Açıköğretim Sosyal Politika dersi ilk üç ünite konu anlatımı ve

23/1/2009 · Kategori: Açıköğretim

ÜNİTE 1
Sosyal Politika Bilim Dalı
Sosyal Politika bilim dalını neden tanımlamak gerekir?
Sosyal Politika bilim dalını tanımlamak neden güçtür?
• Sosyal Politika ile çevresindeki başka sosyal bilim dalları arasındaki konu ve yaklaşım farklılıklarını iyi kavrayabilmek için, bu bilim dalını önce tanımlamak gerekir.
• Sosyal Politika, sosyal nitelikli politikaları konu alır. Sosyal ve politika sözcüklerinin sözlüklerdeki anlamları Sosyal Politika bilim dalını doğru olarak ifade edebilmede yetersiz kalır.
• Ayrıca, Sosyal Politika bilim dalının tanımını oluşturan kavramların anlamları, tarihsel bir süreç içinde sürekli ve köklü biçimde değişmiştir. Bu bilim dalının niteliklerini eksiksiz olarak yansıtabilecek, her dönemde geçerli bir tanım yapabilmek bu nedenle güçtür.
“Devletler ilk kez nerede, hangi dönemde ve çerçevede sosyal nitelikli politikalar izlemeye başlamıştır?”
• Devletler; 18. yüzyıl sonlarında önce İngiltere’de, daha sonra da Batı Avrupa ülkelerinde yaşanılan Sanayi Devrimi’nin kendine özgü ortam ve koşulları altında, sosyal nitelikli politikalar izlemeye başlamışlardır.
• Devletlerin sosyal nitelikli politikalar izlemeye başladığı dönemlerde Sosyal Politika, Sanayi Devrimi ile birlikte doğan ve giderek çoğalan işçi kesiminin iş ilişkileri ve yaşamında korunmasını öngören ilkeler, kamusal kararlar ve uygulamalar çerçevesinde algılanmıştır.
Sosyal politikaların kapsamı ve konuları günümüze dek süregelen dönem içinde hangi nedenlerle, nasıl değişmiştir?
• Özellikle yakın geçmişimizde teknolojik, demografik, hukuki, toplumsal, siyasal alanlarda yaşanan pek çok olay ve oluşum, izlenilen sosyal politikaların kapsam ve konularına daha önceki dönemlere göre çok daha farklı boyutlar kazandırmıştır.
• işçi statüsü altında çalışanların yanısıra, hızla gelişen hizmet ve kamu kesimlerinde bağımlı statüler altında çalışanlar ile ekonomik yönden güçsüz ve bir iş bulup çalışabilme olanakları toplumun başka bireylerine göre daha sınırlı olan ya da bu olanaktan tümüyle yoksun bulunan kesimler de bu politikaların kapsamı içinde yer almışlardır.
• Sosyal politikaların kapsamındaki sürekli genişleme, konularının da zamanla çoğalmasına yol açmıştır.
Sosyal politikaların konuları; iş ilişkileri ve yaşamı ile sınırlı olmaktan çıkıp, toplumdaki tüm bireylerin yaşamları boyunca ve hatta öldükten sonra bile sorumluluklarını üstlenen bir çeşitlilik kazanmıştır.
Sosyal Politika bilim dalı nasıl tanımlanabilir?
• Sosyal Politika; toplumun bağımlı çalışan, ekonomik yönden güçsüz ve özel olarak esirgenmesi gereken kesimlerinin korunmalarını öngören politikaları konu alan bir sosyal bilim dalı olarak tanımlanabilir.
• Sosyal Politika’yı, bireylerin gerek iş ve gerekse toplumsal yaşamları içinde karşılaştıkları ya da karşılaşabilecekleri tüm olumsuzluklara karşı korunup, gerektiğinde ise bakılıp, gözetilmelerini öngören politikaları üreten, sorgulayan ve uygulayan sosyal bilim dalı olarak da tanımlayabiliriz.
Sosyal Politika bilim dalı ile kurulu siyasal ve ekonomik düzen arasında bir ilişkisi kurulabilir mi?
Bu bilim dalının akademik temelleri ne zaman, kimler tarafından, hangi ülkede atılmıştır?
• Sosyal Politika bir ülkenin salt ekonomik düzenine,gelişmişlik düzeyine ya da yönetim biçimi doğrudan bağlı bir bilim dalı olarak irdelenemez.
