 50 yıl muaftır
76. bataklığı tarıma elverişli yapan ve doğal afete uğrayanlar 10 yıl muf
77. turizim teşvik 5 yıl
78. meskenler için bina vergi oranı binde 1,işyeri için bina vergi oranı binde 2
79. arsalarda binde 3,arazide binde 1,oturlması yasaklanan,kıstlanan onda bir
80. %25 emlak vergi oranı istisna varsa düşülecek yoksa aynen yaz
81. emlak vergisi1taksit- mart nisan mayıs ayında 2.taksit kasım ayında ödenir
82. 4 yılda bir taktir işlemleri yapılır
83. meskeni işyerine dönüştüren 3 ay içinde bütçe yılı gözününe alınır
84. bina ve arazinin vergi değeri rayiç bedelidir
85. belediye sınırları içindeki yerde binde 2 uygulanır
86. arsa vergi oranı binde 3,belediye sınırlarında binde 6
87. yeniden değerleme oranı yarısı oranında arttırılarak yapılır
Açıköğretim kayıtları, Kayıt işlemleri, internetten başvuru, Açı
23/10/2008 · Kategori: A_ikogretim
Açıköğretim başvuru ve kayıtları başlıyor. Başvuru internet üzerinden yapıldıktan sonra gerekli belgelerlerle birlikte açıköğretim bürolarından kayıt işlemi yapılacak. Başvuu şartları vee gerekli belgeler aşağıdadır.
Başvuru Tarihi: 27 Ekim 2008 00:00 ile 21 Kasım 2008 17:00 arasında
Kayıt Tarihi: 27 Ekim 2008 ile 17 Kasım 2008 (mesai saatleri) arasında
Mazeretli Kayıt Tarihi: 18 Kasım 2008 arasında 21 Kasım 2008 (mesai saatleri)
* Dikey Geçiş
Dikey Geçiş programına, Meslek Yüksekokulu veya Açıköğretim Fakültesi Ön Lisans Programlarından mezun olanlar başvurabilir.
1) BAŞVURU
Dikey Geçiş Programının başvuru koşulları aşağıdadır:
"Meslek Yüksekokulları veya Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarından mezun olanlar İktisat-İşletme Fakültelerine Dikey Geçiş için başvurabilirler. 4 yıllık fakülte veya yüksekokullarda okumakta iken 2 yıllık ön lisans diploması alarak Fakülte/Yüksekokullarından ayrılanlar başvuru yapamazlar.
İktisat ve İşletme Fakültelerine Dikey Geçiş için başvuru yapacak adaylar, mezun oldukları Meslek Yüksekokulu veya Açıköğretim ön lisans programlarına göre İktisat-İşletme Fakültelerinin 3. Sınıfına Doğrudan veya Lisans Öğrenimine Hazırlık Programına kayıt yaptırabilmektedirler.
Mezun oldukları ön lisans programına göre İktisat-İşletme Fakültelerinin;
* 3. Sınıfına Doğrudan kabul edilen ön lisans programlarını incelemek için burayı tıklayınız (Liste-1).
* Lisans Öğrenimine Hazırlık Programına kabul edilen ön lisans programlarını incelemek için burayı tıklayınız (Liste-2)."
Programın başvuru koşullarını taşıyorsanız 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde başvurunuzu bu siteden yapınız. Internet'ten başvuru işlemleri 21 Kasım 2008 saat 17:00'da sona erecektir. Başvurunuzun ardından size, bilgisayarınıza indirmeniz ve yazıcı dökümünü almanız için iki sayfalık elektronik dosya verilecektir. Dosyanın bir sayfası kayıt için AÖF bürosuna teslim etmeniz gereken Internet Başvuru Belgesinden, diğer sayfası sadece bilgi amacıyla hazırlanan ve sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgilerinden oluşmaktadır.
Sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasında, AÖF Büro-Web Hizmetleri sitesine girmeniz için gerekli olan AÖF Büro-Web site şifresi de bulunmaktadır. Bu şifre sayesinde AÖF Büro-Web Hizmetleri sitemize girerek adres, büro, sınav merkezi, telefon numarası gibi kişisel bilgi değişikliğinizi gerçekleştirebilir, öğrencilikle ilgili diğer bilgilere ulaşabilir ve AÖF E-Posta Hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Bu nedenle, Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasının başkalarının eline geçmesini ve görülmesini engelleyiniz. AÖF Büro-Web site şifresi size özel olup diğer şahısların şifrenizi öğrenmesinden ve sonrasında şifreyle gerçekleştirilecek işlemlerden doğacak sorumluluk size ait olacaktır.
2) KAYIT İÇİN GEREKLİ BELGELER
Kayıt anında AÖF Bürosuna teslim etmek zorunda olduğunuz belgeler aşağıda listelenmiştir. Bu belgeleri kayıt anından önce mutlaka hazırlayınız. Herhangi bir belge hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için belge adının üzerini tıklayınız.
* Internet Başvuru Belgesi (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* Fotoğraflı-İmzalı Form (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* Öğrenci Bilgi Formu (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* 4 adet 4.5x6 cm. Fotoğraf
* Öğrenim Belgesi (noter onaylı)
* Askerlik Durumu Belgesi (sadece erkek adaylar için gereklidir)
* Banka Dekontu (ödeme sonrasında banka şubesinden temin edilecektir)
* Öğrenci Kayıt Dosyası (kayıt anında AÖF bürosundan verilecektir)
Özürlü olan öğrencilerimizin sınavlara özürlü salonlarında katılabilmeleri için özrüyle ilgili Sağlık Raporunun fotokopisini, şehit ve malul çocukları ise "Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payı" ödemelerinin düzenlenmesi için durumlarını kanıtlayan belgelerini, yukarıda listelenen kayıt belgeleri ile birlikte kayıt yaptıracağı AÖF bürosuna vermeleri gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi için Kayıt Kılavuzuna bakınız.
3) ÖĞRENİM BEDELLERİNİN BANKAYA ÖDENMESİ
Kayıt yaptıracak aday öğrenciler iki tür ödemede bulunacaklardır. Birinci tür ödeme kitap, sınav hizmetleri, basılı malzemeler ve diğer hizmetler karşılığı olan Öğretim Gideri, ikinci tür ödeme ise her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen, Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payıdır. Ödemenizi 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri mesai saatleri içerisinde herhangi bir Vakıfbank şubesine yapabilirsiniz. Ödeyeceğiniz miktarı öğrenebilmek için burayı tıklayınız.
4) KAYIT
Yukarıda tanımlanan belgeler ile birlikte 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde herhangi bir AÖF Bürosuna giderek kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz. Kayıt anında hazırladığınız belgeleri eksiksiz olarak büroya teslim edecek ve kitaplarınızı alacaksınız.
* Ek Yerleştirme
1) BAŞVURU
Ek Yerleştirme Programının başvuru koşulları aşağıdadır:
"2008 yılı Ek Yerleştirme sonunda, uzaktan eğitim sistemine göre öğretim yapan Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerine yerleştirilen, en az lise veya dengi okul mezunu adaylar başvurabilirler."
Programın başvuru koşullarını taşıyorsanız 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde başvurunuzu bu siteden yapınız. Internet'ten başvuru işlemleri 21 Kasım 2008 saat 17:00'da sona erecektir. Başvurunuzun ardından size, bilgisayarınıza indirmeniz ve yazıcı dökümünü almanız için iki sayfalık elektronik dosya verilecektir. Dosyanın bir sayfası kayıt için AÖF bürosuna teslim etmeniz gereken Internet Başvuru Belgesinden, diğer sayfası sadece bilgi amacıyla hazırlanan ve sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgilerinden oluşmaktadır.
Sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasında, AÖF Büro-Web Hizmetleri sitesine girmeniz için gerekli olan AÖF Büro-Web site şifresi de bulunmaktadır. Bu şifre sayesinde AÖF Büro-Web Hizmetleri sitemize girerek adres, büro, sınav merkezi, telefon numarası gibi kişisel bilgi değişikliğinizi gerçekleştirebilir, öğrencilikle ilgili diğer bilgilere ulaşabilir ve AÖF E-Posta Hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Bu nedenle, Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasının başkalarının eline geçmesini ve görülmesini engelleyiniz. AÖF Büro-Web site şifresi size özel olup diğer şahısların şifrenizi öğrenmesinden ve sonrasında şifreyle gerçekleştirilecek işlemlerden doğacak sorumluluk size ait olacaktır.
