Dikkat Chat Kutusu Siteden Kaldırılmıştır. Sohbet etmek için burayı tıklayın
camween.com

Sayfada Arama yap

11. sınıf fizik konu anlatımı, Roketlerin Yapısı, Tarihçesi ve Çalışma Prensipleri, roketlerin temeli, Momentumun Korunumu formülü, çözümlü sorular, roketlerle ilgili fizik formülleri, Belirli İtici Kuvvet, Sabit İvmeli Roket, Roket Verimliliği

7/11/2009 · Kategori: Diger

Roketlerin Yapısı, Tarihçesi ve Çalışma Prensipleri

1.ÖZET
Bu çalışmada, roketlerin tarihçesi, roketlerin hareket denklemleri, roketlerin yakıtları ve motorları, roket tipleri ve özellikleri, ses roketi ve son olarak roketlerle ilgili çeşitli haberler yer almaktadır. Roketler 13. yüzyıldan itibaren günümüze kadar büyük ilerlemeler kaydetmiş ve gelişmiştir. Bu sayede uzayı keşfetmek mümkün olmaktadır. Roketlerin hareketini anlayabilmek için Fiziği iyi bilmek gerekir. Fizikteki itme-momentum-hareket-enerjinin korunumu yasaları bize bu hareketi kolay bir şekilde anlama imkânı sağlar. Bu çalışmada Birleşik Devletler ile Rus roketleri ele alınmıştır. Birleşik Devletler ve Avrupa roketleri ile Rus roketlerinin uzunluk, çap, ağırlık ve itme gibi özellikleri çizelgeler halinde gösterilmiştir. Ses roketleri araştırmacılara oldukça yardımcı olur. Birçok ses roketi uzay, mühendislik, …vb. bilimlerde teknolojik yenilik için test zemini sağlar. Son olarak şu söylenebilir ki çeşitli ülkeler roket konusunda her geçen gün ilerlemeler kaydetmekte ve bunun sonucunda da bilimde yeni ufuklar açmaktadırlar.

2. GİRİŞ
Bir roket verilen bir yönde, yüksek hızda küçük bir kısmını fırlatan, kendi kendine yeten bir araçtır ve pratik bir hızla kalan kütleyi ivmelendirebilen bir itme reaksiyonu üretir. Diğer dünyalara yolculuk fikri günümüzden çok öncedir. Çok eskilerde, ikinci yüzyılda Yunan bilim adamı Samosata’lı Lucian bir hikâye kaleme aldı. Hikâyede bir grup denizci Cebelitarık Boğazı’ndan geçerken büyük bir deniz hortumuna yakalandı ve Ay’a fırlatıldı. Johannes Kepler bir bilim-kurgu yazdı. Kepler’in kahramanı kötü ruhlar tarafından Ay’a gönderildi. 1865 yılında Jules Verne klasik hikâyesini yayınladı. Bu hikâyede yolcular bir mermi içine yerleştirildi ve güçlü bir silahla namludan Ay’a doğru ateşlendi. Uzay uçuşu hakkındaki ilk doğru bilimsel fikirler Rusyalı Konstantin Eduardouich Tsiolkovskii tarafından 1902 yılında bir dergide yayınlandı. Tsiolkovskii, sıradan uçma makinelerinin havasız uzayda çalışmayacağını fakat roketlerin çalışabileceğini biliyordu. Çünkü Isaac Newton’un tepki kanuna göre bu fikre sahipti. Her etki, eşit ve zıt bir tepkiye yol açıyordu. Örnek olarak, İngiltere’de gece Guy Fawkes’den fırlatılan sıradan ateşlemeli bir roketin gönderildiği düşünülsün. Roket, içi barut dolu ****kli bir tüp içerir. Fitil yakılıp hemen çekildiğinde toz yanmaya başlar; sıcak gaz üretilir, egzoz çıkar, böylece tüpe zıt yönde bir etki uygulanır. Gaz aktıkça roket uçmaya devam eder. Uzayın keşfedilmesinde roketin evrimi büyük rol oynar. Uzayın keşfi diğer yollardan (rasathaneler ve radyo uyduları) yapılmışsa da günümüz için roketler uzayın, “bu yeni okyanusun” krallığını sürdürmektedir. Roketler, Kozmik okyanusta sınırların yıkılmasını sağlamıştır. Böylece yalnızca uzayın yabancı denizlerinin haritası elde edilmez. Aynı zamanda uzayda varoluş duygusu da geliştirilir.

3. TARİHÇE
Roketler konusunda ilk bilgi T***n- King kuşatmasının gerçekleştiği 13. yüzyıla aittir. Uzay uçuşu hakkındaki ilk doğru bilimsel fikirler ise Rusyalı Konstantin Eduardouich Tsiolkovskii tarafından ortaya atılmıştır. Tsiolkovskii, roketlerde katı yakıtların zayıf ve güvensiz olduğunu belirtmiştir ve sıvı yakıtlı roket motorunu planlamıştır. Tsiolkovskii pratik yapan bir bilim adamı değildi ve ilk sıvı yakıtlı roket 1926’ ya kadar ateşlenemedi. Amerikalı bir mühendis olan Robert Hutching Goddard, Tsiolkovskii’ nin çalışmaları hakkında bilgisi olmadan yeterli özellikte bir roket yapmıştır. Bu, onlarca metre uçabilen, saatte 100 km’ nin altında bir zirve hızı olan (96,540 km /saat) bir roketti ve günümüz roketlerinin de atasıydı. Bundan birkaç yıl sonra içinde **rnher Von Braun’ un da bulunduğu bir Alman çalışma grubu, Berlin’in dışında bir roket uçurma alanı kurarak ilk deneylere başlamıştır. Nazi Hükümeti daha sonra bu olaya el koymuş ve roket ile ilgili çalışanları Peenemünde’ ye transfer etmiştir. Burası Baltık’ ta bir adaydı ve burada askeri silah üretimi yapılmakta idi. Yapılan çalışmalar sonucunda ilk “V2” roketi elde edildi. İkinci Dünya Savaşı’nın sonlarında (1944-1945), “V2” roketleri İngiltere’yi bombalamak amacıyla kullanılmıştır. Daha sonra Von Braun ve Peenemünde’ de bulunan birçok bilim adamı Amerika’ya gitmiş ve Amerika Birleşik Devletleri’nin ilk yapay uydusu olan “Explorer 1” in 1958 yılında fırlatılmasında görev almıştır. Bundan sonra Rusya da “Uzay Çağı” na giriş yaptı ve 4 Ekim 1957’de ilk insan yapımı uydu olan “Sputnik 1” i uzaya gönderdi. Bu, küçük bir radyo alıcısı taşıyordu ve yeni bir çağın başlangıcı olarak kabul edildi. Roketler konusunda gözle görülür gelişmeler 1957 yılından sonra meydana gelmiştir. Yapay uydular ve uzay istasyonları Dünya’nın yörüngesine oturtulmuştur. İnsanlar Ay’ a ulaşmıştır. İnsansız uzay araçları Pluto’dan itibaren bütün gezegenlere gönderilmiştir. Mars ve Venüs gezegenlerinin yüzeyleri incelenmiştir. 16. yüzyılda Johann Schmidlap, küçük roketleri büyük roketlerin üzerine ekleyerek ilk çok katlı roketleri oluşturmuştur. Büyük roketin yakıtı tükendiğinde roket aşağıya düşer ve ikinci roket ateşlenir. Schmidlap tarafından kullanılan roketler aşamalı roketler olarak adlandırılır. Günümüzde bu yöntem ile inşa edilmiş roketler sayesinde, uzaya ulaşmanın dışında Ay’a ve diğer gezegenlere ulaşmakta mümkün olmaktadır.

4. ROKETLERİN TEMELİ

4.1. Kütle
Kütle, roketin performansını etkileyen önemli bir faktördür. Roket uçuşunun temel prensibi olarak, bir roketin yerden ayrılabilmesi için, motorunun roketin toplam kütlesinden daha fazla itme gücü üretmesi gerekir. İdeal bir roket kütlesi için toplam kütlenin %91’i yakıt, %3’ü tanklar, motorlar, yüzgeçler vb. ve %6’sı diğer gezegen veya Ay’a seyahat için uydular, astronotlar veya uzay araçları olabilir. Bir roket tasarımının verimliliği kütle kesri (MF) ile ifade edilir ve roket yakıtının kütlesinin, roketin toplam kütlesine bölümü olarak aşağıdaki şekilde verilir;

Yukarıda verilen ifade kullanılarak ideal bir roket için bu değerin 0,91 olması gerekir. Kütle kesri formülünden %1,0’lik bir değerin mükemmel bir oran olduğu düşünülebilir, fakat yakıt miktarı karşısında önemsiz olarak görülür. MF ne kadar artarsa roketin taşıyabileceği yük azalır. 0,91’lik bir MF, yük taşıma kapasitesi ve menzil arasında iyi bir dengedir. Uzay taşıtları yaklaşık olarak 0,82 MF oranına sahiptirler. Uzaya uzay gemisi taşıyabilecek büyük roketler ciddi ağırlık problemlerine sahiptirler. Uzayda uygun yörünge hızına ulaşmak için büyük miktarda yakıta ihtiyaç duyulur. Bu yüzden yakıt tanklarının, motorların ve ilgili donanımların büyüklüğü artar. Bir noktaya kadar büyük roketler küçük roketlerden daha fazla yük taşıyabilir. Fakat roket çok büyük olduğunda ağırlığı artar ve kütle kesri, olması mümkün olmayan bir rakama düşer. 16. yüzyılda havai fişek yapımcısı Johann Schmidlap, küçük roketleri büyük roketlerin üzerine ekleyerek ağırlık problemine bir çözüm getirmiştir.

4.2. Momentumun Korunumu
Roket hareketinin temel ifadesi tek bir parçadan, parçalar sistemine doğru Newton’un birinci kanununun geniş bir yazılımı ile ifade edilir. Diş kuvvetlerin varlığında momentum korunur.

O=mV+meVe (4.2.1)

mV = -me Ve (4.2.2)

Burada;
m= Roket kütlesi
V= Roket yakıtının yanması sonucunda kütle merkezine göre roketin kazandığı hız

me= Roket yakıtının kütlesi
Ve= Roketin egzozundan çıkan artık yakıtın kütle merkezine göre hızı

(4.2.2) eşitliği Newton’un üçüncü kanunu olan etki ve tepki kanunudur.

m ve me’nin her ikisi skaler büyüklük olduğu için V ve Ve zıt yönlü ve aynı doğrultu boyunca olmalıdır.
Böylece;
V=iv
Ve=-ive ( 4.2.3)

ve (4.2.2) eşitliği şöyle yazılabilir:
mv=meve (4.2.4)

(4.2.4) eşitliğindeki terimler skaler büyüklük olarak ifade edilir.

4.3. Rokette İtme
Genel olarak bir rokette yakıt, toplam roket kütlesinin yaklaşık bir oranını oluşturur. Kimyasal bir rokette ise roket kütlesinin tamamı yakıttır. Belirli bir t zamanında roket V hızı ile bir referans noktasına göre hareket etsin. Bu durumda momentumu:
Pt=mV (4.3.1)

Fakat dm = -dme (4.3.4) olur.
Sonuçta,

Örnek Problem: 103kg’ lik bir roket hareket sahasına düşey olarak yerleştiriliyor. Yakıt 2kg/sn hızında azalıyor. Roketin yükselmeye başladığı andaki Ve’ nin kritik değerini bulunuz.

Çözüm:
Kritik Ve’ de itme yerçekiminin dış kuvvetine eşittir ve taşıtın üzerindeki net ivme sıfırdır. Sonuç olarak (4.3.7) eşitliği kullanılarak;

4.4. Belirli İtici Kuvvet
Rokete göre ve hızında, bir δt aralığında roketten çıkarılan δme kütlesindeki artış tarafından üretilen itme ele alınsın

.

Roket bu aralıkta bir itici kuvvet alacaktır.

İtici kuvvet çıkarılan kütleye bölünürse;
elde edilir.

Bu ifade bir roketin yakıt performansının direk bir ölçümüdür. Belirli itici kuvvet terimi, çıkarılan roket yakıtının ağırlığı başına düşen itici kuvvet için alınır.

(4.4.4) eşitliği, birim zamanda üretilen itmenin çıkarılan ağırlığa oranıdır. İtme ve ağırlık özdeş birimlerde ise Isp, Newton/Newton/sn, yani saniye biriminde olur. Dolayısıyla zaman birimine sahiptir. Sonuç olarak şöyle söylenebilir: Bir yakıtın Isp değerinin 500sn olması, üretilen itmenin 1 saniye içinde çıkarılan gazın ağırlığının 500 katı olması demektir. Bu büyük itmeyi üretmek için ve büyük olmalıdır.

ve=Ispge=(500sn)9,8 (10-3) km/sn2= 4,9 km/sn

Roketin tüm performansı ya itmenin ağırlığa oranı ile Fitme/mege ya da toplam itici kuvvetin ilk ağırlığa oranı ile;

ölçülür.
4.5 Roket Eşitliği

(4.3.7) eşitliği aşağıdaki gibi yazılabilir:

Burada (4.3.4) eşitliği de kullanılabilir. Dış kuvvetin sadece yer çekimi olduğu kabul edilsin. Böylece, F=mg (4.5.2) olur ve moment için aerodinamik sürüklenme göz ardı edilir. Daha sonra aşağıdaki eşitlik bulunur:

Sabit bir yerçekimi alanına karşın düşey fırlatmada (4.2.3) eşitliği kullanıldığında şu ifade yazılabilir: g=-ig (4.5.4) Buradan;

Roket eşitliği;

elde edilir. Yerçekimini ve aerodinamik sürüklenmeyi içeren bütün dış kuvvetlerin olmaması halinde yanma hızı

ile verilir.
Örnek Problem: Düşey olarak fırlatılan bir roket, saniyede ilk roket kütlesinin 0,005’ine eşit oranda bir kütle çıkarıyor. Eğer ve=5 km/sn ise 10 sn sonra roketin hızını ve yüksekliğini bulunuz. Aerodinamik sürüklenmeyi göz ardı ediniz.

Çözüm:

4.6. Sabit İvmeli Roket
Hayvansal organizmaların üzerinde meydana gelen bozucu etkiler, roket ivmelerine doğal bir sınır oluşturur. İvme mümkün olduğu kadar sabit olmalıdır. Fakat itmeyi sabit tutmaktansa, ilk düşük seviyeden roket kütlesinin boşaltıldığı kritik yüksek seviyeye kadar değişen ivmeye de izin verilmelidir. Roketin dünyadan düşey olarak fırlatıldığı düşünülürse aşağıdaki eşitlik elde edilir:

veya

İntegral alınırsa;

veya

Aerodinamik Sürüklenme

(4.5.5) eşitliğine ihtiyaç duyan atmosferik sürüklenme kuvveti şöyle ifade edilir:

Burada vbo, yanma zamanı olan t süresinde, düşey bir fırlatma da hesaplanan, aerodinamik sürüklenmedeki asıl yanma hızıdır. Düşeyden farklı bir fırlatma yönü için, gSinβ ifadesi (4.5.5) denklemindeki g’de yerine konur. Burada β yataydan yörünge yapan açıdır. (4.7.1) denklemini yaklaşık olarak çözmek için bazı bilgilere ihtiyaç vardır. İlk olarak taşıtın konumu ve zamanın bir fonksiyonu olarak hızı hakkında birinci derecede bilgi elde edebilmek amacıyla vakum yörüngesi hesaplanır. Buradan değerler farklı zamanlarda FDiçin yerleştirilir.

(FD: Sürüklenme kuvveti, Sp: Yakıt tankının taban alanı, CD: Yakıtın yoğunluğu)

Yakıtta kısa yanma süreleri için, sürüklenme faktörünün vbo’ın üzerindeki etkisi fazla değildir. Buna rağmen yanmadan sonra yörünge ve hız, sürüklenme kaybından aşırı derecede etkilenecektir.

4.8 Roket Verimliliği
Bir roketin verimliliği, roketin üzerine yapılan iş olarak tanımlanır. Bu da uygulanan itme sonucu oluşan işin toplam yayılan enerjiye oranıdır. E, yakıtın belirli enerji içeriği olsun. Daha sonra bir αE miktarı roket motoru vasıtasıyla kinetik enerjiye dönüşür:

itmenin büyüklüğü aşağıdaki ifadeye eşittir:

Bir δr mesafesi için itme tarafından roketin üzerine yapılan iş:

olur. Eğer roket uygulanan itme yönünde hareketli ise yapılan iş maksimumdur. Yayılan toplam enerji;

ifadesine eşittir. (4.8.3) ve (4.8.4) denklemleri birbirine oranlanır ve δme ihmal edilirse roket verimliliği için bir eşitlik elde edilir:

Burada önemli olan üretilen itmedir, üretimin verimliliği değildir.
Rokete verilen enerjinin, birim yakıt kütlesine oranı;

şeklinde gösterilir.

4.9 Bir Roket Jetinin Güç Dağılımı

Jetin içindeki kütle artışı dikkate alındığında kinetik enerji;

Bir δt zamanında kütle çıkarılırsa jetteki güç:

olarak bulunur. Eğer Fitme cinsinden yazılmak istenirse;

denklemi yazılabilir.

4.10 Yakıt Kütlesinin Seçimi
Kimyasal bir roket için mümkün olan en hafif yakıt araştırılır. İyonik roket için ise sadece ağır parçacıklar ele alınır. Bunlar cıva iyonları veya ağır organik moleküllerdir. Farklı yaklaşımların sebebini anlamak zor değildir. Kimyasal roket motorundaki asıl problem, yakıtın her gramı için mümkün olduğu kadar fazla itme kazanmasıdır. m ve m’ kütlelerine sahip iki molekül tipi bir roket bölmesinin içinde enerjiye dönüşsün. Bu iki molekül tipinin ortalama enerjilerinin eşit olduğu dikkate alındığında:

elde edilir. Burada, m’=km (4.10.2) dir ve k çok büyük bir sayıdır.(4.10.1) eşitliğinden aşağıdaki ifade bulunur: v’=v/k1/2(4.10.3) Ağır molekülün momentumu: m’v'=(km) (v/k1/2)= k1/2mv (4.10.4) olur. Yani hafif molekülün momentumunun k1/2’sidir. Bununla birlikte yakıtın birim kütlesi başına kazanılan itme, k/k1/2=k1/2faktörü ile hafif molekülleri tercih eder. İyonik rokette önceden de belirtildiği gibi ağır parçacıklar ele alınır. Burada ağır moleküller düşük hızlara ivmelendirilir. (4.9.3) denklemi kullanılarak;

 

yazılır. Bundan yararlanarak itmede bir kazanç sağlanmaksızın yakıt kütlesi daha hızlı tüketilir.

4.11 Radyoaktif Geri Tepme İtici Kuvveti

Radyoaktivitenin bulunduğu yıllarda ve özellikle 1940’larda çok miktarda radyoaktif madde üretiliyordu. Dolayısıyla yüzeyi radyoaktif madde ile kaplanan bir roketin ileri itilme olasılığı hakkında çeşitli düşünceler ortaya atıldı. Rokette yüzeye doğru hareketli parçacıklar içeri doğru soğurulduğunda, zıt olarak hareketli parçacıklar momentum taşır. Aktivite bitene kadar sürekli bir itme rokete verilir.

4.12 Kademeli Roketler
Yıllarca önce en iyi kimyasal yakıtın plastik tanklarda depolanacağı, en hafif ağırlıktaki motora sahip bir roketin içine yerleştirileceği ve en uygun şartlar altında ateşleneceği düşünülüyordu. Henüz bir roketin Dünyadan kurtulması için gerekli hız sağlanamamıştı. Daha sonra bu probleme bir çözüm bulunmuştur.

24 Şubat 1949 yılında kademe prensibi gösterildi. Bu tarihte bir “Wac Corporal” roketi bir “V2” roketi ile desteklendi. Bu roket 6,5 dakikada 242 millik (yaklaşık 387km) bir yüksekliğe ulaşmıştır. Kademe prensibi aşağıdaki şekil yardımı ile açıklanabilir.

Şekil 4.12.1 Üç kademeli roket. Bir m0kademesinin yüklü kütlesi, mλ yük, ms yapı (ölü ağırlık) ve mp yakıt kütlelerini içerir. Şekilden de görüleceği gibi üç roketin her biri önceki kademesinde yüklü olsun. Üçüncü roketin son kademedeki hızı :

olur. Eğer her bir kademe için harcanan hız aynı ise ;

elde edilir. Sonuç olarak bir etkili kütle oranı tanımlanır;

Yük λ, yapı (ölü ağırlık) s ve yakıt p olduğuna göre;

Burada şunlar yazılmalıdır;

Böylece etkili kütle oranı aşağıdaki gibi olur:

Burada ε yararlı bir roket terimi olan yapı faktörüdür. İhmal edilebilir küçüklükteki yapı faktörü için: (ε 0):

eşitliği bulunur. Burada tank veya diğer ölü ağırlıkların olmadığı varsayılır.