• Sosyal Politika bilim dalının akademik temelleri Alman bilim adamları tarafından Almanya’da, 19. yüzyıl’ın sonlarında atılmıştır.
• Sosyal Politika göreli olarak genç bir disiplindir. Bilimsel rüştünü kanıtlayıncaya dek konuları, kendisinden daha önce doğup, gelişmiş başka sosyal bilim dalları kapsamında görülüp, irdelenmiştir.
Bu bilim dalını ifade eden Sosyal Politika adı, özellikle Avrupa ülkelerinde benimsenerek, bilimsel literatüre yerleşmiştir.
Sosyal Politika bilim dalına önem kazandıran özellikleri nelerdir?
• Sosyal Politika, konu aldığı politikaların kapsamında bulunan kesimlerin salt sayısal çoklukları nedeniyle değil, nitelikleri nedeniyle de önem taşır.
• Sosyal devlet ilkesi; herkese, içinde yaşamakta olduğu toplumun olanaklarına uygun bir yaşam düzeyini sağlamakla kendini görevli bilen devlet anlayışını ifade eder. Toplumdaki bireylerin hiçbir ayrım gözetmeksizin ekonomik ve sosyal tüm haklara sahip kılınmalarını, bu hakları özgürce kullanabilmelerini hukuken güvence altına almakla kendini yükümlü gören devlet hukuk devleti ilkesini benimsemiş sayılır.
• izlenilen sosyal politikaların gelişmişlik düzeyi, bir devletin sosyal devlet ilkesini benimsemiş olmasının da bir ölçütü olarak gösterilebilir.

ÜNİTE 2
Sosyal Politika ile Sosyal Politika'ya Yakın Bilim Dalları Arasındaki Yaklaşım Farklılıkları
Sosyal politikalar hangi kurum ve kuruluşlarca taşınır?
• Sosyal Politika, sosyal nitelikli kamusal politikaları konu alan bir sosyal bilim dalıdır. Bu nedenle başka kamusal niteliği olan politikalar gibi devlet eli ve denetimi altında sürdürülür.
• Yerel yönetimler ile kar amacı gütmeyen gönüllü kuruluşların izleyecekleri sosyal içerikli politikalar,sosyal politikaları destekleyerek, güçlendirir.
Sosyal politikalar ulusal ve uluslararası bağlamda neden ve nasıl ayrımlaştırılabilir?
• Bir ülkenin ekonomik, sosyal, yönetsel ve kültürel koşulları, o ülkede izlenilen sosyal politikalara ulusal bir kimlik kazandırır.
• Yönetim biçimi, ekonomik gelişmişlik düzeyi ve düzeni ne olursa olsun her ülkenin izlediği kendine özgü sosyal politikaları vardır.
• Sosyal politikaların uluslararası kaynakları, günümüzde ulusal sosyal politikaları büyük ölçüde yönlendirip, biçimlendirmektedir.
Sosyal politikalarla ulaşılmak istenilen hedeflere, nasıl varılabilir?
• Sosyal politikalarla varılmak istenilen hedeflere ancak, sosyal planlama, hukuk normları, bu bilim dalına özgü sistemler, teknikler, bu amaçla yapılandırılan çeşitli kurum ve kuruluşlar aracılığıyla ulaşılabilir.
Sosyal politikalar hangi kaynaklardan finanse edilir?
• Sosyal politikalar, ağırlıklı olarak devlet bütçesinden ayrılan paylarla finanse edilir.
• Başta yerel yönetimlerin bütçeleri olmak üzere, parasal nitelikli yaptırımlar, belirli bir amaca ayrılmış özel vergiler, harçlar, şans oyunlarının gelirleri, bağışlar, uluslararası kuruluşlardan alınan çeşitli yardımlar da sosyal politikaların kaynakları arasında yer alır.
Sosyal Politika ile Ekonomi, Hukuk, Endüstri ilişkileri ve insan Kaynakları Yönetimi disiplinleri arasında nasıl bir benzerlik ve hangi farklılıklar bulunur?