Başvurunuz sonrasında bilgisayarınıza indireceğiniz ve yazıcı dökümünü alacağınız elektronik dosya PDF formatındadır.
2) KAYIT İÇİN GEREKLİ BELGELER
Kayıt anında AÖF Bürosuna teslim etmek zorunda olduğunuz belgeler aşağıda listelenmiştir. Bu belgeleri kayıt anından önce mutlaka hazırlayınız. Herhangi bir belge hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için belge adının üzerini tıklayınız.
* Internet Başvuru Belgesi (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* Fotoğraflı-İmzalı Form (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* Öğrenci Bilgi Formu (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* 4 adet 4.5x6 cm. Fotoğraf
* Öğrenim Belgesi (noter onaylı)
* Askerlik Durumu Belgesi (sadece erkek adaylar için gereklidir)
* Banka Dekontu (ödeme sonrasında banka şubesinden temin edilecektir)
* Öğrenci Kayıt Dosyası (kayıt anında AÖF bürosudan verilecektir)
Özürlü olan öğrencilerimizin sınavlara özürlü salonlarında katılabilmeleri için özrüyle ilgili Sağlık Raporunun fotokopisini, şehit ve malul çocukları ise "Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katk Payı" ödemelerinin düzenlenmesi için durumlarını kanıtlayan belgelerini, yukarıda listelenen kayıt belgeleri ile birlikte kayıt yaptıracağı AÖF bürosuna vermeleri gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi için Kayıt Kılavuzuna bakınız.
3) ÖĞRENİM BEDELLERİNİN BANKAYA ÖDENMESİ
Kayıt yaptıracak aday öğrenciler iki tür ödemede bulunacaklardır. Birinci tür ödeme kitap, sınav hizmetleri, basılı malzemeler ve diğer hizmetler karşılığı olan Öğretim Gideri, ikinci tür ödeme ise her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen, Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payıdır. Ödemenizi 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri mesai saatleri içerisinde herhangi bir Vakıfbank şubesine yapabilirsiniz.
4) KAYIT
Yukarıda tanımlanan belgeler ile birlikte 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde herhangi bir AÖF Bürosuna giderek kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz. Kayıt anında hazırladığınız belgeleri eksiksiz olarak büroya teslim edecek ve kitaplarınızı alacaksınız.
* İkinci Üniversite
Örgün yükseköğretim programlarında kayıtlı veya mezun öğrenciler, alanları dışındaki programlara başvurabilirler.
1) BAŞVURU
İkinci Üniversite Programının başvuru koşulları aşağıdadır:
"Örgün yükseköğretim kurumlarının lisans veya ön lisans programlarında kayıtlı öğrenciler ile mezunları, aynı alanda olmamak üzere ikinci üniversite okuyabilmeleri için uzaktan eğitim sistemiyle öğretim yapan Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinde İkinci Üniversite Programına, aşağıdaki koşullar doğrultusunda başvuru yapabilirler:
* 2 veya 4 yıllık örgün yükseköğretim bölümlerinde kayıtlı veya mezun öğrenciler, alanları dışındaki Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarından (Bilgi Yönetimi Ön Lisans, İngilizce Öğretmenliği Lisans ve Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Programları hariç) veya İktisat-İşletme Fakültelerinin lisans programlarından herhangi birini tercih edebilirler. Programların listesi için tıklayınız.
* ÖSYM'nin Yükseköğretim Programları ve Kontenjanları Kılavuzunda yer alan KKTC'deki üniversitelerde okuyan öğrenciler başvurabilirler.
* Yabancı Uyruklu Öğrenci Sınavı ile Türkiye'deki üniversitelere yerleştirilen yabancı uyruklu öğrenciler başvuruda bulunabilirler.