4.13 Radyasyon Basıncı Tarafından Meydana Gelen İtici Kuvvet
Garwin ve arkadaşları, güneş ışığının radyasyon basıncının uzay aracını ilerletmek için kullanılabilmesi konusunu ortaya atmışlardır. Bir radyant akısına bağlı basınç ile soğurulmuş bir yüzey bulunabilir:

prad= (φ / c) soğurulma (4.13.1)
Eğer radyasyon tamamen soğurulursa bu eşitlik yazılır. Burada φ radyant akısıdır (Birim zamanda birim alanda taşınan enerjide). c ise ışık hızıdır. Eğer yüzey toplam olarak yansıtıyorsa geri tepme fotonları, basıncın iki katına çıkmasına neden olur. prad= ( 2φ / c) yansıtma (4.13.2) Örnek problem:

Bir alümine plastik yelken (10-4gm/cm2degerinde) Dünya’nın yörüngesi yakınında Güneş’e bakıyor. Yerçekimi etkileri yok sayılırsa ivmesi ne olur? Çözüm: Radyasyon basıncı:

İvme:

olarak bulunur. Bir yelken bir taşıtı dıştaki bir yörüngeden içteki bir gezegenin yörüngesine doğru ilerletebilir.
Şekil 4.13.1 (a) Dünyadan sonraki gezegene ve (b) Dünyadan önceki gezegene yolculuk için bir yelkenin yerleştirilmesi.

Şekil 4.13.2 Yansıtıcı bir yüzeyin geri tepmesi. Düşen ve yansıyan ışınlardan meydana gelen sonuç kuvveti

2Fincosγ değerindedir ve yüzeyle normal yapacak şekildedir. Eğer yansıma mükemmel kabul edilirse; Fin = Fre (4.13.3)

ve sonuç kuvvetinin değeri:

elde edilir. Yansıyan yüzeyin üzerindeki kuvvet:

Bu ifade radyasyon basıncının terimi olarak yazılırsa; Fs=pradScos2γ (4.13.6) olur. Burada S yüzey alanıdır. Dünya’nın yörüngesindeki r yarıçaplı radyasyon basıncı eğer p0ise, Güneş’ten herhangi bir r mesafesinde bir yelkenin üzerindeki kuvvet aşağıdaki gibidir:

Bu kuvvet radyal ve açısal bileşkelere ayrılır:

Eğer ise, açısal bileşke veya sürüklenme kuvvetinin oldukça üstün olduğu görülür. Açısal bileşke, yelkeni 90 derece döndürerek hareket yönünde bir itme gibi davranır ve radyal bileşenin yardımı sayesinde yelkenin dış gezegene doğru helis yapmasına neden olur.

5. ROKET YAKITLARI ve MOTORLARI

5.1. Katı Yakıtlar ve Sıvı Yakıtlar
Günümüzde çoğu roket katı veya sıvı yakıt ile çalışır. Yakıtın yanması için bir oksitleyici yani oksijen olmalıdır. Jet uçaklar çevredeki havadan motorları içerisine oksijen çekerler. Roketler jet uçakların sahip olduğu lükse sahip değildir. Onlar oksijeni, hiç havanın olmadığı uzaya kendileri ile birlikte taşımalıdır. Dokunulduğunda kuru olan roket katı yakıtları, kimyasal içeriğinde yakıt ve oksitleyiciyi birleşmiş olarak içerir. Genellikle yakıt, hidrojen bileşikleri, karbon ve oksijen bileşiklerinden oluşan oksitleyici karışımdır.

Bir katı yakıtlı roket en basit motor şekline sahiptir. Bu, bir ağızlık, bir kasa, kaplama, yakıt ve bir tutuşturucu içerir. Motor kasası, içi kaplama ile astarlanmış nispeten ince bir metaldir. Yakıt, kaplamanın iç tarafında bulunmaktadır.

Bazı katı yakıtlı roket motorları, içinden yakıtın geçtiği bir iç boşluğa sahiptir. Yakıtın yanma işlemi bir noktadan başlar ve kademeli olarak devam eder. Bütün durumlarda yalnızca yakıtın yüzeyi yanar. Bununla birlikte daha büyük itme sağlamak için iç boşluk kullanılır. Bu, yakıtın mevcut yanma yüzeyini arttırır. Yakıt büyük bir hızla yanar. Yüksek hızda kütle ağızlık bölümünden dışarı gönderilir.

Katı yakıtları tutuşturmak için birçok tutuşturucu çeşidi kullanılır. Günümüzde emniyetli ve güvenilir tutuşturma şekillerinden biri elektrik kullanmaktır. Elektrik akımı uzak bir mesafeden tel içerisinden geçer ve roket içerisindeki özel bir teli ıstır. Tel yakıtla temas ettiğinde yakıtın sıcaklığını yanmanın gerçekleşeceği noktaya kadar yükseltir. Diğer tutuşturucular sıcak tel tertibatlarından daha gelişmiştir. Bazıları önce tutuşan daha sonra yakıtı tutuşturan bir kimyasal yapı ile kaplıdır. Katı yakıtlı bir motorda ağızlık, roketin altından genleşen sıcak gazın çıkmasına izin veren bir açıklıktır. Ağızlığın dar kısmı boğazdır. Ağızlığın amacı, roketi terk eden gazların hızını arttırmaktır ve boğaz bunu maksimuma çıkarır. Roketin içerisinde olduğu gibi, sıcak gazlardan ağızlık kısmını korumak için kaplama yani yalıtım gerekir. Yalıtımın küçük parçaları çok sıcaktır ve ağızlıktan dışarı çıkar. Küçük parçalar dışarıya çıkarken sıcaklık da birlikte dışarı taşınır.

Roket motorlarının temel çeşitlerinden birisi de sıvı yakıtların kullanıldığı motorlardır. Sıvı yakıtlar motor içerisine pompalanabilir veya basınçla beslenebilir. Bu, çok daha karmaşık bir motordur. Sıvı yakıtlar ayrı depolama tanklarına sahiptir. Bunlardan biri yakıt ve diğeri ise oksitleyici içindir.

Bir sıvı yakıtlı roketin yakıtı genellikle gaz yağı veya sıvı hidrojendir. Oksitleyici ise genellikle sıvı oksijendir. Bunlar yanma odası olarak adlandırılan bir boşluk içerisinde birleştirilir. Yanma odası, yakıtların yandığı, yüksek sıcaklık ve basıncın oluştuğu bir bölümdür. Odanın çatısı üzerindeki küçük enjektörler aynı anda yakıtları püskürtür ve karıştırır. Çünkü oda yüksek basınç altında çalışır ve yakıtların basınçla itilmesi gerekir.

Her roket için, özellikle sıvı yakıtlı roketler için, ağırlık önemli bir faktördür. Genel olarak roket, ne kadar ağırsa yerden havalanmak için o kadar itmeye ihtiyaç duyar. Pompalar ve yakıt hatları nedeniyle sıvı yakıtlı motorlar katı yakıtlı motorlardan daha ağırdır.

Sıvı yakıtlı motorların ağırlığını azaltmanın iyi bir yolu, ağızlık çıkışının çıkış hunisini hafif ağırlıklı metallerden yapmaktır. Bununla birlikte huni içerisinden geçen son derece sıcak ve hızlı hareket eden gazlar ince metali eritir. Bu yüzden bir soğutma sistemi gerekir. Sıvı yakıtlı motorlarda, küçük sıcaklıktaki sıvı hidrojeni kullanan yüksek verimli ve karmaşık bir soğutma sistemi yer alır. Hidrojen –253 °C sıcaklığa soğutulduğunda sıvı hale gelir. Burada çıkış hunisinin duvarlarında bulunan küçük tüpler göze çarpar. Tüplerdeki hidrojen meydana gelen fazla ısıyı emer ve duvarların erimesini önler.

5.2. Motor İtme Kontrolü
Bir motorun itmesinin kontrol edilmesi oldukça önemlidir. Çok kısa veya çok uzun zaman aralığında itme, bir uydunun yanlış yörüngeye oturmasına neden olur. Bu durum uydunun, yararlı olmayacak kadar uzağa gitmesine veya Dünya’ya geri dönmesine yol açar. Roketin idare sistemindeki bir bilgisayar, motorun uygun şekilde çalışmasını ya da durmasını ve itmenin gerektiği zamanı belirler. Sıvı yakıtlı motorlar bu işlemi, yanma odasına yakıt akışını başlatma veya durdurma esasına dayanarak gerçekleştirir. Gelişmiş uçuşlarda ( örneğin Ay’a gitmek gibi ) motorlar çeşitli zamanlarda çalışır ve durur. Bazı sıvı yakıtlı motorlar yanma odasına giren yakıt miktarını ayarlayarak motor itme oranını düzenler. Katı yakıtlı roketler sıvı yakıtlı roketler kadar kolay kontrol edilemez. Burada yanmaya başladıktan sonra yakıt, bitinceye kadar yanar. Yanmayı durdurmak veya yavaşlatmak çok zordur. Bazı katı yakıtlı motorlar, oda basıncını boşaltan ve itmeyi sonlandırabilen sistemlere sahiptir.

5.3. Kararlılık ve Kontrol Sistemleri
Verimli bir roket motoru yapmak başarılı bir roketin sadece bir bölümünü oluşturur. Roket, uçuşu sırasında kararlı olmalıdır. Kararlı bir roket değişmeyen bir yönde düzgün şekilde uçar. Kararsız roketler ise istikrarsız bir yönde uçar ve bazı zamanlar sarsılır. Kararlı bir roket, bir kontrol sistemi biçimini gerektirir. Kontroller aktif ve pasif olmak üzere ikiye ayrılır. Burada önemli olan bir roketi neyin kararlı veya kararsız yaptığını anlamaktır. Bütün problem boyut, kütle ya da şekle bakmaksızın ağırlık merkezi (KM) olarak adlandırılan bir noktaya sahip olmaktır. Ağırlık merkezi, bir maddenin ağırlığına tam olarak karşılık gelen, kusursuz biçimde dengelenmiş yerdir. Ağırlık merkezi etrafında kararsız roketin dönmesi nedeniyle roket uçuşunda ağırlık merkezi önemlidir.

Roketin uçarken dönmesi üç eksen etrafında gerçekleşir. Bu eksenler; yuvarlanma, fırlatma ve sapma olarak adlandırılır. Bu üç eksenin kesiştiği nokta ağırlık merkezini verir. Roketin uç kısımlarında, fırlatma ve sapma eksenleri oldukça önemlidir. Çünkü bu iki doğrultudaki herhangi bir oynama roketi rotasından çıkarır. Yuvarlanma ekseni ise diğer eksenlere göre daha az önemlidir. Yuvarlanma eksenindeki oynamanın uçuş yoluna bir etkisi yoktur. Roketin geneli için uçuşta yuvarlanma hareketi roketin dengelenmesine yardım eder. Fırlatma ve sapma eksenlerindeki dengesiz hareketler roketin olması gereken yörüngesinden ayrılmasına neden olur. Dengesiz hareketlenmeyi en aza indirmek veya engellemek için bir kontrol sistemine ihtiyaç duyulur. Roketin içinde ağırlık merkezinden başka onun uçuşunu etkileyen önemli bir merkez daha vardır. Bu, basınç merkezidir. Basınç merkezi hava hareket eden roketten geçtiğinde oluşur. Roketin dış yüzeyine sürtünen hava akımı roketin üç ekseninden biri etrafında hareketlenmenin başlamasına yol açar. Roketlerdeki kontrol aktif veya pasiftir. Roketin dış yüzeyinde bulunan pasif kontrol sistemleri roketin dengede kalmasını sağlar. Uçuşta dengenin sağlanması için aktif kontroller hareket ettirilir.

5.4. Katı Yakıtlı Roketler
Katı bir yakıt, oksitleyici madde ve yanan maddeden meydana gelir. Bu yakıt katı fazdadır ve modelli bir şekle sahiptir. Yakıtın yüzey alanının yanması itme ile ilişkilidir. Artan bir yüzey alanı itmeyi arttırır. Fakat artan yüzey alanı yüksek hızda yanma ile yakıtın yanma zamanını azaltır. Roket yakıtındaki tanecik için belirli itme hesaba katılmalıdır. Eğer bir yakıt yüksek belirli itme ile yüksek yüzey alanındaki taneciğe sahip bir rokette yakıt olarak kullanılırsa büyük miktarda itme tutuşmayı sağlar. Baruttan daha güçlü yakıtlara dönüşüm, modern katı yakıtlı roketlerin gelişmesine yol açtı. Kimya bilim dalının ilerlemesiyle bilim adamları daha güçlü yakıtları araştırdılar. Bazı yaygın katı oksitleyiciler: Amonyum Perklorit (NH4-CIO4) ve Potasyum Nitrat (KNO3) vb. Bunlar baruttaki oksitleme bileşikleridir. Kompozit, bir yakıt oksitleyicinin ve yakıtın karıştırılmış mekanik bir bileşiğidir. Oksitleyiciler kompozit yakıt yapmak için sıklıkla sentetik kauçuklarla karıştırılır. Bu sentetik kauçuklar; polisitron, polisülfat ve poliüretandir.

Katı yakıtlı roketler basit roketlerdir. Bu roketler bazı dezavantajlara sahiptir. Katı yakıt tutuşturulduğunda yakıtın tamamı durmaksızın bitinceye kadar yanar. Oldukça düşük belirli itme, itmenin büyük değerleri için katı yakıtlı roketlerin kullanımı sınırlar.

5.5. Sıvı Yakıt Roketleri Nasıl Çalışır?
Sıvı yakıtlı roketlerden ilk olarak 1896 yılında Tsiolkovski tarafından yapılan gezegenler arası uzay araştırmasında söz edilmiştir. Bu bilim adamının fikri 27 yıl sonra gerçekleşmiştir. Robert H. Goddard ilk sıvı yakıtlı roketi fırlatmıştır. Sıvı yakıtlı roketler Rus ve Amerikan uzay araçlarında, Energiya SL-17 ve Satürn V roketlerinde kullanılmıştır. Bu roketlerin yüksek itme kapasiteleri insanları göklere yönlendirmiş ve roket gelişimini hızlandırmıştır. Sıvı yakıtlı roketler bir yakıt ve bir oksitleyiciden oluşur. Yakıt ve oksitleyiciyi muhafaza eden iki metal tank vardır. Fırlatma esnasında sırasıyla iki vana, depolanan sıvının borulara akmasına izin veren konuma getirilir. Eğer vanalar yanma odasına sıvı yakıtın kendi ağırlığınca akmasına izin verecek şekilde basitçe açılmış ise bir kararsız akış hızı meydana gelir ve bu da zayıf bir itmeye neden olur (Dengesiz itme hızına sebep verir). Bu problemin iki çözümü vardır: (1) Basınçlı gaz besleme, (2) Bir turbo pompa ile besleme. Bunlardan basit olanı basınçlı gaz besleme sistemine yüksek basınçlı bir gaz tankı eklemektir. Buradaki gaz reaktif olmayan (inert) ve hafif bir gazdır (Örneğin Helyum gibi). Yüksek basınç altında gaz bir vana ile depolanır ve dengelenir. Gaz tankının içerisinde basınç dengesi oluşturacak şekilde gaz akar. Bu işlemde borular ve yakıt tankları önemlidir. Her ne kadar gaz tankı denge basıncına karşı koyabilirse de borular ve yakıt tankları bir yanma arızasına neden olabilir. Bu basıncı yenecek yakıt tankları kullanılabilir. Fakat bu tankların kütlesi aşırı derecede fazladır. Sonuç olarak vana, yakıt tankları ile birlikte sabit basıncı muhafaza edebilecek bir akışı kontrol eder. Yakıt yüzeyinin üzerine uygulanan sabit kuvvet (basınç), yanma odasının içine doğru itilen sabit bir akışla sağlanır. Gaz depo tankından çıkan bu akış, yakıtın yakıt tankından çıkmasına neden olur. Yakıt akışının yüksek bir oranda olması için sistemin başlangıçtaki basıncını arttırmak gerekir. Sıkça tercih edilen ikinci bir çözüm turbo pompadır.

Turbo pompa fonksiyon olarak düzenli bir pompa ile aynıdır ve gaz basınçlı sistemde gazı yanma bölümünün içine doğru ivmelendirir. Burada pompayı çalıştıracak bir enerjiye ihtiyaç vardır. Bu enerji büyük yakıt tanklarına depolanmıştır. Depolanmış kimyasal enerjiyi pompa enerjisine dönüştürmek için küçük bir roket motoru eklenir. Bu küçük motor tipik olarak asıl yakıtla ayni yakıtları kullanır, fakat boyutları küçük olduğundan dolayı küçük bir itme üretimi sağlar. Bu motordaki itme bir türbine yollanır. Bulunan bir pervane türbinin hızlı şekilde dönmesini sağlar. Turbo pompayı çalıştırmak amacıyla gerekli olan mekanik enerjiyi elde etmek için, bu işlem kimyasal enerjiyi mekanik enerjiye dönüştürür. Yanma odasına gönderilen yakıtlar olayı karmaşık bir hale getirir.

Oksitleyici ve yakıt karıştırılıp yanma odasında tutuşturulduğunda itme meydana gelir. Bu büyük itme roketi yukarı doğru iter. Yakıt akış hızı ve yanma odasının duvar dayanımı hesaba katılarak yanma sisteminde oluşturulan yoğun basınç belirlenmelidir. Yakıt akış hızı çok küçük olursa yakıt yanma odasına girmez. Bir gaz basınçlı veya turbo pompalı uygun sistem kullanılarak bu problemden kurtulmak mümkün olur. Karşılaşılan diğer bir problem ise oksitleyici ve yakıtın yanmasının oluşturduğu yoğun sıcaklıktır. Yakıtın yanma odası ve ağızlık etrafında sirkülasyon yapılmasıyla bu problem çözülür. Yakıtlar son derecede soğuktur ve bunlar yanma odasının sıcak yüzeyi etrafında akarken motor sıcaklığının bir kısmını soğurup yavaşça buharlaşır. Bu buharlaşma üç etkiye neden olur:
(1) Belirtildiği gibi buharlaşma soğutması,
(2) Buharlaşan yakıt hacminin artmasıyla toplam basıncın artması,
(3) Katalitik etki (Daha fazla reaksiyonel gazların oluşması daha verimli yakma sağlar. Bu da roketin tüm performansını arttırır). Sıvı oksijen en yaygın kullanılan oksitleyicidir. Sıvı yakıtlı roketlerde kullanılan diğer oksitleyici kapsamı; Hidrojen Peroksit (%95 H2O2), Nitrik Asit (HNO3) ve sıvı Florür’dür. Modern sıvı yakıtlı roketlerde sıvı Florür çok nadir olarak kullanılır. STP (Standart sıcaklık; 25 °C ve standart basınç; 1 Atm veya 760 torr)’de oksijen ve florür gazdır. Bu fazda yanma oluşabilir.

Ancak oksijen ve florür gazının oksitleyici tankta depolanan miktarı gerekli itmeyi sağlamaz. Bundan dolayı bu gazları sıvı faza çevirmek için sıcaklıkları belirgin bir şekilde düşürülür ve böylece oksitleyici olarak kullanılır. Sıkça kullanılan sıvı yakıtların kapsamı: sıvı hidrojen, sıvı amonyak (NH3), hidrazin (N2H4) ve kerosin (hidrokarbon) dir. %76 oranında oksijen içeren nitrik asit başka bir oksitleyicidir. STP’ de nitrik asit sıvı fazdadır. Ancak nitrik asitin muhafazası tehlikelidir. Çünkü onun su ile karışması güçlü bir asit oluşturur ve bir yakıtla yanması sonucunda zararlı sonuçlar ortaya çıkabilir. Bu sebeple nitrik asitin kullanımı sınırlandırılmıştır.

5.6. Kullanılan Bazı Motorlar
ilk Amerikan Ay araştırması çalışmaları Cape Canaveral üssünde yoğun bir şekilde başlamıştır. Sonradan Altair olarak adlandırılan X-248 fiberglas tabanlı katı motor, Thor Able fırlatma taşıtı tarafından taşınmıştır. Altair katı motorların ilkidir ve ortaya çıkan benzerlerinin en başarılısıdır. Thor Able taşıtı, uyduları sınıflandırarak yörüngeye oturtmak için fırlatılmıştır. Kullanılan diğer bir motor Thiokol’un Star 37 motorudur. İlk Star 37, 1960 yılında Ay araştırmalarında yumuşak iniş sağlamak için motor hız kesici ile geliştirilmiştir. Hemen sonrasında askeri hava uydularını fırlatmak amacıyla kullanılan Thor Burner-2 roketinin üzerinde üst aşama olarak kullanılmıştır. Amerika Birleşik Devletleri’ne ait askeri radar uyduları katı motorları, daha yüksek yörüngelere nükleer reaktörlerini kaydırmak için kullanmıştır. İngiltere belli sayıda katı motor geliştirmiştir ve bir uydu fırlatmıştır. Bu fırlatmada Black Arrow roketi kullanılmıştır. Bu roket Waxwing isminde bir katı motora sahiptir. 1960’ların sonunda ve 1970’lerin başında sıvı motorlar ilk Zenit-2 casus uydularını yörüngeye yerleştirmek amacıyla kullanılmıştır. BE-3 motoru da eski yıllara ait ilginç motorlardan bir tanesidir.