• Sosyal Politika sosyal bir bilim dalıdır. Bu nedenle de konusu insan, bir başka deyişle toplum olan başka sosyal bilim dalları ile aynı sistematik içinde yer alır. Sosyal Politika, konu aldığı politikaların kamusal niteliği nedeniyle, yine kamusal nitelikli politikaları konu alan başka sosyal bilim dalları ile de benzeşir. Ayrıca, aynı ya da benzer konuları olması
yüzünden bu bilim dalının bazı sosyal bilim dalları ile özel bir yakınlığı da vardır. Kapsamında bulunan konulara, kendine özgü yöntemlerle yaklaşırken, komşu bilim dallarının bilgi ve verilerinden büyük ölçüde yararlanır.
• Ancak, bu bilim dallarının konuları ve yaklaşımları arasında önemli farklılıklar vardır. Bu nedenle de, Sosyal Politika ile bu bilim dalının çevresinde bulanan sosyal bilim dalları arasındaki yakınlık, Sosyal Politika’nın akademik yetkinliğini kanıtlamış, bağımsız bir sosyal bilim dalı olma özelliğini ortadan kaldırmaz.
• Ekonomi’nin konusu, ekonomik nitelikli olaylar ve oluşumlardır. Ekonomi bilminin alt dallarından birisi olan Ekonomi Politikası, ekonomik nitelikli belirli bir hedefe ulaşabilmek doğrultusunda alınabilecek kamusal politikaları, bir başkası olan Çalışma Ekonomisi ise spesifik olarak işgücünü bir üretim faktörü olarak ele alarak inceler.
• Hukuk kurallarını konu alan Hukuk Bilimi, Sosyal Politika’nın yarattığı ilkelerin hukuki düzenlemeler aracılığı ile uygulamaya konulabilmesi doğrultusunda bir araç niteliği taşır.
• Endüstri ilişkileri, ya da Endüstriyel ilişkiler, örgütlü iş gören ve işveren ile devlet arasındaki ilişkileri bir sistem bütünlüğü içinde irdeleyen bir disiplindir.
• Bir işletmede çalışanların tümü, o işletmenin insan kaynağını oluşturur. İnsan Kaynakları Yönetimi, bu kaynağın işletmenin stratejik hedefleri doğrultusunda en etkili ve verimli biçimde nasıl değerlendirileceğini ele alarak inceler. Bu çerçevede insan Kaynakları Yönetimi disiplini; işletmenin gereksinim duyduğu işgücünün sağlanılmasından geliştirilmesine, en üst düzeyde motive edilmesinden tatmin
edilmesine dek uzanan geniş bir çalışma alanına sahiptir.




ÜNİTE 3
Sosyal Politikaların Tarihsel Gelişimi
Hangi koşullar altında oluşan ortam işçi kesiminin doğmasına yol açmıştır?
• Sanayi Devrimi’nin koşulları altında oluşan ortam, işçi kesiminin doğmasına yol açmış, bu kesimin iş ilişkileri ve yaşamında korunma zorunluluğunun duyulması ile devletler sosyal nitelikli politikalar izlemeye başlamışlardır.
• Sanayi Devrimi’ne dek süregelen dönemlerde de köleler, sefler, yamaklar, çıraklar, imalathane çalışanları, askerler, tutsaklar, gönüllüler gibi çalışma yaşamında yer alıp, ekonomik faaliyetlerde bulunan kişiler olmuştur. Ancak bu statüler altında çalışanların işçi sınıfının köklerini oluşturdukları söylenemez.
Sanayi Devrimi hangi alanda yaşanılan gelişmelerle, hangi ülkede, ne zaman yaşanılmıştır?
• Sanayi Devrimi; buhar, elektrik, gaz gibi keşfedilen yeni enerji güçlerinin, üretim sürecine uyarlanması ile birlikte 18. yüzyılın ikinci yarısında ingiltere’de yaşanılmıştır
Sanayi Devrimi’nin koşulları üretim sürecini nasıl etkilemiştir?
• Öncesine göre daha hızlı, daha çok, daha çeşitli, daha düzgün (standart ), daha ucuz üreten makineler, insan ve hayvanın kas gücünün, doğa gücünün ya da bu güçlere dayalı mekanik düzenlemelerin yerini alarak kurulan ilk fabrikalarda kullanılmaya başlanmıştır.
• Sanayileşmenin gelişip, yaygınlaşması ile fabrikalarda çalışan işçilerin sayıları hızla çoğalmış ve önceki dönemlerinde var olmayan yeni bir toplumsal kesim oluşmuştur.