* Uyruğundan biri T.C. olup yurtdışı yükseköğretim kurumlarını bitirerek Yükseköğretim Kurulu Başkanlığı'ndan denklik belgesi alanlar başvurabilirler.
* Herhangi bir örgün yükseköğretim kurumundan kaydı silinenler ile herhangi bir örgün yükseköğretim programında kaydı bulunmayanlar başvuru yapamazlar.
* Yurt dışı yükseköğretim kurumlarında halen kayıtlı olup uyruğundan biri T.C. olan öğrenciler başvuru yapamazlar.
* Açıköğretim programlarında halen kayıtlı veya mezun olanlar başvuru yapamazlar."
Programın başvuru koşullarını taşıyorsanız 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde başvurunuzu bu siteden yapınız. Internet'ten başvuru işlemleri 21 Kasım 2008 saat 17:00'da sona erecektir. Başvurunuzun ardından size, bilgisayarınıza indirmeniz ve yazıcı dökümünü almanız için iki sayfalık elektronik dosya verilecektir. Dosyanın bir sayfası kayıt için AÖF bürosuna teslim etmeniz gereken Internet Başvuru Belgesinden, diğer sayfası sadece bilgi amacıyla hazırlanan ve sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgilerinden oluşmaktadır.
Sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasında, AÖF Büro-Web Hizmetleri sitesine girmeniz için gerekli olan AÖF Büro-Web site şifresi de bulunmaktadır. Bu şifre sayesinde AÖF Büro-Web Hizmetleri sitemize girerek adres, büro, sınav merkezi, telefon numarası gibi kişisel bilgi değişikliğinizi gerçekleştirebilir, öğrencilikle ilgili diğer bilgilere ulaşabilir ve AÖF E-Posta Hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Bu nedenle, Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasının başkalarının eline geçmesini ve görülmesini engelleyiniz. AÖF Büro-Web site şifresi size özel olup diğer şahısların şifrenizi öğrenmesinden ve sonrasında şifreyle gerçekleştirilecek işlemlerden doğacak sorumluluk size ait olacaktır.
2) KAYIT İÇİN GEREKLİ BELGELER
Kayıt anında AÖF Bürosuna teslim etmek zorunda olduğunuz belgeler aşağıda listelenmiştir. Bu belgeleri kayıt anından önce mutlaka hazırlayınız. Herhangi bir belge hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için belge adının üzerini tıklayınız.
* Internet Başvuru Belgesi (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* Fotoğraflı-İmzalı Form (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* Öğrenci Bilgi Formu (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* 4 adet 4.5x6 cm. Fotoğraf
* Öğrenim Belgesi (öğrenciler, öğrenci belgesinin aslını, mezunlar ise geçici mezuniyet belgesinin veya diplomanın noter onaylı
suretini kayıt anında AÖF bürosuna verecektir)
* Banka Dekontu (ödeme sonrasında banka şubesinden temin edilecektir)
* Öğrenci Kayıt Dosyası (kayıt anında AÖF bürosundan verilecektir)
Özürlü olan öğrencilerimizin sınavlara özürlü salonlarında katılabilmeleri için özrüyle ilgili Sağlık Raporunun fotokopisini, şehit ve malul çocukları ise "Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payı" ödemelerinin düzenlenmesi için durumlarını kanıtlayan belgelerini, yukarıda listelenen kayıt belgeleri ile birlikte kayıt yaptıracağı AÖF bürosuna vermeleri gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi için Kayıt Kılavuzuna bakınız.
3) ÖĞRENİM BEDELLERİNİN BANKAYA ÖDENMESİ
Kayıt yaptıracak aday öğrenciler iki tür ödemede bulunacaklardır. Birinci tür ödeme kitap, sınav hizmetleri, basılı malzemeler ve diğer hizmetler karşılığı olan Öğretim Gideri, ikinci tür ödeme ise her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen, Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payıdır. Ödemenizi 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri mesai saatleri içerisinde herhangi bir Vakıfbank şubesine yapabilirsiniz.