Çizelge-5.1. Sıvı yakıtlı Motorlar

6. BAZI ROKET TİPLERİ ve ÖZELLİKLERİ

Bu bölümde bazı roket tipleri gösterilecek ve çeşitli ülkelere ait roketlerin özellikleri çizelge halinde verilecektir.

6.1. Birleşik Devletler Roketleri

6.2. Rus Roketleri

7.ÖZEL BIR ROKET: SES ROKETI
Çevre araştırmalarının yüksek harcamalı olması nedeniyle dikkate değer keşifler yapmak için düşük fiyatlı yöntemler gerekir. Araştırmacılar çeşitli metotlar kullanırlar. Bu araştırmacılar ses roketlerinden yararlanarak birçok önemli veri elde ederler ve böylece bilimde ilerleme kaydedilir. Birçok ses roketi uzay, atmosfer, yeryüzü ve mühendislik bilimlerinde teknolojik yenilik ve değişiklikler için test zemini sağlar. Ses roketi programı doktora tezlerine yol açan çok sayıda proje üretmiştir.

8. ROKETLERDEN HABERLER
Tokyo,12 Temmuz 2000; Japonya’ya ait H2A roketi test sırasında başarısız oldu. Fakat Ulusal Uzay Gelişim Firması yakın bir zamanda roketin fırlatılmasının doğru bir şekilde yapılacağını belirtti.

Tokyo, 24 Ağustos 2000; Tanegashima Uzay Merkezi’nde H2A ana roketinin gelecekteki yeni üretimi için LE7A motorunun 150 saniyelik tutuşma testi başarıyla sürdürüldü.

Paris, 16 Agustos 2000; 3 aylık bir gecikmeden sonra Avrupa yapımı iki telekomünikasyon uydusu Ariane 4 roketi ile birlikte yörüngelerine fırlatıldı.

Evry, 18 Agustos 2000; İki telekomünikasyon uydusunu taşıyan Ariane 4 roketi Fransa’dan kalktı. Brasilsat-B4 ve Nilesat-102’yi taşıyan roket uygun bir şekilde havalandı. Fırlatmadan 25 dakika sonra iki uyduyu yörüngeye bıraktı. Brasilsat-B4 uydusu 12-13 yıl için Brezilya’da televizyon ve telekomünikasyon servislerini sağlayacaktır. Nilesat-102 ise Kuzey Afrika ve İran Körfezi’ndeki ülkelere dijital televizyon programları dağıtacaktır.

Moskova, 29 Ağustos 2000; Rusya’ya ait askeri bir iletişim uydusunu taşıyan roket Kazakistan’daki Baikanur istasyonundan fırlatıldı.

9. SONUÇ
Eski zamanlardan beri uzay insanların ilgisini çekmiştir. Uzayın bir sonunun olup olmadığı, nerelere kadar uzandığı bilim adamlarını ilgilendiren bir konu olmakta devam etmiştir. Roketlerin gelişmesi insanlara uzayın kapılarını aralayınca bu konudaki çalışmalar büyük bir hız kazanmıştır. Roketlerin ileride insanları götüreceği yer belli değildir. Bu, bilimde gerçekleşen keşiflere dayanarak roketlerin gelişmesine bağlıdır.
Roketler sayesinde insanoğlu sınırları aşarak önemli adımlar atmıştır. Buraya kadar her yönüyle incelenen roketler yenidünyaların kapısını aralar ve bilinmeyen pek çok soruya yanıt bulma imkânı sağlar.

Kaynak: Zamanda yolculuk

 

10. sınıf fizik konu anlatımı, Doğrusal ve Bağıl Hareket, Yörünge nedir, konum nedir, konu ile ilgili çözümlü örnekler, eğim, hız, ivme nedir, Düzgün Doğrusal Hareket, Hız – Zaman Grafiği, BAĞIL HAREKET lise 2 fizik konuları

7/11/2009 · Kategori: Diger

Doğrusal ve Bağıl Hareket

Hareket Maddelerin zamanla yer değiştirmesine hareket denir. Fakat cisimlerin nereye göre yer değiştirdiği ve nereye göre hareket ettiği belirtilmelidir. Örneğin at üstünde giden bir yolcu ata göre yer değiştirmiyor fakat yerde duran sabit bir noktaya göre yer değiştiriyordur.

Yörünge nedir
Bir cismin hareketi sırasında izlediği yolun şekline yörünge denir. İzlenen yolun şekli doğrusal ise bu harekete doğrusal hareket denir. Daire ise dairesel hareket denir.

Konum nedir
Bir cismin seçilen bir başlangıç noktasına olan vektörel uzaklığına konum denir. Bir araç nasıl hareket ederse etsin en son durduğu noktadaki konumu o noktanın seçilen başlangıç noktasına olan vektörel uzaklığıdır. Bir araç dönüp dolaşıp ilk bulunduğu noktaya gelirse konumu sıfır olur.
Yer Değiştirme
Bir cismin iki konumu arasındaki vektörel uzaklıktır. Başka bir ifadeyle son konum (x2) ile ilk konum
(x1) arasındaki vektörel farktır ve son konumdan ilk konumun vektörel olarak çıkarılmasıyla bulunur. Bu işlem Dx = x2 – x1 şeklinde gösterilir.P noktasında duran bir aracın konumu + 1500 metredir. K de duranın konumu ise – 1000 metredir.
N noktasından L noktasına gelen bir araç
Dx = x2 – x1
Dx = – 500 – (+ 1000) = – 1500 m
(–) yönde 1500 metre yer değiştirmiştir.
Eğer ilk konum başlangıç noktası olursa konum ile yer değiştirme eşit olur.
Yatay bir yolda K noktasından harekete geçen araç L M N yolunu izleyerek N de duruyor. Bu araç KN noktaları arasında toplam 70 m yol almasına rağmen 50 m yer değiştirmiştir.Şekil incelenirse KN arasındaki vektörel uzaklık pisagor bağıntısından 50 m olur.
Eğim nedir
Hareket konusunun iyi anlaşılması için eğim kavramının iyi bilinmesi gerekir. Bir doğrunun yatayla yaptığı açının tanjantı o doğrunun eğimine eşittir.
Ayrıca eğim dikliğin bir ölçüsüdür. Diklik artıyorsa eğim artıyor diklik azalıyorsa eğim azalıyor diklik sabit ise eğim de sabittir.
Şekildeki gibi yatay doğruların eğimi sıfırdır.
Düşey doğruların eğimi tanımsızdır. Çünkü tana değerine göre bir sayının sıfıra oranı tanımsızdır.

Bir parabolün eğiminden bahsedilemez. Ancak parabole teğetler çizilerek teğetin eğimine bakılır. Şekildeki parabolün eğimi artıyordur.
Birim çemberdeki sinüs ve cosinüs değerlerin işaretinden faydalanılarak eğimin işareti bulunabilir.
Düşey eksene göre sağa yatık doğruların eğimi pozitif (+) sola yatık doğruların eğimi ise negatif (–) dir.
Hız nedir

Bir cismin birim zamandaki yer değiştirme miktarına hız denir. Hız v sembolü ile gösterilir ve vektörel bir büyüklüktür. Hız
şeklinde tanımlanır.
Hız birimi SI (MKS) birim sisteminde m/s dir. km/saat de hız birimi olarak kullanılabilir.
Hız vektörel büyüklük olduğundan hızın işareti hareketin yönünü gösterir. Hız (+) işaretli ise araç (+) seçilen yönde (–) işaretli ise (–) seçilen yönde gidiyordur.
[SIZE="4"]Ortalama Hız[/SIZE]

Doğrusal yörüngede hareket eden bir cismin toplam yer değiştirmesinin bu yer değiştirme süresine oranı ortalama hıza eşittir. Ortalama hız
şeklinde tanımlanır.
Ani Hız

Hareket eden bir cismin herhangi bir andaki hızına ani hız ya da anlık hız denir.
Konum-zaman grafiğindeki herhangi bir anda yörüngeye çizilen teğetin eğimine eşittir.
İvme nedir
Bir cismin birim zamandaki hız değişimine ivme denir. a sembolü ile gösterilir ve vektörel bir büyüklüktür. Cismin t1 anındaki hızı v1 t2 anındaki hızı v2 ise ivme;
şeklinde ifade edilir. Birimi m/s2 dir.
Hız değişimi yoksa yani cismin hızı zamanla değişmiyorsa ivme sıfırdır. İvmenin olması için mutlaka hızın değişmesi gerekir. Ayrıca ivme sabit ise hız her saniye ivme kadar artıyor ya da azalıyordur. İvme sıfır ise araç ya duruyordur ya da sabit hızla gidiyordur.
Doğrusal Hareket Çeşitleri

1. Düzgün Doğrusal Hareket
Doğrusal yolda hareket eden bir cisim eşit zaman aralıklarında eşit yer değiştirmelere sahipse bu harekete düzgün doğrusal hareket sahip olduğu hıza da sabit hız denir. Bu hareket tipinde hız sabittir. Dolayısıyla ivme sıfırdır.
Yukarıdaki grafikler pozitif yönde hareket eden araca ait grafiklerdir. v sabit hızı ile düzgün doğrusal hareket yapan cismin aldığı yol
X= v.t
bağıntısı ile bulunur.

2. Düzgün Değişen Doğrusal Hareket
Doğrusal bir yolda hareket eden aracın hızı düzgün değişiyorsa bu harekete düzgün değişen doğrusal hareket denir. Bu harekette ivme sabit olduğundan sabit ivmeli harekette denilir. İvmenin sabit olması aracın hızının her saniye ivme kadar artması ya da azalması demektir.
a. Düzgün Hızlanan Doğrusal Hareket
Bu hareket tipinde aracın hızı her saniye ivme kadar artıyordur. Pozitif yönde düzgün hızlanan araca ait grafikler aşağıdaki gibidir.
2. Düzgün Değişen Doğrusal Hareket
Doğrusal bir yolda hareket eden aracın hızı düzgün değişiyorsa bu harekete düzgün değişen doğrusal hareket denir. Bu harekette ivme sabit olduğundan sabit ivmeli harekette denilir. İvmenin sabit olması aracın hızının her saniye ivme kadar artması ya da azalması demektir.
a. Düzgün Hızlanan Doğrusal Hareket
Bu hareket tipinde aracın hızı her saniye ivme kadar artıyordur. Pozitif yönde düzgün hızlanan araca ait grafikler aşağıdaki gibidir.
Konum – Zaman Grafiği

 

* Konum–zaman grafiğinde eğim hızı verir. Eğimin değişimi nasılsa hızın değişimi de o şekilde olur. Ayrıca eğimin işareti hızın işaretini belirtir.

* Eğimin ve hızın işareti hareketin yönünü belirtir. Hızın işareti pozitif (+) ise araç (+) yönde negatif ise araç (–) yönde hareket ediyordur.

Hız – Zaman Grafiği

* Hız–zaman grafiğinin eğimi ivmeyi verir. Eğimin değişimi ve işareti ivmenin değişimini ve işaretini verir.
I. aralıkta eğim sabit ve işareti (+) olduğundan ivme sabit ve işareti (+) dır. Benzer yorumu diğer aralıklar için de söyleyebiliriz.
*
Grafik parçaları ile zaman ekseni arasında kalan alan yer değiştirmeyi verir.

* Zaman ekseni üzerinde kalan (+) alan pozitif yöndeki yer değiştirmeyi altında kalan (–) alan ise negatif yöndeki yer değiştirmeyi verir. Toplam yer değiştirme alanların cebirsel toplamından bulunur.
* Hızın işaret değiştirdiği yerde araç yön değiştiriyordur.

İvme – Zaman Grafiğiİvme-zaman grafiklerinin altında kalan alan hız değişimini verir. Toplam hız değişimi alanların cebirsel toplamından bulunur. Cismin ilk hızı v0 toplam hız değişimi Dv ise son hız vS = v0 + Dv eşitliğinden bulunur.

BAĞIL HAREKET fizik konusu anlatımı

Bir cisim sabit bir noktaya göre zamanla yer değiştiriyorsa bu cisim hareket ediyor demektir. Cismin hareketi sabit bir yere göre değilde başka hareketli bir cisme göre sorulursa durum değişir. Örneğin yan yana giden iki çocuk birbirlerine göre hareket etmezken yerde duran sabit bir noktaya göre hareket ediyorlardır. Otobüs içinde koltukta oturan bir yolcu otobüse göre hareket etmiyor fakat yere göre ya da başka hareketli bir cisme göre hareket ediyordur.
Buna göre iki cismin birbirlerine göre hareketine bağıl hareket hızlarına da bağıl hız denir.
Bağıl hızV bağıl = V cisim – V gözlemci bağıntısı ile bulunur.
vcisim : Cismin yere göre hızıdır.
vgözlemci : Gözlemcinin yere göre hızıdır.
Bir aracın yerdeki sabit noktaya göre hızına yere göre hız denir. Hız vektörel bir büyüklük olduğundan işlemler vektör kurallarına göre yapılacaktır. Yukarıdaki bağıntıya göre cismin hızı aynen alınıp gözlemcinin hızı ters çevrilerek vektörel olarak toplanır. Bileşke vektörün büyüklüğü bağıl hızın büyüklüğünü yönü ise bağıl hızın yönünü belirtir.
Tek Doğrultuda Bağıl Hız
Araçlar aynı doğrultuda hareket ediyorsa
a. Aynı yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızlarının büyüklüğü iki aracın hızlarının farkına eşittir. Yön olarak aracın birine göre (+) ise diğerine göre (–) dir. Yani araçlardan biri diğerini pozitif kabul edilen yönde gittiğini görüyorsa diğeride onun negatif yönde gittiğini görür.
b. Zıt yönde giden araçların birbirlerine göre bağıl hızı hızlarının topl***** eşittir. Bundan dolayı karşılıklı gelen araçlar birbirinin yanından geçerken çok hızlı geçiyormuş gibi görünürler.
İki Boyutta Bağıl Hız
Doğuya doğru gitmekte olan K aracının sürücüsü kuzeye doğru giden L aracının gerçek hareket yönünü ve hızını göremez. K nin L yi gördüğü hız bağıl hızdır. Bağıl hız
ise vb = vcisim – vgözlemci
bağıntısından bulunur.

Örneğin her iki araç v hızı ile gidiyorsa K nin L ye göre hızı denildiğinde L gözlemci olur. Gözlenen K cisminin hızı aynen alınır gözlemcinin hızı ters çevrilerek vektörel olarak toplanır. Hızların şiddetleri eşit ve aralarındaki açı 90° olduğundan bağıl hız çıkar.
L nin K ye göre hızı ise
vb = vL – vK den L nin hızı aynen alınır K nin hızı ters çevrilerek toplanır. Hız vektörleri arasındaki açı 90° olduğundan bağıl hız olur.
Her iki araca göre bağıl hızlar eşit büyüklükte fakat zıt yönlüdür

Türk Halk Müziği hakkında bilgi, tanımı, Halk Müziğinin Özellikleri, Türkülerin Özelikleri, Derleme Çalışmaları, Bağlama

3/11/2009 · Kategori: Diger


Türk Halk Müziği

Tanım
Toplumların hayatından kaynaklanan duygu, düşünce ve zevklerini işleyerek dile getiren, ait oldukları toplumun kültürünü yansıtan sözlü ve sözsüz ezgilerdir.

Riemann'a Göre Halk Müziğinin Özellikleri

1.Ezgisi ve sözleri kimin tarafından yapıldığı belli olmayanlar
2.Çeşitli sebeplerden halk tarafından benimsenmiş ve halk şarkısı ifadesini taşıyanlar
3.Melodik ve armonik bünyesi kolayca anlaşılan ve popüler bir eda taşıyan ezgiler

Halk müziğinin Tanımları
BRENNE'e göre Halk tarafından benimsenen ve kulaktan kulağa verilmek suretiyle yayılan ezgiler.
PRAT’a göre Köylü ve halk arasından çıkıp, gelenek haline gelen ezgiler halk türküsüdür.
Sonuçta halk müziği anonimdir ve folkloriktir

Kökenleri
Türk halk müziğinin kökeninde türkü bulunur. Türke özgü anlamındadır.

Türkünün diğer halk şiirlerinden farkı ezgisinden gelir. Bir şiir ezgiyle söylendiğinde türkü haline gelir. Bu yüzden halk arasında ezgiyle söylenen bütün halk şiirleri türkü olarak görülmüştür. Bu durum kesin bir türkü biçimi saptamayı yada biçimden yola çıkarak türküyü öteki türlerden ayırmayı zorlaştırmaktadır.

Türk halk müziğinin kökleri Şamanlara kadar uzanır. Bu dönemde şiirler Şamanlık motifleri taşır ve törensel bir yapıları vardır.

Şamanlardan günümüze halk ozanları kalmıştır. Türklerin göçlerle yer değiştirmeleri ve gittikleri yerlerin kültürleriyle de karşılaşmaları ve bunlardan etkilenmeleri halk müziğini yeni boyutlara taşımıştır.

Mani, koşma, varsağı, semai, destan türkünün temellendiği halk şiiri türleridir.

Türküler Özeliklerine Göre Üç Grupta Toplanır

1.Ezgilerine Göre
A) Usullüler Genellikle oyun havalarıdır Konya’da oturak Urfa’da kırık denen ezgiler.
B) Usulsüzler Uzun havalar bu gruba girer Bozlak hoyrat kayabaşı vs

2.Konularına Göre
İşlenen temalar göz önünde tutularak yapılan türkü sınıflandırmaları sınırlı kalmaktadır.
Ninniler ve çocuk türküleri doğa üzerine türküler aşk türküleri kahramanlık türküleri askerlik türküleri tören türküleri, iş türküleri, eşkıya türküleri, acıklı olayları anlatan türküler, gülünç olayları anlatan türküler, karşılıklı türküler, oyun türküleri, ölüm türküleri (ağıtlar)

3.Yapılarına Göre
Türküler 5'liden başlayarak 16'lıya kadar hece ölçüsünün her kalıbında vardır. Türkü sözden çok ezgiden etkilenir, yapısını belirleyen de ezgidir. Türkü ezgiye bağlı olarak biçimlenir.
Türkü hece ölçüsünü kullanır ama aruzla söylenmiş bazı nazım biçimleri de ezgilerinden dolayı türkü sayılmaktadır. Bunlar: divan, kalenderi, satranç....
Türkünün tanımı Sözlü halk geleneğinden oluşan çağdan çağa ve bölgeden bölgeye içerik ve biçim değişikliklerine uğrayan ama kural olarak her zaman bir ezgiye koşulmuş olarak söylenen şiirlerdir. Yani türküler anonimdir ve ezgiyle belirlenir.

Türkünün tek kaynağı sıradan insanın yani halkın özlemleridir.özlemin kim tarafından duyulduğu önemli olmadığı için türkü yakan adını vermez verse de düşer, zamanla halkın malı olur. Türkülerde toplumsal yan ağır basar. Halkın acısı, sevgisi, tutkuları ve özlemleri türkülerde yankı bulur.

Derleme Çalışmaları
1960'a kadar
1926 Cumhuriyet döneminde ilk defa Darü l-elhan halk müziği derlemelerine başladı.
1927-29 Bu yıllar arasında İstanbul Belediye Konservatuarı 850 türkü derledi.
1936 A. Saygun Macar besteci Bartok ile birlikte U.C. Erkin N.K. Akses ve Rıza Yalçın’ın da katılımlarıyla 100’ü aşkın türkü derlediler. Plak ve ses kaydıyla arşivlediler. Bu çalışma Macaristan’da yayınlandı.
1937 Radyonun kurulması H. Müziğini canlandırdı
1937-52 Bu yıllar arasında Ankara Devlet Konservatuarı 10.000’i aşkın türkü derledi.
1950'lerin ortalarında çalışmalar tekdüzeleşti ve otantik öğeler zayıfladı.

1960’lardan sonra
Ruhi SU çalışmalarıyla halk müziğine yeni bir yorum getirdi. Türkülerinde geleneksel kaynağa, söyleyişe bağlı kalarak bunu şan tekniğiyle kaynaştırdı, tonlamaya ağırlık verdi.

Bu dönemin toplumsal gelişmelerinden halk ozanları da etkilendiler ve geleneksel aşık müziğinin toplumsal içerikli türküler söylediler. Aşık Mahsuni buna bir örnektir. Geleneksel aşık müziğinin son temsilcisi olarak Aşık Veysel gösterilir.

1975’den sonra Zülfü Livaneli’yi görüyoruz. Bağlama düzeninde başka sazların kullanımında getirdiği yeni yorumlar ve orkestra sazlarının yanında bağlamayı da çalması halk müziğinde bir zenginleşmedir.