Sanayi Devrimi’nin ardından çalışma koşulları giderek neden ağırlaşmış ve yaşanılan olumsuzluklar neden çalışma yaşamı ile sınırlı kalmamıştır?
• Fabrika sahiplerinin, aşırı kâr etmeye ve kapital (sermaye) birikimine yönelmeleri, maliyet içinde işgücü payının azaltılmasına yönelik uygulamalara yol açmış, bu yüzden de çalışma koşulları giderek ağırlaşmış, işgücünün demografik yapısını değiştirmiştir.
• Çalışma koşullarının giderek ağırlaşması ile çocuk ve kadınların fabrikalarda yaygın ve yoğun biçimde acımasızca kullanımının, toplumsal yaşamın her alanına olumsuz yansımaları olmuş ve büyük çalkantılara yol açmıştır.
Sanayi Devrimi’nin yaşanıldığı dönemde geçerli ekonomi felsefesi ve kurulu hukuk düzeni, yaşanılan olumsuzluklara neden engel olamamıştır?
• Sanayi Devrimi’nin yaşanıldığı dönemde geçerli klasik liberal düşünceler, devletin ekonomik yaşama katılım ve karışımına karşıydı. Bu nedenle de devletler, giderek ağırlaşan çalışma koşullarına karşın, iş ilişkileri ve yaşamını düzenlemek gereksinimi duymamıştır.
• Kurulu hukuk düzeninin dayalı olduğu hukuki eşitlik ve sözleşme serbestisi ilkeleri, fabrika sahipleri ile işçilerin nitelikleri ve içinde bulundukları koşullar nedeniyle yaşanılan olumsuzluklara engel olamamıştır.
Sosyal nitelikli ilk politikalarla kimlerin, hangi alanda, neden ve nasıl korunması öngörülmüştür?
• Sanayi Devrimini yaşayan ülkelerde devletler; işçileri, iş ilişkileri ve yaşamında hukuki düzenlemelerle koruyabilmek için, sosyal nitelikli politikalar izlemeye başlamışlardır.

SOSYAL POLİTİKA

-Sosyal politika sanayi devriminin kendine özgü koşulları altında gelişmiş bir sosyal bilim dalıdır
-devletlerin ilk kez sosyal nitelikli politikalar izlemeye başladığı dönemde bu politikaların kapsamına işçiler giriyordu
-sanayi devrimi 18,yy sonlarında ingilterede başlamıştır
-çalışanın işin yapılması yürütüm biçimi ve koşulları yönünden çalıştırana tabi olmasına teknik bağlılık denir
-sosyal politikaların bir sosyal bilim dalı olarak akademik temelleri almanyada atılmıştır
-sosyal politikaların gelişmişlik düzeyi sosyal hukuk devleti ilkesine biçim veren bir etkendir
-sosyal politika sosyal sınıfların hareketleri tezatları ve mücadeleleri karşısında devleti ve hukuk nizamını ayakta tutmaya ve idame etmeye mauf bir siyasettir diye kessler der
-sosyal politikaları ilke olarak devlet yürütmektedir
-sosyal nitelikli politikaları konu alan bilim dalına sosyal politika denir
-yerel yönetimler tarafından yürütülen politikalar kamusal sosyal politikaları destekler
-bir holding tarafından izlenen sosyal içeriği bulunan politikalar işletme sosyal politikaları adı altında politikaların dolaylı konusu olabilir
-özel sigortaların fonları ulusal sosyal politikaların finansman kaynakları arasında yer almaz
-sosyal planlama sosyal politikaların araçlarındandır
-insan davranışlarının salt ekonomik yönü ekonomi bilim dalına konu olur
-ekonomi politikası ve sosyal politika aynı araçlardan faydalanmaz
-çalışma yaşamının aktörleri örgütlü işçi işveren ve devlettir
-işletme sosyal politikaları insan kaynakları yönetimleri tarafından taşınır
-sosyal politikaları devletin yasama yürütme yargı sistemleri taşır
-sosyal politikaların finansman kaynaklarının en başında devlet bütçeleri yer alır
-spesifik olarak işgücünü bir üretim faktörü olarak ele alan inceleyen bilim dalına çalışma ekonomisi denir
-örgütlü işveren ve işveren ile devlet arasındaki ilişkileri bir sistem bütünlüğü içinde inceleyen disipline endüstri ilişkileri denir