4) KAYIT
Yukarıda tanımlanan belgeler ile birlikte 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde herhangi bir AÖF Bürosuna giderek kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz. Kayıt anında hazırladığınız belgeleri eksiksiz olarak büroya teslim edecek ve kitaplarınızı alacaksınız.
* Lisans Öğrenimine Hazırlık Programından 3. Sınıfa Kayıt
1) BAŞVURU
Lisans Öğrenimine Hazırlık Programından 3. Sınıfa Kayıt Programının başvuru koşulları aşağıdadır:
"Lisans Öğrenimine Hazırlık Programından, İktisat ve İşletme Fakültelerinin 3. sınıfına kayıt yaptırabilecekler aşağıda sıralanmıştır.
1) Lisans Öğrenimine Hazırlık Programında başarılı olup fakültelerinin 3. sınıfına kayıt hakkı olanlar:
* 2006-2007 öğretim yılında başarılı olup 2007-2008 öğretim yılında kayıt yaptırmayanlar.
* 2007-2008 öğretim yılı sonunda başarılı olanlar.
2) Lisans Öğrenimine Hazırlık Programında en fazla 2 dersten başarısız (sorumlu) olup fakültelerinin 3. sınıfına kayıt hakkı olanlar:
* 2006-2007 öğretim yılında en fazla 2 dersten başarısız olup 2007-2008 öğretim yılında programdaki kaydını yeniletmeyenler.
* 2007-2008 öğretim yılında en fazla 2 dersten başarısız olanlar.
3) Ön lisans mezuniyet alanları Lisans Öğrenimine Hazırlık Programı kapsamından çıkartılarak fakültelerinin 3. sınıfına doğrudan kayıt hakkı verilenler:
* Yükseköğretim Kurulu Kararı ile mezun olduğu ön lisans programı, Lisans Öğrenimine Hazırlık Programı kapsamından çıkartılarak, Dikey Geçiş 3. Sınıfa Doğrudan Kayıt hakkı tanınanlar."
Programın başvuru koşullarını taşıyorsanız 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde başvurunuzu bu siteden yapınız. Internet'ten başvuru işlemleri 21 Kasım 2008 saat 17:00'da sona erecektir. Başvurunuzun ardından size, bilgisayarınıza indirmeniz ve yazıcı dökümünü almanız için iki sayfalık elektronik dosya verilecektir. Dosyanın bir sayfası kayıt için AÖF bürosuna teslim etmeniz gereken Internet Başvuru Belgesinden, diğer sayfası sadece bilgi amacıyla hazırlanan ve sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgilerinden oluşmaktadır.
Sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasında, AÖF Büro-Web Hizmetleri sitesine girmeniz için gerekli olan AÖF Büro-Web site şifresi de bulunmaktadır. Bu şifre sayesinde AÖF Büro-Web Hizmetleri sitemize girerek adres, büro, sınav merkezi, telefon numarası gibi kişisel bilgi değişikliğinizi gerçekleştirebilir, öğrencilikle ilgili diğer bilgilere ulaşabilir ve AÖF E-Posta Hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Bu nedenle, Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasının başkalarının eline geçmesini ve görülmesini engelleyiniz. AÖF Büro-Web site şifresi size özel olup diğer şahısların şifrenizi öğrenmesinden ve sonrasında şifreyle gerçekleştirilecek işlemlerden doğacak sorumluluk size ait olacaktır.
2) KAYIT İÇİN GEREKLİ BELGELER
Kayıt anında AÖF Bürosuna teslim etmek zorunda olduğunuz belgeler aşağıda listelenmiştir. Bu belgeleri kayıt anından önce mutlaka hazırlayınız. Herhangi bir belge hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için belge adının üzerini tıklayınız.
* Internet Başvuru Belgesi (başvuru sonrasında aöf sitesinden temin edilecektir)
* Askerlik Durumu Belgesi (sadece erkek adaylar için gereklidir)
* Banka Dekontu (ödeme sonrasında banka şubesinden temin edilecektir)
Özürlü olan öğrencilerimizin sınavlara özürlü salonlarında katılabilmeleri için özrüyle ilgili Sağlık Raporunun fotokopisini, şehit ve malul çocukları ise "Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payı" ödemelerinin düzenlenmesi için durumlarını kanıtlayan belgelerini, yukarıda listelenen kayıt belgeleri ile birlikte kayıt yaptıracağı AÖF bürosuna vermeleri gerekmektedir. Ayrıntılı bilgi için Kayıt Kılavuzuna bakınız.