Bu gelişmelerden etkilenen gençler 1980’den sonra türküleri değişik sazlarla söylemeye ve gruplar kurmaya başladılar. Yeni Türkü, Ezginin Günlüğü, Grup Yorum vs....

1990’larda ise halk müziğinin dinsel olan yanı da ortaya çıkmaya başladı. Arif Sağ, Musa Eroğlu ve Muhlis Akarsu gibi saz sanatçıları ve ozanlar bağlamayı farklı bir biçimde çalarak geleneksel alevi müziğini tanıttılar.

Bağlama
Halk müziğinin çalınmasında temel enstrüman bağlamadır. Bu aletin 2000 yıllık bir geçmişi vardır
Kopuz Bağlamanın ilk şekline verilen addır Bugün de Orta Asya topluluklarında kullanılmaktadır Kopuzu Dede Korkut’un icad ettiği söylenir.

Kopuzun bir velilik ve ululuk simgesi olarak güç verme toplulukları birleştirme, kötü ruhları kovma iyi ruhları çağırma, tedavi etme, haber ulaştırma gibi özellikleri vardır. Kopuz genel bir deneyim olarak birden fazla telli saz türünü kapsamaktadır. Elle veya yayla çalınır. Uzun ve saplı veya sapsız olanı vardır. Tekneleri deri ile kaplıdır. Perdesiz iki veya üç telli, telleri at kılı, koyun ve kurt bağırsağından yapılır.

Rebetiko'nun Kökenleri
Rebetikonun coğrafi bölgesi modern Yunanistan’dır. Bunun asıl taşıyıcıları özellikle alt tabakadan işsiz güçsüz insanlar ve rebetlerdir.hapishane ve tekkeler ( rebetlerin haşhaş içtikleri meyhaneler) ana çalgısı bağlama ve buzuki olan rebetikoların çalınıp söylendikleri başlıca yerlerdir. Müzikal açıdan bakılırsa bu şarkılar sanat açısından zayıftırlar. Sözlerinin ana teması rebetislerin dar sosyal çevreleriyle sınırlı kalmıştır. Bununla birlikte 19. yy sonunda başka bir müzik türü ortaya çıktı. Temel olarak Küçük Asya ve özellikle İstanbul ve İzmir kökenli Yunanistan’ın kent merkezlerinde “Kafe Aman” lar ortaya çıktı. Bunlar Yunan burjuvalarının gittiği müzikli kahvelerdi. “Kafe Aman”larda çalınan müzik zengin ve sanatsaldı.

1922 yılı rebetikonun gelişmesinde ve yayılmasında dönüm noktasıdır. Bu tarih Yunanistan’da Küçük Asya Felaketi diye anılacaktır. Genellikle Yunanistan’ın büyük kent merkezlerine kitleler halinde gelen büyük sığınmacı dalgası, ülkenin toplumsal ve kültürel gerçekliğinde önemli değişiklikler meydana getirdi. Yaşadığı çevreden ayrılmış Rumlar, yoksulluk ve işsizlikle karı kaşıya kaldılar ve rebetlerle aynı toplumsal yaşamı paylaştılar.

Çok sayıda sığınmacı kendi enstrüman ve müzikleriyle rebetlere katıldılar. Sığınmacı işadamları rebet müziğinin çalındığı kendi “Kafe Aman”larını açtılar. Böylece, hapishane ve tekkelerin dar sınırlarından kurtulan rebet müziği daha geniş toplumsal çevrelerinin duygularını dile getirmeye başladı. Bu sırada, tarım toplumunun müziği olan Yunan Halk Müziği doyum noktasına ulaştı ve ülkenin kentsel gelişiminden sonra artık insanlarda bir duygu uyandırmadı. Bir boşluk vardı ve bu boşluk sığınmacılar ve rebetlerle dolduruldu.

E. Petrapoulos rebetikonun 3 gelişme dönemi olduğunu söyler
1. İzmir Dönemi (1922-1932) İzmir usulü Kafe Aman ların hüküm sürdüğü dönem
2. Rebetikonun yeraltına inmesiyle karakterize edilen klasik dönem(1942-1952)
3. Popüler dönem Rebetiko bu dönemde yer altı sendromundan kurtuluyor ve Yunanistan’ın ulusal müziği haline geliyor.

Tarihsel Geçmiş
Rebetiko müziğinin popüler folk yada sanatsal olması birçok faktörün sonucudur Doğuşu ve gelişimi tarihsel olaylar, toplumsal huzursuzluklar, kültürel etkileşimler, güçlü kişilikler tarafından etnik kaynaştırmayla belirlenmiştir. Bu yüzden bu müziğin tutarlı bir tanımını yapmak için Yunan ve Küçük Asya’nın tarihine bir göz atmak gerekiyor.

Bu tarihsel sunumun başlangıç noktası İstanbul'un 1453'de Türkler tarafından düşürülmesidir. Bu tarihsel olayın en belirgin özelliği Helen ve Ortodoks Hıristiyanlığı olan Bizans İmparatorluğunun sonunu belirlemiş olmasıdır. Böylece kural koyucular Türk din ise İslam oldu. Osmanlı İmparatorluğu yapısı itibariyle birçok milleti içinde barındırıyordu. Rumlar, Ermeniler; Türkler, Slavlar, Arnavutlar vs...

Bu durum yaklaşık 400 yıl sürdü 1821'de Rumlar Türklere karşı isyan ettiler; uzun süren mücadelelerden sonra modern Yunanistan 1830’da kuruldu Bununla birlikte yeni devletin durumu içindeki antitezleri sinirli bir biçimde sergileyen, oldukça karmaşık bir durumdaydı. Hapishaneler suçlularla ve politik mahkumlarla doluydu Nüfusun büyük bir bölümünü oluşturan köylerin kentlere taşınmasıyla ülkenin toplumsal yapısında önemli değişiklikler meydana geldi. 20. yy başında Yunanistan yeni topraklar alarak yayılmaya başladı. ( Ege adaları Girit Makedonya, Trakya vs.) Tüm bunlarla birlikte Yunan tarihinin en önemli olayı Küçük Asya Felaketi denilen olaydır

Bunun kökeni, Megalo İdea denilen Bizans’ın başkenti İstanbul’un yeniden alınmasını amaçlayan düşüncedir. Yunanistan bu panhelenik arzudan, batı Anadolu’da yaşayan Rumların çokluğundan ve bağlaşıklarını destekleme isteklerinden dolayı İzmir kentine saldırdı, Türk- Yunan savaşı çıktı. Bu savaş, her iki tarafın nüfusunun karşılıklı olarak değiştirilmesini karara bağlayan bir uluslararası ant. ile bitti. Küçük Asya, Kafkaslar, Doğu Trakya ve başka birçok bölgeden gelen sığınmacı dalgası Yunanistan'ı vurdu. Sığınmacılar kendi gelenek, görenek ve kültürlerini getirdiler. Ancak açlık ve işsizlikle karşı karşıya kaldılar ve Yunanistan tarafından benimsenmeleri oldukça sert ve yavaş oldu.

Rebetis'Ler
Rebetiko, rebetisler tarafından çalınıp söylenen müziktir Rebetis terimi ayrı bir yaşam mantalitesi, davranışı, bakışı ve tarzı olan karakteristik bir erkek tipini tanımlıyor. ( rebetis: Asi, kural tanımayan.) karakteristik rebetis, toplum dışıdır, kurumsal güçlere meydan okur. Fakat onlara karşı militanca eylemlerde bulunmaz. Toplumsal geleneklerin dışında olduğu izlenimini verir, bununla birlikte yasadışı olmaktan kaçınır, yer altı dünyasıyla kendini özdeşleştirmez. Argo bir dil konuşur, her zaman silah taşır. Bir rebetis yoksul ve sıradandır. Egemen güçler onu outsider olarak tanımlar.
Rebetisler ilk büyük kent merkezlerinin doğuşuyla ortaya çıkmışlardır 1900 dolaylarında Gölge Oyunu karakterleri arasına eklendi.

Etki Ve Stil
Rebetiko çağdaş kent halk müziğinin bir biçimidir stili kendinden önce gelen müzikal formların etkisiyle biçimlenmiştir. Özellikle şunlar tarafından;

A. Yunan Halk Müziği Bizans’tan 1821 Yunan Devrimine kadar gelişen tarım düzeyindeki Yunan toplumunun ürünüdür. Bu tür, çağdaş Yunan devletinin kurulması ve büyük kent merkezlerinin gelişmesinden sonra inişe geçmiştir.
B. Doğu Halk Müziği ( Özellikle Arap ve Türk müziği) Ortadoğu limanlarıyla gelenlerin ve Küçük Asya Felaketi sığınmacılarının Yunanistan’a gelmesiyle.
C. Bizans İlahileri Yunan Ortodoks Kilisesinin ilahileri
D. Eptenissa Serenatları İyonya Denizi Adaları tarafından Yunanistan’a miras bırakılmıştır. Rebetikonun batı Avrupa tabanını oluşturur.

Rebetikonun gelişmesinin ilk on yılında İzmir stili hakimdir. Kafe Aman müziği ilk on yıl boyunca egemen durumdadır. Karakteristikleri; belli bir makamda uzun, feryat eden enstrümantal ve vokal doğaçlamalar, şehvet uyandırıcı kadın sesi, Türk göbek dansına benzer 4/4’lük ölçüyle çalınan ve cinsel olarak tahrik edici çiftetelli tarzı hareketli bir danstır. Solo enstrüman melodisine oktav olarak çalan ikinci bir enstrüman eşlik eder. “ Kafe Aman”ların müzikal atmosferi apaçık Arap ve Türk etkisiyle güçlü bir oryantal havaya sahiptir. Çalgılar keman, lut, ud, santur idi.

Sonraki yirmi yılın özelliği Yunanistan’ın ürünü eski toplum dışıların rebetikosunun dönüşüdür. Buradaki ana çalgı buzuki, bağlama ve daha sonra da gitardır. Şarkıcı bir erkektir ve sesi metalik, ahenksiz, kulak tırmalayıcı ağır bir tonda olmalıdır. Fakat asla tatlı ve seksi olmaz. Müzikal stili düz ve ağırdır. Şarkı genellikle buzuki tarafından çalınan bir taksimle başlar. Taksim bir makamda yapılan doğaçlamadır. Şarkının stiline ve atmosferine dinleyici sokmak için bir giriş görevi görür. Ritmik karakteri serbesttir. Oldukça sık olarak taksim bağlamanın sürekli olarak çalınmasıyla sürer. Kısa bir taksim iki mısra arasında yapılır. Şarkının en çok kullanılan ölçüsü zeybek dansının ölçüsü 9/8’dir.

Çalgılar
A. Lut Görünümü uzun boyunlu lutların bir karışımıydı. Uzun bir boynu ve geniş bir gövdesi vardı.
B. Ud Büyük armut biçimli bir gövde ve kısa ve geniş bir boyun. Ud genellikle Küçük Asya ve İstanbul Rumları tarafından çalınırdı.
C. Santuri Yamuk bir görünüm, iki paralel yanı boyunca bağlanmış metalik teller, hafif çekiç yardımıyla çalınır.
D. Keman Avrupa akordundan (G-D-A-E) farklı bir biçimde (G-D-A-D) olarak daha düşük bir tonda akort edilir.
E. Daha seyrek olarak arp, lir, flüt armonika
F. Tef dümbelek zil

Aksine tipik bir rebetiko orkestrası buzuki, bağlama ve gitardan oluşur. Temel solo çalgı olarak buzuki en önemli rolü oynar. Taksim onunla çalınır ve şarkıya söz aralarında eşlik eder. Bağlamanın rolü birkaç istisna dışında sadece eşlik etmektir. Ritim ve armoni öğesi olarak kullanılır. Gitar akort basılarak çalınır ve melodiyi destekler.

Buzuki
Telli bir çalgıdır ve uzun boyunlu lut ailesine aittir. Benzer görünümlü çalgılar prehelenik uygarlıklarda bulunabilir. Eski Yunanistan’da aynı enstrüman panduri olarak bilinirdi. Bizans döneminde tambura adı verilirdi. Tambura, rebetler tarafından kullanılan buzuki ile aynı morfolojik özellikleri taşır. Türk sazı buzuki ile aynı aileye aittir.

Bağlama
Küçük buzukidir. 40-60 cm.den daha uzun olamaz. Müzik aletlerinin ve şarkı söylenmenin yasaklanmasından itibaren kolayca saklanabilmesinde dolayı mahpusların tercih ettiği çalgı oldu. Bağlamanın akoru buzukiden bir oktav yüksek yapı

Keman nedir? Müzik aletleri hakkında bilgi, Keman hakkında bilgi, Keman na sıl yapılır, Kemanın ölçüleri ve notaları nedir, kemanın tarihi, Türk Musukisi'nde Kemanın Yeri, Ünlü türk kemancılar, keman terimleri nelerdir, Kemanın Özellikleri

3/11/2009 · Kategori: Diger

Keman nedir?

Muhtemelen en tanınmış orkestra çalgısı olan keman bir yayla çalınan telli bir enstrümandır. Keman ailesinin en geniş aralıklı sesine sahip olan üyesi olan kemanın yanında diğer üyeleri Viola, Çello ve Konturbas’ dır. Keman kendine özgü biçimiyle 16. yüzyılda Avrupa’ da ortaya çıktı. Teknesi, sırt ( Akça Ağaç ’ tan ) ve göğüs (Köknar’dan) ile yanlıklardan ( Akçaağaç’ tan ) oluşur. Göğsündeki iki delik “F “ biçimindedir.

Yanlıkların ortasında büyük bir girinti vardır. Yine Akçaağaçtan yapılan sapın ucu salyangoz biçiminde kıvrımlıdır. Keman imal edilirken, ön, arka kısımlar ve omurga boş bir kutu oluşturacak şekilde birleştirilir. Kuyruğa bağlanan dört tel köprünün üzerinden geçip perdelerden uzanıp akort anahtarlarına bağlanır. Anahtarlar vasıtasıyla akort edilir ve elin perdelere basılması ile değişik sesler ve tonlar elde edilebilir.

Çalgının dört teli vardır Pesten tize doğru doğru Sol, Re, La, Mi. Keman ailesinden çalgılar; keman, viyola, çello ve konturbas adlarını taşır. İlk kemanlar, Bavyera’ nın Füssen kentinde İtalya’ nın Brescia ve Cremona kentlerinde ve aynı çağda Paris’ de yapıldı. Teknenin uzunluğu 36 – 36 cm, toplam uzunluk yaklaşık 60 cm dir.

19. yüzyılda İtalyanlar keman yapımında ilk sırayı Paris’li ustalara kaptırdı. Bu ustalar Nicolas Lupot Jean – Baptiste, Vuillaume’ dir. Bu dönemde çalgının tellerini daha çok gerebilmek, gücünü arttırmak ve ses alanını genişletmek amacıyla sap arkaya daha çok eğildi, abanozdan yapılan perdelik uzatıldı ve yine abanozdan yapılan kuyruk eklendi. Çalgının iç yapısında da gerekli değişiklikler yapıldı. Köşeler, takozlar, bas balkonu ve can direğinin boyutları büyütüldü.Yapımcılar 19. yüzyıla değin her türlü telli çalgıyı yapıyorlardı. 20. yüzyılda uzmanlaşmaya başladılar. En büyük keman yapımcıları arasında GagliAnolar, C.Fegant, J. B. Guadagnini, A. Guarneri, L. Guersan, Klotlar, G. P. Maggini, D. Montagnana anılmalıdır.

Kemanın çocuklar için yapılmış daha küçük boyutları vardır. Çeyrek, yarım (53 cm) ve üç çeyrek (56cm)

19. yüzyılın ortalarında Türk Müziğinde de kullanılmaya başlanan keman günümüzde gerek Klasik Türk Müziği, gerekse Türk Sanat Müziği ‘ nin vazgeçilmez çalgıları arasındadır. Alaturka kemanda Sol, Re, La, Mi akordu yerine La,Re,La,Re ve Sol,Re, La,Re akortları da kullanılır. Alaturka kemancılar sesini arttırmak amacıyla genellikle çalgının göğsünü içten incelttirirler. ( 1 )

Tarihte Kemanın Yeri
Lavignag, kemanın Türklerin Kemençeigos yani oğuz kemençesinden alındığını yazar. Bazı kaynaklarda ise Arapların Rebab’ ından geliştirildiği öne sürülmüştür. Keman asıl biçimini korumakla birlikte 19. yüzyılda bazı değişikliklere uğradı. Çağdaş kemanda gövde ve sap daha uzun, köprü daha yüksektir. Kemana orkestrada ilk olarak 1565’ de S.T. Riggo ve Corteccia’ nın eserlerinde yer verilmiştir. Sonraki yıllarda orkestradaki görevlerinden dolayı birinci ve ikinci keman olarak adlandırılmış, orkestradaki sayıları çoğaltılmıştır.

Türk Musukisi'nde Kemanın Yeri
Kemanın Türk ülkesine ne zaman geldiği tam olarak bilinmemektedir. İstanbul ve Trabzon gibi Latin ülkeleri ile sıkı ilişkiler içinde bulunan şehirlerde çok eskiden beri kemanın en eski örneklerinin bulunduğu ileri sürülmüştür. Kanun’i Sultan Süleyman’ın sadrazamlarından Makbul İbrahim Paşa nın gençliğinde padişahın şehzadesi olarak Manisa da bulunduğu yıllarda keman çaldığı biliniyor.

Yine bu yüzyılda yaygınlık kazanmış bir saz olarak klasik musukimize girememiş olmakla birlikte halk arasında çok tutuluyor ve koltuk meyhanelerinde çalınıyordu. Kemanı üst düzey sınıf arasına sokan kişinin Sultan 1. Mahmut dönemi sanatkarlarından olan Corci olduğu ileri sürülür. Kemandan önce musukimizin yegane sazı Rebab idi. O yıllarda kemana “Viola d’ Amore “ deniyordu ki bu sazın benzeri yakın zamanlara kadar kullanılmış olan Sine Kemanı’dır. Kemani Corci’ ye kadar bütün kaynaklarda eski Türk kemanını çalanların Türk olduğu halde 18. yüzyıldan sonra Türk olmayan kimseler batı kemanını çalmaya heves etmiş ve pek çok ünlü isim ortaya çıkmıştır. Hiç şüphesiz bu sanatkarlar “ Viola d’ Amore’ nin farklı şekilleri olan Sine Kemanı’ nı çalıyorlardı.

Yedi teli olan Sine Kemanı’nın sesi biraz boğukça olduğu ve kemençe sesine benzediği için musukiden anlayanlarca daha çok tercih ediliyordu. 19. yüzyıl başına kadar keman çalan sanatkarlar kemanın her iki türünü de kullanmışlardır. Daha sonra Sine Keman’ı unutulmuştur. Son idrakarları Mustafa Sunar ile Nuri Duyguer olmuştur.Batı kemanının ülkemize yerleşmesinde Romanyalı Miron’ un büyük rolü olmuştur. Ülkemizde Türk Musukisi ölçüleri içerisinde çok güçlü icrakarlar yetişmiştir. ( 2 )
Bir devreye damgasını vuran bu sanatkarlardan bazıları şunlardır


Kemani Hızır Ağa, Kemani Rıza Efendi, Kemani Corci, Kemani Körsebuh, Kemani Aleksan Ağa , Kemani Memduh, Bülbül-i Salih Efendi, Reşat Erer, Nubar Tekyay, Sadi Işılay, Hakkı Derman Selahhattin Ünal ve bunla gibi musuki termonolojimizde keman çalanlara kemani denir.
Müzisyen tellerin üzerinde yayı doğru açı ile sürtünce ses elde edilir. Bu yay Pernan bUco2 dan yapılıp 75 sanimetre uzunluğundadır ve telleri at kılındandır.

Kemanın en önemli özellikleri sahip olduğu ses aralığı ve hem lirik hem de hızlı ve parlak kullanıma elverişli olmasıdır.Kemancılar aşağıdaki teknikleri kullanarak özel sesler de elde ederler

Pizzicato ( telleri çekerek ), Tremelo ( yayı hızlı hızlı telin üzerinde hareket ettirmek ), Sul Ponticello ( yayı köprüye çok yakın sürterek ince bir ses elde etme ), Collegno ( yayın teli yerine ahşap kısmını kullanarak ) ve Glissando ( yayların üzerinde parmakları gezdirmekle çıkan ses )
Kemanın ilk olarak 1500 lerde İtalya’ da ortaya çıktığı anlaşılmaktadır. Lira da Braccio ce Fidle adlı iki enstrümandan türemiş olduğu sanılmaktadır.Keman yapım sanatı 17. ve 18. yüzyıllarda Antonio Stradivari, Guissepe Guaneri ve Jacop Satyner gibi ustalarla başlamıştır. O zamanki kemanların bugüne göre boyunları daha kısa, perde bölgesi daha kısa ve köprüleri daha düzdü. Keman klasik eserlerde ilk kullanılmaya başlandığı zaman alt sosyal seviyede bir alet olarak görülmüştür. Ancak Claudio Monteverdi’ nin Orfeos’ u gibi eserler ve “24 Viyolons du Roi” gibi topluluklarla bu statüsü de yükselmeye başlamıştır. Bu tırmanma Barok dönemde de Antonio Vivaldi Jsbach ve Georg Philip Telemann gibi bestecilerle devam etmiştir.