-bir işletmede çalışanların işletmenin stratejik hedefleri doğrultusunda en etkili ve verimli biçimde nasıl değerlendirileceğini ele alan disipline insan kaynakları yönetimi denir
-sanayi devrimi önce İngiltere de yaşanmıştır
-sanayi devrimi buhar gücünün üretim sürecine uyarlaması ile başlamıştır
-1802 yılında İngiltere de yapılan bir düzenlemeyle çocuk işçilerin günlük çalışma saatleri 12 saat ile sınırlandırılmıştır
-sanayi devriminin yaşandığı dönemde iş ilişkilerinde ve yaşamda sendikaların kurulması noktasında olumsuzluk gözlenmiştir
-sanayi devrimi önce dokuma sektöründe başlamıştır
-sanayileşme ile birlikte üretim birim maliyeti artmamış aksine düşmüştür
-sanayi devriminin yaşandığı dönemde klasik liberal görüş hakimdir
-sanayi devriminin yaşanıldığı dönemde hukuki eşitlik ve sözleşme serbestisi ilkelerine dayalı bir hukuk düzeni vardır
-ilk sosyal nitelikli politikaların konusu çocuk işçilerdir
-sosyal tarihçilere göre 10,yy la kadar aile ekonomisi ve kölelik sistemine dayalı bir dönem yaşanmıştır
-aynı meslek ve sanatı sürdürenlerin birbirlerine yakın bir ortamda toplanarak kurdukları düzene korporasyon denir
-ilk işçi sendikaları İngiltere de kurulmuştur
-osmanlı da ilk sanayileşme hareketi tanzimat döneminde başlamıştır
-osmanlı da ilk sanayileşme alanları( yol cam savaş donatımı ve dokuma )alanlarıdır
-loncalardaki meslek hiyerarşisi (yamak-çırak-kalfa-usta-üstad-pir) dir
-ta’til-i eşgal kanunu ile çoğalan ve sertleşen işçi eylemleri yasaklanmıştır
-ülkemizde bilinen ve belgelendirilen ilk işçi meslek kuruluşu ameleperver cemiyetidir
-türkiye de çocuk ve kadın işgücünün korunmasına yönelik hukuki düzenlemeler ilk kez umumi hıfzısıha kanununda düzenlenmiştir
-türkiyede 1960 lı yıllardan sosyal politikalarda gözlenen gelişmelerin temelinde 1961 anayasasında yer alan hükümler bulunur
-3008 sayılı iş kanunu 1937 de yürürlüğe girmiştir
-lonca yapısı içinde bulunan yardımlaşma sandıklarına teavün denir
Osmanlıda maden işletmelerinde işçi olarak çalışanların iş ilişkileri ve yaşamlarının korunmasını hedef alan ilk yazılı hukuku kuralları dilaver paşa nizamnamesi dir
-türkiye de sendika kurma hakkı ilk kez işçi ve işveren sendikaları ve birlikleri hakkındaki kanun ile tanınmıştır
-türkiye cumhuriyetini nitelikleri arasında sosyal hukuk devleti ilkesine ilk kez 1961 anayasasında yer verilmiştir
-1980 yılında işsizlik sorununun daha da büyümesine özelleştirme politikaları yol açmıştır
-lonca düzeninde kalfalıktan ustalığa çıkmak için 3 yıl çalışmak gerekirdi
-ülkemizin ilk medeni kanunu mecelle kanunu dur
-ülkemizde bireysel iş ilişkileri ilk kez borçlar kanunu hükümleri ile düzenlenmiştir
-uluslararası sosyal politika alanında ilk bireysel girişim Robert owen tarafından başlatılmıştır
-uluslararası sosyal politika alanında ilk ülkesel girişim İsviçre tarafından yapılmıştır
-uluslararası çalışma örgütü 1919 yılında kurulmuştur
-uluslararası çalışma örgütüne üye devletler bu örgütte 4 kişilik bir delegasyon ile temsil edilir
-uluslararası çalışma örgütü nün yönetim kurulunda 28 hükümet temsilcisi delege bulundurur
-uluslararası çalışma örgütü nün konferansında bir sözleşme kararının alınabilmesi için gerekli yeter sayısı 2/3 tür
-uluslararası çalışma örgütüne üye devletler kendilerine iletilen sözleşmeleri çok özel durumlarda en geç 18 ay içinde yasama organına göndermek zorundadır