3) ÖĞRENİM BEDELLERİNİN BANKAYA ÖDENMESİ
Kayıt yaptıracak aday öğrenciler iki tür ödemede bulunacaklardır. Birinci tür ödeme kitap, sınav hizmetleri, basılı malzemeler ve diğer hizmetler karşılığı olan Öğretim Gideri, ikinci tür ödeme ise her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen, Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payıdır. Ödemenizi 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri mesai saatleri içerisinde herhangi bir Vakıfbank şubesine yapabilirsiniz.
4) KAYIT
Yukarıda tanımlanan belgeler ile birlikte 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde herhangi bir AÖF Bürosuna giderek kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz. Kayıt anında hazırladığınız belgeleri eksiksiz olarak büroya teslim edecek ve kitaplarınızı alacaksınız.
* Lisans Tamamlama
Lisans Tamamlama programına, 4 yıllık fakülte veya yüksekokullarda okumakta iken 2 yıllık ön lisans diploması alarak ayrılanlar başvurabilir.
1) BAŞVURU
Lisans Tamamlama Programının başvuru koşulları aşağıdadır:
"Fakülte ve yüksekokulların 4 yıllık lisans programlarında okurken ön lisans diploması alarak ayrılanlardan, ön lisans mezuniyet alanları Açıköğretim, İktisat ve İşletme Fakültelerinde lisans tamamlamak için başvurabilecek bölümler listesinde bulunanlar, Açıköğretim, İktisat veya İşletme Fakülteleri lisans programlarının 3. sınıfına lisans tamamlamak için başvuru yapabilirler.
Başvuru yapabilecek ön lisans mezuniyet alanları ve mezuniyet alanlarına göre başvurulabilecek bölümleri görmek için burayı tıklayınız.
Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Lisans Tamamlama Programı: Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi İngilizce Öğretmenliği Lisans Programı ile üniversitelerin Eğitim Fakültelerinin İngilizce Öğretmenliği bölümünden 2003-2004 öğretim yılı ve sonrasında ön lisans diploması alarak ayrılanlardan genel not ortalaması 60 ve üzeri olanlar başvurabilirler.
Açıköğretim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Tamamlama Programı: Kız Meslek Liseleri veya Meslek Liselerinin Çocuk Gelişimi, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi ile Çocuk Gelişimi ve Bakımı bölümlerinin birinden mezun olup Anadolu Üniversitesi Açıköğretim Fakültesi Okul Öncesi Öğretmenliği Lisans Programı ile üniversitelerin Eğitim Fakülteleri veya Mesleki Eğitim Fakültelerinin Okul Öncesi Öğretmenliği, Anaokulu Öğretmenliği, Çocuk Gelişimi ve Okul Öncesi Öğretmenliği, Çocuk Gelişimi ve Eğitimi Öğretmenliği bölümlerinin birinden 2003-2004 öğretim yılı ve sonrasında ön lisans diploması alarak ayrılanlar başvurabilirler.
Not: 2 yıllık Meslek Yüksekokulu veya Açıköğretim Fakültesi ön lisans programlarından mezun olanlar, uzaktan eğitim sistemine göre öğretim yapan fakültelerin lisans tamamlama programlarına başvuramazlar."
Programın başvuru koşullarını taşıyorsanız 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde başvurunuzu bu siteden yapınız. Internet'ten başvuru işlemleri 21 Kasım 2008 saat 17:00'da sona erecektir. Başvurunuzun ardından size, bilgisayarınıza indirmeniz ve yazıcı dökümünü almanız için iki sayfalık elektronik dosya verilecektir. Dosyanın bir sayfası kayıt için AÖF bürosuna teslim etmeniz gereken Internet Başvuru Belgesinden, diğer sayfası sadece bilgi amacıyla hazırlanan ve sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgilerinden oluşmaktadır.