Solo konçerto, sonat ve suit gibi müzik janrlarında keman en önde giden olmuştur. Ancak keman virtiözleri ilk olarak 19. yüzyılda ortaya çıkmıştır. Covanni Viotti, Isaac Stren Mischaelman ve Nathan Nilstain, David Oistrach Pinhas Zuckerman, jacah Heifelds bu konuda ün yapmış isimlerden bazılarıdır. ( 3 )

Kemanın Özellikleri

Keman insanı erinden etkileyen eşsiz güzellikteki sesiyle yaylı çalgılar ailesinin en önemli üyesidir. Sesi öteki çalgılara göre bir çok bakımdan insan sesine daha yakındır. Keman çene altı ile omuz arasına sıkıştırılarak tutulur. Sol elin parmakları sap üzerinde bulunan tellere basarak gezinirken sağ elle tutulan yay keman tellerine sürtülerek çalınır.Gövdenin orta bölümündeki yan girintiler yayın daha kolay hareket etmesini sağlar. 35 ile 36 santimetre arasında değişen bir gövdesi vardır. Küçük ve hafif bir çalgı olmakla birlikte ortalama 84 ayrı parçanın bir araya getirilmesi ile yapılır. Genellikle 2 santimetre kalınlığında bir çam veya Akağaçtan oyma kalemi ve rende kullanılarak biçime sokulur.

Kemanın bir gövdesi ve buna bağlı bir sapı vardır. Gövde, göğüs tahtası yada tabla denilen üst kapak, alt kapak ve onları birleştiren yanlık adı verilen bir kasnaktan oluşur. Tellerin köprü aracılığı ile gövdeye yaptığı basınca direnebilmesi için alt ve üst kapaklara bir kavis verilmiştir. Sapın ucundaki burgulara sarılarak bağlanan teller bir eşikten geçerek gövdenin ucundaki kuyruk bölümüne bağlanır. Köprü tellerin titreşimini üst kapağa iletir.

Burgu yuvalarına yerleştirilen kulaklar tellerin istenilen ölçüde gerilmesini sağlarlar. Gövdenin içine boydan boya yerleştirilmiş bas çubuğu ya da bas kirişi denen bir çıta eşiğin tam altında da can direği denilen bir takoz bulunur. Bas çubuğu sesin tınlanmasına, can direği de ses titreşimlerinin alt kapağa iletilmesine yardımcı olur. Üst kapak üzerinde F biçimindeki iki ses deliği ses titreşimlerinin gövdeden dışarı çıkmasını sağlar.Dış etkilerden korunabilmesi için yapımı tamamlandıktan sonra, özel karışımlı bir tutkalla cilalanır. Cila aynı zamanda kemanın ses tınısını belirleyen önemli bir öğedir. Keman yapım ustalarına LUTHİER denir.

Ülkemizde keman yapım teknikleri çok gelişmiş çeşitli yarışmalarda birincilik alan lutierlerimiz vardır.Bunlar; Cafer Açın, Mesut Gözalan, Yunus Tarhan, Mehmet Alkan, Nevzat Önder, Ayhan Damcıoğlu, Ahmet İyi doğan, Emin Tilef, Bedi Akol’ dur.

Kemanın Akort Sistemi

Kemanın metalden ya da hayvan bağırsağından yapılmış dört teli vardır. Akort sistemi pesden tize doğru Sol , Re , La , Mi olarak düzenlenmiştir. Batı kemanlarıyla aynı akort sistemine sahip olmasına rağmen Türk Musukisine uygun bir şekilde isimlendirilmiştir. Do, Sol, Re, La. Bazı icracılar La telini ince sol düzeninde kullanmaktadır. Bu konuda çeşitli fikirler öne sürülmüştür. Eskiden kullanılan ve Avrupa’dan getirilen kemanların beş esas, altı ahenk telinin olduğu ve aynı telin ince sol olarak akort edildiği biliniyor. Bir başka görüş ise Rebab ve ud gibi çalgıların akorduna benzetmek için böyle hareket edildiğidir.La akort Türk musuki icralarında çiğ kalmakla birlikte bazı makamlar transpoze edildiğinde icrada zorluklar oluşmaktadır.

Kemanın Türk Musikisindeki Yeri Ve Önemi Hakkındaki Görüşler

Gülnaz Rizeli Çember bestelerin form ve müzikal yapısının incelendiği bu çalışmada melodiye yön veren en önemli unsurun güfte olduğu inancına sağdık kalınmış, yapılan çalışmalarda bestekarlarımızın bu inançla kullanacakları usule göre vezin tercihi yaptıkları görülmüştür. Form açısından benzer yapıya sahip olan eserlerde farklılıklara da rastlanmıştır. Eserlerin büyük bir bölümünde terenüme, ikinci usulün son t-k daplarından başlanmıştır.Makam geçkileri üçüncü mısra ile bestelenen meyan bölümünde yapılmıştır. İncelenen murabba bestelerin dördü dışında güfte de kullanılan vezin fa-i-la-tün 2.si de fa-i-la-tün 3.sü fa-i-la-tün ve sonuncusu fa-i-lün kalıbındadır. Eserlerin çoğunda üç cümleli periyotlardan oluşmuş , bunun yanı sıra dört periyotlu cümlelerde de kullanılmıştır.

Aydın Varol Çalışmamızda kemanın tarihi ve Türk Musukisindeki konumu araştırılarak değerlendirilmiştir. Keman 15. ve 16. yüzyıllarda musukimize kemanın atası olan Sine Keman şeklinde girmiştir. Keman Türk Musukisinin kemandan önceki yegane yaylı sazı olan Rebab ve diğer enstrümanlarla büyük bir uyum içerisine girmiş ve her yönüyle büyük bir yaylı saz boşluğunu mükemmelen doldurmuştur. Çalışmamızda Kemanın dünyadaki tarihi incelenmiş ve orijine hakkındaki görüşlere yer verilmiştir. Kemanın enstrüman icra, ifade ve gelişme açılarından musukimize kazandırdığı hususlar ve yakın dönem ekolleşmiş kemanilerimizin taksimleri üslup ve tavırlarının incelenebilmesi amacı ile notaya alınarak çalışmamızda sunulmuştur.

OKTAY Özerden Suphi Ziya Özbekkan müziğimizin özellikle önemli formlarından biri olan şarkı formunda Hacı Arif Bey, Şevki Bey, Rahmi Bey ile içinde bulunduğumuz yüzyıla ulaşan ve bu formun zincirinin halkalarını oluşturan bestekarlarımızın sonuncularındandır. Eserlerinde güfte ile besteyi çok iyi birleştiren ve oldukça akıcı bir üslupta yazan bestekarın eserleri günümüze kadar rağbetle çalınıp söylenmiş ve dinlenmiş olup bundan sonra da bu niteliğini herhalde koruyacaktır.

A.Nesrin Öner Yayla Basit makamlarda Kâr, Beste, Ağır Semâî, Yürük Semâî formlarında yazılmış eserlerde kullanılan geçkilerin incelendiği bu çalışmada 14 makamdan 170 eser incelenmiş ve bu eserlerin yüzde 96 sında geçki yapıldığı görülmüştür. Bestekârlar eserlerinde yaratıcılıkları ve üslupları doğrultusunda çok çeşitli geçkiler kullanmışlardır. Bu geçkilerden bazılarının daha sık ve birçok makamda ortak olarak kullanılmış olduğu tesbit edilmiştir .( 4 )

Ünlü Keman Virtiözü Suna Kan Keman çalışmalarına beş yaşında başladı Ankara'da V Gerhard Back, izzet Albayrak ve Lico Amar'dan dersler aldı. Mozart'ın 5. Keman Konçertosu'nu seslendirdiği ilk konserinde, henüz 9 yaşındaydı. 1948 yılında idil Biret - Suna Kan yasası ile Paris'e gönderildi ve öğrenimini Gabriel Bouillon'un yanında tamamladı. Paris Konservatuvarı'nı 1952 yılında birincilik ödülü alarak bitirdi. 1954 yılında Cenevre Uluslararası Yarışması'nda madalya aldı.1955 yılında Viotti Uluslararası Yarışması'nda, 1956 yılında Munich Uluslararası Yarışması'nda ödüller kazandı. 1957 yılında katıldığı M. Long - J. Thibaud Uluslararası Yarışması'nda Paris Şehri Ödülü'nü aldı. Bugüne kadar yurt içinde ve dünyanın çeşitli sanat merkez-lerinde sayısız konserler verdi

Birlikte konser verdiği uluslararası sanatçılar ve topluluklar arasında P. Fournier, Y. Menuhin, I. Ketesz, Zubin Mehta, A. Navarra gibi ünlü sanatçılar bulunan Suna Kan, Los Angeles Filarmoni, Moskova Filarmoni, Londra Senfoni, Salzburg Mozarteum gibi Orkestraların eşliğinde çaldı. Suna Kan, 1977-86 yılları arasında Ankara Oda Orkestrası'nın baş kemancılığını ve solistliğini yapmıştır. 1971 yılında "Devlet Sanatçısı" seçilen Suna Kan, Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları profesörüdür.

Milli Değerler Ve Milli Ruh

Yahya Kemal Ziya Gökalp’la olan manzum bir şakalaşmasında Kökü mâzide olan atiyim demişti Bu dört kelimelik mısra, yaşamak kabiliyeti olan bütün milletler için değişmez bir düsturdur. Maziyi unutsak, atsak, inkâr etsek bile kökümüz, aslımız oradadır. Manevî kanımızda, yani ruhumuzda olan istidatların, iyi ve kötü her şeyin jenleri oradan gelmektedir. Onları bilmek, kusurlu olanları düzeltmek milletteki yaşama inancının şartı, kanunudur.

Maziyi küçük görmekten hiçbir şey çıkmaz. Onu aşağılamak yanlış bir düşüncedir. Yeni doğmuş bebeği çirkin, akılsız, âciz diye sevmemek, onun sonra ne güzel bir şey olacağını düşünmeden yapılan nasıl bir haksızlıksa, kusurları olan maziyi sevmemek de öylece yanlış bir davranıştır.

Gerçi mazinin sisli ufuklarındaki şanlı ve büyük perdenin arkasında sönük ve korkunç başka perdeler de vardır. İnsanın henüz insanla hayvan ortası bir yaratık olduğu zaman hiç de övünülecek bir çağ değildir. Fakat ne yapalım ki bu böyledir. Yaratıcı kudretin bize çizdiği kaderdir. Onu değiştirmek kimsenin elinde değildir.

Övüncümüz, millet veya kavim olduğumuz zamanlardan başlar. Çünkü artık yasa içinde, düzenle, erdemle, yardımlaşma ile, teşkilâtla, fedakârlıkla, savaşta ölümü göze almakla yaşanan bir hayat başlamış, yaşamak güzelleşmiştir. Bu güzel hayatın da çirkin tarafları yok mudur? Elbette vardır. Fakat bir aksak mısra için güzel bir şiir nasıl atılamazsa, sesi çok çirkin olan bir kemancı kızın sanatı nasıl inkâr olunamazsa, bir ameliyatta hastayı öldüren birinci sınıf bir doktor nasıl büyük hekim olmaktan çıkmazsa bir millet de mazisindeki çirkin taraflar yüzünden sıfıra indirilemez.

Bir insanın tek bir sözüne, bir eskrimcinin bir hamlesine, bir kumandanın bir muharebesine bakarak da hüküm verilemez. Hüküm vermek için o insana, o sporcuya, o kumandana topyekûn bakmak gerekir.

Atatürk’ün büyük kumandan olduğunda kimsenin şüphesi yoktur. Ama Birinci Cihan Savaşı’nın sonunda Suriye’de yenildi.

Gazi Osman Paşa da büyük kumandandır. O da yenildi. Hem de tutsak düştü. Bunlarla Atatürk’ün ve Gazi Osman Paşa’nın büyük kumandan olmak vasfı gider mi? Gitmediğine en büyük senet, Moskof Çarı’nın Gazi Osman Paşa’ya kılıçla gezmek müsaadesini vermesi, İngilizlerin de Çanakkale Savaşı hakkındaki resmî tarihlerinin başında Atatürk’e yaptıkları ithaftır.

Mehmet Emin Yurdakul’un dediği gibi: Milliyetler mazilerden akıp gelen sellerdir.
Mazide eşsiz bir güzellik vardır. Çünkü artık bir daha geriye gelmeyecektir. Çünkü orada hep ölüler yaşamakta ve suçlarından sıyrılmış olarak yalnız büyüklükleriyle bize bakmaktadır. Mazi güç kaynağı, fazilet ırmağıdır.

Milletlerin, mazilerine sımsıkı sarılmaları elbette boşuna değildir. Toprak altından çıkan şekilsiz taş parçalarını değerlendirmek, tek duvarı kalmış bir yapıyı ayakta tutmak için didinmek bir yaşama savaşı, köklü olmak ülküsünün görünüşüdür.

İskoçlar o acayip eteklikleri herhalde elâlemi kendilerine güldürmek için giymedikleri gibi İspanyollar da boğa güreşlerini vahşet olsun diye yapmıyorlar.

Millet hayatındaki vazgeçilmez unsurlardan biri de müziktir. Bazılarının dediği gibi müzik iptidaî insanın isterisinden doğmuş olsa bile artık güzel sanatların bir bölümü olarak hayata girmiştir. Çıkmaz; çıkarılamaz.

Biz de tâ Hunlar çağından, yani milâttan önceki yüzyıllardan beri bir saray ve ordu mızıkası olduğu tarihî kayıtlarla bilinmektedir. Bir millî marş, bir askerî beste, melâli anlatan bir parça yahut neşeli bir ezgi fertleri, toplulukları, milletleri ruhlandırır, bazen kendinden geçirir. İnsanlar müzikle duygulanırlar, sevinirler, bazen de ağlarlar.

Türk müziği, cihan devleti kurmuş bir milletin ruh olgunluğunu gösteren ağırbaşlı bir müziktir. Tabiî, onun her parçasına güzel denemez. Batı müziğinin her parçasına da denilemeyeceği gibi...Güzelin tarifi pek çoktur. Çünkü güzelin tartısı ve ölçüsü yoktur. Görende, duyanda büyük estetik tesir yapan şey güzeldir. Bu sebeple bir Türk’ün güzel bulduğu şeyle bir Batılı’nınki, bazen bir olsa da, çok defa aynı değildir.

Bizim müziğimizin büyük üstadlarından biri “Itrî”dir. Millî ruhu terennüm etmiş, Türk’ün duygusunu dile getirmiştir. Itrî bir mazidir, semboldür. Türk müziğinin devidir.

Türk Milleti günün birinde Müslümanlığı bıraksa bile nasıl Süleymaniye’yi sevecekse, müziği de hangi yolu ve yönü alırsa alsın Itrî’yi de öyle kutlayacaktır. Itrî bir mukallid yani bir çalgıcı değil, bir yaratıcı yani bir bestekârdır.

Durum bu iken 27 Kasım 1971 tarihli Milliyet’te “Devlet Sanatçısı” Bayan Suna Kan’ın Itrî’yi de, tek sesli müzik dediğimiz Türk musikisini de yerin dibine batıran yazısını okuyunca hayretler içinde kaldık. Usta bir kemancı olan Suna Kan vaktiyle bir hârika çocuktu. Demek artık hârikalığı giderken sadece çocukluğu kalmış. Tek sesi hakir görmek nedir? Sindirilmemiş bir yükselmenin eseri... Müziğin ileri veya geri oluşunu yalnız tek ses veya çok sesle açıklama pek çocuksu bir izah değil mi? Caz müziği de çok seslidir ama bu, onu bayağı bir takırtı olmaktan kurtarmıyor.

Ney de tek sesli bir müzik aletidir. Ancak ney, tarihimizde sadece bir müzik aleti olarak değil, aynı zamanda şanlı bir silâh olarak da yer almıştır. Çünkü, tahtından indirildikten sonra bir odada tutuklu bulunan III. Selim, çoğu gayrı Türk kölelerden meydana gelen bir kalabalığın, kendisini öldürmek üzere, odasına saldırdıkları sırada ney çalmakta idi ve kendisini o tek sesli müzik aleti ile savunmuştu.

Suna Kan’ın küçümsediği kavuklu adamların çaldığı tek sesli mehterle ülkeler açıldı, teşkilât kuruldu ve İngiliz Toynbee’nin yer yüzünde kurulmuş iki buçuk imparatorluktan biri diye vasıflandırdığı Osmanlı İmparatorluğu ’nun kültürü ve medeniyeti yüzyıllarca yaşadı (öteki imparatorluk Roma, yarım olanı da İngiliz İmparatorluğu’dur).

Muhteşem bir tarihin müziğini küçük görmek o muhteşem maziyi de küçük görmek, kendisini bu milletten saymamaktır. Suna Kan, 22-23 Aralıkta Devlet konser salonunu “müzelik eserler” işgal ederse Devlet Sanatçılığı unvanını iade edecekmiş.

Etsin!.. Bu dünyaya bir Suna Kan gelmeseydi Türk milleti hiçbir şey kaybetmezdi. Gitmesiyle de kaybedecek değildir. Çünkü, o nihayet usta bir çalgıcıdır ki kendisinden daha usta olanlar da vardır.

Fakat dünyaya bir Itrî gelmeseydi Türk ırkının müzik yönü bugünkünden biraz daha aşağıda kalacaktı. Çünkü, O, gerçek sanatkâr, yani bestekârdı.

Bir de her şeye Atatürk’ü karıştırmakla davalar çözümlenmez. Suna Kan’ın yaşı Atatürk’ün müzik hakkında konuşmalarını ve sözlerini bilecek kadar fazla değildir. Herhalde kendisine öğretenler var.

şunu asla unutmasın ki Atatürk tek sesli müziği sevmeseydi, sofrasında bu müzikle şarkılar söyletmez, kendisi de söylemez, hatta Zeybek havası çaldırıp bizzat oynamaz ve tek sesli besteler söylesin diye Safiye Ayla’yı çağırtıp getirmezdi.

Millî değerlerin modası geçebilir, müzelik olabilirler. Fakat yine saygı görürler. Beethoven de müzeliktir ama hakaret görmüyor, baştacı ediliyor. Bugünkü Avrupa’nın insanlıktan çıkmış gençleri Beethoven’i dinleyip anlıyor mu? Onlar ancak Pop müziği denen vahşi seslerle zıplıyorlar. Fakat Beethoven’in tarihte aldığı yeri sarsamıyorlar, sarsamazlar.

Suna Kan’ın hücumlarına rağmen de Itrî tarihteki yerini almıştır, yıkılmaz. Hafif keman yayı ile vurarak üç yüzyıllık taş anıtı devirmeye imkân yoktur. O, millî ruhtan bir parçadır ve Türk ırkı yaşadıkça dimdik ayakta duracaktır. ( 5 )

Yeni blogcu hakkında ilk izlenimlerim, getirilen kolaylıklar ve yenilikler, eksik kalan yönler

2/11/2009 · Kategori: Diger

Bugün yeni blogcuyu inceleme fırsatı buldum. İlk izlenim olarak oldukça iyi diyebilirim. Ekran tasarımları çok daha iyi. Daha kullanışlı ve modern. Ana sayfa tasarımı daha iyi.  Daha etkişimli ve interaktif gibi görünüyor. Blogcuda yazan insanlar olduğunu,blogcunu yaşayan bir aktivitesi oluğunu hisettiryor. Blogcunun sosyal yönü daha da gelişecek gibi görünüyor. Asoyal blogcudan sosyal blogcuya geçiş gibi olacak. Benim şahsi  fikrim potansiyeli ve yazar sayısı oldukça yüksek olan blogcunun yavaş yavaş bir sosyal ağa dönüşmesi. Facebook gibi sosyal ağ sitelerinin en büyük eksiği blog gibi bir olanaklarının olmaması, blogcu bir şekilde sosyal ağ siteleri gibi kullanıcılarının birbiriyle iletişimini kolaylaştıracak bir format bulur veya uygun ir eklenti geliştirse bu yöndeki potansiyeli ile çok yüksek bir popülerliği olan sosyal ağ blok sitesi gibi örneği pek olmayan bir siteye dönüşebilir.
Kontrol panel kısmında gerçektn çok işe yarayacak iki özellik eklenmiş. Yıllarca blogcuyu kullanan biri olarak en fazla eksiğini duyduğum birinci konu yorumların onaylanması meselesiydi. Bu olay pratik yorum onay uygulamasıyla çözülmüş. Ben eski tip yorum onay şeklinden gerçekten bunalmıştım. Bloğumda henüz onaylanmayan 700 yorum bulunmakta çünkü eski haliyle çok zaman alan ve bıktırıcı bir işlemdi.
İkinci önemli değişiklik kategori ekleme ile ilgili bence. Yeni bir yazı mevcut herhangi bir kategoriye uymadığında o an yeni kategori açamıyordum. Şimdi ise yeni kategoriyi o anda açabiliyorum. Bu da eksikliğini hissettiğim birşeydi benim için ve düzeltilmiş oldu.
Yeni blogcuyla birlikte yeni şablonları da beklediğimi söyleyeyim ama henüz yeni bir şablon göremedim. Umarım yakın zamanda yeni şablon eklenir.
Bir diğer eksiklik ise yorum yazma ile ilgili. Yorum kutusu wordpress te olduğu gibi yazının altında hazır olarak var olsa ve pratik bir şekilde hemen yazılabilirse çok daha iyi olurdu.
Şimdilik ilk izlenim olarak bunları söyleyebilirim. Blogcu gibi yıllardır herhangi bir değişiklik yapılmadan devam eden bir sayfada meydana gelen bu değişiklik beni mutlu etti açıkçası. Umarım bundan sonra daha aktif bir değişim süreci başlar.