-konferans komitesi uluslararası çalışma örgütünün genel denetim yetkisi çerçevesinde oluşturduğu kurullardan biridir
-uzmanlar komitesi 20 bağımsız uzmandan oluşur
-sosyal politikaların uluslar arası düzeyde benimsenen ilkeleri ve kurallarına uluslar arası sosyal politika denir
-sosyal politikaların uluslar arası bir boyut kazanmasına ardı ardına yaşanan savaşlar neden olmuştur
-sendikal hareket uluslar arası düzeyde örgütlemeye İngiltere de başlamıştır
-uluslararası çalışma örgütünün en üst karar organı uluslararası çalışma konferansıdır
-uluslararası çalışma örgütünün yürütme organı uluslararası çalışma örgütünün yönetim kuruludur
-uluslararası çalışma örgütü versay barış antlaşması çerçevesinden çıkartılarak milletler cemiyetine 1934 yılında bağlanmıştır
-gelir düzeyindeki farklılıklar iş organlarının iş gücü gereksinimi duyanların bir araya gelebilmelerini güçleştirmez
-iş piyasasında aracılık dönemi sanayi devrimi ardından verilmeye başlandı
-çalışma yaşamında esnekleşme çalışma süresi ile başlamıştır
-sosyal sigortalar sosyal güvenlik sisteminin primli aracıdır
-işsizlik sigortaları tarım alanında uygulanabilmesi güçtür
-işsizliğe karşı koruma sosyal devlet ilkesinin bir gereğidir
-işsizlik sigortaları işsizliği sosyo ekonmik bir risk olarak kabul eder
-türkiye 142sayılı insan kaynaklarının değerlendirilmesinde mesleki eğitim ve yönlendirmenin yeri hakkındaki sözleşmeyi 1992de kabul etmiştir
-tarım politikaları özellikle mevsimsel işsizlik türünde kullanılan bir araçtır
-işsizlikle savaşım politikaları arasında işsizlere belli bir ekonomik güvence sağlayarak korumaya yönelik politikalara pasif istihdam politikaları denir
-türkiye de işsizlik sigortasının veriliş süresi 180-300 gün arasıdır
-iş ilişkileri ve yaşamın çeşitli alanlarında esnekleştirildiği çalışma türüne A tipik istihdam biçimleri denir
-bir iş yerinde sürdürülen faaliyet kesintisiz olarak günde en çok 24 saat olabilir
-işçi statüsünde çalışanların normal çalışma süresinin haftalık azami uzunluğu yasama organı tarafından belirlenmelidir
-işverenin işçisini belli ve geçici bir süre için başkasının yanına vermesine ödünç çalışma denir
-sosyal politikalarca günümüzde uygun iş süresi uzunluğu günde 8 haftada 40 saattir
-vardiyalı çalışma esnek çalışma biçimlerinden değildir
-bir iş yerinde art arda yada ayrı zamanlarda iş sürelerinin başlama ve bitiş zamanları birbirinden farklı iş gören gruplara posta denir
-çalışma sürelerinde günlük iş sürelerinin birbirine eşit uzunlukta olması yeksenaklık demektir
-gerektiğinden kısa iş süreleri işsizlik oranını arttırmaz
-işverenin iş görenin işgücünden yararlanma süresine iş süresi denir
-uluslararası normlar çerçevesinde iş başında geçirilen süreler için ara dinlenmesi söz konusu değildir
-yeksenak çalışma esnek iş sürelerinden biri değildir
-haftalık normal toplam çalışma süresinin daha az sayıda iş gücüne toplanabilmesine olanak tanıyan çalışma biçimi yoğunlaştırılmış çalışma dır
-yıllı izin hakkı ilk önce Almanya da tanınmıştır
-lonca düzeninde iş ilişkileri ve düzeni teamüllere göre düzenlenir
-insanın bedensel veya düşünsel iş gücüne ödenen bedele ücret denir
-bir ülkede ücretler sendikaların kademelenmesi ile doğrudan alakalı değildir
-ücret sistemi ücretin hesaplanma biçimi demektir
-devlet memurlarının ücretleri statü hukukunun kurallarına göre belirlenir
-paris şart ında ücretin korunmasına dair hükümler bulunmaz