Sizde kalacak olan Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasında, AÖF Büro-Web Hizmetleri sitesine girmeniz için gerekli olan AÖF Büro-Web site şifresi de bulunmaktadır. Bu şifre sayesinde AÖF Büro-Web Hizmetleri sitemize girerek adres, büro, sınav merkezi, telefon numarası gibi kişisel bilgi değişikliğinizi gerçekleştirebilir, öğrencilikle ilgili diğer bilgilere ulaşabilir ve AÖF E-Posta Hizmetlerinden yararlanabilirsiniz. Bu nedenle, Başvuru ve Kayıt Bilgileri sayfasının başkalarının eline geçmesini ve görülmesini engelleyiniz. AÖF Büro-Web site şifresi size özel olup diğer şahısların şifrenizi öğrenmesinden ve sonrasında şifreyle gerçekleştirilecek işlemlerden doğacak sorumluluk size ait olacaktır.
Başvurunuz sonrasında bilgisayarınıza indireceğiniz ve yazıcı dökümünü alacağınız elektronik dosya PDF formatındadır. Eğer bilgisayarınızda bu dosyayı okuyacak Adobe Reader yazılımı yoksa öncelikle burayı tıklayarak yazılımı bilgisayarınıza indirip kurunuz.
2) KAYIT İÇİN GEREKLİ BELGELER
Kayıt anında AÖF Bürosuna teslim etmek zorunda olduğunuz belgeler aşağıda listelenmiştir. Bu belgeleri kayıt anından önce mutlaka hazırlayınız. Herhangi bir belge hakkında ayrıntılı bilgiye ulaşmak için belge adının üzerini tıklayınız.
* Internet Başvuru Belgesi (başvuru sonrasında sitemizden temin edilecektir)
* Fotoğraflı-İmzalı Form (başvuru sonrasında sitemizden temin edilecektir)
* Öğrenci Bilgi Formu (başvuru sonrasında sitemizden temin edilecektir)
* 4 adet 4.5x6 cm. Fotoğraf
* Öğrenim Belgesi (noter onaylı)
* Askerlik Durumu Belgesi (sadece erkek adaylar için gereklidir)
* Banka Dekontu (ödeme sonrasında banka şubesinden temin edilecektir)
* Öğrenci Kayıt Dosyası (kayıt anında AÖF bürosundan verilecektir)
Özürlü olan öğrencilerimizin sınavlara özürlü salonlarında katılabilmeleri için özrüyle ilgili Sağlık Raporunun fotokopisini, şehit ve malul çocukları ise "Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payı" ödemelerinin düzenlenmesi için durumlarını kanıtlayan belgelerini, yukarıda listelenen kayıt belgeleri ile birlikte kayıt yaptıracağı AÖF bürosuna vermeleri gerekmektedir.
3) ÖĞRENİM BEDELLERİNİN BANKAYA ÖDENMESİ
Kayıt yaptıracak aday öğrenciler iki tür ödemede bulunacaklardır. Birinci tür ödeme kitap, sınav hizmetleri, basılı malzemeler ve diğer hizmetler karşılığı olan Öğretim Gideri, ikinci tür ödeme ise her yıl Bakanlar Kurulu Kararı ile belirlenen, Cari Hizmet Maliyetlerine Öğrenci Katkı Payıdır. Ödemenizi 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri mesai saatleri içerisinde herhangi bir Vakıfbank şubesine yapabilirsiniz. Ödeyeceğiniz miktarı öğrenebilmek için burayı tıklayınız.
4) KAYIT
Yukarıda tanımlanan belgeler ile birlikte 27 Ekim 2008 - 21 Kasım 2008 tarihleri içerisinde herhangi bir AÖF Bürosuna giderek kaydınızı gerçekleştirebilirsiniz. Kayıt anında hazırladığınız belgeleri eksiksiz olarak büroya teslim edecek ve kitaplarınızı alacaksınız. Size en yakın AÖF Bürosunun adresini öğrenmek için burayı tıklayınız.
internet üzerinden Açıköğretim başvurusunda bulunmak için http://aofkayit.anadolu.edu.tr/