 

Spor ve futbol dünyasından son haberler, Rusya'da tüm gözler Gökdeniz'de, Üstünel: Arda'ya kimse el kaldıramaz... , Fenerbahçe Alex'siz çalıştı, Efes Pilsen Partizan engelini aştı, Galatasaraylı Keita'nın cezası düşebilir, Rijkaard, El

31/10/2009 · Kategori: Diger

Rusya'da tüm gözler Gökdeniz'de

Internet Haber - ‎34 dakika önce‎
Gökdeniz Karadeniz, takımının evinde Krylya Sovietov'u 4-1 mağlup ettiği maçta yaptığı dikkatleri üzerine çekmeyi başardı. Rusya Premier Ligi ekiplerinden Rubin Kazan'da forma giyen Türk futbolcu Gökdeniz Karadeniz, Şampiyonlar Ligi'ndeki Barcelona ...

Üstünel: Arda'ya kimse el kaldıramaz...

Milliyet - ‎11 saat önce‎
Galatasaray Futbol Şube Sorumlusu Haldun Üstünel, düzenlediği basın toplantısında çok sert açıklamalar yaptı. Fenerbahçe derbisinde yaşanan olaylar ve akabinde gelen cezalar hakkında bir basın toplantısı düzenleyen Üstünel, Fenerbahçe'ye, ...

Fenerbahçe Alex'siz çalıştı

Fanatik - ‎4 saat önce‎
Fenerbahçe, pazar günü deplasmanda Kayserispor ile oynayacağı maçın hazırlıklarını akşam saatlerinde yaptığı tek antrenmanla sürdürdü. Can Bartu Tesisleri'nde teknik direktör Christoph Daum yönetiminde gerçekleştirilen antrenman, masör Yılmaz Mete'nin ...

Efes partiye başladı

Kent Haber - ‎6 saat önce‎
Euroleague B Grubu'ndaki temsilcimiz, Abdi İpekçi'nin büyük bölümünün dolduğu maçta Partizan'ı 77-67 yenmeyi başardı. İki takımın da tutuk başladığı maçta, özellikle Rakocevic'in boş şutlardan yararlanamaması nedeniyle skor bulmakta sıkıntı çeken Efes, ...

Galatasaraylı Keita'nın cezası düşebilir

Zaman - ‎8 saat önce‎
Türker Aslan, Keita'ya verilen cezanın ise "tahrik var" şeklinde değerlendirilmesi durumunda 3'te 2 oranında düşürülebileceğini açıkladı. Türker Aslan, Radyospor'da yayınlanan Özgür Sancar'la Haber Özel programına yaptığı açıklamada, Profesyonel Futbol ...

Hedeflerimde iki gözümden birini kaybetmek yok

Hürriyet - ‎21 saat önce‎
Yıldız oyuncu gördüğü kırmızı kart nedeniyle kendisini suçlu hissettiğini söyledi. “Ortam çok gergindi. Gözüme tribünden bir cisim geldi. Hedefimde gözlerimden birini kaybetmek yok. Çok sinirlendim ve Carlos'a patladım” dedi. ...

Carmelo coştu!

Ajansspor - ‎14 saat önce‎
Amerikan Profesyonel Basketbol Ligi'ne (NBA), TSİ sabaha karşı yapılan 2 karşılaşmayla devam edilirken, Denver Nuggets deplasmanda Portland Trail Blazzers'ı 97-94, Chicago Bulls da evinde San Antonio Spurs'u 92-85 mağlup etti. Portland Trail Blazzers'a ...

"Lig maçı daha zorlu olacak"

Ajansspor - ‎14 saat önce‎
Bank Asya 1. Lig'de Altay ile İzmir'de karşılaşacak Samsunspor'un teknik direktörü Hüseyin Kalpar, ''Lig maçı her iki takım için de daha zorlu bir karşılaşma olacak'' dedi. Ziraat Türkiye Kupası play-off turunda Altay'a 4-0 yenilen Samsunspor, ...

Alkollü olan o ama kaçan...

ekolay.net - ‎15 saat önce‎
Milli Takımlar eski Sorumlusu Fatih Terim'in büyük kızı Merve, 1 yıllık sevgilisi Ahmet Baran Çetin ile Nişantaşı'ndaki W Kitchen'ın açılışına katıldı, daha sonra da Kuruçeşme Choppy'ye geçerek eğlendi. Daha sonra çift evlerinin yolunun tutarken Merve ...

Rijkaard, Elano'yla dalga geçti!

Ajansspor - ‎15 saat önce‎
G.Saray'da Teknik Direktör Frank Rijkaard, Buca maçında kırmızı kart gören Elano'yla dalga geçti. Dünkü antrenman öncesinde, hücum bölgesinde oynamasına karşın, gole giden rakibinin bariz gol şansını engellediği gerekçesiyle kırmızı kart gören ...

'Büyüklük kolay değil'

Vatan - ‎18 saat önce‎
F.BAHÇE Teknik Direktörü Christoph Daum, derbinin ardından G.Saray Teknik Direktörü Frank Rijkaard'ın yaptığı açıklamalara sert bir dille cevap verdi. Sarı-kırmızılıların Hollandalı çalıştırıcısının “Maç öncesi yaşanan gerginlik F.Bahçe'nin bir ...

Harika gençler 2. turda

Vatan - ‎21 saat önce‎
FIFA U17 Dünya Kupası D Grubu'nda zirvede yer alan Millilerimiz, erteleme maçında Kosta Rika'ya gol oldu yağdı: 4-1. A Milli Takımımız'ın yapamadığını başarmaya çok yaklaşan genç yıldızlarımız, elverişsiz hava koşulları nedeniyle ertelenen maçta ...

Denizli sert çıktı!..

Milliyet - ‎9 saat önce‎
Beşiktaş Teknik Direktörü Mustafa Denizli, medya karşısında savunduğu futbolcularını Ümraniye'de çok sert bir şekilde uyardığı ortaya çıktı. Hafta içinde Ümraniye tesislerinde Beşiktaşlı futbolcuların biraraya gelerek Wolfsburg maçını konuştuklarını ...

Eurocup'ta rakipler belli oldu!

Ajansspor - ‎10 saat önce‎
Türkiye'yi Beşiktaş Cola Turka, Galatasaray Cafe Crown ve Türk Telekom takımlarının temsil edeceği Eurocup'ta kuralar çekildi. ispanya'nın Barcelona şehrinde gerçekleşen kura çekimi sonrasında A Grubu'nda yer alan Galatasaray Cafe Crown, ...

Kadir Has Stadı'nda domuz gribi alarmı!

Ajansspor - ‎7 saat önce‎
Turkcell Süper Lig'de 1 Kasım Pazar günü Kayserispor-Fenerbahçe maçının oynanacağı Kadir Has Stadı'nın ilaçlandığı bildirildi. Kayseri Büyükşehir Belediyesi'nde yapılan yazılı açıklamaya göre, Kadir Has Stadı'nın soyunma odaları, lavabo ve tuvaletleri ...

Kovalainen, Mclaren'den Eşit Destek Görmediğini Söyledi

TRF1.net - ‎2 saat önce‎
Heikki Kovalainen, Mclaren Mercedes ile çıkacağı son yarış öncesinde, 2008 ve 2009 yıllarında takımından Lewis Hamilton'a verilen desteği görmediğini söyledi. Fin pilot, Mclaren ile geçirdiği 2 sezonun ardından gelecek sezon başka yerde yarışmak için ...

Marlon King'e 18 ay hapis!

Fanatik - ‎10 saat önce‎
İngiltere Championship takımlarından Middlesbrough'da kiralık olarak forma giyen Marlon King 18 ay hapis cezasına çarptırıldı. Bir gece kulübünde flört ettiği kadından ilgi göremeyen ve taciz eden King, karşılık alamayınca sinirlerine hakim olamayıp ...

Beşiktaş'ta şimşek çakacak

Ajansspor - ‎14 saat önce‎
Beşiktaş yarın A.Gücü ile oynayacağı maça mutlak galibiyet parolasıyla hazırlanırken, teknik direktör Mustafa Denizli'nin kozu Yusuf Şimşek olacak. Denizli, planlarını Yusuf üzerine kurarken, bu maçın tarihinin değiştirilmesi isteğini reddeden ...

Alioğlu Broos'a yüklendi

Hürriyet - ‎15 saat önce‎
Trabzonspor Futbol Şube Sorumlusu ihsan Alioğlu, teknik direktör Hugo Broos'un açıklamalarını değerlendirerek, "Bazen teknik sorumlularında futbolcular hakkında açıklama yaparken kulübün menfaatlerine azami dikkat göstermesi lazım" diye konuştu. ...

Altin portakal ödülleri listesi, yıllara göre antalya film festivalinde ödül alanlar listesi, En İyi Film listesi, En İyi Yönetmen listesi, En İyi Kadın Oyuncu listesi, En İyi Erkek Oyuncu listesi festivalde tüm ödüllerin listesi

31/10/2009 · Kategori: Diger

En İyi Film 
Yıl Film
1964 Gurbet Kuşları (1964)
1965 Aşk ve Kin (1964)
1966 Bozuk Düzen (1965)
1967 Dram : Zalimler (1966)
Tarihi : Bir Millet Uyanıyor (1966)
Komedi : Güzel Bir Gün İçin (1965)
1968 İnce Cumali (1967)
1969 Bin Yıllık Yol (1968)
1970 Bir Çirkin Adam (1969)
1971 Ankara Ekspresi (1970)
1972 Zulüm (1972)
1973 Hayat mı Bu (1972)
1974 Düğün (1973)
1975 Endişe (1974)
1976 Deli Yusuf (1975)
1977 Kara Çarşaflı Gelin (1975)
1978 Maden (1978)
1979 Ödül verilmedi
1980 Ödül verilmedi
1981 Ödül verilmedi
1982 Çirkinler de Sever (1981)
1983 Faize Hücum (1982)
1984 Bir Yudum Sevgi (1984)
1985 Dul Bir Kadın (1985)
1986 Aaahh Belinda (1986)
1987 Muhsin Bey (1987)
1988 Gece Yolculuğu (1987)
1989 Uçurtmayı Vurmasınlar (1989)
1990 Karılar Koğuşu (1989)
1991 Gizli Yüz (1990)
1992 Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri (1992)
1993 Mavi Sürgün (1993)
1994 Yengeç Sepeti (1994)
1995 Böcek (1995)
1996 Tabutta Rövaşata (1996)
1997 Hamam (1997)
1998 Yara (1998)
1999 Salkım Hanımın Taneleri (1999)
2000 Güle Güle (1999)
2001 Büyük Adam Küçük Aşk (2001)
2002 Uzak (2002)
2003 Karşılaşma (2002)
2004 Yazı Tura (2003)
2005 Türev (2005)
2006 Kader (2006)
2007 Yumurta (2007)
2008 Bir Ticaret Masalı
2009 Bornova Bornova ve Kosmos

 En İyi Yönetmen 
Yıl Yönetmen Film
1964 Halit Refiğ Gurbet Kuşları
1965 Atıf Yılmaz Keşanlı Ali Destanı
1966 Memduh Ün Namusum İçin
1967 Yılmaz Duru Zalimler
1968 Yılmaz Duru İnce Cumali
1969 Ödül verilmedi 
1970 Ertem Eğilmez Kalbimin Kralı
1971 Muzaffer Arslan Ankara Ekspresi
1972 Atıf Yılmaz Zulüm
1973 Nejat Saydam Bitmeyen Sızı
1974 Ömer Lütfi Akad Düğün
1975 Şerif Gören Endişe
1976 Atıf Yılmaz Deli Yusuf
1977 Zeki Ökten Kapıcılar Kralı
1978 Atıf Yılmaz Selvi Boylum Al Yazmalım
1979 Ödül verilmedi 
1980 Ödül verilmedi 
1981 Erden Kıral Bereketli Topraklar Üzerine
1982 Ömer Kavur Kırık Bir Aşk Hikayesi
1983 Zeki Ökten Faize Hücum
1984 Atıf Yılmaz Bir Yudum Sevgi
1985 Sinan Çetin 14 Numara
1986 Atıf Yılmaz Aaahh Belinda
1987 Ömer Kavur Anayurt Oteli
1988 Ömer Kavur Gece Yolculuğu
1989 Halit Refiğ Hanım
1990 Halit Refiğ
Yusuf Kurçenli Karılar Koğuşu
Karartma Geceleri
1991 Yavuz Özkan Ateş Üstünde Yürümek
1992 Tunç Okan Fikrimin İnce Gülü
1993 Erden Kıral Mavi Sürgün
1994 Yavuz Özkan Yengeç Sepeti
1995 Canan Gerede Aşk Ölümden Soğuktur
1996 Tunç Başaran Sen de Gitme
1997 Ferzan Özpetek Hamam
1998 Serdar Akar Gemide
1999 Nuri Bilge Ceylan Mayıs Sıkıntısı
2000 Derviş Zaim Filler ve Çimen
2001 Zeki Demirkubuz Yazgı
2002 Nuri Bilge Ceylan Uzak
2003 Ömer Kavur Karşılaşma
2004 Uğur Yücel Yazı Tura
2005 Kutluğ Ataman İki Genç Kız
2006 Nuri Bilge Ceylan İklimler
2007 Fatih Akın Yaşamın Kıyısında
2008 Derviş Zaim Nokta
2009 Reha Erdem Kosmos

 En İyi Kadın Oyuncu 
Yıl Oyuncu Film
1964 Türkan Şoray Acı Hayat
1965 Fatma Girik Keşanlı Ali Destanı
1966 Selma Güneri Son Kuşlar
 
1967 Fatma Girik Sürtüğün Kızı
1968 Türkan Şoray Vesikalı Yarim
1969 Hülya Koçyiğit Cemile
1970 Belgin Doruk Yuvanın Bekçileri
1971 Filiz Akın Ankara Ekspresi
1972 Zeynep Aksu Üvey Ana
1973 Hülya Koçyiğit Tanrı Misafiri
1974 Perihan Savaş Bedrana
1975 Hülya Koçyiğit Diyet
1976 Adile Naşit İşte Hayat
1977 Semra Özdamar Kara Çarşaflı Gelin
1978 Hale Soygazi Maden
1979  
1980  
1981 Meral Orhonsay Derya Gülü
1982 Nur Sürer Bir Günün Hikayesi
1983 Hülya Koçyiğit Derman
1984 Hale Soygazi Bir Yudum Sevgi
1985 Zuhal Olcay Amansız Yol
1986 Müjde Ar Aaahh Belinda
Adı Vasfiye
1987 Türkan Şoray Hayallerim, Aşkım ve Sen
1988 Gülşen Bubikoğlu Kurtar Beni
1989 Nur Sürer Uçurtmayı Vurmasınlar
1990 Hülya Koçyiğit Karılar Koğuşu
1991 Sumru Yavrucuk Seni Seviyorum Rosa
1992 Lale Mansur Düş Gezginleri
1993 Müjde Ar Yolcu
1994 Türkan Şoray Bir Aşk Uğruna
1995 Zuhal Gencer Sekizinci Saat
1996 Yasemin Alkaya
Hande Ataizi Mum Kokulu Kadınlar
1997 Derya Alabora Masumiyet
1998 Yelda Reynaud Yara
1999 Başak Köklükaya Üçüncü Sayfa
2000 Sanem Çelik Filler ve Çimen
2001 Demet Akbağ
Yeşim Salkım Vizontele
Şarkıcı
2002 Meral Oğuz Martılar Açken
2003 Meltem Cumbul Abdülhamit Düşerken
2004 Tülin Özen Meleğin Düşüşü
2005 Beste Bereket
Vildan Atasever Türev
İki Genç Kız
2006 Sibel Kekilli Eve Dönüş
2007 Özgü Namal Mutluluk
2008 Nurgül Yeşilçay Vicdan
2009 Nergis Öztürk Kıskanmak

 En İyi Erkek Oyuncu
Yıl Oyuncu Film
1964 İzzet Günay Ağaçlar Ayakta Ölür
1965 Fikret Hakan Keşanlı Ali Destanı
1966 Ekrem Bora Sürtük
1967 Yılmaz Güney Hudutların Kanunu
1968 Fikret Hakan Ölüm Tarlası
1969 Cüneyt Arkın İnsanlar Yaşadıkça
1970 Yılmaz Güney Bir Çirkin Adam
1971 Fikret Hakan Hasret
1972 Murat Soydan Üvey Ana
1973 Tarık Akan Suçlu
1974 Hakan Balamir Yunus Emre
1975 Erkan Yücel Endişe
1976 Cüneyt Arkın Mağlup Edilemeyenler
1977 Kemal Sunal Kapıcılar Kralı
1978 Tarık Akan Maden
1979 Ödül verilmedi 
1980 Ödül verilmedi 
1981 İhsan Yüce Derya Gülü
1982 Genco Erkal At
1983 Genco Erkal Faize Hücum
1984 Tarık Akan Pehlivan
1985 Hakan Balamir 14 Numara
1986 Kadir İnanır Yılanların Öcü
1987 Şener Şen Muhsin Bey
1988 Aytaç Arman Gece Yolculuğu
1989 Tarık Akan Üçüncü Göz
1990 Tarık Akan Karartma Geceleri
1991 Ekrem Bora
Fikret Kuşkan Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu
Gizli Yüz
1992 Mehmet Aslantuğ Kapıları Açmak
1993 Mehmet Aslantuğ Yalancı
1994 Sadri Alışık
Mehmet Aslantuğ Yengeç Sepeti
1995 Halil Ergün Böcek
1996 Ahmet Uğurlu Tabutta Rövaşata
1997 Tanju Gürsu Köpekler Adası
1998 Erkan Can Gemide
1999 Uğur Polat Salkım Hanımın Taneleri
2000 Talat Bulut Melekler Evi
2001 Altan Erkekli Vizontele
2002 Fırat Tanış Sır Çocukları
2003 Tarık Akan Gülüm
2004 Olgun Şimşek Yazı Tura
2005 Şener Şen Gönül Yarası
2006 Erkan Can Takva
2007 Murat Han Mutluluk
2008 Tayanç Ayaydın Pazar-Bir Ticaret Masalı
2009 Öner Erkan Bornova Bornova

 En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu 
Yıl Oyuncu Film
1964 Yıldız Kenter Ağaçlar Ayakta Ölür
1965 Aliye Rona Hepimiz Kardeşiz
1966 Yıldız Kenter İsyancılar
1967 Aliye Rona Zalimler
1968 Aliye Rona Son Gece
1969 Muazzez Arçay Bin Yıllık Yol
1970 Lale Belkıs Kalbimin Efendisi
1971 Suna Selen Pamuk Prenses
1972 Fatma Karanfil Üvey Ana
1973 Semra Sar Hayat mı Bu
1974 Yıldız Kenter Kızım Ayşe
1975 Seden Kızıltunç Zavallılar
1976 Diler Saraç Pisi Pisi
1977 Gönül Hancı Merhaba
1978 Meral Orhonsay Maden
1979  
1980  
1981 Meral Çetinkaya Hazal
1982 Güler Ökten Kırık Bir Aşk Hikayesi
1983 Asuman Arsan Faize Hücum
1984 Zuhal Olcay İhtiras Fırtınası
1985 Keriman Ulusoy 14 Numara
1986 Füsun Demirel Züğürt Ağa
1987 Hümeyra Asiye Nasıl Kurtulur
1988 Fatoş Sezer Kurtar Beni
1989 Meral Oğuz Film Bitti
1990 Ayşegül Ünsal Karılar Koğuşu
1991 Gülsen Tuncer Soğuktu ve Yağmur Çiseliyordu
1992 Serap Aksoy İki Kadın
1993 Demet Akbağ Tersine Dünya
1994 Derya Alabora Yengeç Sepeti
İz
1995 Tomris Oğuzalp Gerilla
1996 Meriç Başaran Sen de Gitme
1997 Meral Çetinkaya Solgun Bir Sarı Gül
1998 Sevda Ferdağ Ağır Roman
1999 Serra Yılmaz
Inge Keller Harem Suare
Lola ve Bilidikid
2000 Nilüfer Aydan Renkli Türkçe
2001 Füsun Demirel Büyük Adam Küçük Aşk
2002 Sema Atalay Yeşil Işık
2003 Nurhayat Kavrak Bekleme Odası
2004 Eli Mango Yazı Tura
2005 Fadik Sevin Atasoy O Şimdi Mahkum
2006 Nazan Kesal İklimler
2007 Nursel Köse Yaşamın Kıyısında
2008 Övül Avkıran Pandora'nın Kutusu
2009 Damla Sönmez Bornova Bornova