sosyal politikalar ücretin en üst düzeyinin belirlenmesi alanında korunmasını öngörmez
-kök ücret + ek ücret giydirilmiş ücreti ifade eder
-işçi sendikalarının toplu pazarlık asmasında kabul edebileceği en düşük ücret düzeyine işçi sendikası durak noktası denir
-normal iş süreleri içinde fiilen çalışma karşılığında iş görenin hak ettiği ücrete kök ücret denir
-iş görenin eline zorunlu her türlü kesinti yapıldıktan sonra kalan ücret net ücrettir
-ücretin zaman verimlilik işin tamamlanması gibi bir ölçüte bağlanılarak hesaplanmasını ön gören yöntemlere ücret sistemleri denir
-iş sendikaları ile işveren tarafının durak noktaları arasında oluşan alana pazarlık alanı denir
-ücret gelirinin eğitim düzeyi ile doğrudan bağlantısı yoktur
-sendikalar yürürlükte bulunan ulusal mevzuat çerçevesinde ücret saptayamaz
-ülkemizde ilk ve son kez toplumsal anlaşma 1979 yılında imzalanmıştır
-iş değerlendirmesi ücretin satın alma gücünü korumak amacıyla yararlanılan araçlardan biri değildir
-toplumsal antlaşmaların tarafları işçi işveren sendikaları ve hükümettir
-toplumsal antlaşmalar öğretide sosyal kontrat olarak ta adlandırılır
-eşel mobil yönetim uygulaması toplu pazarlık sisteminin seçeneği değildir
-asgari ücretler bağlayıcıdır
-asgari ücret düzenlemeleri sendikal kademelenme konusunda doğrudan bir etki oluşturmaz
-ücret ödemelerini belgeleme konusunda işveren yükümlüdür
-ücretin reel değerinin korunması sendika baskılarıyla korunmaz
-toplumsal antlaşmalar ücret değerinin korunmasında devlet müdahalesini en aza indirger
-fiyat ve ücretlerin dondurulması ücret koruma yolarından otoriter bir devlet anlayışının ürünüdür
-ücretlerin gerçek satın alma gücünün hukuk kuralları ile seçilen ekonomik bir göstergeye bağlanılarak sabit tutulması şeklinde tanımlanan ücret korunma yöntemi otomatik endekslemedir
-aylar itibariyle fiyat endekslerinin aritmetik ortalamasına dilim denir
-asgari ücret salt işçi statüsü altında çalışanları kapsamaz
-ücret zamanı geldiğinde her yerde ödenemez
-who tarafından sakatlar nüfusun yüzde 10 nu kapsadığı ileri sürülür
-sakatlar askeri dikimevlerinde çalışabilirler
-sosyal rehabilitasyon eski hükümlülerin iş girmeden önce korunmaları kapsamında yer alan hizmetlerdendir
-uluslar arası çalışma örgütü sakatlara ilişkin sözleşme kararını 1983 yılında kabul etmiştir
-bir iş yerinin yalnızca bir bölümünün sakatların yada eski hükümlülerin istihdamı için ayrılması korumalı işyerleri kapsamında yer alan bir uygulama biçimidir
-korumalı iş yerleri eski hükümlüler yönünden daha dar bir uygulamadır
-sakatların iş ilişkilerinde ve yaşamlarının normal iş süreleri alanında korunmaları gerekmez
-ülkemizde sakatların ve eski hükümlülerin istihdam edilmesi yönünden daha çok kota yöntemi uygulanmaktadır
-fiziksel veya düşünsel yeteneklerinde bir bozukluk bulunan kişilere sakat denir
-bm insan hakları evrensel bildirgesi 1948 de ilan edilmiştir
-kişilerin sakat olan ve olmayan yeteneklerinin göz önüne alınarak çalışma yaşamında değerlendirilmesi için gerekli mesleki bilgi ve becerilere sahip kılınmasına mesleki rehabilitasyon denir
-sosyal rehabilitasyon sakatların ve eski hükümlülerin işe yerleştirilmede korunma yöntemlerinden değildir
-kota yöntemi eski hükümlü ve sakatların iş yerleştirildikten sonra ki korunma yöntemlerinden değildir
-kadınların iş ilişkilerinde ve yaşamında korunmalarını öngören ilk hukuki düzenlemeler İngiltere de yürürlüğe konmuştur
-sosyal politikalarda kadınların ilk önce iş süreleri alanında korunmaları sağlanmıştır