 En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu 
Yıl Oyuncu Film
1964 Ulvi Uraz Yarın Bizimdir
1965 Erol Taş Duvarların Ötesi
1966 Müşfik Kenter Bozuk Düzen
1967 Erol Günaydın Güzel Bir Gün İçin
1968 Erol Taş İnce Cumali
1969 Ferit Şevki Cemile
1970 Hayati Hamzaoğlu Bir Çirkin Adam
1971 Sadri Alışık Afacan Küçük Serseri
1972 Süleyman Turan Güllü
1973 Yıldırım Önal Dinmeyen Sızı
1974 Orçun Sonat Sokaklardan Bir Kız
1975 Erol Taş Diyet
1976 İhsan Yüce İşte Hayat
1977 Hüseyin Peyda Kara Çarşaflı Gelin
1978 Şener Şen Çöpçüler Kralı
1979  
1980  
1981 Yaman Okay Bereketli Topraklar Üzerinde
1982 Orhan Çağman Kırık Bir Aşk Hikayesi
1983 Talat Bulut Derman
1984 Macit Koper Bir Yudum Sevgi
1985 Engin İnal Bir Kadın Bir Hayat
1986 Erdal Özyağcılar Yılanların Öcü
1987 Uğur Yücel Muhsin Bey
1988 Tanju Gürsu Kurtar Beni
1989 Menderes Samancılar Sis
1990 Tuncer Necmioğlu Karılar Koğuşu
1991 Hayati Hamzaoğlu Tatar Ramazan
1992 Tuncer Necmioğlu Yağmur Beklerken
1993 Fikret Hakan Yalancı
1994 Tuncel Kurtiz
Oktay Kaynarca Bir Aşk Uğruna
Yengeç Sepeti
1995 Mustafa Avkıran Sokaktaki Adam
1996 Cengiz Sezici Kış Çiçeği
1997 Haluk Bilginer Masumiyet
1998 Mustafa Uğurlu Ağır Roman
1999 Ercan Yazgan Duruşma
2000 Şükran Güngör
Eşref Kolçak Güle Güle
2001 İsmail Hakkı Şen Büyük Adam Küçük Aşk
2002 Oktay Kaynarca
Mehmet Emin Toprak Deli yürek: Bumerang cehennemi
Uzak
2003 Çetin Öner
Aytaç Arman Abdülhamit Düşerken
Gönderilmemiş Mektuplar
2004 Bahri Beyat Yazı Tura
2005 Timuçin Esen Gönül Yarası
2006 Civan Canova Eve Dönüş
2007 Tuncel Kurtiz Yaşamın Kıyısında
2008 Volga Sorgu Tekinoğlu Başka Semtin Çocukları
2009 Volga Sorgu Tekinoğlu Kara Köpekler Havlarken

 En İyi Senaryo 
Yıl Oyuncu Film
1964 Ödül verilmedi 
1965 Vedat Türkali Karanlıkta Uyananlar
1966 Erol Keskin Bozuk Düzen
1967 Erol Günaydın Güzel Bir Gün İçin
1968 Türkan Duru İnce Cumali
1969 Türkan Duru Bin Yıllık Yol
1970 Sadık Şendil Kalbimin Efendisi
1971 Bülent Oran Ankara Ekspresi
1972 Sadık Şendil Sev Kardeşim
1973 Hamdi Değirmencioğlu Hayat mı Bu
1974 Sadık Şendil Oh Olsun
1975 Yılmaz Güney Endişe
1976 Umur Bugay İşte Hayat
1977 Vedat Türkali Kara Çarşaflı Gelin
1978 Umur Bugay Çöpçüler Kralı
1979 Ödül verilmedi 
1980 Ödül verilmedi 
1981 Tuncel Kurtiz
Nurettin Sezer Gül Hasan
1982 Yavuz Turgul Çiçek Abbas
1983 Fehmi Yaşar Faize Hücum
1984 Bilge Olgaç Kaşık Düşmanı
1985 Muammer Özer Bir Avuç Cennet
1986 Yavuz Turgul Züğürt Ağa
1987 Yavuz Turgul Muhsin Bey
1988 Ödül verilmedi 
1989 Feride Çiçekoğlu Uçurtmayı Vurmasınlar
1990 Süheyla Acar Kalyoncu Bütün Kapılar Kapalıydı
1991 Orhan Pamuk Gizli Yüz
1992 Macit Koper Fikrimin İnce Gülü
1993 Yavuz Turgul Gölge Oyunu
1994 Nuray Oğuz Manisa Tarzanı
1995 Artun Yeres Özlem, Düne Bugüne Yarına
1996 Derviş Zaim Tabutta Rövaşata
1997 Barış Pirhasan Usta Beni Öldürsene
1998 Turgut Yasalar Leoparın Kuyruğu
1999 Zeki Demirkubuz Üçüncü Sayfa
2000 Fatih Altınöz Güle Güle
2001 Handan İpekçi Büyük Adam Küçük Aşk
2002 Nuri Bilge Ceylan Uzak
2003 Ömer Kavur
Macit Koper Karşılaşma
2004 Uğur Yücel Yazı Tura
2005 Nilüfer Güngörmüş Korkuyorum Anne
2006 Nimet İnkaya Takva
2007 Semih Kaptanoğlu
Orçun Köksal Yumurta
2008 Ben Hopkins Pazar-Bir Ticaret Masalı
2009 Onur Ünlü Beş Şehir

 En İyi Müzik 
Yıl Kazanan Film
1964 Ödül verilmedi 
1965 Nedim Otyam Karanlıkta Uyananlar
1966 Nedim Otyam İsyancılar
1967 Ödül verilmedi 
1968 Ödül verilmedi 
1969 Ödül verilmedi 
1970 Ödül verilmedi 
1971 Ödül verilmedi 
1972 Ödül verilmedi 
1973 Ödül verilmedi 
1974 Yılmaz Duru Namus Borcu
1975 Atilla Özdemiroğlu
Şanar Yurdatapan Arkadaş
1976 Melih Kibar Hababam Sınıfı Sınıfta Kaldı
1977 Ödül verilmedi 
1978 Cahit Berkay Fıratın Cinleri
1979 Ödül verilmedi 
1980 Ödül verilmedi 
1981 Nedim Otyam Derya Gülü
1982 Cahit Berkay Kırık Bir Aşk Hikayesi
1983 Yeni Türkü Derman
1984 Yalçın Tura Bir Yudum Sevgi
1985 Tarık Öcal Bir Avuç Cennet
1986 Atilla Özdemiroğlu Kurbağalar
Züğürt Ağa
1987 Atilla Özdemiroğlu Muhsin Bey
1988 Ödül verilmedi 
1989 Ödül verilmedi 
1990 Atilla Özdemiroğlu Aşk Filmlerinin Unutulmaz Yönetmeni
1991 Cahit Berkay Gizli Yüz
1992 Münir Nurettin Beken Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri
1993 Can Hakgüder Ay Vakti
1994 Serdar Kalafatoğlu Bir Aşk Uğruna
1995 Mazlum Çimen Soğuk Geceler
1996 Yalçın Tura Sen De Gitme
1997 Pivio Aldo D. Scaltzi Hamam
1998 Uğur Dikmen Eski Fotoğraflar
1999 Tamer Çıray Salkım Hanımın Taneleri
2000 Cahit Berkay Melekler Evi
2001 Kardeş Türküler Vizontele
2002 Mazlum Çimen Martılar Açken
2003 Timur Selçuk Abdülhamit Düşerken
2004 Erkan Oğur Yazı Tura
2005 Tamer Çıray Gönül Yarası
2006 Gökçe Akçelik Takva
2007 Zülfü Livaneli Mutluluk
2008 Mazlum Çimen Nokta
2009 Mehmet Erdem - Özgür Akgül Deli Deli Olma

 En İyi Kurgu 
Yıl Kazanan Film
1989 İsmail Kalkan Film Bitti
Üçüncü Göz
1990 Mevlüt Koçak 
1991 Mevlüt Koçak Ateş Üstünde Yürümek
Gizli Yüz
1992 Andre Goultier Fikrimin İnce Gülü
1993 Şevket Uysal Amerikalı
1994 Serdar Karadeniz Yengeç Sepeti
1995 Ödül verilmedi 
1996 Mustafa Preşeva Tabutta Rövaşata
1997 Mevlüt Koçak Nihavend Mucize
Kuşatma Altında Aşk
1998 Nevzat Dişiaçık
Bülent Özdemir Gemide
Karışık Pizza
1999 Mevlüt Koçak Salkım Hanımın Taneleri
2000 Mustafa Preşeva Filler ve Çimen
2001 Adnan Elial O Da Beni Seviyor
2002 Kemalettin Osmanlı Deli Yürek: Bumerang Cehennemi
2003 Hasan Bektaş
Mevlüt Koçak Abdülhamit Düşerken
Karşılaşma
2004 Uğur Yücel
Valdis Oskardottir Yazı Tura
2005 Nathalie LeGuay Korkuyorum Anne
2006 Ayhan Ergürsel İklimler
2007 Andrew Bird Yaşamın Kıyısında
2008 Mustafa Preşeva Vicdan
2009 Erkan Tekemen Bornova Bornova

 En İyi Sanat Yönetmeni 
Yıl Kazanan Film
2003 Mustafa Ziya Ülkenciler Abdülhamit Düşerken
2004 Esat Tekand Meleğin Düşüşü
2005 Mehtap Ün Kanıbelli Korkuyorum Anne
2006 Erol Taştan Takva
2007 Naz Erayda Mutluluk
2008 Türker İşçi Başka Semtin Çocukları
2009 Zeynep Koloğlu Usta

 En İyi Görüntü Yönetmeni 
Yıl Kazanan Film
1964 Ali Uğur Acı Hayat
1965 Gani Turanlı Aşk ve Kin
1966 Mustafa Yılmaz Namusum İçin
1967 Ali Uğur Zalimler
1968 Gani Turanlı Ölüm Tarlası
1969 Ali Yaver Öksüz
1970 Kriton İlyadis Kınalı Yapıncak
1971 Cemgiz Tacer Ankara Ekspresi
1972 Cengiz Tacer Zulüm
1973 Melih Sertesen Dinmeyen Sızı
1974 Enver Burçkin Pir Sultan Abdal
1975 Kenan Ormanlar Endişe
1976 Gani Turanlı Ağrı Dağı Efsanesi
1977 Çetin Gürtop Baş Belası
1978 Çetin Tunca Selvi Boylum Al Yazmalım
1979 Ödül verilmedi 
1980 Ödül verilmedi 
1981 Salih Dikişçi Derya Gülü
1982 Salih Dikişçi Kırık Bir Aşk Hikayesi
1983 Orhan Oğuz Tomruk
1984 Selçuk Taylaner Kardeşim Benim
1985 Orhan Oğuz Dul Bir Kadın
1986 Aytekin Çakmakçı 
1987 Çetin Tunca Hayallerim, Aşkım ve Sen
1988 Salih Dikişçi Gece Yolculuğu
Dolunay
1989 Erdal Kahraman Uçurtmayı Vurmasınlar
1990 Ertunç Şenkay İkili Oyunlar
Büyük Yalnızlık
1991 Ertunç Şenkay Ateş Üstünde Yürümek
Seni Seviyorum Rosa
1992 Uğur İçbak Denize Hançer Düştü
1993 Vilko Filac Çıplak
1994 Uğur İçbak İz
1995 Jurgens Jurges
Ertunç Şenkay Aşk Ölümden Soğuktur
Bir Kadının Anatomisi
1996 Tevfik Şenol
Yusuf Güven Yaban
1997 Erdal Kahraman Kuşatma Altında Aşk
Nihavend Mucize
1998 Ertunç Şenkay Kaçıklık Diploması
1999 Ali Utku Üçüncü Sayfa
2000 Ali Utku Melekler Evi
2001 Ertunç Şenkay Şarkıcı
2002 Tevfik Şenol
Erdal Kahraman Sarı Gümler
Deli Yürek: Bumerang Cehennemi
2003 Ali Utku Karşılaşma
2004 Eyüp Boz Meleğin Düşüşü
2005 Emre Erkmen İki Genç Kız
2006 Soykut Turan Takva
2007 Özgür Eken Yumurta
2008 Zekeriya Kurtuluş Vicdan
2009 Florent Herry Kosmos

 En İyi Laboratuar 
Yıl Kazanan Film
1993 Sinefekt Amerikalı
Ay Vakti
Çıplak
1994 Şafak Stüdyo Yengeç Sepeti
Gece, Melek ve Bizim Çocuklar
1995 Şafak Stüdyo 
1996 İmaj Sende Gitme
1997 Sinefekt
Şafak Stüdyo
Fono Film 
1998 Sinefekt Karışık Pizza
1999 Fono Film Mayıs Sıkıntısı
2000 Ödül verilmedi 
2001 Fono Film Şarkıcı
2002 Fono Film Yeşil Işık
Uzak
2003 Sinefekt 
2004 Sinefekt Meleğin Düşüşü
2005 Fono Film O Şimdi Mahkum
2006 Sinefekt İklimler
Takva
2007 Şafak Stüdyo Sis ve Gece
2008 Fono Film Gökten Üç Elma Düştü
Vicdan

 En İyi Makyaj ve Saç 
Yıl Kazanan Film
2004 Sevinç Uçar Yazı Tura
2005 Fatma Kardeş Şengül
Ümit Talip Bulut O Şimdi Mahkum
2006 Nimet İnkaya Takva
2007 Fatma Kardeş
S. İbrahim Mutluluk
2008  Vicdan

 En İyi Kostüm Tasarımı 
Yıl Kazanan Film
2004 Özdem Atlı
Gülay Doğan Yazı Tura
2005 Ayşe Pirinççioğlu Korkuyorum Anne
2006 Ayten Şenyurt Takva
2007 Naz Erayda Yumurta
2008 Zeynep Sırlıkaya Pazar-Bir Ticaret Masalı

 En İyi Ses Tasarımı ve Miksaj 
Yıl Kazanan Film
2005 Erol Adilce İki Genç Kız
2006 İsmail Karadaş İklimler
2007 Orçun Korluca Mutluluk
2008  Nokta

 En İyi Ses Tasarım 
Yıl Kazanan Film
2004 İsmail Karadaş Meleğin Düşüşü

 En İyi Miksaj 
Yıl Kazanan Film
2004 Burak Topalakçı Yazı Tura

 En İyi Özel Efekt 
Yıl Kazanan Film
2005 Murat Şengül
Ömer Boduroğlu O Şimdi Mahkum
2006 Uğur Erbaş Cenneti Beklerken
2007 Ödül verilmedi
2008 Burak Balkan Üç Maymun

 En İyi Film Şarkısı 
Yıl Kazanan Film
2004 Mor ve Ötesi (Bir Derdim Var) Mustafa Hakkında Her Şey

 En İyi Belgesel 
Yıl Kazanan Yönetmen
1999  
2000  
2001  
2002  
2003  
2004  
2005  
2006 Gündelikçi Emel Çelebi
2009 Ziyaretçiler ve 5 Nolu Cezaevi Melis Birder ve Çayan Demirer

 Jüri Özel Ödülü 
 En İyi Kısa Film 
 Jüri Özel Ödülü (Kısa Film) 
 Uluslararası Avrasya Film Festivali Ödülleri
 En İyi Film
 En İyi Yönetmen
 Eleştirmenler Ödülü
 Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü 
 Behlül Dal Genç Yetenek Özel Ödülü
 Yaşam Boyu Onur Ödülleri 
Yıl Kazanan
1984 Sezer Sezin
1985 
1986 
1987 hakan taştan
1988 
1989 Ertem Eğilmez
1990 
1991 
1992 
1993 
1994 
1995 
1996 Atıf Yılmaz
Hülya Koçyiğit
Tarık Akan
Türkan Şoray
1997 Müjde Ar
Fikret Hakan
Nejat Saydam
Yılmaz Duru
1998 Fatma Girik
Kemal Sunal
Memduh Ün
1999 Nedim Otyam
Göksel Arsoy
Hayati Hamzaoğlu
Cüneyt Arkın
Cahit Berkay
Osman Şahin
Şerif Gören
Türker İnanoğlu
2000 Ekrem Bora
Orhan Günşiray
Sümer Tilmaç
Filiz Akın
Zülfü Livaneli
Orhan Aksoy
Kadir İnanır
2001 Ediz Hun
Suna Pekuysal
Bülent Oran
Sırrı Gültekin
2002 Hulki Saner
İzzet Günay
Kartal Tibet
Selda Alkor
Kenan Kurt
2003 Kadri Yurdatap
Tunç Başaran
Çolpan İlhan
Muhterem Nur
Tanju Gürsu
Süleyman Turan
Rafet Şiriner
2004 Şener Şen
Hale Soygazi
2005 Nebahat Çehre
Efgan Efekan
Seyfi Havaeri
2006 Yusuf Sezgin
Aytaç Arman
2007 Yavuz Turgul
Halil Ergün
2008 Yılmaz Atadeniz

 Yıldırım Önal Anı Ödülü
Yıl Kazanan
1999 Münir Özkul
2000 İsmet Ay
2001 Kerim Afşar
2002 Ahmet Mekin
2003 Eşref Kolçak
2004 Haluk Kurtoğlu
2005 Tuncer Necmioğlu
2006 Kartal Tibet
2007 Macide Tanır
2008 Müşfik Kenter

 


 Festival Nişanı
Yıl Kazanan
2007 Hülya Koçyiğit
2008 Filiz Akın

 


 Sinema Başarı Ödülü
Yıl Kazanan
2008 Hülya Avşar

 

Actual sports news, Ingiltereden ingilizce güncel spor ve futbol haberleri Hull deny Brown sacking, Evans - Owen's still got it, Portsmouth hit by transfer ban over unpaid debts, Player on sister assault charge, Mike Ashley's great Newcastle Unit

28/10/2009 · Kategori: Diger

Hull City forced to deny that Phil Brown has been sacked

guardian.co.uk - ‎7 minutes ago‎
The former Hull City striker Dean Windass has joined those calling for their manager, Phil Brown, to be sacked. Photograph: Nick Potts/PA A week of turmoil at Hull City intensified today when the struggling Premier League club were forced to issue a ...

Evans - Owen's still got it

SkySports - ‎2 hours ago‎
Jonny Evans believes Manchester United team-mate Michael Owen has shown he is capable of changing a game every time he plays. Owen joined the Premier League champions on a free transfer from Newcastle United in the summer and was signed primarily to ...

Portsmouth hit by transfer ban over unpaid debts

guardian.co.uk - ‎59 minutes ago‎
The transfer to Portsmouth of Glen Johnson, now with Liverpool, was one of the deals on which the club fell behind on transfer fee instalments.

Player on sister assault charge

BBC News - ‎2 hours ago‎
West Ham United footballer Calum Davenport has been charged with assaulting his sister in an incident in which he was stabbed in both legs.

Renaming of St James' Park is a flawed notion which must not and cannot stand

Times Online - ‎5 hours ago‎
We may as well begin as we mean to continue: Ashley out. We may as well shed any notion of journalistic impartiality, because certain circumstances demand it: Ashley out.

Safina suffers Doha injury blow

BBC Sport - ‎46 minutes ago‎
Dinara Safina's future involvement in the Sony Ericsson Championships is in doubt after she was forced to withdraw from her opening round-robin encounter.

Agassi confession lengthens shadow of doubt

BBC Sport - ‎3 hours ago‎
He is talking about the gushing letter he claims he wrote to the ATP in 1997 to explain his positive drugs test. This is the statement which may tarnish the American's reputation more than the doping offence itself.

Mathieu Bastareaud omitted from France Test squad

Telegraph.co.uk - ‎1 hour ago‎
France coach Marc Lievremont has said he would not rule Mathieu Bastareaud out of the 2010 Six Nations, a day after the player finally apologised for a false assault claim that has compromised his career.

Moffat calls for consistency

BBC Sport - ‎26 minutes ago‎
Edinburgh head coach Rob Moffat talks to BBC Scotland's Jim Mason ahead of his side's Magners League match against Dragons at Murrayfield.
Edinburgh hit by injury troubles The Press Association

CARLING CUP LIVE: All the action from the fourth round - as it happens

Daily Mail - Tom Bellwood - ‎7 minutes ago‎
7.15pm: Good evening and welcome to Sportsmail's coverage of the three remaining fourth round Carling Cup clashes. After last night's glut of goals, Neville's sending off and Sir Alex Ferguson's shock agreement with a refereeing ...

Rovers backing for Reid

SkySports - ‎2 hours ago‎
Blackburn assistant manager Neil McDonald has backed Steven Reid to play a big part in their season this term. Reid scored his first goal in over two years from the penalty spot in Tuesday's 5-2 Carling Cup victory over Peterborough.

CO-OPERATIVE INSURANCE CUP NEWS

Sportinglife.com - ‎4 hours ago‎
A young Rangers side battled to a 3-1 win at First Division leaders Dundee at Dens Park to secure their place in the semi-finals of the Co-operative Insurance Cup.

Rolling Maul: the breakdown is killing rugby

Times Online - ‎4 hours ago‎
Warren Gatland was quoted last week attacking the Guinness Premiership for standards of play. He had a point, although he was standing in quicksand when he made it because the Magners League match on Friday between the Scarlets and the Dragons was one ...
WRU opens new centre The Press Association

Brad Guzan's match-winning display in Aston Villa's goal gives Martin O'Neill ...

Telegraph.co.uk - ‎43 minutes ago‎
Martin O'Neill admitted Brad Guzan's match-winning performance at Sunderland has given him a selection headache. By Telegraph staff and agencies 25-year-old Guzan - who signed for Villa from Major League Soccer side Chivas in 2008 - stood in for fellow ...

ICC chief mourns 'gentleman' Shepherd

AFP - ‎2 hours ago‎
LONDON - International Cricket Council (ICC) president David Morgan said the sport had lost a "true gentleman" following the death of former Test umpire David Shepherd.
David Shepherd Telegraph.co.uk

Alex Ready To Return To Chelsea's First Team

Goal.com - ‎2 hours ago‎
Chelsea tussle with Bolton Wanderers in the Carling Cup this evening, and the midweek bout presents Brazil defender Alex with a chance to up his match-fitness following three months on the sidelines due to a groin injury.

Rangers' Sale of the Century

BBC Sport - David McDaid - ‎1 hour ago‎
By David mcdaid Here BBC Scotland examines the key questions surrounding the Glasgow club's plight, starting with an easy one for the uninitiated.

Arsenal star Andrey Arshavin looking forward to Tottenham Hotspur tie

Goal.com - Alan Dawson - ‎11 minutes ago‎
Arsenal forward Andrey Arshavin has admitted that he is relishing the weekend clash against local rivals Tottenham Hotspur, after being schooled by the club immediately after he signed in January as to what the north London derby is all ...

Tüm gazetelerden Güncel ekonomi ve iş haberleri 28 ekim 2009 Kamu-Sen'in Key Tepkisi (0), Düşük faiz dış kaynağa bağlı (28.10.2009), Akbank'ın 9 aylık kârı 2 milyar TL'yi geçti, Kuyumcukent evlenenlerin merkezi olacak, Yeşil İnşaat 2'nci T

28/10/2009 · Kategori: Diger

Kamu-Sen'in Key Tepkisi (0)

Malatya ERTV - ‎1 saat önce‎
Tam bir yılan hikâyesine dönen KEY ödemelerinden neredeyse umut kesildi. Bu ödemeler yapılacak mı yapılmayacak mı? Net bir açıklama yok. Bir belirsizlik hakim. Ve bu belirsizlik kamu-sen üyelerinin tepkisine neden oldu. PTT önünde bir araya gelen Kamu ...

Düşük faiz dış kaynağa bağlı (28.10.2009)

CNN Türk - ‎11 saat önce‎
Faiz indiriminde sona mı gelindi? Son günlerin en çok sorulan sorusuydu bu. Eğer sona gelindiyse ve piyasa bunu fiyatlamaya başladıysa vay Hazine'nin haline. Ama görüntü, çok da öyle değil. Faizlerin aşağı gidecek biraz daha yeri var gibi görünüyor. ...

Akbank'ın 9 aylık kârı 2 milyar TL'yi geçti

Hürriyet - ‎13 saat önce‎
Brüt kârı 2 milyar 505 milyon TL olan Akbank, brüt kâr üzerinden ayrılan vergi karşılığı da 492 milyon TL oldu. Geçen yıl aynı dönem net kârı, olağanüstü kalemler arındırıldıktan sonra, 1 milyar 336 milyon TL olan Akbank'ın dokuz aylık konsolide net ...

Kuyumcukent evlenenlerin merkezi olacak

Haber Türk - ‎11 saat önce‎
2006 yılında kurulan Kuyumcukent bünyesinde 'Kuyumcukent Bazaar' alışveriş merkezi kuruldu. Kuyumcukent, bu merkezle 2.5 milyarlık dolarlık evlilik pazarına girecek. 100 milyon dolara mal olan ve 14 Şubat'ta açılacak Kuyumcukent Bazaar'da kozmetikten, ...

istanbul'un en yükseği

Vatan - ‎12 saat önce‎
Levent'te Kiler Holding'in inşa ettiği ve istanbul'un 260 metre ile en yüksek rezidans projesi olan Sapphire, projelerde 'yükseklik' rekabeti başlattı. Yeşil inşaat, Topkapı'da 10 dönümlük arazide başlatacağı 50 katlı rezidans projesinde 270 metre ...

Saturn Türkiye'ye geldi

PcHayat - ‎9 saat önce‎
Avrupa'nın Türkiye ile birlikte toplam 13 ülkesinde 230'dan fazla mağazası bulunan Saturn, Türkiye'deki ilk mağazasını açıyor. Yeni mağazasını 29 Ekim Perşembe günü, saat 06:00'da Forum İstanbul'da açacak olan Saturn, bir fuar havası sunmayı amaçlıyor. ...

Konfeksiyoncu 'ortak' satın alacak, şirket 100 bin lira tasarruf ...

Hürriyet - ‎19 saat önce‎
Platforma üye firmaların genel maliyetlerinde yüzde 12-25 arasında tasarruf sağlanacak. istanbul Hazırgiyim ve Konfeksiyon ihracatçıları Birliği (ihkib) Başkanı Hikmet Tanrıverdi, platformun sağlayacağı avantajlarla hazır giyim ve konfeksiyon ...

Ceyhan'da sürpriz gelişme: Rafineriyi Türkiye ve Rusya ortak kuracak

Zaman - ‎18 saat önce‎
Moskova'da açıklama yapan Rusya Enerji Bakanı Sergey Şmatko, Türkiye ve Rusya'nın Samsun-Ceyhan Petrol Boru Hattı'nın dışında, petrol ürünlerinin ortak pazarlanması için rafineri kurma konusunda anlaştıklarını söyledi. Konu hakkında Zaman'a bilgi veren ...

Borsa yeniden 50 bin puanın altında

Referans - ‎10 saat önce‎
İstanbul Menkul Kıymetler Borsası Bileşik Endeksi günün ilk saatlerinde gelen hızlı satışlarla yeniden 50 bin puanın altına geriledi. İstanbul Menkul Kıymetler Borsasında (İMKB) Bileşik endeks, 50 binin altına gerileyerek, 49.797,87 seviyelerinde ...

TRT, otomotive bandrol zammında geri adım attı

Hürriyet - ‎10 saat önce‎
17 Ekim'de beklenmedik bir kararla otomobillerdeki radyoların bandrol ücretlerine zam yapan TRT, kamuoyunun tepkisi üzerine dün otomotiv derneklerinin üzerinden bir açıklama yaptı. Otomotiv sektörünün çatı örgütleri Otomotiv Sanayi Derneği (OSD) ve ...

Devlet memurlarının fazla mesai ücretlerine zam yapıldı

Zaman - ‎11 saat önce‎
1 Ocak'tan itibaren kamu görevlilerinin yurt içi gündelikleri yüzde 4 ile yüzde 6,66 arasında, Milli Eğitim Bakanlığının pansiyon ücretleri ise yüzde 5,4 ile yüzde 6 arasında zam yapılacak. 2010 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Tasarısına göre, ...
Memura 5 kuruşluk zam Gerçek Gündem

Şirketler Rusya'yı tercihi ediyor

Taraf - ‎9 saat önce‎
Türkiye'deki iş dünyası, yatırım için komşu ülkelere yöneldi. Global denetim, vergi ve danışmanlık şirketi KPMG'nin Türk şirketlerinin yurtdışı yatırım planlarına yönelik yaptığı araştırma, şirketlerin Rusya'yı yatırımda hedef ülke olarak seçtiğini ...

Borsada kayıp 1500 puana yaklaştı, dolar yeniden 1,50 lira

Referans - ‎8 saat önce‎
2,2120 liradan alınan euronun satış fiyatı ise 2,2170 lira olarak belirlendi. Serbest piyasada dün kapanışta doların satış fiyatı 1,4960 lira, euronun satış fiyatı ise 2,2150 lira olmuştu. ÖNEMLİ NOT : Bu sayfalarda yayınlanan okur yorumları ...

Reklamda internetin payı artıyor

Milliyet - ‎15 saat önce‎
Reklamcılar Derneği Başkanı Yiğit Şardan ve Yönetim Kurulu Üyesi Ayşegül Molu, reklam yatırımlarının ilk 8 aylık performansını değerlendirdi. Türkiye'nin ufkunu açıyoruz! Her vatandaş gazeteci,her konuda bir görüş...Buluşma noktasına girin,izlemeyin, ...

Fitch `Kredi notunu artırabilirim` dedi (28.10.2009)

CNN Türk - ‎13 saat önce‎
Fitch Ratings Türkiye'nin döviz ve lira cinsi uzun vadeli kredi notunu pozitif izlemeye aldı. Kuruluş, Türkiye'nin not değerlendirmesinin yılsonuna kadar tamamlanacağını ve yüksek ihtimal not artırımı ile sonuçlanacağını duyurdu Uluslararası kredi ...

Halkbank Kapılarını Turizmcilere Açtı

Haber FX - ‎8 saat önce‎
Halkbank Genel Müdürü Hüseyin Aydın, turizm sektörüne 900 milyon TL kredi kullandırdıklarını belirterek "Elimizde yurt dışından uzun vadeli bulduğumuz 470 milyon dolarlık kredi kaynağı var. Kredi kullanımında ve fiyatlandırılması konusunda bir ...

Rusya altın satmayı düşünüyor

Sabah - ‎2 saat önce‎
Rusya son 10 yılda ilk kez bütçe açığıyla karşı karşıya kalırken, Maliye Bakanı Aleksiy Kudrin yüksek fiyatı nedeniyle nakit karşılığı altın satışını göz önünde bulundurduklarını söyledi. Kudrin, gazetecilerin sorusuna rağmen konuyla ilgili ayrıntılı ...

KKTC'de genel grev

Sabah - ‎3 saat önce‎
KKTC'de kamu ve özel sektörde örgütlü 27 sendika, kamu çalışanlarının aylık maaş, ücret ve diğer ödeneklerini düzenleyen yasa tasarısına karşı bugün farklı saatlerde greve gitti. Tam mesai grev yapanlar yanında saatlik mesai yapan sendika üyeleri, ...
Bugün genel grev günü Kıbrıs Postası

Acer, internette Ferrari ile fark atacak

Zaman - ‎4 saat önce‎
Acer Orta Doğu Bölge Yöneticisi ve Türkiye Genel Müdürü Giuseppe Mastandrea, Türkiye'de ikinci çeyrek rakamlarına göre bilgisayarda yüzde 17,2'lik pazar payına sahip olduklarını söyledi. Acer'ın ''Acer Ferrari One mini netbook'' ürünü başta olmak üzere ...

Güney Pars'ın kalbine ihalesiz giriş

Akşam - ‎17 saat önce‎
İran'la bugün tarihi bir enerji anlaşmasına imza atılacak. Güney Pars bölgesindeki verimli havzalardan Türkiye, ihalesiz doğalgaz çıkartabilecek. İran Devlet Şirketi ile TPAO, ABD'nin ambargo yasasını aşmak için Tahran'da ortak bir şirket kuracak. ...

Magazin ve eğlence haberleri, güncel haberler, Mynet HaberAcun'un Bruce Willis kurnazlığı!, Michael Jackson Türkiye'yi çok sevmiş, DTP'den Turgut'a seks cevabı, Kurtlar Vadisi Pusu Cevat yaşayacak mı?, 'Hepsi Gerçekten Sevişiyor' v

28/10/2009 · Kategori: Diger

Acun'un Bruce Willis kurnazlığı!

Milliyet - ‎5 saat önce‎
Programa çıkarmak için Bruce Willis'e parası yetmeyen Acun Ilıcalı öyle bir kurnazlık yapt ıki şapka çıkartmamak mümkün değil! Var mısın Yok musun" yarışmasının cumartesi akşamı yayınlanacak finalinde, dünyaca ünlü aktör Bruce Willis'in eşi Emma Heming ...

Michael Jackson Türkiye'yi çok sevmiş

Milliyet - ‎8 saat önce‎
Şov dünyasının efsane ismi Michael Jackson hayranlarının meraklı bekleyişi sona eriyor. Haziran ayında Los Angeles'daki evinde fenalaşarak, aniden ölen popun ikonu Michael Jackson'un, ölmeden önce hazırlıklarını yaptığı sahnelere dönüş şovu ' This Is ...

DTP'den Turgut'a seks cevabı

Internet Haber - ‎2 saat önce‎
DTP Kadın Meclisi Rojin'e destek çıkarken Serdar Turgut'a yüklendi. Öyle sözler söylendi ki Turgut şok olacak.. ANKARA-Akşam gazetesi yazarı Serdar Turgut, terörist olma hayalini ve Rojin'i dağa kaldırarak seks kölesi yapmak istediğini yazmıştı. ...

'VAK VAK' benzetmesi Demet'i kızdırdı

Milliyet - ‎20 saat önce‎
Türkiye'nin ufkunu açıyoruz! Her vatandaş gazeteci,her konuda bir görüş...Buluşma noktasına girin,izlemeyin, Burcu Esmersoy'u güzel bulmadığını söyleyen Okan Bayülgen, bu haftaki programında Ebru Şallı ve Demet Şener'i eleştirdi. ...

Cevat yaşayacak mı? (VİD)

HaberA - ‎5 saat önce‎
Kurtlar Vadisi Pusu'nun 29 Ekim'de (yarın) yayınlanacak olan 68. bölümünde yine nefesler tutulacak, tüm Türkiye Star TV ekranlarına kilitlenecek. * Cevat'ı ele geçiren Polat Alemdar'ın bir sonraki hamlesi ne olacak? * Başbakan suikastının arkasındaki ...

'Hepsi Gerçekten Sevişiyor'

Haber50.com - ‎10 saat önce‎
'Hepsi Gerçekten Sevişiyor' Prof. Dr. Haydar Dümen, oyuncuların sevişme sahneleri hakkında iddialı bir açıklama yaptı. Devamı İçin Tıklayınız... Dümen, ‘Rol gereği sevişme yoktur. Araya yastık koysa bir şey fark etmez. O sevişmelerin hepsi gerçektir` ...

En korkunç filmden gişe rekoru

Takvim - ‎2 saat önce‎
11 bin dolar gibi çok düşük bir bütçeyle çekilen "Paranormal Activity" isimli korku filmi ABD'de gişe rekorları kırıyor. Oren Peli yönetmenliğinde çekilen "Paranormal Activity" ABD Box Office listesinin zirvesine yerleşerek beş hafta içinde 61.6 milyon ...

4. Uluslararası İpek Yolu Film Festivali

Turk.Net - ‎5 saat önce‎
BURSA (AA) - 28.10.2009 - Bursa Büyükşehir Belediyesince 14-22 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek "4. Uluslararası İpek Yolu Film Festivali"nde, 45 ülkeden 140 filmin gösterileceği bildirildi. Festival Onursal Başkanı ve Bursa Büyükşehir Belediye ...

U2'NUN BİLETLERİ 2 KASIMDA SATIŞTA

Anadolu Ajansı - ‎7 saat önce‎
İSTANBUL - Ünlü İrlandalı rock grubu U2'nin 6 Eylül 2010'da İstanbul'da vereceği konserin biletleri, 2 Kasım Pazartesi günü satışa çıkacak. U2'nun ''360° Tour'' kapsamında Atatürk Olimpiyat Stadı'nda vereceği konser, Live Nation tarafından, ...

Biz sinema yapamıyoruz

Televizyon Gazetesi - ‎20 saat önce‎
Kanal D'de Ömür Gedik'in sunduğu 'Cinemania' programının bu haftaki konuğu olan Okan Bayülgen, başrolünde oynadığı Kanal-i-zasyon filmini anlattı. Bayülgen, genel olarak Türk sineması hakkındaki düşüncelerini de paylaşarak "Biz sinema filmi ...

"Emir benim ruhsal detoksum"

Haber Türk - ‎27 Eki 2009‎
“Ben Sen Oamam" albümü ile müzik dünyasına adım atan Emir'in şarkılarına ilgi gün geçtikçe artıyor. Radyolarda en çok dinlenenler listesinde bulunan Emir'in en büyük hayranlarından biri de Demet Akalın çıktı. "Sürekli Emir şarkıları dinliyorum" diyen ...

"Yatakta ne giyersin?"

Sabah - ‎6 saat önce‎
Hülya Avşar, programında ağırladığı Ivana Sert'e "Çok merak ediyorum, yatarken ne giyiyorsun? Orada da süslü müsün?" diye sordu. İkoncan'ın cevabı kısa ve netti: "Bir şort, bir tişört! Yatakta sadeliği seviyorum." Hülya Avşar, Ivana'ya, "Yaz boyunca ...

Blues efsaneleri Diyarbakır'ı coşturdu!

Kanal D - ‎7 saat önce‎
Efes Pilsen Blues Festival 20. yılında 20 farklı şehirde, blues müziğin dev isimlerinden Shemekia Copeland, Terry Evans ve Ray Schinnery'ı konuk ediyor. Festival, Diyarbakır Demirok Tesisleri'nde bluesseverler ile buluştu. Türkiye'nin ilk ve tek blues ...

'Beren de, Selçuk da, Kıvanç da çocuğum'

Haber Türk - ‎4 saat önce‎
“Aşk-ı Memnu” dizisinin Firdevs'i Nebahat Çehre önceki gün katıldığı bir TV programında sette yaşananları anlattı. Çekimler nedeniyle gün içinde uzun süre bir arada olduğu Beren Saat'i kızı olarak gördüğünü ifade eden Çehre, onun başarısının kendi ...

Aynı filmin oyuncuları ama yaşananlar gerçek

Zaman - ‎9 saat önce‎
Aynı filmde sahne paylaşacak olan oyuculardan birinin kazada ayağı koptu, biri motosikletin altında kalarak yaralandı, bir diğeri ise beyin kanaması geçirerek hayatını kaybetti. Oba Belediyesi ve Akdeniz Sinema Severler Derneği'nin katkılarıyla Serhat ...
Kan farkı tam gaz Haber Alanya

Ali atv ekranında evlen benimle

Sabah - ‎18 saat önce‎
'Esra Erol'da Evlen Benimle' adlı yeni izdivaç programıyla ekrana dönen Erol, "Evlilik programlarını ben başlattım, ben bitereceğim. Bana da bu yakışır" dedi. Güzel sunucu, eski kanalından para konusunda anlaşamadığı için ayrıldığı iddialarına da ...

Louvre Müzesi'nden İzmir'e ait tarihi eserlerin iadesi istenecek

Zaman - ‎26 Eki 2009‎
Şehri kültür, sanat ve tasarım metropolü yapma hedefiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen İzmir Kültür Çalıştayı sona erdi. Katılımcılar, şehrin kültür seferberliği için öncelikler ve uzun vadeli projeler konusunda çalışmalar yaptı. ...

Ailesi öldürüldu ama hayata tutunuyor

Star Gazete - ‎10 saat önce‎
Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde babası, babaannesi ve kardeşi öldürülen genç kız yaralanan annesinin iyileşmesi için dua ediyor. Çorlu ilçesine bağlı Şahbaz köyünde 3 gün önce amcası tarafından, babaannesi, kardeşi ve babası öldürülen, annesi ve diğer ...

Herkesin gönlündeki Sinatra başka

Taraf - ‎27 Eki 2009‎
Hollywood'da kimse onlar kadar beğenilip takdir edilmiyor. Ama bu kez onlar birbirlerine karşı yarışıyor. George Clooney, Leonardo Di Caprio ve Johnny Depp, Martin Scorsese'nin çekeceği Sinatra adlı Frank Sinatra biyografisinde rol almak için karşı ...

Seda Sayan'a rekor ceza yolda

Star Gazete - ‎26 Eki 2009‎
Kanal D'de Seda Sayan'ın 'Yalnız değilsiniz" adlı programına katılan konuğun bir oyuncu olduğunu ortaya çıkartmasının ardından, RTÜK sahtekarlığın faturasını kesmek üzere kolları sıvadı. RTÜK, Seda Sayan'ın 'Yalnız değilsiniz' adlı programına katılıp ...

« Önceki :: Sonraki »