-kadınlardan yana olumlu ayrımcı uygulamalar örtülü ayrımcılık türü ile savaşımda yararlanılan bir sosyal politika türüdür
-sosyal politikalar kadınların iş ilişkileri ve yaşamının izin ve tatil dönemlerinde özel olarak korunmalarını ön görmez
-1982 anayasasının 50. maddesi kadınların korunmasını öngören ulusal sosyal politikalara yön ve biçim vermektedir
-kreş ve emzirme odası açma yükümlülüğü çalışan kadınların sayılarına göre açılmalıdır
-4857 sayılı iş kanununa göre kadınlara verilen emzirme izni bebek bir yaşına kadar devam eder
-analık sigortası ilk kez Almanya da uygulanmaya başlanmıştır
-doğrudan ve somut biçimde algılanıp doğrulabilen cinsiyete dayalı ayrımcılık türü açık ayrımcılıktır
-kadınlar işçi olarak sanayi devriminden sonra çalışmaya başlamışlardır
-ülkemizde kadınlar 19 yy ortalarında çalışma yaşamında yer almıştır
-ülkemizde gebe kadınlar doğumdan önce ve sonra 16 hafta çalışmazlar
-çalışma yaşamında kadınlar tarım sektöründe çalıştırılmada koruma altına alınmaz
-çocuklar ve gençler sanayi devriminden önce daha çok tarım alanında çalışıyorlardı
-sosyal politikalar açısından çocuk ve genç işgücü kavramlarını yaş belirler
-çocuk hakları sözleşmesi bm tarafından1989 yılında kabul edilmiştir
-uçö sözleşmeleri gençlerin izin sürelerinin en az 12 gün olmasını kabul eder
-çocuklara yönelik zorunlu eğitim uygulamaları İngiltere de başlamıştır
-tc anayasasının 50. maddesi küçüklerin çalışma yaşamında korunmasını öngörür
-Avrupa sosyal şartı 18 in altında bulunan gençler için yıl içinde en az 3 hafta ücretli izin hakkı tanır
-türkiye çocuk hakları sözleşmesini 1995 yılında yürürlüğe koymuştur
-çalışma yaşamında esnekleşme yaşlılara yönelik sosyal politikalara duyulan gereksinimlerden değildir
-gelişmiş ülkelerdeki sosyal koruma nitelikli harcamaların % 40 ı yaşlılara yöneliktir
-yaşlılık sigortasından yararlanma koşullarının ağırlaştırılması sosyal güvenlik harcamalarını çoğaltmaz
-50 yaşında olan kişiler huzur evlerine alınmazlar
-65 yaşını doldurmuş muhtaç ve yaşlılara aylık bağlanması öngörülür
-sosyal örgütlenme yaşlılara yönelik sosyal politikaların hedefleri arasında yer almaz
-ülkemizde en çok huzurevi gerçek kişiler tarafından işletilmektedir
-insanların yaşlı olarak nitelendirilmesinde en yaygın ölçüt kronolojik yaştır
-sosyal güvenlik sistemi içinde en yaygın ve gelişmiş uygulama alanına sahip teknik sosyal sigortadır
-doğanın dengesi insanlığın geleceğini de tehlikeye atacak şekilde ilk kez sanayi devriminde bozulmuştur
-çevre sorunlarının çözümüne yönelik uluslar arası işbirliğinin ilk adımları sanayileşmiş ülkelerin baskılarıyla olmuştur
-kirlenmenin ol açtığı her türlü zararın kirletenin ödemesine kirleten öder ilkesi denir
-birleşmiş milletlerin çevre ile doğrudan ilgili uzmanlık kurumu birleşmiş milletler çevre programıdır UNEP
-birlemiş milletlerin düzenlediği ilk çevre konferansı 1972 stackholm de düzenlenmiştir
-ülkemizde çevre kanunu 1983 yılında yürürlüğe girmiştir
-çevre politikasının öncelikli amacı insan sağlığının korunmasıdır
-eşitlik ilkesi çevre politikalarının temel ilkelerinden değildir
-çevre ortamları ve koşullarından kaynaklanabilecek tüm olumsuzluklara çevre sorunları denir
-türkiyede çevre bakanlığı 1991 yılında kurulmuştur

kaynak http://www.acikogretim.in/sosyal-politika-t250.html

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

0 yorum yazılmıştır

« Önceki :: Sonraki »